Menzil Tarikatı’nda yaşanan rant kavgasının ardından bu kez de Nurcular birbirine girdi. Tahşiyeciler ile ‘Köz’ merkezli olduğu belirtilen grup arasındaki tartışma büyüdü.
FETÖ odaklı tartışmalarla Nurcular arasındaki yüksek gerilim devam ediyor.
Tahşiye Operasyonu’nda ‘terörist’ iddiasıyla hapse atılan gazeteci-yazar Mustafa Kaplan, FETÖ’nün büyüme ve serpilmesinde asıl suçlu olarak ‘Paralel Nurculuk” olarak tanımladığı yapıyı gösteriyor. Kaplan’ın son dönemde yaptığı açıklamalar, Nurculuk camiasını karıştırmış durumda. Nurcuların içinden çıkan bir grup da imzasız bir açıklama yayınlayarak Kaplan’ın iddialarına cevap verdi. Kaplan, Nur camiası adına imzasız bildiri yayınlayan grubu FETÖ ve KÖZ yapılanmasıyla ilişkili “karanlık örgüt” olarak tanımladı.
İki grubun arasındaki polemikte Milat gazetesi tabiri yerindeyse “arena” işlevi gördü. İki grubun da açıklamalarını yayınlayan Milat, daha sonra “Nurcuların arasındaki polemiklere girmeyeceğiz” şeklinde açıklama yayınlayarak, tartışmalardan çekildi.
Yazıların KÖZ Grubu tarafından yayından kaldırtıldığı iddia ediliyor.
FETÖ’nün 2010 yılındaki Tahşiye Operasyonu’nda hapse atılan Mustafa Kaplan, yaşanan sansürle ilgili olarak şunları söyledi:
“Başında Kemalettin Özdemir adlı kişinin bulunduğu belirtilen ve KÖZ olarak adlandırılan yapının Ankara’nın önemli noktalarında hâlâ etkin olduğunu görüyoruz. Bu kişi, Bediüzzaman’ın yanına sızdırılmış bir Gladyo-Özel Harp Dairesi elemanı olan Sait Özdemir’in oğludur. FETÖ’nün gelmiş geçmiş en önemli imamlarından biridir. Firari FETÖ’cü Adil Öksüz’ün de hem amiri hem de örgütten arkadaşıdır. KÖZ ekibinin ülkemizdeki Paralel Tarikat ve Paralel Nurculuk yapılanmalarını hâlâ domine ettiği kanaatindeyim.”
Kaplan, “Özel Harp Dairesi elemanları Bekir Berk, Sait Özdemir, Fethullah Gülen ve Mehmet Kırkıncı’nın güdümündeki diğer sözde ‘büyük abi’ler, Nur hareketini Vatikan ve NATO’ya eklemlemiştir. FETÖ’nün tasfiyesiyle bu denklem bozulmuş değildir. KÖZ eliyle aynı denklem devam etmektedir” şeklinde konuştu.
Kaplan, şöyle devam etti:
“Kendilerini ‘Bediüzzaman’ın Mutlak Vârisleri’ olarak lanse ettiren bu isimler, FETÖ’nün Nur camiası içindeki büyük imamlarıdır. Risale-i Nur’ları tahrif eden ve Nur camiasını FETÖ’ye ciro eden bu isimlerdir. Ülkeyi 15 Temmuz’da bir yıkımın ve işgalin eşiğine getiren ihanet şebekesinin asıl sorumluları da bunlardır. Bediüzzaman’ın etrafına sokuşturulan bu altı kişiye asla güvenmediği de hatıralarla ve somut delillerle belgelenmiştir. Milat’a karşı bir kırgınlığımız yoktur. O haberi girerek ellerinden geleni yapmışlardır. O haber kamuoyuna mâl olmuştur. Ancak siyasi baskı uygulanarak böylesine önemli ve uyarıcı bir haberin baskıyla kaldırtılmış olması, FETÖ, KÖZ ve siyasi hâmîlerini ortaya çıkarması açısından ülke olarak hâlâ ciddi bir tehdit altında olduğumuzu gösteriyor.”
NE OLMUŞTU?
Haberde, Said-i Nursi’nin etrafındaki hizmetkarlarına güvenmediği ve onların davasını masonlara satacağına inandığı yer alıyordu. Yine, “Nurculuk” olarak bilinen yapının “büyük” abilerinin, Gülen’le iş birlikleri, Risale-i Nur’u tahrif ettikleri ve Said Nursi’yi zehirledikleri iddia edilmişti.
‘MEHMET FIRINCI, NURSİ’Yİ HER GÜN İHBAR ETMİŞ’
Haberde, Mehmet Nuri Güleç’in, Said-i Nursi’yi her gün istihbaratçılara rapor ettiğini bizzat kendisinin itiraf ettiğini öne süren video da yer alıyordu. FETÖ’ye ait Kanaltürk TV’de şimdi firari olan Erkam Tufan Aytav’ın programına katılan Güleç, yaşlılığın getirdiği zihni karışıklık sonucu Nursi’yi her gün iki kez istihbaratçılara rapor ettiğini anlatıyor.
‘BEKİR BERK’İN SAĞ KOLU’ İDDİASI
“Fırıncı Abi” olarak bilinen isim Mehmet Nuri Güleç’in, Avukat Bekir Berk’in sağ kolu olduğu iddia ediliyor. Milli Birlik Komitesi üyesi ve Cumhuriyet Senatosu Genel Sekreteri Şükran Özkaya’nın terekesinden çıkan resmi MİT belgesine göre, Bekir Berk’in, Fethullah Gülen ile birlikte “Özel Harp Dairesi tarafından Nurcuların içerisinde istihbaratçı olarak görev yapan” bir isim olduğu öne sürülüyor.
Nursi’nin bir başka müridi Üzeyir Şenler de kendisiyle yapılan video-röportajda Berk’in Mehmet Nuri Güleç ve Mehmet Emin Birinci’nin yanında kendisine de ajanlık teklif ettiğini ve kabul etmediğini ileri sürmüştü.
Haberde, Mehmet Fırıncı’nın, 2006 yılında Gülen’i ailesiyle birlikte ziyaret ettiği ve örgüt kampında kaldığı kendi ağzından aktarılıyordu.
BAYRAMOĞLU, SAİD NURSİ’Yİ ZEHİRLEDİ Mİ?
Kaldırılan haberde, Said Nursi’nin şoförü olarak bilinen Hüsnü Bayramoğlu’nun Nursi’yi zehirlediklerini ağzından kaçırdığı da ileri sürülüyordu. Bayramoğlu, bir Youtube yayınında başka bir konuyu anlatırken Said-i Nursi’yi ilk kez zehirledikleri günden bahsediyor. Hüsnü Bayramoğlu, 15 Temmuz sonrası KHK ile kapatılan FETÖ iltisaklı dernekleri yeniden açtırdığı ve FETÖ’cü bazı önemli isimler için hükümet nezdinde kefil olarak tutuklanmasını önlediği için eleştirilen önemli bir isim.
NURSİ’DEN GÜNDÜZALP VE EKİBİNE: ‘BEN ÖLEYİM TA Kİ DAVAMI MASONLARA SATASINIZ’
Said-i Nursi’nin müridi olarak bilinen Zübeyir Gündüzalp’e de güvenmediği ve onu Risale-i Nur davasını masonlara satacak bir hain olarak gördüğü de dile getiriliyordu. Bu çok ilginç şahitliğin sahibi ise Gündüzalp’le birlikte faaliyet gösteren bir isim olan Hüsnü Bayramoğlu.
Haberde sıradışı bir iddiaya yer veriliyordu. İddia, Nurcu Tenvir Yayınları’nın kurucusu Muhammed Sıddık Şeyhanzade’nin “Nurculuğun Tarihçesi” isimli hatıra kitabına dayandırılıyor. Kitabın ilk baskısının 490, 2. baskısının da 575. sayfasında yer alan bu ilginç olayda Said-i Nursi’nin, kendisine yakın olan isimlerden Zübeyr Gündüzalp’e ve ekibine “siz” diye hitap ederek onlara asla güvenmediği görülüyor:
“Bir gün Üstad’ın sağ olan talebelerinden ve şoförü Hüsnü Bayramoğlu şöyle bir hatırasını anlattı:
‘Ben ve Zübeyir Gündüzalp Üstadla beraberdik. Üstad birden Zübeyir Gündüzalp abiye döndü ve dedi, ‘Neden öyle gözlerime bakıyor ve süzüyorsun. Evet SİZ benim ölümümü bekliyor ve kolluyorsunuz. Evet bu ne zaman ölecek diye! Ben öleyim ki benim davamı masonlara satasınız!’ diye dehşetli bir şekilde kaşlarını çattı. Biz hayret ve dehşete düşmüştük!”
KAYNAK: VERYANSIN TV