HABER ALTERNATİF
ÖZEL ANALİZ HABER
CELAL EREN ÇELİK
CHP Kurultayı’nda bugün PM için seçimler gerçekleştirilirken Özgür Özel’in Ekrem İmamoğlu ile birlikte hazırladıkları bir önceki PM listesinde yer alan 31 kişiyi yeni PM için anahtar listeye almaması dikkat çekti.
Bu isimlerden özellikle İlhan Cihaner’in İmamoğlu ile ilgili eleştirel yaklaşımı ve parti içerisinde Kurultaylarda çeşitli listeler çıkararak PM listesini delme girişimleri ön plana çıkmıştı.
145 kişinin adaylık başvurusu yaptığı seçimlerde, önceki Parti Meclisi’ne seçilen Baran Bozoğlu, Berkay Gezgin, Yalçın Görgöz, Ali Haydar Fırat, Semra Dinçer, Niyazi Şen, Şengül Yeşildal,Özgür Ceylan ve Emine Uçak Erdoğan yeni dönem için adaylık başvurusu yapmadı. Yine bu isimler de İmamoğlu’na yakınlıkları ile bilinen ve bu sayede daha önceki PM listesinde kendilerine yer bulmuş isimlerdi.
Edinilen bilgiye göre; son dönemde diğer partilerden CHP’ye katılan Evrim Rızvanoğlu, Salih Uzun, Bahardır Erdem Özel’in anahtar listesinde yer alıyor. Bu isimleri bizzat ve özel olarak görüşmelerde bulunarak CHP’ye katılımlarını sağlayan isim ise yine Özgür Özel’di ve bu isimlerin partiye dahil oluş sürecinde İmamoğlu’nun hiç bir inisiyatifi yahut yönlendirmesi olmamıştı.
YENİLENEN KADROLAR VE ZEYNEL EMRE DETAYI
Yeni eklenen isimler arasında ekonomi kadroları için Güldem Atabay, Ozan Bingöl, eski TÜRMOB Önceki Genel Başkanı Emre Kartaloğlu, Kerim Rota, Oya Ünlü Kızıl ve Serkan Özcan yer alıyor. Hukuk ve adalet tarafında da Prof. Dr. Şule Özsoy Boyunsuz, İlhan Cihaner gibi isimlerin yanı sıra CHP İstanbul Milletvekili Zeynel Emre de yer alıyor.
Zeynel Emre özellikle Kılıçdaroğlu tarafından ön plana çıkartılarak parti içerisinde “Parlatılmış” bir isim. Hatta Kılıçdfaroğlu döneminde Genel Başkan Yardımcısı yapılan Zeynel Emre o dönem Kılıçdaroğlu’nun “Partiyi iyi bir sosyal demokrata teslim edeceğim” sözlerinde kendisi sonrasında partinin başına geçmesini düşümndüğü Yunus Emre ile birlikte 2 isimden birisiydi.
Türkiye Veteriner Hekimler Birliği’nin 50. Dönem Başkanı Murat Arslan, Diş Hekimi Nihat Dağ ise, parti yönetimine katılan sağlıkçılar arasında.
Partinin dış politika kadrolarında Büyükelçi Ömer Kaya Türkmen ve Prof. Dr. Barış Övgün’ün adı ön plana çıkıyor. Bunun dışında anahtar listede, Bihlun Tamaylıgil gibi tecrübeli isimlerin yanında, Cansel Çiftçi gibi genç ve yeni isimler de yer alıyor. Ayrıca Sanatçı Arif Sağ’ın oğlu sanatçı Tolga Sağ’ın da listede yer aldığı belirtiliyor.
Özgür Özel bu esnada kameralar önünde eleştirse de Kılıçdaroğlu ile “Arka kapı diplomasisini” özellikle Kılıçdaroğlu’na en yakın vekillerden birisi olan Deniz Demir üzerinden kesintisiz olarak sürdürdü ve İmamoğlu’nun partideki en güçlü döneminde Kılıçdaroğlu ile İmamoğlu’na karşı bir denge kurma politikasını izledi.
ÖZGÜR ÖZEL KENDİ “YÖNETİMİNİ VE MUTLAK HAKİMİYETİNİ” KURUYOR VE İMAMOĞLU GÖLGESİNİ TASFİYE EDİYOR
CHP Genel Başkanlığı’na Ekrem İmamoğlu’nun siyasi, finansal ve medya desteği işle seçilen Özgür Özel bu süreç sonrasında hep İmamoğlu’nun gölgesinde kalmış, PM’nin yarısını bizzat kendisinin “TALİMATI” ile hareket eden isimler ile dolduran İmamoğlu, Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı da seçilip partinin elindeki tüm belediye başkanlarının üstünde de “Vesayet” kurmuştu.
Parti içerisinde ayrı bir “Genel Başkan” gibi davranan Ekrem Özel en kritik sorunlarda Özel’den daha ön planda olmuş ve kritik açıklamaları İmamoğlu yaparken, Özel ise Genel Merkez’de Ali Mahir Başarır ve Veli Ağababa ile yalnızlaştırılmıştı.
CHP tüzüğüne aykırı şekilde il başkanlarını İstanbul’da toplayan, talimatlar veren İmamoğlu ise partinin gerçek genel başkanı gibi davranıyordu.
İmamoğlu’na gerçekleşen operasyon ile İmamoğlu’nun yolsuzluk ve terör suçlamaları ile hapse girdiği süreç sonrasında Özel partide İmamoğlu hakimiyetini bitirmek için ilk büyük adımı İBB Başkan Vekili seçimlerinde attı ve İBB Başkan Vekilliği görevine kendisine yakın bir isim olan Nuri Aslan’ı seçtirdi. Sonrasında ise gerçekleşen bir önceki olağanüstü kurultayda PM’de kısıtlı sayıda da olsa İmamoğlu’na yakın ismi PM dışında bıraktı. Ancak Özel İmamoğlu’na yapılan operasyon ve hapse giriş sürecinin daha sıcak olduğu ve İmamoğlu’na kamuoyu desteğinin en yüksek oranda olduğu bu dönemde geniş çaplı bir tasfiye operasyonu yapamadı.
Özel sonraki süreçte ise önce Saraçhane mitinglerini sonlandırdı, ardından İmamoğlu’nun alternatiflerini konuşmaya başladı, zaman zaman İmamoğlu’na karşı CHP’de en güçlü Cumhurbaşkanı adaylığı desteğine sahip Mansur Yavaş’ın ismini anmaya başladı, giderek sıradanlaşan ve içi boşaltılmış mitingler ile İmamoğlu’nun adını unutturmaya başladı, Türkiye Belediyeler Birliği’nin başkanlığına İmamoğlu ile arası en açık Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar’ın seçilmesini sağladı, parti il başkanları ve tüm belediye başkanları art arda deklerasyon yayınlayarak Özel’i “Yön gösterici lider” olarak ilan edip İmamoğlu’na desteklerini çektiler ve İmamoğlu’nun etkisi daha da azaltıldı ve son noktada İMRALI VE İHANET SÜRECİNDE Saray ile uzlaşarak “Kendi yolunu açmak” ve “Kendi adaylığını” kesinleştirmek için parti içi kesin hakimiyet kurma çalışmalarında bugün 3.faza geçerek İmamoğlu’na karşı bugüne kadar yaptığı en büyük “Tasfiye operasyonunu” PM listesi üzerinden gerçekleştirdi.
Bu arada Özgür Özel uzun süre Silivri’den çıkamayacağı İmamoğlu’nun fiili tehdit olarak görmediği için mitinglerde posterlerde yanında onun fotoğraflarına yer verdi, İmamoğlu’nun mesajlarını iletti, İmamoğlu’ndan bahsetti. Bunlar ise kamuoyunda ilk etapta yüksek dozajlı şekilde yaşanan “İmamoğlu mağdur edildi” algısını kendisine “Liderlik meşruiyeti sağlamak” için kullanma stratejisiydi. Yani Özel İmamoğlu’nu tasfiye ederken bizzat İmamoğlu’nun popülaritesini ve halka oluşan mağduriyet algısını kullandı.
ÖZEL İMAMOĞLU’NUN MEDYA&PR EKİBİNİ DE KENDİSİNE BAĞLADI
Özgür Özel’in belki de en stratejik hamlelerinden birisi ise Ekrem İmamoğlu’nun kamu kaynakları ile lüks gezilere götürdüğü, yurt dışı gezilerde en lüks otellerde konaklattığı etkili gazetecileri ve İBB kaynakları ve kendisine yakın iş adamlarının sponsorluk/reklam desteği ile finansal olarak kendisine bağladığı televizyon kanallarını “Rantı dağıtan kişi” pozisyonunu sağlamlaştırarak kendisine bağlaması oldu.
Bunun ardından daha önce CHP içerisinde Özel’e karşı İmamoğlu’nu öven yazılar yazan, programlar yapan gazeteciler ve televizyoncular bir anda 180 derece dönerek tamamen “Fanatik Özel’ci” oldular ve Özel’in liderlik kapasitesini anlatan yazı ve yayınlar ve Özel övgüleri ile kamuoyunda “İmamoğlu artık yok ama Özel de en az onun kadar güçlü bir lider” “Rızasını ürettiler”
Oysa aynı dönemde son 1,5 yılda Özel yönetimindeki CHP son girdiği yerel seçimlerden bu yana tüm anketlerde %28-30 bandına düşerek %7-9 oy kaybı yaşamıştı ama işte bu durumu artık “Fanatik Özel’ci” olmuş olan bu gazeteciler konuşmayarak kamuoyunun bu gerçekleri bilmesinin ve yeni “Rant dağıtıcı güç odaklarının” liderlik algısının zedelenmemesinin önünde kendilerini siper ettiler…
Böylece İmamoğlu medyada da yalnız kaldı ve sosyal medyadaki bazı destekçileri dışında unutuldu…
ÖZEL’İN HEDEFİ NE VE “STRATEJİK MÜTTEFİKİ” KİM?
Özel bu PM yapısı ile bir sonraki kurultayda İmamoğlu ekibini tamamen partiden tasfiye edip, CHP’de “Mutlak güç” haline gelmeyiş ve tartışmasız bir sonraki Cumhurbaşkanı adayı haline gelmeyi hedefliyor. Özel’in bu hedefi ise en çok AKP ve Erdoğan’ın işine geliyor. Zira anketlerde Özel bu kadar kriz ve yolsuzluk bataklığı içindeki hali ile bile Erdoğan’ın yanına bile yaklaşamıyor.,
Özgür Özel İmamoğlu’nu tasfiye ederken bir yandan da şimdiye kadar parti içinde hep muhalif kalmış İlhan Cihaner gibi,yahut Kılıçdaroğlu döneminin gözdeleri Zeynel Emre gibi, Atatürkçü çizgide olup eleştiri ağırlığı olan Bihlun Tamaylıgil gibi isimleri de yönetimine alarak önce susturup sonra zamana yayarak kesin tasfiyelerini planlıyor. Bunları tamamladığında Özel’in kafasındaki gibi “Tam anlamı ile kendisinin mutlak otoritesine bağlı bir CHP” de yaratılmış olacak.
Zaten Özel, bu Kurultay’da Kemalizm’den tamamen arındırılmış, anti-emperyalizmi,dış ilişkilerde bağımsızlığı ağzına dahi almayan, tamamen liberal bir yapıya kaymış, üniter yapı yerine “Yerel yönetimlerin güçlendirilmesi” adı altında fedaritzme destek veren,emek-sermaye mücadelesinde tamamen sermayeyi koruyan emek ve emekçi kavramlarını ise muğlak ve yuvarlak biçimde “Kullanmak için kullanan”, küreslci tonda hazırlanmış parti programının geçmesini sağlayarak kendisini o koltuğa getirenler için ne kadar “Kullanışlı bir isim” olduğunu da kanıtlamış durumda.
İLGİLİ HABER:
CHP’NİN YENİ PROGRAMI: TASFİYE Mİ,YENİDEN DOĞUŞ MU?
https://haberalternatif.com/chp-son-yeni-program-taslagi-ile-tamamen-tasfiye-edildi/
Yani “Özel kendi yolunu açıyor”, “Stratejik Müttefiki” Erdoğan ise operasyonlar, soruşturmalar ve savcılara giden dosyalar eli ile “Ekipman desteği” sağlıyor “Belirlediği rakibin yolunu temizliyor”, CHP AKP ile “Uyumlu hale geliyor”, herkes halinden memnun bir “KAZAN KAZAN” planı işliyor ve DİP DALGA HAREKETİ olarak hep söylediğimiz gibi AKP ile CHP’nin birbirinden farkı olmadığı bir kez daha ortaya çıkıyor…
“İŞBİRLİĞİ” içerisindeki müttefikler kazanıyor,halk ise kaybetmeye devam ediyor…
Şimdi kritik soru şu: Özel yerel seçimlerden tarihi bir zafer ile çıkmış,eli en kuvvetli şekilde kamuoyu desteğini almışken bir anda bu stratejik hamleleri nasıl yapmaya başladı ve bu hangi önemli olaydan sonra oldu?
Bu sorunun cevabını Saray-AKP Genel Merkezi-CHP Genel Merkezi-Bahçeli dörgeninde “HATIRLARSANIZ” zaten puzzle sizin kafanızda da birleşmiş olacak.










