Sosyal Medya Hesaplarımız

GÜNDEM

SAĞLIK PERSONELLERİ İSYANDA:”HAYATIMIZ TEHLİKEYE ATILIYOR”

Yayınlanma Tarihi:

on

Sağlık Personel Sendikası Genel Başkan Vekili Ahmet Çam yazılı bir açıklama yaparak,hastanelerde Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan normalleşme rehberine uyulmadığını ve kurallara uyulmadığını belirterek hastanelerdeki sağlık personelinin hayatının tehlikeye atıldığını ifade etti.

Çam yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

“Bilindiği üzere pandemi sürecinin başlaması ile birlikte tüm sağlık kurumlarında çeşitli önlemler alınmış ve koronavirüs hastalığı ile etkin mücadele edilmeye başlanmıştır. Düşen hasta sayısı ve bağlı olarak önlemlerin azalması ile birlikte  giderek artan hasta sayısı insanları tekrar tedirgin etmeye devam etmektedir.

Sendikamız üye ve yetkililerinin tamamı aktif olarak gerek covid birimlerinde gerekse hastanelerin diğer birimlerinde aktif görevlerine devam etmektedir. Dolayısı ile hastanelerde yaşanan sorunlara da tüm üye ve yöneticilerimiz bizzat şahit olmaktadır. Sorunların başında ise ne yazık ki süreci iyi yönetememe ve önlemlere uymama gelmektedir.

Sağlık bakanlığı çeşitli aralıklarla pandemi sürecinde normalleşme rehberi yayınlamakta ve önlemleri kademeli olarak azaltmaktadır. Bakanlık bu konuda oldukça hassas ve tedbirli davranıyor olsa da ne yazık ki kurumlar bu tedbirlere uymamakta ısrar etmeye gerek çalışanları gerekse hastaları riske atmaktadırlar.

Çift Başlılık Üniversite Çalışanlarını Mağdur Ediyor!                                              

Üniversiteler özerk kurumlar olması sebebi ile kararlar üniversite yönetimleri tarafından alınmaktadır. Yöneticilerin insafına bırakılan birçok üniversitede sağlık bakanlığı normalleşme rehberi dikkate alınmamaktadır. Kanun yönetmelik ve karar tanımayan hocalara ne yazık ki kurum amirleri dahi müdahale edememektedir.

Önlemler Adeta Göstermelikmiş Gibi Uygulamalar Var!

Sağlık bakanlığı 09.07.2020 tarihinde yayınladığı çalışma rehberinde hasta ve çalışan güvenliğinin önemini vurgulamış ve bu bağlamda çeşitli önlemlerden bahsetmiştir. Şöyle ki;

– Hastalar hastaneye yatırılmadan önce covid-19 testi yapılması gerektiği ve yatış sonrası da her gün test yapılması gerektiği vurgulanmıştır. Ancak ne yazık ki çoğu üniversitede hastaların önce yatışı yapılmakta akabinde 12 saatten fazla süre geçtikten sonra test yapılmakta, hatta bazı yerlerde test yapılması birkaç günü bulabilmektedir. Bu süreçte  hemşire, hasta bakıcı ve temizlik personelleri hastalarla sürekli temas halindedir.

– Hasta odalarında 1 hasta en fazla 2 hasta olması gerekliliğinden bahsedilmiştir ancak ne yazık ki buda üniversitelerde pek mümkün olmamaktadır. 3 hastanın dahi aynı odada yattığı görülmektedir. Öyle ki imkan olsa 2 hasta aynı yatağa yatırılacak seviyeye gelen birimler mevcuttur. Bu durum hem hastaların hem çalışanların güvenliğini tehlikeye atmaktadır.

– Personel sayısı düşünülerek hasta yatışı yapılması gerekliliğinden bahsedilmiş ancak ne yazık ki üniversitelerde ciddi idari personel açığı mevcuttur. Üniversitelerin bazı bölümlerinde doktor sayısı hemşire sayısından fazla kliniklerde 40 hastaya 1 hemşirenin baktığı yerler mevcut. Yoğun bakımlarda yönetmeliğe göre 2 hastaya bir hemşire olması gerekirken mevcutta 5-10 hastaya 1 hemşire bakmaktadır. Yoğun bakımlarda standartlara uyulmadığı gibi bazı yoğun bakımlarda ara yataklar çekilip hasta sayıları iyice arttırılmaktadır. Bu tarz birimlerde ne kaliteli bakımdan ne de personel güvenliğinden bahsedemeyiz.

 

– Yine rehberde dikkatimizi çeken en önemli cümlelerden biri ‘Sağlık çalışanlarının stres ve yorgunluk düzeyleri göz önünde bulundurularak gerekli destek sağlanmalıdır.’’ cümlesidir. Ne yazık ki sağlık çalışanları aylarca ailelerinden uzak kaldı, gurbetçi sağlıkçılar zaten uzaktaydı ve yıllık izinlerin iptal edilmesi ile birlikte bir yıldır ailesini göremeyenler var. Süresiz sözleşmeli personellerin yıllık izinleri 31 Aralık itibari ile iptal edilecek ve henüz çalışanların çoğu iznini kullanamadı. Kullananlarda küçük bir parçasını kullanabildi. Yukarıda bahsettiğimiz ciddi iş yükü ve hocalar tarafından ezilen hemşirelerin stres durumu ile ilgili yönetimlerden bir müdahale beklemek oldukça anlamsız oluyor.

Covid Testi Pozitif Çıkan Çalışanların Çoğu Covid Birimlerinde Çalışmayanlar!

Üniversite hastanelerinin çoğunda yukarıda bahsettiğimiz ve bahsedemediğimiz konularda önlemlere uyulmamakta ve bu sebeple her geçen gün çalışanlar koronavirüs hastalığına yakalanmaya devam etmektedir. Üstelik bu durum son dönemlerde artmaktadır. Testi pozitif olan çalışanların çoğuda covid birimlerinde olmayan diğer birimlerde görev yapan çalışanlardan oluşmaktadır. Bu durumda zaten önlem eksikliğinin sonuçlarını bizlere gösteriyor. Biz bu açıklamalarımızı her ne kadar çalışan problemleri olarak belirtsekte aslında bu durum hastalar içinde büyük risk doğurmaktadır.

Üniversite Hastaneleri Denetlenmeli Hastaneler Tek Çatı Altında Toplanmalıdır!

Pandemi sürecinde üniversitelerdeki eksiklikler ve koordinasyon problemleri tespit edilmeli, üniversite hastaneleri bakanlığa bağlanmalı yada özerklikten çıkarılarak tek bir noktadan yönetilmesi sağlanmalıdır. Puanlı Ek ödeme sistemi üniversitelerin en önemli sorunlarından biridir. Bakanlıklardan üniversitelere geçen hocaların geçiş sebepleri araştırılmalı sorunlar araştırılmaya ve denetlenmeye başlanıldığında problemlerin sadece bahsettiğimiz kısıtlı konularla kalmadığı görülecektir.”

1 Yorum

1 Yorum

  1. Neşe

    17 Temmuz 2020 at 12:18

    Sonunda bunları dile getiren birileri çıktı 👍👏🏻👏🏻👏🏻

Bir Cevap Yazın

GÜNDEM

DİYANET İŞLERİ BAŞKANI ALİ ERBAŞ CORONA VİRÜSE YAKALANDI

Yayınlanma Tarihi:

on

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş,resmi sosyal medya hesabından yaptığı duyuru ile coronavirüse yakalandığını açıkladı.

Erbaş yaptığı açıklamada “Dün yaptırdığım Kovid-19 testim pozitif çıktı. Çok şükür genel durumum iyi. Dinleniyorum. Hafif atlatmak nasib olur İnşâellah; dualarınızı bekliyorum. Bu vesileyle geçmiş olsun dileklerini ileten herkese teşekkür eder, tüm hastalara Allah’tan acil şifalar dilerim.”

________________________________________________________________________________________________

BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞE DESTEK OLMAK İÇİN;

“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan, bağımsız ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan, Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir, DİJİTAL KİTAPLARIMIZDAN (e-kitap) satın alabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi  belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”

DİJİTAL BOOK STORE SANAL KİTABEVİ:

https://www.shopier.com/ShowProductNew/storefront.php?shop=dijitalbookstore&sid=d2FqS25GbkNlRDh0dW5ucjBfLTFfIF8g

YOUTUBE KANALI LİNKİ:

https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w

Okumaya Devam Et

GÜNDEM

METROPOOL ANKETİNDE ÖNE ÇIKAN İYİ PARTİ-CHP DETAYI

Yayınlanma Tarihi:

on

METROPOOL Araştırma şirketinin her ay gerçekleştirdiği TÜRKİYE’NİN NABZI araştırmalarının bu ayki sonuçları yayınlanırken ankette ilginç bir sonuç ortaya çıktı.

Ankette kamu kurumlarında başörtüsü yasağının uygulanıp uygulanmaması konusu ankete katılanlara sorulurken bu konuda AKP seçmeni olanlar ile CHP seçmeni olanlar arasındaki fark daha da azaldı.

Anket sonuçlarına göre AKP seçmenlerinin %82’si, CHP seçmenlerinin ise %80’i “kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanların başörtüsü takmaması” şeklindeki görüşe karşı.

KAMUDA TÜRBAN YASAĞINI İYİ PARTİ SEÇMENİ DAHA ÇOK SAVUNUYOR

Yine aynı ankete katılanların %11’i ise kamu kurum ve kuruluşlarında türban yasağı olmasını savunuyor.

Ancak burada da ilgi çekici bir durum ortaya çıkıyor ve İYİ PARTİ seçmenlerinin CHP seçmenlerinden daha çok kamuda türban yasağı olması gerektiğini savundukları ortaya çıkıyor.

Anket verilerine göre İYİ PARTİ seçmeninin %17’si,CHP seçmeninin ise %15’i kamuda çalışanların türban takmaması gerektiğini savunuyor.

________________________________________________________________________________________________

BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞE DESTEK OLMAK İÇİN;

“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan, bağımsız ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan, Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir, DİJİTAL KİTAPLARIMIZDAN (e-kitap) satın alabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi  belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”

DİJİTAL BOOK STORE SANAL KİTABEVİ:

https://www.shopier.com/ShowProductNew/storefront.php?shop=dijitalbookstore&sid=d2FqS25GbkNlRDh0dW5ucjBfLTFfIF8g

YOUTUBE KANALI LİNKİ:

https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w

Okumaya Devam Et

GÜNDEM

TARİHİ BİNA AKP’NİN RANT PROJESİNE KURBAN GİDİYOR

Yayınlanma Tarihi:

on

İstanbul’un önemli bir tarihi mirası, Koruma Kurulu onaylı yol genişletme çalışması nedeniyle yok oluyor. Kasımpaşa’da bulunan ve Sultan Abdulaziz dönemine ait yapı olan Divanhane Eski Karakolu’nun yıkım kararı tüm çabalara rağmen engellenemedi.

Cumhuriyet Gazetesi’nden Hazal Ocak’ın haberine göre İstanbul Kasımpaşa’daki Sultan Abdulaziz’in yaptırdığı tarihi Divanhane Karakolu binasının tartışmalı Haliç Yat Limanı ve Kompleksi Projesi’ne (Haliçport) etki alanında kaldığı ve bu kapsamda yıkıldığı ortaya çıktı. Tüm itirazlara karşın yıkımın sürdüğüne dikkat çeken İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, “Tarihi binaya kefen mi biçtiniz, tabut mu? Hiçbir gerekçesi olmayan yok etmenin ve yıkmak için gösterilen bu telaşın anlamı nedir” diye sordu. Haliçport olarak projenin ihalesini 2013 yılında 1.3 milyar dolar bedelle Rixos otellerinin sahibi Fettah Tamince almıştı. Türkiye ile Katar arasında, Katar’ın İstanbul Haliç Altın Boynuz Projesi’ne yatırım yapmasına dair bir anlaşma imzalandığı belirtilmişti.

HİLTİYLE GİRDİLER

Bina geçen aylarda iş makineleri ile yıkılmaya başlamıştı. Yıkım çalışmasıyla ilgili gelen ihbarlar üzerine İstanbul Büyükşehir Belediyesi ekipleri olay yerine şubat ayı başında giderek tutanak tuttu ve Divanhane’deki çalışma durduruldu. Tutatanakta yıkımın hilti, ağır iş makineleri ve vinç ile gerçekleştirildiğine not düşüldü. Bakanlık yaptığı açıklamada karakol binasının sökülerek yeni yerinde özgün malzemeler ile ihya edileceğini açıkladı. İBB 2 Şubat’ta Koruma Kurulu’na başvurarak yıkımın durdurulmasını ve iptalini istedi. Koruma Kurulu 11 Şubat’ta aldığı özgün malzemelerin korunduğunu belirterek yıkımın devam etmesine karar verdi. İBB önceki gün İstanbul Bölge İdare Mahkemesi’ne başvurarak yıkımın ve kurul kararlarının yürütmesinin durudurulmasını talep etti. 

İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat söz konusu karakol binası önünde dün basın açıklaması yaptı. Süreç hakkında bilgi veren Polat söz konusu alanın ana arterde olduğuna dikkat çekerek İBB yetkisinde kaldığını söyledi. Polat, İBB’nin 4 Şubat’ta yeni bir karar alarak yıkıma gerekçe gösterilen yol güzergâhını değiştirdiğini belirterek bu nedenle yıkımın acilen durdurulmasını istedi. Polat, “Burada uygulama yapanların tamamı bir tarihi eseri dayanak olmadan yıktıkları için suç işlemektedirler. Yapının içerisini hem hava görüntüleri hem de belgeleme yöntemiyle takip ettik. Şu anda içeride bütün volta döşemelerin büyük oranda yıkıldığını, binanın kabuğunun kaldığını içerideki tahribatın artık bu kararlar durdurulsa bile binanın yıkılma düzeyine getirildiğini görüyoruz. Bu açıdan vahim bir durumla karşı karşıyayız. Binanın kurtarılıp restore edilmesi lazım” dedi.

SÜREÇ NASIL BAŞLADI?

Tarihi binayı yıkıma götüren süreç, Koruma Kurulu’nun binanın yıkılabileceğine yönelik 2015 yılında aldığı kararla başladı. İBB Ulaşım ve Trafik Düzenleme Kurulu 2018 yılında aldığı kararla Haliç Yat Limanı ve Kompleksi Projesi’ne ait otopark giriş-çıkışları ile tesise erişimi sağlayan yolların düzenlenmesi kapsamında binanın taşınmasına karar verdi. Kuzey Deniz Saha Komutanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Haliç Altınboynuz Marina Turizm şirketi arasında imzalanan protokol ile eski karakol binası için yıkım ruhsatı düzenlenmesi istendi. Daha sonra yıkım kararı geldi.

______________________________________________________________________________________________

BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞE DESTEK OLMAK İÇİN;

“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan, bağımsız ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan, Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir, DİJİTAL KİTAPLARIMIZDAN (e-kitap) satın alabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi  belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”

DİJİTAL BOOK STORE SANAL KİTABEVİ:

https://www.shopier.com/ShowProductNew/storefront.php?shop=dijitalbookstore&sid=d2FqS25GbkNlRDh0dW5ucjBfLTFfIF8g

YOUTUBE KANALI LİNKİ:

https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w

Okumaya Devam Et







Popüler

%d blogcu bunu beğendi: