Sosyal Medya Hesaplarımız

ÖZEL HABER

TÜRKİYE’NİN OXFORD’U,”BEYAZ MÜSLÜMANLARIN” ANAHTARI

Yayınlanma Tarihi:

on

Yaşı yeten okuyucularımız iyi hatırlayacaklardır bundan çok uzun yıllar önce İbrahim Tatlıses, kasetleri-plakları milyonlar satıp adeta fırtına gibi eserken kendisini küçük görenler O’nu eğitimi olmaması nedeni ile “Küçük görerek” aşağılamışlar, Tatlıses ise bu eleştiriler karşısında magazin tarihine geçecek olan “Urfa’da Oxford vardı da biz mi gitmedik” cevabını vermişti…

Şimdi tabii o yıllarda Urfa’da Oxford’un olmadığı doğrudur doğru olmasına lakin Tatlıses’in bu efsane cevabı verdiği tarihlerde İstanbul’da kurulan Kartal İmam Hatip Lisesi -Daha sonra Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi- mezunları ve bu mezunların Türkiye’de geldikleri pozisyonlar itibariyle Oxford’dan daha etkili bir olacaktır…

***

Kartal İmam Hatip Lisesi açıldığı dönemde Türkiye’de 12 Eylül darbesi olmuş, eski siyasi partiler ve bu partilerin başta liderleri olmak üzere üst düzey tüm yönetici kadrolarına “Siyaset yapma yasağı” getirilmiştir.

İşte siyaset sahnesindeki bu “Eski kurtların” olmadığı dönemlerde artık yeni yüzler Türk siyasetinde parlamaya başlamıştır.Bunlardan bir tanesi de 1980 askeri darbesi öncesinden Erbakan’ın liderliğini yaptığı Milli Selamet Partisi’nin gençlik kolları başkanlığını yapan, yaptığı ateşli konuşmalar ile nam salmış Recep Tayyip Erdoğan’dır.

1980’li yılların ortalarından itibaren Milli Selamet Partisi’nin yasaklı olması nedeni ile kendisini devam ettiren parti olan Refah Partisi içerisinde Recep Tayyip Erdoğan giderek yükselecek, önce İstanbul İl Başkanı ardından da İstanbul İl Başkanlığını yaparken aynı anda partinin MKYK üyesi olacak, partide çok güçlü bir konuma gelecektir.

Tarih yaprakları 1994’ü gösterdiğinde ise Türkiye yerel seçim heyecanını yaşamaktadır. Recep Tayyip Erdoğan ise Refah Partisi’nin İstanbul Belediye Başkan  adayı olarak gösterilse de kimse kazanacağına ihtimal vermemektedir. Ancak yerel seçimlerde tıpkı Ankara’da olduğu gibi İstanbul’da da CHP ve SHP’nin ayrı adaylar çıkarması sonucunda Recep Tayyip Erdoğan kimsenin ihtimal vermediği başarıyı yakalar ve sandıklar açıldığında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilir…

Bu arada Recep Tayyip Erdoğan sıklıkla eşi Emine Erdoğan ve çocukları ile görülmektedir ve “Aileye” ne kadar önem verdiğini herkes bilmektedir. O nedenle Erdoğan’ın özel hayatındaki “Tercihleri” en karizmatik lideri olduğu İslamcı Refah Partisi içerisindeki kitlelerin de “Tercihleri” olmaya başlamıştır. Erdoğan artık “Siyasal İslamcılar” arasında bir “Rol model” olarak görülmeye başlanmıştır.

İşte tam da bu nedenle 1996 yılı Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi için tam manası ile bir “KIRILMA” senesidir. Zira İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmesinden 2 sene sonra Recep Tayyip Erdoğan oğulları Bilal ve Burak’ı elleri ile götürüp Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi’ne kaydettirecektir.

Artık yıllardır “Ezilmekten” şikayetçi olan Siyasal İslamcılar için Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi sıradan bir okul değil, “Erdoğan’ın çocukları ile aynı okula çocuğunu yazdırış olmak” şeklinde tanımlanan bir “Statü sembolüdür”

Recep Tayyip Erdoğan’ın çocuklarını Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi’ne yazdırmasının ardından siyasal-islamcı,muhafazakar çevreye dahil ne kadar önemli aile,siyasetçi,iş adamı,entelektüel varsa çocuğunu bu okula kaydettirmeye başlıyor.

Tüm bu olanlara 1996 yılında Türkiye’de iktidara Refah Partisi’nin büyük ortağı,Erbakan’ın Başbakanı olduğu REFAH PARTİSİ-DOĞRU YOL PARTİSİ koalisyonunun gelmesi eklenince zaten bu “Sıradışı bir İmam Hatip” olan okulumuza en iyi hocalar,en iyi imkanla ve fiziki şartların sağlanması için adeta seferber olunuyor… Popüler kültür tabiri ile söylemek gerekirse Kartal Anadolu İmam Hatip’in  “Allah verdikçe veriyor” dediği günler başlıyor…

Hal böyle olunca muhafazakar-İslamcı “Elit” çevrenin yani bugünün “BEYAZ MÜSLÜMANLARININ” çocukları o günlerde işte bu Kartal Anadolu İmam Hatip’den yetişiyor tek tek…

***

Aradan yıllar geçiyor Recep Tayyip Erdoğan AKP ile iktidara geliyor… Refah Partisi döneminin muhafazakar çevredeki “Elitleri” artık elitlikten çıkıyor devasa ekonomik güçlere,en önemli, bürokratik ve siyasi güçlere,Türkiye’nin en büyük şirketlerine hükmeden “BEYAZ MÜSLÜMANLARA” evriliyorlar…

Onların Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi’nden mezun olan çocukları ise kendi aralarında yazımızın başında da belirttiğimiz gibi çok ama çok önemli bir “NETWORK” kuruyorlar…

Ve o “NETWORK” adeta “Kusursuz bir makine” gibi işliyor…Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi’nden mezun olmak AKP döneminde en önemli köşe başlarına gelebilmek için en önemli referanslardan birisi, her kapıyı açan sihirli bir anahtara dönüşüyor…

İşte o “Sihirli anahtarla” kapıları açanlar…

***

Anadolu Ajansı Genel Müdürü Şenol Kazancı Kartal Anadolu İmam Hatip mezunu…

TRT’ye bakıyoruz şöyle bir… Tesadüfe bakın ki Genel Müdür İbrahim Eren Kartal Anadolu İmam Hatip mezunu…

Tabii bu “Vakıflar” konusu AKP için “Instagram” istifacısı eski bakan Berat Albayrak’ın tabiri ile “Çok önemli” Peki bir konu “ÇOK ÖNEMLİ” olur da orada bu Kartal Anadolu İmam Hatip olmaz mı? Mümkün değil tabii…

Bu vakıflardan AKP için en önemlisi hiç şüphesiz Bilal Erdoğan’ın Yüksek İstişare Heyetinde bulunduğu TÜRGEV VAKFI…

Bu vakfın yönetiminde bulunan bir isim var oldukça dikkat çekici,zira o isim Erdoğan’a olan aşkı ile meşhur yandaş iş adamı Ethem Sancak’a ait ES MEDYA’nın da başında bulunuyordu: Ahmet Bayraktutar… Nerden mezun Ahmet Bayraktutar? Bak sen Allah’ın işine ki o da Kartal Anadolu İmam Hatip Mezunu…

Şimdi biliyorsunuz ETNO SPOR önemli…Boşuna “Ya Allah” deyip yay germiyor Bilal Erdoğan…Tabii ETNO SPOR bu kadar önemli olunca hali ile ETNO SPOR FEDERASYONU da ayrı bir önem arz etmekte…

ETNO SPOR FEDERASYONU’nun başındaki isme bakmak lazım o zaman değil mi,haydi bakalım o zaman…

Bu isim Osman Bozkurt... Tabii kendisi çok yetkin, maharetli, bulunmaz Hint Kumaşı özelliklerine de sahip olduğu için İBB’yi AKP’nin yönettiği dönemde İBB’nin hem Deniz Otobüsleri İşletmeleri A.Ş’nin hem de İstanbul Şehir Hatları A.Ş’nin avukatlığını da yapıyor. Bunla kalmıyor TÜRGEV’in de Yönetim Kurulu Üyesi aynı zamanda. Başka? Ha bir de meşhur Okçular Vakfı Spor Kulübü Derneği Yönetim Kurulu üyesi.

Tabii bu kadar muhteşem yetenekte, cevval, atakan, mümtaz bir şahsiyet nereden mezun olmuş olabilir dersiniz? Yanılmadınız Tabii ki Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi’nden.

Adı yurtlarında yaşanan “Çocuk tecavüzleri” ile anılan “ENSAR VAKFI‘nın Mütevelli Heyetinde bir isim var: İsmail Cenk Dilberoğlu… Dilberoğlu aynı zamanda THY’de de Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yaptı uzunca süre…

İşte o İsmail Cenk Dilberoğlu’nın eğitim hayatında da “Made ın Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi” yazmakta.

Biliyorsunuz AKP‘nin göz bebeği olan TÜRGEV‘in bir de “İkiz vakfı” var: TÜGVA.

İşte efendim bu TÜGVA‘da 2 önemli yöneticinin ismi ise Kemal Bilal Aydın ve Eyüp Balta… Ve tabii ki bu 2 isim de Kartal Anadolu İmam Hatip mezunu…

Hatırlarsanız bu satırların yazarı BAŞKENT GAZ‘ın 8 milyonluk bağışının KIZILAY üzerinden nasıl da ENSAR VAKFI’na aktarıldığını belgeleri ile ortaya çıkartmıştı… Sonra biz bir de öğrenmiştik ki meğer o “Vergiden kaçınılan” (!) paralar ABD’ye gitmiş, orada TÜRKEN diye bir vakıf eli ile Manhattan’da lüks gökdelen yapımına harcanmış…

Tabii AKP’nin genç nesli maşallah pek bir müteşebbis,her biri ayrı ticaret dehası ama bu işi kurumsal yapmışlar, ENSAR ile TÜRGEV’in ortak paraları ile kurulmuş bu TÜRKEN VAKFI

Peki TÜRKEN VAKFI‘nın yönetiminde kim var? Az önceki satırlarda kandisinin adını andığımız Ethem Sancak’ın ES MEDYA’sının tepesindeki isim olan ve aynı zamanda TÜRGEV‘in de başkanvekilliği görevini üstlenmiş olan Ahmet Bayraktutan…

***

Şimdi efendim bu liste çarşaf çarşaf uzar gider gitmesine de ne sizde o kadar okuyacak zaman ne bizde bunları sığdıracak köşe yok.

Bu verdiğimiz isimlerden hepsi çok değil 1 sene öncesine kadar yani Kasım 2019 itibariyle bahsettiğimiz görevlerde aktif biçimde bulunuyorlardı. Ve yine hemen hepsi hala o görevlerine devam etmekte her gün bir başka maklama mevkiye yeni bir “Kartal Anadolu İmam Hatipli” arkadaşları oturmakta.

Bu hatırlatmayı da şunu için yapıyoruz; bu yazıyı okuyanlardan bazıları belki “Arkadaş madem durum buydu da, Varlık Fonuna Kartal Anadolu İmam Hatip mezunu Ahmet Burak Dağlıoğlu atananınca mı geldi aklına bu yazıyı yazmak? Aklın neredeydi şimdiye kadar?” diye soracak olursa hemen onlara da cevap verelim: Biz bu yazının bir benzerini TAM 1 YIL ÖNCE 8 Kasım 2019 tarihinde BEYAZ MÜSLÜMANLARIN REFERANSI başlığı ile halen haftada 2 gün köşe yazdığımız siyasetcafe.com haber sitesinde kaleme aldık. O yazının linki de işte burada:

https://www.siyasetcafe.com/beyaz-muslumanlarin-referansi-3140yy.htm

***

Burada önemli olan ve bilinmesi gereken tek bir şey varsa o da şudur; Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi AKP için sadece mezunlarına “Torpil yapılan” bir okul olmanın çok çok ötesinde bir okuldur.

Bu okul AKP’nin “2. ve 3. KUŞAK BEYAZ MÜSLÜMANLARINI” yetiştirip AKP “KADROLARI” haline getiren, AKP’nin en önemli eksikliği olan “Entelektüel kültür geleneğini” üzerinden kurgulamaya çalıştığı bir laboratuvardır. Ve bu okulun asli önemi Bilal ve Burak Erdoğan’ın bu okuldan mezun olmasından değil işte tam da bu “BEYAZ MÜSLÜMANLARIN STATÜ SEMBOLÜ” olmasından kaynaklanmaktadır…

Ve o “Statü sembolü” AKP’nin fikri ve kadrosal harcını karmaktadır.

İşte “Asıl” mesele budur ve bu “Asıl” mesele anlaşılmadan sadece “Bilal ve Burak Erdoğan’ın mezun olduğu okul” olarak yapılacak Kartal Anadolu İmam Hatip değerlendirmeleri yüzeysel kalmaya mahkumdur…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorum yapmak için tıklayın

Bir Cevap Yazın

ÖZEL HABER

CHP’DE ASLI BAYKAL İDDİASI

Yayınlanma Tarihi:

on

HABER ALTERNATİF

ÖZEL-KULİS HABER

CHP’de parti içi muhalefet gruplarının bir sonraki kurultaya yönelik çalışmaları devam ederken, çarpıcı bir kulis bilgisi geldi…

CHP’de eski genel başkan Genel Başkan Deniz Baykal’a yakınlığı ile bilinen bazı isimlerin birlikte hareket ederek gelecek kurultayda genel başkan adayı olarak Kemal Kılıçdaroğlu karşısına Deniz Baykal’ın kızı Prof.Aslı Baykal’ı aday göstermek istedikleri belirtiliyor…

Kulislere yansıyan bilgilere göre yıllarca Deniz Baykal ile yakın siyaset yapan bu isimler Aslı Baykal isminin hem kadın olması hem de “Soyadı” sebebi ile parti içi muhalefeti bir araya toplayabileceğini düşünüyorlar.

Aslı Baykal isminin yıpranmamış bir isim olduğunu belirten CHP içerisindeki bu “Eski tüfek” siyasetçiler, özellikle son dönemde İYİ PARTİ’nin yükselen oylarında Meral Akşener’in Türk siyasetindeki tek kadın lider olmasının da belirli bir etkisi olduğu tespitini yaparlarken, Aslı Baykal’ın da kadın lider olarak CHP Genel Başkanı olması halinde İYİ PARTİ’ye kayan bu oyları konsolide edebileceğini ifade ediyorlar.

Ancak parti içerisinde Aslı Baykal isminin ortaya çıkması ile birlikte kulislerde fikir ayrılıkları da yaşanmaya başlandı.

Baykal ekibine yakın isimler ile birlikte hareket etmeyen ve Aslı Baykal ile birlikte başlatılacak bir parti içi muhalefet hareketinin “Ölü doğum” olacağını savunan ayrıca partide şu anki yönetime olduğu kadar, Baykal ve yakın ekibine de parti tabanından ciddi bir tepki olduğunu belirten pek çok muhalif isim ve grubun ise Aslı Baykal ismine son derece soğuk baktıkları ifade ediliyor.

Aslı Baykal isminin gündeme getirilmesinin “Soyadı” nedeni ile de yanlış olduğunu belirten parti içerisindeki diğer muhalif gruplar “Biz AKP’ye akraba-eş-dost partisi, aile partisi diye eleştiri getiriyoruz. CHP bir “Aile” partisi değildir, Genel Başkanlık makamı da babadan çocuklara soy adı ile devredilecek bir makam değildir” şeklinde tepki gösterdikleri ifade ediliyor.

Geçtiğimiz günlerde ise Prof.Aslı Baykal hakkında medyaya yeni bir parti kuracağı yönünde iddialar yansımıştı.

Hatırlanacağı gibi Aslı Baykal son olarak Mahir Caferoğlu’na satılmadan önce HALK TV’nin başına geçmiş ancak Aslı Baykal yönetiminde finansal açıdan daha da kötüye giden HALK TV bir süre sonra Caferoğlu’na satılmıştı.

Prof.Aslı Baykal’ın kulislere yansıyan iddialar karşısında nasıl bir turum takınacağı ise merakla bekleniyor…

________________________________________________________________________________________________

BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞE DESTEK OLMAK İÇİN;

“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan, bağımsız ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan, Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir, DİJİTAL KİTAPLARIMIZDAN (e-kitap) satın alabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi  belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”

DİJİTAL BOOK STORE SANAL KİTABEVİ:

https://www.shopier.com/ShowProductNew/storefront.php?shop=dijitalbookstore&sid=d2FqS25GbkNlRDh0dW5ucjBfLTFfIF8g

YOUTUBE KANALI LİNKİ:

https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w

 

 

 

Okumaya Devam Et

ÖZEL HABER

İŞTE 43 KİŞİYİ “BUHARLAŞTIRAN” “KİLİT” EKİP

Yayınlanma Tarihi:

on

HABER ALTERNATİF-ÖZEL

Celal Eren ÇELİK

AKP’li Malatya Yeşilyurt Belediyesi’nin “ÇEVREYE DUYARLI BİREYLER YETİŞTİRME” projesi çerçevesinde Almanya’ya gönderilen 45 kişiden 43’ünün Türkiye’ye geri dönüş yapmadığı geçtiğimiz günlerde ortaya çıkmıştı.

Konunun üzerine giden HABER TÜRK yazarı Sevilay Yılman ise olayın “İnsan kaçakçılığı” olduğunu belirttiği köşe yazısında AKP’li Yeşilyurt Belediyesi ile birlikte bu projeyi organize eden “Malatya Kişisel Gelişim Dünyası Derneği” ‘ adeta “Buharlaşan” 43 kişinin Almanya’ya gelmesi için “Davetiye” gönderen ve tüm masraflarını karşılayan şirketin MEGA KİLİT GMBH isimli bir şirket olduğunu ancak “Tüm kaynaklarını kullanmasına rağmen” şirketin sahibi olan Ersin Kilit hakkında hiç bir bilgiye ulaşamadığını,Türk büyükelçiliğinin de bu kişi ve şirkete ulaşamadığını yazmıştı…

43 kişilik ekibe Almanya’dan davetiye gönderen ve “Tüm masrafları” karşılayan şirketin tüm ağını HABER ALTERNATİF açıklıyor…

Öncelikle şirketin isminin MEGA KİLİT GMBH olduğu doğru ancak sahibi Ersin Kilit değil…

MEGA KİLİT GMBH 2 Mayıs 2016 tarihinde 25 bin Euro sermaye ile Hannover Ticaret Odası’na HRB 213752 ticaret sicil numarası ile kaydını yaptıran bir şirket.

Şirket şu anda “Kağıt üzerinde” Almanya’da  Scheffelstr. 2 , 30167  Hannover adresinde 4 katlı bir binadaki tek bir dairede faaliyet gösteriyor,”Kağıt üzerinde” zira şirketin 5 yıllık ticari geçmişi incelendiğinde ortaklık sözleşmesindeki faaliyet alanı “Gastronomik ünitelerin işletilmesi, satış makinelerinin kurulumu” gibi yüksek kar marjı olan bir sektörde hemen hemen hiç bir iş yapmayan bir “Tabela şirketi” olmaktan çok da öteye gidemediği görülüyor.

Şirketin kuruluşundaki ilk genel müdürü ise Yılmaz Polat. Yılmaz Polat 8 Ocak 2015’te kurulup, 16 Ocak 2018 yılları arasında ise  batarak tasfiye edilen  ve Hannover Ticaret Odasına HRB 211931 ticaret sicil kaydı ile kayıtlı olan PAMUKKALE GASTRO UG isimli firmanın sahibi.

Yılmaz Polat’ın PAMUKKALE GASTRO UG isimli şirketi faaliyet gösterirken kurduğu “İlişkiler ağı” aslında bugün Almanya’dan dönmeyen 43 AKP’linin buharlaşması olayındaki soru işaretlerinin odağındaki  MEGA KİLİT GMBH şirketine de ışık tutmakta.

Zira Yılmaz Polat’ın 2014-2016 tarihleri arasında yakın ilişki kurduğu isimler Hazime Kilit,Zeynep Kilit,Hüseyin Kilit ve Zeynep Gökçe…

Ve 2016 yılından itibaren Yılmaz Polat’ın Genel Müdürlüğü sonrasında MEGA KİLİT GMBH’de sırası ile kurulan bu yakın ilişkilerde ismi geçen kişileri peş peşe Genel Müdür olurken görüyoruz…

İddiaların odağındaki MEGA KİLİT GMBH şirketinde 10 Haziran 2016 tarihinde Genel Müdürlük görevine Hüseyin Kilit gelirken, 12 Ocak 2018 tarihinde bu göreve Zeynep Kilit atanıyor. 22 Mayıs 2018 tarihinde Hüseyin Kilit Genel Müdürlük koltuğunu devralırken,22 Ağustos 2019 tarihinde ise şirketin Genel Müdürü bu kez Zeynep Gökçe oluyor… Ve son olarak 7 Ocak 2020 tarihinde Zeynep Gökçe yerine Genel Müdür koltuğuna bu kez Hazime Kilit oturuyor.

Bu arada 18 Haziran 2019 – Langenhagen, Am Pferdearkt 6, 30853 Langenhagen adresinde Nord Bau Kilit GmbH isimli bir şirket kuruluyor. Şirketin Genel Müdürü ise Mario-Celal Rashid Selmani… Ancak tek bir ticari faaliyet bile göstermeyen ve sürekli zarar eden bu şirket bir süre sonra yeni “Yöneticileri” ile tanışıyor…

Nord Bau Kilit GmbH şirketine iddiaların odağında olan MEGA KİLİT GMBH ortak oluyor ve bu Nord Bau Kilit GmbH isimli şirketin Genel Müdürlüğü görevine önce 2018 Ocak ayında Ahmet Olgun gelirken,18 Haziran 2019 tarihinde aynı zamanda 2018-2019 tarihleri arasında iddiaların merkezindeki MEGA KİLİT GMBH şirketinin o tarihlerdeki Genel Müdürü olan Zeynep Kilit geliyor.

Nord Bau Kilit GmbH şirketinde 2018 yılında Genel Müdür olan Ahmet Olgun ise iddiaların AKP’li Yeşilyurt belediyesine davet gönderip tüm masrafları karşılayan MEGA KİLİT GMBH şirketinin ilk Genel Müdürü olan Yılmaz Polat ile bağlantılı bir isim.

Tüm bu ilişkiler ağında dikkat çekici olan kurulan tüm bu şirketlerin tamamının “Kağıt üzerinde” kurulmuş ama aktif ticari faaliyet göstermemiş “Tabela şirketi” olmaktan öteye gitmemiş “Naylon şirketler” olması.

Bu da akıllara kurulan bu şirketler sayesinde oluşturulan “Naylon şirketler ağı” sayesinde Türkiye içerisinde “Kurdurulan” STK’lar ile birlikte “Proje” adı altında belediyeler eli ile yurtdışına insan ve diğer başka kaçakçılık türlerinin yapılması için bir organizasyon kurulup kurulmadığı sorusunu getiriyor…

Yani  kafalardaki soru işaretleri doğruysa ki tüm işaretler ve bağlantılar bu soru işaretlerinin doğru olduğunu göstermekte; bu “Naylon şirketler ağı” önce Türkiye’de bir STK kurduruyor,sonra buraya “Yurtdışına kaçırılacak kişileri” kaydettiriyor, sonrasında “Tüm masraflarına sponsor” olacağı bir PROJE” götürüyor, bu “PROJE” nin kabulü ile belediyeler proje katılımcılarına devletin “GRİ PASAPORTUNU” çıkartıyor ve “Yurt dışına kaçırılması planlanan” kişiler böylesi bir organizasyon ile hem de ellerinde devletin “GRİ PASAPORTU” gibi çok önemli kapıları kendilerine açacak bir “ANAHTAR” ile yurtdışına çıkıyor ve en son aşamada AKP’li Malatya Yeşilyurt Belediyesi’nin gönderdiği ve geri dönmeyen 43 kişi gibi bir anda “Buharlaşıyorlar”…

Ve büyük ihtimalle de bu 43 kişi gibi belki de yüzlerce, belki binlerce “Buharlaşan” vatandaş var..

Şimdi burada sorulması gereken bazı soruları da HABER ALTERNATİF olarak soruyoruz:

1-Yukarıda yazmış olduğumuz ilişkiler ağı içerisinde ismi geçen şahıslar yahut şirketler Türkiye’de başka belediyelere de bu şekilde “PROJE” teklif ederek “Sponsor” olmuşlar mıdır?

2-Bu ilişkiler ağı içerisinde yer alan isim ve şirketler hakkında Almanya’daki Türk Büyükelçiliği’nin bir bilgisi var mıdır,varsa yetkili merciler ile bu bilgi paylaşılmış mıdır?

3-Bugüne kadar bu ilişkiler ağı içerisinde yer alan kişi ve şirketler ile birlikte ortak proje düzenleyen başka STK var mıdır?

4-Bu ilişkiler ağı içerisinde bulunan kişi ve şirketler ile Türkiye’de bulunan ve ortak proje düzenleyen STK’ların para alışverişi ve hesap trafikleri ne şekilde seyretmiştir?

5-Ve belki de en önemlisi Türkiye Cumhuriyeti Devleti, 2020 yılının Eylül ayında gerçekleştiği bilinen bu skandal ile ilgili gerek Alman resmi makamları, gerek Interpol ile temasa geçip açıkladığımız bu ilişkiler ağı içerisindeki şirket ve kişiler ile ilgili bir çalışma başlatmış mıdır?

________________________________________________________________________________________________

BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞE DESTEK OLMAK İÇİN;

“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan, bağımsız ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan, Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir, DİJİTAL KİTAPLARIMIZDAN (e-kitap) satın alabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi  belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”

DİJİTAL BOOK STORE SANAL KİTABEVİ:

https://www.shopier.com/ShowProductNew/storefront.php?shop=dijitalbookstore&sid=d2FqS25GbkNlRDh0dW5ucjBfLTFfIF8g

YOUTUBE KANALI LİNKİ:

https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w

 

 

 

 

Okumaya Devam Et

ÖZEL HABER

AKP’NİN MONTRÖ RÖVANŞI VE AHMET ALTAN’A VURAN PİYANGO

Yayınlanma Tarihi:

on

Celal Eren ÇELİK

Evet efendim bu yazımızda önce sizlerle tarihte çok da uzun olmayan bir zaman diliminde geriye doğru gideceğiz…

Dedik ya çok değil bundan 14 yıl öncesinde hayatımıza 15 Kasım 2007 tarihinde TARAF isimli bir gazete girdi. Bu gazete ALIM YAYINEVİ isimli bir şirket tarafından çıkartılıyordu. Gazetenin Genel Yayın Yönetmenliği koltuğuna Ahmet Altan oturtulmuştu.

TARAF gazetesinin kurulmasından kısa süre sonra Türkiye Ergenekon ismi verilen büyük kumpasın ilk dalgaları ile karşılaşmaya başladı… TARAF gazetesi yıllar sonra tamamen kumpas olduğu ortaya çıkan Ergenekon Davası’nın “Medya ayağını” oluşturuyordu…

”Dijital ortamda oluşturulmuş” sahte ve düzmece belgeler, “Bavullar ile servis edilen” bilgiler sistematik olarak her zaman ilk önce TARAF GAZETESİ’nde manşet oluyordu…

TARAF adeta “Tasfiye edilen eski düzeni yıkan gazete” olarak sembolleşiyordu bu süreçte…Rasim Ozan Kütahyalı’dan Mehmet Baransu’ya,Ahmet Altan’dan Yasemin Çongar’a kadar TSK’ya atmadık çamur bırakmıyor yazmadıklarını bırakmıyorlardı…

AKP ise kurulan “KİRLİ ORTAKLIK” ile TARAF GAZETESİ’ni el üstünde tutuyor, uluslararası kuruluşlar gazeteye ödül üzerine ödül veriyorlardı.

Nasıl vermesinlerdi ki ? TARAF öyle manşetler atıyor, öyle “İnce işçilik” bir “Operasyon tetikçiliği” yapıyordu ki “Kumpası kuran” çevrelerin takdirini tabii ki hak edecekti…Zira TARAF’ı belliydi ne de olsa…

TARAF GAZETESİ 26 Temmuz 2008’de Cumhuriyet’i Ergenekon isimli  “Derin bir yapının yönettiğini iddia ettiği” 1923’te KURULDU,2008’DE ARINIYOR manşeti ile çıkıyordu.

“Operatif tetikçiliğin nadide örneklerini sergileyen” TARAF isimli psikolojik harp makinası 19 Kasım 2009’da KOD ADI KAFES manşetini atarak “Kafes Eylem Planı” yalanı haberi ile operasyon yapıyor, 12 Haziran 2009’da AKP VE GÜLEN’İ BİTİRME PLANI yalanını manşetine taşıyor,20 Ocak 2010’da FATİH CAMİİ BOMBALANACAKTI manşeti ile “Operasyon yapmaya” devam ediyordu.

10 Ocak 2009 tarihinde sonradan silahların FETÖ tarafından yerleştirilip TSK’nın şerefli subaylarına kumpas kurulduğu ortaya çıkan Poyrazköy kazılarını da yine “Operasyon karargahı” TARAF isimli paçavra herkesten önce manşetine ÜSTÜ CUMHURİYET,ALTI ERGENEKON manşeti ile veriyordu…

22 Şubat 2010 tarihinde TSK’yı “Darbe yapmayı istemekle” suçlayan ve VESAYETE EN AĞIR BALYOZ manşeti ile çıkan ve bin bir yalanı utanıp sıkılmadan yaptığı “Operasyon ve kumpas” için ardı ardına sıralayan da yine TARAF isimli bu “Kumpas projesiydi”…

İşte TSK’ya tüm bu kumpaslar kurulur ve TSK, FETÖ tarafından kumpas ile çökertilip, vatansever subaylar Ergenekon ve Balyoz kumpasları ile tasfiye edilip FETÖ’cü subayların önü açılarak yükselmesi sağlanırken bu HAİN OPERASYONUN en önemli ayağı olan medya ayağını başından sonuna kadar Ahmet Altan isimli gazeteci görünümlü, Türk basın tarihinin en büyük “Tetikçilerinden” birisi yönetiyordu…

Sonradan TARAF GAZETESİ’ni kuran ALKIM YAYINEVİ’nin FETÖ tarafından finanse edildiği, TARAF GAZETESİ’nin başından beri bir “PROJE” olduğu ve FETÖ kumpaslarında planlı ve sistematik biçimde TSK’ya tarihinin en ağır operasyonunu yaptığı ve FETÖ’cü subayların önünün açılmasını sağladığı tek tek ortaya çıktı…

Şimdi geri dönmek üzere bu TARAF adlı “OPERASYON MERKEZİNE” bir virgül koyalım…

3 Nisan gecesi yani bundan 12 gün önce 103 emekli amiral Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin tartışmaya açılmasından ve bir amiralin tekkede çekilen sarıklı fotoğraflarından duydukları rahatsızlığı belirten bir “DUYURU” yayınladılar…

Aman efendim ortalık ayağa kalktı, bu emekli amiraller “Darbecilik” ile suçlandı,10 tanesi gözaltına alınıp tam 8 gün nezarethanede tutuldu, toplam 14 emekli amiral ifade verdi.

Ve en sonunda emekli amiraller “İl dışına çıkma yasağı” konularak serbest bırakıldı ama bu amiraller ordu evlerinden atıldılar…

Peki bu amiraller gözaltına alındığı zaman ortalığı ayağa kaldırıp amiralleri “Darbecilik” ile suçlayan,rütbelerinin sökülüp “Bedel ödetilmesini” isteyen kimlerdi?

Bunları isteyenler 2008-2012 arası Ahmet Altan’ın TARAF GAZTEESİ’nde attığı manşetler ile bizzat yönettiği TSK’ya kumpas operasyonuna o günlerde alkış tutan Cem Küçük,Nagehan Alçı ve bilimum AKP yandaşı gazeteci görünümlü “Kadrolu yandaş”…

Peki TARAF GAZETESİ’nde yapılan “KİRLİ OPERASYON ve KUMPASLAR” sonucu hayatının önemli bir bölümünü Silivri zindanında geçirmiş olan TSK’nın üst düzey general ve amiralleri arasında kimler vardı?

Montrö açıklaması sebebi ile 8 gün gözaltına alınan,hapisleri istenen, darbecilikle suçlanan ve serbest kalsalar da orduevlerinden atılan emekli amirallerimiz!

Yani efendim bu gece serbest kalan ve “Birilerinin” “Yaptığı gazetecilikti” diyerek “Demokrasi kahramanı” ilan etmeye kalktığı Ahmet Altan ve ekürisi Nazlı Ilıcak’ın tahliyesi hiç de öyle “Tesadüfi” bir zamanlama ile gerçekleşmemiştir.

AKP Montrö Açıklaması nedeni ile emekli generalleri oluşan kamuoyu tepkisi nedeni ile tutuklayamamış ama bu kadar “Gümbürtü koparttıktan” sonra “RÖVANŞ” olarak attığı manşetler ile bu emekli amirallerimizi ERGENEKON VE BALYOZ KUMPASI’nda Silivri Zindanı’na gönderen Ahmet Altan’ı serbest bırakıp “Ödüllendirerek” “Sizi istesem içeri atardım atmadım ama size kumpas kuranları da serbest bıraktım” mesajını vermiştir.

AKP burada aynı zamanda arasının uzun zamandır bozuk olduğu liberallere de göz kırpmaktadır ama asıl mesaj Montrö Bildirisi’ni imzalayan emekli amirallere ve onları destekleyenlere verilmiştir.

Ve Ahmet Altan’ın tahliyesi kendisi için bir büyük “Piyango” iken AKP için ise bir “Rövanştır”

Şimdi asıl soru şudur: “AKP bu rövanş mesajının devamını getirecek mi?”

Bu sorunun cevabını almak için çok bekleyeceğimizi ise hiç sanmıyorum…

_______________________________________________________________________________________________

BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞE DESTEK OLMAK İÇİN;

“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan, bağımsız ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan, Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir, DİJİTAL KİTAPLARIMIZDAN (e-kitap) satın alabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi  belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”

DİJİTAL BOOK STORE SANAL KİTABEVİ:

https://www.shopier.com/ShowProductNew/storefront.php?shop=dijitalbookstore&sid=d2FqS25GbkNlRDh0dW5ucjBfLTFfIF8g

YOUTUBE KANALI LİNKİ:

https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w

 

Okumaya Devam Et







Popüler

%d blogcu bunu beğendi: