Sosyal Medya Hesaplarımız

GÜNDEM

FIRSAT KAÇIRILMADI,İZMİR DEPREMİ DE İMAR RANTINA DÖNÜŞTÜRÜLDÜ

Yayınlanma Tarihi:

on

İzmir’de meydana gelen deprem felaketi sonrasında depremde evlerini kaybeden vatandaşlar için kalıcı konut yapımına başlanacağı duyurulmuştu.Ancak bu konutlar için İzmir’in en önemli yeşil alanlarından birisinin imara açılması için çalışmaların başladığı ortaya çıktı.

Konu ile ilgili bir açıklama yapan TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu, konut yapma bahanesiyle yeşil alanların imara açıldığını duyurdu.

Açıklamada aşağıdaki ifadelere yer verildi:

“Tapuda orman olarak kayıtlı Bayraklı İlçesi 2261 ada 59 parselin yaklaşık 360,00 hektarı ve 14,18 hektarlık 37908 ada 2 parselin tamamının evlerini kaybeden vatandaşlarımız için kalıcı konut yapılmak üzere orman dışına çıkarılması için çalışma yapıldığı tespit edilmiştir.

Söz konusu alan; Yamanlar dağından başlayan ve yaklaşık 1.750,00 hektarlık su toplama havzasına sahip Laka Deresi Havzası içinde kalmaktadır. İzmir’de 1995 yılında meydana gelen sel felaketi sonucu yitirdiğimiz 65 vatandaşımızın 58’i Laka Deresi Havzası’ndan gelen sellere kapılarak hayatını kaybetmiştir. Sel felaketinden hemen sonra dönemin orman idaresi yetkililerince yerinde yapılan inceleme sonucunda büyük felaketin yaşandığı Laka Deresi Havzası’nda yüzeysel akışın bertaraf edilmesi için hemen çalışmalara başlanmasına karar verilmiş ve erozyon kontrolü yapılması planlanan toplam 1.326,53 hektarlık hazine arazisi Orman Genel Müdürlüğü’ne tahsis edilerek orman rejimi içine alınmıştır. Çalışmalar İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin katkısıyla dönemin Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü Genel Müdürlüğü’nce yürütülmüştür. Yapılan binlerce km. teras, yüzlerce m3 kuru duvar eşik, harçlı duvar ve tersip bendi gibi erozyon kontrolü düzenlemeleriyle, dikilen yüz binlerce fidan sayesinde yüzeysel akış kontrol altına alınmış ve olası sel felaketlerinin önüne geçilmiştir.

Ancak akla ve bilime göre yapılmış başarılı uygulama sahasında aradan geçen zamanla felaket unutularak sahanın yaklaşık 74,00 hektarlık bölümü 2010 yılında şehir hastanesi yapılmak üzere sağlık bakanlığına tahsisi edilmiş ve inşaatı halen devam etmektedir. Bu defa da belirtilen alanın geriye kalan (3.753,604 m2) 375,00 hektarlık bölümü, 6831 sayılı yasanın Ek.16 maddesine göre orman dışına çıkarılarak depremzedelere kalıcı konut yapılmak üzere Toplu Konut İdaresine (TOKİ) devri yapılacaktır.

“DAHA BÜYÜK BİR FELAKETE ZEMİN HAZIRLANMAMALIDIR”

Depremzedelerin daha güvenli bir yerde kalıcı konutlarına bir an önce kavuşturulması gerekmektedir. Ancak; deprem gibi sel baskınının da önemli bir doğal afet olduğu göz ardı edilmemelidir. Ayrıca İzmir merkezinin yeşil alan ve orman bakımından sınırlı olanaklara sahip olduğu bilinen bir gerçektir. Buna karşın; yoğun emek ve milyonlarca lira para harcanarak yapılan çalışmalar sonucunda ortaya çıkarılan değer ile İzmir için hayati bir önem kazanan bu orman arazisinin depremzedelerin konut ihtiyacının karşılanması gibi hassas bir gerekçeye sığınılarak yeni bir rant alanı yaratılmasına asla izin verilmemelidir. Sel felaketi de deprem gibi insanları ve yaşam alanlarını tehdit eden önemli bir doğa olayıdır. Bu alandaki erozyon kontrolü çalışmalarının sel önleyici fonksiyonu görmezden gelinerek izin verilecek yapılaşma ile bir felaketin yaralarını sarmaya çalışılırken bir başka felakete zemin hazırlanacaktır.”

 

Yorum yapmak için tıklayın

Bir Cevap Yazın

GÜNDEM

BAKAN KOCA GERÇEKLERİ AĞZINDAN KAÇIRDI

Yayınlanma Tarihi:

on

Corona sürecinde vaka sayıları ile ilgili gerçek sayıları vermemekle eleştirilen Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, HaberTürk yazarı Fatih Altaylı’ya verdiği röportajın satır aralarında verdiği bir detay ile Türkiye’deki gerçek vaka sayısını da ağzından kaçırmış oldu.

Bakan Koca Altaylı’ya verdiği röportajda önce “29 Temmuz’daki tablo değişikliğine kadar, “Asemptom hastaları da sayıyorduk” ifadelerini kullandı.

Koca, sözlerinin devamında ise, sayıların gizlenmesine dair eleştirilere “Oranlar belli. Bu tür açıklama aslında benim Bakanlığımın da aleyhine. Çünkü hasta sayısına oranla ağır hasta ve vefat çok fazla görünüyor ve sanki biz tedavide başarısızmışız gibi bir sonuç çıkıyor. Oysa böyle bir şey yok” yanıtı verdi.

“DETAYDA GİZLENEN” GERÇEK VAKA SAYISI

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın gerçek vaka sayısını yaşanan süreçle ilgili bazı detay bilgiler paylaşırken ağzından kaçırması ise “Bakın vefat sayımız yüzde 1’in altında aslında” açıklaması ile oldu.

BirGün’den  Uğur Koç’un haberine göre, Türkiye’de güncel koronavirüs tablosuna göre salgın nedeniyle 12 bin 335 can kaybı mevcut.

Açıklanan hasta sayısına göre ölüm oranı yüzde 2,76.

Yani Bakan Koca’nın açıklamasına göre, bu oranın yüzde 1’in altında olması için en az 1 milyon 235 bin vaka bulunması gerekiyor. Böylece aslında Türkiye’de gerçek vaka sayısının 1.2 milyonun üzerinde olduğu da ortaya çıkmış oluyor.

Türkiye, şimdiye kadar açıkladığı 446 bin 822 ‘hasta’ ile dünya geneli koronavirüs vaka sıralamasında 25. sırada bulunuyor.

Ancak Bakan Koca’nın açıklamasından çıkan sonucun işaret ettiği gibi gerçek vaka sayısı 1,2 milyonun üzerinde ise Türkiye şu anda dünyada en çok vaka görülen 11. ülke oluyor.

Okumaya Devam Et

GÜNDEM

ÇOCUK İŞÇİYİ DARP EDİP KAMERAYA KAYDEDEN PATRONLARI MAHKEME TUTUKLAMADI

Yayınlanma Tarihi:

on

Kağıthane’de bir fabrikada çocuk işçiyi darp eden ve olayı kamerayla kaydeden Yücel B. ile patron Bayram S.K.’nin tutuklanması talebi mahkeme tarafından reddedildi.

sol.org.tr’nin haberine göre Kağıthane’de bir fabrikada çalışan ve 7 yıl önce beyin ameliyatı olan 15 yaşındaki Enes Y.’nin aynı işyerinde çalışan 30 yaşındaki Yücel B. tarafından darp edilmesi, darp anlarının patron Bayram S.K. tarafından cep telefonuyla kayda alınmasıyla ilgili İstanbul Cumhuriyet Savcılığınca hazırlanan iddianameyi kabul eden mahkeme, savcılığın tutuklama talebini ise reddetti.

İddianamede Bayram S.K’nin “Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı canavarca hisle yaralama” suçundan 8 aydan 2 yıla kadar hapsi istendi.

Yücel B. hakkında ayrıca “Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı silahla yaralama” ve “Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı canavarca hisle yaralama” suçundan toplam 1 yıl 2 aydan 3 yıl 6 aya kadar hapis talep edildi.

İddianamede, şüphelilerin işledikleri suçla toplumda uyandırdıkları infial, eğlenmek amaçlı yaşı küçük mağduru darp etmiş olmaları, atılı suçun mağdurun geleceği üzerindeki olumsuz etki dikkate alınarak iddianame kabul edildiğinde tutuklanmaları da istendi.

İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesi iddianameyi kabul etti. Mahkeme, savcılığın şüphelilerin tutuklanması yönündeki talebini ise reddetti.

Mahkeme, ilk duruşmanın 27 Nisan’da yapılmasına karar verdi.

Okumaya Devam Et

GÜNDEM

KAFTANCIOĞLU HAKKINDAKİ TAKİPSİZLİK KLARARI KALDIRILDI

Yayınlanma Tarihi:

on

İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un evinin fotoğraflanmasıyla ilgili soruşturmada, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu hakkında verilen takipsizlik kararı kaldırıldı.

Cumhuriyet Gazetesi’nin haberine göre Sulh Ceza Hakimliği, tarafından Fahrettin Altun‘un evini fotoğraflayan Suat Özçağdaş‘ın olayı gerçekleştirdikten sonra Canan Kaftancıoğlu’nun sosyal medya hesabından Özçağdaş’ın partinin talimatıyla hareket ettiği yönünde paylaşımda bulunduğunu belirtti.

Suat Özçağdaş’ın da ifadesinde il başkanının talimatıyla eylemi gerçekleştirdiği yönünde beyanda bulunduğunu belirten Sulh Ceza Hakimliği, Suat Özçağdaş‘ın cep telefonunda Fahrettin Altun‘un evinin bahçesine ait bir adet fotoğraf bulunduğu kaydedildi.

Sulh Ceza Hakimliği, “Canan Kaftancıoğlu hakkında yargılama yapılması için yeterli şüphe ve delillerin bulunması nedeniyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan azmettirici olup olmadığı, diğer suçları işleyip işlemediği hususunda takdir ve değerlendirme yetkili mahkeme tarafından yapılması gerekir” diyerek takipsizlik kararını kaldırdı. Sulh Ceza Hakimliği, soruşturma dosyasının yeniden soruşturma savcılığına gönderilmesine karar verdi.

NE OLMUŞTU?

Cumhuriyet Gazetesi, Cumhurbaşkanı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un Boğaziçi Öngörünüm Bölgesi’nde yer alan ve Kuzguncuk’ta vakıflardan kiraladığı araziye “yol, şömine ve çardak gibi peyzaj düzenlemesi yaptırdığını” ve “bu yapıların İBB zabıta ekipleri tarafından yıkıldığını” haber yapmıştı.

Haberin ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı “terör örgütlerine hedef gösterme” suçlamasıyla muhabir Hazal Ocak, foto muhabiri Vedat Arık, Sorumlu Yazıişleri Müdürü Olcay Büyüktaş Akça ve Yazıişleri Müdürü İpek Özbey hakkında soruşturma başlatmıştı. Söz konusu habere erişim engeli getirilmişti.

Öte yandan CHP Üsküdar İlçe Başkanı Suat Özçağdaş hakkında da Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un oturduğu evin ve yanında bulunan arazinin fotoğraflarını çektiği iddiası ile “Özel hayatın gizliliğini ihlal etme” suçundan soruşturma başlatılmıştı.

Soruşturma sonrası sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, Suat Özçağdaş’ın partinin talimatıyla hareket ettiğini, söz konusu yerde herhangi bir yapılaşma olup olmadığının tespiti için oraya gittiğini ifade etmişti.

Bunun Altun’un avukatının şikayeti üzerine Kaftancıoğlu hakkında, “Suçu ve suçluyu övme”, “Suç işlemeye tahrik” ve “Özel hayatın gizliliğini ihlale azmettirme” suçlarından soruşturma başlatılmış, Kaftancıoğlu, soruşturma kapsamında ifadeye davet edilmişti.

Kaftancıoğlu’nun ifadesini alan savcılık, Kaftancıoğlu’nun Özçağdaş’ı soruşturmaya konu suça azmettirdiğine ilişkin delil olmadığını gerekçe göstererek takipsizlik kararı vermişti. Altun’un Avukatı Sezgin Tunç, takipsizlik kararına itiraz etmişti.

Okumaya Devam Et







Popüler

%d blogcu bunu beğendi: