Sosyal Medya Hesaplarımız

MEDYA

MANSUR YAVAŞ VE ATATÜRK ETKİSİ

Yayınlanma Tarihi:

on

AV.ŞAHİN MENGÜ

Yerel seçimlerden bugüne her geçen gün Mansur Yavaş’ın arkasındaki halk desteğinin görünür şekilde artmasında, gösterişe kaçmadan, kimseyle ağız dalaşına girmeden işini başarı ile yapmasının yani tek cümleyle açıklamak gerekirse ağır başlı tutumunun kuşkusuz büyük etkisi var.

Ancak, başka çok önemli bir sebep daha var ki, gözden kaçıyor.

Yavaş, her uygun vesile ile mutlaka ve samimiyetle Atatürk’ü anıyor. Kamuoyu ile paylaştığı fotoğraflarında veya videolarında kadraja duvarında asılı Atatürk resminin de girmesine özen gösteriyor. Gökçek’in birbirinden koparmak için çok uğraştığı Atatürk/Ankara bağını yeniden tesis etmek için gayret gösteriyor.

Bu durum dikkatlerden kaçmıyor olmalı ki, sağcı kökeni nedeniyle seçimlerde kendisine belki de oy vermemiş olan Atatürkçü geniş kitleler de Yavaş’a destek olmaya başlıyor. Bunu çevremdeki birçok insanda görüyorum.

Nitekim göreve gelir gelmez ilk yaptığı şeylerden biri, Ulus Meydanındaki Atatürk heykelini parıl Parıl yaptırdı. Genel Kurmay Kavşağındaki çirkin bir esprinin tezahürü olarak oraya Melih Gökçek’in koyduğu “Kol saati” heykelini kaldırdı.

Oylarımızı arttırabiliriz ham hayaliyle dinci kesimlere şirin görünmeye çalışan bazılarının bu durumdan sonuç çıkarması gerekiyor.

Atatürk ismi bütün mekanlardan (birçok şehirdeki stadyumlar, havaalanı vb. gibi) silinirken, Atatürk ile özdeşleşmiş olan kuruluşlar, yerler (AOÇ, Cumhurbaşkanlığı resmi mekanı olarak Çankaya Köşkü, Sümerbank, Ankara Palas vb. gibi) ortadan kaldırılırken, Atatürk’ün ülkeye armağan ettiği ulusal bayramlar silikleştirilmeye çalışılırken engelleyici ve  etkili hiçbir tepki vermeyenlere; çok mecbur kalmadıkça Atatürk’ü ağızlarına almayanlara; geçtiğimiz 19 Mayıs günü Atatürk’ü ziyaret etmeyi kamuoyundan yoğun tepki gelince aynı gün öğle saatlerinde ancak akıl edebilen, alelacele yaptıkları o ziyareti de yüzlerine gözlerine bulaştıranlara özellikle duyurulur.

İlk aday gösterildiğinde Cumhuriyet Halk Partisi tabanında hoşnutsuzluk yaratmıştı. Ama şu ana kadar en ufak bir “falsosu” olmadı. Ankara da yaşayan herkes kendisinden çok memnun.

Bir yere hizmet götürürken o ilçede kimin kazandığına bakmadan, ayırımsız vatandaşına hizmet götürdüğünün bilincinde.

Karşı taraftan oy asıl böyle yani, vatandaşı, hemşehriyi ayırımsız kucaklarsanız  alınır.

Oy verenler, kendisine hizmet götüren insanı takdir eder. Nitekim Mansur Yavaş’ta Ankara’da bu rüzgarı estirmeye muvaffak oldu.

Bu saatten sonra Tayyip Erdoğan’ın kaybettiği illerdeki Belediye Başkanlarını çalıştırmama operasyonları kendisine bir katkı sağlamaz daha büyük tepkilere, büyük oy kayıplarına neden olur.

Bunun en güzel örneği, İstanbul seçimleridir. 13 bin oyla kaybettiği seçimi, Yüksek Seçim Kurulu’nun haysiyetli (!) şerefli (!) üyelerine baskı ile yeniletmesi sonrası bu sefer sekiz yüz bin oyla kaybetti.

Demokrasiye saygı, halkın oyuna gösterilen saygı ile doğru orantılıdır.

Belediyeleri çalıştırmamak isteyen AKP yetkililerine şunu hatırlatmak gerekiyor, demokrasiye saygı duyan siyasetçiler, seçimleri kaybettikleri zaman da şerefleriyle yaşarlar.

Şimdi planladığı gibi yeni belediyeleri çalıştırmama operasyonları kendilerine oy getirmez tam aksine çok büyük oy kaybına neden olur.

Alt gelir gurubunu yaşadığı semtlerden gelen toplu taşıma vasıtalarında konuşulanlara kulak verirse gerçeği görür.

Ama maalesef artık iktidardan gitme korkusunu iyice hissetmeye başlaması nedeniyle sağlıklı düşünemiyor.

Gerçekleri görebilse Cumhuriyet Tarihinin en başarısız maliye bakanını, sırf damadı olduğu için o görevde tutar mıydı?

 

 

 

 

Yorum yapmak için tıklayın

Bir Cevap Yazın

MEDYA

HABERTÜRK’TEN İLETİŞİM BAŞKANLIĞINA CEVAP GELDİ:”ÖZÜR GEREKTİRECEK BİR DURUM YOK”

Yayınlanma Tarihi:

on

Habertürk, Fatih Altaylı’nın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın video mesajına dair yazısı nedeniyle ‘kurumsal özür’ isteyen İletişim Başkanlığı’na “Özür gerektirecek bir yön yok” yanıtı verdi.

Habertürk, yazarı Fatih Altaylı’nın köşe yazılarına ilişkin Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın açıklamalarının ardından yazılı bir açıklama yaptı.

Habertürk tarafından yapılan açıklamada “Sözkonusu köşe yazısında Habertürk’ün kurumsal olarak özür dilemesini gerektirecek bir yönün bulunmadığı, ilk yazıdaki yayının banttan yapıldığı ihtimaliyle dile getirilen eleştirilerin de ikinci yazıda yayının canlı yapıldığı bilgisiyle düzeltildiği ve iki yazı birlikte değerlendirildiğinde konunun açıklığa kavuşmuş olduğu tarafımızca değerlendirilmiştir” denildi.

Habertürk’ün yaptığı açıklama şöyle:

“Habertürk yazarı Sayın Fatih Altaylı, 22.07.2021 tarihli Haberturk.com’daki yazısında, Sayın Cumhurbaşkanı’nın 21.07.2021 tarihinde televizyonlarda yayınlanan bayram konuşmasındaki görüntüsüyle ilgili olarak söz konusu konuşmanın banttan yayınladığı kabulünden/ihtimalinden hareketle mevcut haliyle yayını hazırlayanlar, yayına verenlere yönelik ve Sayın Cumhurbaşkanı’nın saygınlığını önceleyen bir bakış açısıyla eleştirilerde bulunmaktadır.
Aynı gün saat 15.00 sıralarında İletişim Başkanlığı Medya Koordinatörü Sayın Mücahid Eker, Ciner Medya Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Tekdağ’la yaptığı telefon görüşmesinde Cumhurbaşkanı’nın konuşmasının Altaylı’nın yazısında belirtildiğinin aksine banttan değil canlı yayınlandığını, söz konusu olumsuz görüntülerin de canlı yayında gerçekleşebilecek insani bir durum olduğunu belirterek düzeltme talebinde bulunmuştur.
Kenan Tekdağ da bu düzeltici bilginin Sayın Altaylı’ya ve Haberturk.com Genel Yayın Yönetmeni Yavuz Barlas’a iletileceğini ve gerekli düzeltmenin yapılacağını belirtmiştir.Nitekim Sayın Altaylı bu düzeltici bilgiyi aynı gün köşesinde yayınlamıştır.
İkinci yazının yayınlanmasını müteakiben Sayın Eker tekrar Kenan Tekdağ’ı arayarak Altaylı’nın ikinci yazısında da uygun olmayan ifadeler bulunduğunu ve ayrıca Fatih Altaylı’nın ya da Habertürk’ün kurumsal olarak özür dilemesi beklentisinde olduklarını ifade etmiştir. Sayın Eker’in ikinci yazıda haklı olarak anlam değişikliğine yol açabileceğini belirttiği kısım anlam açıklığına kavuşturulmuş ancak ortada Habertürk’ün kurumsal olarak ayrıca özür dilemesini gerektirecek bir durumun bulunmadığı kendisine açıkça ifade edilmiştir.
Haberturk.com’da yayımlanan köşe yazıları evrensel gazetecilik ilkeleri doğrultusunda hakaret, tehdit, ayrımcılık, nefret suçları, terör, şiddet, ırkçılık ve suç işlemeye tahrik gibi unsurlar içermediği sürece yazarlarının şahsi görüşleridir ve editoryal özgürlük alanında değerlendirilirler. Ancak yayınlanan köşe yazılarında da gerektiğinde kullanılacak haklı cevap ve düzeltme taleplerine de maksimum özen gösterilir. Diğer hususlar yazarın kendi anlayışı ve okurları ve kamuoyu nezdindeki ilişkisi kapsamındadır.

Bu ilkeler çerçevesinde, söz konusu köşe yazısında Habertürk’ün kurumsal olarak özür dilemesini gerektirecek bir yönün bulunmadığı, ilk yazıdaki yayının banttan yapıldığı ihtimaliyle dile getirilen eleştirilerin de ikinci yazıda yayının canlı yapıldığı bilgisiyle düzeltildiği ve iki yazı birlikte değerlendirildiğinde konunun açıklığa kavuşmuş olduğu tarafımızca değerlendirilmiştir.
Sayın Altaylı’nın ilk köşe yazısındaki yayının banttan yapıldığı ihtimaliyle yaptığı çıkarımlar ve eleştirilerden dolayı yayında görevli İletişim Başkanlığı’nın sayın mensupları haksız yere zan altında kaldıkları ve bundan dolayı kişisel ve kurumsal olarak hukuklarının zedelenmiş olduğu inancında olabilirler. Bu inançlarına saygı duymakla birlikte, ilk yazıdaki amacın tıpkı kendilerinin de yapmaya çalıştıkları gibi Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı’nın ulusal ve uluslararası saygınlığını korumaya matuf olduğu ve yapılan eleştirinin de bu amaçla yapıldığını göz önüne almaları gerekir. Kamu görevlilerinin yüksek sorumluluk gerektiren kamu görevlerinde zaman zaman ağır da olsa bu tip eleştirilere açık olmaları gerektiği bilinen bir husustur.
Aynı şekilde Habertürk de dahil medyanın okur ve izleyicilerinden ve muhataplarından gelen eleştirilere açık olması gerektiği de izahtan varestedir.
Nitekim Habertürk olarak bu tip eleştirilere değer veriyor, gerektiğinde özeleştirimizi ve gerekli düzeltmeleri de samimiyetle yapıyoruz, yapmaktayız.
Ancak İletişim Başkanlığı’nın açıklamalarında yer verilen sistematik dezenformasyon, yalan ve iftira Habertürk’ün kurumsal kimliğinde ve yayıncılık tarihinde yer almayan, Habertürk’e yabancı ve Habertürk’ün de sık sık maruz kaldığı ve mücadele ettiği olgulardır.
Habertürk’ün evrensel basın ahlakına bağlı tutumunun şahidi değerli okurlarımız ve izleyicilerimizdir.
Habertürk bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da tarafsız ve objektif haberleriyle ve demokratik çoğulculuk temelindeki köşe yazarlarıyla bağımsız ve özgür yayıncılığını sürdürmeye devam edecektir.
Değerli kamuoyunun bilgisine saygıyla sunarız.”

________________________________________________________________________________________________

BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞE DESTEK OLMAK İÇİN;

“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan, hiç bir kurum, kuruluş yahut kişiden “Fonlanmadan”, “tam bağımsız” ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan, Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir, DİJİTAL KİTAPLARIMIZDAN (e-kitap) satın alabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi  belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”

DİJİTAL BOOK STORE SANAL KİTABEVİ:

https://www.shopier.com/ShowProductNew/storefront.php?shop=dijitalbookstore&sid=d2FqS25GbkNlRDh0dW5ucjBfLTFfIF8g

YOUTUBE KANALI LİNKİ:

https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w

KRİPTEKS E-DERGİ YILLIK ABONELİK LİNKİ:

https://shopier.com/1354512

HABER ALTERNATİF’İN ANDROİD CİHAZLAR İÇİN ÜCRETSİZ MOBİL UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN:

https://play.google.com/store/apps/details?id=com.haberalternatif.dro

Okumaya Devam Et

MEDYA

“AKP’Lİ MEDYA 15 TEMMUZ’U GELİR KAPISI HALİNE GETİRDİ”

Yayınlanma Tarihi:

on

Medya Ombudsmanı Faruk Bildirici, sitesinde kaleme aldığı yazıda AKP’li medyanın 15 Temmuz’u gelir kapısı haline getirdiğini belirterek, bu basın organlarının aldığı reklamları açıkladı.

Medya Ombudsmanı Faruk Bildirici, kendi internet sitesinde yayımladığı bir yazı ile AKP’li “Yandaş” medyanın 15 Temmuz’u nasıl bir gelir kapısı haline getirdiğini rakamları ile açıkladı.

Bildirici yazısında, 15 Temmuz darbe girişiminin yıl dönümünde AKP’li gazetelere verilen reklamları açıkladı.

Faruk Bildirici, “15 Temmuz gelir kapısı” başlığı altında kaleme aldığı bölümde, “15 Temmuz’da 2016’daki darbe girişiminin yıl dönümü nedeniyle yayımlanan ekler, iktidar medyasına verilen maddi desteğin en önemli göstergesi oldu. Bu eklerde sayfa sayfa ilan ve reklam yayımlandı” dedi.

Bildirici, AKP’li medyanın 15 Temmuz’da çıkardığı ek ve aldığı reklamları şöyle açıkladı:

“En fazla ilan ve reklamı alan Sabah gazetesiydi. Sabah’ın “15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü” özel eki toplam 45 sayfaydı, 25 sayfası ilan ve reklamlara ayrılmıştı. Yeni Asır’ın 25 sayfalık 15 Temmuz ekinin 14, Akşam gazetesinin 19 sayfalık 15 Temmuz ekinin 9, Takvim’in 19 sayfalık 15 Temmuz ekinin 11, Hürriyet’in 17 sayfalık 15 Temmuz ekinin 7 ve Posta’nın 14 sayfalık ekinin 7 sayfası tamamen ilan ve reklamlarla kaplıydı.”

________________________________________________________________________________________________

BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞE DESTEK OLMAK İÇİN;

“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan, hiç bir kurum, kuruluş yahut kişiden “Fonlanmadan”, “tam bağımsız” ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan, Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir, DİJİTAL KİTAPLARIMIZDAN (e-kitap) satın alabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi  belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”

DİJİTAL BOOK STORE SANAL KİTABEVİ:

https://www.shopier.com/ShowProductNew/storefront.php?shop=dijitalbookstore&sid=d2FqS25GbkNlRDh0dW5ucjBfLTFfIF8g

YOUTUBE KANALI LİNKİ:

https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w

KRİPTEKS E-DERGİ YILLIK ABONELİK LİNKİ:

https://shopier.com/1354512

HABER ALTERNATİF’İN ANDROİD CİHAZLAR İÇİN ÜCRETSİZ MOBİL UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN:

https://play.google.com/store/apps/details?id=com.haberalternatif.dro

Okumaya Devam Et

MEDYA

MUĞLA AÇIKLARINDA 4,2 BÜYÜKLÜĞÜNDE DEPREM

Yayınlanma Tarihi:

on

AFAD, Ege Denizi’nde Muğla’nın Datça ilçesi açıklarında saat 17.16’da 4,2 büyüklüğünde bir deprem meydana geldiğini açıkladı.

Ege Denizi’nde Muğla’nın Datça ilçesi açıklarında 4,2 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

AFAD internet sitesinden yapılan bilgilendirmeye göre, Ege Denizi’ndeki sarsıntı, saat 17.16’da ve 6 kilometre derinlikte gerçekleşti.

Depremin merkez üssünün Datça’ya uzaklığı 41 kilometre olarak ölçüldü.

 

Okumaya Devam Et







Popüler

%d blogcu bunu beğendi: