Sosyal Medya Hesaplarımız

DOSYA HABER

İŞTE AKP’NİN YILDIZLAR GEÇİDİ:”15 TEMMUZ DERNEĞİ”-DOSYA HABER

Yayınlanma Tarihi:

on

HABER ALTERNATİF-ÖZEL DOSYA HABER

Celal Eren ÇELİK

15 Temmuz hain darbe girişimi Türkiye’yi derinden sarsarken yaşanan bu travmatik sürecin hemen ardından sessiz sedasız bir dernek kurulmaktadır:15 TEMMUZ DERNEĞİ…

15 TEMMUZ DERNEĞİ öyle sıradan bir dernek değil…

Şimdi isterseniz önce bir kurucularına bakalım bu derneğin… Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank,AKP’ye yakınlığı ve İBB’den aldığı yüz binlerce liralık ihaleler ile bilinen “mizahçı” (!) Hasan Kaçan, A HABER’de “KADRAJ” programının sunucusu Zeynep Bayramoğlu,15 Temmuz gecesi hayatını kaybeden AKP’nin “reklam dehası” Erol Olçok’un kardeşi Cevat Olçok…

İŞTE “YILDIZLAR GEÇİDİ”

Ve son kurucu aynı zamanda derneğin başkanı olan Abdurrahman Tarık Şebik… Kimdir peki Tarık Şebik? Kendisinin babası Refah Partisi kurucularından Abdülkerim Şebik…

Tarık Şebik nerede görevli? Sümeyye Erdoğan’ın Başkan Yardımcısı ,Berat Albayrak’ın yengesi Şule Albayrak’ın  ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un eşi Fatmanur Altun’un  Yönetim Kurulu üyesi olduğu KADEM’in Genel Müdürlüğü yapıyor mesela.

Tarık Şebik aynı zamanda Üsküdar Belediyesi Spor Kulübü yönetim kurulu üyesi…Niye yazdık bunu?Zira bu Üsküdar Belediyesi’ni not alın bolca çıkacak karşımıza..(Üsküdar Belediyesi’nin aynı zamanda PELİKAN ekibine mekan tahsisini de unutmayınız)

Peki efendim “Yıldızlar geçidi” bununla bitiyor mu? Bitmiyor tabii…Şimdi de isterseniz şöyle bir yönetim kuruluna bir bakalım 15 TEMMUZ DERNEĞİ’nin…

TÜM AKP’LİLER TOPLANMIŞ

Çalışma, Sosyal Hizmetler ve Aile Bakanlığı Bakan Yardımcısı olan Ayşe Kardaş Ergezen 15 TEMMUZ DERNEĞİ yönetim Kurulu üyesi…

Ayşe Ergezen Başkan Yardımcılığı’nı Erdoğan’ın kızı Sümeyye Erdoğan’ın yaptığı Kadın ve Demokrasi Derneği’nin (KADEM) temsilcilik başkanlığını ve KADEM YYK üyeliği görevlerinde bulundu. Ergezen, aynı zamanda “meşhur” TÜRGEV Yönetim Kurulu üyeliğinde de bulundu…

Peki efendim Ayşe Ergezen kimin eşi olur? AKP kurucularından ve eski bakanlardan Zeki Ergezen’in oğlu Muaz Ergezen’in… Çiftin nikah şahitleri ise Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Başbakan Binali Yıldırım,Aile ve  dönemin Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya ile Ak Parti Denizli Milletvekili Sema Ramazanoğlu yaptı…

Peki Ayşe Ergezen’in eşi Muaz Ergezen’i nerede görüyoruz? Tabii ki Muaz Ergezen’i de 15 TEMMUZ DERNEĞİ Yönetim Kurulu’nda görmekteyiz!

Bir başka yönetim kurulu üyesi isim Ömer Seyfi Aktülün… Kimdir Ömer Seyfi Aktülün? AKP İstanbul eski İl Başkan Yardımcısı… Mesela ilginç ortaklıkları var Ömer Seyfi Tülün’ün…Kendisi gıda sektöründe faaliyet göstermekte…

BU RESTORAN BAŞKA RESTORAN…

Son dönemde Katar’da Katarlılar ile ortak olduğu ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın misafirlerini de ağırladığı ŞAZELİ RESTAURANT ile gündemde olsa da ilginç olan ortaklığı bu değil….

İlginç ortaklık KOSOVA RESTAURANT HİZMET İŞLETMELERİ LİMİTED ŞİRKETİ’nde…

Ömer Seyfi Aktülün burada Yeni Şafak Grubu’nun sahibi Mustafa Albayrak ile ve eski AKP İstanbul İl Başkanı Ali Babuşçu ile ortak oluyor…

 

 

 

 

Şimdi efendim nesi ilginç derseniz bu ortaklığın şöyle açıklayalım…İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi, DLH Marmaray İstanbul Bölge Müdürlüğü’nün Florya istasyonunun yerinin kaydırılması ile ilgili bir karar aldı 2015 yılında…

DLH, eski istasyonunun yaklaşık 800 metre doğusunda bulunan ve mülkiyeti İstanbul Büyükşehir Belediyesine ait arazinin 950 metrekarelik kısmını, yeni istasyon yapımı için kendilerine tahsis edilmesini istedi.

Yeni istasyon için seçilen yer, Florya sahilinde, ünlü et lokantalarının bulunduğu bir alandı… Florya akvaryumu da istasyona yakın bir bölgede bulunuyordu. Yeni istasyon özellikle lokantalara, ulaşım açısından büyük kolaylık sağlayacaktı…

Aqua Florya Alışveriş ve Eğlence Merkezi’ne de yeni istasyon sayesinde çok daha kolay olacak. Marmaray sayesinde İstanbul’un uzak yerlerinden bölgeye kısa sürede ulaşılabilecek.

Yani bölgedeki restaurantlara gün doğacak, yapılan bu “ince lokasyon ayarı” ile haksız bir rekabet ile bu bölgedeki restaurantlar rant elde edecekti.

İşte ne “tesadüf” ki Ömer Seyfi Aktülün,Ali Babuşçu,Mustafa Albayrak gibi isimlerin ortak olduğu KOSOVA RESTAURANT tam da bu “ince lokasyon “ayarının çekileceği bölgenin tam da ortasındaydı…

15 TEMMUZ DERNEĞİ’NDE ÜSKÜDAR BELEDİYESİ İMZASI

Hani demiştik ya Üsküdar Belediyesini not edin diye.Evet efendim Üsküdar Belediyesi eski Belediye Başkanı Özel Kalem Müdürü ve Üsküdar Belediyespor Yönetim Kurulu Üyesi Sedat Ayyıldız ve Üsküdar Belediye Meclis Üyesi Dündar Ziya Gültekin 15 TEMMUZ DERNEĞİ yönetim kurulu üyesi.

-İsmail Hakkı Turuç bir diğer 15 TEMMUZ DERNEĞİ Yönetim Kurulu Üyesi… Kendisi görevden istifa ettirilen eski İstanbul Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın önce danışmanı sonra “atadığı” Başkan Yardımcısı oldu…İstifa sürecinde gerekli evrakları imzalamayıp Topbaş’ı kilitledi…

A HABER DE LİSTEDE...

Banu El… A HABER’in spiker ve moderatörlerinden Banu El’i de derneğimizin yönetim kurulunda görmekteyiz…

Zekeriya Erdim… Kendisi 2011-2014 Yılları arasında, İBB Başkan Danışmanlığı yaptı.2014 Yılının başından itibaren ise Çevre ve Şehircilik Bakanı’na danışmanlık yapıyor. 2 kez AKP’den İstanbul Milletvekili adayı oldu…Tabii ki o da yönetimde…

Nurettin Korkut… Hani şu Binali Yıldırım’ın “Nasıl zarar ettiğini anlayamadığı” İSPARK var ya… İşte Nurettin KORKUT O İSPARK’ı zarar ettirmeyi “beceren” eski Genel Müdür… Ve kendisi de 15 Temmuz Derneği Yönetim Kurulu üyesi!

Zafer Demez…Cumhurbaşkanlığı “Basın Müşaviri” olur Zafer Bey… Kendisi de 15 Temmuz Derneği Yönetim Kurulu üyesidir….

Prof.Dr. Yusuf Tekin…Kendisi eski Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı.. 15 Temmuz Derneği yönetim kurulu üyesi… Ha bu arada 15 Temmuz Derneği yönetimine girmesinin ardından kendisini yeni kurulan Ankara Hacı Bayram Üniversitesi’ne Rektör olarak olarak atanmış görüyoruz!

Derneğin hem kurucusu hem yönetim kurulu üyesi olan bir başka isim ise hiç yabancı değil… İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden aldığı yüz binlerce liralık ihaleler ile ile gündeme gelen “Sanatçı” (!) Hasan Kaçan…

Derneğin diğer kurucuları Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, 15 Temmuz’da şehit olan ve AKP’nin reklam kampanyalarının mimarı Erol Olçok’un kardeşi Cevat Olçok ve A HABER programcısı Zeynep Bayramoğlu

Dediğimiz kadar yok mu efendim yani boşa demiyoruz yıldızlar geçidi gibi…

Peki biz bu derneği boşa mı bu kadar yakından inceledik dersiniz? Tabii ki hayır… Turbun büyüğü heybede şimdi oraya gelelim isterseniz…

Efendim bu yıldızlar geçidini aratmayan 15 Temmuz Derneği ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin arası çok iyi… Nasıl diye soracak olursanız…

İşte Bu 15 Temmuz Derneği İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden tam 7 milyon 722 bin 409 lira 09 kuruş” “Ayni” hizmet bedeli karşılığı aldı,yani kamu kaynakları “Hizmet Bedeli” adı altında bu derneğe aktarıldı.

Türkiye’de vakıf -dernek kurmak etkili bir “Yükseliş” aracı ve iyi bir networkü bu vakıf ve derneklere taşırsanız gerçekten son derece “rantabl” bir durum ne diyelim…

Allah bu vakıflara “Yürü” diyor bu vakıflar ise “Koşuyorlar”….

 

1 Yorum

1 Yorum

  1. Köksal Kaygusuz

    30 Mayıs 2020 at 10:31

    T.C gitmiş akp hanedanlığı kurulmuş. Araştırmalarınızla, aydınlattığınıza çok teşekkür ederim.

Bir Cevap Yazın

DOSYA HABER

HAZİNE’DEN SOROS’UN FONLADIĞI VAKFA MİLYONLUK DESTEK

Yayınlanma Tarihi:

on

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın ABD’li ünlü spekülatör ve ülkelerde NGO’ları fonlayarak yaptırdığı “Renkli Devrimler” ile ünlü George Soros’un Türkiye’deki en etkin olduğu ve fonladığı vakıf olarak tanınan TESEV’e 1 milyon 186 bin 278 lira 15 kuruş tutarında şartlı bağışta bulunduğu ortaya çıktı.

VERYANSIN TV haber sitesinden Eray Çelebi’nin haberine göre TESEV’in 2019 yılı faaliyet raporlarına bu bağış 8 Ekim 2018 tarihinde gönderilirken bağışın yaklaşık 927 bin lirası harcandı, henüz gerçekleştirilmeyen proje faaliyetlerine tekabül eden tutar ise 259 bin 99 lira 13 kuruş oldu.

Yapılan bağışların bilgisi, 61 sayfadan oluşan raporun “1.4. Gelecek Aylara Ait Gelirler” başlığı altında aktarılıyor.

BAĞIŞ TUTARLARI TESEV RAPORUNDA

Raporda, Hazine ve Maliye Bakanlığı Dış Ekonomik İlişkiler Genel Müdürlüğü’nün Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı’na (TESEV) 167.586,55 avro (1 milyon 186 bin 278 lira 15 kuruş) tutarında “şartlı bağış” yaptığı belirtiliyor.

8 Ekim 2018 tarihinde gönderilen bağışın 2018 yılında 151 bin 638 lira 94 kuruşu, 2019 yılında da 775 milyon 540 bin 8 kuruşunun harcandığı görülüyor. Henüz gerçekleştirilmeyen proje faaliyetlerine karşılık gelen tutarın ise 259 bin 99 lira 13 kuruş olduğu ifade ediliyor.

2018 Gelecek Aylara Ait Gelirler Bölümü

2019 Gelecek Aylara Ait Gelirler Bölümü

TESEV’E GÖRE BAĞIŞ İHALE İLE GELMİŞ

Hazine ve Maliye Bakanlığı soruları yanıtsız bırakırken Veryansın TV’nin sorularını yanıtlayan TESEV yetkililerine göre AB hibeleri “şartlı bağışlar” kategorisinde gerçekleşiyor. Bu kapsamda bu kategorideki AB hibelerinden yararlanabilmek için Hazine ve Maliye Bakanlığı Merkezi Finans ve İhale Birimi’nin açtığı ihalelerin kazanılması gerekiyor.  Böylece ihaleyi kazanan kuruluşa AB hibesi aktarılıyor.

TESEV’E HİBE YAĞIYOR!

“Gelecek Aylara Ait Gelirler” hesabındaki veriler incelendiğinde TESEV’in gelirlerinin büyük oranda Avrupa Birliği’nden Birleşmiş Milletler’e kadar birçok uluslararası kurumdan alınan hibelerden oluştuğu görülüyor.

“Belirli bir projeye yönelik harcama koşulu bulunan bağışlar”a göre; ihale ile alınan 1 milyon 186 bin 278 lira 15 kuruşluk hibe dışında, Birleşmiş Milletler’e bağlı UNDP Yöneticiliği‘nden 124 bin 184 lira 93 kuruş, Avrupa Birliği’ne bağlı Horızon 2020 programından 52.018,75 avro, Internatıonal Budget Partnershıp (Uluslararası Şeffaf Bütçe Endeksi) tarafından 27 bin 807 lira 3 kuruş, Macedonian Center for International Cooperation Foundation’dan 14 bin 388 lira 62 kuruş aktarılmış.

ŞARTLI BAĞIŞLARDA DİKKAT ÇEKEN ARTIŞ

2019 yılında önceki dönemlere göre alınan “şartlı bağış”taki fahiş artış ise dikkat çekiyor. Tabloya göre, 2017’de 204 bin 262 lira 85 kuruş, 2018’de 311 bin 396 lira 10 kuruş olan şartlı bağışlar 2019 yılında 1 milyon 106 bin 406 lira 78 kuruşa yükselmiş.

Rapora göre vakfın 31.12.2019 itibarıyla banka hesaplarındaki bakiyelerin toplam tutarı ise 1 milyon 94 bin 582 lira 98 kuruş.

TESEV’DE KİMLER YOK Kİ?

Kurulduğu günden bu yana SOROS fonları ile pek çok projeye ve Türkiye’nin sinir uçları ile oynayan pek çok rapora imza atan TESEV’in kurucuları adeta bir “KÜÇÜK TÜSİAD”, bir yıldızlar geçidi…

Ömer Koç’tan,Nejat Eczacıbaşı’na,Kamhi Kardeşlerden,Kemal Derviş’e,Mehmet Ali Birand’dan,Cem Boyner’den,Nuri Çolakoğlu’na Türkiye’ye yön veren ne kadar isim varsa bu vakıfta bir arada.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 183 numaralı kurucu üyesi ve vakıf hissesi sahibi olduğu TESEV’de, Ethem Sancak ve Cüneyt Zapsu’nun da Yüksek Danışma Kurulu Üyesi.

Ayrıca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan.2ın kızlarından Esra Albayrak da stajını TESEV’de gerçekleştirmişti.

Okumaya Devam Et

DOSYA HABER

TARİHİ HAMAMDA ÇIKAN USULSÜZLÜĞÜN UCU,SUUDİ ARABİSTAN’A UZANDI

Yayınlanma Tarihi:

on

HABER ALTERNATİF-ÖZEL DOSYA HABER

Celal Eren Çelik

Vakıflar Genel Müdürlüğü bünyesinde olup “Restore Et-İşlet-Devret” modeli ile ihalesi gerçekleşen tarihi Haseki Hamamı (Ayasofya Hürrem Sultan Hamamı) ile ile ilgili usulsüzlük Sayıştay incelemesi sonrasında raporlara yansıdı.

Tarihi hamam 03/04/2008 yılında “Rstore Et-İşlet-Devret” modeli ile ihale edilerek yüklenici firma olan Haseki Turizm Sağlık İnş. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. ile sözleşme imzalandı.

Ancak restorasyon çalışmaları esnasında, tarihi hamamın kuzey batı cephesi boyunca özgün drenaj
kanallarının ortaya çıktı.Ortaya çıkarılan drenaj kanalları ve havalandırma bacalarının
bakım onarım ve denetiminin yapılabilmesi ve Sultanahmet Parkı’ndaki sulama çalışmalarının
esere zarar vermemesi için kuzey-batı cephesi boyunca 6,5 m. Genişliğindeki alan hamam
parseline 02/07/2011 tarih ve 294/3962 sayılı Kurul Kararı ile yoldan ihdas edilerek dahil
edildi.

Böylece tarihi hamam eklenen bu bölüm ile birlikte  59 ada 3 parsel olarak 56843/304880 hissesi Vakıflar Genel Müdürlüğü adına 248037/304880 hissesi Haseki Sultan ve Sultan Mahmudi Sani Vakfı adına 20/05/2011 tarihinde tescil edildi.

TARİHİ HAMAMDA CAFE AÇTILAR

Ancak yüklenici firma ve Vakıflar Genel Müdürlüğü usulsüz biçimde, bakım onarım çalışmaları nedni ile tarihi hamama eklenen ve hiç bir şekilde tek çivi çakılamayacak alana çay bahçesi ve wc yaparak işletmeye başladı.

Bu usulsüzlükler 2016,2017 ve 2018 yılları Sayıştay raporlarına da yansıdı ancak İBB’nin de Vakıflar Genel Müdürlüğü‘ne defalarca yazı yazarak buradaki ticari faaliyetin sonlandırılmasını istemesine rağmen kimse bu işletmeci firma olan Haseki Turizm Sağlık İnş. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.’ne “Dokunamadı”.

İşletmeci firma İstanbul’un en yoğun,en fazla turist gelen noktalarından birisinde usülsüz biçimde açtığı cafe ve wc ile “Darphane gibi” para basmaya devam etti.

Peki kimdi 3 kez Sayıştay Raporuna “usülsüzlükleri” yansıyanj,İBB’nin “Tarihi eserden cafesi kaldırılsın” talebine karşı kendisine dokunulamayan Haseki Turizm Sağlık İnş. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.?

İşte bundan sonra okuyacaklarınız basit bir usulsüzlükten, cafe işletmekten çok çok öteye geçip Suud Hanedanı ile yakın ilişkilere uzanan enteresan bir ilişkiler ağı…

İSTANBUL’DAN CİDDE’YE UZANAN YOL…

Haseki Turizm Sağlık İnş. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. aslında bu tarihi restorasyonu için kurulmuş bir şirket…Şirketin asıl sahibi ise ZADELER İNŞAAT SANAYİ TİCARET A.Ş…

Restorasyon ihalesini kazanan Haseki Turizm Sağlık İnşaat Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi’nin tek ortağı ise ZADELER İNŞAAT adına “Ailenin” genç kuşak temsilcisi Nihat Katipzadeler.

ZADELER İNŞAAT, AKP döneminde işleri büyümüş bir şirket ama bu bir anda büyümede bir “Dönem” özel önem taşımakta.

O özel önem taşıyan “Dönem” ise 2007 yılında Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanlığı döneminde Türkiye’yi ziyaret eden eski Suudi Arabistan Kralı Fahd’ı otelde ziyaret etmesi ile başlayıp, Kral Fahd’ın ölümü ile bayrakların yarıya indirilip milli yas ilan edildiği 2015’e kadar süren Suudi Arabistan ile “Altın Çağın” yaşandığı dönem.

İşte tam da bu dönemde ZADELER İNŞAAT‘ın birden bire büyüdüğünü ve Suudi Arabistan’da çok büyük işler aldığını görüyoruz.

Öyle ki sadece Suudi Arabistan‘ın değil, Ortadoğu’nun en etkin gazetecileri, iş adamları, politikacıları bu şirketin proje lansmanı için düzenlediği kahvaltılarda bir araya geliyor,bu kahvaltılara dönemin Bilim,Sanayi ve Teknoloji Bakanı olan şimdilerin DEVA PARTİSİ Genel Başkan Yardımcısı Nihat Ergün katılıp kendilerine teşekkür edip hediye  veriyor.

Bununla da kalınmıyor Türkiye Cumhuriyeti Devleti,ZADELER İNŞAAT ve Yönetim Kurulu Bakanı Nejdet Katipzadeler’e  Cidde Başkonsolosu Salih Mutlu Şen imzası ile “Teşekkür Mektubu” gönderiyor…

ZADELER İNŞAAT’IN İLİŞKİLER AĞI…

Çünkü bu ZADELER İNŞAAT öyle sıradan bir inşaat firması değil Suudi Arabistan’da…Zira Suudi Arabistan’da bu kadar büyük çaplı işleri yapmalarını sağlayan da, bu kadar önemli kişinin bir araya gelmesini sağlayan da ZADELER İNŞAAT’ın Suudi Arabistan’daki ortağı olan Khalid bin Mohammed Al Angari.

Peki kimdir bu Khalid bin Mohammed Al Angari ?

Al Angari,Suudi Arabistan eski YÜKSEK EĞİTİM BAKANI… Suud Hanedanı ile çok yakın ilişkileri olan Al Angari’ye şöyle bir virgül koyalım geri dönmek üzere…

Suudi Arabistan’da medya-politikası ve iş dünyası denilince ve Suud Hanedanı ile “En yakın isimler” sayılırken hemen akla gelen 3-4 kişiden birisi Waleed bin İbrahim El İbrahim…

Waleed bin İbrahim El İbrahim Suudi Arabistan’ın en zengin iş adamlarından birisi olan bir “MEDYA İMPARATORU”

Sahibi olduğu “ORTADOĞU YAYIN MERKEZİ” (MBC) Suudi Arabistan’da o kadar başarılı oldu ki Suudi Arabistan devleti 11 milyar Dolar net değeri olan medya grubunun %60’ını satın aldı.

Ama Waleed bin İbrahim el İbrahim’in asıl gücü ve “Kudreti” milyar dolarlık bir iş adamı, bir medya patronu olmasından kaynaklanmıyor. Zira Waleed bin İbrahim el İbrahim SUUD HANEDANI ile yakın akrabalık ilişkileri olan bir isim.

Waleed bin İbrahim el İbrahim’in bir kız kardeşi Al Jawhara bint Ibrahim Al Ibrahim ölen Kral Fahd’ın eşlerinden biriydi. Bir diğer kız kardeşi Maha Al İbrahim ise Suudi Arabistan savunma ve havacılık bakan yardımcısı Prens Abdul Rahman ile evli…

Evet şimdi tekrar dönüyoruz ZADELER İNŞAAT’ın Suudi Arabistan’daki ortağı olan Al Angari’ye…

İşte bu Waleed bin İbrahim el İbrahim’in bir diğer kız kardeşi olan Mohdi Al Ibrahim ise ZADELER İNŞAAT’ın ortağı ve  eski Suudi Arabistan Eğitim Bakanı Al Angari ile evli.

Yani ZADELER İNŞAAT, Suudi Arabistan’da ortağının akrabalık ilişkileri sayesinde Suud Hanedanı ile çok yakın ilişkilere sahip.

Zaten pek çok projelerinin açılışına ve tanıtımına bizzat Suudi Arabistan’ın bakanları ve prensleri katılmakta.

İşte bu yakın ilişkiler özellikle AKP-Suudi Arabistan ilişkilerinin “Altın Çağının” başladığı 2007 yılından sonra kuruluyor. Bu arada 2008 yılında ZADELER İNŞAAT önce ortak olup daha sonra tamamının hissesini aldığı Haseki Turizm Sağlık İnş. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. ile tarihi Haseki Hamamı “Restorasyon ve İşletme” ihalesini alıyor…Yetmiyor,çivi dahi çakamayacağı tarihi alana cafe açıp darphane gibi para basıyor.

Ama Suudi Arabistan-AKP ilişkileri arasında ZADELER İNŞAAT ve “İlişkiler Ağı” önemli bir noktada durduğu için 3 kez Sayıştay Raporu’na da girse,İBB Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne yazı yazarak bu usulsüzlüğe son vermesini de istese kimse ZADELER İNŞAAT’a dokunamıyor…

Ve Sayıştay Raporlarına Türkiye’de milyarlarca liralık yolsuzluklar arasında devede kulak dahi olamayacak bir usulsüzlük olarak geçen bir olayın perde arkasındaki ilişkilerin çok farklı olduğunu, “Türkiye’nin tanıtımı ve Suudi Arabistan ile ilişkilerinin geliştirilmesine sunduğu katkı” için bu şirkete bizzat Türkiye Cumhuriyeti tarafından nasıl övgüler yağdırılıp, teşekkür edildiğini görüyoruz.

Hal böyle olunca Suudi Arabistan’a uzanan bu ilişkiler ağını kuran devlet istediği usulsüzlüğü yapıyor,Sayıştay ise yazdığı rapor ile kalıyor,ZADELER’e kimse dokunamıyor.

 

 

 

Okumaya Devam Et

DOSYA HABER

CELAL EREN ÇELİK YAZDI: “AYDIN DOĞAN BASIN SEKTÖRÜNDEN GERÇEKTEN ÇEKİLDİ Mİ?”

Yayınlanma Tarihi:

on

Celal Eren ÇELİK

Geçtiğimiz günlerde bazı haber siteleri medyadan tamamen çıkan Aydın Doğpan’ın yeniden medya sektörüne dönmek için hazırlıklara başladığını,Doğan’ın NTV yayın grubunu 150 milyon Dolar’a satın alarak medya sektörüne güçlü bir geri dönüş yapacağı haberini yaptılar…

Peki ben de size desem ki “Aydın Doğan ve Doğan holding şu anda Türk yazılı basın sektörünün kaderini elinde tutuyor,pek çok gazeteyi kendisine borçlandırma ve mahkum etme gücüne sahip…”

Ve üzerine de “Doğan Holding, hiç gazete ve dergisi olmamasına rağmen yazılı basın sektöründe son dönemin en çok NET KAR elde eden kuruluşu” diye eklesem…

Hiç “Nasıl olur öyle şey?” dem eyin bal gibi olur… Haydi başlayalım o zaman anlatmaya.

***

Tarih yapraklarımızı oldukça geriye doğru saracağız… Yıl 1288…

Yer:İsveç yakınlarındaki Falun kasabası… Stora adında küçük bir firma ilk işi olarak bakır madenciliği işletmesine başlayarak sertifika almakta…

Daha sonra bu İsveçli şirket giderek büyüyecek ve tarih yaprakları Stora Kopparbergs Bergslag adını alıyor ve ticari faaliyet alanını da madencilik,demir ve ahşap yelpazesinde genişletiyor…

Tarih 1970… Stora Kopparbergs Bergslag faaliyet alanlarını daha da geliştiriyor.Şirket ormancılık, kağıt hamuru ve kağıt alanlarında da faaliyet göstermeye başlıyor..

Şimdi Stora Kopparbergs Bergslag’a ufak bir virgül koyalım ve 1872 yılına uzanalım…

1872 yılında Finlandiya’nın ilk buharla çalışan bıçkı fabrikası kurulmaktadır.Fabrikanın kurucusu Hans Gutzeit’tir. Firmanın ismi ise W. Gutzeit & Co kereste fabrikası olarak geçmektedir.

1912 yılına gelindiğinde Hans Gutzeit kereste sektörünün önemli firmalarından birisi olan Enso’yu da satın alır…1990’lara gelindiğinde ise Enzo-Gutzeit artık Finlandiya’nın en büyük ormancılık şirketi haline gelmiştir ve ismi de artık Enso Ojy’dir…

Tarih: 1998… Milenyum öncesindeki dünya sanayi devleri arasındaki en önemli şirket birleşmelerinden birisi yaşandı. Finlandiyalı Enso Oyj ile İsveçli Stora Kopparbergs Bergslags Aktiebolag birleşerek STORA ENSO adını aldı…

İki şirketin birleşmesiyle birlikte ortaya Dünya’nın en büyük kağıt tröstlerinden birisi çıkıyordu…

Yıl 1999… Aylardan Ağustos… O dönemlerde çok da ilgi çekmeyen gazetelerin ekonomi sayfalarında ya çok küçük biçimde kendisine yer bulan ya da hiç bahsedilmeyen bir gelişme yaşanmaktaydı…

STORA ENSO birleşmesi gerçekleşir gerçekleşmez Aydın Doğan’ın başlattığı görüşme trafiği sonunda meyvesini vermişti. Ve Ağustos 1999 yılında Dünya’nın kağıt tröstü STORA ENSO ile Doğan Holding anlaşma imzaladılar…

Bu anlaşma ile birlikte Doğan Holding STORA ENSO’nun Türkiye Temsilcisi oldu… Yani Türkiye’de tüm gazetelerin,dergilerin,basılı yayınların büyük çoğunluğunun kağıdını sağlayan STORA ENSO olduğu için Doğan aslında tüm gazetelerin “KADERİNİ ELİNE ALIYORDU”…

Doğan Dış Ticaret Mümessillik A.Ş üzerinden yapılan bu anlaşma ile birlikte Doğan grubu yıllar yılı diğer gazetelerden çok daha ucuza kağıt maliyetini karşılama şansını da elde ederken maliyetlerinde de ciddi bir tasarrufa gidiyor,diğer yandan rakiplerine kağıt satıyordu…

Bu anlaşma ile doğan gücün gazeteler üzerinde nasıl bir “tahakküm ve baskı aracı” olduğunun en çarpıcı örneği ise VATAN GAZETESİ’nin öyküsü oluyordu… Dinç Bilgin ve Sabah Grubu’ndan ayrılan Zafer Mutlu Vatan gazetesini kurmuştu…

Vatan Gazetesi spor sayfası,köşe yazarları ve önemli haberleri ile kısa sürede dikkat çeken ve okunan bir gazete haline gelmeye başarmıştı.Ancak kısa süre sonra gazete mali darboğaz yaşamaya başladı.Kağıt ve baskı parası karşılanamıyordu…

İşte Aydın Doğan burada devreye girdi… Önce aylarca Vatan Gazetesi’ni “Veresiye” biçimde kendi matbaalarında basmaya bastı… Doğan grubu için ne kağıt sıkıntıydı ne matbaa…

Aydın Doğan, Vatan Gazetesini planlı ve sistematik biçimde kendisine borçlandırmış ve bu süreçte basılan her bir gazete ile Vatan Gazetesi Aydın Doğan’a daha da mahkum hale gelmişti…

Ve Mart 2008’de Vatan Gazetesi 2 yıl içerisinde 100 milyon YTL ( O dönem YTL olarak geçiyordu) borçlandığı Aydın Doğan ve Doğan Grubu’na satıldı…

Aydın Doğan “Borca mahsuben” satın aldığı Vatan Gazetesi’ni 2 yıl sonra 26 milyon dolara Demirören-Karacan ortaklığına sattı!

Son dönemlerde kağıt fiyatlarında kur bazlı yaşanan artış temel hammadde olarak kağıt maliyeti olan gazetelerin en büyük sorunu… Peki Türkiye’de gazete ve dergilerin pek çoğu hangi firmalardan kağıt temin etmekte? STORA ENSO ve OPPOGA

Bu iki şirketin Türkiye yetkili temsilcisi kim Aydın Doğan’ın DOĞAN HOLDİNG’i bünyesinde bulunan DOĞAN DIŞ TİCARET VE MÜMESSİLLİK A.Ş.

Aydın Doğan şu anda iç piyasada kağıt fiyatlarını kontrol ediyor zira bu firmaların ana yetkili temsilcisi olduğu için diğer kağıt firmaları da kağıdı Doğan grubundan temin ediyor.

Doğan şu anda istediği bir gazetenin kağıt bulamamasını da sağlayacak güce sahip,istediği gazeteyi aynı Vatan Gazetesi örneğinde olduğu gibi kendisine borçlandırma gücü de elinde…

Yaşanan kağıt sıkıntısı o denli ciddi ki Aydınlık Gazetesi bu sıkıntı nedeni ile çok değil 1,5 sene önce 3 gün çıkamadı,Birgün gazetesi sayfa sayısında düşmeye gitti.Hatta Hürriyet bile durumdan etkilenip dönemsel olarak sayfa sayısında azalttı…Eklerin hemen hemen tamamı kapatıldı.

Bu arada Aydın Doğan, gazetelerini satmış,nakit parayı oradan almış,personel,vergi,amortisman,baskı v.s gider kalemlerinden kurtulmuş.Ama gazetelerin kağıtlarının satışı onun elinde… Sektörden para kazanmaya da,sektörün perde arkasında kaderini elinde tutmaya da devam ediyor.

Hal böyleyken dostlar isterseniz tekrar soralım “AYDIN DOĞAN BASIN SEKTÖRÜNDEN ÇEKİLDİ Mİ?”…

Not: Bu yazı 5 Kasım 2018 tarihinde şahsi Twitter hesabım olan “@yazparov” hesabından AYDIN DOĞAN BASIN SEKTÖRÜNDEN ÇEKİLDİ? başlığı ile flood olarak yayınlanmıştır.

Okumaya Devam Et







Popüler

%d blogcu bunu beğendi: