Celal Eren ÇELİK
Türkiye AKP yönetiminde olduğu dönemde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne kiralık olarak alınan araçların belediye ile alakalı olmayan çeşitli kurum ve kuruluşlara tahsis edildiğini ilk kez 13 Mart 2020 tarihinde BirGün Gazetesi’nden Uğur Şahin’in haberi ile öğretiyor ve haber kamuoyunda büyük ses getiriyordu.
Uğur Şahin bu haberinde İBB Bilgi İşlem Daire Başkanlığı ile Destek Hizmetleri Daire Başkanlığı’nın yürüttüğü soruşturmanın sonuçlarına ulaşıyor ve haberinde aşağıdaki şekilde İBB’den tahsis edilen araçları şöyle listeliyordu:
11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül: 7 araç
Cumhurbaşkanlığı: 232
15 Temmuz Şehitleri Derneği: 7
Başbakanlık: 5
AKP Genel Başkan Yardımcılığı: 5
AKP Genel Merkezi: 6
AKP İl Başkanlığı: 51
AKP Silivri İlçe Başkanlığı: 2
Başbakanlık: 43
Erok Spor Kulübü: 2
Irak Devlet Başkanı: 6
Okçular Vakfı Spor Kulübü: 3
TBMM Başkanlığı: 36
Sıcak Yuva Vakfı: 2
Sekbanlar Spor Kulübü: 2
TÜGVA: 5
O haberin linkini de buraya bırakalım:
https://www.birgun.net/haber/ibb-nin-araclari-akp-ye-verilmis-291576
BirGün Gazetesi’nden Uğur Şahin’in haberinin üzerinden 1 sene geçmesinin ardından dün de Yeniçağ Gazetesi’nden Murat Ağırel konuyu yeniden gündeme getirerek bu listeyi bir kez daha yayınladı ve kıyamet bir kez daha koptu. Biraz da unutkan bir toplum olduğumuz için bu haberin 1 sene önce de gündeme geldiğini unutan kamuoyu tepki gösterdi,1 sene önce BirGün Gazetesi konuyu gündeme getirdiğinde bir açıklama yapmayan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu bu kez açıklama yaparak “Evet bu liste doğrudur” dedi.
Şimdi efendim BirGün Gazetesi’nden Uğur Şahin’in haberi ile Yeniçağ Gaszetesi’nden Murat Ağırel’in yayınladığı liste aynıydı aynı olmasına ama ismi cismi duyulmamış bir vakfın 2 listede de var olmasına rağmen 1 sene önceki haberde bu vakfa 2 araç tahsisi yapıldığı ifade edilirken,1 sene sonra Murat Ağırel’in yazısı sonrasında İBB’nin açıkladığı resmi listede bu vakfa tahsis edilen araç sayısının 2 değil 6 olduğu ortaya çıkıyordu.
O vakfın adı: “SICAK YUVA VAKFI”
Peki kimdi,neyin nesiydi bu “SICAK YUVA VAKFI” ne gibi ulvi (!) hizmetler yapıyordu da kendisine İBB’den 6 araç tahsis ediliyordu ve tabii işin enteresan tarafı biz bu vakfı neden daha önce hiç duymamıştık,neden bir etkinliğine rastlamamıştık?
Tabii sevgili okurlarımız biz “İsmi cismi duyulmamış” diyoruz ama araştırmaya başlayınca bu SICAK YUVA VAKFI’nın hiç de öyle basit bir vakıf olmadığı ve aslında girift ilişkiler ağının ve çok önemli iddiaların tam da odağında bir vakıf olduğu ortaya çıkıyor.
Evet efendim şimdi sizlerle bu SICAK YUVA VAKFI’na yakından bakacağız ve tabii bu mercek altına aldığımız noktada da vakfımızın “MÜTEVELLİ HEYETİ”nden başlayacağız işe…
Emin olun okuduklarınız başınızı döndürecek,baştan uyaralım ve yazımızın bundan sonraki kısmına geçelim…
YILDIZLAR GEÇİDİ GİBİ MÜTEVELLİ HEYETİ…
Tarih yaprakları 2015 yılının Haziran ayını gösterdiğinde Türkiye’yi seçim heyecanı sarmıştır.Vatandaşlar heyecanlıdır heyecanlı olmasına ama partilerde vekillik için “Aday adayı” olan isimlerde heyecan bir kat fazla yaşanmakta, aday adayı olarak başvurusunu yapan isimler listelerde sıralamaya konulup konulmayacaklarını öğrenmek için büyük bir merak içerisinde aday listelerinin açıklanmasını beklemekteydiler.
Bu aday adaylarından birisi de Prof.Dr. Yunus Söylet’ti… Prof.Dr.Yunus Söylet AKP’den milletvekili adayı olabilmek için İstanbul Üniversitesi rektörlüğü görevinden istifa etmiş ve aday adayı olmuştu.İşin açıkçası kendisinden de,sıralamaya konulacağından da çok emindi. Herkes de Prof.Söylet’in kazanacak bir sıradan milletvekili adayı gösterilmesini bekliyordu.
Ama listeler açıklandığında Prof.Dr.Yunus Söylet’in AKP tarafından milletvekili adayım olarak listeye alınmadığı ortaya çıkacaktı. Prof.Dr.Yunus Söylet tam tabiri ile “Dimyat’a pirince giderken,evdeki bulgurdan olmuş” ve vekil olacağım derken elindeki rektörlüğü de kaybetmişti.
İşte bu Prof.Dr.Yunus Söylet SICAK YUVA VAKFI’nın Mütevelli Heyeti üyesidir.
***
AKP’nin Genel Başkan Vekili olan Numan Kurtulmuş’un ailesi köklü bir ailedir. Numan Kurtulmuş’un babası Niyazi İsmail Kurtulmuş muhafazakar kesimin en önemli isimlerinden birisi İlim Yayma Vakfı kurucusu olan bir isimdir.
Şimdi efendim Numan Kurtulmuş’un babasının 3 erkek 1 de kız kardeşi bulunmaktadır. Niyazi İsmail Kurtulmuş’un tek kız kardeşi olan Rüveyda Kurtulmuş ise yine muhafazakar camianın son derece iyi tanıdığı Asım Taşer ile evlenerek dünya evine girmiştir.
Asım Taşer de tıpkı Numan Kurtulmuş’un babası Niyazi İsmail Kurtulmuş gibi İlim Yayma Cemiyeti kurucusudur ve dostlukları da buradan başlamıştır.
Asım Taşer-Rüveyda Kurtulmuş çifti evlendikten sonra nur topu gibi bir erkek çocuk dünyaya getirirler.Çocuklarının ismi Ömer olacaktır…
Ömer Taşer aradan geçen yıllar sonrasında büyür,başarılı bir öğrencilik hayatı sonrasında dayısı Niyazi İsmail Kurtulmuş gibi doktor olur.
Türkiye Futbol Federasyonu2nun uzun yıllar Sağlık Kurulu Başkanlığı’nı yapan isim işte o Ömer Taşer olacaktır.
Prof.Dr.Ömer Taşer,Numan Kurtulmuş’un halasının oğludur ve aynı Prof.Dr.Ömer Taşer SICAK YUVA VAKFI’nın da Mütevelli Heyeti Üyesi’dir!
***
Türk edebiyatının en önemli isimlerinden birisi hiç şüphesiz Cemil Meriç’tir. Cemil Meriç yıllar sonra aniden muhafazakar kesimlerin sahiplendiği bir isim olacaktır.Oysa Cemil Meriç hayattayken sol bir görüşe sahip olmasına rağmen kendisinin yazılarına dönemin sol dergi ve gazeteleri yer vermeyince kendisine muhafazakar yayın organları kapılarını açmış ve Cemil Meriç de mali sıkıntılarını giderebilmek adına yazılarını bu muhafazakar yayınlarda yayımlamak zorunda kalmıştır. Ve ondan sonra da muhafazakar camia Cemil Meriç’i sahiplenmiş ve “Bayrak” haline getirmiş, bu durum AKP ile birlikte zirveye ulaşmıştır.
Şimdi “Arkadaş sen bize SICAK YUVA VAKFI’nı anlatıyordun,ne alaka şimdi Cemil Meriç?” demeyiniz zira kazın ayağı öyle değil…Devam edelim biz.
Tarih yaprakları 2000’i gösterirken İBB’de Ümit Meriç isimli bir akademisyen görev yapmaya başlar. İBB’de ne kadar kültür projesi varsa Ümit Meriç oraya atanmaktadır…Hatta 2010 Avrupa Kültür Başkenti etkinlikleri çerçevesinde kurulan 2010 İstanbul Avrupa Kültür Başkenti Merkezi Projesi’nin koordinatörü yine Ümit Meriç isimli bu genç akademisyendir.
2018 yılında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bir kararname ile Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu’na bir atama gerçekleştirir. Evet tahmin edeceğiniz üzere Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu’na atanan o isim yine Ümit Meriç olacaktır.
Ümit Meriç sıradan bir akademisyen değildir. Zira kendisi Türkiye’deki ilk 2 türbanlı profesörden bir tanesidir. Ama Prof.Dr. Ümit Meriç2in bir özelliği daha vardır, kendisi AKP’nin adeta “Bayrak yaptığı” ünlü yazar Cemil Meriç’in kızıdır.
Ve o Prof.Dr. Ümit Meriç aynı zamanda SICAK YUVA VAKFI Mütevelli Heyeti Üyesi’dir…
***
Şimdi efendim biliyorsunuz AKP’de yerel seçimlerden bir süre önce birden bire “Metal yorgunluğu” olan belediye başkanları belirlenmiş, pek düşünceli AKP yönetiminin bu büyükşehir belediye başkanlarının daha fazla yorulmasına gönlü el vermeyince İstanbul ve Ankara başta olmak üzere bu “Yorulan” belediye başkanlarına “Hadi siz dinlenin” denilerek görevden istifa etmeleri sağlanmıştı.
İşte o dönemde İBB Başkanlığı görevine Başakşehir Belediye Başkanlığı görevini yapmakta olan Mevlüt Uysal İBB Meclis Üyeleri arasından yeni başkan olarak seçilmişti.
Mevlüt Uysal ile Recep Tayyip Erdoğan’ın yolu aslında çok eskilerden bu yana kesişmekteydi. Erdoğan’ın siyasi yasağının kaldırılarak Siirt’ten “Enişte” olarak Meclis’e geldiği tekrar seçimlerinde seçim ofisinde Mevlüt Uysal gecesini gündüzüne katarak en çok çalışan 2 isimden birisiydi. Diğer isim ise Nurettin Ertemel’di.
Daha sonra Mevlüt Uysal Başakşehir Belediye Başkanı olurken,Nurettin Ertemel ise önce Başbakanlık Müşaviri olmuş,sonrasında ise Başakşehir Belediyesi’nde Mevlüt Uysal’ın yardımcılığı görevini üstlenmişti.
Uysal İBB Başkanı olunca Nurettin Ertemel bu kez de İBB Başkan Danışmanı görevine getirilmişti.
Şimdi sizleri gerçekleşen son yerel seçimlere götüreceğiz…
AKP seçimi kaybettiği anda YSK’ya Büyükçekmece’de usulsüzlük yapıldığı iddiası ile itirazda bulununca Ekrem İmamoğlu katıldığı bir televizyon yayınında çok enteresan bilgileri Türkiye ile paylaşıyordu… İmamoğlu “Büyükçekmece’ye Kamiloba, Gümüş 1 sokakta no 12’de tam 11 kişi aynı adrese kayıt yapılıyor.” İşte efendim Ekrem İmamoğlu o adrestekilerin isimlerini de veriyordu ve aynı adresteki isimler arasında kimler vardı dersiniz? Başakşehir Belediye Başkan Yardımcısı Nurettin Ertemel ve Başakşehir Belediyesi’nin bir diğer belediye başkan yardımcısı Hüseyin Sevim.
Şimdi bu kadar şeyi tabii ki boşuna yazmadık buraya…
İBB’nin Başakşehir Belediyesi’nin eski Başkanı Mevlüt Uysal da, aynı adreste seçmen gözüken 11 kişi içerisindeki 2 başkan yardımcısı Mevlüt Uysal’ın Siirt seçimlerinden bu yana kader arkadaşı olan Nurettin Ertemel de, diğer başkan yardımcısı Hüseyin Sevim de SICAK YUVA VAKFI’nın Mütevelli Heyeti Üyesi…
Bu isimlere Nurettin Ertemel’in kardeşi Av.Yusuf Ertemel’i de ekleyerek ve onun da vakfın mütevelli heyeti üyesi olduğunu belirterek vakıftaki “BAŞAKŞEHİR GRUBU”nu tamamlayabiliriz…
Bu “BAŞKŞAHİR BELEDİYESİ GRUBU” tanımını neden e özellikle kullandığımızı yazının sonunda çok daha net anlayacaksınız…
***
Malumunuz KIZILAY ile ilgili başta ENSAR VAKFI skandalı olmak üzere bir çok skandalı bu satırların yazarı olarak bizzat ortaya çıkarttım. O dönemde ortaya çıkarttığımız ve KIZILAY Başkanı Kerem Kınık tarafından yalanlanınca da belgelediğimiz “Danışmanlara yüksek maaş” skandalı da önemli haberlerden birisiydi.
Şimdi efendim KIZILAY’da 2012 yılından sonra Genel Başkan Danışmanlığı yapan bir isim var: Nörolog Akupunkturist Ali Akben…
İşte Ali Bey de o “Ballı kaymaklı” danışman maaşlarından aldı mı bilinmez lakin bildiğimiz ve kesin olan şey kendisinin aynı zamanda SICAK YUVA VAKFI’nın Mütevelli Heyeti üyesi olduğu…
KIZILAY’da yüksek “Huzur hakkı” maaşları aldıklarını belgeleri ile ispat ettiğimiz yönetim kurulu üyelerinden en önemli isim ise Kızılay Genel Başkan Yardımcısı İsmail Hakkı Turunç’tu.
Evet efendim İsmail Hakkı Turunç’da SICAK YUVA VAKFI’nın mütevelli heyeti üyesi.
***
Şimdi efendim sizinle bundan tam 146 yıl öncesine gideceğiz..
O zamanlar fakire,fukaraya ücretsiz sağlık hizmeti vermesi için bir hastane kuruluyor: Bezmialem Valide Sultan Vakıf Gureba Hastanesi. Bu hastane yıllarca hasta olup da tedavi olacak parası olmayan yoksulun,garibanın tek umudu oluyor ve fakirlere şifa dağıtıyor…
AKP iktidara geldikten sonra ise enteresan işler olmaya başlıyor…
Önce Bezmialem Üniversitesi adı altında bir özel vakıf üniversitesi kuruluyor… Sonrasında Vakıf Gureba Hastanesi’nde bir “Hareketlilik” başlıyor… Devlet uzun zamandır adeta unuttuğu hastaneyi birden bire yeniden hatırlayıveriyor… Tabii herkes sevinçli yenilenmiş hali ile yoksullara hizmet verileceği için..
Ama AKP’nin aklındaki durum bambaşka…
Vakıf Gureba Hastanesi devlet tarafından yenileniyor ve son derece iyi bir duruma getiriliyor getirilmesine ama bu yenilenmenin sebebi hikmeti de kısa süre sonra ortaya çıkıyor…
AKP 135 yıllık koca bir çınarı 2010 yılının Ekim ayında yandaş üniversitesi Bezmialem Üniversitesi’ne veriyor…
AKP tüm bunları yaparken Vakıf Gureba Hastanesi’nin en etkili ismi olarak bilinen ve 1988 yılından beri Yeşilay Genel Başkan Yardımcısı olan,1988-1998 yılları arasında FETÖ’nün en önemli yayın organı ZAMAN GAZETESİ’nin Sağlık Köşesi’ni idare eden ve 1992 yılından bu yana da Vakıf Gureba Hastanesi’nin Psikiyatri Klinik Şefi olan Prof.Dr.Sefa Saygılı tek kelime edip itirazda bulunmuyor.
Hastaneyi devralan Bezmialem Üniversitesi durumdan gayet memnun… Bezmialem Üniversitesi’nin Mütevelli Heyeti2nin en önemli ismi ise hiç şüphesiz aynı zamanda üniversitenin başkanvekilliğini de yapan Av.Ali Cahit Polat. AKP’ye yakınlığı ile bilinen Av.Ali Cahit Polat tüm işlemler tereyağından kıl çeker gibi halledilir ve hastane jet hızı ile üniversiteye devredilirken son derece keyifli.
Bu arada Vakıf Gureba Hastanesi Bezmialem Üniversitesi’ne devrediliyor devredilmesine ama hastanedeki “Hareketlilik” bitmek bilmiyor…
Ve bir gün hastanenin en önemli birimi olan Radyoloji servisinin işletmesi “Satışa” çıkartılıyor… Sessiz sedasız kimsenin haberi olmadan yapılan ihaleye tek bir firma katılıyor,zira ihale şartnamesi adrese teslim şekilde bu firmaya göre hazırlanmış. Örneğin ihaleye girecek firmalar için bu sadece bu firmanın yerine getirebileceği 128’lik tomografi cihazı şartı zorunlu tutulmuş…
Neyse efendim tabii bu firma daha doğrusu bu hastane ihaleyi alıyor ve Vakıf Gureba Hastanesi’nin radyoloji bölümünün yeni sahibi oluyor… İhaleyi alan firma ise “Erdoğan aşığı” yandaş işadamı Ethem Sancak2ın MEDİCAL PARK HASTANESİ’nden başkası değil…
“Arkadaş iyi güzel de bizim konumuz ile Vakıf Gureba Hastanesi’nin bu talan öyküsünün ne alakası var?” diyecek olursanız hemen anlatalım…
Efendim Vakıf Gureba Hastanesi’nin Psikiyatri Klinik Şefi, uzun yıllar YEŞİLAY Genel Başkanlığı Yapan Prof.Dr. Sefa Saygılı da, hastanenin devredildiği Bezmialem Üniversitesi Mütevelli Heyeti Üyesi ve Üniversitenin Başkan Vekili Av.Ali Cahit Polat da, Vakıf Grureba Hastanesi’nin raduoloji servisinin işletmesini “Adrese teslim ihale” ile satın alan MEDİCAL PARK HASTANE zincirinin sahibi yandaş iş adamı Ethem Sancak da SICAK YUVA VAKFI’nın Mütevelli Heyeti üyeleri!
Yani yollar bakın nasıl da kesişiyor… Tabi tamamen tesadüf bunlar…
***
AKP iktidarı döneminde özellikle 2007-2009 yılları arasında en tartışmalı kurumlardan birisi de verdiği “SKANDAL ÖTESİ” raporlar ile Adli Tıp Kurumu olmuştu.
Münevver Karabulut cinayeti raporu,Hüseyin Üzmez için cinsel istismar davasında verilen ilk rapor kamuoyunda infial yaratmış ve kurum tarihinde hiç olmadığı kadar yıpranmış ve zedelenmişti.
Bir süre sonra Adli Tıp Kurumu ile ilgili bir skandal daha patlak verdi. Adli Tıp Kurumu Başkan Yardımcısı Mustafa Okudan’ın eşiyle kavgası sonrası hukuki süreçte hakaret davasından ceza almaktan kurtulmak için kendisine “ŞİZOFREN” raporu aldığı ortaya çıkmıştı.
İşte kendisine “ŞİZOFREN” raporu alan Adli Tıp Kurumu Başkan Yardımcısı Mustafa Okudan 2009 yılında görevden alındı.
Ama biz skandal kararlara imza atan Adli Tıp Kurumu2nun başkan yardımcılığını yapan Mustafa Okudan ismini SICAK YUVA VAKFI Mütevelli Heyeti Üyesi olarak görüyoruz.
Adli Tıp Kurumu’na 2015 yılından sonra bir de Cumhurbaşkanı Recep Tayyipo Erdoğan’ın hemşehrisi isim Başkan Yardımcısı olarak atandı,o isim Hızır Aslıyüksek oldu. Aynı Hızır Aslıyüksek de SICAK YUVA VAKFI’nda karşımıza Mütevelli Heyeti üyesi olarak çıkmakta.
***
Şimdi bakınız efendim 13 Mart 2020 tarihinde,yani BirGün Gazetesi’nden Uğur Şahin2in İBB’den çeşitli kurum ve kuruluşlara araç tahsisi yapılmasını haber yapmasının hemen ardından bu “Araç tahsisinde bulunulan” kurumlardan dikkat çeken ESENLER EROK SPOR ile ilgili “SİZ HİÇ ESENLER EROKSPOR DİYE BİR TAKIM DUYDUNUZ MU?” başlıklı bir yazıyı kaleme almıştım.
O yazıda Esenler Erokspor’un Recep Tayyip Erdoğan’ın ilk formasını giydiği kulüp olduğundan ve AKP’nin seçim koordinasyon merkezinin finansörü olan, AKP’ye binasını kiraladıktan sonra jet hızı ile yükselen TOYA GAYRİMENKUL’ün sahibi Zafer Topaloğl’nun nasıl bu kulübün başkanlığına getirildiğini ve ilişkiler ağını yazmıştım.
O yazımızın linkini de buraya bırakalım:
https://www.siyasetcafe.com/siz-hic-esenler-erokspor-diye-bir-takim-duydunuz-mu-3246yy.htm
İşte İBB tarafından 6 araç tahsis edilen bir başka kurum olan ESENLER EROKSPOR’un başkanı Zafer Topaloğlu aynı zamanda SICAK YUVA VAKFI’nın da Mütevelli Heyeti üyesi!
***
Efendim bu güzide vakfımızın kuruluş tarihi 2004… Kuruluşunun üzerinden tamı tamına 17 sene geçen vakfın bu süre zarfında 2 tane “Suriyeli çocuklar” temalı projesi dışında tek bir faaliyeti yok…
Şimdi sizleri bundan 6 yıl öncesine götürüyoruz…
Tarih 24 Ekim 2015 Cumartesi
Mekan:Başakşehir Şark Sofrası
2014 seçimlerinde CHP’den Başakşehir Belediye Başkan Adayı olan Özgür Karabat bu kez 2015 Kasım seçimleri öncesinde İstanbul 3. bölge miletvekili adayı olarak seçim gezisinde bir kahvaltı düzenliyor…
Ve Özgür Karabat bakın bu kahvaltıda SICAK YUVA VAKFI ile ilgili neler söylüyor:
“Başakşehir’de konut projesi yapmayı düşünen firmalar Sıcak Yuva Vakfı’nın sıcak koridorlarından geçmek zorunda bırakılıyor”
Kaynak:istanbultimes.com-25 ekim 2015- Karabat: “Uysal,Başakşehirlilere verdiği sözü tutmuyor”
Daha sonra CHP Milletvekili seçilen Özgür Karabat aslında açıkça diyor ki “Başakşehir’de inşaat yapacak müteahhitler önce bu vakfa bağış adı altında para veriyor”
Peki Karabat’ın bu sözlerine bir yalanlama,bir tekzip geliyor mu vakıftan yahut Başakşehir Belediyesi’nden? Hayır… Karabat’ın iddialarını dile getirdiği bu habere ise erişim yasağı falan da gelmemiş halen ulaşılabilir durumda.
***
Tabii bunca şeyi yazdık çizdik ama bazı “Dikkatli” okurlarımızın dikkatini çekmiştir ve şimdi bize “Arkadaş iyi güzel de sen bize bu vakfın hep Mütevelli Heyeti üyelerini yazdın. Vakıflarda önemli olan mütevelli heyeti başkanı değil mi? Bu vakfın bir mütevelli heyeti başkanı yok mu? Onu neden yazmıyorsun?” diye sorduklarını duyar gibiyiz…
Evet efendim haklısınız haklı olmasına da biz de “Turbun büyüğünü heybede” bırakıp en sona sakladık güzide vakfımızın mütevelli heyetinin başkanını…
Bu pek güzide “SICAK YUVA VAKFI” mızın hem kurucusu hem de,Mütevelli Heyeti Başkanı bizzat Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan!
Ben söylemiyorum vakfın kendi resmi vakıf senedi söylüyor,buyurun bu da belgesi.
“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan, bağımsız ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan, Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir, DİJİTAL KİTAPLARIMIZDAN (e-kitap) satın alabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”
DİJİTAL BOOK STORE SANAL KİTABEVİ:
YOUTUBE KANALI LİNKİ:
https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w
[…] https://haberalternatif.com/ibbnin-aracivakiflarin-haraci/ […]