Sosyal Medya Hesaplarımız

GÜNDEM

ÇARPICI ANKET:AKP’DE BÜYÜK DÜŞÜŞ

Yayınlanma Tarihi:

on

KONDA Genel Müdürü Bekir Ağırdır, şubat ayında yaptıkları seçim anketinde AKP’nin oy oranının yüzde 45’ten yüzde 30’lara gerilediğini söyleyerek, “Bu bir alamettir, ama gidecek yer bulamadı. Su kaynıyor, çayın altı açık, buhara döndüğü gün fark edeceğiz” dedi.

Araştırma şirketi KONDA’nın Genel Müdürü Bekir Ağırdır, AKP’nin oy oranının yüzde 45’lerden yüzde 30’lara gerilediğini açıkladı.

Ağırdır, Karar TV’de katıldığı programda koronavirüs sürecinde seçmen davranışlarındaki değişimi ve yeni partilerin performansını değerlendirdi.

‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçişin 3. yıl dönümünü, dün yaşanan sokağa çıkma yasağı tartışmaları ile değerlendiren Ağırdır, Kasım ayında yaptıkları ankette sisteme desteğin yüzde 40 olduğunu, pandemi sürecinde ise şikayetlerin arttığını belirtti. Ağırdır şöyle konuştu:

“Anlaşılıyor ki sistemin bir mimari tasarımı yokmuş. Yapılan ve geri alınan değişikliklere ve devlet dediğimiz bürokrasinin çalışmasına bakılırsa, iş deneme yanılma ile yürüyor. Siyaset başkanlık meselesini bir kişiye atfederek tartışmışız. Kurumsal yapıların nasıl olması gerektiğini tartışmadık. Çok yüzeydeki gerilimlerle tartışmışız. Özellikle sistemi yürütmek zorunda olan Erdoğan ve ekibi, devasa bir mesele ile karşı karşıya kaldılar. Anladığım kadarıyla kurumsal yapı oturmadığı gibi hala da sistemik tasarım da yok ortada. İnat uğruna yetkilerin bir merkezde toplandığı, bir gecede çıkarılan kararnamelerle işlerin yürütüldüğü bir yönetimin içine düştük. Kurumsal bir yapı tasarlanmış olsaydı geçiş süreci daha kolay atlatılabilirdi.”

BELEDİYELERİN YARDIMLARININ ENGELLENMESİ RAHATSIZ ETTİ

Yasakları bugün koyup, yarın kaldırmak gibi tartışmaların sistemsizlik ve keyfiyete bağlı yaklaşımın sonucu olduğunu söyleyen Ağrıdır, “Bireyler de bunu görüyor ve anlıyor. Yerel yönetimlerin yardım kampanyalarının yasaklanması gibi gerilimler, sınav tarihinin değiştirilmesi gibi kararlar yüzde 75 oranında insanları rahatsız ediyor” dedi.

Ağırdır’ın değerlendirmelerinden satır başları şu şekilde:

İYİ PARTİ TABAN BULDU

“Yeni partilerin kitleyi yakalama potansiyeli var. En iyi örnek İYİ Parti’nin vücut bulması. Sadece Meral hanımın başarısı değil. Ülkem-bayrağım diyen ve farklı kimliklerle iç içe olan seçmen İYİ Parti’de, muhafazakar kesime yakın olan geleneksel seçmen ise MHP’de kaldı. İktidar bloğu, İYİ Parti’ye engelleyemedi. Sosyolojik bir taban var.

AKP’NİN OYU 30’LARA DÜŞTÜ

AK Parti oy kaybediyor, kaybetmiyor meselesi değil. Çözülüyor, gidecek yer bulamıyor. Yüzde 45’den 30’lara düştü. Bu bir alamettir, ama gidecek yer bulamadı. Su kaynıyor, çayın altı açık, buhara döndüğü gün fark edeceğiz. Şubat ayı ölçümümüzde AK Parti yüzde 30’un altında idi.

İKİ OYDAN BİRİNİ AKP SEÇMENİNDEN ALACAKLAR

Davutoğlu ve Babacan’ın partilerinin ölü doğduklarını sanmıyorum. İkisi de Tayyip Bey için zorlu rakip olacak. Mücadeleden kaçmıyorlar, ‘Tırsmışlar, vazgeçiyorlar’ gibi halleri de yok. Tayyip Bey’in beklediğinden de öte mindere davet etmeye çalışan dil karşısında AK Parti bocalıyor. İki oydan birini AK Parti seçmeninden alacaklar. Her bir puan AK Parti’nin iktidar gücünü etkiler. Futbol jargonu ile müthiş maç oldu ama golsüz bitti diyeceğimiz bir tablo oluşacak. Kimse de ringlerden kaçmıyor.

YÜZDE 29 BORÇLU

Koronadan önce yaptığımız ankete göre 100 kişiden 29’u ya borçlanarak, ya yardımlarla veya aile-komşu dayanışması ile karnını doyuruyor. Ocak ayı itibariyle her 100 kişiden 47’si çalışma hayatında. Çalışan her 38 kişiden 30’u ise işini kaybederse geçinemeyecek düzeyde. Yüzde 55’i gelecek kaygısı yaşıyor. İnsanların elinde bir aylık erzak ya da geçimini temin edecek paraları yok.”

Yorum yapmak için tıklayın

Bir Cevap Yazın

GÜNDEM

AVUKATLAR ANKARA’DA SIHHİYE ADLİYESİ’NE YÜRÜDÜ

Yayınlanma Tarihi:

on

AKP’nin ‘çoklu baro’ sistemine karşı avukatlar direnmeye devam ediyor. Kuğulu Park’ta sabahlayan baro başkanları ve avukatlar, yasa teklifinin geri çekilmesi imzaladıkları dilekçeleri teslim etmek üzere Meclis’e yürüdü. Polis avukatların yürüyüşünü 3 kez barikat kurarak engelledi. Avukatlar Sıhhiye Adliyesi’ne yürüdü.

AKP’nin “çoklu baro” sistemine karşı çıkan baro başkanları sabaha kadar Kuğulu Park’ta nöbetteydi.

Polis Kuğulu Park’a geçişi kapattığı için Tunalı Hilmi Caddesi’nde bekleyen avukatlar ve baro başkanları, Meclis’teki yasa teklifinin geri çekilmesi için dilekçe imzaladılar. Baro başkanları ve avukatlar Meclis’e dilekçelerini vermek üzere yürüyüşe geçtiler.

Polis avukatların yürüyüşünü 3 kez barikat kurarak engellemeye çalışırken, baro başkanları ve avukatların dilekçeleri Meclis bahçesinde dilekçe komisyonu üyelerince alınmaya başlandı.

Avukatlar “Paralel baro istemiyoruz”, “Savunma yoksa adalet de yok” sloganları attı.

Meclis’e alınmayan avukatlar baro başkanlarıyla birlikte Sıhhiye Adliyesi’ne doğru yürüyüşe geçti.

Çevredeki yurttaşlar avukatlara alkışlar ve arabalardan korna çalarak avukatlara destek verdi.

Adliyenin etrafı polis tarafından barikatlarla çevrilirken avukatların barikatın açılması için adliyenin arka kapısı önünde uzun süre beklediler.

Bu bekleyişin ardından baro başkanları Sıhhiye Adliyesi önünde açıklama yaparak çoklu baroya neden karşı olduklarını bir kez daha anlattılar…

Okumaya Devam Et

GÜNDEM

AYASOFYA KARARINDAN SONRA YUNANİSTAN’DAKİ CAMİLERE NE OLACAK?

Yayınlanma Tarihi:

on

HABER ALTERNATİF-HABER MERKEZİ

Danıştay 10.Dairesinin Ayasofya ile ilgili müze kararını kaldıran kararı sonrasında bu kez yabancı ülkelerde,özellikle de Yunanistan’da bulunan camilerin “misilleme” olarak kapatılması yahut  kiliseye dönüştürülmesi ihtimali konuşulmaya başlandı.

Özellikle son dönemde ilişkilerin yeniden gergin bir süreç içerisine girdiği Yunanistan’da bulunan pek çok cami son aylarda restorasyon gerekçesi ile kapatılıyordu.

Yunanistan’da bulunan Hamza Bey Camii,İbrahim Paşa Camii,Yeni Camii,Alaca İmaret Camii,Fethiye Camii,Recep Paşa Camii,Eminzade Hacı Ahmet Ağa Camisi ve Karaferya Musalla Namazgahı gibi camilerin akıbeti merak konuu oldu.

YUNANİSTAN’DA CAMİLER KAPATILIYOR,KİLİSEYE ÇEVİRİLİYOR

Yunanistan’da bulunan Hacı Ahmet Ağa Camisi ve Karaferya Musalla Namazgahı mimari yapısı değiştirilerek Ortodokslara ait bir mekana dönüştürülürken,Kavala’da 1530’da inşa edilen İbrahim Paşa Camisi ise kiliseye çevrildi.

Öte yandan Serez’de 1385’te inşa edilen Eski Caminin 1937’de yıktırılıp yerine alışveriş merkezi yapıldığı, Rodos’ta ise 1578’de Sultan 3. Murat tarafından yaptırılan Sultan Mustafa Camisinin bugün nikah salonu olarak kullanıldığı biliniyor.

Selanik’te 1484’te inşa edilen ve bugüne kadar ayakta kalmayı başarabilen Osmanlı eserlerinden Alaca İmaret Camisi ise müze olarak hizmet veriyor. 1904’te yaptırılan Yeni Cami, Selanik’in Yunan idaresine geçmesinin ardından minaresi yıkılarak ibadete kapatıldı ve mübadele yıllarında göçmenler için konut olarak kullanıldı. Bugün ise belediyenin sergi salonu olarak kullanılıyor.

YUNANİSTAN KÜLTÜR BAKANLIĞI’NDAN AYASOFYA KARARI İÇİN “PROVAKASYON” AÇIKLAMASI

Yunanistan Kültür Bakanlığı, Ayasofya’yı camiye dönüştürmenin yolunu açan Danıştay kararının tüm medeni dünyaya karşı “açık provokasyon” olduğunu söyledi.

Yunanistan Kültür Bakanlığı’nın bu açıklamasının ardından Yunanistan’da bulunan diğer cmiler için de kapatma,kiliseye yahut müzeye çevirme işlemi yapılabileceği konuşuluyor.

Okumaya Devam Et

GÜNDEM

DANIŞTAY’IN AYASOFYA KARARI BELLİ OLDU

Yayınlanma Tarihi:

on

Danıştay 10. Dairesi, Ayasofya’nın camiden müzeye dönüştürülmesine dair 24 Kasım 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararını iptal etti. Danıştayın gerekçesinde, Ayasofya’nın Fatih Sultan Mehmet Han Vakfı mülkiyetinde olduğu, cami olarak toplumun hizmetine sunulduğu belirtildi.

Danıştay 10. Dairesi, Ayasofya‘nın camiden müzeye dönüştürülmesine dair 24 Kasım 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararını iptal etti.

Sürekli Vakıflar Tarihi Eserlere ve Çevreye Hizmet Derneği, Ayasofya’nın camiden müzeye dönüştürülmesine yönelik Bakanlar Kurulu kararının iptali istemiyle Danıştayda dava açtı.

Davayı duruşmalı inceleyen Daire, 2 Temmuz’daki duruşmada tarafları dinledi.

Duruşmanın ardından dosyayı inceleyen Danıştay 10. Daire kararını verdi. Daire, Ayasofya’nın camiden müzeye dönüştürülmesine dair 24 Kasım 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararını iptal etti.

TAPU BELGESİNDE CAMİ VASFI İLE TESCİLLİ

Daire’nin 19 sayfalık gerekçesinde, dava konusu Bakanlar Kurulu kararının, ilgili mevzuat, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları kapsamında değerlendirildiği belirtildi.

Gerekçede, Ayasofya’nın, statüsü muhafaza edilerek, hukuk düzeninde güvence altına alınan özel hukuk tüzel kişiliğini haiz mazbut vakıf niteliğindeki Fatih Sultan Mehmet Han Vakfının mülkiyetinde olduğu kaydedildi.

Ayasofya’nın, vakfedenin iradesi gereği, sürekli şekilde cami olarak kullanılması için toplumun hizmetine sunulduğu, bedelsiz kamunun istifadesine terk edilmesi yönüyle hayrat taşınmaz niteliği taşıdığı, tapu belgesinde de cami vasfı ile tescilli bulunduğuna dikkati çekilen gerekçede, şu ifadeler yer aldı:

“Vakıf senedinin, hukuk kuralı etki değer ve gücünde olduğu, vakfedilen taşınmazın vakıf senedindeki niteliğinin ve kullanım amacının değiştirilemeyeceği, bu hususun tüm gerçek tüzel kişiler kişilerle birlikte davalı idare için de bağlayacı olduğu kuşkusuzdur. ”

Türk hukuk sisteminde kadimden beri korunarak yaşatılan Vakfa ait taşınmaz ve hakların vakfiyesi doğrultusunda istifadesine bırakıldığı toplum tarafından kullanılmasına engel olunamayacağı, vakıf senedinde sürekli olarak tahsis edildiği cami vasfı dışında kullanımının ve başka bir amaca özgülenmesinin hukuken mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır.”

CUMHURBAŞKANI MİLLETE SESLENECEK

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın karara ilişkin 20.53’te millete sesleniş konuşması yapacağı bildirildi.

AYASOFYA İLE İLGİLİ YARGISAL SÜREÇ

Sürekli Vakıflar Tarihi Eserlere ve Çevreye Hizmet Derneği, Ayasofya için ilk olarak 2005’te Danıştay’a dava açmıştı. Dernek, 24 Kasım 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararının iptali ve yürütmenin durdurulmasını istemişti.

Danıştay 10. Dairesi, 24 Haziran 2005’te söz konusu Bakanlar Kurulu kararının yürütmesini durdurma istemini reddetmişti. Daire 2008’de ise Ayasofya Camisi’nin müze olarak kullanılmasında hukuka aykırılık bulunmadığına işaret ederek, davayı reddetmişti.

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, Dairenin bu kararını onamıştı. Dernek, 2016’da tekrar Danıştaya dava açmıştı.

Derneğin, Anayasa Mahkemesine yaptığı bireysel başvuru hakkında ise 2018’de karar verilmişti. Yüksek Mahkeme, Ayasofya’nın namaz kılınması için ibadete açılması yönündeki talebin reddedilmesi nedeniyle din ve vicdan hürriyetinin ihlal edildiği iddiasıyla yapılan başvuruyu, “incelenmeksizin kişi bakımından yetkisizlik” nedeniyle kabul edilemez bulmuştu.

Okumaya Devam Et

Popüler

%d blogcu bunu beğendi: