Celal Eren ÇELİK
Türkiye bugün yalnızca ekonomik bir kriz yaşamıyor.
Türkiye, aynı cümleleri tekrar eden, birbirine benzeyen, çözüm üretmeyen bir siyasal düzenin içinde sıkışmış durumda.
İktidar konuşuyor. Muhalefet konuşuyor.
Ama konuşulanların büyük bölümü ya hamaset, ya korku, ya da kaynağı belirsiz popülizm.
İktidar, yoksulluğu “istikrar” diyerek yönetiyor.
Muhalefet, yoksulluğu anlatıyor ama nasıl çözüleceğini söylemiyor.
Biri “sabredin” diyor.
Diğeri “giderlerse düzelir” diyor.
Ama hiçbiri şunu yapmıyor:
Somut, finanse edilmiş, uygulanabilir bir ekonomik ve sosyal restorasyon planı ortaya koymuyor.
Bugün Türkiye’deki siyasal aktörlerin neredeyse tamamı, ekonomi konuşurken aynı noktada tıkanıyor:
– Kaynağı belirsiz vaatler
– Takvimi olmayan sözler
– Sorumluluğu sürekli geleceğe erteleyen söylemler
DİP DALGA HAREKETİ olarak çok yakında resmen kuracağımız siyasi parti tam da bu siyasal iflasın karşısında duruyor.
Biz, ne yoksulluğu kanıksayan iktidarın
ne de yoksulluğu sloganlaştıran muhalefetin parçasıyız.
Biz, Milliyetçi Demokratik Sol bir perspektifle,
devleti yeniden milletin refahını kuran ve koruyan özne hâline getirmeyi savunuyoruz.
***
MİLLİYETÇİ DEMOKRATİK SOL: “KURUMSAL HAK DÜZENİNİN” İNŞASI
Bizim için milliyetçilik;
hamasi nutuklar atmak,özel günlerde,milli bayramlarda Anıtkabir’i ziyaret etmek,belediye konserlerinde “Sarı saçlım mavi gözlüm,bir daha çık gel Samsun’dan” diye şarkı söyleyip kendi kendisini tatmin eden ama eylemsel somut hiç bir projesi olmayan sadece reaksiyoner ve konjonjonktürel bir yapı olmak ve “Atatürk şekilciliği” yapmak değil, Mustafa Kemal Atatürk’ün bizzat isteği doğrultusunda O’nun felsefesini anlayıp,idrak ederek Türk milletini O’nun kurucu felsefesinde kırmızı çizgiler ile çizdiği Cumhuriyetçi,tam bağımsızlıkçı,anti-emperyalist ve sürekli ilerleyen bir eksende ayağa kaldırmaktır.
Bizim için solculuk;
Türk milletinin kaderini çok uluslu şirketlere,büyük sermayeye ve piyasaya terk etmek değil, devleti sosyal adalet ve refah eşitliği için ekonomik alanda etkin bir aktör hâline getirmektir.
Milliyetçi Demokratik Sol, şunu savunur:
Devlet; rantın, imtiyazın ve garantili ihalelerin değil, milletin yaşam güvencesidir
Sosyal adalet; sadaka değil, kurumsal bir hak düzenidir
Çalışmak kutsaldır ama çalışanı borç, faiz ve güvencesizlikle ezen sistem meşru değildir
Yoksulluk yönetilecek bir kader değil, ortadan kaldırılması gereken yapısal bir sorundur
Bu nedenle biz, yukarıdan aşağıya değil;
en alttan başlayarak bir restorasyon öneriyoruz.
Çünkü bir toplum, en zayıf halkası çökerken güçlü kalamaz.
***
SİSTEMATİK YAPISAL İLK MÜDAHALE VE RESTORASYON PLANI
Bu metinde anlatılan şey, tek başına bir sosyal yardım programı değildir.
Bu metin, devletin kriz anlarında nasıl hareket etmesi gerektiğine dair bütünlüklü bir müdahale doktrinidir.
Milliyetçi Demokratik Sol açısından bu plan:
Kriz karşısında seyirci kalmayan,
Toplumsal çöküşü, “piyasa çözer” diyerek ertelemeyen,
Yardımı geçici bir lütuf değil, yapısal bir restorasyon aracı olarak kullanan
bir devlet refleksidir.
Bu plan beş ayaktan oluşur ve her ayak tek başına değil, birlikte çalışmak üzere tasarlanmıştır:
A Katmanı (Acil Sosyal Patlama Tamponu)
Onurlu Yaşam Transferi
Borç Rehabilitasyonu (RBK)
İşe Geçiş Koridoru
Mali Gerçekler ve Finansman Mekanizması
Bu yapı, ilk müdahale + orta vadeli toparlanma + kalıcı normalleşme zincirini birlikte kurar.
***
1. A KATMANI: SOSYAL PATLAMA TAMPONU (İLK 100 GÜN)
A Katmanı, Türkiye’de gelir dağılımının en alt %10–15’lik dilimini oluşturan;
geliri düzensiz, borcu kronik, tasarruf imkânı olmayan, sosyal desteklere rağmen hayatta kalma eşiğinde yaşayan kesimi ifade eder.
Bu katman:
TÜİK verilerine göre gelirden GSYH’nin en düşük payını alır
Hane başına borç/gelir oranı %80’in üzerindedir
Takipteki alacaklar ve icra dosyalarının önemli kısmı bu kesimde yoğunlaşır
Kira ve fatura artışlarından en sert etkilenen gruptur
Bu kesim sessizdir ama risklidir.
Çünkü bu katmanda biriken basınç:
Kısa vadede sosyal patlama,
Orta vadede kayıt dışılık ve suç,
Uzun vadede devlete güvensizlik ve siyasal kopuş-radikalizme yönelme üretir.
Bu nedenle A Katmanı, ilk ve acil müdahale katmanıdır.
***
2. ONURLU YAŞAM TRANSFERİ: ÇÖKÜŞÜ DURDURAN EŞİK
Aylık 6.000 TL, rastgele belirlenmiş bir rakam değildir.
Bu tutar;
Türkiye’de en alt gelir grubunda bir hanenin:
Aylık asgari gıda açığını,
Kredi kartı asgari ödeme baskısını,
En temel fatura yükünü
aynı anda hafifletebilen asgari denge tutarıdır.
Bugün bu hanelerde kişi başı aylık gelir çoğu zaman 8–10 bin TL bandındadır.
Üç kişilik bir hanede bu, 25–30 bin TL’lik kırılgan bir bütçeye karşılık gelir.
Bu bütçede 6.000 TL:
“Ek gelir” değil, düşüşü durduran eşiktir
Lüks değil, nefes alma payıdır
Refah değil, çöküş frenidir
UYGULAMA
Aylık 6.000 TL
12 ay
Kadın birey adına açılan Onurlu Yaşam Hesabı
İlk 6 ay şartsız
Sonraki 6 ay, işe geçişle uyumlu
Bu transfer tek başına bırakılmaz.
MİLLİYETÇİ DEMOKRATİK SOL ideolojik perspektifin özgün Borç Rehabilitasyonu ve İşe Geçiş Koridoru ile birlikte çalışır.
3. BORÇ REHABİLİTASYONU: AF DEĞİL, ACİL VE SİSTEMATİK DEVLET MÜDAHALESİ
Borç, bugün yoksulluğun en yıkıcı biçimidir.
Bu nedenle nakit transfer, borç yükü hafifletilmeden kalıcı etki yaratamaz.
Borç Rehabilitasyonunun amacı:
Borcu silmek değil,
Borcu yönetilebilir ve ödenebilir hâle getirmektir
MEKANİZMA
Faizler sıfırlanır
Anaparanın %20–25’i devletçe karşılanır
Kalan borç 36 aya yayılır
Yeni borçlanma geçici olarak kapatılır
Onurlu Yaşam Transferi ile birlikte uygulandığında:
Hane bütçesinde gerçek bir rahatlama oluşur
İcra ve haciz zinciri kırılır
Bankalar için takipteki alacak riski düşer
Bu, hem sosyal hem finansal bir restorasyondur.
4. “İŞE GEÇİŞ KORİDORU”: YARDIMDAN İSTİHDAMA
Türkiye’de başta AKP iktidarı olmak üzere tüm iktidarlar halkı bilinçli ve sistematik olarak yoksullaştırıp, sonrasında “Yardım Fonu”, “Sosyal Yardım Paketleri”, “Yardım Kartları” gibi yöntemler ile yoksulluğunu yönettikleri halkı sürekli bir yoksulluğa mahkum ederek bundan siyasal oy devşirmişlerdir.
Bu sistem MİLLİYETÇİ DEMOKRATİK SOL VE ULUSLARIN ÇIKIŞI kitabımızda “FİNANSAL FEODALİZM” olarak literatüre yeni bir katkı ile detaylandırdığımız EMPERYALİST KÜRESEL SÖMÜRÜ HİYERARŞİSİ’nin günümüz PERİFERİ TOPLUMLARINI yönetmek için en yaygın şekilde yönetmek adına kullandıkları yöntemin Türkiye’ye uyarlanmış halidir.
İLGİLİ KİTAP SİPARİŞ LİNKİ:
MİLLİYETÇİ DEMOKRATİK SOL VE ULUSLARIN ÇIKIŞI:
MİLLİYETÇİ DEMOKRATİK SOL özgün ideolojik perspektif ile kuracağımız partimizin ilk 100 günde hayata geçireceği bu restorasyon sistemi ise kalıcı bağımlılık üretmez.
Amaç, yardımı köprüye çevirmektir.
Zira bizim kuracağımız parti sistem partileri gibi “Yoksulluğu yönetmeye ve yoksullaştırılan halktan siyasi rant devşirmeyi” değil, “Yoksulluğu bitirmeyi” hedefler. Bu sistem ise kuracağımız HALK İKTİDARI’nda Türkiye’nin geleceğini inşa edeceğimiz ALTERNATİF EKONOMİK MODELE geçiş öncesi ilk basamak acil restorasyon süreci adımıdır.
İLGİLİ YAZI:
BÜYÜK DEĞİŞİM VE DÖNÜŞÜM PROJESİ,NASIL YAPACAĞIZ: EKONOMİ-ALTERNATİF EKONOMİK MODEL
https://haberalternatif.com/buyuk-degisim-ve-donusum-projesi-nasil-yapacagiz-ekonomi/
SÜREÇ:
Hızlı meslek edindirme (2–3 ay)
İşbaşı ve staj (3 ay)
Kayıtlı istihdam
İşe girildiğinde destek bir anda kesilmez.
Aşamalı azalır.
Bu sayede:
Çalışmak cezalandırılmaz
Kayıtlı istihdam cazip hâle gelir
İç piyasa sağlıklı biçimde canlanır
5. MALİ GERÇEKLER: BU SİSTEM NEDEN BÜTÇEYE YÜK DEĞİL
Bu beşli sistemin toplam yıllık maliyeti yaklaşık 100 milyar TL’dir.
Bu rakam:
Yeni vergi değildir
Borç değildir
Para basmak değildir
Bu kaynak:
Yandaş firmalara verilen adına da “KAMU-ÖZEL İŞBİRLİĞİ PROJESİ” denen siyasal servet transferi ve sermaye yaratımı sistematiğinin halk lehine yeniden düzenlenerek bu “Hazine garantili” projelerdeki garanti revizyonlarından
İsrafın kesilmesinden
Kamu nakit havuzundan
karşılanır.
Ve bu para bütçede kaybolmaz.
Ekonomik olarak en alt dilimde bulunan bu katmana sağlanacak destekleri bu katmanda yer alan vatandaşlar tasarruf için biriktiremez,borsaya yatıramaz,yatırım yapamaz,yaşam savaşı verirken bu destekler ile doğrudan temel ihtiyaçlarını karşılamak adına bu destek planı içerisinde kendisine aktarılan rakamı yine reel ekonomiye yani markete,eczaneye,çocuğunun okul kırtasiye masrafına aktarır.
Dolayısı ile ayda 3 milyar TL,yıllık totalde 36 milyar TL reel piyasaya akarak,destek msağlanan kesimler dışındaki toplumsal katmanları da rahatlatan,piyasada ekstra nakit döngüsü yaratan bir makroekonomik denge unsuru da yaratır.
Harcamaların bir kısmı KDV olarak devlete geri döner
Bankacılık sistemi rahatlar
Küçük esnafın nakit döngüsü hızlanır
Bu, popülizm değil;
hesaplanmış bir devlet müdahalesidir.
SON SÖZ
Biz, yoksulluğu yönetmeyi planlayan bir iktidar kurmayacağız.
Biz, yoksulluğu bitirmeyi devlet görevi sayan bir parti ve HALK ŞKTİDARI inşa edeceğiz.
Bizim siyasetimiz korku değil, umut üretecek.
Bizim milliyetçiliğimiz hamasi nutuk değil, milletin refahı olacak..
Dolayısı ile bu saydıklarımız içi boş bir vaat listesi değil.
Bu, uygulanabilir, rasyonel, finanse edilmiş, sistemli ve takvimli bir restorasyon planıdır.
Türk Milleti müsterih olsun artık somut projeler ve alternatifler ile karşılarına gelen ve her alanda gerçek manada somut ve uygulanabilir,stratejik yol haritası çizilmiş,finansman kaynağı belli proje ve politika setleri üreten bir alternatifleri ve umutları var.
Onurlu yaşam bir lütuf değil, haktır.
Ve bu hakkı, bu millete geri vereceğiz.









