Haber Alternatif
  • ANASAYFA
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • MEDYA
  • SPOR
  • DIŞ BASIN
  • ÖZEL HABER
  • KÖŞE YAZILARI
Sonuç Yok
View All Result
  • ANASAYFA
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • MEDYA
  • SPOR
  • DIŞ BASIN
  • ÖZEL HABER
  • KÖŞE YAZILARI
Sonuç Yok
View All Result
Haber Alternatif

İSTİHBARAT DÜNYASININ “CAMBAZI” ÖLDÜ MÜ,ÖLDÜRÜLDÜ MÜ?/ DOSYA HABER

22/03/2026 16:55
Kategori: KÖŞE YAZILARI
A A
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsapp'ta Paylaş

Celal Eren ÇELİK

Sevgili okurlarımız malumunuz Türkiye’deki sıcak gündem bizi kendi iç siyasetimizin günlük çekişme ve tartışmalarına o kadar boğuyor ki kafamızı kaldırıp normal şartlarda özellikle de Ortadoğu ile falan ilgilenemiyoruz…

Ne zaman ki İran-ABD-İsrail arasında patlak veren savaş yaşanmaya başladı güvenlik uzmanlarımız (!) bir anda hepsi Ortadoğu uzmanı kesilerek ekranlarda haritalar üzerinde analiz kasmaya başladılar.

Oysa yaşanan son gelişmelerin ardından hemen yanı başımızda Ortadoğu’da yeni dengeler oluşup, kartlar yeniden karılırken bölge adeta emperyal devletlerin ajan ve “Çifte ajanlarının” cirit attığı bir alana dönüşmüş durumda… Zaten pek çok savaşın “Ön altyapı çalışmalarını da” işte bu “Çifte ajanlar” yapıyor ve zemini bu savaşlara hazır hale getiriyorlar.

Bundan tam 1 yıl önce ise casusluk dünyasının efsanelerinden birisi olan ve “Çifte ajanlık” konusunda bir “Master Degree” markası Oleg Gordievsky, Londra’nın yakınlarındaki Surrey bölgesinde yaşadığı evde 86 yaşında “Ölü bulundu”…

Şimdi tabii “Arkadaş adam gelmiş 86 yaşına tabii ölecek kazık mı çakacaktı Dünya’ya?” diyerek bunun sıradan bir ölüm olduğunu savunabilirsiniz ama işin perde arkası biraz daha tuhaf.

Zira daha 2008 yılında Londra’nın göbeğinde Rus gizli servisi Gordievsky’i zehirleyerek öldürmek istemiş ama Gordievsky zehirlenmenin etkisinden İngiliz istihbaratının zamanında müdahalesi ve yoğun bir tedavi ile kurtulabilmişti.

Yani soğuk savaşın bitmesi,SSCB’nin dağılması falan geçiniz efendim… Rusya hala Gordievsky’nin peşindeydi,izini sürmekteydi ve öldürmek için pusuda beklemekteydi ve bu gün bize “Gayet normal öldü kendisi ama nasıl öldüğünü bilen yok ölü bulundu” diyorlar ve buna inanmak zor oluyor hali ile…

Peki Ortadoğu alev topu halinde kartların yeniden dağıtıldığı bir dönemden geçerken Londra’da bir anda Allah’ın hikmeti olarak “Ölü bulunan” Oleg Gordievsky neden bu kadar önemli ve bir ajandan “Ötesi”? Neden Ruslar SSCB yıkılmasına rağmen hala kendisinin peşindeydi? Gordievsky hangi sırları taşımaktaydı?

O zaman bu kadar peşrev yeter diyoruz ve yazımıza geçiyoruz…

*****

Tarih yaprakları 1938’i gösterdiğinde Moskova’da yaşayan ve SSCB İçişleri Halk Komiserliği (NKVD) bünyesinde çalışıp,hapisaneleri denetlemekle görevli bir memurun çocuğu Dünya’ya geldi… Bu çocuk ilerleyen yıllarda adını Sovyet ve Dünya istihbarat tarihine yazdıracak Oleg Gordievsky’den başkası değildi.

Gordievsky öğrenciliğinin ilk yıllarından itibaren hep çok parlak bir öğrenci olarak dikkat çekti. Bu başarılı öğrencilik yılları kendisini Rusya’nın ve hatta Avrupa’nın en seçkin ve prestijli okullarından birisi olan Moskova Uluslararası İlişkiler Üniversitesi’ne taşıdı.

Aslında Gordievsky’nin mesleki kariyeri bu okula başlaması ile belli olmuştu diyebiliriz zira bu okul SSCB devleti tarafından kontrolü SSCB Dışişleri’ne verilmiş bir okuldu.

Bunun sebebi ise bu okuldan yetişen üst düzey öğrencilerin SSCB’nin üst düzey dışişleri ve KGB kadrolarını oluşturuyor olmasıydı. Nitekim 1961 yılına gelindiğinde Oleg Gordievsky de bu kervana katılarak KGB’ye adımını atıyordu…

Genç,idealist ve Komünist sistem hayranı Oleg Gordievsky henüz 23 yaşındayken KGB adına ilk görev yeri olarak o dönemler “Demir Perde” ülkesi olarak sosyalist sistemin hüküm sürdüğü ve 2.Dünya Savaşı sonrasında Sovyetler Birliği nüfuz alanına bırakılmış olan Doğu Almanya’ya gönderildi.

Gordievsky Doğu Almanya’daki görevin yapmak üzere bu ülkeye gittiğinde Berlin Duvarı tamamlanmak üzereydi. Gerek Berlin Duvarı ile aslında bir milletin birbirinden sistemler nedeni ile ayrılması,gerekse Doğu Almanya’da göreve başladığı dönem sonrasında yaşanan bazı olaylara şahit olması Oleg Gordievsky’nin kafasında “İdealize ettiği” komünist sistem hakkında soru işaretlerinin oluşmasına neden olacaktı.

Kafasında Komünizm ile ilgili pek çok soru işareti beliren ve içten içe sistemi sorgulamaya başlayan Gordievsky’nin Doğu Almanya sonrasındaki görev yeri ise Çekoslavakya’nın başkenti Prag olarak belirlendi ve Gordievsky artık daha tecrübeli bir KGB ajanı olarak Prag’ın yolunu tuttu…

****

Tarih yaprakları 20 Ağustos 1968’i gösterdiğinde Dünya siyaset sahnesinin ortasına adeta bir bomba düşerken Oleg Gordievsky’nin hayatında da ilk büyük kırılma yaşanacaktı…

20 Ağustos 1968’i 21 Ağustos 1968’e bağlayan gece SSCB,Polonya,Macaristan,Bulgaristan ve Doğu Almanya’dan oluşan 5 Varşova Paktı üyesi ülke Çekoslovakya’ya girerek bu ülkeyi işgal etti.

Yıldırım hızı ile tamamlanan operasyonun adı “OPERASYON TUNA” olarak belirlenmişti. İşgal harekatı 137 Çekoslovak sivilin ölümüne,500’den fazla kişinin ağır yaralanmasına yol açarken Rus tankları çoktan Prag meydanına girmişti bile.

İşte yaşanan bu son olayla birlikte Oleg Gordievsky’nin Komünist sisteme olan tüm inancı bitti,yıllardır anti-emperyalizm üzerine kurulmuş olan Sosyalist-Komünist öğretiyi devlet ideolojisi haline getiren SSCB’nin Prag işgalini Gordievsky “Sistemin yalanı” ve bu sistem ile yönetilen SSCB’nin de aslında ABD’den farkı olmayan bir emperyalist devlet olduğu şeklinde değerlendirdi.

Dünya genelinde sosyalist görüşe inanmış pek çok kişi için de hayal kırıklığı olan Prag işgali sonrasında Dünya solu bu işgali tartışmaya başlarken işgale karşı olanlar çeşitli protestolar ile buna tepkilerini gösteriyorlardı…

Ancak Gordievsky’nin elinde çok daha güçlü bir silah, kafasında ise tehlikeli olduğu kadar çok önemli bir plan bulunuyordu…

****

Gordievsky artık “İkili ajan” olarak SSCB’nin planlarını batıya sızdırmaya karar vermişti ve bu kararın dönüşü olmayacağını kendisi de gayet iyi biliyordu…

Oleg Gordievsy artık “Çifte ajanlık” yapabilmek için adeta fırsat kollamaktadır…Aradığı fırsat ise KGB sorumlusu olarak gönderildiği Danimarka’nın başkenti Kopenhag’da 1974 yılında karşısına çıkacaktır.

Bu ülkede önce Danimarka istihbarat servisi DSIS ile ile irtibat kuran Gordievsky, Danimarka istihbaratının bu önemli ajanın bilgilerinin soğuk savaş şartlarında ne kadar büyük önem taşıdığını ve deyim yerindeyse “Kendilerini aştığını” kısa sürede fark edince Gordievsky’nin İngiliz istihbaratı ile temasa geçmesini sağlayacaktır.

Oleg Gordievsky,Danimarka’da İngiliz istihbaratı ile ilk temasını “Dick” kod adlı bir İngiliz istihbaratçısı ile kurar. O’na verdiği bilgiler o dönem için o kadar çarpıcıdır ki derhal İngiliz gizli servisi MI5 ile temas kurması sağlanır.

Ancak Oleg Gordievsky’de bulunan bilgilerin ve ulaşması muhtemel Sovyet sırlarının önemi göz önüne alınarak çok kısa süre sonra MI5 yerine doğrudan İngiliz Dış İstihbarat Birimi MI6 ile temas kurmasının önü açılır.

Evet,Oleg Gordievsky bundan böyle hem İngiltere hem de SSCB adına çalışan ve SSCB’nin son derece önemli askeri,politik ve istihbari bilgilerini İngiltere üzerinden NATO ülkelerine sızdıran isim olacaktır.

Kısa bir süre sonra Oleg Gordievsky biraz da kendi çabaları ile 1982 yılında KGB’nin Londra’daki en üst düzey isimlerinden birisi olarak İngiltere’ye atanır. Artık “KGB Londra Yerleşik Büro Şefi” ve bir KGB Albayıdır…

KGB ise SSCB’nin dağılmasına giden süreçte nasıl bir hata yaptığının farkında bile değildir.Bu esnada Gordievsky NATO ülkelerine SSCB’nin üzerinde çalıştığı “Önleyici Nükleer Saldırı” programı hakkında çok önemli bilgiler vermiş,NATO’nun Soğuk Savaş yıllarında gerçekleştirdiği en stratejik ve önemli tatbikatlardan olan Archer 83 Able tatbikatı yine Gordievsky’nin sağladığı istihbarat bilgilerine göre simüle edilmiştir.

Ama herşeyin İngiltere ve Gordievsky adına yolunda gittiği düşünülen bu dönemde aslında bilinmeyen bir şey vardı: CIA,Gordievsky’nin SSCB istihbaratı KGB’nin bilgilerini MI6’a sızdırdığını öğrenmiştir.

Ve tarih yaprakları 1985’i gösterdiğinde bir başka “Çift taraflı ajan” olan ve SSCB’ ile KAGB’ye bilgi sızdıran CIA ajanı Aldrich Ames,KGB’ye Oleg Gordievsky’nin MI6 adına çalıştığı bilgisini verdi. 1985 yılına yaklaşılırken Gordievsky’den şüphlenmeye başlamış olan KGB için artık şüpheye yer yoktu ve gereken yapılacaktı…

****

1985 yılının Mayıs ayının sonuna yaklaşılırken Oleg Gordievsky için gayet rutin bir şekilde başlayan gün, Moskova’dan kendisine gelen bir telefonla değişecekti…

Moskova KGB merkezinden aranan Gordievsky’e KGB’de terfi aldığı ve bu terfi için gerekli prosedür evrakları imzalamak üzere en kısa sürede Moskova’ya gelmesi talimatı iletilmişti.

Yaşanan bu ani gelişmeyi MI6 yetkilileri ile paylaştığında,MI6 durumdan şüphe ederek Gordievsky’e bunun bir tuzak olabileceğini ve Moskova’ya dönmemesini teklif etseler de Gordievsky hiçbir şekilde açığa çıkmadığından emindi ve İngiliz yetkilileri de bir problem olmadığına ikna ederek 22 Mayıs 1985 günü Londra’dan kalkan uçak ile Moskova’ya uçtu.

Ancak Gordievsky de,Moskova’ya indiğinde ise bir tuhaflık olduğunu sezmişti… Zira KGB’nin bu tip üst düzey görevlileri yurt dışından geldiği zaman en az 5 kişilik özel bir ekip tarafından karşılanır ve doğruca KGB merkezine götürülürdü.

Oysa Gordievsky Moskova’ya indiğinde kendisini karşılamaya gelen kimse olmamıştı. Gordievsky havaalanı dışında bulduğu bir taksi ile doğruca evinin yolunu tuttu. Gordievsky’nin evinin girişinde 3 ayrı kapı bulunmaktaydı.

Gordievsky bu kapıların ikisini kilitler, sonuncusunun kilidini ise her zaman açık bırakırdı. Gordievsky eve vardığında ilk 2 kapının kilidini açtı, anahtarını 3.kapıya sokup çevirdiğinde bu kapının da kilitli olduğunu görünce evine girildiğini anladı.

Onun evinin 3. dış kapısının son kilidini bilinçli olarak kilitlemeden çıktığını bilmeyen KGB ajanları eve girdikten sonra çıkışta o kapıyı da kilitlemişlerdi.

Gordievsky artık KGB tarafından izlendiğine de, evinde arama yapıldığına ve dinleme cihazı yerleştirildiğine de hatta kendisinin eşyaları üzerine gittiği yerlerin tespit edilebilmesi için radyoaktif toz parçacıkları serpiştirildiğinden de emindi…

Gordivesky şüphelerinde haklıydı… KGB evine girmiş,odasına ve telefonuna dinleme cihazı yerleştirmiş,elbise ve ayakkabılarına radyoaktif toz serpiştirilmişti.

KGB, Gordievsky’nin yalnız başına nereye gideceğini görmek için havaalanına kimseyi göndermemiş ama kendisini uzak takibe almayı da ihmal etmemişti.

Artık Gordievsky’nin peşinde en az kendisi kadar profesyonel meslektaşları vardı. Gordievsky apartmandan çıktığı anda çok uzun sürmeyen bir zaman sonra KGB ajanları tarafından tepesine çöküleceğini ve sıkı bir sorgunun ardından KGB’nin katı kurallarına uygun şekilde infaz edileceğinden emindi.

Çok dikkatli biçimde apartmandan çıktı…Uzun casusluk eğitimlerinde edindiği takip atlatma tekniklerini sonuna kadar kullanarak dışarıda dolaşmaya başladı.

Ama yine bir tuhaflık vardı zira Gordievsky’i tutuklamak için gelen tek bir KGB görevlisi bile yoktu. Hatta Gordievsky takip edilip edilmediğinden dahi emin değildi.

****

Gordievsky ertesi gün hiçbir şey olmamışçasına KGB karargahına giderek rapor verdi. Ancak acilen kendisini terfi prosedürlerini yerine getirmek için Londra’dan davet eden KGB yetkililerinin meşgul oldukları ve “İşlemlerinin birkaç gün sonra halledilecek” olduğu belirtilerek o zamana kadar beklemesi söylendi.

KGB,Gordievsky’nin İngilizler için çalıştığından emindi ama Moskova’da bağlantısı olup olmadığını,KGB içerisinde başka isimlerle çalışıp çalışmadığını ve kimlerle nasıl temas kurduğunu bilmiyordu. Bu nedenle Gordievsky KGB tarafından “Gözlem altına alınmıştı”…

27 Mayıs günü Gordievsky hiç beklemediği bir anda amirinden öğlen yemeği daveti aldı. Öğlen yemeği için KGB’nin “VIP” olarak tanımlanan özel mekanlarından birisine gittiler.

Ancak kısa süre sonra Gordievsky ve amirinin masasına Gordievsky’nin tanımadığı,daha önce de hiç görmediği 2 kişi gelip oturdu.Amiri bu kişilerin ismini vermezken sadece onların da KGB’den olduğunu söylemişti.

Gündüz öğle yemeği esnasında Gordievsky’nin amiri “Özel olarak getirttiğini” söylediği ve SSCB’de o dönem ancak kaçak yollardan bulunabilen iki şişe viski çıkartarak masaya koydu. İçkiler su gibi içilmeye başlandı.

Kısa süre içerisinde Gordievsky’nin bilinci kaybolmaya başlamıştı.KGB viskilere “HAKİKAT İKSİRİ” adı verilen maddeyi karıştırmıştı. O dönem KGB kimyagerleri tarafından formüle edilip yeni yeni kullanılmaya başlanan “HAKİKAT İKSİRİ” en sıkı ajanları bile adeta “Bülbüle” çeviriyordu.

Tam 5 saat sorguya çekilen Gordievsky içkisine karıştırılan güçlü ilacın etkisi ile bilinci bulanıklaşsa ve ne dediğini tam olarak hatırlamasa da tüm söylenenleri inkar etmeyi başarmıştı. Böylece Gordievsky KGB tarihinde “HAKİKAT İKSİRİ” almasına rağmen sorguda çözülmeyen ilk ajan olarak da kayıtlara geçmişti.

Gordievsky ertesi gün gözlerini hiç bilmediği bir yerde açtı… Yanında dün masaya oturan ve daha önce hiç görmediği 2 kişi vardı.Gordievsky’e tonu oldukça “Sert” olan bir konuşma yapan bu 2 kişi daha sonra beklenmedik biçimde Gordievsky’i evine gönderdi…

Gordievsky’nin eşi Leila ünlü bir Rus generalin kızıydı.Gordievsky’nin yakayı ele verdiği gün Sovyet yetkililer Londra’da Gordievsky’nin eşi Leila’yı bularak,Gorievsky’nin Moskova’da ani bir rahatsızlık geçirdiğini söyledi ve uçak biletlerini ayarladı.Leila’nın Moskova’ya dönüşü sağlandı.

Bu yaşananlardan sonra hiçbir şey olmamışçasına 1 gün daha KGB merkez ofisinde çalışan Gordievsky için büyük “Yüzleşme” daha yaşanmamıştı.

KGB ofisinde olağan bir gün gibi çalıştıktan hemen sonraki gün Gordievsky üst düzey bir KGB yetkilisi tarafından çağırıldı.

Bu yetkili Gordievsky’e “Teşkilat’a ihanet ettiğini zaten biliyoruz.Londra’daki görevinizi sonlandırmaya karar verdik. Yarından itibaren tatile çıkabilirsin. Ayrıca, bu andan itibaren Birleşik Krallık’ta hiç kimseyle iletişim kuramayacaksın!” şeklinde kısa bir konuşma yaptı,Gordievsky’e söz hakkı dahi tanımdan odasından çıkmasını istedi.

Gordievsky KGB için “İHANET” kelimesinin ne anlama geldiğini çok iyi biliyordu.O zamana dek KGB’ye ihanet eden hiçbir ajan sağ kalmamıştı. SSCB’de yahut ülke dışına kaçtığı yerlerde ama kesinlikle bulunarak infaz edilmişlerdi.

Bunu çok iyi bilen Gordievsky bu konuşmanın yapılmasının ardından o gece öldürüleceğinden çok emindi…

Öyle ya Birleşik Krallık’a çalıştığı biline biline KGB’nin kendisini “tatile gönderecek” olması çok safiyane bir beklenti olurdu. Gordievsky için artık tek bir umut vardı,o umut ise binlerce kilometre uzaklıktaki İngiltere’deydi…

Normal şartlar altında KGB’nin Gordievsky’yi çok tan infaz etmiş olması gerekmekteydi.Ancak KGB Gordievsky’yi infaz etmemişti zira görev yaptığı ülkelerin kritikliği ve Gordievsky’nin eriştiği bilgilerin önemi KGB’nin Gordievsky’nin bağlantılarını, varsa KGB içerisindeki iş birlikçilerini ve hangi bilgileri İngiltere’ye verdiğini öğrenmeleri gerekmekteydi.

Bu nedenle KGB ile Gordivsky arasında o gün itibariyle amansız bir kaçma-kovalamaca hikayesi başladı.KGB ajanları Gordievsky’i takip ediyor,Gordievsky takipten kurtulmak için tüm hünerlerini sergiliyordu.

Bu arada İngiltere’de MI6 merkezi de Gordievsky’nin açığa çıktığı bilgisini edinir edinmez alarm durumuna geçmişti.Çok uzun yıllar önce Gordievsky’nin MI6 adına çalışmaya başladığı daha ilk yıl MI6 tarafından Gordievsky’nin açığa çıkması halinde kurtarılması için bir kaçış planı hazırlanmıştı.

Ancak bu planın yürürlüğe konulabilmesi için dönemin İngiltere Başbakanı Margaret Thatcher’ın onayı olması gerekiyordu.MI6 yetkilileri konuyu ivedi biçimde Başbakanlık yetkililerine bildirdi.

Thatcer o günlerde Londra’da olmadığı için Başbakanlık özel kalem müdürü ilk uçakla İskoçya’da bulunan Thatcher’ın yanına gitti.Tahtcher “Madem Gordievsky’ye kendisini koruyacağımız sözünü verdik o halde gereğini yapın.Zira Britanya sözünü her zaman tutar” diyerek operasyona onay verdi.

İngilizlerin yıllar önce hazırladığı plana göre Gordievsky açığa çıkması halinde elinde Safeway poşeti ile Moskova’da yoğun olarak diplomatların bulunduğu Kutz Caddesi’nde bulunan bir fırının önünde durarak işaret verecek,saat tam 19.30’da ise MI6 ajanı da elinde yeşil bir Harrolds çanta ile Gordievsky’e doğru yürüyecek ve tam Gordievsky’nin yanından geçerken cebinden çıkaracağı çukulatadan bir ısırık alacak,iki ajan göz göze gelşecek ama tek bir kelime bile etmeyecekti.

O andan itibaren MI6’nın kaçış operasyonunun onaylandığı ve operasyonun başlatıldığı anlaşılmış olacaktı. İşte Gordievski’nin tüm umudu İngilizler’in başlatıp başlatmadığını dahi bilmediği bu planın hayata geçmesiydi…

****

Tüm bunlar yaşanırken Gordievsky eşine hiçbir şeyden bahsetmemişti.Babası ünlü bir general olan eşi Leila’nın bu durumu kabullenmesini ve kendisi ile İngiltere’ye kaçmasını da beklemiyordu zaten.Gordievsky bundan sonra yolunda yapayalnız olduğunu biliyordu.

Ve Gordievsky Salı günü Moskova’daki Kutz Caddesi’ndeki fırının önüne elinde Safeway poşeti ile geldi.Bu süpermarket poşeti üzerinde kendisinin kalabalıktan ayırd edilmesini sağlayacak olan belirgin bir kırmızı “S” harfi bulunmaktaydı.

Saat 19.30’a geldiğinde etrafına bakınan Gordievsky kimsenin kendisine doğru yanaşmadığını görünce tüm umutları tükendi…Son bir sigara daha yaktığı anda kendisine doğru elinde yeşil Harrods çanta taşıyan birisi dikkatini çekti.

Bu kişi tam Gordievsky’nin yanından geçerken cebinden çıkarttığı çikolatayı ısırdı ve Gordievsky’nin gözlerine baktı…

Gordievsky,sigarasından derin bir nefes çekti… İngilizler kaçış operasyonunu başlatmışlardı. Gordievsky hemen eve döndü.

Eşinden çocuklarını da alarak kayınpederinin Azerbaycan’daki yazlık villasına gitmelerini isatedi.Çok açıklama yapmadı. Leila bunun işle ilgili olduğunu düşünerek hemen eşyalarını topladı.

Eşini ve çocuklarını trene bindiren Gordievsky uzunca bir süre belki de hayatta bir daha ne eşini,ne de çocuklarını göremeyeceğini,görse de hepsinin “Bir vatan haini” olarak kendisinden nefret edeceğini biliyordu.

Ailesini de güvenli bir yere naklettikten sonra Gordievsky planın 2. aşamasına geçmek için Cuma gününü beklemeye başladı.Plana göre Gordievsky,Cuma günü gecesi Leningrad’a giden trene binecekti.

19 Temmuz 1985 Cuma gecesi önce peşindeki KGB ajanlarını büyük zorlukla da olsa atlatmayı başaran Gordievsky,saat 17.30’da Leningrad trenine bindi. Yolculuğa çıkmadan önce annesi ve kız kardeşini ziyaret etmiş hatta telefonlarının dinlendiğini bildiği için KGB’yi yanıltmak adına eve döndüğünde kız kardeşini tekrar arayarak bir sonraki hafta yeniden buluşmak için gün belirlemişti.

Leningrad’a varan Gordievsky kaçış planı talimatlarına göre,buradan taksi ile Fin Tren İstasyonu’na geçti.Burada 07.05’te hareketb eden Zelenogorsk kasabasına giden trene bindi.Bu kasaba Finlandiya sınırına 80 kilometere uzaklıktaydı. Zelenogorsk kasabasında indikten sonra ise Vyborg’e giden otobüse bindi. İngiliz MI6 ajanları kendisi ile işte tam da burada saat 14.30’da buluşacaklardı.

Bu 2 İngiliz ajanı aynı zamanda “Diplomat” kimliği ile kamufle edilmişerdi.Operasyondan bir gece önce biri kadın biri erkek olan iki İngiliz istihbaratçı evlerinde “sözde” bir diyalog gerçekleştirdiler.

Diyalaogları çocuklarını Finlandiya’da bir doktora götürmek üzerineydi. Ertesi gün KGB her SSCB’deki diplomatları takip ettiği şekli ile biri önde üçü arkada olmak üzere 4 araba ile bu iki İngiliz ajanını takip etmeye başladı.

Ancak araç kullanma konusunda son derece özel eğitimli ve profesyonel olan İngiliz MI6 ajanları bir süre sonra KGB ajanlarına izlerini kaybettirip yol kenarındaki ormanlık alana girdiler ve burada Gordievsky ile buluştular.

Öte yandan Finlandiya sınırını bırakın Finlşandiya’nın içerisi bile Rusya’nın her istediğini her an yapabileceği bölgelerdi.Bu nedenle MI6 ajanları Gordievsky’i özel olarak tasarlanmış olan aracın bagajına bindirdiler.

Finlandiya sınırındaki kontroller bu şekilde geçilirken,İngiliz ajanlar Gordievsky’e Finlandiya topraklarına girdiklerini aracın içerisinde yüksek sesle dinledikleri “Ode to Finland” senfonisi ile haber verdiler.

Bir süre sonra ise MI6 ajanları ile Gordievsky araç değiştirerek,Kuzey Kutup dairesi yönüne hareket ettiler.Hemen hiç durmadan devam edilen yolculuk sonrası Pazar günü saat 08.00’de Finlandiya-Norveç sınırındaki küçük bir kasaba olan Karigasniemi’ye varmışlardı.

Bu küçük sınır kapısından Norveç’e girdikleri anda artık MI6 ajanları da,Oleg Gordievsky de rahatlamışlardı zira Norveç bir NATO ülkesiydi.

Artık güvendeydiler. Gordievsky de MI6 ajanları da çok riskli ve stresli bu kaçış planını uygularlarken hem yorulmuş hem de yıpranmışlardı.Bu nedenle Norveç’de bir gün mola verdiler,MI6 ajanları ile Gordievsky toplu fotoğraflar çektirdi. Ertesi gün ise Oslo üzerinden aktarmalı olarak Londra’ya geçtiler.

****

İngilizler Gordievsky’e verdikleri sözü tutmuş,KGB ile oynanan bu satranç maçını kazanmayı bilmişlerdi. MI6 Gordievsky’yi Londra’ya getirip zaferini ilan ettiği dakikalarda Moskova’da adeta kıyamet kopuyor,Gordievsky’nin karısı Leila KGB tarafından sorguya alımıp 8 saat sorgulanıyor ama kocasının bir vatan haini olduğunu ilk kez orada öğrenen Leila da tabiri yerindeyse şoke oluyordu.

Zaten bundan sonra Leila’ya kimse iş vermedi tüm çevresi de onunla iletişimini kesti. İngiltere ise tam 6 yıl boyunca Leila’yı Londra’ya getirmek için SSCB ile çeşitli kereler pazarlığa otursa da Ruslar Leila’nın babasının da ünlü ve yüksek seviyeli askeri sırlara sahip bir general olmasının da etkisi ile teklifleri hep reddetti.

Ta ki 1991’de SSCB dağılıncaya kadar. 6 Eylül 1991 günü Gordievsky’nin eşi Leila Londra’ya ayak bastı.Ama Gordievsky’i hiçbir zaman affetmedi zaten evlilikleri de yaklaşık 2 sene sonra boşanma ile sona erdi.Gordievsky’nin çocukları da kendisi ile görüşmemeyi seçtiler.

Gordievsky ise tüm bu yıllar içeriside ABD Başkanı Reagan ve İngiltere Başbakanı Teatcher’a SSCB güvenlik ve istihbarat politikaları konusunda bizzat brifingler vermiş,İngiltere Kraliçesi II.Elizabeth tarafından özel nişan ile onurlandırılmıştı.

Gordievsky bundan tam 1 yıl öncesine yani 25 Mart 2025 tarihine kadar KGB’ye ihanet etmiş ve kaçmış ajanlar arasında infazı gerçekleşmeden sağ kalabilen tek isim olarak halen hayatta kalmayı başarmıştı.

Rusya’da gıyabında verilen idam cezası ise hiçbir zaman iptal edilmedi ve halen geçerli. Gordievsky’nin 2008 yılında Rus istihbaratı tarafından zehirlendiği net olarak biliniyordu ayrıca kendisi bu zehirlenmeden 11 sene sonra 2.kez zehirlenerek suikaste uğradığını da iddia ediyordu.

Bunu kanıtlayamasa da iddia ettiği zehirlenme vak’ası ile yattığı hapisaneden çıktıktan sonra son derece zinde bir vücuda sahip olan Gordievsky artık bir baston ile yürüyebiliyordu ve hızla kamburlaşmış vaziyetteydi.

Hatta İngiliz Guardian Gazetesi’ne verdiği bir röportajda çok iyi korunsa da Putin’in kaç yaşına gelirse gelsin mutlaka kendisini infaz etmek istediğini belirten Gordievsky, İngiliz istihbaratı içerisindeki bağlantılarına dayanarak Londra’da 37 Rus istihbarat elemanı ve 14 Rus Akeri İstihbaratı (CPU) ajanı olduğunu belirtmişti.

****

Rusya lideri Putin’in KGB yıllarından bu yana iki önemli karakteristik özelliğinden bahsedilmekte: Bunlar ise acımasızlık ve kin…

“Bu neden önemli?” diyecek olursanız size şöyle yanıt verelim…

Hani nefes kesen kaçış operasyonunda,MI6 ajanlarını Finlandiya sınırına kadar takip eden ama bir ormanlık alan yakınında gözden kaçıran KGB ekibi vardı ya?

-İşte o ekip o müthiş başarısızlığın arkasından dağıtıldı. Ekiptekilerin kimisi “şüpheli biçimde” ölü bulundu, kimisi “sürüldükleri” yerde bir kazaya (!) kurban gittiler…

İşte bu KGB ekibinden sağ kalan,yahut belki de daha doğru bir ifade ile “Sağ kalmasına izin verilen” tek bir kişi vardı. Ve o kişinin adı VLADEMİR PUTİN’di…

İşte bu nedenle Putin fırsatını bulduğu anda Gordievsky’i aradan yıllar geçmiş olmasını zerre umursamadan öldürme talimatını verecek ve eğer Rusya bir anlık boşluk dahi yakalarsa o yoğun koruma arasında Gordievsky’i infaz ederek ihanetin bedelini ödetmek adına mutlaka pusuda bekleyecekti…

Ve anlaşılan o ki yaşının 86 olması çok bir şey değiştirmemiş,kendisinin de yaşarkenn mutlaka başına geleceğini gazetelere verdiği röportajlar ile açıkça beyan ettiği üzere o talimat gelmiş,o infaz gerçekleştirilmiş ve Putin “Açık kalan defteri” 40 sene sonra da olsa “Kapatmıştır”

Bize de haber kanallarına ve gazetelere servis edilen “Gordiebsky ölü bulundu,”ilk raporlara göre” şüpheli bir ölüm değil” masalını dinlemek düşüyor..

****

Evet efendim belki bu “Çifte ajanlık” olayının “Master Degree”si öldü/öldürüldü ama yanıbaşımızda yeni “İstihbarat yıldızları” cirit atıyor ve biz kafamızı kaldırıp iç meselelerimizden bunlarla uğraşamıyoruz bile maalesef. Bakın adamlar 40 sene önceki hesabı bile “Kapatmadan” kimseyi bırakmıyorlar…

Doğrusu da, gerçek manada devlet olmanın gereği de bu zaten, “Kozmik Oda”dan 800 ajanın isminin alınıp infaz edilmelerini siyasi iktidardan korkularından dolayı “Aman bana bir şey olmasın” diye izleyen generallerin hala kitap yazıp ekran ekran ekran dolaşmaları değil…

 

 

 

 

Etiketler: CELAL EREN ÇELİKCIAKGBLONDRAManşetMI6OLEG GORDİEVSKYPRAG
PaylaşTweetGönder

HaberAlternatif'in özel haberlerinden haberdar olmak için bildirimleri mutlaka açın!

Bildirimleri Kapat

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GÜNDEM

Polis intiharları normalin dört katı!

24 Kasım 2022
ANALİZ

“SAHTE FATURA” OPERASYONUN PERDE ARKASI :” KOD ADI : MESAJ İLETİLDİ”

19 Aralık 2025
KÖŞE YAZILARI

“EL ÖPTÜREN” TEHLİKE: “HAZNEVİ TARİKATI”

17 Aralık 2023
ÖZEL HABER

CHP MALTEPE’DE KRİTİK PM ÖNCESİNDE “MAFYA İLE İSMİ ANILAN ADAY İSTEMİYORUZ” KRİZİ

26 Ocak 2024
SPOR

ANKARAGÜCÜ FARUK KOCA’NIN CEZASININ DÜŞÜRÜLMESİ İÇİN TAHKİM’E GİTTİ

22 Aralık 2023
Oynatılan Video

CELAL EREN ÇELİK’TEN DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI’NA SERT ELEŞTİRİ

CELAL EREN ÇELİK’TEN DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI’NA SERT ELEŞTİRİ

GÜNDEM

YARSAV KURUCUSU ÖMER FARUK EMİNAĞAOĞLU’NDAN YSK’YA “YÜCE DİVAN” UYARISI

GÜNDEM

AKUT VAKFI BAŞKANI NASUH MAHRUKİ: “TSK SİSTEM DIŞI BIRAKILINCA ASKER KIŞLASINDAN ÇIKAMADI”

ÖZEL HABER

AREA ARAŞTIRMA ŞİRKETİ BAŞKANI MURAT KARAN’DAN ÇARPICI AÇIKLAMALAR

SİYASET

SÜLEYMAN SOYLU’DAN İMAMOĞLU KARARI HAKKINDA İLK AÇIKLAMA

SİYASET
Haber Alternatif

Basın Meslek İlkeleri’ne uymaya söz vermiştir. Haber Alternatif sitesinde yayınlanan her özel haberin hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Kullanılması halinde Haber Alternatif’in hukuki hakları mahfuzdur.

Kategoriler

  • ANALİZ
  • DIŞ BASIN
  • EĞİTİM
  • EKONOMİ
  • GÜNDEM
  • KÖŞE YAZILARI
  • MEDYA
  • ÖZEL HABER
  • SİYASET
  • SPOR
  • TEKNOLOJİ
  • YAŞAM

Takip Edin

  • Ankara kiralık eklemli
  • Gizlilik Politikası
  • Künye
  • İletişim

© 2022 Haber Alternatif - Yazılım: Albasoft Bilişim Teknolojileri.

Sonuç Yok
View All Result
  • ANASAYFA
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • MEDYA
  • SPOR
  • DIŞ BASIN
  • ÖZEL HABER
  • KÖŞE YAZILARI

© 2022 Haber Alternatif - Yazılım: Albasoft Bilişim Teknolojileri.