Sosyal Medya Hesaplarımız

GÜNDEM

MİT TIRLARI DAVASINDA CAN DÜNDAR’A TOPLAMDA 27 SENE HAPİS CEZASI

Yayınlanma Tarihi:

on

MİT Tırları’nın durdurulması ile ilgili davada yargılanan Can Dündar’a “Casusluk” suçundan 18 yıl 9 ay, “FETÖ’ye yardım” suçundan ise 8 yıl 9 ay hapis cezası verildi.

MİT TIR‘larının durdurulmasına ilişkin gizli kalması gereken bilgi ve fotoğraflara Cumhuriyet Gazetesi’nde Genel Yayın Yönetmeni olduğu dönemde yer verdiği gerekçesiyle çarptırıldığı 5 yıl 10 ay hapis cezası, Yargıtay’ca bozulan Can Dündar‘ın yargılandığı davada karar çıktı.

Mahkeme, Can Dündar’ı “Gizli kalması gereken bilgileri casusluk maksadıyla temin etmek” suçundan 18 yıl 9 ay, “FETÖ’ye dahil olmamakla birlikte örgüte yardım” suçundan ise 8 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırdı.

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki kapalı görülen 13. celseye, firari sanık Can Dündar katılmadı. Dündar’ın avukatları da duruşmaya katılmadı. Davada “katılan” sıfatı bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile MİT Müsteşarlığı’nı avukatları temsil etti. Daha önceki duruşmada reddi hakim talebinin üst mahkemece reddedildiği öğrenildi. Katılanlar avukatları, sanığın cezalandırılmasını talep etti.

İKİ SUÇTAN CEZA VERİLDİ

Mahkeme heyeti, sanık Can Dündar’ı “Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri, siyasal veya askeri casusluk maksadıyla temin etmek” suçundan 18 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırdı.

“ÖRGÜTE YARDIM” SUÇUNDAN 8 YIL 9 AY HAPİS

“FETÖ / PDY Silahllı Terör Örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olmamakla birlikte örgüte yardım etme” suçundan ise Dündar’ı 8 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırdı. Heyet, “suç tarihinde toplumda tanınan gazetenin genel yayın yönetmeni olması nedeniyle suça konu haberlerle örgüt lehine toplumda oluşturduğu algının boyutu, özellikle sanığın suça konu haberlerinden sonra örgüt tarafından bu haberlerin eş güdümlü olarak kullanılmaya başlanılarak uluslararası arenaya taşındığı, söz konusu haberlerle siyasi iktidarı gerek iç kamuoyunda, gerekse uluslararası alanda “Teröre destek veren bir ülke” konumuna düşürmek kastının yoğun olarak bulunması, böylelikle örgüte sağlanan fayda, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı” gerekçeleriyle bu suçtan ceza verdiğini belirtti.

İKİ SUÇTAN DA İNDİRİM UYGULANMADI

Sanığın “duruşmadaki tutum ve davranışları, yargılama sürecinde yurtdışına kaçmış bulunması, halen firari olarak aranmakta olması, yargılama sürecinde sosyal medyada yayınladığı videolar ve yaptığı paylaşımlarla pişmanlık duymadığının anlaşılmasıyla yeniden suç işlemeyeceğini ilişkin olumlu kanaat oluşmaması” gerekçeleriyle her iki cezasında da indirim uygulanmadı.

HÜKÜMLE BİRLİKTE TUTUKLANMASINA DA KARAR VERİLDİ

Mahkeme, sanık Dündar’ın uzun süreden beri firari olarak aranmakta olması ve kaçak kararı alınmasına rağmen yargılamaya katılmaması gerekçesiyle her iki suçtan da hükümle birlikte tutuklanmasına da karar verildi. Dündar hakkında daha önceden çıkarılan tutuklamaya yönelik yakalama emrinin infazının da aynen devamına hükmedildi. Mahkeme, Can Dündar hakkında daha önceki aşamalarda çıkartılan kırmızı bülten ve iade talepnamesi işlemleriyle iadesinin istenilmesine karar verdi.

BİR SUÇTAN DA BERAAT

Mahkeme, sanık Can Dündar hakkında “Gizli kalması gereken bilgileri, siyasal veya askeri casusluk maksadıyla açıklamak” suçunun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı gerekçesiyle beraat kararı verdi.

EL KOYMA KARARI DEVAM

Can Dündar hakkında 7 Ekim 2020’de alınan el koyma kararının karar kesinleşinceye kadar devamına da hükmedildi.

(KAYNAK:NTV)

Yorum yapmak için tıklayın

Bir Cevap Yazın

GÜNDEM

BAKAN KOCA:”HATALIYIM HALKIMDAN ÖZÜR DİLİYORUM”

Yayınlanma Tarihi:

on

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, fıkıh alimi Muhammed Emin Saraç’ın cenazesindeki görüntüler nedeniyle özür diledi.

“Pandemide salgının nasıl seyrettiğini ve bulaşın nasıl olduğunu hepimiz biliyoruz. Kalabalık ve kapalı ortamlarda bulaşın daha fazla olduğunu biliyoruz. Ben cenazede o tarz mesafenin ortadan kalkabileceği bir görüntünün olabileceğini öngörmedim” diyen Koca, “Öngörmem gerekiyor muydu? Evet gerekiyordu. Bu benim kusurum. Vatandaşımızdan bu anlamda özür diliyorum. Bizler 83 milyon olarak herkes eşit fedakarlık göstererek pandemi döneminde mücadeleye katkı sağlamalı. Yani kapalı ve kalabalık ortamlardan uzak durmaya gayret göstermeliyiz” dedi.

Koca kamuoyunda büyük tartışma yaratan bedava aşı iddialarıyla ilgili olarak da ”Verilmeyecek hesabım yok,yarın açıklama yapacağım”dedi

Okumaya Devam Et

GÜNDEM

UZMANLARDAN 10 İL İÇİN 15 GÜN “TAM KAPANMA” ÖNERİSİ

Yayınlanma Tarihi:

on

Koronavirüs salgınıyla mücadelede 1 Mart itibariyle yeni döneme geçme planları yapılırken, bazı şehirlerdeki vaka sayılarında adeta patlama yaşandı. En fazla sıçramayı Karadeniz bölgesindeki iller yaparken, bu iller için 15 gün sokağa çıkma yasağı önerisi yeniden gündeme geldi.

Koronavirüs vaka sayısı yükselmeye devam ederken özellikle bazı bölgelerde sıçrama yaptı. En büyük sıçrama Ordu’da yaşanırken, onu yine Karadeniz illeri takip etti. Vaka sayısı sıçrama yapan bölgelerde 15 günlük sokağa çıkma yasağı talepleri daha yüksek sesle dile getirilmeye başlandı.

Sağlık Bakanlığı’nın bir hafta arayla yayınladığı vaka tablosuna göre Ordu en büyük sıçramayı yaparak 100 binde 228 ile salgının en yoğun yaşandığı il haline geldi. Ordu’yu, Giresun, Samsun, Tokat, Bolu, Sakarya, Ardahan, Adıyaman, Erzurum, Kırklareli takip etti.

15 GÜN SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI ÖNERİSİ

Öte yandan Karadeniz Bölgesi’nde görev yapan uzmanlar bölge için en az 2 haftalık tam kapanmanın şart olduğunu ifade ediyorlar. KTÜ Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Faruk Aydın vakalardaki sıçrayışa dikkat çekip, “Bölgedeki bu durumun devamı veya bunu kırmanın mutlaka bir yolunun bulunması gerekiyor. Bunlardan bir tanesi olarak en azından 15 günlük tam kapanmayı önermek istiyorum” dedi.

Trabzon Tabip Odası Başkanı ve Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi öğretim üyesi Dr. Yaşar Kibar Güven de, “Vaka sayısı yüksek ve diğer illere göre oran yukarıda olan bu 4 ilin arasındaki ilişkiler sınırlandırılmalı, daha kati tedbirler alınması lazım. Gerekirse ‘bölgesel karantina’ da düşünülebilir” dedi.

________________________________________________________________________________________________

BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞE DESTEK OLMAK İÇİN;

“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan, bağımsız ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan, Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir, DİJİTAL KİTAPLARIMIZDAN (e-kitap) satın alabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi  belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”

DİJİTAL BOOK STORE SANAL KİTABEVİ:

https://www.shopier.com/ShowProductNew/storefront.php?shop=dijitalbookstore&sid=d2FqS25GbkNlRDh0dW5ucjBfLTFfIF8g

YOUTUBE KANALI LİNKİ:

https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w

 

Okumaya Devam Et

GÜNDEM

ÜNİVERSİTE DEĞİL AİLE ŞİRKETİ!

Yayınlanma Tarihi:

on

2019 yılı Sayıştay raporlarına göre İzmir Katip Çelebi Üniversitesi’nde görev yapan tam 27 kişinin akraba olduğu ortaya çıktı…

Sayıştay Başkanlığı ‘İzmir Katip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) 2019 Yılında hazırladığı Denetim Raporu’nda; “Objektif ve denetlenebilirlik ilkelerine riayet edilmemiş, ilanların büyük çoğunluğunda spesifik ve belli bir kişiyi çağrıştıran şartlar istenmiştir. Bunun sonucunda da, alım yapılacak toplam 195 kadronun tamamı için sadece birer kişi başvuru yapabilmiş ve aynı kişiler kadrolara alınmıştır” ifadelerine yer verildi.

Sayıştay ayrıca şube müdürlüğü kadrolarına, şube müdüründen daha üst görev niteliğinde bulunan kadrolardan sınavsız atama yapılmasıyla ilgili, eşitlik, liyakat ve kariyer ilkeleri çerçevesinde atama yapılması şartları dikkate alınmaksızın atamalar gerçekleştirildiği bulgusuna yer verdi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) Üyesi Mahir Polat’ın Meclis gündemine taşıdığı önergesine gelen cevabı değerlendirdi. CHP’li Polat, “Üniversitelerin düşünce ve bilim üreten eğitim kurumları olmaktan çıktığını, AKP iktidarıyla üniversite kadrolarının siyasallaşarak partizanlık, eş, dost ve akraba ilişkileri gözetilerek adrese teslim kadrolarla doldurulduğunu daha önce de defalarca kez gündeme getirdik. Gençlerin hayallerini çalıyorlar” dedi.

ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜNDEN DAHA ÜST GÖREV NİTELİĞİNDE KADROLARA SINAVSIZ 16 KİŞİ ATANDI

Odatv’de yer alan habere göre, CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat’ın soru önergesine ilgilisi olduğu İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Rektörü Prof. Saffet Köse tarafından verilen cevapta; şube müdürlüğünden daha üst görev niteliğinde bulunan kadrolardan 16’sının şube müdürlüğü kadrolarına sınavsız olarak atamasının yapıldığı belirtildi. Polat, “Bu durum kabul edilemez. Binlerce vatandaşımız sınavlarda alın teri dökerken bu kadrolara birileri için sınavsız atama yapılıyor. Her fırsatta kul hakkından bahseden yöneticiler söz konusu kendi eş dost atamalarına geldiğinde kul hakkı yemekten çekinmiyorlar” dedi.

TESPİT EDİLEBİLEN 27 KİŞİ ARASINDA AKRABALIK BAĞI BULUNUYOR

Polat “Bize verilen cevapta rektör, rektör yardımcısı, dekan ve öğretim görevlileri arasından tespit edilebilen 27 kişinin birbiri arasında akrabalık bağı bulunduğu görülmüştür. Üniversiteler bilim yuvalarıdır. Bilimsel çalışmalar yapması beklenen kurumlara yapılan liyakatsiz atamalar ile ne gibi bilimsel çalışmalar üretilebilir ki? AKP iktidarında kurumlardaki kadroların siyasallaşmasının önü açılmış, partizanca ve liyakatsiz atamalar artmış, boş kadrolara yapılan eş dost atamaları iyice ayyuka çıkmıştır. Bilim ve eğitim yuvası olmasını beklediğimiz üniversiteler iktidarın arka bahçesi haline gelmiş durumda. Hemen her gün farklı bir üniversitede benzer olayların yaşandığı, akrabalara kadro yaratıldığı veya boş kadroların liyakatsiz akraba atamalarıyla doldurulduğunu duyuyoruz. Atamalar bu kadar aleni bir şekilde yapılmasına rağmen ancak kamuoyu tepki gösterdiği zaman soruşturma başlatılıyor. Eşitlik ve liyakat ilkelerinin gözetilmemesi açıkça Anayasaya ve Kanunlara aykırıdır” dedi.

İKÇÜ’DE NE OLMUŞTU

-Üniversitenin Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Dişçilik Hizmetleri bölümünde iki öğretim görevlisi kadrosu bulunurken, bunlara rektör yardımcılarının kızları atanmıştı. Yine Katip Çelebi Üniversitesi’nde ders veren bir akademisyen eşinin, sınavda 90 puan alarak birinci olan adaydan 35 puan az almasına rağmen kadroya alınmıştı.

-Sayıştay Başkanlığı’nın Katip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) 2019 Yılı Denetim Raporu’nda ilan kadroları ile ilgili “örneklerde de görüleceği üzere, alımı yapılacak öğretim üyeliği kadroları için ek kriterler getirilirken, 2547 sayılı Kanun’un 23 ve 26’ncı maddelerinde ifade edilen objektif ve denetlenebilirlik ilkelerine riayet edilmemiş, ilanların büyük çoğunluğunda spesifik ve belli bir kişiyi çağrıştıran şartlar istenmiştir. Bunun sonucunda da, alım yapılacak toplam 195 kadronun tamamı için sadece birer kişi başvuru yapabilmiş ve aynı kişiler kadrolara alınmıştır” ifadeleri yer aldı. Bulguları örneklerle açıkladı;

-Turizm Fakültesi Rekreasyon Yönetimi Bölümü Rekreasyon Anabilim Dalı doçentlik kadrosu için, Doktorasını Klasik Arkeolojide yapmış olmak, doçentliğini Müzik Bilim alanında almış olmak, Antik Müzik, Rekreasyon, Müzikle Tedavi ve Ritim konularında bilimsel çalışmaları olmak.

– Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Eski Türk Dili Anabilim Dalı Profesör kadrosu için, doçentlik unvanını Türk Dili alanında almış olmak. Eski Uygurca ve Çağatay Türkçesi üzerine çalışmalar yapmış olmak.

– İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü İktisat Tarihi Anabilim Dalı Profesör kadrosu için, doçentliğini Makro İktisat alanından almış olmak, Tasarruf Açığı ve Ar-Ge Harcamaları, Denge Döviz Kurundan Sapma ve Türkiye’de Para Talebi İstikrarının Yapısal Kırılmalar Altında İncelenmesi konularında çalışmalar yapmış olmak.

– İslami İlimler Fakültesi Temel İslam Bilimleri Bölümü Tasavvuf Anabilim Dalı Doktor Öğretim Üyesi kadrosu için, ilgili ana bilim dalında doktora yapmış ve Mesnevî’de Allah Kâinat ve İnsan konusunda çalışmış olmak.

Okumaya Devam Et







Popüler

%d blogcu bunu beğendi: