Sosyal Medya Hesaplarımız

GENEL

RTÜK BAŞKANI SUÇ İŞLİYOR

Yayınlanma Tarihi:

on

ŞAHİN MENGÜ

İdari sistemimize bağımsız idari otoriteler (BİO) dahil edilmiştir. Bunlardan biri de Radyo Televizyon Üst Kuruludur.

Bu kurulların ortaya çıkmasının sebebi, politikacılara duyulan güvensizlik nedeniyle bu kurullar görevlerini yerine getirirken, üyelerinin siyasi bağımsızlık, nesnellik, erdem, bilgi donanımı gibi özellikler açısından yetkin olmaları gerekir, daha doğrusu böyle oldukları,böyle kişiler seçileceği  kabul edilmesidir.

Ancak görülüyor ki, bu vasıflara sahip oldukları varsayılan Radyo Televizyon Üst Kurul başkanı, siyasi iktidardan bağımsız hareket etmiyor, edemiyor.

Halbuki adı üstünde, bunlara bağımsız idari otoriteler deniyor. Bağımsız olmaları varlık amaçlarının ta kendisi. Bu kuruluşlar bağımsız olacaklar ki, sistemin sağlıklı işlemesi için kimseden emir almadan karar verebilsinler.

Ama Radyo Televizyon Üst Kurul Başkanı’nın bağımsız davranmaktan çok uzak olduğunu görüyoruz. Gündemi hazırlama görevi ona verilmiş olmasına rağmen gündeme alınması gereken konuları, kurul gündemine almamakta ve bu konu hakkında da kurula bilgi de vermemektedir.

6112 Sayılı Radyo Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun 36. Maddesinin 3. Fıkrasında , Üst Kurul Başkanının görevleri sıralanırken gündeme alınmayan başvurular hakkında üst kurula bilgi vermek vardır.

Bunu yapmamaktadır.

Ama partili Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “basındaki virüslerden” söz etmesinden sonra Radyo Televizyon Üst Kurul Başkanı, bu sözlerden durumdan vazife çıkartarak, sadece salt habercilik yaptıkları, siyasi iktidara karşı objektif gazetecilik yaptıkları için ve de iktidar sahipleri tarafından virüs olarak nitelenen televizyon kanallarına örneğin  Tele1 televizyonuna 2 kez, ilkinde  5 gün,  diğer seferde 3 gün, FOX Tv’ye 3 gün, Halk TV’ye 5 gün program durdurma cezası vermiştir.

Ama bu Televizyon kanallarına ceza yağdırırken, kırmızı bültenle aranan Osman Öcalan’ı  sırf yerel seçimlerinde AKP’ye destek olması için ekrana çıkartan TRT’ye, katıldıkları yandaş bazı televizyon kanallarında devletin kurucusu Ulu önde Mustafa Kemal Atatürk’e her türlü hakareti yapanların ya da en son örnek olarak “Cebimde Listem Hazır, Ailemiz 50 Kişiyi Götürür” diyen kişinin katıldığı Ülke Tv kanallarında
katıldıkları  programlar ve yayıncı kuruluşlar hakkında en ufak bir işlem yapmamıştır.

Yapmamakla da kalmamış „Ailem 50 kişiyi götürür“ sözü için    „Büyütülecek bir şey yok“ diyebildikten sonra, “Ülke TV’ye ağır ceza verip darbecileri sevindirmeyiz!” bile diyebilmiştir.

Tabii bu tutumun asıl sebebi siyasi düşüncelerle yandaşları kollama hareketidir. Bu tutum ve davranışıyla üst kurul başkanı tabii olduğu 6112 Sayılı yasayı bilerek ve isteyerek sadece siyasal iktidara yaranmak için çiğnemiştir. Yani suç işlemiştir.

Radyo Televizyon Üst Kurul (RTÜK) başkanının bu tutumu Türk Ceza Kanunun  Görevi kötüye kullanma suçunu tarif eden 257. Maddesinin 1. ve 2. Fıkralarında tarif edilen suçlara vücut vermektedir.

Bağımsız İdari Otorite olarak kurulan  RTÜK’ün, siyasal iktidarlara karşı bağımsız olması, erdem sahibi, uzman kişilerden kurulmasının sebebi veya böyle kişilerden oluşacağının varsayılmasının sebebi, tarafsız ve yansız davranacaklarının düşünülmüş olmasıdır.

Ama görülüyor ki, Radyo Televizyon Üst Kurulu ve onun başkanı bırakın tafrasız olmayı, iktidar yetkililerinin  söylediği her cümleyi emir komuta zincirinin bir parçasıymışçasına  emir kabul etmektedir.

Tabii burada sadece siyasal iktidarları suçlamak haksızlık olur. Asıl suçlanması gerekenler baskılar karşısında istifa etmek erdemini bile gösteremeyen, kağıt üzerinde şatafatlı unvanlar taşıyan İsmet Paşa’nın değimiyle “Aydın karaları” dır.

 

 

 

Yorum yapmak için tıklayın

Bir Cevap Yazın

GENEL

İMAMOĞLU’NDAN GEZİ PARKI AÇIKLAMASI

Yayınlanma Tarihi:

on

İBB Başkanı İmamoğlu, mülkiyeti İBB’den alınarak Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilen Gezi Parkı’yla ilgili, “Taksim Projemizi engellemek için Gezi Parkı’nı almaya çalışıyorlar. Ancak bu proje İstanbulluların yüzbinlerce oyuyla seçildi. Hiçbir tekil akıl bunun karşısında duramaz. Biz buna güveniyoruz” dedi.

İmamoğlu’nun açıklaması şöyle:

“Gezi Parkı’nın devredildiği Sultan Beyazıt Hanı Veli Hazretleri Vakfı diye aktif bir vakıf şu anda yok. Gezi Parkı’nın mülkiyetini geri almak için İBB olarak davamızı açıyoruz.

Vakıflar Genel Müdürlüğü, bir anlamda Gezi Parkı’ndaki Topçu Kışlası’nın, kışla yapılmadan 310 yıl önce ölen II. Bayezid’in vakıf eseri olduğunu iddia ederek parkı İBB’den aldı.

Saraçhane’deki belediye binasını kütüphane ve kültür merkezi yapma projemiz anıtlar kurulundan geçmiyor. Anıtlar kurulu, belediye binasını bir Ayasofya gibi çivi çakılamaz SİT alanı gibi değerlendiriyor.

Taksim Projemizi engellemek için Gezi Parkı’nı almaya çalışıyorlar. Ancak bu proje İstanbulluların yüz binlerce oyuyla seçildi. Hiçbir tekil akıl bunun karşısında duramaz. Biz buna güveniyoruz.

Sana nasıl 25 yıl İstanbul halkı sana yetki vermişse, şimdi de Millet İttifakı’nın adayı olan Ekrem İmamoğlu’na verdi. Bizde bir laf var, “lillahi el fatiha” diyeceksin, demiyorlar. İstanbul benim mülküm, istediğim gibi karar veririm diyorlar.

Ülkenin yoksulluk gibi gerçek gündemlerinden halkı uzaklaştırma çabası var. Eskiden ayda 1-2 gündemle manipülasyon yapmak yetiyordu, demek ki artık yetmiyor, bu hafta 6-7 gündem geldi. Haftaya bakalım neler gelecek.

Kimse umutsuzluğa kapılmasın. Bu zor günler demokrasinin olgunlaşması için mücadele anlarıdır. Bu gibi olayların bir daha yaşanmaması adına, hukukun önde durduğu bir sistemi, inşallah hep birlikte inşa edeceğiz.”

KAYNAK: VERYANSIN TV

________________________________________________________________________________________________

BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞE DESTEK OLMAK İÇİN;

“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan, bağımsız ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan, Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir, DİJİTAL KİTAPLARIMIZDAN (e-kitap) satın alabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi  belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”

DİJİTAL BOOK STORE SANAL KİTABEVİ:

https://www.shopier.com/ShowProductNew/storefront.php?shop=dijitalbookstore&sid=d2FqS25GbkNlRDh0dW5ucjBfLTFfIF8g

YOUTUBE KANALI LİNKİ:

https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w

Okumaya Devam Et

GENEL

MİT’TEN ÖZBEKİSTAN’DA FETÖ OPERASYONU

Yayınlanma Tarihi:

on

Terör örgütü mensubu olmaları gerekçesi ile haklarında arama kararı çıkartılan ve firari olan Gürbüz Sevilay ve Tamer Avcı, MİT’in operasyonuyla Özbekistan’dan Türkiye’ye getirildi. Gürbüz Sevilay’ın, Irak ve Suriye’de PKK/KCK-PYD/YPG-SDG’ye yönelik silah temini faaliyetinde bulunduğu ve örgüt sorumlularıyla görüştüğü belirlendi.

Haklarında yakalama kararı bulunan firari Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları Gürbüz Sevilay ve Tamer Avcı, MİT’in operasyonuyla Özbekistan’dan Türkiye’ye getirildi.

Alınan bilgiye göre, savunma sanayisinde faaliyet gösteren Sevilay’ın 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında KHK ile devlet memurluğundan ihraç edilen FETÖ mahrem imamlarına şirketinde görev verdiği, söz konusu kişiler vasıtasıyla 2017’de PKK/KCK mensuplarıyla irtibatlandığı belirlendi.

Irak ve Suriye’deki PKK/KCK-PYD/YPG-SDG mensuplarının füze, anti-drone, radar sistemi ve termal üniforma ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla 2019’da ilk olarak Irak’ın kuzeyine giden Sevilay’ın, PKK/KCK organizasyonuyla illegal yollardan Suriye’ye geçtiği, Haseke’de örgütün silah/mühimmat/araç üretim ve geliştirme tesislerini ziyaret ettiği, ayrıca PKK/KCK sorumlularıyla örgüte ait karargahlarda görüştüğü tespit edildi.

Söz konusu görüşmelerde PKK/KCK tarafından kendisine iletilen ihtiyaçları karşılamak amacıyla savunma sanayi sektörü alanındaki uluslararası bağlantılarını devreye sokan Gürbüz Sevilay’ın, yabancı menşeli firma sorumluları ile PYD/YPG’nin Suriye’deki İHA/drone ile mücadele sürecini bizzat yönlendiren “Mazlum Kobani/Şahin Cilo” Kod Ferhat Abdi Şahin ve diğer üst düzey PKK/KCK mensuplarını Suriye’de bir araya getirdiği öğrenildi.

Sevilay’ın, FETÖ’ye Özbekistan’da maddi yardımda bulunduğu, devlet kurumlarına sızan FETÖ mensuplarının iltimasıyla yurt dışında usulsüz ihaleler alarak kazanç sağladığı, Kırgızistan ve Ukrayna’da şirketler açtığı tespit edildi.

FETÖ mensubu Tamer Avcı’nın ise örgüte öğrenci kazandırmak ve öğrencileri örgüt evlerine yönlendirmek için çalıştığı, örgüte ait şirketlerde sorumlu düzeyde görev yaptığı, internet üzerinden yayın yapan bazı haber portallarında Türkiye aleyhinde yazılar yazdığı belirlendi.

________________________________________________________________________________________________

BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞE DESTEK OLMAK İÇİN;

“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan, bağımsız ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan, Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir, DİJİTAL KİTAPLARIMIZDAN (e-kitap) satın alabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi  belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”

DİJİTAL BOOK STORE SANAL KİTABEVİ:

https://www.shopier.com/ShowProductNew/storefront.php?shop=dijitalbookstore&sid=d2FqS25GbkNlRDh0dW5ucjBfLTFfIF8g

YOUTUBE KANALI LİNKİ:

https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w

 

 

Okumaya Devam Et

GENEL

NİJERYA’DA KAÇIRILAN TÜRK GEMİCİLERİN TAMAMI BÜYÜKELÇİLİKTE

Yayınlanma Tarihi:

on

Geçtiğimiz ay içerisinde Nijerya açıklarında deniz korsanlarının saldırısına uğrayarak kaçırılan ve uzun süre rehin tutulduktan sonra serbest bırakılan Türk gemicilerin tamamı Türkiye’nin Abuja Büyükelçiliğine ulaşırken,mürettabatın hepsinin sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.

VERYANSIN TV’nin haberine göre Nijerya’da serbest bırakılan Türk gemicilerden 9’unun daha getirilmesiyle 15 kişilik mürettebatın tamamı Türkiye’nin Abuja Büyükelçiliğine ulaştı.

Türkiye’nin Abuja Büyükelçisi Melih Ulueren, 9 Türk gemiciyi Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ekibi ve büyükelçilik yetkilileri ile karşıladı, telefonda aileleriyle görüştürdü.

Mozart Gemisi Kaptanı Mustafa Kaya yaptığı açıklamada, “21 gün sonunda özgürlüğümüze kavuştuk, şu anda ailelerimize kavuşacak olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Kısa zamanda ailelerimize kavuşacağız.” dedi.
15 Türk gemiciden 6’sı gün içinde Türkiye’nin Abuja Büyükelçiliğine getirilmişti.

Sağlık durumları iyi olan Kaptan Kaya ile Adil Alkan, Mesut Meral, Hamza Orhan, İlyas Baş, Mustafa Benklioğlu, Gökhan Lale, Erdi Akman, Halil Gülçür, Gökhan Buran, Alper Şeker, Vedat Aksan, Doğancan Cengil, Melih Çetin ve Ünsal Dilsiz’in resmi işlemlerin tamamlanmasının ardından akşam saatlerinde Türkiye’ye dönmeleri bekleniyor.

_______________________________________________________________________________________________

BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞE DESTEK OLMAK İÇİN;

“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan,bağımsız ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan,Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir,DİJİTAL KİTAPLARIMIZDAN (e-kitap) satın alabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi  belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”

DİJİTAL BOOK STORE SANAL KİTABEVİ:

https://www.shopier.com/ShowProductNew/storefront.php?shop=dijitalbookstore&sid=d2FqS25GbkNlRDh0dW5ucjBfLTFfIF8g

YOUTUBE KANALI LİNKİ:

https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w

Okumaya Devam Et







Popüler

%d blogcu bunu beğendi: