Sosyal Medya Hesaplarımız

DIŞ BASIN

“DERİN” İNGİLTERE’NİN VİTRİNİ CHATHAM HOUSE’TAN TÜRKİYE DEĞERLENDİRMESİ

Yayınlanma Tarihi:

on

Yüzyıllardır İngiltere’nin küresel politikalarını dizayn eden ve İngiliz devletinin “Derin” aklını oluşturan, küresel dizayn edici kuruluşların en önemlilerinden birisi konumunda bulunan Chatham House “KÜRESEL BRİTANYA,KÜRESEL ARABULUCU” başlığı ile yeni bir rapor yayınladı. İngiltere’nin yeni küresel vizyonunu ortaya koyan raporda Türkiye ile ilgili de özel bir bölüm yer aldı.

Raporun yayınlanmasının hemen ardından ise United World isimli haber sitesinde gazeteci yazar Yunus Soner’in Chatham House Raporu’nu analiz ettiği bir makalesi kendisine yer buldu.

Chatham House’nin İngiltere’nin güç ve nüfuz alanlarını ve stratejik “Varlıklarını” (BM-NATO Üyeliği,finans merkezleri üzerinde Britanya’nın kontrolü,AB’den ayrılarak bağımsız olmak gibi durumlar “Varlık” olarak tanımlanıyor) tanımlayan ve “Yeni İngiltere emperyalizmin yol haritası”  olarak nitelenebilecek raporda İngiltere’nin “Müttefiklik ilişkilerinin” nasıl olması gerektiği ve hangi stratejik planlama ile hareket edilmesi gerektiği de detayları ile ele alınıy0r.

Bu bağlamda Chatham House, İngiltere hükümetine Türkiye ile ilişkilerde bu aşamadan sonra Recep Tayyip Erdoğan ile ilişkinin geliştirilmemesi ve muhalif kitlelerin çok seslilik isteğine uygun olarak Erdoğan sonrasına hazırlanılması “Tavsiyesini”  veriyor.

Raporun Türkiye bölümünde şu ifadeler yer alıyor:

Chatham House raporu, “Türkiye’nin Britanya’ya ortaklık fırsatları kadar zorluklar sunduğunu” belirtiyor. Rapor İngiliz hedefleri ile Türk politikası arasındaki ciddi çatışmaları ayrıntılarıyla anlatıyor (47).

Rapor, “Türkiye’nin büyük, hala genç bir nüfusa ve nispeten düşük kişi başına GSYİH’ya sahip olduğunu ve Birleşik Krallık hükümetine Brexit sonrası ekonomik ilişkileri derinleştirmesi için güçlü bir teşvik sunduğunu anlatıyor” (47).

Ancak, yukarıda da belirtildiği gibi, rapor Birleşik Krallık hükümetine, ekonomik fayda için AB ile Türkiye’ye karşı ortak tavrı bırakmaması çağrısında bulunuyor.

Türkiye ile ilgili birçok İngiliz şikayeti var:

Hindistan gibi Türkiye de, Şangay İşbirliği Örgütü’ne ve dolayısıyla Rusya ve Çin’in Batı etkisine karşı caydırıcılığına yaklaşmaktadır (12).

Dahası, Ankara S-400 hava savunmasını satın alarak “NATO müttefiki olmanın sınırlarını test ediyor” ve “Türkiye’nin Irak ve Suriye’deki kendi çıkarları genellikle ABD ve diğer müttefiklerinin çıkarlarıyla çatışıyor”(48).

Sanki bu yeterli değilmiş gibi, Doğu Akdeniz’de Türkiye, şu anda bir başka NATO üyesi olan Yunanistan’ın “bölgesel çıkarlarına” meydan okuyan zıt bir konumdadır(48).

Chatham House raporu Türk hükümetinin iç siyasetini sert bir şekilde eleştirerek, “Türk yetkililer hukukun üstünlüğünü aşındırdı, bağımsız medyayı bastırdı ve gazetecileri ve muhalif siyasi figürleri hapse attı” diyor.

Birleşik Krallık-Türkiye ilişkilerine ilişkin raporun önerisi, mevcut hükümete baskı yapmak ve liderlik değişikliğine hazırlanmak:

Muhalefet adayı Ekrem İmamoğlu’nun kazandığı 2019 belediye başkanlığı seçiminin sonucu, Türkiye’nin giderek kentleşen nüfusu içinde siyasi çoğulculuk için güçlü bir istek olduğunu gösteriyor. İngiliz hükümeti, Türkiye ile ikili ilişkilerini Cumhurbaşkanı Erdoğan ekseninde kişiselleştirmekten kaçınmalı ve bu önemli ilişkiye daha uzun vadeli bakmalıdır ”(48).”

KAYNAKLAR:

https://uwidata.com/15617-chatham-house-targets-china-india-turkey-russia-and-saudi-arabia-at-the-same-time

https://www.chathamhouse.org/2021/01/global-britain-global-broker/08-conclusion

CAHTHAM HOUSE NEDİR,NEDEN BU KADAR “DERİNDİR”? KRALİÇE’NİN İNCİSİ:CHATHAM HOUSE

 

 

________________________________________________________________________________________________

BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞE DESTEK OLMAK İÇİN;

“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan,bağımsız ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan,Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir,DİJİTAL KİTAPLARIMIZDAN (e-kitap) satın alabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi  belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”

DİJİTAL BOOK STORE SANAL KİTABEVİ:

https://www.shopier.com/ShowProductNew/storefront.php?shop=dijitalbookstore&sid=d2FqS25GbkNlRDh0dW5ucjBfLTFfIF8g

YOUTUBE KANALI LİNKİ:

https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w

Yorum yapmak için tıklayın

Bir Cevap Yazın

DIŞ BASIN

ABD İSTİHBARAT RAPORU AÇIKLADI:”KAŞIKÇI CİNAYETİNİ ONAYLAYAN PRENS SELMAN”

Yayınlanma Tarihi:

on

ABD Ulusal İstihbarat Direktörlüğü tarafından 2018 yılında hazırlanan “Kaşıkçı Cinayetini Değerlendirme Raporu” yayımlanarak kamuoyu ile paylaşıldı.Rapor cinayete Suudi Arabistan prensi Prens Salman’ın onay verdiğini belirtiyor.

ABD Ulusal İstihbarat Direktörlüğü (DNI), 2018 yılında hazırlanan ancak Donald Trump yönetiminin kamuya açıklamadığı “Kaşıkçı istihbarat değerlendirme raporunu” yayımladı.

AA’nın aktardığına göre, başta Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) olmak üzere ilgili istihbarat kurumlarının katkıda bulunduğu raporda, Kaşıkçı cinayetini onaylayan kişinin Veliaht Prens Selam olduğu belirtildi.

Raporda, “Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın, Suudi Arabistanlı gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın, Türkiye’nin İstanbul kentinde yakalanması ya da öldürülmesine yönelik operasyonu onayladığı sonucuna ulaştık” ifadesi yer aldı.

Ayrıca raporda, “Bu sonuca, Prens Muhammed bin Selman’ın, ülkede karar alma mekanizmalarını kontrol ettiği, cinayette Prens’in önemli bir danışmanının ve güvenlik ekibinin yer aldığı, Prens’in Kaşıkçı da dahil yurt dışındaki muhalifleri susturmak için şiddet içerikli adımlar attığı gerçeklerini baz alarak ulaştık” bilgisi verildi.

SUUDİ ARABİSTAN: REDDEDİYORUZ

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı, Cemal Kaşıkçı cinayetiyle ilgili ABD’nin yayımladığı raporu kesin bir dille reddettiğini açıkladı.

(KAYNAK:BİRGÜN)

_______________________________________________________________________________________________

BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞE DESTEK OLMAK İÇİN;

“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan, bağımsız ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan, Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir, DİJİTAL KİTAPLARIMIZDAN (e-kitap) satın alabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi  belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”

DİJİTAL BOOK STORE SANAL KİTABEVİ:

https://www.shopier.com/ShowProductNew/storefront.php?shop=dijitalbookstore&sid=d2FqS25GbkNlRDh0dW5ucjBfLTFfIF8g

YOUTUBE KANALI LİNKİ:

https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w

Okumaya Devam Et

DIŞ BASIN

BAHÇELİ-ÇAKICI İLİŞKİSİ İNGİLİZ THE GUARDİAN’DA

Yayınlanma Tarihi:

on

MHP Lideri Bahçeli ile Alaattin Çakıcı arasındaki yakın ilişki İngiltere’nin önemli gazetelerinden The Guardian’a konu oldu.

Gazetede Bethan McKernan imzası ile yayınlanan makalede Bahçeli ile Çakıcı’nın ilişkisi detayları ile ele alınırken Çakıcı için de “Türkiye’nin karanlık dönemlerinin en önemli aktörlerinden birisi” tanımlaması yapıldı.

Bahçeli ile Çakıcı’nın MHP Genel Bahçeli’nin makamında çektirdikleri fotoğrafa gönderme yaparak başlayan makalede şu ifadelere yer veriliyor:

“İlk bakışta, giyimi kuşamı yerinde olan iki Türk erkeğin, bayraklarla dolu bir ofiste kameralara poz verdiği bu fotoğraf, ülkenin önde gelen herhangi iki ismine ait gibi gelebilir – fakat bir fotoğrafın hem geçmiş hem geleceğe dair bu kadar çok şey söylediği nadiren görülmüştür.

Solda, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hükümetinde son birkaç yıldır etkili bir koalisyon ortağı haline gelen aşırı milliyetçi siyasi dinozor, Devlet Bahçeli var.

Sağdaki adam, Alaattin Çakıcı, Türkiye’nin en kötü şöhretli mafya babası. 41 siyasi cinayetle suçlandı ve küçük çocuklarının önünde vurulan eski eşinin öldürülmesi emri verdiği için hapse atıldı; buna rağmen geçtiğimiz sene dikkat çekici bir şekilde siyasi tutukluları kapsamayan bir korona virüsü affında, mafyanın onlarca başka ağır topuyla beraber serbest bırakıldı

Türkiye mafyasının kamusal alandaki ani rehabilitasyonu halkın tasavvurunda yer etmiş durumda. Bu durum aynı zamanda, devletin geçmişin karanlık isimlerini en iyi ihtimalle tolere ettiği, en kötü ihtimalle kucakladığı yeni bir siyasi iklimin habercisi.”

Bahçeli ve Çakıcı arasındaki dostluğun geçmişe dayandığının belirtildiği ve ülkücü hareketinin ‘neo-faşist bir paramiliter grup’ olarak tanımlandığı makalede, “Türkiye tarihinin bu dönemi, Bozkurtlar gibi aşırı sağ örgütlenmeler ile PKK gibi solcu gruplar arasındaki şiddetle karakterize edilecek şekilde karanlık ve kanlıydı. Bu yıllarda Türk istihbarat kurumu siyasi suikastlar gerçekleştirmek için mafyayla ortaklık kurdu” denildi. Susurluk olayını hatırlatan The Guardian, “On yıllar boyu saklandıktan, cezaevinde kaldıktan veya dikkat çekmemeye çalıştıktan sonra, bu dönemin oyuncuları kamusal alana cüretkar bir biçimde yeniden giriyorlar” ifadelerini kullandı.

Makalede Çakıcı’nın son dönemdeki eylemleri şöyle özetlendi: “Çakıcı’nın kendisi, ana muhalefet partisinin liderine ölüm tehditleri gönderdi; bu arada başka siyasi isimleri ziyaret edip sosyal medyada üst düzey dostlara sahip olmakla övündü. Ayrıca, eski bir içişleri bakanı ve üst düzey ordu yetkilileriyle ekim ayında Bodrum’da çekilmiş bir fotoğrafta boy gösterdi; bu kareyi, Erdoğan’ın iktidardaki partisi AKP’yle bağları bulunan zengin bir iş insanı paylaştı. MHP’yi eleştiren bir siyasetçi, bir gazeteci ve bir avukata geçtiğimiz ay Ankara’da gündüz gündüz sopa ve silahlarla düzenlenen saldırılar da 1980’lerdeki kanunsuzluğun rahatsız edici yankılarını içeriyordu.”

‘MHP’NİN MİLLİYETÇİLİĞİ AKP’NİN DE İŞİNE YARIYOR’

The Guardian gazetesi, bu gelişmeleri ‘Eroin, Organize Suç ve Modern Türkiye’nin Yaratılışı’ isimli kitabın yazarı olan akademisyen Ryan Gingeras’a sordu. Gingeras, “Çakıcı gibi gerçek mafya babalarının yeniden ortaya çıkışının, mafyanın dönüşünden çok, bu kişilerin Türk sağında halk idolleri haline gelmesini temsil ettiği” yorumunu yaptı: “Bu eskiye ait karakterler bence bize, Türkiye’de yeni bir siyasi ortamın bulunduğunu anlatıyor. Bu kişilerin geçmişteki suçlarının affedildiği bir ortam. Ve AKP için şu açığa kavuşuyor: MHP’nin sert milliyetçi duruşunu kucaklamak onların siyasi projesine zarar vermiyor. Hatta yardımcı bile olabilir.”

The Guardian’ın makalesi şu ifadelerle son buluyor:

“Bahçeli’nin geçmişte merkez dışında bulunan partisi Erdoğan için sorunlu bir müttefik. AKP ve MHP farklı tür milliyetçiliklere inanıyor. İlki İslamcı, ikincisi laik. Bu farklılık, bir dizi önemli iç ve dış politika meselelerinde anlaşmazlık yaratıyor.

Fakat 2016’daki başarısız darbe girişiminden sonra Türkiye’deki siyasi ittifakların dönüştürülme yöntemlerindeki en önemli şeylerden biri, Türkiye’de aşırı sağın önde gelen bir siyasi güç olarak yeniden doğuşu oldu. Son 20 yılda diğer potansiyel siyasi ortakların büyük çoğunluğunu yabancılaştıran Erdoğan’ın, AKP’nin halk desteği de azalmaya devam ederken, iktidarda kalmak için artık MHP’yle birlikte olmaktan başka pek şansı yok.

AKP’nin kendisi de yolsuzluğa ve suç skandallarına yabancı değil. MHP’nin ve nahoş dostlarının artan önemi, bazılarına Türkiye’nin zamanla hakikaten bir mafya devletine dönüşüp dönüşmeyeceğini düşündürüyor.”

________________________________________________________________________________________________

BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞE DESTEK OLMAK İÇİN;

“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan, bağımsız ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan, Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir, DİJİTAL KİTAPLARIMIZDAN (e-kitap) satın alabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi  belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”

DİJİTAL BOOK STORE SANAL KİTABEVİ:

https://www.shopier.com/ShowProductNew/storefront.php?shop=dijitalbookstore&sid=d2FqS25GbkNlRDh0dW5ucjBfLTFfIF8g

YOUTUBE KANALI LİNKİ:

https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w

 

Okumaya Devam Et

DIŞ BASIN

ABD’NİN PRESTİJLİ ASKERİ DERGİSİNDEN ATATÜRK’E BÜYÜK ÖVGÜLER

Yayınlanma Tarihi:

on

ABD’nin en prestijli askeri dergilerinden birisi olan Military Review Ocak-Şubat sayısını Atatürk’e ve Atatürk’ün Çanakkale Savaşı’nda gösterdiği askeri dehaya ayırdı.

Sözcü’den Deniz Ayhan’ın haberine göre, Binbaşı Eric Venditti imzalı “Gelibolu Kayası. Mustafa Kemal’in liderliği” başlıklı makalede, Atatürk’ün askeri dehası ve mücadeleci ruhu vurgulandı. Atatürk’ün liderliğinin aradan geçen yıllara rağmen, bugün bile ders olarak anlatılabilecek nitelikte olduğu belirtildi.

Makale, Ulu Önder Atatürk’ün Çanakkale Savaşı’nda 57. Alay’ın 261 rakımlı tepeye taarruzundan önce söylediği, “Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman zarfında yerimize başka güçler ve komutanlar gelebilir” sözleri ile başlıyor ve şöyle deniliyor: “Kimse isteyerek ölüm görevine, intihar etmeye gitmez. Ancak Kemal bir liderdi, Osmanlı kültürünün de askerler için bir çeşit onur kuralı vardı. Bir adam evine ya galip olarak dönerdi ya da şehit olarak şanlı bir şekilde ölürdü.”

‘ZAFER LİDERE BAĞLI’

Makalede, müttefik kuvvetlerin Gelibolu’ya çıkarma yaptığı 24 Nisan’da Türklerin bombardıman sesleri ile uyandığı ancak şansın, “Parlak zeka ve kuvvetli irade” sahibi yetenekli bir komutanla, Türklerden yana olduğu belirtildi. Düşman, Arıburnu’na çıkarma yaptığında Atatürk’ün 7 kilometre ötedeki Bigalı Köyü’nde olduğuna işaret edilen yazıda, övgü dolu şu sözler yer aldı:

“Doğru zamanda, doğru enstrümanlarla, doğru yerdeydi. Ancak bu tek başına zaferi garanti etmiyordu, zafer lidere ve nasıl liderlik ettiğine bağlıydı. Operasyon sürecinde bir komutanın altı eyleminden beşini büyük etkiyle tatbik etti. Askerlerini motive etti, düşmanı durdurdu. Mustafa Kemal’in bu hamleleri, ilk saatlerde Türkler için savaşı kurtardı. Mustafa Kemal, savaşta yaşanan kaotik durumu iyi analiz etti, başarı için gerekli koşulları oluşturdu. Birliklerini doğru yönetti, cesur ancak hırpalanmış düşmana karşı taktiklerini sürekli geliştirerek kazandı. Çanakkale Savaşı’nın üzerinden 100 yılı aşkın süre geçmesine rağmen, Atatürk’ün askeri liderliğinden çıkarılacak çok ders vardır.”

________________________________________________________________________________________________

BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞE DESTEK OLMAK İÇİN;

“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan, bağımsız ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan, Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir, DİJİTAL KİTAPLARIMIZDAN (e-kitap) satın alabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi  belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”

DİJİTAL BOOK STORE SANAL KİTABEVİ:

https://www.shopier.com/ShowProductNew/storefront.php?shop=dijitalbookstore&sid=d2FqS25GbkNlRDh0dW5ucjBfLTFfIF8g

YOUTUBE KANALI LİNKİ:

https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w

Okumaya Devam Et







Popüler

%d blogcu bunu beğendi: