Sosyal Medya Hesaplarımız

DIŞ BASIN

ESKİ YUNANİSTAN SAVUNMA BAKANI’NDAN FLAŞ 15 TEMMUZ İDDİASI

Yayınlanma Tarihi:

on

Yunanistan’ın eski Savunma Bakanı Evangelos Apostolakis’ten 15 Temmuz darbe kalkışması ile ilgili çok çarpıcı bir açıklama geldi.Apostolakis 15 Temmuz gecesi Yunanistan’a kaçan darbecileri geri iade etmek istediklerini ama Türk tarafından bir muhatap bulamadıklarını açıkladı. 

Apostolakis ayrıca Yunanistan’ın gerçekleşmeden birkaç saat önce bir darbe planlandığını konusunda Yunanistan Ulusal İstihbarat Teşkilatı (EYP) başkanının Akar’ı uyardığını iddia etti.

Yunanistan’ın en önemli yayın organlarından Mega’ya verdiği röportajda Evangelos Apostolakis 15 Temmuz gecesi yaşanan darbe girişiminin hemen ardından helikopter ile Yunanistan’a indikleri anda darbeci subayları Türkiye’ye iade etmek istediklerini belirtti.

Hemen Türkiye ile iletişime geçildiğini ancak Yunanistan makamlarının o esnada kendilerine hiç bir muhatap bulamadıklarını belirten Evangelos Apostolakis,Hulusi Akar’ın darbeci firari FETÖcü subyları Yunanistan’dan istediğinde ise artık çok geç olduğunu çünkü subayların “İlticacı” statüsünü kazandıklarını ve hukuki sürecin işlemeye başladığını belirtti.

Helikopter indiği an Hulusi Akar ile temasa geçmeye çalıştığını ama başaramadığını vurgulayan Evangelos Apostolakis,eğer bu iletişimin sağlanabilmesi halinde her şeyin çok daha sorunuz şekilde çözüleceğini belirtti.

“Erdoğan’ın hareketlerini izliyorduk, onun bir otelde olduğunu biliyorduk ve bir noktada onu alacak bir uçağın olduğunu gördük” şeklinde konuşan Apostolakis,Yunanistan’ın gerekli görüldüğü takdirde Erdoğan’a yardım etmek için helikopter göndermeye hazır olup olmadığını açıklamayı reddetti.

.

 

Yorum yapmak için tıklayın

Bir Cevap Yazın

DIŞ BASIN

DİE WELT GAZETESİ’NDEN FLAŞ ERDOĞAN İDDİASI

Yayınlanma Tarihi:

on

Almanya’da yayımlanan Die Welt gazetesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bir Yunan gemisinin batırılmasını istediğini öne sürdü. Gazete bu isteğin komutanlar tarafından kabul edilmediğini iddia etti.

Euronews’in haberine göre Alman gazetesi Die Welt’te yayımlanan ‘Erdoğan’ın hesaplanmış savaşı’ başlıklı makalede, Türkiye ile Yunanistan arasında Doğu Akdeniz’de yaşanan gerilime değinildi. Gazete, ‘Eğer Erdoğan’a kalsaydı Türkiye bir Yunan gemisini çok zaman önce batırmıştı’ iddiasını ortaya attı.

Alman gazetenin askeri kaynaklara dayandırdığı haberinde, Erdoğan’ın, birkaç gün önce Türk generallerinden bir Yunan gemisini batırmalarını fakat kimsenin zarar görmeyeceğinden emin olunmasını istediğini aktardı.

Haberde, Türk askeri yetkililerin bu isteği reddettiğinde ise bu sefer başka bir kişinin Yunan askeri uçağını vurmayı önerdiği iddia edildi.

Makalede, vurulacak uçağın pilotunun ise fırlatma koltuğunu kullanarak kurtulabileceğinin söylendiği fakat bu isteğin de generaller tarafından kabul edilmediği ileri sürüldü.

İDDİANIN  ZAMANLAMASI MANİDAR…

Alman Die Welt Gazetesi’nin haberinin dün Reuters’in verdiği AB’nin Doğu Ak’deniz’de Türkiye’yi tehdit edecek cpolitikalar geliştireceği haberlerinin ardından verilmesi ise ilginç bir zamanlama oluşturdu.

Reuters dün verdiği haberinde ismini açıklamayan bir AB Komisyonu sözcüsü, diyaloğun sonuç vermemesi halinde ‘havuç-sopa’ yönteminin uygulanacağını belirterek “Sopa (yaptırımlar) kadar, Ankara’nın ciddi bir şekilde diyaloğa girmesini sağlayacak havuçlar da olacak” ifadelerini kullanmıştı.

Sözcü, “Bu havuçlar yeni bir gümrük birliği için ilerleme ve mülteci programı için daha fazla para olabilir” şeklinde konuşmuştu.

Okumaya Devam Et

DIŞ BASIN

LİBYA’DA WATİYA HAVAÜSSÜ’NÜ BOMBALAYAN UÇAK BAE’NE AİT ÇIKTI

Yayınlanma Tarihi:

on

Libya’da Türkiye’nin desteklediği Ulusal Mutabakat Hükümeti güçlerince geçtiğimiz ayele geçirilen Watiya Havaüssü’nde Türkiye’nin bir askeri üs kurma çalışmalarına balaması sonrasında dün bu askeri havaalanı uçak saldırısına uğramıştı.

Saldırının gerçekleşmesinden sonraki ilk saatlerde saldırıyı kimin düzenlediği tam olarak belli olmamış,bu konuya bir açıklama gelmemişti.

Ancak Hafter güçlerine karşı Ulusal Mutabakat Hükümeti’nin  yürüttüğü ÖFKE VOLKANI OPERASYONU’nun sözcüsüolan Abdulmalik el-Medeni saldırıya ilişkin detaylı bilgiler verdi.

Abdulmelik el-Medeni saldırının Birleşik Arap Emirliği’nden havalanan ve yine Birleşik Arap Emirlikleri’ne ait Mirage-2000-9 model bir uçak tarafından gerçekleştirildiği bilgisini verdi.

El-Medeni’nin bu açıklamaları sonrasında BAE’nden ise henüz bir karşı açıklama yahut yalanlama gelmedi.

 

Okumaya Devam Et

DIŞ BASIN

DÜNYACA ÜNLÜ DERGİDEN BABACAN’A SERT ELEŞTİRİLER

Yayınlanma Tarihi:

on

Haber Alternatif-Dış Basın

ABD’de yayınlanan ve Dünya’nın en prestijli dış politika ve siyasi analiz dergilerinden olan Foreign Policy’de yayınlanan bir makalede DEVA PARTİSİ’ni kurarak siyaset sahnesinde yeni bir başlangıç yapmak için adım atan Ali Babacan için oldukça sert eleştirilere yer verildi.

Selim Sazak tarafından kaleme alınan makale “Babacan Erdoğan’ı devireceğini söylüyor ama geri kalan herşeyi aynı bırakabilir” spotu ile başlıyor ve Babacan’ın aslında Erdoğan’dan yönetimsel anlamda çok farklı bir portre olmayabileceğine gönderme yapılıyor.

“BABACAN’IN ÜST DÜZEY KADROSU BÜYÜK SORU İŞARETİ”

Foreign Policy, Babacan’ın Davutoğlu’nun kendisini klasik AKP seçmeni ve felsefesini ana hedef kitlesi olarak alan siyasal “konumlanmasının” aksine çok daha geniş bir yelpazeye hitap ettiğini ve Davutoğlu’ndan daha fazla popüler olduğunu belirtirken Babacan’ın kurmay takımının ise büyük “Soru işaretlerine” neden olduğunun altını çiziyor.

Dergi Sadullah Ergin’in Ergenekon ve Balyoz soruşturmaları döneminde bakan olduğunu hatırlatırken, bu kumpas davaları ile FETÖ  bağının olduğunu Ergin’in bilip bilmediğini,biliyorsa bundan ne zamandır haberdar olduğunu sorguluyor.

Yine Babacan’ın bir diğer kurmayı olan Aileden sorumlu eski Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf’ın da bakanlığı döneminde hiç de olumlu bir sınav vermediğini belirten dergi Kavaf için “Kötü şöhretli” tanımını yaparken,Kavaf’ın kocasının devletle olan ticari ilişkilerini de yeniden sayfalarına taşıyor.

“BABACAN NEDEN DAHA ÖNCE KONUŞMADI?”

Ali Babacan hakkında en çok gündeme gelen “Neden daha önce konuşmadı ve AKP’nin yanlışlarına karşı çıkmadı?” sorusunu Foreign Policy  dergisi de sorarken,dergi Babacan’ın bu soruya verdiği “Bu dönemde ekonominin daha kötüye gitmemesi için çabaladım ve sorunları parti içerisinde çözmeye çalıştım” açıklamasının da “İnandırıcı” olmadığını belirtiyor.

AKP’den 2008 yılında istifa eden Abdüllatif Şener’in partinin kurucularından birisi olarak istifa ederek meydan okuma cesareti gösterdiğini belirten dergi Babacan’ın ise bunu yapmamış olduğuna dikkat çekiyor.

“BABACAN KENDİ DÖNEMİNDE YAŞANANLARA KARŞI SAĞIR”

Babacan’ın sürekli kendi dönemindeki ekonomik başarıları anlattığını ancak kendisinin AKP’de etkin rol oynadığı ve üst düzey görevlerde bulunduğu yıllardaki kötü uygulamalar konusunda “Sağır olduğunu” vurgulayan dergi aynı zamanda Babacan’ın Libya,Suriye,mülteci sorunu,PKK ile mücadele gibi pek çok önemli temel konuda belirgin bir yol haritası olmadığını ifade ediyor.

“EKONOMİDEKİ BAŞARI BABACAN’IN DEĞİL DERVİŞ’İN”

Babacan’ın en çok övündüğü konu olan kendi dönemindeki ekonomik durumun yine Babacan’ın iktidar olması ile eskisi gibi bir anda yoluna gireceği “algısının yaratılmaya çalışıldığını” belirten dergi,Babacan dönemindeki başarının asıl sebebinin 2001 yılında Kemal Derviş’in Türkiye’ye gelerek uyguladığı ekonomik programa sıkı sıkıya bağlı kalınması olduğunu belirtiyor.

Yine Merkez Bankası eski Başkanı Durmuş Yılmaz’ın uygulamalarının bu başarıda önemli payı olduğunu ifade eden dergi, Babacan’ın ekonominin başında olduğu dönemde Dünya’da çok büyük miktarda bir likitide ve kredinin olmasının ekonomik verilerin o dönem için iyi olmasını sağladığını ancak katma değeri yüksek sektörlere yatırım yapılıp Dünya markaları oluşturmak yerine bu sıcak paranın inşaat gibi sektörlere akıtılmasının bu “İyi” dönemi kalıcı olmaktan uzak kıldığını belirtiyor.

“GERÇEKTEN ALİ BABACAN KİM?”

Dünyaca ünlü dergi Foreign Policy Babacan makalesini “Gerçekten Ali Babacan kim? Liberal fikirli bir Müslüman demokrat olarak sadece Erdoğan’ın “gücünü almaya çalışan” bir oportünist mi yoksa kariyerini ilerletmek için gördüğü yanlışları düzeltmek veya sessiz kalmak için perde arkasında çabaladı mı?” sorusunu sorarken makale Babacan’ın partisinin adı olan DEVA’nın manası olan “tedavi”ye atıfta bulunarak”Bu sorunun cevabını bilinceye dek Türkiye “Tedavini” (DEVA PARTİSİNİ) almamak daha iyi olur”değerlendirmesi ile bitiyor…

 

Okumaya Devam Et

Popüler

%d blogcu bunu beğendi: