Sosyal Medya Hesaplarımız

ÖZEL HABER

EMEKÇİNİN ALINTERİ ÜZERİNDEN SENDİKADA YOLSUZLUK İDDİALARI MAHKEMELİK OLDU

Yayınlanma Tarihi:

on

Haber Alternatif-Özel Haber

Celal Eren ÇELİK

Türkiye’de yıllardır üyesi olan işçi ve memurların maaşlarından aldıkları aidatlar ile “Sefahat sürmeleri” nedeni ile eleştirilen sendika yöneticilerinin bu lüks ve şatafat dolu yaşantılarının yanı sıra yönetiminde bulundukları sendikaları zarara atan skandallara imza attığı da zaman zaman basına yansıdı.İşte bu skandallardan bir yenisinin de ÇİMSE-İŞ Sendikası’nda yaşandığı iddiası mehkeme koridorlarına taşındı.

ÇİMSE-İŞ SENDİKASI’nı karıştıran ve merkezinde ÇİMSE-İŞ SENDİKASI Başkanı Zekeriya Nazlım’ın olduğu iddiaları hukuka taşıyan ise sendikanın Ankara eski Şube Başkanı olan Burhanettin Arduç oldu.

“SEÇİM ÖNCESİNDE ŞUBE BAŞKANLARINDAN BOŞ SENET ALINDI”

Mahkemeye yansıyan iddialardan ilki ÇİMSE-İŞ Sendikası’nın başkanlık seçimleri ile alakalı.Sendikanın Ankara eski Şube Başkanı Burhanettin Arduç,savcılığa yaptığı suç duyurusunda ÇİMSE-İŞ Sendikası Başkanı Zekeriya Nazlım’ın başkanlık seçimi öncesinde yeniden seçilebilmeyi garanti etmek için sendikanın şube başkanlarından imzalı “Boş senet” aldığını belirtti.

Arduç suç duyurusunda kendisinin de 2 kez boş, bir kez de üzerinde 500 bin TL bedel yazılmış senet imzalayarak sendika başkanı Zekeriya Nazlım’a verdiğini bu konunun şahidi olan ve kendileri de senet imzalamış olan sendika yöneticileri bulunduğunu belirterek bunlardan bazılarının isimlerini de suç duyurusunda belirtti.

Ancak savcılık şahitleri dinleme gereği görmedi.

“SENDİKA BÜYÜK ZARARA UĞRATILDI”

ÇİMSE-İŞ Sendikası Ankara eski Şube Başkanı Burhanettin Arduç’un suç duyurusunda bulunduğu bir başka konu ise sendikanın Antalya Alanya’da Okurcalar Mahallesi’ndeki ÇİMTUR tatil köyünden yapılan gayrimenkul satışları üzerinden zarara uğratıldığı şeklinde oldu.

Burhanettin Arduç suç duyurusunda,ÇİMSE-İŞ Sendikası Başkanı Zekeriya Nazlım’ın bu gayrimenkullerin sahipleri ile görüşerek “Sözlü” olarak satış fiyatında anlaştığını,üzerinde anlaşılan bedelin gayrimenkul sahiplerine ödenmesinin ardından ise sendika başkanı Zekeriya Nazlım’ın yakını olan kişilere bu gayrimenkullerin satış vekaletinin verildiğini,sendika başkanı Zekeriya Yıldırım’ın ise satış vekaletnamesi yakınları tarafından alınan bu gayrimenkulleri yine bu yakınları vasıtası ile fahiş rakamlara sendikaya satarak sendikayı zarara uğrattığını iddia etti.

“SENDİKAYA AİT OTEL VE TATİL KÖYÜNÜN TADİLAT İŞLERİ SENDİKA BAŞKANININ ABLASINA VERİLİYOR”

Savculığa yaptığı suç duyurusu ile Türk-İş’e bağlı ÇİMSE-İŞ Sendikası’ndaki yolsuzluk iddialarını kayıtlara geçirmesinin ardından kendisinin başkanı olduğu sendikanın Ankara Şubesi kapatılan Burhanettin Arduç’un bir başka iddiası ise ÇİMSE-İŞ Sendikası’na ait otel ve tatil köylerinin tadilat işlerinin sendika başkanı Zekeriya Nazlım’ın ablası olan Aynur Yıldırım’a ait olan ÖZPAMİR isimli şirkete verildiği yönünde.

Öte yandan 10.03.2020 tarihli SMMM Ahmet KOCATEPELİ imzalı bilirkişi raporu da bu tadilat işlemlerinin sendika Başkanı Zekeriya Nazlım’ın ablası Aynur Yıldırım’a ait Özpamir İnşaat Nakliyat Turizm Gıda Temizlik Ticaret Limited Şirketi’ne verildiğini belirtiyor.

Bilirkişi raporuna göre sendika başkanı Aynur Nazlım’a ait Özpamir şirketi 2 farklı firmanın daha teklif verdiği ÇİMSE-İŞ Sendikasının tadilat işlerini 108 bin TL+KDV bedelle, yine ÇİMSE-İŞ Sendikası’na bağlı ÇİMTUR Tesisleri Resoran bölümü ihalesini de kendisinden başka ihaleye giren 2 firmadan düşük bedel vererek 136 bin 500 TL+KDV’ye alıyor…

“SENDİKANIN TÜZÜĞÜNE ULAŞILAMIYOR”

ÇİMSE-İŞ Sendikası Ankara eski Şube Başkanı Burhanettin Arduç’un bir başka iddiası ise Genel Başkan Zekeriya Nazlım’ın sendika tüzüğüne aykırı hareket ettiği için sendika tüzüğüne erişimin mümkün olmadığı yönünde.

Arduç,ÇİMSE-İŞ Sendikası tüzüğüne sendikanın resmi internet sitesinde olmadığı gibi,sendikanın bağlı bulunduğu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı veri tabanından da ulaşılamadığını öte yandan kendisinin ısrarla istemesine rağmen sendika genel merkezi tarafından sendika tüzüğünün verilmediği şeklinde…

BİLİRKİŞİ İNCELEDİ,SAVCILIK TAKİPSİZLİK KARARI VERDİ,SAVCININ KARARINA İTİRAZ EDİLDİ

ÇİMSE-İŞ Sendikasını sarsan bu iddiaların yapılan suç duyurusu ile birlikte hukuka taşınmasının ardından savcılık iddiaları inceledi.

Ancak inceleme esnasında “Enteresan” gelişmeler yaşandı.İddiaları savcılığa suç duyurusu ile bildiren Burhanettin Arduç’un kendisi de dahil olmak üzere sendikanın şube başkanlarına boş senet imzalatıldığı yönündeki iddiasında şahit olarak dinlenilmesini istediği sendika yöneticisi savcılık tarafından dinlenmesi.

Burhanettin Arduç’un gayrimenkul alımı üzerinden sendikanın zarara uğratıldığı şeklindeki iddiaları üzerine savcılık tarafından görevlendirilen bilirkişiler ise sadece “Yönetim kurulu yönetim defterinde onay olup olmadığını” incelerken,tapu kayıtları,gayrimenkulleri kimlerin aldığı,alış ve satış fiyatları arasındaki fark,gayrimenkulleri sendikaya satan kişilerin iddiaların merkezindeki isim olan ÇİMSE-İŞ Sendikası Başkanı Zekeriya Nazlım ile akrabalık yahut ticari bir yakınlığı olup olmadığı gibi konuları incelemedi.

Netice olarak savcılık “Bilirkişi raporunda, “Herhangi bir usulsüzlüğe, sendikanın zarara uğratıldığına dair maddi bulguya rastlanmadığı” şeklindeki bilirkişi raporuna dikkat çekerek takipsizlik kararı verdi.

Tüm bu gelişmeler sonrasında hazırlanan “Bilirkişi raporu” sonrasında savcılık “Takipsizlik kararı” verince ÇİMSE-İŞ Sendikası Ankara eski Şube Başkanı Burhanettin Arduç avukatları vasıtası ile “Kovuşturmaya yer olmadığına dair” savcılık kararına itiraz etti.

Ankara Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesi’ne Gönderilmek üzere,Ankara Cumhuriyet  Cumhuriyet Başsavcılığı’na 2020/ 10739 Soruşturma numarası ile yapılan itirazda “Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2020/10739 soruşturma
ve 2020/ 37558 karar numaralı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı itirazımızın
kabulü ile şüpheli/ şüpheliler hakkında gerekli tahkikatın yapılarak cezalandırılmaları için
haklarında kamu davası açılması talebidir.” ifadeleri kullanıldı.

Öte yandan itiraz dilekçesinin sonuç ve istem bölümünde ise Burhanettin Arduç’un avukatları tarafından  “Yukarıda arz ve izah ettiğim üzere; olayın tanığı olan kişiler dinlenmeden, hatalı ve yanlış bir bilirkişi incelemesi doğrultusunda yalnızca bilirkişinin raporuna dayanılarak, eksik soruşturmayla kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir, bu nedenle delillerin toplanması için Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair
Kararın kaldırılmasını saygıyla vekaleten arz ve talep ederim.” ifadeleri kullanıldı.

 

 

Yorum yapmak için tıklayın

Bir Cevap Yazın

ÖZEL HABER

BABACAN’IN DEVA PARTİSİ’NDE İSTİFALAR BAŞLADI

Yayınlanma Tarihi:

on

HABER ALTERNATİF-ÖZEL

Celal Eren ÇELİK

AKP iktidarlarında Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanlığı,Dışişleri Bakanlığı ve AB ile Müzakerelerden Sorumlu Devlet Bakanlığı gibi önemli görevlerde bulunduktan sonra geçtiğimiz aylarda AKP’den ayrılan Ali Babacan DEVA PARTİSİ’ni kurarak siyasette yoluna kendi partisi ile devam etme kararı almıştı.

Ancak kuruluşunun üzerinden henüz bir kaç ay geçmiş olmasına rağmen Ali Babacan’ın DEVA PARTİSİ’nde istifalar başladı…

AĞRI İL TEŞKİLATI İSYANDA…

Ali Babacan partinin kuruluş sürecinde illerdeki teşkilatlanmasını ön hazırlığını gerçekleşen ZOOM toplantıları ile yapmış,bu toplantılarda illerde “Kurucu İl Başkanlığı” görevi için talip olan isimler Ankara’ya davet edilerek Babacan ve Nihat Ergün’ün de katıldığı toplantılar sonunda değerlendirilerek kurucu il başkanları belirlenmişti.

İşte bu süreçte Ağrı için de yaklaşık 100 kişi “Kurucu İl Başkanı” olmak için başvuruda bulundu.Bu rakam 6 kişiye indirilerek Ağrı il teşkilatının kurucu il başkanının belirlenmesi için 6 kişi Ankara’ya davet edildi.

Ali Babacan ve Nihat Ergün ile görüşen bu 6 kişi içerisinden 1990 doğumlu avukat Gül Didem Pekuz “Kurucu Ağrı İl Başkanlığı” için geldiği görüşme sonrasında DEVA PARTİSİ “Kurucular Kuruluna” dahil edildi.

Sonrasındaki süreçte partinin “Kurucular Kurulu” listesinde olan Gül Didem Pekuz”un DEVA PARTİSİ kurucusu olmasıyla,Pekuz’un iseği üzerine DEVA PARTİSİ Ağrı İl Başkanlığı görevine Murat Dağtekin atandı. Ağrı’dan ilk etapta gelen diğer 5 kişi de DEVA PARTİSİ Ağrı İl Teşkilatı’nda farklı pozisyonlarda il yöneticiliğine getirildi…

Ancak bundan sonra yaşanan süreçte kurucu il başkanı olarak atanan Murat Dağtekin’in kendisinin Ağrı İl Başkanı olarak atanmasını sağlayan Av.Gül Didem Pekuz’un siyaset ile alakası olamayan yakın çevresini DEVA PARTİSİ Ağrı teşkilatına çeşitli pozisyonlarda yerleştirmesi parti teşkilatı tarafından tepki ile karşılandı.

Parti kurulurken “Liyakatin” esas olacağının belirtilerek bu felsefe ile yola çıkıldığını ancak Av.Gül Didem Pekuz’un yakın çevresini kendi isteği ile Ağrı İl Başkanı olarak atanmasını sağladığı Murat Dağtekin vasıtası ile liyakat esaslarını göz ardı ederek parti kadrolarına yerleştirmesinin bu ilkeye aykırı olduğunu belirten il yöneticileri durumdan duydukları rahatsızlığı Genel Merkez’e de iletti ancak değişen bir şey olmadı.

VE İSTİFALAR GELDİ…

Yaşanan sürecin sonda DEVA PARTİSİ Ağrı İl Teşkilatı’nda “Kurucu” olarak il yönetiminde bulunan 6 isimden Serhan Erhan,Ahmet Kaya ve Ümmet Oğur partiden istifa ettiler…

DEVA PARTİSİ Ağrı il teşkilatından bu Pazar günü yapılacak toplantı sonrasında toplu olarak üye istifası da yaşanmasının beklendiği gelen bilgiler arasında…

DAVUTOĞLU’NUN PARTİSİNDE DE İSTİFA DALGASI YAŞANMIŞTI…

Geçtiğimiz günlerde AKP’den ayrılarak GELECEK PARTİSİ’ni kuran eski Başbakan ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun partisinin Ankara İl Teşkilatı ve Ankara ilçe teşkilatları da toplu olarak istifa ettiklerini açıklamışlardı.

 

 

Okumaya Devam Et

ÖZEL HABER

İŞTE CÜBBELİ AHMET’İN İNKAR ETTİĞİ “AT ETİNDEKİ” O “BAĞ”

Yayınlanma Tarihi:

on

Haber Alternatif-ÖZEL HABER

Celal Eren ÇELİK

Tarım ve Orman Bakanlığı taklit ve tağşiş yapıldığı tespit edilen ürünlerin ve firmaların listesini kamuoyuyla paylaştı. 91 firmanın yer aldığı listede bir firma dikkat çekmekteydi :Lalegül Tekstil Tarım ve Gıda İnşaat Sanayi Ticaret ve Limited Şirketi…

Şirketin adresi olarak da İstanbul’un Fatih semti gözükmekteydi…

İstanbul’un Fatih Semti Cübbeli Ahmet’in “medyatik yüzü” olduğu İsmailağa Tarikatının merkeziudi ve Cübbeli Ahmet’in televizyon kanalından pek çok ticari markasına kadar LALEGÜL markasını kullandığı bilinen bir gerçeklikti.

Sabah saatlerinde haberalternatif.com Genel Yayın Yönetmeni Celal Eren Çelik’in Twitter hesabından yapmış olduğu paylaşım Türkiye’nin gündemine oturdu…

Celal Eren Çelik ürünlerinde “At eti” çıkan bu firmanın Cübbeli Ahmet bağlantısına dikkat çekti,bu paylaşım tüm haber sitelerinde yayınlanarak gündem olurken akşam saatlerine kadar sessiz kalan Cübbeli Ahmet tarafı akşam saatlerinde LALEGÜL TV’ye ait resmi hesaplardan haberlerde adı geçen Lalegül Tekstil Tarım ve Gıda İnşaat Sanayi Ticaret ve Limited Şirketi ile hiç bir bağlarının bulunmadığını ve hukuki işlem başlatacaklarını duyurdu.

BELGELER ÖYLE SÖYLEMİYOR…

Ancak işin aslı hiç de LALEGÜL TV’nin hesaplarından yapılan açıklamalar gibi değil…

Zira Tarım ve Orman Bakanlığı Listesinde ismi ürünlerinde “At eti” olan firmalar arasında listelenen Lalegül Tekstil Tarım ve Gıda İnşaat Sanayi Ticaret ve Limited Şirketi’nin Ticaret Sicil Bilgileri ile Cübbeli Ahmet’in meşhur LALEGÜL TV’si ve Cübbeli Ahmet’in eserlerinin tüm telif haklarına sahip bulunan TUANA YAYINCILIK ANONİM ŞİRKETİ arasında çok “Enteresan” bağlantılar mevcut…

LALEGÜL TV’DE BİR “YILDIZ”…

Kamuoyunda “Cübbeli Ahmet’in kanalı” olarak bilinen ve bugün yaşanan gelişmelerden sonra “Haberlerde ismi geçen Lalegül Tekstil Tarım ve Gıda İnşaat Sanayi Ticaret ve Limited Şirketi ile hiç bir alakamız yoktur” açıklamasını yapan Lalegül TV’nin Yönetim Kurulu Üyesi Gürsel Yıldız…

Gürsel Yıldız’ın ismi LALEGÜL TV’nin resmi web sitesindeki “Künyesinde” de Genel Müdür olarak geçmekte…

Gürsel Yıldız aynı zamanda LALEGÜL TV’nin hiç bir alakası olmadığını açıkladığı ve ürünlerinde “At eti” çıkan Lalegül Tekstil Tarım ve Gıda İnşaat Sanayi Ticaret ve Limited Şirketi’nin sahiplerinden Ceyhan Yıldız ve Zülfü Yıldız’ın  da yakın akrabası…

Lalegül Tekstil Tarım ve Gıda İnşaat Sanayi Ticaret ve Limited Şirketi’nin bir diğer ortağı ise Musa Koç…

CÜBBELİ’NİN TELİF HAKKININ SAHİBİ OLAN ŞİRKETTE DE AYNI İSİM…

Lalegül TV’de Yönetim Kurulu Üyesi olan ve aynı zamanda bugün LALEGÜL TV’nin hiç bir alakası olmadığını çıkladığı Lalegül Tekstil Tarım ve Gıda İnşaat Sanayi Ticaret ve Limited Şirketi’nin sahipleri Ceyhan Yıldız ve Zülfü Yıldız’ın yakın akrabası olan Gürsel Yıldız bir başka şirkette daha karşımıza çıkmakta…

O şirket ise Cübbeli Ahmet’in tüm eserlerinin telif hakkına sahip olan TUANA YAYINCILIK ANONİM ŞİRKETİ…

Gürsel Yıldız TUANA YAYINCILIK A.Ş’nin de kurucusu ve  Yönetim Kurulu Üyesi….

İşte Cübbeli Ahmet ve LALEGÜL TV’yi yalanlayan o belgeler…

 

 

Okumaya Devam Et

ÖZEL HABER

YİNE “YANDAŞ” VAKIF,YİNE MİLYONLUK İHALELER

Yayınlanma Tarihi:

on

HABER ALTERNATİF-ÖZEL

Celal Eren ÇELİK

AKP’ye yakın yandaş “vakıfların” yöneticilerine giden milyonluk ihalelerin bir yenisi daha ortaya çıkarken bu kez yöneticisi milyonluk devlet ihalelerini alan “Yandaş” vakıf HAMİDİYE KÜLTÜR VE EĞİTİM VAKFI…

VAKFIN İNTERNET SİTESİNDE YÖNETİM KURULU YOK…

HAMİDİYE KÜLTÜR VE EĞİTİM VAKFI’nın resmi web sitesinde vakfın yönetim kurulu üyelerinin kimler olduğu yahut mütevelli heyetinin kimlerden oluştuğuna dair hiç bir bilgi bulunmamakta…

Ancak vakfın yapmış olduğu duyuru ve paylaşımlar incelendiğinde vakfın yönetim kurulu başkanının Hasan Kuralkan olduğu ortaya çıkıyor…

Hasan Kuralkan ismi ise AKP’ye çok yakın bir şirket olan KURALKANLAR BİLGİSAYAR VE SENTİM BİLİŞİM’in Yönetim Kurulu Üyesi.

“YANDAŞ” VAKFIN BAŞKANININ ŞİRKETİNE MİLYONLUK İHALELER!

AKP’ye gazete ilanları ile açık desteğini bildiren vakıf ve derneklerden birisi olan ve bu gazete ilanlarında AKP’yi destekleyen onlarca vakıf adına yayınlanan bildirinin altına imza atan MİLLİ İRADE PLATFORMU’nun da önemli, üyelerinden birisi olan HAMİDİYE KÜLTÜR VE EĞİTİM VAKFI’nın başkanı Hasan Kuralkan’ın Yönetim Kurulu Üyesi olduğu KURALKAN BİLİŞİM OTOMOTİV SAN. VE DIŞ TİC. A.Ş.’nin Yönetim Kurulu Başkanlığını ise Yusuf Kuralkan yapmakta…

KURALKAN BİLİŞİM’in kardeş şirketi ise SENTİM BİLİŞİM…

HAMİDİYE KÜLTÜR ve EĞİTİM VAKFI Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Kuralkan’ın şirketleri KURALKAN ve SENTİM BİLİŞİM’e AKP döneminde adeta ballı kaymaklı ihale yağıyor…

TÜRKİYE DENİZ İŞLETMELERİNİ ZARARA UĞRATAN ŞİRKET…

Bu şirketlerden SENTİM BİLİŞİM’in ismi ilk kez Sayıştay raporlarında Türkiye Deniz İşletmeleri’nde yaşanan “Vurgun” ile karşımıza çıkmakta…

Binali Yıldırım’ın özel isteği ve dönemin Türkiye Deniz İşletmeleri Genel Müdürü Burhan Külünk’ün talimatı ile kurum bünyesinde açılan Kurumsal Bilgi Sistemleri Projesi’nin teknik şartnamesi ihaleyi SENTİM BİLİŞİM’in alacağı şekilde hazırlanıyor…

Bu usülsüzlüğe itiraz eden dönemin Teknik Hizmetler Dairesi Başkanı Naci Kaya’ya ve Bilişim Teknolojileri Müdürü Taner Tanrıverdi ise görevlerinden alınarak başka görevlerde “Kızağa” çekiliyor.

Gerçekleşen ihaleyi hiç bir yeterliliği olmamasına rağmen SENTİM BİLİŞİM alıyor…Ancak SENTİM BİLİŞİM hiç bir yeterliliğe sahip olmadığı için işi zamanında teslim edemiyor.Türkiye Deniz İşletmeleri’nin 300 milyo TL zarara uğradığı Sayıştay Raporları’nda belgeleniyor,işin zamanında teslim edilememesi dolayısı ile Türkiye Deniz İşletmeleri IBM’den 50 bin Dolara hizmet satın almak zorunda kalıyor.

SENTİM BİLİŞİM’e verilen bu “Usülsüz” ihale nedeni ile kamu bu kadar zarar ederken, Türkiye Deniz İşletmeleri şirket hakkında dava açmadığı gibi, taahhüt ettiği hizmeti ciddi bir gecikme ile sağlayan SENTİM BİLİŞİM gecikmeden kaynaklı ödemesi gereken zarar tazminatının tek bir kuruşunu da Türkiye Deniz İşletmeleri’ne ödemiyor…

TCDD’NİN İHALESİ DE SENTİM’E…

TCDD geçtiğimiz yıllarda 35 bin personelinin iletişim ve mesajlaşma ihtiyaçlarını karşılayacak büyük bir ihale açıyor…Bu ihalede de SENTİM frması karşımıza çıkıyor ve ihale HAMİDİYE KÜLTÜR VE EĞİTİM VAKFI Başkanı Hasan Kuralkan’ın şirketi SENTİM BİLİŞİM’E veriliyor…

MENZİL İLE DE İŞ YAPIYORLAR…

HAMİDİYE KÜLTÜR VE EĞİTİM VAKFI Başkanı Hasan Kuralkan’ın şirketi SENTİM BİLİŞİM’in enteresan “Referanslarından” birisi de EMSEY HASTANESİ…

EMSEY HASTANESİ, Menzil Tarikatı’nın Hastanesi olarak biliniyor ve tarikatın şeyhinin hastanede kaldığı dönemde yattığı odanın şatafatı ile gündeme gelmişti.

İşte Menzil Tarikatı’nın hastanesi EMSEY HOSPİTAL’in kurum bünyesindeki sanallaştırma ve yönetim platformlarının modernizasyonu ve alt yapı değişikliği işlerini de SENTİM BİLİŞİM yapmakta…

FATİH PROJESİ’NDE DE SENTİM BİLİŞİM VAR…

AKP iktidarının eğitimde “Devcrim” olarak sunduğu ancak tam olarak uygulanamaması ile aslında bir fiyaskoya dönüşen FATİH PROJESİ’nde de karşımıza HAMİDİYE KÜLTÜR VE EĞİTİM VAKFI Başkanı Hasan Kuralkan’ın şirketi SENTİM BİLİŞİM çıkmakta…

Projenin “Alt yapı hizmetleri” ihalesini 31 milyon 763 bin 717 lira bedelle alan şirket de yine SENTİM BİLİŞİM oldu…

SANKİ VAKIF DEĞİL “AKP PROPAGANDA SERVİSİ”…

Bu arada HAMİDİYE KÜLTÜR VE EĞİTİM VAKFI’nın resmi web sitesi incelendiğinde vakfın hizmet ve faaliyetlerinden çok gündemdeki siyasi konular ile ile ilgili AKP destekçiliği ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan övgüsü paylaşımlar dikkat çekiyor…

Örneğin son dönemin en önemli tartışma konularından birisi olan Ayasofya’nın yeniden cami olarak ibadete açılışı ile ilgili yapılan paylaşımda “Bu kahraman milletin ebedi bir medar-ı şerefi ve Kur’an ve cihad hizmetinde dünyada pırlanta gibi pek büyük bir nişanı ve kılınçlarının pek büyük ve antika bir yadigarı olan Ayasofa Camii’nin 86 yıl sonra tekrar cami statüsüne kavuşturulması kararı, kalb-i külliyi ve vicdan-ı umumiyeyi ziyadesiyle memnun etmiş, gönüllere inşirah düşmüş, bütün dünyadaki müslümanları sevinç gözyaşlarıyla gark etmiştir. Bu nimeti bizlere bahşeden Cenab-ı Allah’a nihayetsiz hamdolsun….” ve ”

Bu vesile ile, bu hayırlı karara katkısı olan herkesi, Danıştay 10. Dairesini, hükümetimizi, ve hususan Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı en içten duygularımızla tebrik ediyoruz. Cenab-ı Hak, Cumhurbaşkanımızı hıfz ve muhafaza eylesin, uzun ömürler bahşetsin, hayırlı hizmetlerde muvaffak ve muzaffer kılsın, Amin.” ifadeleri kullanılmakta.

Yine Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş2ın geçtiğimiz Ramazan Ayı’nın ilk Cuma hutbesinde kullandığı  ve büyük tepki çeken,tartışmalara yol açan  “İslam zinayı en büyük haramlardan kabul ediyor. Lutiliği, eşcinselliği lanetliyor. Nedir bunun hikmeti? Hastalıkları beraberinde getirmesi ve nesli çürütmesidir bunun hikmeti” ifadeleri için de HAMİDİYE EĞİTİM VE KÜLTÜR VAKFI yaptığı açıklamada ”

Sayın ve Çok Değerli Diyanet İşleri Başkanımız,
Bu mübarek Ramazan ayında emr-i ilahiyeyi hafife alan ve Ramazan ayına saygı göstermeyen azgın ve sapık gruplara karşı, hakikat-ı Kuraniyeyi müdafaa etmek ve genç nesillerin iffet ve ismetini, namus ve şerefini muhafaza etmek her müminin ciddi bir görev ve sorumluluğudur.

Beşerin dünyevi ve uhrevi kurtuluşunun ebedi reçetesi olan o ulvi ve kudsi Sada-yı Kur’aniyenin, Güneş gibi zahir o Kelam-ı ilahiyenin gür, berrak beyanının yanında, bazı nadanların beyanlarının hiçbir değeri yoktur.

Sayın Başkanımız,
Yaptığınız tebliğden dolayı sizi tebrik ediyoruz. Allah yar ve yardımcımız olsun, elbette ta kıyamete kadar hak söylenecek, hakikat duyurulacaktır.
Asla endişe etmeyiniz. Çünkü kalb-i külli ve vicdan-ı umumi yanınızdadır.
Zatınıza sıhhat ve afiyet diliyor, sizi bütün ruhumuzla kucaklıyoruz.” ifadeleri ile destek verdi.

Vakfın resmi web sitesinde Hüsnü Bayram tarafından kaleme alınan ve Said Nursi ve Nur Risalelerine övgüler düzülen “Hüsnü Bayram Ağabey’den Umum Nur Talebelerine Bir Mektup” başlıklı paylaşım da dikkat çekmekte…

Vakfın özellikle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan ile de yakın ilişkileri var…Vakıf son olarak Bilal Erdoğan’ın Başkanlığını yaptığı ETNOSPOR KONFEDERASYONU’nun etkinliklerine katılım sağlamış ve bunu da hesaplarında Bilal Erdoğan ile çektirdikleri fotoğraflar ile paylaşmıştı.

 

 

Okumaya Devam Et

Popüler

%d blogcu bunu beğendi: