Celal Eren ÇELİK
8 Kasım günü Giresun’da bir madencilik firmasının atık barajı çöktüğünde gazetelerde kendisine 1-2 paragraflık haberler ile yer bulan bu olayın vehameti ve büyüklüğü günler geçtikçe anlaşılırken tamı tamına 4500 ton kimyasalın çevreye yayılması ile birlikte ortaya “Türkiye’nin Çernobil’i” diye adlandırılan bir doğa felaketi çıktı…
Giresun’da yaşanan bu büyük çevre felaketi köylülerin sağlığını bozarken,akarsu yataklarını ve toprağı mahvederken yöre halkı ise uzun zamandır adeta bağıra bağıra geliyorum diyen bu felaket nedeni adeta isyan etti…
NESKO MADENCİLİK A.Ş’ye ait olan maden tesisinde meydana gelen böylesi büyük bir felaket belki de günlerce konuşulması gerekirken enteresan biçimde basında kendisine yer bulamıyor, hatta felaket ile ilgili basında çıkan az sayıdaki ilk haberlerde firmanın isminin çoğu kez itina ile verilmeyerek “Giresun’da faaliyet gösteren bir maden şirketi” şeklindeki ifadeler ile şirketin ismi adeta saklanmaya çalışılıyordu.
Peki neydi bu “İtina” ile koruma ve kollama getirilen adeta yaşanan felaketin sebebi olan bu şirketin “Birileri” tarafından korunmak istenmesinin sebebi? Giresun’da neler oluyordu?
AKP İKTİDARI İLE BİRLİKTE YÜKSELEN BİR “YILDIZ”
Bu NESKO MADENCİLİK A.Ş şirketini bir kenera not edin efendim zira yazımızın sonunda bu şirkete geri döneceğiz…
Biz şimdi sizlerle 2000’li yılların başına doğru gideceğiz…
Tarih yaprakları 2000’lerin hemen başını gösterdiğinde 1975 yılı itibariyle inşaat sektöründe faaliyet gösteren Sebahattin Yıldız orta büyüklükteki işlerini büyütme kararı alırken büyüme için ise inşaattan farklı bir sektöre geçiş yaparak seramik sektöründe faaliyet göstermeye başlayacaktır.
Kısa süre içerisinde seramik sektöründe aldığı bayilik ile büyümeye başlayan Sebahattin Yıldırım AKP’nin iktidara geldiği 2002 seçimleri sonrasında ise iş dünyasında adeta “Jet hızı” ile yükselmeye başlar.
AKP iktidarı iktidara gelir gelmez özelleştirme politikalarını uygulamaya koyup, kamu kurum ve kuruluşlarını ederinin çok altında ücretlere “Babalar” gibi özelleştirirken Sebahattin Yıldız’ın da özelleştirmeye karşı önlenemez ilgisi başlamıştır.
Tarih yaprakları 2004 yılını gösterdiğinde Cumhuriyet’in en önemli ekonomik kazanımlarından birisi olan ETİ-GÜMÜŞ tesisleri AKP tarafından özelleştirmeye çıkartılır.
Sebahattin Yıldız bu ihaleye girerek 41,2 milyon Dolar teklif verecek bu paranın 20,6 milyon Dolar’ını ise peşin ödemeyi taahhüt ederk ihaleyi kazanan isim olacaktır.
Kimse daha 4 sene öncesine kadar yıllık kazancı 4-5 milyon Doları bulmayan bu iş adamının 40,2 milyon Dolar’ı nasıl ödeyeceğini hele hele 20,6 milyon Dolar peşinatı nasıl vereceğini sorgulamaz… İşin bu boyutu başlı başına enteresan bir durumdur ancak asıl trajik olan durum ise özelleştirilerek Sebahattin Yıldız’a satılan ETİ GÜMÜŞ’ün özelleştirmeden satış sözleşmesinin yapıldığı tarih olan 13 Ağustos 2004 itibariyle kasasında 17,9 milyon Dolar nakit, 2,67 milyon Dolar değerinde 11 ton gümüş ve toplamda 20,6 milyon Dolarlık taşınmaz varlığının bulunmasıdır. Yani koskoca ETİ GÜMÜŞ neredeyse kasasında hazırda bulunan para kadar peşinat ile “Özelleştirilmiş” ve elden ölü fiyatına çıkartılmıştır.
Ancak hani dedik ya “Kimse 3-4 sene öncesine kadar yıllık kazancı 4-5 milyon Dolar’ı bulmayan bir iş adamı olan Sebahattin Yıldız’ın bu paraları nasıl ödeyeceğini sormamıştı” diye…Anlaşılan sorulmasına da gerek yoktu zira koca ETİ GÜMÜŞ tesisleri işleyemez ve üretim yapamaz hale geldi, bırakın kar elde etmeyi işçi maaşlarını dahi ödeyemeyecek hale geldi…
ENERJİ İLE HOLDİNG OLDU,ELİNİ ATTIĞI ÖZELLEŞTİRMEYİ BATIRDI…
Ama Sebahattin Yıldız’ın yükselişi daha yeni başlıyordu ve Yıldız için asıl büyüme dönemi enerji alanına el atması ile birlikte başladı. Kısa süre içerisinde AKP ve dönemin AKP’li Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız ile son derece yakın ilişkiler tesis eden Sebahattin Yıldız takvim yaprakları 6 Kasım 2009’u gösterdiğinde AKP’nin özelleştirmeye çıkarttığı elektrik dağıtım işinde Osmangazi EDAŞ’ı 485 milyon Dolar teklif vererek almıştı.
Bu ihale ile kazandığı Osmangazi EDAŞ’ı daha önce özelleştirmeden bedavadan biraz pahalıya satın aldığı ETİ GÜMÜŞ A.Şbünyesinde kurduğu Dedeli Elektrik Dağıtım Şirketi üzerinden satın alan Sebahattin Yıldız 485 milyon Dolar tutarındaki ihale bedelinin 375 milyon Dolar’ını AKBANK’tan kullandığı kredi ile ödediğini açıklamıştı.
Osmangazi Elektrik Dağıtım Afyon,Bilecik,Eskişehir,Kütahya ve Uşak illerinin dağıtımını yapan şirket olarak 1 milyonu aşkın abonesi ile adeta “Para basan” bir şirket konumundaydı.
Ancak Sebahattin Yıldız tıpkı ETİ GÜMÜŞ A.Ş gibi zarar etmesi neredeyse imkansız olan bir başka kuruluşu daha batırmayı başardı ve 2013 yılına gelindiğinde Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu Osmangazi EDAŞ’a el koydu,Sebahattin Yıldız’ı şirketten uzaklaştırdı. Şirket bu dönemde 180 milyon TL’lik borcunu da ödeyemez duruma gelmişti ve bu borç ödenmemişti. Ancak 2010-2013 arasında Osmangazi EDAŞ fatura tahsil etmiş, para kazanmıştı. Kimse “Arkadaş bu paralar nerede, sen nasıl zarar ettin de borcunu ödeyemiyorsun?” diye Sebahattin Yıldız’a sormuyordu…
Sebahattin Yıldız şirketin bu “Batık halinden” dahi para kazanmanın yolunu bulacak ve şirketi Zorlu Holding’e keyifli pozlar vererek devretti, sırtındaki yükü de böylece atmış oldu…
BİR ENERJİ İHALESİ,BİR FİYASKO DAHA…
Osmangazi EDAŞ’ı “Batıran” Sebahattin Yıldız enerji işini pek sevmişti efendim. Her halde çok “Enerjik” bulduğu bu sektörde yatırımlara devam eden Sebahattin Yıldız ve artık “Holdingleşen” firması YILDIZLAR SSS, 2010 yılı içerisinde tamı tamına 2 milyar Dolar bedelle 2 milyon aboneli TOROSLAR EDAŞ’ın ihalesini aldı… Kimse de tutup “Arkadaş sen ETİ GÜMÜŞ’ü batırdın, Osmangazi EDAŞ’ın borçlarını ödeyemedin,2 milyar Dolar’ı nasıl ödeyeceksin?” diye sormadı…
E tabii baktı ki kimsenin bir şey sorduğu yok Allah da “Yürü ya kulum” demiş Sebahattin Yıldız yürümek bir yana koşmaya başladı bu kez de GEDİZ EDAŞ özelleştirmesini de 1 milyar 915 milyar Dolar bedelle kazandı…
Tabii şimdi siz “Arkadaş bu adam daha önceki ihalelerin borcunu devlete ödeyememiş bu milyar dolarlık ihaleleri aldıktan sonra ne yapmış?” diye soruyorsunuzdur… Cevap verelim o halde…
Sebahattin Yıldız ve şirketi YILDIZLAR SSS HOLDİNG İzmir ve Manisa’nın elektriğini dağıtan ve adeta “Altın yumurtlayan tavuk” olan GEDİZ EDAŞ A.Ş için devlete taahhüt ettiği 2 milyar doları ödeyemedi. Ama sadece bununla kalsa iyi, Sebahattin Yıldız ve YILDIZLAR SSS HOLDİNG devlete ödemeyi yapmayınca ihale iptal edildi.
Tam 2 milyar Dolar bedelle aldığı TOROSLAR EDAŞ A.Ş’nin ödemelerini de yapamayan Sebahattin Yıldız ve YILDIZLAR SSS bu işi de “Batırdı” 2012 yılına gelindiğinde ihale iptal edildi, yapılan 2. ihaleyi ise 1,7 milyar dolar ile SABANCI’ya ait ENERJİ SA kazandı. Ancak Sebahattin Yıldız 2010-2012 arasında TOROSLAR EDAŞ A.Ş ile fatura tahsil edip para kazanırken, devlet 2 milyar dolar kazanacağı TOROSLAR EDAŞ’tan 1,7 milyar kazandı ve tek kalemde 300 milyon Dolar zarar etti.
Ama kimse yine dönüp Sebahattin Yıldız’a tek kelime etmedi…
ÜSTÜN HİZMET MADALYASI VERDİLER!
Şimdi siz diyorsunuz ki “Arkadaş sen de abartma yani mutlaka bu beyefendiye bir şey diyen olmuş, mutlaka bu şirketle ilgili bir şeyler yapılmıştır” Tabii siz de haklısınız Sebahattin Yıldız’a hiç bir şey “Yapılmadığını” söylersek yalan söylemiş oluruz.
Evet AKP iktidarı Sebahattin Yıldız hakkında “Bir şey yaptı” Şimdi “Bak arkadaş bir de burada yarım saattir yok bir şey diyen yok,yok efendim bir şey yapan yok diyorsun bir de.” diyorsanız acele etmeyin zira kazın ayağı tahmin ettiğiniz ya da sandığınız gibi değil.
AKP iktidarı bu muhteşem girişimci (!), ticaret dehası (!) Sebahattin Yıldız’a 2010 yılında TBMM “Üstün Hizmet Madalyası” takdim etti… Aldığı milyarlarca dolarlık özelleştirme ihalesini batıran, özelleştirmeler için verdiği ödeme taahhütlerini yerine getirmeyen,iptal edilen ihaleler nedeni ile devletin yüz milyonlarca Dolar zarara uğramasını sağlayan Sebahattin Yıldız’ın nasıl bir “Üstün hizmet” gösterdiği ise halen büyük bir sır…
Her halde sorsak “Ticari sır” derler…
GİRESUN’DAN DA YILDIZ GEÇTİ…
Tabii siz şimdi “Arkadaş yazıya Giresun diye, Türkiye’nin Çernobil’i diye başladın oturdun bize AKP dönemi zengini Sebahattin Yıldız’ı anlattın ne alaka şimdi?” dediğinizi de duyar gibiyim…
Ama öyle demeyin zira çok alaka efendim çok alaka…”Nasıl yani?” diyorsanız anlatalım hemen…
Hani yazımızın başında Giresun’daki 4500 ton kimyasal atığın çevreye saçılmasına neden olan ve her nedense ismi sanki özellikle saklanmaya çalışılan NESKO MADENCİLİK A.Ş’den bahsederek bu şirketi bir köşeye not etmenizi yazımızın sonunda bu şirkete geri döneceğimizi söylemiştik ya…
İşte efendim Giresun’daki çevre felaketine sebep olan bu NESKO MADENCİLİK A.Ş kimin dersiniz? Bingo! Bu enteresan şekilde korunmaya çalışılan şirket TBMM Üstün Hizmet Madalyalı iş adamımız Sebahattin Yıldız’a ve holdingi YILDIZLAR SSS HOLDİNG’e ait…
Tabii şirketin ismi öyle veya böyle bir şekilde kamuoyuna sızınca ve felaketin büyüklüğü ile kamuoyu baskısı birleşince Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bu şirketimize “Üst sınırdan” ceza kesti ve 12 milyon TL ceza vererek ticaretten men etti… Ama YILDIZLAR SSS HOLDİNG’e para cezası dışında başka hiç bir ceza verilmedi. Valla Sebahattin Yıldız bu milyarlarca Dolarlık ihaleleri alıp ödenmeyi yapmamış bir deha(!), 12 milyon TL cezayı öder mi gerçekten merak konusu…
Şimdi efendim Sebahattin Yıldız ve holdingi YILDIZLAR SSS HOLDİNG’in bu muhteşem (!) icraatlarına, devleti uğrattığı zararlarına kimsenin baktığı yok, kimse soru dahi sormuyor.
Amma velakin devran döner bu soruların tek tek sorulacağı zamanlar da gelir elbet..
Ne diyordu meşhur Ferdi Tayfur şarkısı.
“…Yıldızlar da kayar durmaz yerinde”