Sosyal Medya Hesaplarımız

SİYASET

KILIÇDAROĞLU’NDAN BABACAN VE DAVUTOĞLU’NA YEŞİL IŞIK

Yayınlanma Tarihi:

on

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu,gerek Ahmet Davutoğlu gerekse Ali Babacan’ın ülkeye iyi hizmetlerde bulunduğunu ifade ederken,bu simlerin AKP iktidarında oynadığı önemli roller için ise “Geçmişte yaşananları kan davasına dönüştürmüyoruz”dedi.

Kılıçdaroğlu CHP’deki Kurultay sürecinde geriye sayım devam ederken Türkiye’nin siyaseti, geleceği ve CHP’yle ilgili Amerika’nın Sesi’nden (VOA Türkçe) Yıldız Yazıcıoğlu ve Murat Karabulut’un sorularını yanıtladı.

Kılıçdaroğlu röportajda VOA’nın  “Ahmet Davutoğlu’yla Gelecek Partisi, Ali Babacan’la DEVA Partisi olarak bakıldığında, CHP tabanında bunları “AKP’nin suçlarına ortak olmuş kesimler” diye görenler var. Bu partilerle nasıl bir ittifak kurabilirsiniz, AK Parti’nin iktidarlarında çok üst kademelerde görev almış, uygulamalarında imzası olan bu isimler ile diye soruluyor?” sorusunu cevapladı.

Bugünden ittifaklar konusunda bir fikir belirtmenin doğru olmayacağını söyleyen Kılıçdaroğlu “Önce bir seçim kararı alınması lazım. Gelecek Partisi ve DEVA Partisi’nin örgütlenmeleri devam ediyor. Pandemi döneminde engeller çıkmıştı, şimdi engeller büyük ölçüde kalktı. Örgütlenmeye çalışıyorlar. Şu gerçeği unutmamak gerekiyor: Geçmişe ilişkin eleştirileri, eğer gelecek açısından size sağlıklı bir tabloda yapabiliyorsanız ve geçmişte olanları bir kan davasına dönüştürmüyorsanız geleceği iyi inşa edebilirsiniz.

Ben Sayın Babacan’ın da Sayın Davutoğlu’nun da ülkeye iyi hizmetler yaptığını biliyorum, görüyorum. Belirli ciddi dönemlerde aksaklıklar olduğunu biliyoruz. O aksaklıkların onlardan değil büyük ölçüde Erdoğan’dan kaynaklandığını da biliyoruz. O gerçekler de bir şekilde gün yüzüne ağır ağır çıkmaya başladı. Benim açımdan önünüze koyduğunuz hedef önemli. Hedef nedir? Hedef, herkesin huzur içinde yaşayabileceği, düşüncesini özgürce ifade edebileceği bir Türkiye inşa etmektir. Türkiye’yi inşa edeceğimiz bu süreçte kim bir tuğla koyarsa, bence çocuklarına, torunlarına en güzel mirası bırakmış olacaktır.”ifadelerini kullandı.

“BAHÇELİ BEN ARTIK DESTEK VERMİYORUM DİYEBİLİR”

Türkiye’de erken seçim kararını alacak tek mercinin Cumhurbaşkanı Erdoğan olduğunu belirten Kılıçdaroğluülkenin kötüye giden tablosuna MHP ve Devlet Bahçeli’nin daha fazla ortak olmak istemeyebileceğini ve”Ben artık yokum diyebileceğini” de ifade etti.

Kılıçdaroğluı “Burada bir başka tablo ortaya çıkabilir. Gelişen bütün olumsuz tabloya MHP ortak olmak istemeyebilir. O nedenle “Ben (Bahçeli/MHP) artık destek vermiyorum parlamentoda” diyebilir. O zaman Erdoğan zorunlu olarak erken seçime gitmek durumunda kalabilir.” ifadelerini kullandı.

“CUMHURBAŞKANI ADAYI SİYASİ PARTİ GENEL BAŞKANI OLMAMALI”

Partisinin Cumhurbaşkanı adayı konusunda bir profil tanımlaması yapan Kılıçdaroğlu, Erdoğan karşısına çıkacak adayın 83 milyonu kucaklayacak bir isim olması gerektiğine ve bu ismin bir siysi partigenel başkanı olmaması gerektiğine vurgu yaptı.

HDP VE DEMİRTAŞ…

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu VOA’nın HDP ile alakalı olarak “Meclis’in üçüncü büyük partisi HDP. Ama ittifak ortağınız İyi Parti’nin de tutumu belli. HDP’yle CHP arasında gizli bir ittifak olduğu iddiası ortaya atılıyor. HDP’yle ilişkinizi nasıl şekillendirmeyi planlıyorsunuz?” şeklindeki sorusuna ”

Aramızda gizli bir ittifak var mı, yok mu? Bunu Sayın Mithat Sancar ifade etti, “aramızda gizli bir ittifak yok” dedi. Doğru. Aramızda gizli kapaklı bir ittifak yok. Ama HDP’nin kitlesi de demokrasi istiyor. Onlar da iktidarın, baskıcı bir yönetimin Türkiye’ye zarar verdiğini onlar da görüyorlar. Dolayısıyla bizim belediye başkanlarımıza HDP tabanından yüzde 100 olmamakla beraber tabanından ciddi bir destek geldiğini de biliyoruz. Ama keşke… Siyasi partiler ne ister? Her vatandaş kendilerine oy versin isterler. Ben AK Parti tabanından da oy isterim. AK Parti’ye oy veren kardeşlerim CHP’ye oy versinler isterim. Neden? Eğer sen çocuğunun karnını doyuramıyorsan, üniversiteyi bitiren oğlun/kızın işsiz ise, 18 yıldır iktidardalar ve 18 yıldır bu ülkenin kaynakları götürüp Londra’daki bir avuç tefeciye teslim ediyorlarsa, Türkiye’yi faizcilere teslim ediyorlarsa benim kadar AK Partili de rahatsız olması lazım. Dolayısıyla HDP, İyi Parti, Saadet Partisi, MHP, AK Parti diye bir ayrım ile değil her siyasi partinin amacı nedir, iktidar olmaktır. Her siyasi parti vatandaştan oy ister. Bunları partiler bağlamında bir araya getirdiğinde, tabanları da sanki yüzde yüz liderlerince söylendiği gibi hareket edecek diye bir kural yoktur.

Demokrasiden yana olan bütün güçlerin ortak, birlikte hareket etmesi lazım. Ayrışmaya değil, bölünmeye değil birlikte yaşamaya ihtiyacımız var. Bu çerçevede bakıyoruz. HDP’nin zaten parlamentoda grubu var. HDP’yi ifade etmedim, Millet İttifakı’na dahil olmadığı için adını geçirmedim. HDP de Türkiye’nin saygın partilerinden birisi.” sözleri ile yanıt verdi.

Kılıçdaroğlu aynı zamanda Selahattin Demirtaş’ın tutukluluğunun Türkiye’de hukukun olmadığının göstergesi olduğunu ifade etti.

Yorum yapmak için tıklayın

Bir Cevap Yazın

SİYASET

ŞAHİN MENGÜ YAZDI:”PARTİYE ŞİKEYET DİLEKÇEMDİR”

Yayınlanma Tarihi:

on

Sayın Kemal Kılıçdaroğlu

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı

Ankara.                                                  Bilgi için: CHP TBMM Grup

Başkanlığına.

 

Konu   : Disiplin suçu ihbarıdır.

 

Sayın Genel Başkan,

İstanbul Milletvekiliniz Sezgin Tanrıkulu sözde Ermeni soy kırımının Yıldönümü 24 Nisan günü sosyal medyada attığı “ 24 Nisan 1915’te yüzlerce Ermeni Aydını İstanbul’da gözaltına alındı, Çankırı ve Ankara’ya sürüldü; kaybedildi.

Geçmişle yüzleşmediğimiz sürece yararlarımızı asla saramayız”  ifadeler içeren tweetle disiplin suçu işlemiştir.

 

Adı geçen bu beyanı ile tüzüğümüzün PARTİ ÜYELERİNİN GÖREVLERİ VE HAKLARI başlıklı 7. Maddesinin A) Parti Üyelerinin Görevleri alt başlığının “d” bendinde: Partinin ilklerini, programını, kurultay bildirgelerini ve kararlarını, partinin genel ve yerel  politikaları ile hizmetlerini, her olanaktan yararlanarak yurttaşlara duyurmakla görevlidir. Demektedir.

 

Adı geçen  partide  Genel Başkan Yardımcılığı görevi yapmıştır, halende milletvekilidir.

 

Tüzüğün Parti suçlarını düzenleyen 70. Maddesinin A) Kesin Çıkartma Cezasını Gerektiren Parti Suçları, başlıklı bölümünün “a” fıkrasında “Parti üyeleri Programa ve tüzük kurallarına , Kurultay ve yetkili organ kararlarına aykırı davranmak, “b” fıkrası da “Partide aldıkları görev ve sorumlulukla ve üyelikle bağdaşmayan tutum ve davranışlarda bulunmak”, kesin ihraç nedeni sayılmıştır.

 

Sayın Genel Başkan,

Cumhuriyet Halk Partisi programının 131. Sayfasının son cümlesinden başlayarak sözde Ermeni soykırımı ile görüşünü ileri sürmüştür nitekim 132. Sayfasının  2. Paragrafından başlayarak “CHP, Sözde Ermeni soykırımı iddiası ile ülkemizin haksız önyargılarla suçlanmasına karşı bugüne kadar partimiz öncülüğünde  sürdürülen  kararlı duruşa sahip çıkmaya devam edecektir.

 

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan önceki dönemde gerçekleştiği iddia edilen sözde Ermeni soykırımı konusunda ülkemizi suçlayıcı keyfi kararlar alınmaktadır. CHP, 1948’de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda oybirliği ile kabul edilen Soykırımın Önlenmesi ve Cezalandırılması  Sözleşmesi tarafından  açık tanım çerçevesinde, konun bağımsız tarihçiler tarafından, Türkiye, Ermenistan ve Rusya dahil ilgili tüm ülke arşivlerine erişim olanakları kendilerine tanınarak, iddiaların gerçekci ve doğru zeminde, ön yargılara kapılmadan incelenmesi gerektiği görüşündedir” diyerek bu konudaki net görüşünü ortaya koymuştur.

 

Sayın Genel Başkan,

Sizinde içinde bulunduğunuz 22. Dönem TBMM Genel Kurulunda, CHP’nin öncülüğünde aynı konuda bir karar alınmıştı.

 

Adı geçen milletvekiliniz, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni suçlamayı, partimiz  Program ve tüzüğünü çiğnemeyi  bir alışkanlık haline getirmiştir.

 

Geçtiğimiz yıllarda da CNN Televizyonunda Ahmet Hakan isimli şahsın Programında, Partimizin hiçbir yetkili organının kararı olmadan, Cumhuriyet Halk Partisi’nin şerefli tarihini reddi miras edercesine “ Dersim olaylarından ötürü, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı olarak ben özür diliyorum” demiştir.

 

Bu son anlattığım konu zamanında görmezden gelindiği için adı geçen umursamaz ve saldırgan tavırlarına devam etmiş, şimdi de yukarıda belirttiğim tarihi gerçeklerle bağdaşmayan, parti programına ve tüzüğüne aykırı beyanda bulunmuştur.

 

ABD istihbarat teşkilatı tarafından TR705 kod numarası ile anılan bu şahsın, kesin ihraç talebiyle  ve tedbirli olarak Yüksek Disiplin Kuruluna Sevki için gereğini, bilgi ve emirlerinize arz ederim. Saygılarımla,

 

Cumhuriyet Halk Partisi Çankaya İlçe üyesi

Ve 23. Dönem CHP Manisa Milletvekili

Av. Şahin Mengü

Okumaya Devam Et

GÜNDEM

KURULTAY ÖNCESİ KILIÇDAROĞLU’NDAN BİR ANTİ-DEMOKRATİKLİK SKANDALI DAHA

Yayınlanma Tarihi:

on

Cumhuriyet Halk Partisi’nde kurultay için geri sayım sürerken büyük bir çekişme içerisinde geçmesi beklenen Parti Meclisi listeleri için Genel Merkez’in devreye girdiği ortaya çıktı.

CHP’de PM için Kılıçdaroğlu’nun karşısında güçlü bir alternatif  liste ile çıkmaya hazırlanan muhalefet ve parti tabanından PM için bağımsız olarak aday olmak isteyenlerin en az 10 kurultay delegesinin imzasını almak zorunda.

İşte tüzüğün bu şartını kullanan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun isteği ile CHP Genel Merkezi’nden bizzat kurultay delegelerini kontrolü altında bulunduran il ve ilçe başkanlarının telefonla aranarak,Kılıçdaroğlu’nun izni olmayan muhalif hiç bir PM adayına kurultay delegeleri tarafından imza verilmemesi talimatının iletildiği belirtiliyor.

Cumhuriyet Halk Partisi tarihinde hiç olmayan şekilde il kongrelerini genel merkezin dayattığı tek adaylar ile anti-demokratik şekilde yaptıran Kemal Kılıçdaroğlu böylece PM yolu ile parti yönetimine girecek muhaliflerin önünü kesmek istiyor.

Öte yandan duruma tepki gösteren bazı PM adaylarının Kılıçdaroğlu ile görüşmek istediği Kılıçdaroğlu’nun bu isimler ile görüşmeyi reddettiği ise yine gelen bir başka bilgi.

CHP KURULTAYINDA “PANDEMİ OYUNU”

CHP Genel Merkezi Pandemi bahanesi ile kurultaya kurultay delegesi olmayan kimsenin girmesine izin verilmeyeceğini açıkladı.

Dışarıdan gelip PM üyesi olmak için adaylığını koyacak,gerekli 10 delegenin imzasını salonda bulabilecek muhalif adayların önü de böylece kesilmişti.

Bu şartlar altında kurultayda sadece Kılıçdaroğlu kontrolündeki delegeler ve milletvekilleri olacak.

Okumaya Devam Et

SİYASET

“TAM OTELLİK YANAN” ARAZİDE İMAR RANTI “KOALİSYONU”

Yayınlanma Tarihi:

on

Geçen ay şüpheli bir yangın neticesinde yanarak kül olan Antalya’nın Çukurbağ Yarımadası’nda iki büyük parsel, villa ve otel yapılması için imara açıldı.

Yangın sonrasında yanan alanın adeta cetvelle çizilmiş gibi olması akıllara pek çok soru getirirken sosyal medyada da “Tam otellik yanan arazi” şeklinde paylaşımlara neden olmuştu.

Yangın sonrasında en çok merak edilen konulardan birisi ise arazinin kime ait olduğuydu.

“TAM OTELLİK YANAN”ARAZİNİN SAHİPLERİ…

Geçtiğimiz mayıs ayında villa ve lüks otellerle kaplı bölgede çıkan yangınla gündeme gelen Kaş-Çukurbağ Yarımadası ile Limanağzı bölgesini kapsayan 1/25 bin ölçekli Nazım İmar Planı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca onaylanarak askıya çıkarıldı.

Patronlar Dünyası’nda yer alan habere göre, doğal sit alanı statüsündeki Çukurbağ Yarımadası’nın yapılaşmadan korunmuş kesimlerinde iki ayrı bölgenin yapılaşmaya açılması dikkat çekti.

Bu iki bölgeden birisi AKP’ye ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yakınlığı ile bilinen iş adamlarından ATASAY KUYUMCULUK’un sahibi olan Cihan Kamer ile yine Erdoğan’a yakınlığı ile bilinen ve Hasan Doğan Ailesi’nin 2007  yılında satın aldığı 119 dekarlık zeytinlik arazi.

Zeytinlik vasfı değiştirilerek, ‘tarla’ olarak tapuya kaydettirilen ve ardından İstanbul Üsküdar merkezli bir ambalaj firmasına devredilen yarımadadaki araziye villalar inşa edilebilecek..

Çukurbağ Yarımadası’nın batısında yer alan ikinci ‘eko-turizm’ nitelikli parselin üçte biri olan 16 bin metrekarelik kısmı eski CHP lideri ve Antalya Milletvekili Deniz Baykal’a, aynı ölçüdeki bir diğer hissesi de Baykal’ın akrabası olan bir iş insanına ait.

İmar rantı yüksek olan Çukurbağ Yarımadası’nda 1500 metrekarelik imarlı bir parselin fiyatı yaklaşık 300 bin euroya alıcı buluyor.

Okumaya Devam Et

Popüler

%d blogcu bunu beğendi: