Sosyal Medya Hesaplarımız

GÜNDEM

MANSUR YAVAŞ’TAN GÖKÇEK HAKKINDA YENİ SUÇ DUYURUSU!

Yayınlanma Tarihi:

on

Ankara Büyükşehir Belediyesi yerel seçimlerin ardından göreve gelen yeni başkan Mansur Yavaş döneminde, eski başkan Melih Gökçek’in dönemindeki yolsuzluk ve usulsüzlükler ile ilgili pek çok dosyayı savcılığa iletmişti.Gökçek hakkında Ankara Büyükşehir Belediyesi’nce Cumhuriyet Savcılığı’na yapılan suç duyurularına bir yenisi eklendi.

Ankara Büyükşehir Belediyesi,görevinden istifa ettirilen eski başkan Melih Gökçek döneminde belediyenin kuruluşu olan BELKA A.Ş üzerinden “UÇUŞ OKULU KURMAK” amacı ile piyasa değerinin üzerinde satın alınan 15 uçak ve 1 helikopterin alımı ile ilgili dönemin BELKA A.Ş Yönetim Kurulu Üyeleri hakkında savcılığa “Görevi kötüye kullanmaktan” suç duyurusunda bulundu.

Cumhuriyet Gazetesi’nden Sena Yaşar’ın haberine göre BELKA A.Ş yönetiminde bulunan  Levent Karaca, Bekir Yağcı, İbrahim Gülerce, Mustafa Ceylan, Ramazan Kabasakal, Hüseyin Küçükaltun, Fatih Atalay, Murat Aksoy, Osman Özbayrak, Memduh Tıraş, Ömer Bircan, Selim Cerrah, Ömer Öksüz, Fazlı Sarı ve Yusuf Yalçınkaya hakkında “görevi kötüye kullanmak” ve “kamu kaynaklarını israf etmekten” dolayı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulurken bu isimlerin hakkında sorumluluk davası yanı sıra kamu davası açılması da talep edildi.

GÖKÇEK 23 MİLYON TL’LİK FİLO KURDU,FİLO YERDE ÇAKILI KALDI

Başkanlığı döneminde Melih Gökçek 23 Milyon 645 Bin TL tutarında bedelle 15 uçak ve 1 helikopterden oluşan bir filo kurdu.

Bu uçaklar ve helikopterler ise piyasa araştırması yapılmadan ve piyasa fiyatının üzerinde rakamlar ile Güneydoğu Havacılık, Vizyon Havacılık ve Çam Grup Dış Ticaret A.Ş.’den satın alındı.

Bu şirketlerden alınan uçaklar ise Gökçek’in “SEĞMEN HAVA OKULU” projesi gerçekleşmeyince uçamadı ve filonun Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne bakım maliyeti 8 milyon 83 bin TL olmuş, en sonunda ise uçaklar Vizyon Havacılık isimli şirkete 17 bin 500 TL’ye geri satılmıştı.

Gerçekleştirilen bu satışların ise tam da 15 Temmuz Darbe girşiminin hemen ardından yapılması ise dikkat çekici bir husus olarak ortaya çıkmıştı.

KİM BU “BALLI” ŞİRKETLER?

Melih Gökçek’in piyasa değerinin çok üzerinde fiyatlar ile alım yaptığı sonrasında ise komik bir bedelle geri sattığı 15 uçak ve 1 helikopterden oluşan hava filosunun alım-satımında adı geçen şirketler ise Gökçek döneminde Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından adeta ihaleye boğulmuş…

İsmi geçen şirketlerden Vizyon Havacılık ve Çam Grup Dış Ticaret A.Ş MÜSİAD üyesi ve AKP’ye yakınlığı ile bilinen iş adamı Ali Okan Çam’a ait.

ÇAM GRUP adı altında faaliyet gösteren ve havacılıktan,özel güvenliğe,film yapım sektöründen,dış ticarete kadar pek çok alanda şirketi olan Ali Okan Çam’ın “Parlaması” ise son 10 senede Ankara Büyükşehir Belediyesi ile kurduğu “yakın” ilişkiler sonrasında gerçekleşti.

Gökçek Ailesi ile de çok “yakın” olan Ali Okan Çam’a ait şirketler, Gökçek döneminde ihale üzerine ihale aldı.

ÇAM GRUP’un 2013-2017 yılları arasında arasında aldığı ihalelerin %98’i ise ASKİ’den…

ÇAM GRUP bünyesinde faaliyet gösteren Çam Güvenlik, Çam Grup Dış Ticaret A.Ş,Burj Turizm,İmaj Dizayn,Kristal Yapı Merkez,Altın Yapım isimli firmalar ile Ali Okan Çam’ın neredeyse 5 günde bir (150 milyon tutarında toplam 450 ihale) Ankara Büyükşehir Belediyesi’nden ihale aldığını gazeteci Murat Ağırel ortaya çıkartmıştı.

Alım-satım işlemlerinde adı geçen bir diğer firma olan ve uçakların 17 bin 500 TL’ye “Geriş satıldığı” Güneydoğu Havacılık isimli firmanın sahibi ise Hüseyin Sarıdağ ise Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü;’nde devlet memuru iken 6 ay izin kullanıp izni esnasında Tarım Bakanlığının yangın söndürme uçuşları ihalesi için “Kulis” yapınca hakkında soruşturma açılmış ve Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü Diyarbakır Bölge Müdürlüğü’ne şef kadrosu ile “Sürülmüştü”…

Ama buna rağmen Sarıdağ’ın firması yangın söndürme ihalesini almış ancak bu kez de sorumluluklarını yerine getirmeyerek orman yangınlarında büyük kayıplar yaşanmasına neden olmuş,konu ve şirket Meclis gündemine taşınmıştı.

 

Yorum yapmak için tıklayın

Bir Cevap Yazın

GÜNDEM

AVUKATLAR ANKARA’DA SIHHİYE ADLİYESİ’NE YÜRÜDÜ

Yayınlanma Tarihi:

on

AKP’nin ‘çoklu baro’ sistemine karşı avukatlar direnmeye devam ediyor. Kuğulu Park’ta sabahlayan baro başkanları ve avukatlar, yasa teklifinin geri çekilmesi imzaladıkları dilekçeleri teslim etmek üzere Meclis’e yürüdü. Polis avukatların yürüyüşünü 3 kez barikat kurarak engelledi. Avukatlar Sıhhiye Adliyesi’ne yürüdü.

AKP’nin “çoklu baro” sistemine karşı çıkan baro başkanları sabaha kadar Kuğulu Park’ta nöbetteydi.

Polis Kuğulu Park’a geçişi kapattığı için Tunalı Hilmi Caddesi’nde bekleyen avukatlar ve baro başkanları, Meclis’teki yasa teklifinin geri çekilmesi için dilekçe imzaladılar. Baro başkanları ve avukatlar Meclis’e dilekçelerini vermek üzere yürüyüşe geçtiler.

Polis avukatların yürüyüşünü 3 kez barikat kurarak engellemeye çalışırken, baro başkanları ve avukatların dilekçeleri Meclis bahçesinde dilekçe komisyonu üyelerince alınmaya başlandı.

Avukatlar “Paralel baro istemiyoruz”, “Savunma yoksa adalet de yok” sloganları attı.

Meclis’e alınmayan avukatlar baro başkanlarıyla birlikte Sıhhiye Adliyesi’ne doğru yürüyüşe geçti.

Çevredeki yurttaşlar avukatlara alkışlar ve arabalardan korna çalarak avukatlara destek verdi.

Adliyenin etrafı polis tarafından barikatlarla çevrilirken avukatların barikatın açılması için adliyenin arka kapısı önünde uzun süre beklediler.

Bu bekleyişin ardından baro başkanları Sıhhiye Adliyesi önünde açıklama yaparak çoklu baroya neden karşı olduklarını bir kez daha anlattılar…

Okumaya Devam Et

GÜNDEM

AYASOFYA KARARINDAN SONRA YUNANİSTAN’DAKİ CAMİLERE NE OLACAK?

Yayınlanma Tarihi:

on

HABER ALTERNATİF-HABER MERKEZİ

Danıştay 10.Dairesinin Ayasofya ile ilgili müze kararını kaldıran kararı sonrasında bu kez yabancı ülkelerde,özellikle de Yunanistan’da bulunan camilerin “misilleme” olarak kapatılması yahut  kiliseye dönüştürülmesi ihtimali konuşulmaya başlandı.

Özellikle son dönemde ilişkilerin yeniden gergin bir süreç içerisine girdiği Yunanistan’da bulunan pek çok cami son aylarda restorasyon gerekçesi ile kapatılıyordu.

Yunanistan’da bulunan Hamza Bey Camii,İbrahim Paşa Camii,Yeni Camii,Alaca İmaret Camii,Fethiye Camii,Recep Paşa Camii,Eminzade Hacı Ahmet Ağa Camisi ve Karaferya Musalla Namazgahı gibi camilerin akıbeti merak konuu oldu.

YUNANİSTAN’DA CAMİLER KAPATILIYOR,KİLİSEYE ÇEVİRİLİYOR

Yunanistan’da bulunan Hacı Ahmet Ağa Camisi ve Karaferya Musalla Namazgahı mimari yapısı değiştirilerek Ortodokslara ait bir mekana dönüştürülürken,Kavala’da 1530’da inşa edilen İbrahim Paşa Camisi ise kiliseye çevrildi.

Öte yandan Serez’de 1385’te inşa edilen Eski Caminin 1937’de yıktırılıp yerine alışveriş merkezi yapıldığı, Rodos’ta ise 1578’de Sultan 3. Murat tarafından yaptırılan Sultan Mustafa Camisinin bugün nikah salonu olarak kullanıldığı biliniyor.

Selanik’te 1484’te inşa edilen ve bugüne kadar ayakta kalmayı başarabilen Osmanlı eserlerinden Alaca İmaret Camisi ise müze olarak hizmet veriyor. 1904’te yaptırılan Yeni Cami, Selanik’in Yunan idaresine geçmesinin ardından minaresi yıkılarak ibadete kapatıldı ve mübadele yıllarında göçmenler için konut olarak kullanıldı. Bugün ise belediyenin sergi salonu olarak kullanılıyor.

YUNANİSTAN KÜLTÜR BAKANLIĞI’NDAN AYASOFYA KARARI İÇİN “PROVAKASYON” AÇIKLAMASI

Yunanistan Kültür Bakanlığı, Ayasofya’yı camiye dönüştürmenin yolunu açan Danıştay kararının tüm medeni dünyaya karşı “açık provokasyon” olduğunu söyledi.

Yunanistan Kültür Bakanlığı’nın bu açıklamasının ardından Yunanistan’da bulunan diğer cmiler için de kapatma,kiliseye yahut müzeye çevirme işlemi yapılabileceği konuşuluyor.

Okumaya Devam Et

GÜNDEM

DANIŞTAY’IN AYASOFYA KARARI BELLİ OLDU

Yayınlanma Tarihi:

on

Danıştay 10. Dairesi, Ayasofya’nın camiden müzeye dönüştürülmesine dair 24 Kasım 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararını iptal etti. Danıştayın gerekçesinde, Ayasofya’nın Fatih Sultan Mehmet Han Vakfı mülkiyetinde olduğu, cami olarak toplumun hizmetine sunulduğu belirtildi.

Danıştay 10. Dairesi, Ayasofya‘nın camiden müzeye dönüştürülmesine dair 24 Kasım 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararını iptal etti.

Sürekli Vakıflar Tarihi Eserlere ve Çevreye Hizmet Derneği, Ayasofya’nın camiden müzeye dönüştürülmesine yönelik Bakanlar Kurulu kararının iptali istemiyle Danıştayda dava açtı.

Davayı duruşmalı inceleyen Daire, 2 Temmuz’daki duruşmada tarafları dinledi.

Duruşmanın ardından dosyayı inceleyen Danıştay 10. Daire kararını verdi. Daire, Ayasofya’nın camiden müzeye dönüştürülmesine dair 24 Kasım 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararını iptal etti.

TAPU BELGESİNDE CAMİ VASFI İLE TESCİLLİ

Daire’nin 19 sayfalık gerekçesinde, dava konusu Bakanlar Kurulu kararının, ilgili mevzuat, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları kapsamında değerlendirildiği belirtildi.

Gerekçede, Ayasofya’nın, statüsü muhafaza edilerek, hukuk düzeninde güvence altına alınan özel hukuk tüzel kişiliğini haiz mazbut vakıf niteliğindeki Fatih Sultan Mehmet Han Vakfının mülkiyetinde olduğu kaydedildi.

Ayasofya’nın, vakfedenin iradesi gereği, sürekli şekilde cami olarak kullanılması için toplumun hizmetine sunulduğu, bedelsiz kamunun istifadesine terk edilmesi yönüyle hayrat taşınmaz niteliği taşıdığı, tapu belgesinde de cami vasfı ile tescilli bulunduğuna dikkati çekilen gerekçede, şu ifadeler yer aldı:

“Vakıf senedinin, hukuk kuralı etki değer ve gücünde olduğu, vakfedilen taşınmazın vakıf senedindeki niteliğinin ve kullanım amacının değiştirilemeyeceği, bu hususun tüm gerçek tüzel kişiler kişilerle birlikte davalı idare için de bağlayacı olduğu kuşkusuzdur. ”

Türk hukuk sisteminde kadimden beri korunarak yaşatılan Vakfa ait taşınmaz ve hakların vakfiyesi doğrultusunda istifadesine bırakıldığı toplum tarafından kullanılmasına engel olunamayacağı, vakıf senedinde sürekli olarak tahsis edildiği cami vasfı dışında kullanımının ve başka bir amaca özgülenmesinin hukuken mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır.”

CUMHURBAŞKANI MİLLETE SESLENECEK

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın karara ilişkin 20.53’te millete sesleniş konuşması yapacağı bildirildi.

AYASOFYA İLE İLGİLİ YARGISAL SÜREÇ

Sürekli Vakıflar Tarihi Eserlere ve Çevreye Hizmet Derneği, Ayasofya için ilk olarak 2005’te Danıştay’a dava açmıştı. Dernek, 24 Kasım 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararının iptali ve yürütmenin durdurulmasını istemişti.

Danıştay 10. Dairesi, 24 Haziran 2005’te söz konusu Bakanlar Kurulu kararının yürütmesini durdurma istemini reddetmişti. Daire 2008’de ise Ayasofya Camisi’nin müze olarak kullanılmasında hukuka aykırılık bulunmadığına işaret ederek, davayı reddetmişti.

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, Dairenin bu kararını onamıştı. Dernek, 2016’da tekrar Danıştaya dava açmıştı.

Derneğin, Anayasa Mahkemesine yaptığı bireysel başvuru hakkında ise 2018’de karar verilmişti. Yüksek Mahkeme, Ayasofya’nın namaz kılınması için ibadete açılması yönündeki talebin reddedilmesi nedeniyle din ve vicdan hürriyetinin ihlal edildiği iddiasıyla yapılan başvuruyu, “incelenmeksizin kişi bakımından yetkisizlik” nedeniyle kabul edilemez bulmuştu.

Okumaya Devam Et

Popüler

%d blogcu bunu beğendi: