Sosyal Medya Hesaplarımız

ÖZEL HABER

OKURKEN VEREM EDECEK BİR YAZI:”ANKARA VEREMLE SAVAŞ DERNEĞİ”

Yayınlanma Tarihi:

on

Sevgili okurlarımız AKP’nin bu vakıf-dernek sevdasını biliyorsunuz… Osmanlı’nın,Selçuklu’nun “Vakıf kültürünü” komple yanlış anlamış olan AKP iktidarı vakıf ve dernekleri birer “Rant aracı” olarak gördüğü içindir ki nerede bir dernek vakıf görse ona karşı sonderece “Duygusal” hissiyatlar besler,hemen bu vakıf ve derneklerin yanıbaşında AKP’li isimler bitiveririr…

Tabii vakıf dernek işi AKP sayesinde rant kapısı haline gelince adeta mantar gibi türeyen tonla “Kağıt üzerind” vakıf-dernek olan ancak aslında rant tezgahının yasal kılıfı olarak kullanılan organizasyonlar kurulurken bir de çok köklü vakıflar var ki AKP bunları da boş bırakmadı…

Bu arada biliyorsunuz son 5 gündür İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun kuzeni Mehmet Soylu’nun da Yönetim Kurulu üyeliği yapmış olduğu RD GLOBAL A.Ş isimli “Ticaret dehası” (!) Raşit Dinç isimli beyefendi ile ilgili yaptığımız 4 farklı dosya ile AKP’nin sağlık sektörüne de ne kadar “Duygusal” olarak sevdalı olduğunu görmüş olduk…

Biz özel dosya haberleri yayınladıkça bu RD GLOBAL haberlere erişim yasağı getiriyor ama işte biz de yazmaya devam ediyoruz…

Az sonra okuyacağınız satırlar Türkiye’nin en köklü derneklerinden birisinin nasıl AKP tarafından “Ele geçirilerek” bir rant kapısı haline getirildiğini içiniz sızlayarak sizlerin gözlerin önüne sererken, bir yandan da yine işin içerisine bu meşhur RD GLOBAL A.Ş’nin nasıl dahil olduğunu göreceksiniz…

Evet “Bu kadar peşrev yeter” diyelim ve yazımıza geçelim…

***

Tarih yaprakları 1940’ları gösterdiğinde genç Cumhuriyet henüz 17 yaşındadır ve pek çok alanda olduğu gibi oluğu gibi sağlık alanında da pek çok imkandan hatta tedavi yöntemlerinden mahrumdur…

Zaten kıt kanaat imkanlar ile ayakta kalmaya çalışan genç Cumhuriyet bir de 2. Dünya Savaşı’nın başlaması ile olası bir savaş durumuna karşı tüm kaynaklarını seferber ederken çoğu alanda ise sıkıntılar yaşamaktadır.

Öte yandan o yıllar Anadolu’da çok sayıda vatandaşımız halk arasında “İnce hastalık” olarak da bilinen verem hastalığı nedeni ile hayatını kaybetmektedir.

İşte durum bu haldeyken bu verem ölümleri giderek artınca Ankara’da bizzat Çankaya Köşkü’nde bir karar alınır…

Dönemin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün eşi Mevhibe İnönü ve Vehbi Koç’un başını çektiği isimlerin ANKARA VEREMLE SAVAŞ DERNEĞİ’ni kurmaları ve bu derneğin daha sonra Türkiye genelinde veremle mücadelenin öncüsü olması planlanmıştır.

Kısa süre içerisinde dernek kurulur ve çalışmaya başlar…

1952 yılında ise ANKARA VEREMLE SAVAŞ DERNEĞİ bünyesinde, Ankara Kalesi’nde 70 yataklı bir VEREMLE SAVAŞ HASTANESİ kurularak vatandaşlara hizmet etmeye başlar.

Yıllar geçtikçe Türkiye de, Türkiye’nin sağlık imkanları da gelişiyor, verem hastalığı artık ölümcül ve yaygın bir hastalık olmaktan çıkıyor. Hali ile ANKARA VEREMLE SAVAŞ DERNEĞİ de VEREMLE SAVAŞ HASTANESİ de önemini kaybediyor ve adeta “Unutuluyor”…

Hastane Ankara Kalesi’nde tabiri yerindeyse “Kaderine terk ediliyor”, içerisinde 5-6 doktorun olduğu, “Enkaz” halinde bir hastaneye dönüşüyor, derneğin kendisi ise 40-50 üyeli adı anılmaz, esamesi okunmaz bir dernek halini alıyor.

Ancak bu derneğin bazı “Önemli özellikleri var”…

“Arkadaş 1940’larda kurulup fiilen ölü halde olan,40-50 üyeli bir derneğin, o derneğin enkaz halindeki hastanesinin ne özelliği olacak?” dediğinizi duyar gibiyiz ancak sakın erken davranmayın zira kazın ayağı öyle değil

Biz yazmaya devam edelim…

ANKARA VEREMLE SAVAŞ DERNEĞİ ve derneğe bağlı hastane ilk kurulduğu yıllarda gerek bizzat dönemin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün hanımı rahmetli Mevhibe İnönü, gerekse Vehbi Koç gibi önemli kuruculara sahip olması, gerekse devletin veremle mücadeleye büyük önem vermesi nedeni ile ciddi imtiyazlar kazanmış bir dernek…

Mesela kendisi için çıkartılan özel kanun ile kurulduğu il sınırları içerisinde bu dernek belediyelerin topladığı eğlence vergilerinin %10’unu alıyor ve buna at yarışı gelirlerinden belediyelerce toplanan vergi dahil…

Dernek hali hazırda Ankara Büyükşehir Belediyesi,Yenimahalle Belediyesi,Altınağ Belediyesi ve Keçiören Belediyesi’nden yıllık 3 milyon TL’lik bu şekilde bir gelire sahip.

Ayrıca “Kamu yararına” statüsü olduğu için ne dernek,ne derneğin hastanesi cüzi miktarlar hariç vergi de vermiyor zira yasal olarak vergiden de muaf!

Öte yandan belki dernek 40-50 üyeli, hastanesi enkaz halinde ama derneğin geçmişten gelen önemli bir mal varlığı var…

Ankara Ulus’ta 2 bin M2’lik arsa, Ankara Ulus’ta bir otopark, Sincan’da Nafiz Körfez Hastanesi pisikiyatri bölümü ek binası mülkiyeti hastane, yurdun çeşitli yerlerindeki “Veremle Savaş Dispanserlerinin” bina mülkiyetleri… (Sadece Ankara’da Keçiören,Yenimahalle,Altındağ ve Çankaya’da 7 adet Veremle Savaş Dispanseri bina mülkiyeti var derneğin.)

En önemlisi de Ankara’da sadece 32 hastanede olan “Özel Hastane ruhsatı” Hastane belki “Enkaz” halinde ama ruhsatı altın değerinde.

Yani aslında ortada devasa bir “Rant” var ve bu derneği yöneten aslında bu rantın da üzerinde oturuyor.

Peki rant olur da AKP bu rantın peşini bırakır mı? Hele de uzmanlık alanı olan Dernek-Vakıf ise söz konusu olan…

Tabii ki bırakmaz..

Şimdi bundan sonraki satırları çok dikkatli okuyunuz zira kamu yararına faaliyet gösteren bir dernek nasıl bir rant kapısı haline getirilmek için operasyonlara maruz kalır sizlere bunu anlatacağız…

***

Takvim yaprakları 2017’yi gösterdiğinde ANKARA VEREMLE SAVAŞ DERNEĞİ’nin Genel Başkanı Dr.Sedat Demircan vefat eder.

Dr.Sedat Demircan’ın vefatı ile birlikte doğal olarak dernek bir olağanüstü seçime gider. Yapılan seçimde vefat eden başkanın döneminde derneğin Genel Sekreteri olan Mahmut Cengiz Acer derneğin yeni genel başkanı seçiliyor.

Ancak bir anda ölen genel başkan Dr.Sedat Demircan’ın kardeşi olan ve Zonguldak’ta yaşayan Prof.Dr. Nejat Demircan ortaya çıkarak yapılan kongrenin sonucuna itiraz ediyor.

Bu itiraz ortaya çıkar çıkmaz daha 1 gün önce İl Sivil Toplum müdürlüğümden dernekler için gerekli elektronik sistem olan DERBİS şifresini almış olan yeni yönetime “Genel Kurul ile ilgili dava açıldı” gerekçesi ile DERBİS şifrelerinin iptal edildiği bilgisi veriliyor.

Bu arada belirtelim derneğin Genel Kurul sonucuna itiraz eden Prof.Dr Zafer Demircan’ın Zonguldak’taki ortağı CHP’nin Zonguldak’ta 2019 yılında Belediye Başkan Adayı olarak gösterdiği Şenol Şanal ve Şenol Şanal aynı zamanda Başkent Hastanesi’nin sahibi,eski CHP Milletvekili Mehmet Haberal’ın da öz be öz yeğeni.

2017-2021 yılları arasında dernek çalkantılı bir süreç geçiriyor ve olağan ve olağanüstü seçimler yapılırken sürekli bir güç mücadelesinin ortasında kalıyor.

Ancak bu arada 2020 yılında “İçişleri Bakanlığı’nın derneklere kayyum atayabilmesinin” önünü açan kanun yasalaşınca olayın rengi değişiyor.

Önce derneğe Ahmet Tan isimli denetçi geliyor ve derneğin rutin denetimini yapıyor ve derneğe “Eksiksizdir” şeklinde denetim raporu veriliyor.

Ama her ne hikmetse dernek tüm denetimlerden geçmişken kısa süre sonra Türk Hava Kurumu’na da kayyum atayan ve Türk Hava Kurumu’nun AKP’li kayyumun eline geçmesinin önünü açan Ankara 9. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından bir tebliğ geliyor ve “Sizi denetim raporuna istinaden görevden aldık” diyor.

Emekli Astsubaylar Derneği’ne kayyum atayan da aynı mahkeme aynı hakim bu arada…

Bu mahkemenin başkanın olan Ömer Azküçük sıklıkla Meclis’e gidiyor, özellikle MHP ve AKP Grup toplantılarında boy gösteriyor. Makam odasında İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun fotoğrafının olması ile tanınıyor camiada. Ve Ömer Azıküçük son HSK kararları ile Ankara Batı Hakimliği’ne atanıyor…

“Ne var bunda,herkes gibi atandığı yere gider yeni görevine başlar” diyorsanız yanılıyorsunuz zira kendisinin bir yere gittiği yok tayini “Birden bire” duruyor ve kendisi hala bu kayyum kararlarını veren Ankara 9.Sulh Hukuk Mahkemesi Başkanı olarak görevine devam ediyor…

Bu arada Türk Hava Kurumu da aslında bünyesindeki çok sayıda mal varlığı ile dikkat çeken ve hatta geçtiğimiz günlerde milyonlarca TL değerindeki onlarca gayrimenkulü satışa çıkartılan bir kurum…

Tesadüf işte…

Neyse devam edelim efendim…

Normalde yasa gereği yönetimi görevden alınan bir derneğe 7 gün içerisinde kayyum atanması gerekirken kayyum bu yasal süreden çok çok sonra ancak 25.05.2021’de atanıyor.

Atanan kayyum da gerçekten evlere şenlik efendim:

Kayyum olarak atanan heyetin “BAŞKANI” Orhan Karagöz… Orhan Karagöz ASKİ’de pompa teknikeri olarak çalışmakta…

Ancak Orhan Karagöz’ün önemli bir özelliği var… Kendisi Engelli Yaşlı Genel Müdürü Orhan Koç ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun danışmanı Mazhar Yıldırımhan’a son derece yakın bir isim…

Kayyum heyetinin bir diğer üyesi Hasan Altıntaş… Hasan Altıntaş ismini futbolseverler ve özellikle Ankaragücü camiası yakından tanıyorlar. Zira kulübün en başarısız yönetimlerinden birisi olarak geçtiğimiz yıl asırlık Ankaragücü Türkiye Süper Lig’den düşerken kendisi de yönetim kurulu üyesiydi.

Ama Hasan Altıntaş’ın daha önemli bir özelliği var… 15 sene boyunca Sağlık Bakanlığı’nda kayyum heyetinin başına atanan  başkan Orhan Karagöz’ün son derece yakın ilişkileri olan Engelli Yaşlı Genel Müdürü Orhan Koç ile birlikte çalışıyor sonrasında ise hoop Borsa İstanbul’a transfer oluyor. Ve kendileri hali hazırda Borsa İstanbul’un Kurumsal İletişim Direktörü görevini yapıyor…

Kayyum olarak atanan bir başka isim ise Salih Dereli…

Salih Dereli de İstanbul’da ikamet ediyor tıpkı Hasan Altıntaş gibi. Ama işte “VEREMLE SAVAŞ” sevdasından olacak ki Ankara Veremle Savaş Derneği kayyum üyeliği görevini kabul ediyor… “Peki Salih Dereli isminin bir özelliği yok mu?” diye sorduğunuzu duyar gibiyim… Olmaz mı efendim olmaz mı? Salih Dereli 1 yıl önce görevden alınan MASAK Başkanı Osman Dereli’nin kardeşi oluyor.

Siyami Aslan ise bir başka “Kayyum” heyeti üyesi… Tabii siz kendisinden sağlıkla ilgili bir kariyer bekliyorsunuz belki ama maalesef efendim Siyami Aslan Çubuk’ta çiftçilik ile uğraşıyor… “Arkadaş hiç mi sağlıkla alakası yok bu adamın nasıl kayyum olur?” derseniz 6 akrabası Ankara Veremle Savaş Hastanesi’nde çalışıyor yani hem derneğin ve doğal olarak ANKARA VEREMLE SAVAŞ DERNEĞİ’nin yöneticisi “Kayyum” olarak hem de 2 oğlu,2 gelini ve 2 yeğeni olmak üzere neredeyse komple tüm sülalesinin de işvereni pozisyonunda. Kendisinin işte sağlıkla alakası da bu…

Nasıl güzel mi? Güzeldir,güzeldir,devam edelim biz…

Kayyum heyetinde Gökhan Subaşı ismine rastlıyoruz… “Gökhan Subaşı kimdir ne yapar?” derseniz sahibi olduğu satılıkhastane.com isimli internet sitesi ile birlikte hastane alım satımı yapıyor!

Kayyum heyetinde eski yönetimden de 2 isim var Adnan Taşdemir ve Gazi Kılıç…

Bu arada Adnan Taşdemir “Yolsuzluk yaptınız” diyerek görevde alınan  yönetimin de üyesi!

Yani nasıl olmuşsa kendisi hem “Yolsuzlukla” suçlanarak görevden alınıyor, hem de kurumu düzgün yönetsin diye atanan kayyuma üye yapılıyor.

Kayyumun diğer ismi ise Mehmet Sarı…Bu Mehmet Bey’in de sağlık ile nasıl bağı ve alakası olduğu bilinmiyor…

Derneğe kayyum atanıyor tabii bizler,sizler de ne bekliyoruz kayyum derneği de hastaneyi de daha iyi yönetsin, düze çıkartsın…

Ama efendim bu “Kayyum” heyeti işi komple yanlış anlamış olacak ki işe “Kadrolaşmadan” başlıyor.

Kayyum olarak atandıkları gün derneğin toplamda 40 üyesi varken bunun 30’unu dernekten ihraç ediyorlar,yerine 80 tane kendi adamlarını yazıyorlar…

Bu arada hastane ve dernek için kayyum heyetinin başındaki Orhan Koç’un oğlunun sosyal medya şirketine işlerin paslanması için kulis çalışmaları tam gaz devam ediyor.

Şimdi efendim bu güzide “Kayyum” heyetini derneğimiz için organize eden isim İçişleri Bakanı Soylu’nun danışmanı olan Mazhar Yıldırımhan…

Mazhar Yıldırımhan’ın “Sağ kolu” pozisyonunda olan ve koordinasyonu sağlayan isim Orhan Koç…

Şimdi efendim sektör sağlık sektörü olur da, burada böylesi bir dernek olur bu dernekte böylesi bir rant olur da 5 gündür biz belgeli özel haberler yaptıkça kendisi mahkemeden jet hızı ile “Erişime engel” kararı çıkartan, ticaret dehamız(!) Raşirt Dinç ve kendisinin 92 bin TL vergi matrahı olsa da bir “KÜRSEL” firma olan (!) şirketi, Allah’ın “Yürü ya kulum” dediği firması RD GLOBAL’in bundan uzak durması mümkün olur mu?

Tabii ki olmaz…

Şimdi bakın işin bu kısmı daha da enteresan…

***

Şimdi bu İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun danışmanı Mazhar Yıldırımhan’ın “Sağl kolu” pozisyonunda olan Orhan Koç’un “Onursal Başkanlığını” yaptığı bir STK var, adı: SEDAFE… Bu SEDAFE içerisinde yaklaşık 15’e yakın dernek bulunduran bir Konfederasyon ve tabii ki sağlık alanında faaliyet gösteriyor.

Peki bu güzide derneğimizin başkanı kim dersiniz? ANKARA VEREMLE SAVAŞ DERNEĞİ Kayyum heyetinin başına atanan ASKİ’de teknikerlik yapan Orhan Karagöz!

Şimdi burada gerek Mazhar Yıldırımhan’ın gerekse de Orhan Koç’un RD GLOBAL’in sahibi Raşit Dinç ile yakın ilişkileri var…

Ankara Balgat’ta bulunan Vasfi Usta isimli ünlü restoranın VIP bölümünde görüşmelerini yapıyor Orhan Koç ile Raşit Dinç… Hatta şu detayı da verelim RD GLOBAL’in devletin sırtından fazladan para kazanmasını sağlayacak SUT listesine alınıp,rakiplerinin listeden çıkartılması da yine bu restoranda yenilen bir yemekten 4 gün sonra gerçekleşiyor…

Neyse böyle “Önemsiz” detaylar ile canınızı sıkmayıp devam ediyoruz…

Şimdi bu Raşit Dinç hazır önü açılmışken,depara kalkmışken bir de Cumhurbaşkanı’nın uçağına binse süper olacak. Ama bunun için de sadece iş adamı olmak yetmiyor işte bir unvan falan lazım…

Aman efendim Orhan Koç bunu da organize ediyor…

Şimdi SADEFE isimli bir STK var demiştik ya…

İşte bu SADEFE isimli STK bünyesindeki 15 dernekten 5’i “Emaneten” ayrılarak SADEF isimli bir Konfederasyon kuruyorlar.

Başkanı da kim oluyor dersiniz? Bingo! RD GLOBAL’in sahibi Raşit Dinç!

Şimdi muhteşem ticari dehamız Raşit Dinç oluyor mu size bir de “Konfederasyon Başkanı” PR’ın dibine vuruluyor…

Haberler çıkıyor ardı ardına “Raşit Dinç’in başkanı olduğu SADEF Uluslararası tıp fuarı düzenlendi” diye halbuki bu fuarlar öyle bilimse tıp kongreleri falan değil,bildiğiniz medikal şirketlerini bir araya getirip iş bağlama fuarları!

Ee, tabii İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun danışmanı Mazhar Yıldırımhan ve kendisine en yakın isimlerden Orhan Koç İçişleri Baklanı Soylu’nun kuzeninin yönetim kurulu üyesi olduğu RD GLOBAL ve sahibine yardımcı olmayacak da kime yardımcı olacak değil mi?

Şimdi gelelim işin son aşamasına…

Hani bu ANKARA VEREMLE SAVAŞ DERNEĞİ’nin “Enkaz” halindeki hastanesi vardı ya… Bu güzide “Kayyum” heyetimizden biz kamu yararına hastaneyi ayağa kaldırmasını, işler hale getirmesini beklerken ne yapıyor dersiniz? Hoop ilk icraat hastaneden 50 kişinin işine son verip, hastaneyi de kapatıyor!

“Arkadaş bu nasıl iş,kayyumun derdi ne, neyin peşinde bu arkadaşlar?” diyorsanız anlatalım efendim…

Ankara’da toplam 32 hastanenin ruhsatı var ve yeni ruhsatı da öyle kolay kolay alamıyorsunuz…

Şimdi güzide kayyum heyetimiz ANKARA VEREMLE SAVAŞ HASTANESİ’ni kapatınca bu hastanenin “Altın” değerindeki ruhsatı da boşa çıkıyor…

Ve iddia o ki bu hastanenin ruhsatının yakın zamanda RD GLOBAL yahut INVAMED şirketleri üzerinden Raşit Dinç’e verilerek müthiş bir özel hastane açmasının önü açılacak…

Şimdi tablo buyken sorulacak sorular var yine:

1-ANKARA VEREMLE SAVAŞ DERNEĞİ’ne kayyum hangi gerekçe ile atanmıştır? Atanan kayyum heyeti hangi yeterlilik ile bu derneği ve hastaneyi yönetecektir?

2- Orhan Koç’un “Onursal Başkanlığını” yaptığı SADEFE isimli konfederasyon neden 5 derneğini “Emaneten” Raşit Dinç’in “Konfederasyon Başkanı” olması için vermiştir? SADEFE isimli konfederasyonun neden bir resmi sitesi yoktur? Bu konfederasyona bağlı dernekler ve faaliyetleri nelerdir?

3-ANKARA VEREMLE SAVAŞ DERNEĞİ’nin gayrimenkullerinin kayyum tarafından satılması gibi bir plan var mıdır?

4-ANKARA VEREMLE SAVAŞ DERNEĞİ’nin kapatılan hastanesinin askıya çıkan ruhsatı iddia edildiği üzere RD GLOBAL yahut INVAMED şirketleri üzerinden Raşit Dinç’e mi verilecektir?

5-Kayyum heyeti içerisinde Salih Dereli ve Hasan Altıntaş İstanbul’da ikamet etmekte ve profesyonel,tam mesaili iş yaşamı olan isimler… Bu şahıslar nasıl Ankara merkezli derneği idare edeceklerdir?

6-HSK tarafından Ankara Batı Adliyesi’ne atanmışken tayini duran 9. Sulh Hukuk Mahkemesi Başkanı Hakim Ömer Azküçük’ün tayini hangi gerekçe ile durmuştur? Yasal süresi içerisinde yeni görev yerinde yeni görevine başlaması gereken Ömer Azküçük’ün “Bakanla konuşarak tayini durdurdum” şeklinde konuştuğu iddia edilmektedir. Bu iddialarda doğruluk var mıdır hakim Azküçük’ün tayininin durdurulması için siyasi bir müdahale yapılmış mıdır?

Biz günlerdir yaptığımız haberlerde “BELGELERLE” dosyalarımızı yapıyoruz,sorularımızı soruyoruz ve haberimizin takipçisi olacağımızı söylüyoruz…

Biz okurlarımıza verdiğimiz sözü tutuyoruz, bakalım sorularımızın muhataplarının bu sorulara verecek cevapları, mahkemeden aldırılan erişim engeli kararları dışında sözleri var mı?

Merakla bekliyor olacağız…

________________________________________________________________________________________________

BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞE DESTEK OLMAK İÇİN;

“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan, bağımsız ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan, Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir, DİJİTAL KİTAPLARIMIZDAN (e-kitap) satın alabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi  belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”

DİJİTAL BOOK STORE SANAL KİTABEVİ:

https://www.shopier.com/ShowProductNew/storefront.php?shop=dijitalbookstore&sid=d2FqS25GbkNlRDh0dW5ucjBfLTFfIF8g

YOUTUBE KANALI LİNKİ:

https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w

KRİPTEKS E-DERGİ YILLIK ABONELİK LİNKİ:

https://shopier.com/1354512

 

 

 

 

 

Yorum yapmak için tıklayın

Bir Cevap Yazın

ÖZEL HABER

YANGIN SÖNDÜRME UÇAĞINA PARA YOK AMA MİLYONLUK MAKAM ARACINA BÜTÇE VAR

Yayınlanma Tarihi:

on

HABER ALTERNATİF-ÖZEL HABER

Celal Eren ÇELİK

Türkiye’nin dört bir tarafında devam eden orman yangınları kontrol altına alınamazken, özellikle THK’nın elindeki uçak filosunun “4 milyon Dolar yatırım gerekli” denilerek kullanılamaması çok büyük tepki çekmişti.

THK’nın elindeki uçaklara bu yatırımın yapılmasını sağlamayan, kendi uçak filosunu ise kurmayan Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Orman Genel Müdürlüğü bünyesinde kullanılmak üzere milyonluk makam araçları satın aldığı ortaya çıktı.

Orman Genel Müdürlüğü bünyesinde kullanılmak üzere satın alınarak 28 bölge müdürlüğüne gönderilen makam araçlarının markası ise TOYOTA LAND CRUSİER PRADO. Bu marka ve model jeeplerin bayi satış fiyatı ise 2 milyon 156 bin TL.

Adana,Amasya,Ankara,Antalya,Artvin,Balıkesir,Bolu,Bursa,Çanakkale,Denizli,Elazığ,Erzurum,Eskişehir,Giresun,Isparta,İstanbul,İzmir,Kahramanmaraş,Kastamonu,Kayseri,Konya,Kütahya,Mersin,Muğla,Sakarya,Şanlıurfa,Trabzon ve Zonguldak Orman Bölge Müdürlüklerine teslim edilen makam araçları kullanıma girdi.

ORMAN GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İÇİN SKANDAL İDDİALAR…

Ancak Orman Genel Müdürlüğü içerisinde yaşanan skandallar bununla da sınırlı değil.

İddialara göre Orman Genel Müdürlüğü bünyesine ayrılan “Yangın ödenekleri” bölge müdürlüklerinde usülsüz biçimde kullanılmakta. Yangın ödeneklerinden aktarılan parayla tüm işletme müdürlerinin odalarına dev ekran TV’ler alındığı ve yangın ödeneğinden usulsüz şekilde amacı dışında pek çok harcama yapıldığı belirtiliyor.

Yangın ödeneklerinin aktarımının yasal olarak 177’ye yapılması gerekirken bu usulsüz kullanımın son derece yaygınlaştığı ve yangın ödeneği içinden yapılan alımlar için “Bir tane 177’ye,bir tane bölge müdürüne,1 tane işletme müdürüne” şeklinde bir söylemin yaygın biçimde kullanıldığı ifade ediliyor.

Öte yandan yangın ödeneği üzerinden orman bölge müdürleri ve işletme müdürlerinin kendilerine özel yaptıkları satın almaların devletin demirbaş kaydına da işlenmediği gelen bilgiler arasında.

________________________________________________________________________________________________

BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞE DESTEK OLMAK İÇİN;

“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan, hiç bir kurum, kuruluş yahut kişiden “Fonlanmadan”, “tam bağımsız” ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan, Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir, DİJİTAL KİTAPLARIMIZDAN (e-kitap) satın alabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi  belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”

DİJİTAL BOOK STORE SANAL KİTABEVİ:

https://www.shopier.com/ShowProductNew/storefront.php?shop=dijitalbookstore&sid=d2FqS25GbkNlRDh0dW5ucjBfLTFfIF8g

YOUTUBE KANALI LİNKİ:

https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w

KRİPTEKS E-DERGİ YILLIK ABONELİK LİNKİ:

https://shopier.com/1354512

HABER ALTERNATİF’İN ANDROİD CİHAZLAR İÇİN ÜCRETSİZ MOBİL UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN:

https://play.google.com/store/apps/details?id=com.haberalternatif.dro

Okumaya Devam Et

ÖZEL HABER

CUMHURBAŞKANI “ÇAY ATSIN” DİYE ZORLA GÖTÜRÜLMÜŞLER!

Yayınlanma Tarihi:

on

HABER ALTERNATİF-ÖZEL HABER

CELAL EREN ÇELİK

Tüm Türkiye yurdun 4 bir yanından gelen orman yangınları haberleri ile sarsılırken AKP iktidarının beceriksiz politikaları sonrasında çok sayıda ormanlık alan yok olurken, kasabalar alevler ile boğuşuyor.

Dün yangın alanlarını “Havadan” inceleyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan akşam saatlerinde ise Marmaris’e geçmişti. Erdoğan’ın burada kendisini dinleyenlere otobüsün üzerinden “Çay atması” büyük tepki ile karşılanırken, Erdoğan’ın yangınlar devam ederken yaptığı bu hareketi yabancı basında bile haberlere konu olmuştu.

Erdoğan’ın “Çay atması” kadar yangın devam ederken Erdoğan’ın konuşmasını dinlemeye giden ve çay alan kişiler de eleştiri oklarının hedefi olmuştu.

Dün gece yaşanan “Çay atma” olayının perde arkasındaki gerçeklere ise HABER ALTERNATİF ulaştı.

ORMAN MÜDÜRLÜĞÜ ÇALIŞANLARI ZORLA GETİRİLMİŞ!

HABER ALTERNATİF’in güvenilir kaynaklardan edindiği bilgilere göre Erdoğan’ın Marmaris’e gelmesinden yaklaşık 2 saat önce Marmaris Orman İşletme Müdürlüğü’nün “Yangın nöbetinde” bulunan idari personeline Erdoğan’ı karşılamaya gidileceği tebliğ edildi.

Yangın nöbetinde olan Marmaris Orman İşletme Müdürlüğü idari personeli ise yangınla mücadele için alanda olan Orman Müdürlüğü çalışanlarının koordinasyonu, yiyecek içeceklerinin temini gibi konuların aksayacağı gerekçesi ile Erdoğan’ı karşılamaya götürülmeleri kararına tepki göstererek kabul etmediler.

Ancak daha sonra bu idari personele AKP’ye yakınlığı ile bilinen TOÇ BİR SEN tarafından baskı uygulandı ve bu sendikaya bağlı Marmaris Orman İşletmeleri Müdürlüğü personeline eğer Erdoğan’ı karşılamaya gitmezlerse 60 saatlik “Yangın nöbet paralarının” ödenmeyeceği söylendi ve bu sendikaya bağlı çalışanlar üzeri kapalı şekilde işleri konusunda da “Uyarıldılar”…

Bunun sonucunda Marmaris Orman İşletme Müdürlüğü’nün “Yangın nöbetinde” bulunan ve o esnada orman yangını ile sahada mücadele veren personelin koordinasyonunu ve iaşesini sağlamakla yükümlü olan personeli mecbur bırakılarak Erdoğan’ı karşılamaya götürüldü.

SORUYORUZ… 

Şimdi buradan AKP’li yetkililere ve AKP’ye yakın TOÇ-BİR SEN’e soruyoruz:

1-Dün gece Marmaris Orman İşletmeleri Müdürlüğü personeli açıkça mobbing uygulanarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı karşılamak için görevlerinden alıkonularak karşılamaya götürülmüşler midir?

2-TOÇ-BİR SEN sendikası haklarını savunmakla mükellef olduğu Marmaris Orman İşletmeleri Müdürlüğü’nde kendisine bağlı personeli “Karşılamaya gelmemesi halinde yangın nöbet paralarının ödenmemesi” ile tehdit etmiş midir?

3-Bu personelin Cumhurbaşkanını karşılamaya gitmesi sonrasında sahada alevler ile mücadele eden orman müdürlüğü personelinin koordinasyonu ve yiyecek-içecek ihtiyaçlarında,iaşelerinde her hangi bir aksama yaşanmış mıdır?

4-TOÇ-BİR SEN dışında her hangi başka bir sendikaya bağlı idari personele de bu baskı yapılmış mıdır? Yapıldıysa bu sendikalara bağlı idari personel de Cumhurbaşkanını karşılamaya “Dikte edilerek” götürülmüş müdür?

________________________________________________________________________________________________

BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞE DESTEK OLMAK İÇİN;

“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan, hiç bir kurum, kuruluş yahut kişiden “Fonlanmadan”, “tam bağımsız” ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan, Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir, DİJİTAL KİTAPLARIMIZDAN (e-kitap) satın alabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi  belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”

DİJİTAL BOOK STORE SANAL KİTABEVİ:

https://www.shopier.com/ShowProductNew/storefront.php?shop=dijitalbookstore&sid=d2FqS25GbkNlRDh0dW5ucjBfLTFfIF8g

YOUTUBE KANALI LİNKİ:

https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w

KRİPTEKS E-DERGİ YILLIK ABONELİK LİNKİ:

https://shopier.com/1354512

HABER ALTERNATİF’İN ANDROİD CİHAZLAR İÇİN ÜCRETSİZ MOBİL UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN:

https://play.google.com/store/apps/details?id=com.haberalternatif.dro

 

 

 

 

Okumaya Devam Et

ÖZEL HABER

BİR “ÇÖKÜŞ”ÜN ANATOMİSİ: TÜRK HAVA KURUMU

Yayınlanma Tarihi:

on

Celal Eren ÇELİK

Tüm Türkiye adeta bir yerlerden “Düğmeye basılmışçasına” alev alev yanar ve orman yangını haberleri peşi sıra pek çok ilden birden gelirken Türk Hava Kurumu ise yeniden tartışmaların odağına oturan kurum oldu.

Zira AKP döneminde THK alanında uzmanı olduğu yangın söndürme ihalelerinden ihale şartnamesinde yapılan bir değişiklik ile saf dışı edilmişti. Yeni ihale şartnamesine göre yangın söndürme uçakları için 5 bin litre su taşıma özelliği şart koşulurken THK’nın elinde olan yangın söndürme uçakları 4 bin 900 litre kapasiteli olduğu için ihalelere katılamaz hale gelmişti.

THK’na atana  kayyum heyeti ise adeta bu sürecin üzerine “Tüy dikerek” kurumun tüm pilot ve teknisyenlerini işten çıkartarak uçakları hangarda çürümeye terk etmişti.

İşte bugün gelinen noktada THK ve THK’nin başında bulunup memleket cayır cayır yanarken “Düğüne gittiğini” açıklayan THK Kayyum Heyeti Başkanı tartışmaların odak noktasına otururken gözden kaçırılan bir nokta var.

Gözlerden kaçan bu nokta ise Türk Hava Kurumu’nun bugün geldiği durumun AKP iktidarı ile birlikte kurumun adının yolsuzluk,zimmet,rüşvet gibi pek çok olaylar ile birlikte anılıp adeta “Sistematik olarak” içinin boşaltıldığı bir sürecin “Sonucu” olması.

Yani THK konusunda bugün kamuoyunun gündemine gelen tartışmalar bir “Sonuç”

Aşağıda okuyacaklarınız ise bir kurumun nasıl olup da içinin boşaltıldığını,hangi ilişkiler ile adeta tarumar edildiğini içiniz burkularak okuyacağınız bir “Trajedi hikayesi”…

Evet “Bu kadar peşrev yeter” diyoruz ve yazımıza geçiyoruz…

***

Tarih yaprakları 18 Ekim 2009’u gösterdiğinde THK 40. Genel Kurulu’nu gerçekleştirmektedir.

Genel Kurul’da THK Isparta Şube Başkanı  Zafer Çağlar ile emekli Hava Pilot Tümgeneral Osman Yıldırım’ın aday olduğu seçimlerde Yıldırım, 441 geçerli oyun 308’ini alarak THK Genel Başkanlığına seçiliyordu…

THK’da yapılan bu Genel Kurul Sonrasında neler yaşanacağından ise Osman Yıldırım’ın başkanlığı için oy kullanan hiçbir delegenin haberi yoktu…

Osman Yıldırım THK Başkanlığı seçilmesinin ardından kısa bir süre geçtikten sonra Türk Hava Kurumu Vakfı’nı kurdurdu.  Zira “Vakıf” demek “Ticari iştirak” demekti.

Osman Yıldırım “Ticareti” sevmişti… Peş peşe şirketler kurmaya başladı. Ancak kurduğu şirketler oğlu Emre Yıldırım başta olmak üzere, eşi ve kantincisi üzerineydi.

Kurulan şirketlere THK’nın en önemli ticari iştiraki olan GÖKÇEN HAVACILIK üzerinden milyonlarca dolar aktarıldı.

Yetmedi Osman Yıldırım oğlu Emre Yıldırım’in 107 bin TL tutarındaki düğün masraflarını da THK bütçesinden karşıladı. Bu para THK’dan Osman Yıldırım’ın oğlu Emre Yıldırım adına kurulmuş olan ASAY SAVUNMA ŞİRKETİ’ne aktarılmış ve düğün harcamaları bu para ile yapılmıştı.

Tüm bunlar devletin resmi MASAK raporlarına giriyordu ve en sonunda THY Denetim Kurulu ve MASAK incelemeleri sonucunda Osman Yıldırım ile oğlu Emre Yıldırım 2 Kasım 2015 tarihinde tutuklanarak hapse konuluyordu.

Bu arada hakkında hazırlanan iddianamede rüşvet ve yolsuzlukla yargılanan Osman Yıldırım’ın 2014 yılında HSYK üyeliğine aday olan Ankara Batı Adliyesi eski Başsavcısı Murat Gökçe’nin ağabeyi Mustafa Gökçe’yi işe alarak THK’da Teftiş Kurulu Başkanı yaptığı ortaya çıktı.

Murat Gökçe, 15 Temmuz’daki darbe girişiminin ardından HSYK tarafından açığa alınırken ağabeyi Mustafa Gökçe ise yeni THK Başkanı Kürşat Atılgan tarafından önce Gökçen Havacılık’a gönderildi.

Kaynak:Bağımsız Havacılar internet sitesi-FETÖ’CÜLER TÜRK HAVA KURUMU’NDA CİRİT ATMIŞ başlıklı haber-27 Temmuz 2016

Ancak Osman Yıldırım hapisteyken de THK’ya “Atamalar” yapmayı sürdürüyordu!

Osman Yıldırım kurduğu THK VAKFI’nda 2020 yılına kadar devem eden Mütevelli Heyeti Başkanlığı yetkisini kendi eline almıştı. Buradaki yetkisi ise gerek THK Üniversitesi gerekse THK’ya atama yapmasına olanak veriyordu.

İşte hapse girmesine rağmen bu görevinden istifa etmeyen ve yetkileri elinde tutmaya devam eden Osman Yıldırım hapishaneden verdiği talimatlar ile kardeşi İbrahim Yıldırım’ın “Ballı maaş” ile THK Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başdanışmanı, eşinin estetik doktoru olan Tacettin Güçer’i ise THK Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı olarak atıyordu! Tacettin Güçer ise FETÖ’nün en önemli yüksek öğretim kurumu olan ve 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında kapatılan TURGUT ÖZAL ÜNİVERSİTESİ’nde Anabilim Dalı Başkanı’ydı!

Bu arada kuruluşundan itibaren THK Üniversitesinde ve tabii ki Osman Yıldırım döneminde Rektör olan isim Prof. Dr. Ünsal Ban’dı.

THK vakıf üniversitelerinde maksimum Rektör o dönem için 25 bin TL alırken Prof.Dr. Ünsal Ban’a “Ek dersler ile birlikte” tamı tamına 110 bin TL aylık maaş ödüyordu.

2015 yılında Prof.Dr. Ünsal Ban AKP’den milletvekili adayı olmak için görevinden istifa etti ama listeye alınmadı. Ancak AKP’de 2015 yılında Erzurum’dan Milletvekili adayı olan bir başka isim daha vardı: Zehra Taşkesenlioğlu…

Zehra Taşkesenlioğlu 2015 seçimlerinden başlayarak AKP’nin Erzurum Milletvekili seçildi,parti içerisinde giderek yükseldi,etkinliği arttı ve en sonunda AKP MKYK üyesi seçildi.

Zehra Taşkesenlioğlu 29 Nisan 2019 tarihinde görkemli bir düğünle evlenirken nikah şahitleri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Aile Ve Sosyal Politikalar Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk,  Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Eski TBMM Başkanları Binali Yıldırım, İsmail Kahraman, Sağlık eski Bakanı Recep Akdağ, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz, eski Kalkınma Bakanı Lütfü Elvan, eski Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli ve Fatma Betül Sayan Kaya oluyordu.

Şimdi “Arkadaş sen bize THK’yı anlatıyordun bize ne Zehra Hanım’ın düğününden,Allah mutlu mesut etsin” diyorsunuz büyük ihtimalle ama kazın ayağı öyle değil…

Zira Zehra Taşkesenlioğlu o gece THK Üniversitesinin “110 Bin TL” maaş alan rektörü Prof.Dr. Ünsal Ban ile evleniyordu!

Bu arada Zehra Taşkesenlioğlu’nun ağabeyi, Ünsal Ban’ın kayınbiraderi olan Ali Fuat Başkesenlioğlu’nun ise eski HALK BANK Genel Müdürü, yeni Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı olduğunu hatırlatalım…

Ayrıca CEO’luğunu ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eski başdanışmanlarından Ömer Özbay’ın yaptığı VERUSA HOLDİNG’in ise başta Tokat olmak üzere Türkiye’de pek çok altın madeni iletmesinin sahibi olduğunu ve Prof.Ünsal Ban’ın bir dönem VERUSA HOLDİNG’in Yönetim Kurulu üyesi olduğu da dip not olarak buraya bırakalım.

Peki bu hakkında tonla “Şaibe” iddiası olan ve bu iddialar belgeler ile devletin raporlarına yansıyan THK Başkanı Osman Yıldırım’a ne oldu dersiniz?

Yaklaşık 1 sene tutuklu kaldıktan sonra birden bire serbest bırakıldı. Ama hakkındaki davalardan aklanmadı, hakkında kamu davası açıldı.Yargılanma süreci devam etti.

Hakkındaki tüm bu iddialar ve devletin resmi belgelerine yansıyan yolsuzluk ve usulsüzlüklere rağmen kendisi 2018 yılında, hakkındaki hukuki süreç devam ederken THK’ya yeniden Genel Başkan adayı oldu!

Şaka gibiydi ama bu memlekette bu yaşandı..

THK açıkça “Soyuluyordu”…

***

2015 yılı THK için önemli bir yıldı zira THK yeni Genel Başkanını belirleyecekti…

Osman Yıldırım’ın kuruma verdiği büyük zararın yeni yönetim tarafından düzeltileceğine olan büyük bir inanç vardı.

Ve 11 Ekim 2015 tarihinde yapılan Genel Kurul’da geçerli oyların 324’ünü alan Kürşat Atılgan THK’nın yeni Genel Başkanı olarak seçiliyordu.

THK Kurumuna Genel Başkan olan Kürşat Atılgan TSK’dan Hava Tümgeneral olarak emekli olduktan sonra MHP Milletvekilliği yapan bir isimdi.

Kürşat Atılgan göreve gelir gelmez THK’daki tüm yetkileri kendisinde topladı.

Kürşat Atılgan döneminde THK’da “Enteresan” şeyler de olmaya başladı.

THK Üniversitesi Mütevelli Heyeti’ne SBK Holding’in sahibi Sezgin Baran Korkmaz dahil edildi. Kürşat Atılgan’ın oğlu Buğrahan Korkmaz ise Sezgin Baran Korkmaz’a ait BORAJET’te çalışıyordu!

Kürşat Atılgan THK Üniversitesi için ilginç bir isim önerdi: Eski MHP Milletvekili Prof.Dr. Alim Işık.

Alim Işık ismi neden enteresan diyecek olursanız bu “Enteresanlığı” Işık’ın özellikle vekilliği döneminde FETÖ’ye karşı yaklaşımında ve açıklamalarında bulmak mümkün.

Prof.Dr.Alim Işık MHP Milletvekiliyken 12.12.2014 tarihinde Meclis Başkanlığına verdiği soru önergesinde Fettullah Gülen cemaati bir sivil toplum kuruluşudur ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti bu cemaat için usulsüz, hukuk dışı ve haksız suçlamalar yapıp suç üretmektedir.’ Bu cemaatin mensupları için ise; “suçlu gösterilerek cezalandırılması amacıyla Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti tarafından sahte delil ve belgelerle hizmet hareketine kumpas kurulmaktadır. Cemaatler ve tarikatlar üzerinde operasyon yapmak isteyen zavallı anlayışı anlamakta güçlük çekiyorum.” ifadelerini kullanıyordu…

Prof.Dr. Alim Işık’ın “FETÖ’cü” olduğuna dair iddialar yüksek sesle dile getirilmeye başlanınca YÖK 14 Aralık 2016 tarihinde “Görülen lüzum üzerine” görevden alındığını açıkladı.

Peki Prof.Dr. Alim Işık’a ne mi oldu?

Kendisi 2019 yerel seçimlerinde MHP’nin Kütahya Belediye Başkan adayı oldu ve seçimleri kazanarak Kütahya Belediye Başkanlığı koltuğuna oturdu…

Prof.Dr.Alim Işık THK Üniversitesi’ne rektör olmuş, FETÖ’nün parasını Türkiye’de aklayan Sezgin Baran Korkmaz THK Üniversitesi’ne “MÜTEVELLİ HEYETİ BAŞKANI” olarak atanmıştı. Kürşat Atılgan’ın oğlu da SBK’nın şirketi BORAJET’te üst düzey görevdeydi…

İşte bu Sezgin Baran Korkmaz’ın işe dahlinin sırrını çözemeyen okurlarımız için THK gayrimenkullerine bakmalarını öneriyoruz. Zira o dönemde Kürşat Atılgan döneminde SBK üzerinden 65 gayrimenkulün usulsüz şekilde satıldığı iddiaları arş-ı alaya çıktı.

Ama Kürşat Atılgan dönemindeki “Enteresanlıklar” bununla da sona ermedi.

Atılgan tek elde topladığı yetkiler sonrasında kimseye danışmadan ODEA BANK ile çeşitli kredi anlaşmaları imzaladı.

Anlaşma imzalandı paralar alındı alınmasına ama ödeme zamanı geldiğinde THK paraları ödemedi. ODEA BANK ise buna karşılık THK’nın paha biçilemeyen gayrimenkullerine icra işlemi başlattı zira kredi bu gayrimenkullerin ipotek gösterilmesi ile alınmıştı.

Ancak ODEA BANK’ın başlattığı icra işlemlerinde de bir tuhaflık vardı. Şöyle ki; ODEA BANK THK2ya verdiği ve ödenmeyen 11 farklı kredi için TL olarak verilen krediler için ana para yanında %42.02, Dolar bazlı alınan krediler için ise %28 temerrüt faizi istiyordu.

Ancak bankanın bu istediği yasal olarak mümkün değildi zira 2018 itibariyle Dolar bazlı kredilere yasal olarak en fazla %2,65, TL bazlı kredilere ise en fazla %9 temerrüt faizi talep edilebiliyordu.

KAYNAK: ALİ AVCU-04.08.2019-THK,ODEABANK MESELESİ.İŞTE YALANLAR VE GERÇEKLER başlıklı makale-toplumsal.com.tr

Tabii siz şimdi “Olur mu canım öyle şey. O kadar da değil Kürşat Atılgan ve yönetimi hemen duruma itiraz etmişler ve bu haksız paranın THK’dan tahsilini engellemiştir” diyorsunuz eminim…

Ama öyle olmadı… Kürşat Yıldırım bırakın bunu engellemeyi, THK’nın hukuk müşavirlerini harekete geçirmek için tek bir girişimde dahi bulunmadı…

04.01.2017 tarihinde ise Kürşat Yılıdırım hakkında Ankara Sulh Ceza Hakimliği”Üzerine atılı suçlar gerekçesi” ile yurtdışına çıkış yasağı koydu.

THK’nın içi boşaltılmaya devam ediyordu…

***

13 Ekim 2018 tarihinde ise THK’nın yeni genel başkanı olarak Emekli Hava Pilot Tümgeneral Betan Nogaylıoğlu seçildi.

Nogaylıoğlu Balyoz kumpası mağduru bir paşa olarak biliniyordu….

Nogaylıoğlu Paşa göreve gelir gelmez 73 FETÖ iltisaklı personel ile THK’nın yollarını ayırdı,borçları yapılandırdı, ODEA BANK kredisi konusunda itirazlarda bulundu…

Ama Nogaylıoğlu da özellikle THK Üniversitesi konusunda AKP ile adeta kol kola girmişti.

Nogaylıoğlu döneminde THK Genel Sekreterliği görevine getirilen Refet Yavuz tüm yetkileri eline aldı ve THK Üniversitesi’ni adeta “Dizayn” etti.

Rafet Yavuz’un THK Genel Başkanı Bertan Nogaylıoğlu tarafından göreve getirilmesinin ardından kendisine devredilen yetkiler sonrasında eline aldığı büyük kuvvetle birlikte ilk icraat olarak Türk Hava Kurumu’nun Üniversitesi olan Türk Hava Kurumu Üniversitesi’ne “El atmak” oldu…

Yapılan bu hamle sonrasında ise Türk Hava Kurumu Üniversitesi Mütevelli Heyeti “Bambaşka bir kimliğe” büründü.

ÜNİVERSİTE DEĞİL,AKP’NİN ARKA BAHÇESİ!

Rafet Yavuz’un talimatları ve THK Bakanı Bertan Nogaylıoğlu’nun onayları ile yendien dizayn edilen Türk Hava Kurumu Üniversitesi Mütevelli Heyeti adeta AKP’nin “Arka Bahçesine” dönüştürüldü…

Mütevelli Heyeti Başkanlığı’nı doğal olarak THK Genel Başkanı Bertan Nogaylıoğlu yaparken üniversitenin asıl “Dizaynını yapan” Rafet Yavuz başta kendisini Mütevelli Heyeti içerisine soktu.

Sonrasında ise AKP “referanslı” isimler Türk Hava Kurumu Üniversitesi Mütevelli Heyeti’ne seçildi…

THK Üniversitesi’nin nasıl AKP’nin “Arka Bahçesi” haline getirildiğini daha da net anlamak için mütevelli heyetindeki isimlere yakından bakmak gerekmekte.

 İşte o isimler:

İhsan ŞENER: 24. ve 25. dönem AKP Ordu Milletvekili. 2016  yılı Ocak ayında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Başdanışmanlığına getirildi.

Mehmet Veysel Yayan: Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Müsteşarı

Ömer Bülent Arslan: AKP döneminde Atatürk Orman Çiftliği Genel Müdürü ve 2014 yerel seçimlerinde Muğla AKP Büyükşehir Belediye Başkanı Aday Adayı

 Şinasi Kazancıoğlu: AKP’nin Cumhur İttifakı’ndaki ortağı MHP’nin 2015 7 Haziran ve 1 Kasım Milletvekili seçimlerindeki Malatya milletvekili adayı

 Sadık Karayel: 31 Mart 2019 Yerel seçimlerinde AKP Ankara Altındağ Belediye Meclis Üyesi aday adayı

Ancak THK’de AKP’ye verilen tavizler de kurumun “Uçuruma yuvarlanmasını” engelleyemedi.,

Bir süre sonra önce Yönetim Kurulu üyelerin neredeyse tamamı istifa etti…

Bu esnada THK her sene ihalesini aldığı yangın söndürme ihalesi işinden yapılan ve yazının başında belirttiğimiz ihale şartnamesi oyunu ile diskalifye edilmiş,en önemli gelir kalemini kaybetmiş, yolsuzluk ve usulsüzlükler nedeni ile gırtlağa kadar borca batmıştı.

Ama her nedense AKP bu olan biteni görmezden geliyor, kurumun bu gidişatına hiç müdahale etmiyordu.

Ve en sonunda 16 Ekim 2019 tarihinde AKP iktidarı THK’ya kayyum atadı.

Kayyumlar ise Ahmet Davutoğlu’nun seçim hükümetinde Gümrük ve Ticaret Bakanı olan Cenap Aşçı, AKP döneminde yüzlerce dek delinen KAMU İHALE KANUNU’nun uygulayıcısı olan Kamu İhale Kurumu’nun tam da AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılındaki Başkan Vekili olan Adnan Zengin ve Milli Emlak eski Genel Müdürü Abdullah Kaya olarak atandı.

Abdullah Kaya ise Milli Emlak Kurumu Genel Müdürlüğü döneminde AKP’nin gözbebeği, Bilal Erdoğan’ın Mütevelli Heyeti’nde olduğu TÜRGEV’e Bursa Nilüfer’de “Hazineden” arazi tahsisi yapan isimdi…

THK ÜNİVERSİTESİ MÜTEVELLİ HEYETİ DE YANDAŞLAR GEÇİDİ…

Tabii THK Üniversitesi’nin Mütevelli Heyeti de adeta bir yandaşlar geçidi.

Mütevelli Heyetindeki Dr. Veysel Yayan AKP’nin 2017’de Bilim,Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Müsteşarı olarak atadığı bir isim.

Bir diğer Mütevelli Heyeti Üyesi ise AKP’nin Devlet Hava Meydanları İşletmesi’ne KURUMSAL İLETİŞİM DAİRE BAŞKANI olarak atadığı Veysel Nafiz Aksu…

Bir başka Mütevelli Heyeti Üyesi TCDD eski Genel Müdür Yardımcısı ve MHP’nin Malatya Milletvekili Adayı ve Malatya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olan Doç.Dr. Fikret Şinasi Kazancıoğlu…

Mütevelli Heyeti içerisindeki bir başka tanıdık isim ise en son Paramounth Otel’de kalması ile gündeme gelen Sivil Savunma Sanayii Müsteşarı İsmail Demir. Demir AKP’nin en “Kilit” bürokratlarından birisi olarak gösterilmekte.

Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı’nın pil ve batarya üretimi yapan iştiraki ASPİLSAN A.Ş Genel Müdürü olan İsmail Hakkı Doğankaya da Mütevelli Heyeti’ndeki bir başka isim. Türk Silahlarını Güçlendirme Vakfı ise TSK ile organik bağı olan ve Mütevelli Heyeti Başkanlığını Cumhurbaşkanı olarak bizzat Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı ve Kara Kuvvetleri Komutanı Ümit Dündar ve Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın da yönetiminde olduğu bir vakıf.

VE THK FELÇ EDİLDİ…

Bu kayyum heyeti ile THK adeta felç edilirken, THK’ya ait yangın söndürme uçakları hangarlarda çürümeye terk edildi,pilotları işten çıkartıldı, kayyumunun başı ülke alev alev yanarken düğüne gitti…

Peki neden yapılıyor tüm bunlar THK’ya diyecek olursanız yine dönün ve Türkiye’nin belki de gayrimenkul konusunda en zengin kurumlarından birisi olan THK’nın elindeki son derece değerli gayrimenkullere bakın deriz…

Daha geçtiğimiz günlerde onlarcası satışa çıkartılan bu gayrimenkuller size bir fikir verebilir…

Ne dersiniz, “Niye yapılıyor tüm bunlar THK’ya?”

________________________________________________________________________________________________

BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞE DESTEK OLMAK İÇİN;

“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan, hiç bir kurum, kuruluş yahut kişiden “Fonlanmadan”, “tam bağımsız” ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan, Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir, DİJİTAL KİTAPLARIMIZDAN (e-kitap) satın alabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi  belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”

DİJİTAL BOOK STORE SANAL KİTABEVİ:

https://www.shopier.com/ShowProductNew/storefront.php?shop=dijitalbookstore&sid=d2FqS25GbkNlRDh0dW5ucjBfLTFfIF8g

YOUTUBE KANALI LİNKİ:

https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w

KRİPTEKS E-DERGİ YILLIK ABONELİK LİNKİ:

https://shopier.com/1354512

HABER ALTERNATİF’İN ANDROİD CİHAZLAR İÇİN ÜCRETSİZ MOBİL UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN:

https://play.google.com/store/apps/details?id=com.haberalternatif.dro

Okumaya Devam Et







Popüler

%d blogcu bunu beğendi: