HABER ALTERNATİF-ÖZEL HABER
Celal Eren ÇELİK
Türkiye Hac döneminde Dünya’da en çok hac başvurusu yapılan ülkelerden birisi. Hal böyle olunca Suudi Arabistan’ın Türkiye’ye verdiği hacı kotası yeterli olmuyor ve her sene çok sayıda vatandaş hac kurasına katılsa da kurada çıkmadığı için hacca gidemiyor.
İşte kura çıkmadığı için hacca gidemeyen vatandaşların hacca gitme isteğini tarikat/cemaatlerin kurdurduğu çeşitli tur şirketleri ranta çevirmiş durumda…
Hac kurası çıkmayan vatandaşlar başta çeşitli tarikatların kurduğu bazı Hac/Umre turizmi firmaları ile, Suudi Arabistan’ın ülke kotası dışında kalan “Özel işçi vizesi” ile “Kurasız Hacca” götürülüyor. Diyanet İşleri 6 bin 500 Dolar alırken, bu tarikat/cemaat turları bahsettiğimiz “Kurasız hac” için “Sınırlı sayıda kontenjan” olduğunu söyleyerek 11 bin 000 Dolar ile 40 bin Dolar arasında değişen kişi başı ücret ile vatandaşları hacca götürüyor.
Ancak ortada şöyle bir durum var ki; hacıların “Kurasız hacca” gitmelerini sağlayan “Özel işçi vizesi” bu hacıların hacda çeşitli meslekleri icra edecekleri beyanı esasına göre alınıyor. Bu durum ise Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Diyanet İşleri Yüksek Kurulu’nun kendi resmi sitesinde “Kurasız hacca gidenler aslında beyan ettikleri mesleği icra etmeyecekleri için yalan beyan vermiş oluyorlar,dolayısı ile bu şekilde kurasız hacca gitmek caiz değildir” ifadesi sık sorulan sorular bölümünde yer almakta.
Keza Diyanet İşleri Başkanlığ Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürü Ramazan Bircan da vatandaşları “Kurasız Hac” konusunda uyararak “Hac vizesi ve Türkiye’ye tanınan hac kotası haricinde hiçbir vatandaşımızın Mekke’ye giderek hac ibadetini yapması mümkün değildir. Geçen senelerde ticari ve turist vizeleri adı altında birçok kardeşimiz gitti ve maalesef orada mağduriyet yaşadı. Hatta bazıları haccını yapmadan döndüler. Onun için vatandaşlarımıza tavsiyemiz, il ve ilçe müftülüklerimiz veya e-devlet üzerinden kendileri hac çıktığı takdirde işlemlerini yapmalarını, yoksa özel ve kurasız hac adı altındaki turlara kesinlikle itibar etmemeliler. Bu aynı zamanda Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığının da tavsiyesidir.” demiş ve Suudi Arabistan’ın Türkiye’ye tanıdığı elektronik vizesinin turist vizesi olduğunun, hac vizesi olmadığının altını çizerek “Bu vize Riyad’ı, Mekke’yi ve Medine’yi gezmek içindir. Hac günlerinde bu vizelerin hiçbir önemi yoktur. Bu vizeyle oraya gittikleri takdirde Arafat’a, Mina’ya çıkamazlar. Oraya giden otobüslere binme imkanları yok. Vatandaşlarımızın bunu özellikle bilmeleri lazım. Maalesef bazı kimseler, vatandaşlarımızın bu duygusal ortamını, hac özlemini istismar ederek onları mağdur ediyorlar. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından ismi çıkmayan hiç kimsenin özel vize adı altında hac turlarına itibar etmemelerini tavsiye ediyoruz.” ifadelerini kullanarak vatandaşları “Kurasız Hac” adı altında gerçekleştirilen bu pahalı turlara karşı uyarmıştı.
Yani tarikat/cemaat turları vatandaşların dini hassasiyetini kullanarak “Caiz olmayan şekilde” dini farzlarını yerine getirmelerinin önünü açıyor ve bunu da Diyanet’in normal harç tarifesinin 2 ila yaklaşık 6 katı arasında bir fiyata gerçekleştiriyor.
Öte yandan Diyanet’in kurası dışında bu şekilde “Kurasız” şekilde hacca giden hacılar Diyanet’in resmi hacı listesinde olmadığı için hac esnasında yaşanacak sağlık sorunları,afet,kaza gibi olumsuzluklar esnasında bulunamama/tespit edilememe gibi bir riske giriyorlar ve hac farzını Mina ve Arafat’a çıkamadıkları için tam anlamı ile gerçekleştiremiyor hatta bazıları da geri dönmek zorunda kalıyorlar.