Sosyal Medya Hesaplarımız

ÖZEL HABER

BALLI,KAYMAKLI,”SAĞLIKLI”…

Yayınlanma Tarihi:

on

Celal Eren ÇELİK

Bundan 3 gün önce Meclis kürsüsünde konuşan CHP Milletvekili Murat Emir çok çarpıcı bir açıklama yaparak,Sağlık Bakan Yardımcısı Sebahattin Aydın’ın eşinin ve oğlunun “Hülleli” şekilde ortak oldukları şirket aracılığı ile Sağlık Bakanlığı’ndan milyonlarca TL tutarında ihale aldığını açıklamıştı.

CHP’li Murat Emir süresi yeterli olmadığı için bu şirkete verilen en önemli ihale olarak Sağlık Bakanlığı’nın e-nabız uygulaması işini göstermiş diğer işler için ise “Say say bitmez” demişti.

Tabii Türkiye’de öyle yoğun bir gündem var ki açıklamanın yapıldığı gün dahi yeterli derecede ses getirmeyen bu açıklama 3 gün içerisinde unutuldu gitti.

Ancak bu konu hiç öyle unutulup gidecek ve üzeri örtülecek bir konu değil…

O nedenle biz öncelikle bu yazımızda bu “Ballı kaymaklı” “Hüllesever” şirketle ilgili girift ilişkiler ağını yazacağız… Sonrasında yine HABER ALTERNATİF okuyucuları olarak  bir başka ÖZEL HABER” ile CHP’li Murat Emir’in süre kısıntısı nedeni ile kürsüden anlatamadığı, milyonluk, ballı kaymaklı ihaleleri tek tek belgeleri ile okuyacaksınız.

Ama bu yazımızdan sonra okuyacağınız özel haberimiz için şimdiden bir ip ucu verelim; bu “BALLI KAYMAKLI” şirketimiz sadece 2014 yılından bu yana Sağlık Bakanlığı’na bağlı kuruluşlardan tam 19 ihale almış…

Evet bu “İpucu” bilgisini de verdikten sonra “Bu kadar peşrev yeter” diyelim ve yazmaya başlayalım o zaman…

***

Şimdi sizlerle takvim yapraklarını biraz geriye saracağız… Sene 2001 AKP daha yeni kuruluyor… O esnada 1998’de mazbatası elinden alınan Recep Tayyip Erdopan2ın “Kontrolünde” İBB’yi Ali Müfit Gürtuna yönetmekte.

İşte efendim 2001 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sağlık A.Ş’ye genç bir “Danışman ” atanacaktır…Daha 3 sene 1998 yılında üniversite eğitimini İstanbul Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü2nü bitirmiş olan bu genç ama zeki ve hırslı danışman kısa süre içerisinde İBB’de o tarihlerde herkesin olduğu gibi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Müdür’ünün de dikkatini çekmeyi başaracaktır…

Takvim yaprakları 2002’yi gösterdiğinde ise İstanbul Belediyesi Sağlık İşleri Müdürü olan zatı muhterem  beyefendinin önlemez ve “Jet hızı” ile yükselişi başlayacaktır.

Zira AKP’nin 2002 seçimlerinde iktidara gelmesi ile birlikte İBB2deki Recep Tayyip Erdoğan kadrolarının en önemli ve kritik isimleri milletvekili olurken İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Müdürü olan Sebahattin Aydın da belediyede daire başkanlığından 1 sene içerisinde SAĞLIK BAKANLIĞI MÜSTEŞAR YARDIMCILIĞI görevine atanacak ve Sağlık Bakanlığı’nın 3 numaralı ismi olacaktır…

Ve aynı tarihlerde (Sebahattin Aydın’ın Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı olarak atanmasından çok kısa b ir süre önce) İstanbul Ticaret Odası’na bir şirketin sessiz sedasız kaydı yaptırılmaktadır.

Tarih yaprakları 5 Nisan 200’yi göstermektedir. İşte bu tarihte yayımlanan Ticaret Sicil Gazetesi ile birlikte BİLBEST BİLİŞİM SAĞLIK EĞİTİM DIŞ TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ resmen kurulmaktadır.

Şirketin sermayesi o dönem kullanılan eski rakamla 10 milyar TL’dir,şirketin ortakları ise Muhterem Ercan,Yunus Şengül ve Sibel Aydın. Şirket İstanbul Ticaret Odası’na kayıtlı ve merkez adresi de Atatürk Mahallesi,Alcındağ Sok,Esen Caddesi No:1/1 Ümraniye şeklinde…

İşte bu şirketteki ortaklardan Sibel Aydın Hanımefendi bugünün Sağlık Bakan Yardımcısı olan Sebahattin Aydın’ın eşi olurlar…

***

2019 yılında tüm Türkiye’yi olduğu gibi İstanbul Güngören’i de seçim heyecanı sarmıştır… AKP adaylarından bir isim oldukça heyecanlıdır zira seçilmesi pek de kolay olmayan bir sıradan “Hatırlı dostlar” aracılığı ile listeye girmiştir.

Sandıklar kapatılıp oylar sayılmaya ve en sonunda sonuçlar kesinleşmeye başlayınca bu8 isim sevincinden yerinde duramaz zira zor olanı başarmış,alt sıralardan aday gösterildiği Güngören Belediye Meclisi Üyeliği’ne seçilmiştir.

“Arkadaş biz Sağlık Bakan yardımcısını ve şirketinin aldığı ihaleleri konuşuyoruz sen bize tutmuş 2019 yerel seçimlerinde Güngören’dee olanları anlatıyorsun.Ne alaka?” dediğinizi duyar gibiyiz ama öyle demeyin zira çok alaka…

İşte efendim Güngören’den AKP Belediye Meclis Üyesi olan isim de, 2001 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sağlık A.Ş’ye girip zekası ve hırsı ile bugün Sağlık Bakan Yardımcısı olacak o zamanın İBB Sağlık İşleri Daire Başkanı olan Sebahattin Aydın’ın dikkatini çeken “Genç ve hırslı” “DANIŞMAN” da aynı isimdir ve o isim Yunus Şengül’den başkası değildir.

Siz bakın Allah’ın  tesadüfüne ki Sağlık Bakan Yardımcısı Sebahattin Aydın’ın eşi Sibel Aydın’ın ortağı olduğu “BAL KAYMAK SEVER” BİLBEST BİLİŞİM SAĞLIK EĞİTİM DIŞ TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ’nin 3 kurucu ortağından birisi olan Yunus Aydın da aynı kişidir!

Nasıl güzel mi?

***

Şimdi efendim malumunuz AKP iktidarı Atatürk’ün Cumhuriyet’in ilanından hemen sonra kurduğu ve o dönem geliştirdiği aşıları Dünya’ya ihraç eden Hıfzıssıhha Kurumunu da Cumhuriyetin pek çok değeri ile birlikte tarihe gömdü.. Tabii biz bu kurumun kıymetini şimdi Dünya COVID-19 için harıl harıl kendi aşı çalışmalarını yaparken çok daha iyi anlıyoruz…

Ama tabii konu AKP olunca bol keseden “Atmanın” sınırı yok…

Şimdi sizleri çok değil bundan 1 sene kadar öncesine götüreceğiz… Tarihler 24 Ekim 2019’u gösterdiğinde “Erdoğan’ın doktoru” olarak nam yapan, sonrasında AKP’den vekil olup son olarak da Sağlık Bilimleri Üniversitesi’ne Rektör olarak atanan Cevdet Erdöl2ün hemen her gazetede boy boy “Yerli ilaç sanayinde babayiğitler çıkartacağız” sözlerini manşetten okuyrdu Türkiye… Erdöl kısaca milyar dolarlık ilaç sektöründe yerli ilaçlar üretileceğini söylüyor bunu da Sağlık Bilimleri Üniversitesi bünyesinde kurulan TEKNOPOL A.Ş’deki girişimci firmaların yapacaklarını ifade ediyordu.

Tabii bu TEKNOPOL A.Ş kısa süre içerisinde MEDİPOL ÜNİVERSİTESİ ile de sıcak ilişkiler geliştiriyor,MEDİPOL ÜNİVERSİTESİ önemli organizasyonlarda TEKNOPOL A.Ş için özel standlar kuruyordu…Tabii efendim ilaç sektörü önemliydi,rant milyar dolarlıktı ve öyle her “BABAYİĞİĞT” de o milyar dolarların döndüğü pastaya öyle kafasına göre giremezdi…

Şimdi hal böyle olunca milyar dolarlık ilaç sektörüne kısa yoldan giriş yapmanın en kritik mkurumlarından birisi de tab ii ki Sağlık Bilimleri Üniversitesi Bünyesi’nde kurulmuş olan işte bu TEKNOPOL A.Ş oluyordu…

“Erdoğan’ın doktoru”,AKP’nin eski vekili,Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nin Rektörü Prof.Dr.Cevdet Erdöl’ün bir danışmanı vardı… Bir sabah kalktığımızda o danışmanın aynı zamanda TEKNOPOL A.Ş’ye de Yönetim Kurulu Üyesi olarak atandığını öğrendik.

Bu ismi ile müsemma muhterem kişinin ismi ise Muhterem Ercan’dı… Ve yine bakın siz Allah’ın tesadüfüne ki Sağlık Bakanı Sebahattin Aydın’ın “Hüllecilikte uzman” olup “Ballı kaymaklı” ihalelere doyamayan,eşi ve oğlu üzerinden dolaylı ortak olduğu BİLBEST BİLİŞİM SAĞLIK EĞİTİM DIŞ TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ’nin 3 kurucu ortağından birisi olan Muhterem Ercan ile TEKNOPOL A.Ş’de Yönetim Kurulu Üyesi olan Muhterem Ercan aynı kişiydi!

Allah’ın işi işte…

***

Şimdi efendim dikkat ettiyseniz yazımızda bu BİLBEST BİLİŞİM SAĞLIK EĞİTİM DIŞ TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ’nin ortaklarından bahsederken ısrarla “KURUCU ORTAK” ifadesini kullanıyoruz…

Zira dedik ya bu güzide şirketimiz “Hüllede” de “Bal kaymak” konusu kadar uzman… Sebahattin Aydın,Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcılığı görevine atandıktan sonra hoop şirketin ortaklık yapısı değişiyor,Sebahattin Aydın’ın eşi Sibel Aydın ortaklıktan çıkıyor…

Zira 2003 yılı itibariyle Sebahattin Aydın Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı olurken,Türkiye’de Sağlık Bakanlığı’nda “Otomasyon” süreci başlamış ve bu çerçevede Sağlık Bakanlığı 11 devlet hastanesinin otomasyon işleri için yüklü miktarlarda tutarı olan ihaleler açmıştı.

İşte güzide şirketimiz BİLBEST BİLİŞİM SAĞLIK bu 11 hastane ihalesinin 6’sını almıştı.Ankara Eğitim Hastanesi  ve Ankara Atatürk Eğitim Araştırma Hastanesi, İstanbul Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Bakırköy Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi, Kağıthane Devlet Hastanesi ve Trabzon Fatih Devlet Hastanesinin otomasyon sistemi işlerini  güzide şirketimiz hem de ihalelere tek başına girmesi sağlanarak kazanmıştı.

Tabii “Dikkat çekmemek” gerekirdi ve artık Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı olan Sebahattin Aydın’ın eşi işte tam da bu nedenle ortaklıktan çıkıyor,şirket de adresini Ankara/Çankaya’ya taşıyordu…

***

Tarih yaprakları 3 Mart 2018’i göstermektedir…

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın Üniversitesi olan MEDİPOL ÜNİVERSİTESİ genç mezun adaylarına “İlham kaynağı” olacak pırlanta gibi,genç,cevval,atakan başarılı bir genci konuşmacı olarak “SAĞLIKTA İNOVASYON” isimli paneline davet etmiştir.

Sadece panele davet etmekle kalmamış, bu genç ve başarılı konuşmacının adeta üzerine titrenmiş sosyal medya başta olmak üzere bu özel oturumun duyurusu,lansmanı için hiç bir fedakarlıktan kaçınılmamıştır…

İlanlarda bu genç ve başarılı konuşmacını n genç olmasına rağmen 12 yıllık müthiş başarılarla dolu bir kariyere sahip olduğu vurgulanmakta ve şöyle bu cevval,atakan gencimiz şöyle sunulmaktadır “…Sağlık Bakanlığı için açık kaynak bir sistem geliştirerek e-Nabız uygulamasını geliştirdi.”

Kimdir bu genç,parlak ve başarılı isim peki? Hemen söyleyelim bu isim  Muhammed İkbal Aydın’dan başkası değildir… “Arkadaş Muhammed İkbal Aydın kim?” diyecek olursanız kendisi Sağlık Bakan Yardımcısı Sebahattin Aydın’ın oğlu olup, 2010 yılında ise bala kaymağa doyuramadığımız BİLBEST BİLİŞİM SAĞLIK EĞİTİM DIŞ TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ’nin ortağı olur…

Annesi ortaklıktan ayrılmıştır ama oğul ortak olarak girmiştir şirkete bu sefer…

Akıllı oyuncu değişikliği!

***

Şimdi ise sizleri 10 Aralık 2015 tarihine götürüyoruz…

Efendim Türkiye’de ne kadar önemli bilişimci,me kadar önemli yazılımcı,ne kadar önemli “BİG DATA UZMANI” varsa bir organizasyonda bir araya geliyorlar…

Organizasyonun adı “BIG-IST’15″… Hilton Convention Center’da düzenlenen etkinlikte, tüm sektörlerin ihtiyacı olan “büyük veri”nin etkin kullanılması  konusu ele alınırken, etkinliğin önemli yıldızı ise Sağlık Bakanlığı’nın e-nabız projesi olmuştu… Peki e-nabız ihalesi kime gitmişti? Tabii ki bu milyonluk ihale BİLBEST BİLİŞİM SAĞLIK EĞİTİM DIŞ TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ’ne gitmişti…

Peki bu organizasyonun koordinatörü kimdi? Kim bu büyük yazılım firmaları, şirketleri, big data uzmanları ile adeta BİLBEST BİLİŞİM SAĞLIK EĞİTİM DIŞ TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ’ni ve uygulaması e-nabız2ı bir araya getirip işin lansman kısmını yapmıştı? BIG-IST 15” organizasyonunun Koordinatörü olan isim Mehmet Zahit Ercan’dı…

Tabii 2015 yılında böylesi önemli bir etkinlikte bu kadar önemli firmalara ve alanındaki en önemli uzmanlara e-nabız sistemini lanse edebilmek BİLBEST BİLİŞİM SAĞLIK EĞİTİM DIŞ TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ için çok önemliydi ve kendilerine başka kapılar da açacaktı.

11 Aralık 2020 yılında Ticaret Sicil Gazetesi’nde bir ilan yayımlanır… Bu ilana göre BİLBEST BİLİŞİM SAĞLIK EĞİTİM DIŞ TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ’nde bir hisse değişimi yaşanmıştır… Sağlık Bakan Yardımcısı Sebahattin Aydın’ın oğlu olan Muhammed İkbal Aydın şirketteki hisselerini devretmiştir…

Peki hisseler kime devredilmiştir dersiniz? Bingo! Yine bakın Allah’ın tesadüfüne ki hisselerin devredildiği isim 2015 yılındaki o önemli organizasyonu koordine edip sonrasında da BİLBEST BİLİŞİM SAĞLIK EĞİTİM DIŞ TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ ile ilişkilerini giderek geliştiren Mehmet Zahid Ercan’dan başkası değildir.

***

Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanan hisse devirlerinde bir isim daha göze çarpmaktadır…Buna göre BİLBEST BİLİŞİM SAĞLIK EĞİTİM DIŞ TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ’de  şirketin 3 kurucu üyesinden birisi olan şimdiki AKP Güngören Belediye Meclis Üyesi Yunus Şengül hisselerini  Nurol Gençyılmaz’a devrediyor…

Böylelikle hali hazırda şirketin ortakları Mehmet Zahid Ercan,Nurol Gençyılmaz ve Mehmed Zahid Berktaş oluyor…

Şirketin 3. ortağı olan Mehmet Zahid Berktaş ise TÜBİTAK’ta çok önemli projeleri koordine eden isimlerden birisi.

Anlaşılan o ki şirketin ortaklık yapısı ile bir kez daha oynanarak yine bir “İz kaybettirme” operasyonu yapılıyor.

***

Evet şimdi siz diyeceksiniz ki “Yok artık arkadaş,bu kadar rezillik ortaya çıkınca Bakan Yardımcısı Sebahattin Aydın ya kendisi istifra eder,ya hakkında her halde gereken yapılır”…

Hiç öyle beklentilere girmeyin fena hayal kırıklığına uğrarsınız zira…

Bugünlerde Sağlık Bakanlığı’na yakın kaynaklar ve Sağlık Bakanlığı koridorları “2-3 ay içerisinde çok yıpranan Fahrettin Koca affını isteyecek,yerine de Sebahattin Aydın gelecek”  kulisini giderek çok duymaya başladılar…

Eee, kendisine bazı işler için rica etmek üzere telefon açan bazı AKP Genel Başkan Yardımcılarının isteklewrini bile geri çevirip “Ben vekil,başkan yardımcısı falan tanımam” diyebilen bir isimden bahsediyoruz…

Olur olmaz bilemem ama Sağlık Bakanlığı’nda konuşulan  bu…

Hatırlar mısınız bilmem bir zaman çok moda bir şarkısı vardı Demet Akalın’ın,ne diyordu şarkıda “…Evli-mutlu-çocuklu”

İşte siz onu çevirin “Evli-mutlu-çocuklu” değil, “Ballı-kaymaklı-Sağlıklı” şeklinde söyleyin…

Zira böylesi çok daha “KARLI”…

 

 

 

 

 

 

Yorum yapmak için tıklayın

Bir Cevap Yazın

ÖZEL HABER

CHP’DE ASLI BAYKAL İDDİASI

Yayınlanma Tarihi:

on

HABER ALTERNATİF

ÖZEL-KULİS HABER

CHP’de parti içi muhalefet gruplarının bir sonraki kurultaya yönelik çalışmaları devam ederken, çarpıcı bir kulis bilgisi geldi…

CHP’de eski genel başkan Genel Başkan Deniz Baykal’a yakınlığı ile bilinen bazı isimlerin birlikte hareket ederek gelecek kurultayda genel başkan adayı olarak Kemal Kılıçdaroğlu karşısına Deniz Baykal’ın kızı Prof.Aslı Baykal’ı aday göstermek istedikleri belirtiliyor…

Kulislere yansıyan bilgilere göre yıllarca Deniz Baykal ile yakın siyaset yapan bu isimler Aslı Baykal isminin hem kadın olması hem de “Soyadı” sebebi ile parti içi muhalefeti bir araya toplayabileceğini düşünüyorlar.

Aslı Baykal isminin yıpranmamış bir isim olduğunu belirten CHP içerisindeki bu “Eski tüfek” siyasetçiler, özellikle son dönemde İYİ PARTİ’nin yükselen oylarında Meral Akşener’in Türk siyasetindeki tek kadın lider olmasının da belirli bir etkisi olduğu tespitini yaparlarken, Aslı Baykal’ın da kadın lider olarak CHP Genel Başkanı olması halinde İYİ PARTİ’ye kayan bu oyları konsolide edebileceğini ifade ediyorlar.

Ancak parti içerisinde Aslı Baykal isminin ortaya çıkması ile birlikte kulislerde fikir ayrılıkları da yaşanmaya başlandı.

Baykal ekibine yakın isimler ile birlikte hareket etmeyen ve Aslı Baykal ile birlikte başlatılacak bir parti içi muhalefet hareketinin “Ölü doğum” olacağını savunan ayrıca partide şu anki yönetime olduğu kadar, Baykal ve yakın ekibine de parti tabanından ciddi bir tepki olduğunu belirten pek çok muhalif isim ve grubun ise Aslı Baykal ismine son derece soğuk baktıkları ifade ediliyor.

Aslı Baykal isminin gündeme getirilmesinin “Soyadı” nedeni ile de yanlış olduğunu belirten parti içerisindeki diğer muhalif gruplar “Biz AKP’ye akraba-eş-dost partisi, aile partisi diye eleştiri getiriyoruz. CHP bir “Aile” partisi değildir, Genel Başkanlık makamı da babadan çocuklara soy adı ile devredilecek bir makam değildir” şeklinde tepki gösterdikleri ifade ediliyor.

Geçtiğimiz günlerde ise Prof.Aslı Baykal hakkında medyaya yeni bir parti kuracağı yönünde iddialar yansımıştı.

Hatırlanacağı gibi Aslı Baykal son olarak Mahir Caferoğlu’na satılmadan önce HALK TV’nin başına geçmiş ancak Aslı Baykal yönetiminde finansal açıdan daha da kötüye giden HALK TV bir süre sonra Caferoğlu’na satılmıştı.

Prof.Aslı Baykal’ın kulislere yansıyan iddialar karşısında nasıl bir turum takınacağı ise merakla bekleniyor…

________________________________________________________________________________________________

BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞE DESTEK OLMAK İÇİN;

“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan, bağımsız ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan, Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir, DİJİTAL KİTAPLARIMIZDAN (e-kitap) satın alabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi  belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”

DİJİTAL BOOK STORE SANAL KİTABEVİ:

https://www.shopier.com/ShowProductNew/storefront.php?shop=dijitalbookstore&sid=d2FqS25GbkNlRDh0dW5ucjBfLTFfIF8g

YOUTUBE KANALI LİNKİ:

https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w

 

 

 

Okumaya Devam Et

ÖZEL HABER

İŞTE 43 KİŞİYİ “BUHARLAŞTIRAN” “KİLİT” EKİP

Yayınlanma Tarihi:

on

HABER ALTERNATİF-ÖZEL

Celal Eren ÇELİK

AKP’li Malatya Yeşilyurt Belediyesi’nin “ÇEVREYE DUYARLI BİREYLER YETİŞTİRME” projesi çerçevesinde Almanya’ya gönderilen 45 kişiden 43’ünün Türkiye’ye geri dönüş yapmadığı geçtiğimiz günlerde ortaya çıkmıştı.

Konunun üzerine giden HABER TÜRK yazarı Sevilay Yılman ise olayın “İnsan kaçakçılığı” olduğunu belirttiği köşe yazısında AKP’li Yeşilyurt Belediyesi ile birlikte bu projeyi organize eden “Malatya Kişisel Gelişim Dünyası Derneği” ‘ adeta “Buharlaşan” 43 kişinin Almanya’ya gelmesi için “Davetiye” gönderen ve tüm masraflarını karşılayan şirketin MEGA KİLİT GMBH isimli bir şirket olduğunu ancak “Tüm kaynaklarını kullanmasına rağmen” şirketin sahibi olan Ersin Kilit hakkında hiç bir bilgiye ulaşamadığını,Türk büyükelçiliğinin de bu kişi ve şirkete ulaşamadığını yazmıştı…

43 kişilik ekibe Almanya’dan davetiye gönderen ve “Tüm masrafları” karşılayan şirketin tüm ağını HABER ALTERNATİF açıklıyor…

Öncelikle şirketin isminin MEGA KİLİT GMBH olduğu doğru ancak sahibi Ersin Kilit değil…

MEGA KİLİT GMBH 2 Mayıs 2016 tarihinde 25 bin Euro sermaye ile Hannover Ticaret Odası’na HRB 213752 ticaret sicil numarası ile kaydını yaptıran bir şirket.

Şirket şu anda “Kağıt üzerinde” Almanya’da  Scheffelstr. 2 , 30167  Hannover adresinde 4 katlı bir binadaki tek bir dairede faaliyet gösteriyor,”Kağıt üzerinde” zira şirketin 5 yıllık ticari geçmişi incelendiğinde ortaklık sözleşmesindeki faaliyet alanı “Gastronomik ünitelerin işletilmesi, satış makinelerinin kurulumu” gibi yüksek kar marjı olan bir sektörde hemen hemen hiç bir iş yapmayan bir “Tabela şirketi” olmaktan çok da öteye gidemediği görülüyor.

Şirketin kuruluşundaki ilk genel müdürü ise Yılmaz Polat. Yılmaz Polat 8 Ocak 2015’te kurulup, 16 Ocak 2018 yılları arasında ise  batarak tasfiye edilen  ve Hannover Ticaret Odasına HRB 211931 ticaret sicil kaydı ile kayıtlı olan PAMUKKALE GASTRO UG isimli firmanın sahibi.

Yılmaz Polat’ın PAMUKKALE GASTRO UG isimli şirketi faaliyet gösterirken kurduğu “İlişkiler ağı” aslında bugün Almanya’dan dönmeyen 43 AKP’linin buharlaşması olayındaki soru işaretlerinin odağındaki  MEGA KİLİT GMBH şirketine de ışık tutmakta.

Zira Yılmaz Polat’ın 2014-2016 tarihleri arasında yakın ilişki kurduğu isimler Hazime Kilit,Zeynep Kilit,Hüseyin Kilit ve Zeynep Gökçe…

Ve 2016 yılından itibaren Yılmaz Polat’ın Genel Müdürlüğü sonrasında MEGA KİLİT GMBH’de sırası ile kurulan bu yakın ilişkilerde ismi geçen kişileri peş peşe Genel Müdür olurken görüyoruz…

İddiaların odağındaki MEGA KİLİT GMBH şirketinde 10 Haziran 2016 tarihinde Genel Müdürlük görevine Hüseyin Kilit gelirken, 12 Ocak 2018 tarihinde bu göreve Zeynep Kilit atanıyor. 22 Mayıs 2018 tarihinde Hüseyin Kilit Genel Müdürlük koltuğunu devralırken,22 Ağustos 2019 tarihinde ise şirketin Genel Müdürü bu kez Zeynep Gökçe oluyor… Ve son olarak 7 Ocak 2020 tarihinde Zeynep Gökçe yerine Genel Müdür koltuğuna bu kez Hazime Kilit oturuyor.

Bu arada 18 Haziran 2019 – Langenhagen, Am Pferdearkt 6, 30853 Langenhagen adresinde Nord Bau Kilit GmbH isimli bir şirket kuruluyor. Şirketin Genel Müdürü ise Mario-Celal Rashid Selmani… Ancak tek bir ticari faaliyet bile göstermeyen ve sürekli zarar eden bu şirket bir süre sonra yeni “Yöneticileri” ile tanışıyor…

Nord Bau Kilit GmbH şirketine iddiaların odağında olan MEGA KİLİT GMBH ortak oluyor ve bu Nord Bau Kilit GmbH isimli şirketin Genel Müdürlüğü görevine önce 2018 Ocak ayında Ahmet Olgun gelirken,18 Haziran 2019 tarihinde aynı zamanda 2018-2019 tarihleri arasında iddiaların merkezindeki MEGA KİLİT GMBH şirketinin o tarihlerdeki Genel Müdürü olan Zeynep Kilit geliyor.

Nord Bau Kilit GmbH şirketinde 2018 yılında Genel Müdür olan Ahmet Olgun ise iddiaların AKP’li Yeşilyurt belediyesine davet gönderip tüm masrafları karşılayan MEGA KİLİT GMBH şirketinin ilk Genel Müdürü olan Yılmaz Polat ile bağlantılı bir isim.

Tüm bu ilişkiler ağında dikkat çekici olan kurulan tüm bu şirketlerin tamamının “Kağıt üzerinde” kurulmuş ama aktif ticari faaliyet göstermemiş “Tabela şirketi” olmaktan öteye gitmemiş “Naylon şirketler” olması.

Bu da akıllara kurulan bu şirketler sayesinde oluşturulan “Naylon şirketler ağı” sayesinde Türkiye içerisinde “Kurdurulan” STK’lar ile birlikte “Proje” adı altında belediyeler eli ile yurtdışına insan ve diğer başka kaçakçılık türlerinin yapılması için bir organizasyon kurulup kurulmadığı sorusunu getiriyor…

Yani  kafalardaki soru işaretleri doğruysa ki tüm işaretler ve bağlantılar bu soru işaretlerinin doğru olduğunu göstermekte; bu “Naylon şirketler ağı” önce Türkiye’de bir STK kurduruyor,sonra buraya “Yurtdışına kaçırılacak kişileri” kaydettiriyor, sonrasında “Tüm masraflarına sponsor” olacağı bir PROJE” götürüyor, bu “PROJE” nin kabulü ile belediyeler proje katılımcılarına devletin “GRİ PASAPORTUNU” çıkartıyor ve “Yurt dışına kaçırılması planlanan” kişiler böylesi bir organizasyon ile hem de ellerinde devletin “GRİ PASAPORTU” gibi çok önemli kapıları kendilerine açacak bir “ANAHTAR” ile yurtdışına çıkıyor ve en son aşamada AKP’li Malatya Yeşilyurt Belediyesi’nin gönderdiği ve geri dönmeyen 43 kişi gibi bir anda “Buharlaşıyorlar”…

Ve büyük ihtimalle de bu 43 kişi gibi belki de yüzlerce, belki binlerce “Buharlaşan” vatandaş var..

Şimdi burada sorulması gereken bazı soruları da HABER ALTERNATİF olarak soruyoruz:

1-Yukarıda yazmış olduğumuz ilişkiler ağı içerisinde ismi geçen şahıslar yahut şirketler Türkiye’de başka belediyelere de bu şekilde “PROJE” teklif ederek “Sponsor” olmuşlar mıdır?

2-Bu ilişkiler ağı içerisinde yer alan isim ve şirketler hakkında Almanya’daki Türk Büyükelçiliği’nin bir bilgisi var mıdır,varsa yetkili merciler ile bu bilgi paylaşılmış mıdır?

3-Bugüne kadar bu ilişkiler ağı içerisinde yer alan kişi ve şirketler ile birlikte ortak proje düzenleyen başka STK var mıdır?

4-Bu ilişkiler ağı içerisinde bulunan kişi ve şirketler ile Türkiye’de bulunan ve ortak proje düzenleyen STK’ların para alışverişi ve hesap trafikleri ne şekilde seyretmiştir?

5-Ve belki de en önemlisi Türkiye Cumhuriyeti Devleti, 2020 yılının Eylül ayında gerçekleştiği bilinen bu skandal ile ilgili gerek Alman resmi makamları, gerek Interpol ile temasa geçip açıkladığımız bu ilişkiler ağı içerisindeki şirket ve kişiler ile ilgili bir çalışma başlatmış mıdır?

________________________________________________________________________________________________

BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞE DESTEK OLMAK İÇİN;

“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan, bağımsız ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan, Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir, DİJİTAL KİTAPLARIMIZDAN (e-kitap) satın alabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi  belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”

DİJİTAL BOOK STORE SANAL KİTABEVİ:

https://www.shopier.com/ShowProductNew/storefront.php?shop=dijitalbookstore&sid=d2FqS25GbkNlRDh0dW5ucjBfLTFfIF8g

YOUTUBE KANALI LİNKİ:

https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w

 

 

 

 

Okumaya Devam Et

ÖZEL HABER

AKP’NİN MONTRÖ RÖVANŞI VE AHMET ALTAN’A VURAN PİYANGO

Yayınlanma Tarihi:

on

Celal Eren ÇELİK

Evet efendim bu yazımızda önce sizlerle tarihte çok da uzun olmayan bir zaman diliminde geriye doğru gideceğiz…

Dedik ya çok değil bundan 14 yıl öncesinde hayatımıza 15 Kasım 2007 tarihinde TARAF isimli bir gazete girdi. Bu gazete ALIM YAYINEVİ isimli bir şirket tarafından çıkartılıyordu. Gazetenin Genel Yayın Yönetmenliği koltuğuna Ahmet Altan oturtulmuştu.

TARAF gazetesinin kurulmasından kısa süre sonra Türkiye Ergenekon ismi verilen büyük kumpasın ilk dalgaları ile karşılaşmaya başladı… TARAF gazetesi yıllar sonra tamamen kumpas olduğu ortaya çıkan Ergenekon Davası’nın “Medya ayağını” oluşturuyordu…

”Dijital ortamda oluşturulmuş” sahte ve düzmece belgeler, “Bavullar ile servis edilen” bilgiler sistematik olarak her zaman ilk önce TARAF GAZETESİ’nde manşet oluyordu…

TARAF adeta “Tasfiye edilen eski düzeni yıkan gazete” olarak sembolleşiyordu bu süreçte…Rasim Ozan Kütahyalı’dan Mehmet Baransu’ya,Ahmet Altan’dan Yasemin Çongar’a kadar TSK’ya atmadık çamur bırakmıyor yazmadıklarını bırakmıyorlardı…

AKP ise kurulan “KİRLİ ORTAKLIK” ile TARAF GAZETESİ’ni el üstünde tutuyor, uluslararası kuruluşlar gazeteye ödül üzerine ödül veriyorlardı.

Nasıl vermesinlerdi ki ? TARAF öyle manşetler atıyor, öyle “İnce işçilik” bir “Operasyon tetikçiliği” yapıyordu ki “Kumpası kuran” çevrelerin takdirini tabii ki hak edecekti…Zira TARAF’ı belliydi ne de olsa…

TARAF GAZETESİ 26 Temmuz 2008’de Cumhuriyet’i Ergenekon isimli  “Derin bir yapının yönettiğini iddia ettiği” 1923’te KURULDU,2008’DE ARINIYOR manşeti ile çıkıyordu.

“Operatif tetikçiliğin nadide örneklerini sergileyen” TARAF isimli psikolojik harp makinası 19 Kasım 2009’da KOD ADI KAFES manşetini atarak “Kafes Eylem Planı” yalanı haberi ile operasyon yapıyor, 12 Haziran 2009’da AKP VE GÜLEN’İ BİTİRME PLANI yalanını manşetine taşıyor,20 Ocak 2010’da FATİH CAMİİ BOMBALANACAKTI manşeti ile “Operasyon yapmaya” devam ediyordu.

10 Ocak 2009 tarihinde sonradan silahların FETÖ tarafından yerleştirilip TSK’nın şerefli subaylarına kumpas kurulduğu ortaya çıkan Poyrazköy kazılarını da yine “Operasyon karargahı” TARAF isimli paçavra herkesten önce manşetine ÜSTÜ CUMHURİYET,ALTI ERGENEKON manşeti ile veriyordu…

22 Şubat 2010 tarihinde TSK’yı “Darbe yapmayı istemekle” suçlayan ve VESAYETE EN AĞIR BALYOZ manşeti ile çıkan ve bin bir yalanı utanıp sıkılmadan yaptığı “Operasyon ve kumpas” için ardı ardına sıralayan da yine TARAF isimli bu “Kumpas projesiydi”…

İşte TSK’ya tüm bu kumpaslar kurulur ve TSK, FETÖ tarafından kumpas ile çökertilip, vatansever subaylar Ergenekon ve Balyoz kumpasları ile tasfiye edilip FETÖ’cü subayların önü açılarak yükselmesi sağlanırken bu HAİN OPERASYONUN en önemli ayağı olan medya ayağını başından sonuna kadar Ahmet Altan isimli gazeteci görünümlü, Türk basın tarihinin en büyük “Tetikçilerinden” birisi yönetiyordu…

Sonradan TARAF GAZETESİ’ni kuran ALKIM YAYINEVİ’nin FETÖ tarafından finanse edildiği, TARAF GAZETESİ’nin başından beri bir “PROJE” olduğu ve FETÖ kumpaslarında planlı ve sistematik biçimde TSK’ya tarihinin en ağır operasyonunu yaptığı ve FETÖ’cü subayların önünün açılmasını sağladığı tek tek ortaya çıktı…

Şimdi geri dönmek üzere bu TARAF adlı “OPERASYON MERKEZİNE” bir virgül koyalım…

3 Nisan gecesi yani bundan 12 gün önce 103 emekli amiral Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin tartışmaya açılmasından ve bir amiralin tekkede çekilen sarıklı fotoğraflarından duydukları rahatsızlığı belirten bir “DUYURU” yayınladılar…

Aman efendim ortalık ayağa kalktı, bu emekli amiraller “Darbecilik” ile suçlandı,10 tanesi gözaltına alınıp tam 8 gün nezarethanede tutuldu, toplam 14 emekli amiral ifade verdi.

Ve en sonunda emekli amiraller “İl dışına çıkma yasağı” konularak serbest bırakıldı ama bu amiraller ordu evlerinden atıldılar…

Peki bu amiraller gözaltına alındığı zaman ortalığı ayağa kaldırıp amiralleri “Darbecilik” ile suçlayan,rütbelerinin sökülüp “Bedel ödetilmesini” isteyen kimlerdi?

Bunları isteyenler 2008-2012 arası Ahmet Altan’ın TARAF GAZTEESİ’nde attığı manşetler ile bizzat yönettiği TSK’ya kumpas operasyonuna o günlerde alkış tutan Cem Küçük,Nagehan Alçı ve bilimum AKP yandaşı gazeteci görünümlü “Kadrolu yandaş”…

Peki TARAF GAZETESİ’nde yapılan “KİRLİ OPERASYON ve KUMPASLAR” sonucu hayatının önemli bir bölümünü Silivri zindanında geçirmiş olan TSK’nın üst düzey general ve amiralleri arasında kimler vardı?

Montrö açıklaması sebebi ile 8 gün gözaltına alınan,hapisleri istenen, darbecilikle suçlanan ve serbest kalsalar da orduevlerinden atılan emekli amirallerimiz!

Yani efendim bu gece serbest kalan ve “Birilerinin” “Yaptığı gazetecilikti” diyerek “Demokrasi kahramanı” ilan etmeye kalktığı Ahmet Altan ve ekürisi Nazlı Ilıcak’ın tahliyesi hiç de öyle “Tesadüfi” bir zamanlama ile gerçekleşmemiştir.

AKP Montrö Açıklaması nedeni ile emekli generalleri oluşan kamuoyu tepkisi nedeni ile tutuklayamamış ama bu kadar “Gümbürtü koparttıktan” sonra “RÖVANŞ” olarak attığı manşetler ile bu emekli amirallerimizi ERGENEKON VE BALYOZ KUMPASI’nda Silivri Zindanı’na gönderen Ahmet Altan’ı serbest bırakıp “Ödüllendirerek” “Sizi istesem içeri atardım atmadım ama size kumpas kuranları da serbest bıraktım” mesajını vermiştir.

AKP burada aynı zamanda arasının uzun zamandır bozuk olduğu liberallere de göz kırpmaktadır ama asıl mesaj Montrö Bildirisi’ni imzalayan emekli amirallere ve onları destekleyenlere verilmiştir.

Ve Ahmet Altan’ın tahliyesi kendisi için bir büyük “Piyango” iken AKP için ise bir “Rövanştır”

Şimdi asıl soru şudur: “AKP bu rövanş mesajının devamını getirecek mi?”

Bu sorunun cevabını almak için çok bekleyeceğimizi ise hiç sanmıyorum…

_______________________________________________________________________________________________

BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞE DESTEK OLMAK İÇİN;

“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan, bağımsız ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan, Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir, DİJİTAL KİTAPLARIMIZDAN (e-kitap) satın alabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi  belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”

DİJİTAL BOOK STORE SANAL KİTABEVİ:

https://www.shopier.com/ShowProductNew/storefront.php?shop=dijitalbookstore&sid=d2FqS25GbkNlRDh0dW5ucjBfLTFfIF8g

YOUTUBE KANALI LİNKİ:

https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w

 

Okumaya Devam Et







Popüler

%d blogcu bunu beğendi: