Sosyal Medya Hesaplarımız

ÖZEL HABER

SARAY DARBESİ VE “TAHT OYUNLARI”

Yayınlanma Tarihi:

on

Celal Eren ÇELİK

Son günlerde herkes yine Sedat Peker’in açıklamalarını konuşuyor malumunuz… İlla video çekmesi gerekmiyor Peker’in artık zira 2 milyona yaklaşan takipçisi ile Twitter hesabından yaptığı açıklamaları da çok ciddi bir etki yaratmakta…

Ancak özellikle son günlerde yaptığı paylaşımlarda “Kayıp silahlar” hakkında verdiği detaylar oldukça ciddi ve bu kez de herkes kayıp silahları konuşuyor hem de öyle konuşuyor ki İçişleri Bakanlığı kamuoyunu “Teskin” edebilmek adına açıklama yapmak zorunda kalıyor.

Ama işin aslına bakacak olursak Türkiye 2 aydır Peker her bir video çektiğinde, her bir Tweet attığında bir önceki açıklamasını bırakıp diğerini konuşuyor böylece ortaya saçılan bu kirli ilişkiler ağına “Bütünsel” açıdan bakmak, tüm bu açıklamaların genel derli toplu bir fotoğrafını çekmek, bir analizini yapmak da pek mümkün olmuyor…

Bu yazımızda işte bu “Derli toplu” fotoğrafı çekerek, yaşanan bu sürece “Bütünsel” açıdan bakıp, “Puzzle” parçalarını birleştirerek bir analiz yapacağız…

“Bu kadar peşrev yeter” diyoruz ve başlıyoruz yazımıza…

***

Bu analizi yapabilmek için öncelikle Süleyman Soylu’yu analiz etmek gerekiyor. Zira Süleyman Soylu “Sıradan” bir isim, bakanlar kurulu içerisindeki “Herhangi” bir bakan değil…

Süleyman Soylu, AKP’nin  “Tartışılmaz tek adam” sistemi içerisinde “Kendi özerk cumhuriyetini” kurabilmiş, kendi “Dükalığını” oluşturmuş, bugün ulaştığı güç itibariyle Erdoğan’ın dahi açık ve direkt olarak tasfiye etmekten “Kar-zarar hesabı” yaptığı zaman kaçındığı bir isim haline gelmiş bir isim…

Peki Soylu’yu bu kadar güçlü kılan etkenler,kendisini parti içerisindeki rakipleri yahut “Muadillerinden” farklı kılan özellikleri nelerdi?

Madde madde sıralayalım isterseniz:

1-Soylu parti genel başkanlığı yapmış bir isim olarak sadece parti içi yahut mikro siyasete değil “Makro siyasete” ve “Makro siyaset” denge ve dinamiklerine hakim bir isim.

2-Soylu AKP’ye geldikten sonra “TEŞKİLATLARDAN SORUMLU GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI” görevine getirilmişti. Soylu bu görevi esnasında parti içerisinde kendi ekibini ve kadrolarını kurmayı başarmıştı.

3-Soylu AKP içerisinde başka hiçbir bakanda olmayan çok önemli bir özelliğe sahip: Soylu’nun tabanda ve toplumda belli bir karşılığı var.

4-Soylu’nun bir siyasetçi için çok çok önemli olan özelliklerinden birisi ise “Bir başka siyasi partinin tabanına da hitap edip, kendi partisi dışındaki bir başka partinin tabanından oy alma potansiyeline sahip olması” Bugün Soylu’nun MHP tabanı üzerindeki belli orandaki karşılığı yadsınamaz bir gerçeklik olarak karşımızda durmakta.

5-Soylu yine kabinede hiçbir bakanda olmayan bir diğer özellik olarak güçlü bir hitabet yeteneğine sahip.

6-Ve belki de en önemlisi Soylu 5 yıldır sürdürdüğü İçişleri Bakanlığı görevi döneminde Emniyet ve Jandarma içerisinde çok ciddi bir “Kadrolaşma” gerçekleştirirken bu 2 kurumu tamamı ile  etkisi altına almış durumda. Öte yandan İçişleri Bakanı olması nedeni ile kendisine bağlı Emniyet’in ve Jandarma’nın İstihbarat birimlerine gelen “Kozmik” pek çok bilgiye sahip.

Bu saydığımız özellikleri e avantajları Soylu için ilk aşamayı oluşturdu ve Soylu AKP’ye “Transfer” olduktan bir süre sonra AKP içerisinde kendi “Özerk Cumhuriyetini” ilan edebilecek güce ulaştı ancak dediğimiz gibi bu “Soylu için” sadece “İlk etaptı”

Zira AKP içerisinde son 2 yılda daha da şiddetlenen bir “Erdoğan sonrası dönem için güç mücadelesi” yaşanmakta.

AKP içerisinde Berat Albayrak ve yanındaki “PELİKAN” ekibi, Soylu ve ekibi ile Numan Kurtulmuş öncülüğündeki “Gelenekçi-Milli Görüş” kanadı arasında yaşanan kıran kırana bir güç savaşı bu…

Bu notumuzu aklınızda tutarak bundan sonraki satırları okumaya devam edin…

Şimdi bu güç mücadelesi yaşanırken ve herkes kendisini “Erdoğan sonrası iktidarın sahibi yapacak” yolda en güçlü pozisyonda kendisini konumlandırmaya çalışırken analizimiz için bir önemli “Temel tespit” daha yapalım…

Bu tip “Güç mücadelelerinde” iktidarı kazanmak istiyorsanız yukarda saydığımız Soylu’nun tüm avantajları ve “Artılarına” rağmen 3 şey olmaz ise başarıya ulaşma şansınız yoktur:

1-Medya yapılanmanız

2-Sokak gücünüz

3-Finansal gücünüz

Şimdi bu yaptığımız “Tespit” sonrasında adım adım gidelim isterseniz…

***

Son 2 ay içerisinde medyadaki hangi isimlerin “Çıkar ilişkileri” deşifre oldu?

Veyis Ateş… Soylu, DYP İl Başkanı iken kendisinin yardımcısı olan isim. Olaylar patlamadan önce HABERTÜRK gibi “HAVUZ” ve “DEMİRÖREN” medyasına nazaran daha az yıpranmış bir haber kanalının en etkili ismi haline gelmiş bir televizyoncu. Yani aslında Ateş üzerinden HABERTÜRK “kontrol altındaydı”.

Hadi ve Süleyman Özışık kardeşler… Süleyman Soylu’nun 5 parasız kaldığı dönemde sahip çıkıp,para,makam verdiği, Soylu’nun AKP ve devlet içerisinde yükselmesi ile birlikte mali olarak da güçlenen ve bir “Etki alanı” yaratan 2 kardeş… Özellikle “İnternet medyası” Özışık kardeşlerin başında olduğu İNTYERNETHABER sitesi ve yine Soylu’ya yakın isimlerin sahibi olduğu isimlerin kurduğu İnternet Medyası Derneği gibi STK’lar üzerinden “Kontrol altındaydı”

Fatih Tezcan… Sosyal medyada örgütlenen özel bir “Troll” ekibini TELEGRAM üzerinden koordine eden,TELEGRAM’daki “Kapalı devre” bu hesaptan yapılacak operasyonların talimatını veren, sosyal medya operasyonlarını sevk ve idare ederek istenen  kişi yahut kurumlara “Operasyon çeken”, Soylu ile makamında görüşen,pozlar veren Soylu’ya yakın isim…

Tezcan üzerinden “Sosyal medya” “Kontrol ediliyor”, rakip “PELİKAN” yapılanmasına alternatif bir oluşum kurgulanıyordu.

Yani “İşin” medya ayağı “Kurgulanmıştı”…

***

Mehmet Ağar ile Süleyman Soylu’nun aralarının iyi olmadığı dönem DYP dönemidir doğru ancak işin “Sonraki” kısmı nedense Peker tarafından dile getirilmedi…

Zira özellikle son 5 yıldır Ağar ile Soylu arasındaki yakınlaşmayı, Soylu’nun Ağar’a gösterdiği saygıyı, Ağar’ın emniyet teşkilatı içerisinde halen çok ciddi boyutta olan ağırlığını ve “İlişkilerini” Soylu’nun “Emrine verişini” siyaset dünyası içerisinde olan herkes bilir.

1990’lı yılların “Faili meçhuller” ile dolu o karanlık yıllarında “Çekeceği bir tuğla” ile tüm duvarı yıkacak derecede önemli bir isim olan Mehmet Ağar’ın en yakınındaki isimlerden birisi ise hiç şüphesiz o dönemde bizzat Ağar tarafından Emniyet Özel Harekat Dairesi’ne getirilen Korkut Eken’dir…

Ve Ağar-Eken ismi sadece “2 isimden” ibaret değildir bir “Ekibi” temsil etmektedir.

Ve bu “Ekip” 1990’ların sonlarına doğru tasfiye olmuşken, AKP’nin son dönemde kendisine aradığı “Dayanak kolonlarından” birisi olarak son 5 yılda yeniden çok ciddi güç ve nüfuz alanı kazandı. Kazanılan bu nüfuz alanı ile birlikte bu “EKİP” eski bağlantılarını da yeniden canlandırarak kendisine yeniden geniş bir alan açmaya başladı.

“Eski” bağlantıların yeniden canlandırıldığı ise Yalıkavak Marina’da verilen o meşhur “Fotoğraf karesi” ile adeta vücut buldu…

İşte bu “Ekibin” görünürde “Arası iyi olmasa” da siyasetteki izdüşümü de Süleyman Soylu oluyordu.

Ve yine bu “EKİBİN” “Sokaklar” üzerindeki etkisini kimse yadsıyamaz,bir kenara koyamazdı.

***

Ve finans…

Ortaya çıkan son RD GLOBAL bağlantılı skandallara, gerek bizim HABER ALTERNATİF’te üst üste 4 gün belgeleri ile kaleme aldığımız dosyalar,gerek Barış Terkoğlu’nun Cumhuriyet Gazetesi’nde kaleme aldığı yazılara “JET HIZI” erişim yasağı getirilmesi boşuna değil…

Zira RD GLOBAL skandalları ve bu dosyalar ortaya bu şirket üzerinden  milyar dolarlık bir sektörde nasıl bir “TEKEL” yaratıldığını ve nasıl bir devasa rantın bu “TEKELE” kanalize edildiğini ortaya koydu.

RD GLOBAL sıradan bir şirket değildi,bizzat Süleyman Soylu’nun kuzeninin Yönetim Kurulu Üyesi olduğu bir firmaydı. Süleyman Soylu’nun kuzeni Mehmet Soylu’nun şirketteki görevinden istifası ise ancak ortaya çıkan bu skandallar sonrası duyuruldu.

Keza Esenyurt merkezli inşaat sektöründen elde edilen gelirler yine yüzlerce milyon dolar…

Yani gözüken o ki işin “Finansal Altyapı” boyutu da tamamlanmış…

***

Peki bu “MEDYA YAPILANMASI”, “SOKAK GÜCÜ” ve “FİNANSAL HAZIRLIK” kısımlarındaki tabloya bakalım ve Sedat Peker’in videolarına geçelim…

Sedat Peker videoları ile medyada kim tasfiye oldu: Veyis Ateş,Hadi Özışık ve Süleyman Özışık…

Sedat Peker videolarında kimi hedef aldı:”Derin Mehmet” diyerek Mehmet Ağar’ı ve Kutlu Adalı cinayeti ile Korkut Eken’i…

Sedat Peker yaptığı Twitter açıklamalarında neyi ortaya çıkarttı? Esenyurt merkezli inşaat sektörü “Rantını” yani RD GLOBAL ile birlikte en önemli “FİNANSAL HAZIRLIK” ayağını…

Peki bunların hepsinin kesişme noktası kim? Tabii ki Süleyman Soylu…

Bir adım geriye çekilip tabloya bakacak olursak;

Soylu ile bağlantılı olan “MEDYA YAPILANMASI” tasfiye edildi, “SOKAK GÜCÜ” tasfiye edildi, “FİNANSAL YAPILANMA” darbe aldı.…

***

İçişleri Bakanı Soylu yahut bir başka isim tüm bu imkanları birleştirip, tüm bu hazırlığı tamamlayıp tüm bu avantajları elinde toparlasa dahi bundan 5 yıl önce böylesi bir “Erdoğan sonrası” hamleyi değil yapmayı, akıllarından dahi geçirmeyi düşünemezdiler. Zira Erdoğan’ın siyasal gücü ile ne ülke genelinde ne parti içerisinde baş etme şansları dahi olmazdı.

Ancak özellikle son 2-3 yılda AKP’de başlayan ve durdurulamayan kan kaybının devam etmesi, bugüne kadar kayıtsız şartsız Erdoğan’a biat eden medyadan dahi kısık sesle de olsa Erdoğan’a karşı eleştiri seslerinin yükselmeye başlaması, kulislere periyodik olarak Erdoğan’ın sağlık durumu ile ilgili haberlerin “Servis” edilmeye başlanması AKP içerisinde “Erdoğan sonrası için” “TAHT OYUNLARINI” tetikledi.

Bu “TAHT OYUNLARI” oynanırken Berat Albayrak devletin çeşitli kademelerine yerleştirdiği kadroları, emrindeki PELİKAN YAPILANMASI ve abisi Serhat Albayrak vasıtası ile kontrol ettiği havuz medyası ile hamle yapsa da ekonomideki başarısızlığı ve bakanlık görevinden ayrılması nedeni ile elindeki “Devlet mührünün” gücünü kaybetmesi nedeni ile büyük bir tehlike arz etmedi.

Parti içerisinde son 1 yıla kadar parti içerisindeki “Yapılanmaları” bilinse de üst düzey hamle yapma doğal olarak “Tehdit unsuru” olma özelliği olmayan “Gelenekçi-Milli Görüşçü” damar da bir tehlike arz etmiyordu…

Ancak Soylu öyle değildi…

Soylu kendi kişisel “Avantajlarının” yanına gerekli 3 önemli “YAPILANMAYI” da tamamlayarak “Liderlik” için Erdoğan dışında AKP içerisinde artık son derece ciddi bir “ALTERNATİF GÜÇ MERKEZİ” haline gelmiş haldeydi.

Erdoğan ortaya çıkan bu “ALTERNATİF GÜÇ MERKEZİ” ne doğrudan hamle yapmanın mümkün olmayacağını, Soylu’nun bir gece yarısı kararnamesi ile görevden alacağı “Sıradan” bir bakan olmadığını da çok iyi biliyordu…

Soylu giderek “Özerk Cumhuriyet” halinden de çıkmış ve adım adım “Tam bağımsızlığını” kendisine karşı ilan edecek güce doğru adım adım yaklaşmaktaydı.

Bunun için o “ALTERNATİF GÜÇ MERKEZİ” haline gelen unsurun “Zayıflaması” ,yıpranması, oluşturduğu “Ekiplerin” ve “Yapıların” tasfiye olması gerekiyordu…

***

Şimdi son tahlilde Sedat Peker’in videoları kimleri tasfiye etti, hangi yapılar açığa çıktı, bu tasfiye rüzgarından kim “Zayıflamış” daha doğru ifade ile “ZAYIFLATILMIŞ” halde çıktı bir bakın isterseniz…

Peker’in bugüne dek videolarında Erdoğan ile ilgili tek kelime olumsuz bir cümle kurmadığını da bunun üzerine ekleyin ve “FAİLİNİ BULAMADIĞINIZ BİR OLAYDA O OLAYDAN KİMİN FAYDA SAĞLADIĞINA BAKIN” sözünü de hatırlayın…

Şimdi sorun bakalım kendinize “İzlediklerimiz kendisine ve ailesine haksızlık yapılmış bir mafya liderinin girdiği ilişkileri açıklayarak intikam alması mı yoksa taht oyunları içerisinde büyük ve stratejik bir hamlenin parçası mı?

Yorum size kalmış…

________________________________________________________________________________________________

BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞE DESTEK OLMAK İÇİN;

“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan, bağımsız ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan, Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir, DİJİTAL KİTAPLARIMIZDAN (e-kitap) satın alabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi  belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”

DİJİTAL BOOK STORE SANAL KİTABEVİ:

https://www.shopier.com/ShowProductNew/storefront.php?shop=dijitalbookstore&sid=d2FqS25GbkNlRDh0dW5ucjBfLTFfIF8g

YOUTUBE KANALI LİNKİ:

https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w

KRİPTEKS E-DERGİ YILLIK ABONELİK LİNKİ:

https://shopier.com/1354512

 

 

Yorum yapmak için tıklayın

Bir Cevap Yazın

ÖZEL HABER

YANGIN SÖNDÜRME UÇAĞINA PARA YOK AMA MİLYONLUK MAKAM ARACINA BÜTÇE VAR

Yayınlanma Tarihi:

on

HABER ALTERNATİF-ÖZEL HABER

Celal Eren ÇELİK

Türkiye’nin dört bir tarafında devam eden orman yangınları kontrol altına alınamazken, özellikle THK’nın elindeki uçak filosunun “4 milyon Dolar yatırım gerekli” denilerek kullanılamaması çok büyük tepki çekmişti.

THK’nın elindeki uçaklara bu yatırımın yapılmasını sağlamayan, kendi uçak filosunu ise kurmayan Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Orman Genel Müdürlüğü bünyesinde kullanılmak üzere milyonluk makam araçları satın aldığı ortaya çıktı.

Orman Genel Müdürlüğü bünyesinde kullanılmak üzere satın alınarak 28 bölge müdürlüğüne gönderilen makam araçlarının markası ise TOYOTA LAND CRUSİER PRADO. Bu marka ve model jeeplerin bayi satış fiyatı ise 2 milyon 156 bin TL.

Adana,Amasya,Ankara,Antalya,Artvin,Balıkesir,Bolu,Bursa,Çanakkale,Denizli,Elazığ,Erzurum,Eskişehir,Giresun,Isparta,İstanbul,İzmir,Kahramanmaraş,Kastamonu,Kayseri,Konya,Kütahya,Mersin,Muğla,Sakarya,Şanlıurfa,Trabzon ve Zonguldak Orman Bölge Müdürlüklerine teslim edilen makam araçları kullanıma girdi.

ORMAN GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İÇİN SKANDAL İDDİALAR…

Ancak Orman Genel Müdürlüğü içerisinde yaşanan skandallar bununla da sınırlı değil.

İddialara göre Orman Genel Müdürlüğü bünyesine ayrılan “Yangın ödenekleri” bölge müdürlüklerinde usülsüz biçimde kullanılmakta. Yangın ödeneklerinden aktarılan parayla tüm işletme müdürlerinin odalarına dev ekran TV’ler alındığı ve yangın ödeneğinden usulsüz şekilde amacı dışında pek çok harcama yapıldığı belirtiliyor.

Yangın ödeneklerinin aktarımının yasal olarak 177’ye yapılması gerekirken bu usulsüz kullanımın son derece yaygınlaştığı ve yangın ödeneği içinden yapılan alımlar için “Bir tane 177’ye,bir tane bölge müdürüne,1 tane işletme müdürüne” şeklinde bir söylemin yaygın biçimde kullanıldığı ifade ediliyor.

Öte yandan yangın ödeneği üzerinden orman bölge müdürleri ve işletme müdürlerinin kendilerine özel yaptıkları satın almaların devletin demirbaş kaydına da işlenmediği gelen bilgiler arasında.

________________________________________________________________________________________________

BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞE DESTEK OLMAK İÇİN;

“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan, hiç bir kurum, kuruluş yahut kişiden “Fonlanmadan”, “tam bağımsız” ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan, Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir, DİJİTAL KİTAPLARIMIZDAN (e-kitap) satın alabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi  belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”

DİJİTAL BOOK STORE SANAL KİTABEVİ:

https://www.shopier.com/ShowProductNew/storefront.php?shop=dijitalbookstore&sid=d2FqS25GbkNlRDh0dW5ucjBfLTFfIF8g

YOUTUBE KANALI LİNKİ:

https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w

KRİPTEKS E-DERGİ YILLIK ABONELİK LİNKİ:

https://shopier.com/1354512

HABER ALTERNATİF’İN ANDROİD CİHAZLAR İÇİN ÜCRETSİZ MOBİL UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN:

https://play.google.com/store/apps/details?id=com.haberalternatif.dro

Okumaya Devam Et

ÖZEL HABER

CUMHURBAŞKANI “ÇAY ATSIN” DİYE ZORLA GÖTÜRÜLMÜŞLER!

Yayınlanma Tarihi:

on

HABER ALTERNATİF-ÖZEL HABER

CELAL EREN ÇELİK

Tüm Türkiye yurdun 4 bir yanından gelen orman yangınları haberleri ile sarsılırken AKP iktidarının beceriksiz politikaları sonrasında çok sayıda ormanlık alan yok olurken, kasabalar alevler ile boğuşuyor.

Dün yangın alanlarını “Havadan” inceleyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan akşam saatlerinde ise Marmaris’e geçmişti. Erdoğan’ın burada kendisini dinleyenlere otobüsün üzerinden “Çay atması” büyük tepki ile karşılanırken, Erdoğan’ın yangınlar devam ederken yaptığı bu hareketi yabancı basında bile haberlere konu olmuştu.

Erdoğan’ın “Çay atması” kadar yangın devam ederken Erdoğan’ın konuşmasını dinlemeye giden ve çay alan kişiler de eleştiri oklarının hedefi olmuştu.

Dün gece yaşanan “Çay atma” olayının perde arkasındaki gerçeklere ise HABER ALTERNATİF ulaştı.

ORMAN MÜDÜRLÜĞÜ ÇALIŞANLARI ZORLA GETİRİLMİŞ!

HABER ALTERNATİF’in güvenilir kaynaklardan edindiği bilgilere göre Erdoğan’ın Marmaris’e gelmesinden yaklaşık 2 saat önce Marmaris Orman İşletme Müdürlüğü’nün “Yangın nöbetinde” bulunan idari personeline Erdoğan’ı karşılamaya gidileceği tebliğ edildi.

Yangın nöbetinde olan Marmaris Orman İşletme Müdürlüğü idari personeli ise yangınla mücadele için alanda olan Orman Müdürlüğü çalışanlarının koordinasyonu, yiyecek içeceklerinin temini gibi konuların aksayacağı gerekçesi ile Erdoğan’ı karşılamaya götürülmeleri kararına tepki göstererek kabul etmediler.

Ancak daha sonra bu idari personele AKP’ye yakınlığı ile bilinen TOÇ BİR SEN tarafından baskı uygulandı ve bu sendikaya bağlı Marmaris Orman İşletmeleri Müdürlüğü personeline eğer Erdoğan’ı karşılamaya gitmezlerse 60 saatlik “Yangın nöbet paralarının” ödenmeyeceği söylendi ve bu sendikaya bağlı çalışanlar üzeri kapalı şekilde işleri konusunda da “Uyarıldılar”…

Bunun sonucunda Marmaris Orman İşletme Müdürlüğü’nün “Yangın nöbetinde” bulunan ve o esnada orman yangını ile sahada mücadele veren personelin koordinasyonunu ve iaşesini sağlamakla yükümlü olan personeli mecbur bırakılarak Erdoğan’ı karşılamaya götürüldü.

SORUYORUZ… 

Şimdi buradan AKP’li yetkililere ve AKP’ye yakın TOÇ-BİR SEN’e soruyoruz:

1-Dün gece Marmaris Orman İşletmeleri Müdürlüğü personeli açıkça mobbing uygulanarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı karşılamak için görevlerinden alıkonularak karşılamaya götürülmüşler midir?

2-TOÇ-BİR SEN sendikası haklarını savunmakla mükellef olduğu Marmaris Orman İşletmeleri Müdürlüğü’nde kendisine bağlı personeli “Karşılamaya gelmemesi halinde yangın nöbet paralarının ödenmemesi” ile tehdit etmiş midir?

3-Bu personelin Cumhurbaşkanını karşılamaya gitmesi sonrasında sahada alevler ile mücadele eden orman müdürlüğü personelinin koordinasyonu ve yiyecek-içecek ihtiyaçlarında,iaşelerinde her hangi bir aksama yaşanmış mıdır?

4-TOÇ-BİR SEN dışında her hangi başka bir sendikaya bağlı idari personele de bu baskı yapılmış mıdır? Yapıldıysa bu sendikalara bağlı idari personel de Cumhurbaşkanını karşılamaya “Dikte edilerek” götürülmüş müdür?

________________________________________________________________________________________________

BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞE DESTEK OLMAK İÇİN;

“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan, hiç bir kurum, kuruluş yahut kişiden “Fonlanmadan”, “tam bağımsız” ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan, Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir, DİJİTAL KİTAPLARIMIZDAN (e-kitap) satın alabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi  belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”

DİJİTAL BOOK STORE SANAL KİTABEVİ:

https://www.shopier.com/ShowProductNew/storefront.php?shop=dijitalbookstore&sid=d2FqS25GbkNlRDh0dW5ucjBfLTFfIF8g

YOUTUBE KANALI LİNKİ:

https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w

KRİPTEKS E-DERGİ YILLIK ABONELİK LİNKİ:

https://shopier.com/1354512

HABER ALTERNATİF’İN ANDROİD CİHAZLAR İÇİN ÜCRETSİZ MOBİL UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN:

https://play.google.com/store/apps/details?id=com.haberalternatif.dro

 

 

 

 

Okumaya Devam Et

ÖZEL HABER

BİR “ÇÖKÜŞ”ÜN ANATOMİSİ: TÜRK HAVA KURUMU

Yayınlanma Tarihi:

on

Celal Eren ÇELİK

Tüm Türkiye adeta bir yerlerden “Düğmeye basılmışçasına” alev alev yanar ve orman yangını haberleri peşi sıra pek çok ilden birden gelirken Türk Hava Kurumu ise yeniden tartışmaların odağına oturan kurum oldu.

Zira AKP döneminde THK alanında uzmanı olduğu yangın söndürme ihalelerinden ihale şartnamesinde yapılan bir değişiklik ile saf dışı edilmişti. Yeni ihale şartnamesine göre yangın söndürme uçakları için 5 bin litre su taşıma özelliği şart koşulurken THK’nın elinde olan yangın söndürme uçakları 4 bin 900 litre kapasiteli olduğu için ihalelere katılamaz hale gelmişti.

THK’na atana  kayyum heyeti ise adeta bu sürecin üzerine “Tüy dikerek” kurumun tüm pilot ve teknisyenlerini işten çıkartarak uçakları hangarda çürümeye terk etmişti.

İşte bugün gelinen noktada THK ve THK’nin başında bulunup memleket cayır cayır yanarken “Düğüne gittiğini” açıklayan THK Kayyum Heyeti Başkanı tartışmaların odak noktasına otururken gözden kaçırılan bir nokta var.

Gözlerden kaçan bu nokta ise Türk Hava Kurumu’nun bugün geldiği durumun AKP iktidarı ile birlikte kurumun adının yolsuzluk,zimmet,rüşvet gibi pek çok olaylar ile birlikte anılıp adeta “Sistematik olarak” içinin boşaltıldığı bir sürecin “Sonucu” olması.

Yani THK konusunda bugün kamuoyunun gündemine gelen tartışmalar bir “Sonuç”

Aşağıda okuyacaklarınız ise bir kurumun nasıl olup da içinin boşaltıldığını,hangi ilişkiler ile adeta tarumar edildiğini içiniz burkularak okuyacağınız bir “Trajedi hikayesi”…

Evet “Bu kadar peşrev yeter” diyoruz ve yazımıza geçiyoruz…

***

Tarih yaprakları 18 Ekim 2009’u gösterdiğinde THK 40. Genel Kurulu’nu gerçekleştirmektedir.

Genel Kurul’da THK Isparta Şube Başkanı  Zafer Çağlar ile emekli Hava Pilot Tümgeneral Osman Yıldırım’ın aday olduğu seçimlerde Yıldırım, 441 geçerli oyun 308’ini alarak THK Genel Başkanlığına seçiliyordu…

THK’da yapılan bu Genel Kurul Sonrasında neler yaşanacağından ise Osman Yıldırım’ın başkanlığı için oy kullanan hiçbir delegenin haberi yoktu…

Osman Yıldırım THK Başkanlığı seçilmesinin ardından kısa bir süre geçtikten sonra Türk Hava Kurumu Vakfı’nı kurdurdu.  Zira “Vakıf” demek “Ticari iştirak” demekti.

Osman Yıldırım “Ticareti” sevmişti… Peş peşe şirketler kurmaya başladı. Ancak kurduğu şirketler oğlu Emre Yıldırım başta olmak üzere, eşi ve kantincisi üzerineydi.

Kurulan şirketlere THK’nın en önemli ticari iştiraki olan GÖKÇEN HAVACILIK üzerinden milyonlarca dolar aktarıldı.

Yetmedi Osman Yıldırım oğlu Emre Yıldırım’in 107 bin TL tutarındaki düğün masraflarını da THK bütçesinden karşıladı. Bu para THK’dan Osman Yıldırım’ın oğlu Emre Yıldırım adına kurulmuş olan ASAY SAVUNMA ŞİRKETİ’ne aktarılmış ve düğün harcamaları bu para ile yapılmıştı.

Tüm bunlar devletin resmi MASAK raporlarına giriyordu ve en sonunda THY Denetim Kurulu ve MASAK incelemeleri sonucunda Osman Yıldırım ile oğlu Emre Yıldırım 2 Kasım 2015 tarihinde tutuklanarak hapse konuluyordu.

Bu arada hakkında hazırlanan iddianamede rüşvet ve yolsuzlukla yargılanan Osman Yıldırım’ın 2014 yılında HSYK üyeliğine aday olan Ankara Batı Adliyesi eski Başsavcısı Murat Gökçe’nin ağabeyi Mustafa Gökçe’yi işe alarak THK’da Teftiş Kurulu Başkanı yaptığı ortaya çıktı.

Murat Gökçe, 15 Temmuz’daki darbe girişiminin ardından HSYK tarafından açığa alınırken ağabeyi Mustafa Gökçe ise yeni THK Başkanı Kürşat Atılgan tarafından önce Gökçen Havacılık’a gönderildi.

Kaynak:Bağımsız Havacılar internet sitesi-FETÖ’CÜLER TÜRK HAVA KURUMU’NDA CİRİT ATMIŞ başlıklı haber-27 Temmuz 2016

Ancak Osman Yıldırım hapisteyken de THK’ya “Atamalar” yapmayı sürdürüyordu!

Osman Yıldırım kurduğu THK VAKFI’nda 2020 yılına kadar devem eden Mütevelli Heyeti Başkanlığı yetkisini kendi eline almıştı. Buradaki yetkisi ise gerek THK Üniversitesi gerekse THK’ya atama yapmasına olanak veriyordu.

İşte hapse girmesine rağmen bu görevinden istifa etmeyen ve yetkileri elinde tutmaya devam eden Osman Yıldırım hapishaneden verdiği talimatlar ile kardeşi İbrahim Yıldırım’ın “Ballı maaş” ile THK Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başdanışmanı, eşinin estetik doktoru olan Tacettin Güçer’i ise THK Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı olarak atıyordu! Tacettin Güçer ise FETÖ’nün en önemli yüksek öğretim kurumu olan ve 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında kapatılan TURGUT ÖZAL ÜNİVERSİTESİ’nde Anabilim Dalı Başkanı’ydı!

Bu arada kuruluşundan itibaren THK Üniversitesinde ve tabii ki Osman Yıldırım döneminde Rektör olan isim Prof. Dr. Ünsal Ban’dı.

THK vakıf üniversitelerinde maksimum Rektör o dönem için 25 bin TL alırken Prof.Dr. Ünsal Ban’a “Ek dersler ile birlikte” tamı tamına 110 bin TL aylık maaş ödüyordu.

2015 yılında Prof.Dr. Ünsal Ban AKP’den milletvekili adayı olmak için görevinden istifa etti ama listeye alınmadı. Ancak AKP’de 2015 yılında Erzurum’dan Milletvekili adayı olan bir başka isim daha vardı: Zehra Taşkesenlioğlu…

Zehra Taşkesenlioğlu 2015 seçimlerinden başlayarak AKP’nin Erzurum Milletvekili seçildi,parti içerisinde giderek yükseldi,etkinliği arttı ve en sonunda AKP MKYK üyesi seçildi.

Zehra Taşkesenlioğlu 29 Nisan 2019 tarihinde görkemli bir düğünle evlenirken nikah şahitleri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Aile Ve Sosyal Politikalar Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk,  Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Eski TBMM Başkanları Binali Yıldırım, İsmail Kahraman, Sağlık eski Bakanı Recep Akdağ, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz, eski Kalkınma Bakanı Lütfü Elvan, eski Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli ve Fatma Betül Sayan Kaya oluyordu.

Şimdi “Arkadaş sen bize THK’yı anlatıyordun bize ne Zehra Hanım’ın düğününden,Allah mutlu mesut etsin” diyorsunuz büyük ihtimalle ama kazın ayağı öyle değil…

Zira Zehra Taşkesenlioğlu o gece THK Üniversitesinin “110 Bin TL” maaş alan rektörü Prof.Dr. Ünsal Ban ile evleniyordu!

Bu arada Zehra Taşkesenlioğlu’nun ağabeyi, Ünsal Ban’ın kayınbiraderi olan Ali Fuat Başkesenlioğlu’nun ise eski HALK BANK Genel Müdürü, yeni Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı olduğunu hatırlatalım…

Ayrıca CEO’luğunu ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eski başdanışmanlarından Ömer Özbay’ın yaptığı VERUSA HOLDİNG’in ise başta Tokat olmak üzere Türkiye’de pek çok altın madeni iletmesinin sahibi olduğunu ve Prof.Ünsal Ban’ın bir dönem VERUSA HOLDİNG’in Yönetim Kurulu üyesi olduğu da dip not olarak buraya bırakalım.

Peki bu hakkında tonla “Şaibe” iddiası olan ve bu iddialar belgeler ile devletin raporlarına yansıyan THK Başkanı Osman Yıldırım’a ne oldu dersiniz?

Yaklaşık 1 sene tutuklu kaldıktan sonra birden bire serbest bırakıldı. Ama hakkındaki davalardan aklanmadı, hakkında kamu davası açıldı.Yargılanma süreci devam etti.

Hakkındaki tüm bu iddialar ve devletin resmi belgelerine yansıyan yolsuzluk ve usulsüzlüklere rağmen kendisi 2018 yılında, hakkındaki hukuki süreç devam ederken THK’ya yeniden Genel Başkan adayı oldu!

Şaka gibiydi ama bu memlekette bu yaşandı..

THK açıkça “Soyuluyordu”…

***

2015 yılı THK için önemli bir yıldı zira THK yeni Genel Başkanını belirleyecekti…

Osman Yıldırım’ın kuruma verdiği büyük zararın yeni yönetim tarafından düzeltileceğine olan büyük bir inanç vardı.

Ve 11 Ekim 2015 tarihinde yapılan Genel Kurul’da geçerli oyların 324’ünü alan Kürşat Atılgan THK’nın yeni Genel Başkanı olarak seçiliyordu.

THK Kurumuna Genel Başkan olan Kürşat Atılgan TSK’dan Hava Tümgeneral olarak emekli olduktan sonra MHP Milletvekilliği yapan bir isimdi.

Kürşat Atılgan göreve gelir gelmez THK’daki tüm yetkileri kendisinde topladı.

Kürşat Atılgan döneminde THK’da “Enteresan” şeyler de olmaya başladı.

THK Üniversitesi Mütevelli Heyeti’ne SBK Holding’in sahibi Sezgin Baran Korkmaz dahil edildi. Kürşat Atılgan’ın oğlu Buğrahan Korkmaz ise Sezgin Baran Korkmaz’a ait BORAJET’te çalışıyordu!

Kürşat Atılgan THK Üniversitesi için ilginç bir isim önerdi: Eski MHP Milletvekili Prof.Dr. Alim Işık.

Alim Işık ismi neden enteresan diyecek olursanız bu “Enteresanlığı” Işık’ın özellikle vekilliği döneminde FETÖ’ye karşı yaklaşımında ve açıklamalarında bulmak mümkün.

Prof.Dr.Alim Işık MHP Milletvekiliyken 12.12.2014 tarihinde Meclis Başkanlığına verdiği soru önergesinde Fettullah Gülen cemaati bir sivil toplum kuruluşudur ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti bu cemaat için usulsüz, hukuk dışı ve haksız suçlamalar yapıp suç üretmektedir.’ Bu cemaatin mensupları için ise; “suçlu gösterilerek cezalandırılması amacıyla Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti tarafından sahte delil ve belgelerle hizmet hareketine kumpas kurulmaktadır. Cemaatler ve tarikatlar üzerinde operasyon yapmak isteyen zavallı anlayışı anlamakta güçlük çekiyorum.” ifadelerini kullanıyordu…

Prof.Dr. Alim Işık’ın “FETÖ’cü” olduğuna dair iddialar yüksek sesle dile getirilmeye başlanınca YÖK 14 Aralık 2016 tarihinde “Görülen lüzum üzerine” görevden alındığını açıkladı.

Peki Prof.Dr. Alim Işık’a ne mi oldu?

Kendisi 2019 yerel seçimlerinde MHP’nin Kütahya Belediye Başkan adayı oldu ve seçimleri kazanarak Kütahya Belediye Başkanlığı koltuğuna oturdu…

Prof.Dr.Alim Işık THK Üniversitesi’ne rektör olmuş, FETÖ’nün parasını Türkiye’de aklayan Sezgin Baran Korkmaz THK Üniversitesi’ne “MÜTEVELLİ HEYETİ BAŞKANI” olarak atanmıştı. Kürşat Atılgan’ın oğlu da SBK’nın şirketi BORAJET’te üst düzey görevdeydi…

İşte bu Sezgin Baran Korkmaz’ın işe dahlinin sırrını çözemeyen okurlarımız için THK gayrimenkullerine bakmalarını öneriyoruz. Zira o dönemde Kürşat Atılgan döneminde SBK üzerinden 65 gayrimenkulün usulsüz şekilde satıldığı iddiaları arş-ı alaya çıktı.

Ama Kürşat Atılgan dönemindeki “Enteresanlıklar” bununla da sona ermedi.

Atılgan tek elde topladığı yetkiler sonrasında kimseye danışmadan ODEA BANK ile çeşitli kredi anlaşmaları imzaladı.

Anlaşma imzalandı paralar alındı alınmasına ama ödeme zamanı geldiğinde THK paraları ödemedi. ODEA BANK ise buna karşılık THK’nın paha biçilemeyen gayrimenkullerine icra işlemi başlattı zira kredi bu gayrimenkullerin ipotek gösterilmesi ile alınmıştı.

Ancak ODEA BANK’ın başlattığı icra işlemlerinde de bir tuhaflık vardı. Şöyle ki; ODEA BANK THK2ya verdiği ve ödenmeyen 11 farklı kredi için TL olarak verilen krediler için ana para yanında %42.02, Dolar bazlı alınan krediler için ise %28 temerrüt faizi istiyordu.

Ancak bankanın bu istediği yasal olarak mümkün değildi zira 2018 itibariyle Dolar bazlı kredilere yasal olarak en fazla %2,65, TL bazlı kredilere ise en fazla %9 temerrüt faizi talep edilebiliyordu.

KAYNAK: ALİ AVCU-04.08.2019-THK,ODEABANK MESELESİ.İŞTE YALANLAR VE GERÇEKLER başlıklı makale-toplumsal.com.tr

Tabii siz şimdi “Olur mu canım öyle şey. O kadar da değil Kürşat Atılgan ve yönetimi hemen duruma itiraz etmişler ve bu haksız paranın THK’dan tahsilini engellemiştir” diyorsunuz eminim…

Ama öyle olmadı… Kürşat Yıldırım bırakın bunu engellemeyi, THK’nın hukuk müşavirlerini harekete geçirmek için tek bir girişimde dahi bulunmadı…

04.01.2017 tarihinde ise Kürşat Yılıdırım hakkında Ankara Sulh Ceza Hakimliği”Üzerine atılı suçlar gerekçesi” ile yurtdışına çıkış yasağı koydu.

THK’nın içi boşaltılmaya devam ediyordu…

***

13 Ekim 2018 tarihinde ise THK’nın yeni genel başkanı olarak Emekli Hava Pilot Tümgeneral Betan Nogaylıoğlu seçildi.

Nogaylıoğlu Balyoz kumpası mağduru bir paşa olarak biliniyordu….

Nogaylıoğlu Paşa göreve gelir gelmez 73 FETÖ iltisaklı personel ile THK’nın yollarını ayırdı,borçları yapılandırdı, ODEA BANK kredisi konusunda itirazlarda bulundu…

Ama Nogaylıoğlu da özellikle THK Üniversitesi konusunda AKP ile adeta kol kola girmişti.

Nogaylıoğlu döneminde THK Genel Sekreterliği görevine getirilen Refet Yavuz tüm yetkileri eline aldı ve THK Üniversitesi’ni adeta “Dizayn” etti.

Rafet Yavuz’un THK Genel Başkanı Bertan Nogaylıoğlu tarafından göreve getirilmesinin ardından kendisine devredilen yetkiler sonrasında eline aldığı büyük kuvvetle birlikte ilk icraat olarak Türk Hava Kurumu’nun Üniversitesi olan Türk Hava Kurumu Üniversitesi’ne “El atmak” oldu…

Yapılan bu hamle sonrasında ise Türk Hava Kurumu Üniversitesi Mütevelli Heyeti “Bambaşka bir kimliğe” büründü.

ÜNİVERSİTE DEĞİL,AKP’NİN ARKA BAHÇESİ!

Rafet Yavuz’un talimatları ve THK Bakanı Bertan Nogaylıoğlu’nun onayları ile yendien dizayn edilen Türk Hava Kurumu Üniversitesi Mütevelli Heyeti adeta AKP’nin “Arka Bahçesine” dönüştürüldü…

Mütevelli Heyeti Başkanlığı’nı doğal olarak THK Genel Başkanı Bertan Nogaylıoğlu yaparken üniversitenin asıl “Dizaynını yapan” Rafet Yavuz başta kendisini Mütevelli Heyeti içerisine soktu.

Sonrasında ise AKP “referanslı” isimler Türk Hava Kurumu Üniversitesi Mütevelli Heyeti’ne seçildi…

THK Üniversitesi’nin nasıl AKP’nin “Arka Bahçesi” haline getirildiğini daha da net anlamak için mütevelli heyetindeki isimlere yakından bakmak gerekmekte.

 İşte o isimler:

İhsan ŞENER: 24. ve 25. dönem AKP Ordu Milletvekili. 2016  yılı Ocak ayında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Başdanışmanlığına getirildi.

Mehmet Veysel Yayan: Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Müsteşarı

Ömer Bülent Arslan: AKP döneminde Atatürk Orman Çiftliği Genel Müdürü ve 2014 yerel seçimlerinde Muğla AKP Büyükşehir Belediye Başkanı Aday Adayı

 Şinasi Kazancıoğlu: AKP’nin Cumhur İttifakı’ndaki ortağı MHP’nin 2015 7 Haziran ve 1 Kasım Milletvekili seçimlerindeki Malatya milletvekili adayı

 Sadık Karayel: 31 Mart 2019 Yerel seçimlerinde AKP Ankara Altındağ Belediye Meclis Üyesi aday adayı

Ancak THK’de AKP’ye verilen tavizler de kurumun “Uçuruma yuvarlanmasını” engelleyemedi.,

Bir süre sonra önce Yönetim Kurulu üyelerin neredeyse tamamı istifa etti…

Bu esnada THK her sene ihalesini aldığı yangın söndürme ihalesi işinden yapılan ve yazının başında belirttiğimiz ihale şartnamesi oyunu ile diskalifye edilmiş,en önemli gelir kalemini kaybetmiş, yolsuzluk ve usulsüzlükler nedeni ile gırtlağa kadar borca batmıştı.

Ama her nedense AKP bu olan biteni görmezden geliyor, kurumun bu gidişatına hiç müdahale etmiyordu.

Ve en sonunda 16 Ekim 2019 tarihinde AKP iktidarı THK’ya kayyum atadı.

Kayyumlar ise Ahmet Davutoğlu’nun seçim hükümetinde Gümrük ve Ticaret Bakanı olan Cenap Aşçı, AKP döneminde yüzlerce dek delinen KAMU İHALE KANUNU’nun uygulayıcısı olan Kamu İhale Kurumu’nun tam da AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılındaki Başkan Vekili olan Adnan Zengin ve Milli Emlak eski Genel Müdürü Abdullah Kaya olarak atandı.

Abdullah Kaya ise Milli Emlak Kurumu Genel Müdürlüğü döneminde AKP’nin gözbebeği, Bilal Erdoğan’ın Mütevelli Heyeti’nde olduğu TÜRGEV’e Bursa Nilüfer’de “Hazineden” arazi tahsisi yapan isimdi…

THK ÜNİVERSİTESİ MÜTEVELLİ HEYETİ DE YANDAŞLAR GEÇİDİ…

Tabii THK Üniversitesi’nin Mütevelli Heyeti de adeta bir yandaşlar geçidi.

Mütevelli Heyetindeki Dr. Veysel Yayan AKP’nin 2017’de Bilim,Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Müsteşarı olarak atadığı bir isim.

Bir diğer Mütevelli Heyeti Üyesi ise AKP’nin Devlet Hava Meydanları İşletmesi’ne KURUMSAL İLETİŞİM DAİRE BAŞKANI olarak atadığı Veysel Nafiz Aksu…

Bir başka Mütevelli Heyeti Üyesi TCDD eski Genel Müdür Yardımcısı ve MHP’nin Malatya Milletvekili Adayı ve Malatya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olan Doç.Dr. Fikret Şinasi Kazancıoğlu…

Mütevelli Heyeti içerisindeki bir başka tanıdık isim ise en son Paramounth Otel’de kalması ile gündeme gelen Sivil Savunma Sanayii Müsteşarı İsmail Demir. Demir AKP’nin en “Kilit” bürokratlarından birisi olarak gösterilmekte.

Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı’nın pil ve batarya üretimi yapan iştiraki ASPİLSAN A.Ş Genel Müdürü olan İsmail Hakkı Doğankaya da Mütevelli Heyeti’ndeki bir başka isim. Türk Silahlarını Güçlendirme Vakfı ise TSK ile organik bağı olan ve Mütevelli Heyeti Başkanlığını Cumhurbaşkanı olarak bizzat Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı ve Kara Kuvvetleri Komutanı Ümit Dündar ve Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın da yönetiminde olduğu bir vakıf.

VE THK FELÇ EDİLDİ…

Bu kayyum heyeti ile THK adeta felç edilirken, THK’ya ait yangın söndürme uçakları hangarlarda çürümeye terk edildi,pilotları işten çıkartıldı, kayyumunun başı ülke alev alev yanarken düğüne gitti…

Peki neden yapılıyor tüm bunlar THK’ya diyecek olursanız yine dönün ve Türkiye’nin belki de gayrimenkul konusunda en zengin kurumlarından birisi olan THK’nın elindeki son derece değerli gayrimenkullere bakın deriz…

Daha geçtiğimiz günlerde onlarcası satışa çıkartılan bu gayrimenkuller size bir fikir verebilir…

Ne dersiniz, “Niye yapılıyor tüm bunlar THK’ya?”

________________________________________________________________________________________________

BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞE DESTEK OLMAK İÇİN;

“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan, hiç bir kurum, kuruluş yahut kişiden “Fonlanmadan”, “tam bağımsız” ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan, Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir, DİJİTAL KİTAPLARIMIZDAN (e-kitap) satın alabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi  belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”

DİJİTAL BOOK STORE SANAL KİTABEVİ:

https://www.shopier.com/ShowProductNew/storefront.php?shop=dijitalbookstore&sid=d2FqS25GbkNlRDh0dW5ucjBfLTFfIF8g

YOUTUBE KANALI LİNKİ:

https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w

KRİPTEKS E-DERGİ YILLIK ABONELİK LİNKİ:

https://shopier.com/1354512

HABER ALTERNATİF’İN ANDROİD CİHAZLAR İÇİN ÜCRETSİZ MOBİL UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN:

https://play.google.com/store/apps/details?id=com.haberalternatif.dro

Okumaya Devam Et







Popüler

%d blogcu bunu beğendi: