BDDK İLE BANKALAR ARASINDAKİ RESTLEŞMESİNİN TERCÜMESİ - Haber Alternatif
Sosyal Medya Hesaplarımız

EKONOMİ

BDDK İLE BANKALAR ARASINDAKİ RESTLEŞMESİNİN TERCÜMESİ

Yayınlanma Tarihi:

on

Bugün yine memleketimizde bir İskandinav ülkesinde 6 ayda yaşanacak pek çok gelişme tek bir güne sığarken bu çok sayıdaki gelişme esnasında bir olayın kamuoyu genelinde yeterince ses getirmediği kanaatindeyim.

O gelişme ana hatları ile özetleyecek olursak Bankacılık Düzenleme Denetleme Kurulu Başkanı Mehmet Ali Akben’in bankalardan “Bireysel-tüketici kredilerini frenlemeleri”şeklinde bir istekte bulunması banka yöneticilerinin ise bu isteğe karşı gelerek direnmesiydi.

Zira bu durum BDDK Başkanı “Vasıtası” ile AKP’nin talebine finans piyasalarının uzun zaman sonra ilk kez bu derece net şekilde bir “Direnç” göstermesi açısından önemli.

Ancak bu durum aslında AKP’nin içerisinde bulunduğu ekonomik çıkmazı anlatması açısından da oldukça önemli bir gelişme kanaatime göre…

Şöyle ki; bu gelişme bize gösteriyor ki AKP “Bireysel kredilerin bankalar tarafından  azaltılmasını” istiyor. Yani AKP bu hamle ile aslında piyasaya sürülen para arzının azalmasını hedefliyor.

Peki AKP neden böyle bir şeyi hedefliyor?

Kimse TÜİK’in açıkladığı enflasyon rakamlarına da, Merkez Bankası’nın açıkladığı “Rezerv” verilerine de inanmıyor. Zaten bu açıklanan veriler ve istatistikler inandırıcılıktan da , reel sektörün gündelik ekonomik gerçeklerinden de fersah fersah uzakta.

AKP iktidarı ekonomik olarak kelimenin tam anlamı ile “Bitik” ve gemiyi karaya oturtmuş durumda.

Bu kötü tabloda üzerini yanlış veriler ve “Hormonlu büyüme rakamları” ile hayali istihdam yüzdeleri ile örtmeye çalıştıkları enflasyonun çok ciddi bir payı var.

Bugün yaşanan bu gelişmenin de işte o “Gerçek enflasyon” ile doğrudan ilgisi var…

Şimdi değerli okurlar bir ülkede enflasyon 2 türlü kendisini var eder: TALEP ENFLASYONU ve ARZ ENFLASYONU

Bu enflasyon biçimlerinden TALEP ENFLASYONU konusunda Prof.Dr. Mahfi Eğilmez ne diyor bakıyoruz:

“Eğer bir ekonomide arz miktarı değişmediği halde talep miktarı artıyorsa o zaman ekonomide talep kökenli enflasyon oluşur. Talep kökenli enflasyon çeşitli nedenlerle ortaya çıkar. Örneğin nüfus artmışsa talep de artar. Ya da her şey sabitken merkez bankası piyasaya daha fazla para sürmüş ve bu para tüketicinin eline geçmişse talep yine artar. Talep enflasyonunu önlemenin yollarından birisi piyasadaki para arzını düşürmek ve/veya faizleri enflasyonun üzerine yükselterek pozitif reel faiz vermek ve bu yolla insanları daha fazla tüketimden vazgeçirip tasarrufa yönlendirmekten geçer.” 

KAYNAK:MAHFİ EĞİLMEZ-26 ARALIK 2020-KENDİME YAZILAR

***

Şimdi bakıyoruz bu tanımdan yola çıkarak Türkiye’de neler olmuş?

Son dönemde normal nüfus artış oranına ek olarak Türkiye Suriyelisinden,Afganına,Afganından,Özbek’ine çok büyük ve kontrolsüz bir göç akını ile karşı karşıya kaldı. Yani “TALEP KÖKENLİ ENFLASYON” için gerekli “Nüfus Artışı” gerekliliği fazlası ile gerçekleşti.

Türkiye’de özellikle döviz kurunun düşürülmesi ve baskılanması için Merkez Bankası rezervlerinden piyasaya sürülen milyarlarca dolar başta olmak üzere özellikle son yıllardaki veriler normal dönemlerden fazla şekilde piyasaya para sürüldüğünü hatta gizli bir devalüasyondan bahsetmenin dahi mümkün olabileceğini gösteriyor.

Yani “TALEP KÖKENLİ ENFLASYON” açısından olaya bakıldığı zaman piyasaya fazla para sürülmüş olması gerekliliğinin de yerine gelmiş olduğunu görmekteyiz.

Şimdi TALEP KÖKENLİ ENFLASYON karşısına çıkan ülkede ya faizleri arttırmanız gerekmekte ki “Benim uzmanlık alanım ekonomi” diyen sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan bu faiz artırımı konusuna son derece karşı ve kaç Merkez Bankası Başkanı sırf bu nedenle koltuğundan oldu.

E o zaman geriye kalıyor “Piyasaya para arzını düşürmek” seçeneği…

İşte tam da burada bugün BDDK Başkanı Mehmet Ali Akben’in banka yöneticilerinden  “Bireysel kredileri azaltın” şeklinde aslında “Sarayın” talebini iletmesi anlam kazanıyor.

Zira ülkede üretimi bitiren,memleketin Merkez Bankası’ndaki “İhtiyat akçesine” kadar harcayarak Cumhuriyet tarihinde Merkez Bankası rezervlerini ilk kez eksiye düşüren, Türkiye’yi “Uluslararası tefecilerin” yüksek faizli borçlarına mahkum edip sarmala sokan AKP iktidarı üretim yolu ile düşüremeyeceği enflasyonu düşürebilmek adına faturayı işte bu şekilde vatandaşa kesmek istiyor.

***

Kabaca anlatacak olursak AKP’nin kafasındaki plan şöyle:

Bankalar bireysel kredileri-tüketici kredilerini sert biçimde düşürecekler, böylece vatandaşa kredi kaynaklı para akışı duracak.

Piyasaya para arzı düşürülerek ve bireysel kredilerin önüne geçilerek vatandaşın paraya ulaşımı azaltılınca vatandaşın alım gücü de baskılanmış olacak. Alım gücü baskılanan vatandaş “Kısıntılara” gidecek. Bu aşamadan sonra vatandaş paraya ulaşamadığı için piyasada “TALEP” de baskılanacak piyasadaki ürünlere “TALEP OLMAYACAK”.

Bu şekilde “ZORLA” düşürülen “TALEP” sayesinde mala talep gelmeyince doğal olarak fiyatlar “Arz-talep dengesi” doğrultusunda “Arz olup,talep olmadığı için” düşüşe geçecek.

Bu da kağıt üzerinde “Enflasyonu düşen bir ekonomi” tablosu çıkartacak karşımıza.

Ama aslında ürünlerin fiyatı “ALIM GÜCÜNDEKİ AZALMA” nedeni ile düştüğü için, alım gücündeki azalma nedeni ile fiyatların düşmüş olması hiç bir anlam ifade etmeyecek.

***

Yani AKP BDDK Başkanı vasıtası ile bankacılardan “Kredileri azaltın” talebi ile aslında “Vatandaşın alım gücü düşsün ki talep azalsın biz de bunun sonucunda enflasyonu düşürmüş görünelim” diyor.

AKP kendi bitirdiği ekonomide “Sahte başarılar” yaratmak adına köşeye sıkışmış haldeki vatandaşın az da olsa “Nefes almasını” sağlayacak kredi kanallarını da kapatmayı göze almış durumda.

AKP bu hareketi ile geçici,”Sahte” başarı tablolarına dahi ihtiyaç duyacak kadar kötü halde olduğunu ve dahası bunu sağlayabilmek için vatandaşı tamamen perişan etmeyi de göze almış olduğunu bize gösterdi böylece.

AKP önümüzdeki süreçte yüksek faizli ve yüksek miktarda dış borçlanma gerçekleştiremediği takdirde başta dar ve orta gelirli kendi seçmeninin tepkisini çekecek son derece sert bir ekonomik şok dalgası ile karşılaşacağının bilincinde ve zaten eriyen oylarının böylesi büyük bir ekonomik krize dayanmasının mümkün olmadığını, bu kez kendisini böylesi bir kriz ve bu krizin sonrasında oluşacak toplumsal tepkiden koruyacak tüm “Dalgakıranlarından” yoksun olduğunun da bilincinde…

İşte bugün BDDK Başkanı “Vasıtası” ile bankacılık sektörü yöneticilerine iletilen bu “Talebin” tercümesi budur. Bankaların üst düzey yöneticileri buna bugün için direnmişlerdir ancak ülkenin içerisinde bulunduğu “Ben yaptım oldu” düzeninde bu talepte ısrarcı olunması halinde bu direnci ne kadar sürdürebileceklerini ise hep birlikte yaşayarak göreceğiz…

________________________________________________________________________________________________

BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞE DESTEK OLMAK İÇİN;

“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan, hiç bir kurum, kuruluş yahut kişiden “Fonlanmadan”, “tam bağımsız” ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan, Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir, DİJİTAL KİTAPLARIMIZDAN (e-kitap) satın alabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi  belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”

DİJİTAL BOOK STORE SANAL KİTABEVİ:

https://www.shopier.com/ShowProductNew/storefront.php?shop=dijitalbookstore&sid=d2FqS25GbkNlRDh0dW5ucjBfLTFfIF8g

YOUTUBE KANALI LİNKİ:

https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w

KRİPTEKS E-DERGİ YILLIK ABONELİK LİNKİ:

https://shopier.com/1354512

HABER ALTERNATİF’İN ANDROİD CİHAZLAR İÇİN ÜCRETSİZ MOBİL UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN:

https://play.google.com/store/apps/details?id=com.haberalternatif.dro

 

Yorum yapmak için tıklayın

Bir Cevap Yazın

EKONOMİ

BEYKOZ BELEDİYESİ’NDEN GENEL İŞ SENDİKASI ÜYELERİNE YÖNELİK İŞÇİ KIYIMI

Yayınlanma Tarihi:

on

AKP’li Beykoz Belediyesi’nde Genel-İş’e üye işçilere yönelik işten çıkarmalar başladı. Genel-İş İstanbul Anadolu Yakası 2 No’lu Şube Başkanı Ali Sönmez, işten çıkarmaların sendikal çalışmaya öncülük eden işçileri hedef aldığını vurguladı.

AKP’li Beykoz Belediyesinde, işçilerin Hak-İş’e bağlı sendikadan istifa edip DİSK’e bağlı Genel-İş İstanbul Anadolu Yakası 2 No’lu Şubesi’ne öncülük eden işçilere dönük tasfiye başladı.

Genel-İş İstanbul Anadolu Yakası 2 No’lu Şube Başkanı Ali Sönmez,  belediyede sendikal çalışma yürüten işçileri hedef alan işten çıkarmaların dün başlayıp bugün de devam ettiğini belirtti.

Cumhuriyet‘in haberine göre Beykoz Belediyesi’nde işçilerin kendi istemlerinin dışında Hak-İş’e üye yapıldığını ve sendikanın işveren yanlısı bir tutum sergileyip işçilerin haklarının korumaması nedeniyle istifa ettiklerini ifade eden Sönmez, “Yaklaşık 3 aydır arkadaşlarımız, toplu sözleşme için yetki başvurusu yapacağımız tarihi esas alarak bütün iş yerlerinde çalışma yürüttü. 1200 işçiden 700’ü Hak-İş’ten istifa etti. Bunlardan yaklaşık 400’ü Genel-İş’e üye oldu. Buna öncülük yapan arkadaşlardan dün 4, bugün de 2’sinin iş akdi 17. maddeye dayanarak  feshedildi. Bunun gerisinin geleceği söyleniyor. Arkadaşlarımız hem AKP aracılığıyla hem de müdürler ve amirler aracılığıyla aranıp tehdit ediliyor. Hak-İş’e geçmeleri yönünde telkinde bulunuluyor” dedi.

“Bu bir suçtur ve buna karşı Cuma günü bir basın açıklaması yapacağız” diyen Sönmez, mücadeleyi toplu sözleşme hakkını alana kadar sürdüreceklerini vurguladı.

Okumaya Devam Et

EKONOMİ

REUTERS’TEN BAKAN NEBATİ İLE İLGİLİ ANALİZ:”ÇOCUKLUKM ANILARI İLE YATIRIMCIYI KAÇIRDI”

Yayınlanma Tarihi:

on

İngiliz haber ajansı Reuters, Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati ile ilgili analiz yayınladı. Analizde, Nebati’nin bir yöneticinin sorularından kaçındığı ve çocukluk anılarını anlattığı bilgisi yer aldı.

Reuters, Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati ile ilgili analiz yayınladı. AKP’li bazı kaynakların görüşlerine yer verilen analizde, “Böylesine çalkantılı bir zamanda ekonomiyi yönetmek için Nebati yerine daha piyasa dostu bir figür seçebilirdi” ifadeleri kullanıldı.

“İKTİDAR KAYNAKLARI NEBATİ’DEN RAHATSIZ”

Orhan Coşkun and Ali Küçükgöçmen imzasıyla yayınlanan analizde Nebati’nin açıklamaları ile piyasaları şaşırttığı belirtildi. Haberde, bazı iktidar kaynaklarının da Nebati ile ilgili endişe içinde oldukları aktarıldı. Reuters’ın ulaşmaya çalıştığı Nebati konu ile ilgili bir dönüş yapmadı. Maliye Bakanlığı Sözcüsü ise bakanın rolüyle ilgili sorulara yanıt vermedi. Cumhurbaşkanlığı da yorum talebine yanıt vermedi.

SORUDAN KAÇIP ÇOCUKLUK HİKAYELERİNİ ANLATTI

Ayrıca Nebati’nin bakan yardımcısı olarak çalıştığı dönemde onunla ilişkileri olan bir iş insanı, onu dışa dönük ve ekonomik eğitimi çok az olan bir “hikaye anlatıcısı” olarak tanımladı.

Analizde Nebati’nin bir soru üzerine çocukluk hikayelerini anlattığı ifade edildi.

Analizde şu aktarım yapıldı:

“Nebati bazen Albayrak’ın Türkiye’ye yatırım yapmak isteyen yabancı yöneticilerle görüşmelerinde yer alırdı. Bir keresinde Nebati, “bir yöneticinin sorgularından kaçındı ve bunun yerine çocukluğunun hikayelerini anlattı” diyen iş adamı, yöneticinin herhangi bir yatırım taahhüdünde bulunmadan ayrıldığını da sözlerine ekledi.”

KAYNAK-AKTARAN: TELE1

Okumaya Devam Et

EKONOMİ

YABANCI PARASINI VE ALTININI TL’YE ÇEVİREN KURUMLARA VERGİ İSTİSNASI

Yayınlanma Tarihi:

on

Yabancı para ve altınlarını Türk lirasına çeviren kurumlara vergi istisnası getiren kanun teklifi, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edildi.

Yabancı para ve altınlarını Türk lirasına çeviren kurumların, dönüşüm esnasında oluşan kur farkı kazançları da dahil olmak üzere bu kapsamda açılan vadeli Türk lirası mevduat ve katılma hesaplarından elde edecekleri faiz ve kar payları, vergiden istisna olacak.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edilen, Vergi Usul Kanunu ve Kurumlar Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ne göre, geçici vergi dönemleri de dahil olmak üzere 2021 ve 2022 hesap dönemleri ile 2023 hesap dönemi geçici vergi dönemlerinde Vergi Kanunu kapsamındaki enflasyon düzeltmesine ilişkin şartların oluşup oluşmadığına bakılmaksızın mali tablolar enflasyon düzeltmesine tabi tutulmayacak.

Enflasyon düzeltmesi yapılmayacağı belirtilen dönemler “enflasyon düzeltmesi şartlarının gerçekleşmediği dönem” olarak değerlendirilecek.

31 Aralık 2023 tarihli mali tablolar ise enflasyon düzeltmesi şartlarının oluşup oluşmadığına bakılmaksızın enflasyon düzeltmesine tabi tutulacak.

Yapılan enflasyon düzeltmesinden kaynaklanan kar/zarar farkı, geçmiş yıllar kar/zararı hesabında gösterilecek. Bu şekilde tespit edilen geçmiş yıl karı vergiye tabi tutulmayacak, geçmiş yıl zararı zarar olarak kabul edilmeyecek.

TL DÖNÜŞTÜRME VERGİ İSTİSNASI

Bankacılık sistemindeki toplam mevduat ve katılım fonu büyüklüğü içerisinde Türk lirasının payının artırılarak finansal istikrarın desteklenmesi amacıyla, yabancı paralarını Türk lirasına çeviren kurumlar vergisi mükelleflerinin, dönüşüm esnasında oluşan kur farkı kazançları da dahil olmak üzere bu kapsamda açılan vadeli Türk lirası mevduat ve katılma hesaplarından elde edecekleri faiz ve kar payları vergiden istisna olacak.

Buna göre, kurumların döviz tevdiat ve katılma hesaplarında bulunan yabancı paralarını dördüncü geçici vergi dönemine ilişkin beyannamenin verilme tarihine kadar Türk lirasına çevirmeleri ve bu suretle elde edilen Türk lirası varlıkları en az 3 ay vadeli Türk lirası mevduat ve katılma hesaplarında değerlendirmeleri durumunda, dönem sonu değerlemesinden kaynaklanan kur farkı kazançlarının son 3 aya isabet eden kısmı istisna edilecek.

Ayrıca yabancı para cinsinden varlıkların Türk lirasına çevrildiği tarihte oluşan kur farkı kazançları ile vade sonunda elde edilen faiz ve kar payları vergilendirilmeyecek.

Mezkur istisnaya, dönüşümün desteklenmesi kapsamında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından yapılan destek ödemeleri ve dönem sonu değerlemesinden kaynaklanan faiz ve kar payları da dahil ediliyor.

Bu kapsamda bir geçici vergi döneminden sonra Türk lirasına dönüşümün gerçekleşmesi durumunda dönem sonu ile Türk lirasına çevrildiği tarih aralığına isabet eden kur farkı kazançları da istisna edilecek.

Kurumların, altın cinsi hesaplarındaki varlıkları ile işlenmiş ve hurda altın karşılığı altın hesabı bakiyelerini dönüşüm fiyatı üzerinden Türk lirasına çevirmeleri ve bu suretle elde edilen Türk lirası varlığı, belirtilen asgari süreler dahilinde değerlendirmeleri durumunda, altının Türk lirasına çevrildiği tarihte oluşan kurum kazancı ile dönem sonu değerlemesinden kaynaklananlar da dahil olmak üzere bu kapsamda açılan hesaplardan vade sonunda elde edilen faiz ve kar payları ile diğer kazançlar da vergilendirilmeyecek.

Komisyonda kabul edilen önergeyle, bu istisnalar, kazançları bilanço esasına göre tespit edilen gelir vergisi mükellefleri için de geçerli olacak.

Bu kapsamda açılan hesaplardan vadesinden önce çekim yapılması durumunda, istisna edilen tutarlar nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler, ceza ve gecikme faizi uygulanarak tahsil edilecek.

Okumaya Devam Et







Popüler

%d blogcu bunu beğendi: