Sosyal Medya Hesaplarımız

EKONOMİ

ATATÜRK KÜLTÜR MERKEZİ’NDE TALAN SÜRÜYOR

Yayınlanma Tarihi:

on

Ankara’da Atatürk Kültür Merkezi alanındaki tarihi tören pistine “millet bahçesi” bahanesi ile otopark inşaatına başlandı. Mimarlar, hem neoliberal rant politikalarının hem de Cumhuriyet değerleriyle hesaplaşmanın aracı olan millet bahçesi projesine karşı açtıkları davadan iptal kararı çıkması gerektiğini söyledi.

Ankara’nın en merkezi lokasyonlarından birisinde bulunan Atatürk Kültür Merkezi yıllardır atıl durumda bırakılırken son gelişmeler ile birlikte alan içerisindeki tescilli ve korunması zorunlu bölgelerde yıkım başlatıldı.

Gerçekleşen yıkımla birlikte başlayan inşaatın otopark yapımı için gerçekleştirildiği öğrenilirken konuya Mimarlar Odası’ndan tepki geldi.

Mimarlar Odası Ankara Şubesi “Millet Bahçesi” ve “Yeşil alan” bahanesi ile başlayan yıkımın ardına saklanarak Ankara’nın tarihi tören pistinin yok edilerek yerine bir otopark yapmak için çalışmalara başlandığını belirterek açıklama yaptı.

sendika63.org‘un haberine göre Atatürk Kültür Merkezi alanında rant projelerine onay veren kurul kararına karşı açtıkları davanın sürdüğünü anımsatan Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, yargıdan kısa süre içinde yürütmeyi durdurma ve iptal kararları vermemesi halinde telafisi olmayan zararlar doğabileceğine dikkat çekti.

Tezcan açıklamasında “AKP hükümetinin ve yerel yönetimlerinin kente dair yaptığı her şey, her yıkım ideolojiktir. Atatürk Orman Çiftliği’ni, bu halkın en değerli, yeşil alanı öğrenme alanını talan eden bir zihniyet, bizim karşımıza çıkıp yeşil alan yapıyoruz demesin. Millet bahçelerinde hem neoliberal politikalarını hem de siyasal İslam’ın Cumhuriyet ile mekânsal hesaplaşmasını görüyoruz.”ifadelerini kullandı.

Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan “Seçilen yerlere baktığımızda; kentlerin en stratejik ekolojik eşiklerini (Ankara’da AKM alanları, İmrahor Vadisi, Burdur’da Salda Gölü, İstanbul’da Yıldız Parkı vb.) sulak ve doğal alanlarını, kentsel açıklıkları, koridorlarını ve yeşil adım taşlarını, Cumhuriyet’in simge değeri yapılarını da içeren stadyum alanlarını, askeri lojmanlar ve askeri hastane alanları gibi zaten kentlerin açık-hava koridorlarında yer almış büyük alanları görüyoruz.”dedi.

“Alan büyükleri ile kentlerin gelişmişlik ölçütlerini belirleyen kişi başına düşen yeşil alan miktarını artırmak gibi bir kentsel standardı yakalamak derdinde değiller. Amaçlanan ‘altı beton, üstü yeşil’ aldatmacasıyla rant ve Cumhuriyet değerlerinin yıkımıdır.” şeklinde konuşan Tezcan “Bilim ve teknikten aldığımız güçle kamu yararını ve Cumhuriyet değerlerini savunmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Yorum yapmak için tıklayın

Bir Cevap Yazın

EKONOMİ

BDDK’DAN YENİ KREDİ KARTI KARARI

Yayınlanma Tarihi:

on

Bankaların gelirini beyan edemeyen müşterilerine tanıyabildiği azami 1.300 Türk Lirası limit, 2000 Türk Lirasına çıkarıldı. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunun 09.07.2020 tarihinde aldığı kararda ayrıca, Covid-19’un ekonomik etkilerini sınırlandırma tedbirleri kapsamında asgari ödeme tutarı bir yıl içinde üç kez ödenmeyen kredi kartlarının kullanıma kapatılması 2020 yıl sonuna kadar uygulanmayabilecek.

Bankaların gelirini beyan edemeyen müşterilerine tanıyabildiği azami 1.300 Türk Lirası limit, 2000 Türk Lirasına çıkarıldı. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunun 09.07.2020 tarihinde aldığı kararda ayrıca, Covid-19’un ekonomik etkilerini sınırlandırma tedbirleri kapsamında asgari ödeme tutarı bir yıl içinde üç kez ödenmeyen kredi kartlarının kullanıma kapatılması 2020 yıl sonuna kadar uygulanmayabilecek.

BDDK: Asgari ödeme tutarını 3 kez ödemeyenlerin kredi kartı yıl sonuna kadar kapatılmayacak

BDDK’dan yapılan yazılı açıklamaya göre bankaların gelirini beyan edemeyen müşterilerine tanıyabildiği azami 1.300 Türk lirası limit, 2 bin Türk lirasına çıkarıldı.

Bugün alınan kararla ayrıca yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının ekonomik etkilerini sınırlandırma tedbirleri kapsamında asgari ödeme tutarı bir yıl içinde üç kez ödenmeyen kredi kartlarının kullanıma kapatılması 2020 yıl sonuna kadar uygulanmayabilecek.

Okumaya Devam Et

EKONOMİ

TÜİK’E “ÖZEL KALEM” ELİ DEĞDİ

Yayınlanma Tarihi:

on

Geçtiğimiz günlerde başkanlığına Emine Erdoğan’ın özel kalem müdiresi olan Elif Esen’in kocası olan  Muhammed Cahid Şirin atanmış ve bu atamadan sonra TÜİK’in verilerinin gerçekçiliği yeniden tartışma konusu olmuştu.

Yeni başkan Muhammed Cahid Şirin yönetimi ilk “İşsizlik ve istihdam” rakamlarını açıkladı…

AYNI ANDA HEM İŞSİZLİK HEM İSTİHDAM AZALDI!

TÜİK’in açıkladığı verilere göre işsizlik, bir önceki yılın mart ayına göre yüzde 0.9 azalarak yüzde 13.2 seviyesine geriledi.

TÜİK’in mart ayı işsizlik verilerine göre genç işsizlik de azaldı. 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 0.6 puan azalarak yüzde 24.6’ya geriledi.

İşsizlik azaldığı zaman doğal olarak artış göstermesi gereken istihdam oranları ise TÜİK verilerine göre artış göstermek yerine azaldı.

2020 yılının mart ayında İstihdam edilenlerin sayısı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 1 milyon 662 bin kişi azalarak 26 milyon 133 bin kişiye geriledi.

Yine TÜİK verilerine göre genç nüfusta istihdam oranı ise yüzde 5.1 puan azalarak yüzde 27.4 oldu.

Gerek genel işsizlik oranı gerek genç işsizlerin rakamında azalma yaşanırken istihdamın artmış olması gerekirken nasıl olup da azaldığı ise merak konusu oldu…

 

 

Okumaya Devam Et

EKONOMİ

BAŞKA YERDE YAŞAYAMAYIZ

Yayınlanma Tarihi:

on

HALİL İBRAHİM BAYRAKÇI

Beş senede temel değerleri düzeltir, 20 sene içerisinde G10 üyeliğini zorlarız. Ama önce siyasetin ekonomi üstündeki vesayetini kaldırmamız gerekiyor.

Mevcut siyasi yapının hepsi ekonomide devlet gücünü yağma için kullanma peşinde. Kaynakları kamu gücünü elinde tutanlara yağmalatmanın bedelini eninde sonunda her vatandaş öder. Devletin harcadığı her kuruş eninde sonunda milletin cebinden çıkar.

Belediyelerden, yarı devletleşmiş sendikalara, vakıflardan, hükümet destekli özel sektör şirketlerine, devletin her kurumunda boğazımıza kadar yolsuzluk ve yağmaya batmış durumdayız.

Kamu kaynaklarını yağmalayarak, yolsuzlukla hiçbir millet refaha, zenginliğe, huzura kavuşamamıştır.

Kısa bir dönem hak  edilmemiş tatlı bir hayat yaşanır. Sonrası o yenilen hurmalar acı, acı çıkartılır. Hem de 10 misli bedelle…

Devletimizi, milletimizi, insanımızı çok seviyoruz. Göz göre göre ülkemizin müthiş zenginlik ve kalkınma potansiyelinin heba edilmesine gönlümüz razı olmuyor.

Türkiye, bölgenin Singapur’u, Hong Kong’u kişi başına 30 bin doları geliri olan bir merkez ülke konumuna neden gelmesin?…

Seçim kanunu değiştirmekle, suni barajlar oluşturarak halk iradesinin mecliste temsilini engellemekle, türlü türlü siyaset cambazlıklarıyla gündemimizi bu siyasetin doldurmasına müsaade edemeyiz.

Geçtiğimiz Cumhurbaşkanlığı seçiminin konusu millet kıraathaneleri ve orada dağıtılacak kekti. Bu siyasi yapının önümüzdeki seçimlerde tartışacağı konu: “Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler” olacaktır.

Biz başka yerde yaşayamayız. O halde biricik anayurdumuzu dünyanın en güzel ve yaşanabilir ülkesi yapalım. Birlikte başarabiliriz…

Okumaya Devam Et

Popüler

%d blogcu bunu beğendi: