Sosyal Medya Hesaplarımız

ÖZEL HABER

AKP’NİN BÜYÜK AŞKI :”1921 ANAYASASI “RUHU” “

Yayınlanma Tarihi:

on

Celal Eren ÇELİK

Gara’da TSK’nın gerçekleştirdiği operasyonda 6 yıldır PKK tarafından alıkonulan polis ve askerlerin şehit olmasının toplumda yarattığı infial ve tartışmalar nedeni ile gündemde ikinci plana düşen yeni Anayasa tartışmaları çok geçmeden önümüzdeki günlerde yeniden alevlenecektir hiç kuşkusuz.

AKP Genel Başkanın ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Ülkenin yeni Anayasa’yı tartışmasının zamanın geldi” şeklindeki açıklamasının ardında AKP kanadından yapılan 2 açıklama çok önemliydi…

Bunlardan ilki AKP Grup Başkanvekili Cahit Özkan’ın “Bu Anayasa’nın ismi YENİDEN KURULUŞ ANAYASASI olacaktır” şeklindeki açıklamasıydı. Ki Özkan bu sözlerinden dolayı gerek muhalefetten ,gerekse kamuoyundan çok büyük tepki alınca –Zira yeniden kuruluş olması için eskinin yıkılması gerekiyor…Zamanında Ergenekon-Balyoz kumpasları esnasında FETÖ’nün kanalı olan STV’de canlı yayında orduevi önünde bildiri okuyan Cahit Özkan’ın kafasının arkasındaki ajandada böyle bir şey varsa şaşıracak değiliz– geri adım attı. Ancak geri adım atılan bu açıklama aslında AKP’lilerin kafalarında hangi planların ve hayallerin olduğu, yeni Anayasa dedikleri şey ile aslında hangi hedefe yürümek istedikleri konusunda bize fikir vermesi açısından önemliydi.

***

Bir diğer üzerinde önemle durulması gereken açıklama ise Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’ün yeni anayasa çalışmaları için 1921 Anayasası’nı referans olarak gösterdiği açıklamaydı.

Cihat Özkan açıklamalarında geri adım attı lakin Abdülhamit Gül’ün açıklamaları ile ilgili bir değişiklik olmadı aslında bu “1921 Anayasası” konusu da yeterli derecede tartışılmadı.

Oysa ki AKP boşu boşuna değil son derece bilinçli bir şekilde 1921 Anayasası’nı referans göstermekte ve aslında bu son derece tehlikeli sonuçları olan bir durum…

Peki AKP neden bilinçli, sistematik ve stratejik olarak “1921 Anayasası” na atıfta bulunmakta…İşte asıl sorulması ve üzerinde hassasiyet ile durularak irdelenmesi gereken konu tam da bu.

Bunun için de pek tabii ki öncelikle 1921 Anayasası olarak lanse edilen metnin gerek hukuksal karşılılığını, gerekse de bu metnin önem arz eden içeriğini detaylıca ele almak gerekmekte…

***

Öncelikle belirtelim ki AKP’nin “1921 Anayasası” olarak topluma lanse ettiği metin Cumhuriyetin ilanı öncesinde yazılmış,ortada var olan bir devlet olmadığı için devleti ve kurumlarını tam olarak tanımlamayan ve başta rahmetli Prof.Dr.Mümtaz Soysal olmak üzere Türkiye’deki önemli tüm Anayasa hukukçularına göre de “Anayasa değil geçiş dönemi metni” olarak tanımlanan bir hukuki metin…

“1921 Anayasası” olarak adlandırılan metnin en önemli özelliği hazırlandığı dönem itibariyle “OLAĞANÜSTÜ ŞARTLARDA,OLAĞANÜSTÜ ŞARTLARIN GEREKLERİNİ KARŞILAMAK ÜZERE” kaleme alınmış bir hukuki metin olması.

1921 Anayasası belirttiğimiz üzere savaş şartları içerisinde olağanüstü şartlarda hazırlanırken o dönemin şartları gereği en önemli özelliği bugün Türkiye’de yok edilmesinden şikayet ettiğimiz, Türkiye’de acilen yeniden tesis edilmesi hayati bir zorunluluk olan “KUVVETLER AYRILIĞI” ilkesini değil, savaş şartları gereği “KUVVETLER BİRLİĞİ” anlayışını içeriğinde barındıran bir hukuki metin olmasıdır.

1921 Anayasası olarak anılan hukuki metinde kuvvetler ayrılığı yerinde yasama-yürütme ve yargı erkleri Meclis elinde birleştiriliyor ve meclisin seçtiği başkan da tüm bu yetkileri Meclis adına yine Meclis içerisinden seçilen bakanlar aracılığı ile kullanılıyor.

İşte AKP’nin bir yandan yeni anayasa çalışması yaparken bir yandan da “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Modeli kırmızı çizgimizdir” demesi ve ardından da 1921 Anayasası’nı referans olarak göstermesi bu bağlamda daha çok anlam kazanıyor.

Zira AKP’nin Türkiye’nin başına bir garabet olarak getirdiği Cumhurbaşkanlığı Hükümet Modeli aslına bakılacak olursa fiili olarak tıpkı 1921 Anayasası’nda olduğu gibi Yasama-Yürütme ve Yargı erklerini tek elde toplayarak “KUVVETLER AYRILIĞI” ilkesini fiili olarak devre dışı bırakıyor…

O nedenledir ki AKP sözcüleri “1921 Anayasası ruhuna” övgüler diziyorlar…

***

1921 Anayasası olarak adlandırılan bu hukuki metnin bir diğer önemli özelliği ise ortada bir devlet olmadığı için devletin “Kırmızı çizgileri” olarak çeşitli ilkeleri de açıkça belirtmiyor oluşu.

1921 Anayasası’nda laiklik maddesi olmadığı gibi bu anayasa “Şer’i kuralların ve şeriat kurallarının uygulanması” ile ilgili bu kuralların hangi kurum ve kuruluşlar tarafından uygulanacağı noktasında düzenlemeler yapıyor.

Ne diyor bakalım isterseniz 1921 Anayasasının 7.maddesi, Şeriat hükümlerinin uygulanması, bütün kanunların yürürlüğe konması, değiştirilmesi, yürürlükten kaldırılması, antlaşma ve barış imzalanması ve vatan savunmasıyla ilgili savaş ilânı gibi temel haklar Büyük Millet Meclisi’ne aittir. Kanun ve tüzüklerin düzenlenmesinde, halk için en yararlı ve zamanın ihtiyacına en elverişli fıkıh ve hukuk hükümleriyle, örf ve âdetler ve teamüller esas olarak alınır. Bakanlar Kurulu’nun görev ve sorumluluğu özel kanunla belirtilir.”

Yine 1921 Anayasası gerek hilafet gerekse saltanat noktasında da bunları açıkça reddeden hiçbir ifade barındırmıyor. Bu anayasa ile Anadolu’da yeni bir Meclis kurulduğu, devleti yönetme yetkisinin bu mecliste olduğu ilan edilse de saltanat yahut halifeliğin kaldırıldığına dair net bir ifade 1921 Anayasası içerisinde yer almıyor.

İşte AKP için kurulan “Hilafet hayalleri”, “Şer’i hükümler ile yönetilen bir devlet” anlayışına da uygun olduğu için bu 1921 Anayasası’nın “Ruhuna” pek bir övgüler düzülmekte…

***

AKP açısından bir sonraki seçimlerde en önemli sıkıntı giderek eriyen oylarındaki bu erimeyi sonlandırmak adına şu anki şartlar ile Kürt seçmenden kesinlikle oy alamayacak olduğunu görmesi.

Şimdi siz “Bu durumun 1921 Anayasası söylemi ve 1921 Anayasası ile ne alakası var?” diye bilirisiniz.

Ancak durum hiç de öyle değil…

Zira 1921 Anayasası bugünkü merkezi ve üniter devlet anlayışından farklı olarak “Yerinden yönetim ve özerklik” kavramlarına uygun tanımlamaları içerisinde barındıran bir hukuki metin.

1921 Anayasası’nın şu 3 maddesini son derece dikkatle okumak gerekiyor:

 

1921 Anayasasının 11. maddesinde, “Vilayet mahallî işlerde manevi şahsiyete (tüzel kişiliğe) ve özerkliğe sahiptir. Dış ve iç siyaset, şer’i, adlî ve askeri işler, uluslararası iktisadî ilişkiler ve hükûmetin genel vergileri ile birden fazla vilayeti ilgilendiren hususlar istisna olmak üzere Büyük Millet Meclisi tarafından konacak kanunlar gereğince vakıflar, medreseler, eğitim, sağlık, iktisat, tarım, bayındırlık ve sosyal yardım işlerinin düzenlenmesi ve idaresi vilayet Şûra’larının yetkisi içindedir.”

12.Maddesinde, “Vilâyet Şûraları, vilâyetler halkınca seçilmiş üyelerden meydana gelir. Vilâyet Şûralarının toplantı dönemi iki senedir. Toplantı süresi senede iki aydır.”

13.maddesinde ise, “Vilâyet Şûrası, üyeleri arasında yürütme görevini yapacak bir başkan ile değişik bölümleri idareye memur üyeden teşekkül etmek üzere bir yönetim kurulu seçer. Yürütme yetkisi, sürekli olan bu kurula aittir.”

Bu ifadelerin birebir aynısı olmasa da benzer ifadelerin yer aldığı bir “Yeni Anayasa” çalışması gerçekleştirerek AKP Kürt oylarını kendi lehine çevirmenin ve bir sonraki seçimin anahtarı olacak Kürt seçmenin önemli bölümünü HDP’den kopartıp kendi saflarına çekmenin planlamasını yapıyor olması, bunu da “Yeniden demokrasi ve açılım” ambalajı adı altında topluma sunması hiç de akla uzak bir ihtimal değil.

Hele böylesi bir Anayasa’nın HDP’nin kapatılması operasyonunun gerçekleştirilmesi sonrasında yapılarak Kürt seçmene gidilmesi halinde etkisini ve Kürt seçmeni AKP saflarına dahil etme şansını 2 katına çıkartacağını düşündüklerini görmek için de alim olmaya gerek yok.

Ama siz yine de “Erdoğan böyle bir Kürt hamlesi yapmaz mümkün değil,hele Erdoğan’ın söylemlerini düşününce böyle bir ihtimal dahi yok” diyorsanız biraz “HAFIZA TAZELEYECEĞİZ” sizinle…

***

Şimdi sizler ile takvim yapraklarını biraz geriye doğru saralım ve 1991 yılına gidelim…

Türkiye’de siyasal İslam yükselişe geçmiş,Necmettin Erbakan liderliğindeki Refah Partisi ise bu siyasal İslam akımının ana temsilcisi olarak siyaset sahnesinde her geçen gün daha da güçlenen bir parti olarak yerini almıştır.

1991 yılında Refah Partisi içerisinde giderek parlayan ve İstanbul İl Başkanı olmasının yanı sıra parti içerisinde kazandığı güç ile aynı zamanda partinin yönetim organı olan MKYK’ya da giren Recep Tayyip Erdoğan bir Kürt Raporu çalışması yaparak, “Kürt sorununun çözümü” noktasında rapor hazırlatır.

18 Aralık 1991 tarihinde Mehmet Metiner başkanlığındaki bir komisyonun hazırladığı bu raporun hazırlanmasında Altan Tan,Abdurrahman Dilipak ,Ali Bulaç gibi isimler de önemli katkı sunmuşlardır.

Dönemin Refah Partisi İstanbul İl Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hazırlattığı Kürt Raporu’nda bölgedeki sorunu ile ilgili şu çarpıcı ifadeler kullanılmaktadır:

“Bugün ‘Doğu’ veya ‘Güneydoğu Sorunu’ olarak adlandırılan sorun aslında bir ‘Kürt sorunu’dur… Sorun gerçekte ulusal bir sorundur, yani bir Kürt sorunudur… Bugün Doğu ve Güneydoğu olarak adlandırılan bölgeler, tarihin en eski devirlerinde ‘Kürdistan’ olarak adlandırılan coğrafyanın içinde yer alan bölgelerdir.”

“1985’den itibaren başlayan PKK saldırıları dolayısıyla bölge bir yanda devlet terörü, öbür yanda da PKK terörü arasında sıkışıp kalmaktadır. Bölge halkı PKK’ya bir biçimde arka çıktığı gerekçesiyle sürekli baskı ve işkence altında tutulmaktadır.”

“Bugün Güneydoğu’da PKK eliyle sürdürülen Kürt silahlı mücadelesi şehre inmiştir. Devlet, kontrgerillasıyla, özel timiyle, harcadığı trilyonlarca lirasıyla, köy korucularıyla vs. bu sorunun üstesinden gelinemeyeceğini artık anlamış bulunmaktadır. Kemalist Devletin geleneksel zora ve silaha başvurma yöntemi artık iflas etmiştir.”

Ve “Özerklik” konusunda da raporda aynen şöyle deniyordu:

Yeni parlamentoların oluşması ve merkezi devletin küçülmesi Türkiye’de tam demokrasinin yerleşmesi için önemli adımlardır.”

Şimdi siz bütün bunları alt alta koyun, AKP’nin “BOP Eş Başkanlığı” ile nasıl övündüğünü buna ekleyin, BOP ile ülkelerin sın ır ve yönetim yapılarının nasıl değiştirilmesinin planlandığını, Arap Baharı ile aslında BOP’a ne kadar büyük bir “Stratejik Destek ve Hareket Alanı” sağlandığını da bunlar ile birleştirin…

Ve şimdi söyleyin bakalım “AKP 1921 Anayasası’nın ruhunu neden beğeniyor?”

________________________________________________________________________________________________

BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞE DESTEK OLMAK İÇİN;

“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan, bağımsız ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan, Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir, DİJİTAL KİTAPLARIMIZDAN (e-kitap) satın alabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi  belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”

DİJİTAL BOOK STORE SANAL KİTABEVİ:

https://www.shopier.com/ShowProductNew/storefront.php?shop=dijitalbookstore&sid=d2FqS25GbkNlRDh0dW5ucjBfLTFfIF8g

YOUTUBE KANALI LİNKİ:

https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w

 

Yorum yapmak için tıklayın

Bir Cevap Yazın

ÖZEL HABER

KİMDİR BU AKP’NİN “BİLGE” ŞİRKETİ?

Yayınlanma Tarihi:

on

 

HABER ALTERNATİF-ÖZEL HABER

Celal Eren ÇELİK

AKP İstanbul İl Başkanlığı görevine seçilen Osman Nuri Kabaktepe’nin,AKP’li Esenler Belediyesi’nden 2012-2020 yılları arasında 21 farklı ihalede tam 41,9 milyon TL’lik ihale alan AYN MEDYA İLETİŞİM MEDYA ORGANİZASYON İNSAN KAYNAKLARI EĞİTİM DANIŞMANLIK LİMİTED ŞİRKETİ’nin tüm hisselerini satın alan BİLGE ULUSLARARASI TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ’nin ortağı olduğu ortaya çıkmıştı.

Ortaya çıkan bu son haber sonrasında gözler BİLGE ULUSLARARASI LİMİTED ŞİRKETİ’ne çevrilirken bu şirketin ise AKP’nin ve kamuoyunun yakından tanıdığı yandaş isimler tarafından kurulduğu ve yönetimsel yapısı olarak da tam bir “Yandaş” şirket olduğu ortaya çıktı.

İLGİNÇ VE “TANIDIK” ESKİ ORTAKLAR…

BİLGE ULUSLARARASI TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ ilk olarak BİLGE İLETİŞİM ORGANİZASYON REHBERLİK ORGANİZASYON TAAHHÜT LİMİTED ŞİRKETİ ismi ile kuruluyor.

Şirket ismini 7 Ağustos 2019 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi’nde yayımlanan “STATÜ TADİLATI” ilanı ile BİLGE ULUSLARARASI TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ olarak değiştiriyor.

Şirketin İstanbul Ticaret Odası kayıtlarına göre “Eski” ortakları ise oldukça tanıdık isimler.

Şirketin eski ortaklarından birisi AKP’ye yakınlığı ile bilinen GENAR ARAŞTIRMA’nın sahibi olan  ve televizyon ekranlarında katıldığı programlarda hararetle AKP’yi savunan İhsan Aktaş.

İhsan Aktaş ayrıca 2010 İstanbul Kültür Başkenti Ajansı’ndan da “Ballı kaymaklı” fonlar alan bir isim.

Şirketin bir diğer eski ortağı ise yine GENAR ARAŞTIRMA ŞİRKETİ’nin üst düzey yöneticisi olan Şenel Kızılca.

İhsan Aktaş ve Şenel Kızılca ikilisi aynı zamanda AKP’nin “Yandaş” vakıflarından birisi olan YENİ DÜNYA VAKFI’nda da karşımıza çıkıyor.

İhsan Aktaş’ın  GENAR ARAŞTIRMA’da ortağı olan Mustafa Şen yandaş YENİ DÜNYA VAKFI’nın mütevelli heyeti üyesi iken, İhsan Aktaş ile birlikte BİLGE ULUSLARARASI TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ’nin diğer eski ortağı olan İhsan Kızılca da yine vakfın bir diğer mütevelli üyesi.

YENİ DÜNYA VAKFI ise AKP döneminde İBB’den 1 milyon 401 bin 506 TL kamu kaynağının “Hizmet bedeli” adı altında aktarıldığı bir vakıf olarak dikkat çekmekte.

Şirkette AKP’nin yeni İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe ile birlikte halihazırdaki 2 ortaktan diğeri ise Hacı Dursun Bozo.

Hacı Dursun Bozo ise geçtiğimiz günlerde kaleme aldığımız “MİLLİ GÖRÜŞ İÇİN SPOR FEDERASYONU” başlıklı yazımızda girift ilişkilerini ve AKP içerisinde Erdoğan sonrası için güç savaşı veren Numan Kurtulmuş liderliğindeki “muhafazakar gelenekçi kanat” kadrolarının “İstihdam” edildiği HERKES İÇİN SPOR FEDERASYONU’nda Yönetim Kurulu Üyesi.

Bu federasyon ve girift ilişkilerini de aşağıdaki linkten okumanız mümkün:

https://haberalternatif.com/milli-gorus-icin-spor-federasyonu/

BİLGE ULUSLARARASI TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ’ne 7 ay önce ortak olan AKP’nin yeni İstanbul İl Başkanı olan Osman Nuri Kabaktepe ise daha önce Saadet Partisi Gençlik Kolları Genel Başkanlığı yaparken, AKP’nin en önemli yandaş vakıflarından birisi olan TÜGVA’nın da Yüksek İstişare Heyeti’nde bulunuyor. TÜGVA Yüksek İstişare Heyeti’nin en önemli ismi ise hiç şüphesiz Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan.

Kabaktepe aynı zamanda İlim Yayma Cemiyeti Denetim Kurulu Üyesi ve AKP’nin yandaş derneklerinden Cihannüma Dayanışma ve İşbirliği Platformu Derneği’nden Genel Başkan Yardımcılığı görevlerini üstlenmiş bir isim.

Kabaktepe son olarak ise AKP tarafından yurt dışındaki Türk okulları üzerindeki tek yetkili kuruluş olarak hayata geçirilen Türkiye Maarif Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi olarak atanmıştı.

KONU İLE İLGİLİ OLARAK BU HABERİ DE OKUYABİLİRSİNİZ:

https://haberalternatif.com/akpye-tugva-yuksek-istisare-heyetinden-istanbul-ilbaskani/

________________________________________________________________________________________________

BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞE DESTEK OLMAK İÇİN;

“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan, bağımsız ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan, Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir, DİJİTAL KİTAPLARIMIZDAN (e-kitap) satın alabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi  belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”

DİJİTAL BOOK STORE SANAL KİTABEVİ:

https://www.shopier.com/ShowProductNew/storefront.php?shop=dijitalbookstore&sid=d2FqS25GbkNlRDh0dW5ucjBfLTFfIF8g

YOUTUBE KANALI LİNKİ:

https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w

Okumaya Devam Et

ÖZEL HABER

TÜRKİYE ENERJİ,NÜKLEER VE MADEN ARAŞTIRMA KURUMU’NA KOORDİNATÖRLÜK İÇİN “VETERİNERLİK” ŞARTI

Yayınlanma Tarihi:

on

HABER ALTERNATİF-ÖZEL HABER

CELAL EREN ÇELİK

28 Mart 2020 tarihinde kurulan Türkiye Enerji,Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu için “Sözleşmeli Personel Yönetmeliği” Resmi Gazetede yayımlandı. Kuruma alınacak personellerde aranan şartlar kısmında bir ihtisas alanı özellikle dikkat çekti.

28 Mart 2020 tarihinde 31082 sayılı resmi gazetede yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile enerji, maden, iyonlaştırıcı radyasyon, çalışan hızlandırıcıları ve nükleer teknoloji alanında hizmet etmek, Türkiye’nin rekabet gücünü artırmak ve sürekli kılmak, inovasyon ihtiyacını, yeni teklif üretimini ve olanların geliştirilmesini bilimsel ve idari araştırmalar yapmak, bilimsel ve idari araştırmalar yapmak, bilimsel ve özel hukuk kişileriyle iş birliği içinde bilimsel araştırmalar yapmak, araştırma yapmak, araştırma ve geliştirme faaliyetlerine katkı sağlamak, bilimsel, teknik ve idari çalışma yapmak, yaptırmak, düzenlemek, desteklemek , iş birlikleri kurmak ve koordine etmek üzere kurulan TÜRKİYE ENERJİ,NÜKLEER VE MADEN ARAŞTIRMA KURUMU (TENMAK”) için yayımlanan personel alım yönetmeliğinde kurumun “Koordinatörlük”görevi ile istihdam edilecek kadroları için aranan şartlardan birisi de “Veterinerlik Bölümü Mezunu Olmak” olarak sıralandı.

Yayımlanan yönetmeliğin “PERSONEL ALIMI” başlıklı 3. bölümü Madde 7’de bulunan 2 bentte personel alımı yapılırken dikkat edilecek kriterler sıralanırken ” Enstitü Başkanı ve AR-GE Birimi Koordinatörü ile (b), (c), (ç) bentlerinde yer alanlar haricinde koordinatör pozisyonunda istihdam edilecekler için;

1-Yükseköğretim kurumlarının göre in gerektirdiği mühendislik,fizik,kimya,biyoloji,eczacılık,istatistik,matematik,veterinerlik,astronomi,tıp ve hukuk fakülte/bölümleri ile iktisadi ve idari bilimler fakültesinin idari bölümlerinden veya bunlara denkliği Yüksek Öğretim Kurulu’nca kabul edilmiş yurt içindeki yurt dışındaki yüksek öğretim kurumlarının birinden mezun olmak veya bu bölümlerden birinde doktora derecesine sahip olmak” ifadeleri kullanıldı.

TÜM ALANLAR ÖZEL OLARAK AÇIKLANDI,VETERİNERLİK İLE İLGİLİ DETAY VERİLMEDİ

TÜRKİYE ENERJİ,NÜKLEER VE MADEN ARAŞTIRMA KURUMU‘na yapılacak personel alımı ile ilgili Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmelikte yukarıda bahsedilen ve personel olarak alım yapılması için aranan kriterler olarak belirlenen eğitim dallarının her biri için de ayrı ve detaylı açıklamalar içeren maddeler yer alırken sadece veterinerlik için yayımlanan Resmi Gazete ilanında ayrıca detaylı açıklama yapılmaması dikkat çekti.

ADRESE TESLİM KADRO MU AÇILACAK?

Enerji, maden, iyonlaştırıcı radyasyon, çalışan hızlandırıcıları ve nükleer teknoloji alanında hizmet etmek için kurulan TÜRKİYE ENERJİ,NÜKLEER VE MADEN ARAŞTIRMA KURUMU’nun görev ve hiznet tanımı ile hiç alakası olmayan “Veterinerlik” bölümünden mezun olmayı “Koordinatörlük Kadrosu” için bir zorunlu kriter olarak belirlemesi akıllara “Adrese teslim kadro mu açılacak?” sorusunu getirdi.

AKP iktidarı daha önce de pek çok önemli ve stratejik kurumun başına ve yönetici kadrolarına kurumun faaliyet alanı ile hiç alakası olmayan partili “Yandaş” kadrolarını atayarak tepki çekmişti.

________________________________________________________________________________________________

BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞE DESTEK OLMAK İÇİN;

“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan, bağımsız ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan, Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir, DİJİTAL KİTAPLARIMIZDAN (e-kitap) satın alabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi  belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”

DİJİTAL BOOK STORE SANAL KİTABEVİ:

https://www.shopier.com/ShowProductNew/storefront.php?shop=dijitalbookstore&sid=d2FqS25GbkNlRDh0dW5ucjBfLTFfIF8g

YOUTUBE KANALI LİNKİ:

https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w

 

 

Okumaya Devam Et

ÖZEL HABER

ANTALYA CHP KARIŞTI

Yayınlanma Tarihi:

on

ÖZEL HABER- HABER ALTERNATİF

CELAL EREN ÇELİK

Geçtiğimiz aylarda Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in hastaneden taburcu olmasının ardından CHP Genel Merkezi’ne istifa resti çekmesi ile başlayan huzursuzluklar bitmek bilmiyor.

Antalya’nın CHP’li Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in hastaneden taburcu olduktan sonraki ilk icraatı “Kara kutusu” olan ve FETÖ’den yargılanan RİXOS Oteller Zinciri’nin sahibi Fettah Tamince’nin de SEMBOL İNŞAAT A.Ş isimli şirkette avukatlığını yapan Genel Sekreter Cansel Çevikol Tuncer’i himayesine alarak bu ismin “Tırpanlanan” yetkilerini geri vermek olmuştu.

Muhitin Böcek’in oğlu Gökhan Böcek de babasının kısa süre içerisinde CHP’den istifa edeceğini belirterek Antalya siyasetinde etkin olan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nu kast ederek “Babam Mevlüt Amcamın yanında duracak” sözlerini sarfetmişti.

Antalya’da yaşanan bu süreçte Başkan Böcek bir yandan “Duygusal” bir “Veda” videosu ile vatandaşlara seslenmiş bir yandan da Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Cansel Çevikol Tuncer’i istemeyen CHP Antalya İl Başkanı ve yönetiminin görevden alınması için CHP Genel Merkezi ile pazarlık masasına oturmuştu.

İlk başta CHP Genel Merkezi Antalya İl örgütünün arkasında dursa da Muhittin Böcek’in ısrarla “İstifa” kozunu kullanmaya devam ettiği ve kesinlikle hali hazırda görevde olan CHP Antalya İl Örgütü ile çalışmayacağını çok net biçimde Genel Merkez’e ilettiği ve konunun artık son aşamaya geldiği kulislerde konuşuluyordu.

CHP içerisindeki güvenilir kaynaklardan gelen bilgilere göre CHP Genel Merkezi Muhitin Böcek’in “İstifa” kozuna daha fazla karşı koyamadı ve CHP Antalya İl Örgütü’nün Pazartesi gününe kadar istifasını istedi…

Ancak Genel Merkez’in Antalya İl Örgütü’nün arkasında duramaması da Antalya’da büyük tepki çekerken parti genel merkezine büyük bir tepki oluştu.

Önümüzdeki 3 gün içerisinde Antalya ile Ankara arasında yoğun bir “Diplomasi trafiği” yaşanacağı, örgütlerin Antalya İl Örgütleri’nin arkasında olduğu ancak Muhittin Böcek’in geri adım atmadığı belirtilirken CHP Genel Merkezi’nin Antalya örgütünden gelen tepkileri göğüsleyebilirse Antalya İl Başkanlığı’nın  istifasını Pazartesi günü resmen isteyeceği, tepkilerin göğüslenemez boyuta ulaşması halinde ise bir orta yol bulabilmek için yeniden formül aranacağı ifade ediliyor.

Ancak HABER ALTERNATİF’in Antalya CHP İl Örgütü içerisinde görüştüğü kaynaklar sonuç ne olursa olsun CHP Genel Merkezi’nin Muhittin Böcek’ten yana aldığı tavrın Antalya’da büyük bir rahatsızlık ve bölünmeye şimdiden yol açtığını belirtiyorlar…

________________________________________________________________________________________________

BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞE DESTEK OLMAK İÇİN;

“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan, bağımsız ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan, Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir, DİJİTAL KİTAPLARIMIZDAN (e-kitap) satın alabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi  belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”

DİJİTAL BOOK STORE SANAL KİTABEVİ:

https://www.shopier.com/ShowProductNew/storefront.php?shop=dijitalbookstore&sid=d2FqS25GbkNlRDh0dW5ucjBfLTFfIF8g

YOUTUBE KANALI LİNKİ:

https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w

Okumaya Devam Et







Popüler

%d blogcu bunu beğendi: