Sosyal Medya Hesaplarımız

MEDYA

LİBYA’DA “ASKERİ DANIŞMANLIK HİZMETİ” VEREN SADAT MI?

Yayınlanma Tarihi:

on

HABER ALTERNATİF-HABER MERKEZİ

Dün gerçekleştirilen MGK toplantısının bildirisi kamuoyu ile paylaşılırken bildirideki Doğu Akdeniz ve Libya vurgusu dikkat çekti.

MGK’dan çıkan bildiride illi birlik ve beraberlik ile bekayı tehdit eden PKK/KCK-PYD/YPG, DEAŞ VE FETÖ başta olmak üzere, tüm terör örgütlerine karşı yurt içinde ve yurt dışında başarıyla icra edilen operasyonlar hakkında Kurula bilgi sunulduğu, Türkiye’de ve bölgede teröre karşı yürütülen mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı.

Öte yandan bildiride yer alan Doğu Akdeniz ve Libya ile ilgili maddeler özellikle dikkat çekti.

Yayınlanan bildiride “Türkiye karşıtlığı ortak paydasında bir araya gelen bazı aktörlerin, ülkemizin Akdeniz’deki meşru ve hukuki adımlarına yönelik menfi yaklaşımları değerlendirilmiş; ülkemizin karada, denizde ve havadaki hak, alaka ve menfaatlerinin korunmasına tavizsiz devam edileceği belirtilmiştir.” ifadeleri yer aldı.

Libya ile ilgili olarak ise kullanılan “Birleşmiş Milletler tarafından tanınan meşru hükümetin, Libya’nın siyasi birliğini ve toprak bütünlüğünü muhafaza ederek ülke sathında barış ve huzurun tesisi yönünde gösterdiği çabalara Türkiye tarafından verilen askeri danışmanlık hizmetleri sürdürüleceği vurgulanmış, uluslararası toplum, Libya halkının iradesini gasp eden ve meşru Libya hükümetini hedef alan karanlık oluşumlara karşı ilkeli bir duruş sergilemeye davet edilmiştir.” ifadeleri dikkat çekti.

ASKERİ DANIŞMANLIK HİZMETLERİNİ SADAT MI VERİYOR?

Türkiye’nin Libya’da Hafter karşıtı güçlere destek olmaya başlamasının ardından kısa bir süre sonra SADAT Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politika Kurul Üyeliği’nden istifa etmişti.

O günlerde bu istifaya anlam verilemezken istifanın sebebi ile ilgili pek çok iddia ortaya atılmıştı.

Ancak Adnan Tanrıverdi’nin kurucusu olduğu SADAT aslında bir “Savunma ve Danışmanlık” şirketi olarak faaliyet göstermekte.

Şirket kendisini ““Uluslararası savunma ve danışmanlık alanında danışmanlık ve askeri eğitim veren ilk ve tek şirkettir” şirkettir şeklinde tanımlamakta.

SADAT’ın bu yapısını ilk ortaya çıkartan ise SÖZCÜ Gazetesi yazarı Çiğdem Toker olmuştu.

SADAT’ın resmi web sitesinde “HİZMETLERİMİZ” bölümü adı altında İç güvenlik,askeri ve eğitim alanlarında danışmanlık,eğitim ve donatım hizmetleri verildiği ifade edilmekte…

SADAT resmi web sitesinde Askeri alandaki danışmanlık hizmetleri anlatılırken “SADAT Savunma hizmet verilen ülkelere yönelik askeri tehdit değerlendirmesini yapar. Bu değerlendirmeye göre, hizmet verilen ülkenin münferit veya dost ülkeleri ile ortak savunma imkanlarını tespit eder ve tehdide uygun olarak Silahlı Kuvvetlerini organize eder.” ifadeleri kullanılıyor.

Yine SADAT’ın resmi sitesinde “Askeri Danışmanlık” alanındaki hizmetlerin ifade edildiği kısımda

“SADAT Savunma hizmet verilen ülkelerin Silahlı Kuvvetlerinin harbe hazırlık seviyelerini denetleyerek tespit eder ve tespit edilen eksiklikleri giderme yönünde çözümler üretir.”

“SADAT Savunma hizmet verilen ülkelerin Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyacı olan Siber Savunma ve Taarruz yazılımları konusunda danışmanlık yapar.” ifadelerine yer verilmekte.

DANIŞMAN PERSONEL NİTELİKLERİ

SADAT resmi internet sitesinde personellerinin niteliklerini de detaylı şekilde yazmış. Buna göre;

“SADAT Savunma’nın Danışmanlık Hizmetleri;

Kuvveti ve Sınıfının en küçük biriminden başlayarak, rütbe ve kıdeminin imkan verdiği, sıralı kademe ve birlik komutanlıklarında görev yaptıktan sonra;

  1. Harp Akademileri ve Silahlı kuvvetler Akademileri tahsillerini tamamlamış
  2. Kara Kuvvetlerinde Tugay, Tümen, Kolordu, Ordu (diğer kuvvetlerde dengi komutanlıklarda)
  3. Kuvvet Komutanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı Karargahlarında
  4. Askeri ateşelik, NATO Karargahlarında
  5. Terörle mücadele eden iç güvenlik birliklerinin karargah ve komutanlıklarında
  6. Eğitim müesseselerinin öğretim üyeliği kadrolarında

Hizmet yaptıktan sonra emekli olmuş General, üst subay ve subaylar ile,Astsubay çavuştan kıdemli başçavuşa kadar statü ve rütbelerde, uzun süreler TSK’de hizmet yaptıktan sonra emekli olmuş, TSK’nın disiplinini özümsemiş ve geleneklerini şahsında mecz etmiş, üstün yetenekli personel tarafından verilmektedir.” ifadeleri ile SADAT’ın personellerinin nitelikleri belirtilmiş.

SADAT GLADİO TEKNİKLERİ ÖĞRETİYOR!

SADAT’ın resmi sitesinde “Askeri Eğitim” bölümü de Nizami ve Gayrinizami olarak 2 bölüme ayrılmış durumda.

Sitedeki bilgilere göre “Nizami Eğitim” kapsamında SADAT Savunma hizmet verilen ülkelerin Kara, Deniz ve Hava Kuvvetlerinin tek er ve tek silahtan en üst seviye birliğine kadar nizami askeri eğitici eğitimi ve son kullanıcı eğitimini yaptırmakta.

Ancak bir de “Hayrı Nizami” eğitim bölümü var ki bu eğitim başlığında verilen hizmetler tam olarak GLADİO ve KONTR-GERİLLA eğitimi…

SADAT “Askeri Gayri Nizami” eğitimleri çerçevesinde verdiği hizmetleri ise şu şekilde sıralamakta:

“SADAT Savunma hizmet verilen ülkelerin topyekûn savunma organizasyonu ihtiyacı olarak ortaya çıkacak Gayri Nizami Harp teşkilatlanması ve bu teşkilatın unsurlarının pusu, baskın, yol kapaması, tahrip, sabotaj ve kurtarma-kaçırma harekâtı ile bu harekata karşı koyma faaliyetlerinin eğitimini verir.”

LİBYA’DA DANIŞMANLIK HİZMETİNİ SADAT MI VERMEKTE?

Bilindiği gibi ABD Rusya’nın da askeri unsurlar ile Libya’da var olduğunu ve Hafter’e destek verdiğini açıklamış,Rusya bu iddiaları reddetse de ABD Libya’daki Rus askeri unsurlarının Rus devleti destekli Wagner isimli askeri danışmanlık hizmeti veren şirket üzerinden bölgede bulunduğunu belirtmişti.

İşte şimdilerde Ankara kulislerinde Libya’ya Türkiye’nin askeri desteğinin hemen ardından tüm görevlerinden istifa ederek adeta büyük bir sessizliğe gömülen Adnan Tanrıverdi’nin de tıpkı SADAT’ının Rusya’nın desteklediği Wagner şirketi gibi,Libya’da MGK bildirisinde bahsedilen “Askeri danışmanlık” hizmetlerini verip vermediği kulislerde artık daha yüksek sesle soruluyor.

SADAT A.Ş 7 yıl önce Libya Silahlı Kuvvetleri’nin ihtiyaçlarını yerinde tespit etmek ve Danışmanlık, Eğitim, Donatım hizmeti sunma imkanlarını görmek amacıyla Libya’da temaslarda bulunmuştu.

Öte yandan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Libya için “Muhalif güç olarak bizim orada farklı ekiplerimiz olacak” ifadelerini kullanmış, CHP Genel Başkan Yardımcısı Ünal Çeviköz, Erdoğan’ın bu sözlerini Meclis’e taşımış ve “Farklı ekipler SADAT Uluslararası Savunma Danışmanlığı” şirketi tarafından mı sağlanmaktadır?” diye sormuş ancak bu sorulara da yanıt gelmemişti.

Haber Alternatif Genel Yayın Yönetmeni Celal Eren Çelik ise hekesin SADAT Başkanı Adnan Tanrıverdi’nin istifasını “Mehdi açıklamasına bağladığı” günlerde Libya’ya dikkat çektiği 8 Ocak 2020 tarihli videosunu da aşağıdan izleyebilirsiniz…

Yorum yapmak için tıklayın

Bir Cevap Yazın

MEDYA

RTÜK CEZASININ GEREKÇESİ:”SUNUCU CİDDİ TEPKİ VERMEMİŞ”

Yayınlanma Tarihi:

on

RTÜK’ün muhalif kanallara verdiği yayın durma ve para cezaları TBMM gündemine taşınırken, RTÜK’ün verdiği cezalara ilişkin Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’dan “Komik” gerekçeler geldi.

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun (RTÜK) FoxTv, Halk Tv, Tele 1, Habertürk  ve KRT’ye art arda verdiği ekran karartma ve milyonluk para cezalarına Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’dan “eşit ve tarafsız değerlendirmeler” savunması geldi. Bakan Ersoy, Habertürk TV’ye verilen idari para ve yayın durdurma cezalarının gerekçesini ise “sunucunun diğer konuklara nazaran ciddi tepki vermemesi”ne bağladı.

TBMM’de RTÜK’ün televizyon kanallarına verdiği cezaları eleştiren ve sorular yönelten CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer’e Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’dan yanıt geldi.

Çakırözer konuşmasında “RTÜK’ün tüm cezaları Halk TV, Habertürk, Fox, Tele1 ve KRT gibi kanallara verirken turkuaz kanallar hakkında binlerce şikayete rağmen ne ceza, ne de rapor var” ifadelerini kullanmıştı. Bakan Ersoy ise yanıtında “Bütün medya hizmet sağlayıcılarının yayınları, hem kamuoyunun hem de yayıncıların menfaat ve değerleri göz önünde bulundurularak tarafsız ve eşit olarak 6112 Sayılı Kanunda yer alan hükümler uyarınca değerlendirilmektedir” dedi.

SUNUCU CİDDİ TEPKİ VERMEMİŞ…

Bakan Ersoy, Habertürk TV’ye verilen son yaptırım kararı hakkında da şaşırtıcı bir gerekçe açıkladı. CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır’ın Tank Palet Fabrikasının özelleştirilmesine ilişkin açıklamaları nedeniyle Habertürk’e verilen 5 kez program durdurma ve en üst sınırdan idari para ceza verilmesini eleştiren Çakırözer’e verdiği yazılı yanıtta Ersoy, “Milletvekilinin açıklamalarına diğer konuklara nazaran program sunucusunun ciddi bir şekilde tepki vermediği ve açık bir şekilde itiraz etmediği” gerekçesiyle ceza verildiğini açıkladı.

Bakan Ersoy’un bu yanıtına tepki gösteren Çakırözer, “Anlaşılıyor ki ne Bakan ne de RTÜK o yayının bandını izlemiş! İzleseler böyle komik bir gerekçe ile bir kanala en ağır cezanın verilmesini savunamazlardı. ‘Konuklarına nazaran ciddi tepki vermemek’ diye bir ceza gerekçesi olabilir mi? Ayrıca izlemeden ceza verdikleri belli. Hem programın sunucusu hem de milletvekili arkadaşımız söylenenin kamuoyuna çarpıtılmadan doğru biçimde aktarılması için ellerinden geleni yapıyor. Bunu görmezden gelerek böylesine komik bir gerekçe ile en ağır cezanın verilmesi o kanal üzerinde siyasi baskı ve sindirme operasyonundan başka bir şey değildir. Sayın Bakanın da önüne konan bu saçma sapan izahati ‘yanıt’ diye yüce Meclis’e gönderiyor olması da ayrı bir komedi” dedi.

ÇAKIRÖZER “BU CEZALARIN NERESİ TARAFSIZ?” DİYE SORDU

Bakanın RTÜK’ün kanallara “tarafsız ve eşit davrandığı” şeklindeki yanıtını ise Çakırözer şu sözlerle değerlendirdi:

“RTÜK üyesi İlhan Taşcı’nın raporu var: Sadece 2020 yılında Halk TV, Tele1, KRT, Fox ve Habertürk’e toplam 54 kez ceza kesilmiş. A Haber, ATV, Kanal7 ve diğerlerinin olduğu kanallara ise sadece 4 kez! Halk TV’ye 5 gün ekran karartma dahil toplam 15 yaptırım.  Tele1’e 5 gün ekran karartma dahil toplam 19 yaptırım. KRT’ye 3 idari para cezası, FOX TV’ye 9 idari para cezası ve  3 ana haber bülteni durdurma cezası. Habertürk’e ise bir yılda 7 yaptırım. İktidarı sorgulayan televizyon kanallarına 2020 yılında 10 milyon TL para cezası kesilmiş. İktidar yanlısı kanallara ise yapılan yüzbinlerce şikayete rağmen sadece 400 bin lira. Tam 50 kat fark var! Bu cezaların neresi tarafsız, neresi eşit? Gerçek habercilik yapan kanallar RTÜK Başkanının bizzat talimatlarıyla, en ağır para cezalarıyla karatma cezalarıyla susturulmak isteniyor. Bu kararların hepsi siyasidir, cezalar haksızdır, hukuksuzdur, ölçüsüzdür. Türkiye’de tarafsız ve eşit medyanın önündeki tek engel RTÜK iken çıkıp ‘Biz tarafsız ve eşit davranıyoruz’ denilmesi milletle alay etmekten başka bir şey değildir.”

________________________________________________________________________________________________

BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞE DESTEK OLMAK İÇİN;

“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan, bağımsız ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan, Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir, DİJİTAL KİTAPLARIMIZDAN (e-kitap) satın alabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi  belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”

DİJİTAL BOOK STORE SANAL KİTABEVİ:

https://www.shopier.com/ShowProductNew/storefront.php?shop=dijitalbookstore&sid=d2FqS25GbkNlRDh0dW5ucjBfLTFfIF8g

YOUTUBE KANALI LİNKİ:

https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w

 

 

Okumaya Devam Et

MEDYA

68 MİLYAR TL’LİK KEYFİ KAMU İHALESİ

Yayınlanma Tarihi:

on

AKP döneminde delik deşik edilen Kamu İhale Kanunu’nda sadece doğal afet,zorunlu haller gibi durumlarda kullanılabilecek 21/B  maddesini kullanmak,istisnai alım ve doğrudan alım yöntemleri artık yandaş şirketlere ihale kıyağı yapmanın yasal formülü haline geldi.

AKP iktidarının ve belediyelerin 2020 yılında yaptığı mal ve hizmet alımları hem tutar hem sayı olarak arttı. Aynı zamanda Kamu İhale Kanunu dışında kalan istisna alımları, doğrudan temin, pazarlık ve belli istekliler arasında yapılan ihaleler de tüm hızıyla artarak sürdü. Belli çevrelere rant aktarma aracına dönüşen kamu alımları bir yılda yaklaşık yüzde 20, ihale sayısı da yüzde 6 dolayında arttı., istismara açık keyfi yöntemlerle yapılan ihalelerdeki artışın oranı ise yüzde 26 oldu.

BirGün’den Nurcan Gökdemir’in haberine göre Kamu İhale Kurumu, kamu idarelerinin 2020 yılında yaptığı alımlara ilişkin raporunu açıkladı. Buna göre, 2020 yılında 8 bin 923 kamu idaresi doğrudan temin dışında 100 bin 350 ihale yaptı, bu ihalelerden 21 bin 817’si ihale tarihinden sonra iptal edildi. Kuruma 163 milyar 87 bin 419 TL sözleşme bedeli olan 104 bin 213 ihalenin sonuç bilgisi gönderildi. Bu sözleşmeleri 37 bin 758 gerçek ve tüzel kişi üstlendi. 2020 yılında sözleşme sonuç bilgisi gönderilen ve iş başlangıcı 2020 yılı olan ihale sayısı 66 bin 527 olarak belirlendi.

EKAP üzerinden gerçekleştirilen doğrudan teminle yapılanlarla birlikte toplam kamu alımları tutarı 172 milyar 526 bin 653 TL’ye çıktı. Bu tutarın 143 milyar 443 milyon TL’si kanunda belirtilen ihale usulleri kapsamında, 19 milyar 644 bin TL’si istisna kapsamında, 9 milyar 439 bin TL’si doğrudan temin yoluyla gerçekleştirildi. 38 milyarlık ihale pazarlık, 803 milyon liralık ihale ise belli istekliler arasında yapıldı.

İSTEDİĞİNE VERDİ

Rapora göre, İhale Kanunu kapsamındaki ihale usulleri ve istisna kapsamında gerçekleştirilen alım sayısı 66 bin 527 oldu. Bu ihalelerin sayı olarak yüzde 87,12’si kanunda belirtilen ihale usulleri kapsamında gerçekleştirilirken yüzde 12,88’i istisna kapsamında yapıldı. 435 bin 290 alım da doğrudan temin yoluyla yapıldı.

YİNE DOĞRUDAN TEMİN

İhale komisyonu kurma, yeterlik kurallarını arama zorunluluğu bulunmaksızın gerçekleştirilen doğrudan temin yönteminin kullanıldığı sözleşme büyüklüğü yüzde 22 arttı. Yapılan alım sayısındaki artış da yüzde 3.5 dolayında oldu. 2019 yılında doğrudan teminle 7.6 milyar TL’lik alım yapılırken 2020’de rakam 9.4 milyar TL oldu

Bu kapsamdaki alımların 68,85’ini mal alımı, yüzde 2,73’ü yapım işi, yüzde 28,33’ü hizmet alımı ve yüzde 0,09’u danışmanlık hizmet alımı oluşturdu.

İSTİSNAİ ALIM 19.6 MİLYAR TL

Kamu İhale Kanunu’ndaki şartlara uyulmadan alfabenin tüm harfleri yetmediği için çiftli harf kullanılarak sürdürülen 3’üncü maddedeki istisnalardan yararlanılarak yapılan alımların tutarı 19.6 milyar TL oldu. Bunun 12 milyarı ile mal, 3.9 milyar TL’si ile yapım işi, 25 milyon TL’si ile de danışmanlık hizmeti alındı.

İstisnalardan yararlanılarak yapılan alımlardaki en yüksek artış yapım işinde oldu. Önceki yıl 2.6 milyar TL’lik yapım işi alımı yapılırken bu yıl rakam 3.9 milyar TL’ye çıktı.

‘21B’ İLE YAPIM İŞİ VERİLDİ

Kamu İhale Kanunu ’nun pazarlıkla alımı düzenleyen 21’inci maddesinin “b” fıkrası yine en çok kullanılan madde oldu. “Doğal afetler, salgın hastalıklar, can veya mal kaybı tehlikesi gibi ani ve beklenmeyen veya yapım tekniği açısından özellik arz eden veya yapı veya can ve mal güvenliğinin sağlanması açısından ivedilikle yapılması gerekliliği idarece belirlenen hallerde veyahut idare tarafından önceden öngörülemeyen olayların ortaya çıkması üzerine ihalenin ivedi olarak yapılmasının zorunlu olması” hükmü kullanılarak yapılan alımlar 23.1 milyar TL’den 34.1 milyar TL’ye çıktı. Bir yıllık artış yüzde 48 dolayında oldu.

Pandemi dolayısıyla daha çok kullanılan bu ihale yöntemiyle en fazla mal alımı değil yapım işi alımı yapıldı. 24.1 milyar TL yapıma, 5.2 milyar TL mal alımına, 4.7 milyar TL de hizmet alımına harcandı.

________________________________________________________________________________________________

BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞE DESTEK OLMAK İÇİN;

“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan, bağımsız ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan, Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir, DİJİTAL KİTAPLARIMIZDAN (e-kitap) satın alabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi  belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”

DİJİTAL BOOK STORE SANAL KİTABEVİ:

https://www.shopier.com/ShowProductNew/storefront.php?shop=dijitalbookstore&sid=d2FqS25GbkNlRDh0dW5ucjBfLTFfIF8g

YOUTUBE KANALI LİNKİ:

https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w

Okumaya Devam Et

MEDYA

İSTANBUL VALİSİ YERLİKAYA “KADEMLİ NORMALLEŞMEYE” GEÇİLECEĞİNİ DUYURDU

Yayınlanma Tarihi:

on

İstanbul Valisi Ali Yerlikaya resmi sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım ile “Kademeli normalleşme” sürecine girileceğini duyurdu.

İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, sosyal medya hesabından paylaşım yaparak, “Koronavirüs mücadelemizde 1 yıl bitiyor ve kademeli normalleşme sürecine geçiyoruz” dedi.

Vali Yerlikaya, “Bu günlere sabır ve anlayışla geldik. Hedefimiz: En düşük risk grubu. Özlediğimiz günlere kavuşmak için hep birlikte tedbirlere uymaya devam edelim” diye yazdı.

________________________________________________________________________________________________

BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞE DESTEK OLMAK İÇİN;

“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan, bağımsız ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan, Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir, DİJİTAL KİTAPLARIMIZDAN (e-kitap) satın alabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi  belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”

DİJİTAL BOOK STORE SANAL KİTABEVİ:

https://www.shopier.com/ShowProductNew/storefront.php?shop=dijitalbookstore&sid=d2FqS25GbkNlRDh0dW5ucjBfLTFfIF8g

YOUTUBE KANALI LİNKİ:

https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w

 

Okumaya Devam Et







Popüler

%d blogcu bunu beğendi: