Sosyal Medya Hesaplarımız

GÜNDEM

71 BARODAN ORTAK AÇIKLAMA:”BAROLAR KOLLUK KUVVETİNE DÖNÜŞTÜRÜLMEK İSTENİYOR”

Yayınlanma Tarihi:

on

Meclis Genel Kurulu’nda bugün görüşülecek olan “Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanının Önlenmesine İlişkin Kanun Teklifi”nde yer alan 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun’un 2’nci maddesinde değişikliğe gidilerek “yükümlü” tanımının kapsamına serbest avukatların dahil edilmesi, baroların tepkisine yol açtı. 71 baro, düzenlemenin geri çekilmesi için ortak yazılı açıklama yayımladı.

Evrensel’in haberine göre “Avukatlığın Özüne Aykırı Bu Düzenleme Kabul Edilemez” başlığı taşıyan açıklamada, “Avukata mesleğini ifa ederken; izleme, tanıma, şüpheli işlem bildirimi, şüpheli para muhafazası gibi yükümlülükler yüklemek, avukatı kolluk görevlisi haline getirmek, dahası CMK 161’inci madde ile birlikte değerlendirildiğinde avukatı savcının emrine sokmak ve avukatlığın olmazsa olmaz koşulu olan bağımsızlık unsurunu ortadan kaldırmak anlamına gelmektedir” denildi. Avukatları, yapmış oldukları işlemler hakkında bilgi ve belge verme, şüpheli işlem ibrazı, muhafaza yükümlülüğü gibi fiillerle yükümlü kılan düzenlemenin başta Avukatlık Kanunun 36. maddesinde düzenlenen sır saklama yükümlülüğü olmak üzere avukatlık mesleğinin özüne ve ruhuna aykırı olduğu ifade edildi.

Barolar tarafından yapılan açıklama şöyle:

“Kanun teklifinin gerekçesinde; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 35. maddesinin ikinci fıkrası kapsamındaki taşınmaz alım-satım, şirket vakıf ve dernek kurulması, idaresi ve devredilmesi işlerinde kimlik tespiti, gerçek faydalanıcının tanınması, müşterinin durumunun ve işlemlerinin izlenmesi gibi müşterinin tanınmasına ilişkin yükümlülükleri, şüpheli işlem bildirimi, bilgi ve belge verme, muhafaza ve ibraz yükümlülüklerini yerine getirmelerinin amaçlandığı belirtilmiştir.

MESLEĞİN ÖZÜNE VE RUHUNA AYKIRI

Avukatları, yapmış oldukları işlemler hakkında bilgi ve belge verme, şüpheli işlem ibrazı, muhafaza yükümlülüğü gibi fiillerle yükümlü kılan bu düzenleme, başta Avukatlık Kanunun 36. maddesinde düzenlenen sır saklama yükümlülüğü olmak üzere avukatlık mesleğinin özüne ve ruhuna aykırıdır. Bu kapsamda avukatı ihbarcı haline getirerek savunma hakkının yok sayılması anlamına gelmektedir.

Avukatlık mesleğinin kamusallığı, Anayasal ve tarihsel bir ilke olan savunma hakkının kutsallığından ve evrensel hukuk prensiplerinden gelmektedir. Herhangi bir suç isnadı altındaki bireyin başta adil yargılanma hakkı gelmek üzere temel hak ve özgürlükleri, usuli hakları, masumiyet karinesi, sessiz kalma hakkı, aleyhine olan delilleri bildirmeme hakkı gibi hakları, toplumsal savunma makamı ile korunur. Bu korumanın güçlü olması için de avukatlık hem formel hem muhteva olarak, serbest ve özgür bir meslek olarak düzenlenmiş, müvekkili ile özdeşleştirilmesi yasaklanmış ve müvekkili ile arasındaki ilişki gizli tutularak sır saklama yükümü yüklenmiştir. Avukatın kendisine yapılan teklifi yolsuz veya haksız görmesi yahut sonradan yolsuz veya haksız olduğu kanısına varması hali de Avukatlık Kanunu’nun 38. Maddesinde avukatın işi reddetmesinin zorunlu olduğu hal olarak düzenlenmiştir.

“AVUKATLARI SAVCININ EMRİNE SOKACAK”

Gerekçesi her ne kadar ‘kara para suçu’nun giderilmesi olarak gösterilse de avukatın tek yükümü suç ile bağlantı yasağına (contact ban) riayet etmesidir. Avukata mesleğini ifa ederken, izleme, tanıma, şüpheli işlem bildirimi, şüpheli para muhafazası gibi yükümlülükler yüklemek, avukatı kolluk görevlisi haline getirmek, dahası CMK 161. Madde ile birlikte değerlendirildiğinde avukatı savcının emrine sokmak ve avukatlığın olmazsa olmaz koşulu olan bağımsızlık unsurunu ortadan kaldırmak anlamına gelmektedir.

Savunma hakkının kutsallığı ve temel hakların başında yer alışı, bu hakları birey adına savunan avukatın tam anlamıyla bağımsız olmasını gerektirir. Kastedilen bağımsızlık her şeyden önce; avukatın bir işi kabul etmesinde, işi takibinde ve sonuçlandırmasında sahip olduğu, herkese ve özellikle tüm erklere karşı olan bağımsızlığıdır. Toplumsal iş bölümleri binlerce yıldır uzmanlaşma meslekleri getirmiştir. Suç şüphesini takip etmek savcı ve adli kolluğun; suç yüklenmesine karşı bireylerin masumiyet karinelerini, adil yargılanma haklarını ve savunma haklarını müdafaa etmek ise avukatların görevleridir.

AVUKATLIK KANUNU HATIRLATILDI

Anayasa’nın ‘hak arama özgürlüğü’nü düzenleyen 36. Maddesi; ‘Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir’ şeklinde temel kuralı göstermektedir.

Kimlik tespiti, işlemlerin izlenmesi, bilgi ve belge verme, şüpheli işlem yükümlülükleri, muhafaza ve ibraz yükümlülükleri avukatların savunma haklarıyla asla bağdaşmamaktadır. Avukatın sır saklama yükümlülüğüne, mesleki faaliyeti nedeniyle öğrenilmiş şahsi, ailevi, ticari, kurumsal her türlü bilgi dahildir. Avukatlık Kanunu, avukatın sır saklama yükümlülüğü sebebiyle müvekkili ile ilgili öğrendiği hususları açığa vurmalarını yasaklamaktadır. CMK 46. Maddesi de benzer düzenlemeyi içermektedir. İş sahibi muvafakat etse dahi avukatın tanıklıktan çekinebilmesi hakkı aslında hukuk devletinin, savunma mesleğinin ve adil yargılanma hakkı ile kişinin kendini hukuki güvenlik içerisinde hissetmesinin temelidir.

2008 YILINDA İPTAL EDİLDİ

2008 yılında benzer bir madde Suç Gelirlerinin Aklanmasının ve Terörün Finansmanının Önlenmesine Dair Tedbirler Hakkında Yönetmeliğin 4. Maddesinin (ş) bendine eklenmiştir. Danıştay 10. Dairesi ise 2008/1675 E. 2013/508 K. numaralı ve 24.01.2013 tarihli kararı ile bu bendi iptal edilmiştir.  21. Yüzyılda Avukatlık Meslek Kurallarına Dair Turin İlkeleri, 27 Ekim 2002 tarihinde Sydney’de toplanan Uluslararası Avukatlar Birliği (UIA) Genel Kurulu’nca kabul edilmiştir. Türkiye bu genel kurulun katılımcısıdır. Anayasa Mahkemesi birçok kararında, Turın İlkelerine uluslararası sözleşme niteliğinde atıflar yapmaktadır.

“DÜZENLEMEDEN DERHAL VAZGEÇİLMELİ”

Turin İlkelerine göre; “Müvekkillerini temsil etmeleri vesilesiyle öğrendikleri her türlü gerçeği ve bilgiyi gizli tutmak avukatların görevidir. Avukatlar mesleklerini icra ederken elde ettikleri bilgileri açıklamaya zorlanmamalıdır.”

Evrensel hukuk kuralları, tarafı olduğumuz uluslararası sözleşmeler, iç mevzuatımız açıktır. Avukatlar, işleri nedeniyle vakıf olduğu bilgileri, paylaşamaz, paylaşmaya zorlanamaz. Aksi düzenlemeler, avukatlık mesleğinin doğasına aykırıdır, savunma hakkını ve hukuk devletini yok eder. Yargı fonksiyonu bütünüyle sakatlanır. Bu düzenlemeden derhal vazgeçilmelidir.”

İMZACI BAROLAR

Metine imza atan barolar şöyle: Adana Barosu Başkanlığı, Afyonkarahisar Barosu Başkanlığı, Ağrı Barosu Başkanlığı, Amasya Barosu Başkanlığı, Ankara Barosu Başkanlığı, Antalya Barosu Başkanlığı, Ardahan Barosu Başkanlığı, Artvin Barosu Başkanlığı, Aydın Barosu Başkanlığı, Balıkesir Barosu Başkanlığı, Bartın Barosu Başkanlığı, Batman Barosu Başkanlığı, Bilecik Barosu Başkanlığı, Bingöl Barosu Başkanlığı, Bolu Barosu Başkanlığı, Burdur Barosu Başkanlığı, Bursa Barosu Başkanlığı, Çanakkale Barosu Başkanlığı, Çankırı Barosu Başkanlığı, Çorum Barosu Başkanlığı, Denizli Barosu Başkanlığı, Düzce Barosu Başkanlığı, Edirne Barosu Başkanlığı, Elazığ Barosu Başkanlığı, Erzurum Barosu Başkanlığı, Eskişehir Barosu Başkanlığı, Gaziantep Barosu Başkanlığı, Giresun Barosu Başkanlığı, Gümüşhane-Bayburt Bölge Barosu Başkanlığı, Hakkari Barosu Başkanlığı, Hatay Barosu Başkanlığı, Iğdır Barosu Başkanlığı, Isparta Barosu Başkanlığı, İstanbul Barosu Başkanlığı, İzmir Barosu Başkanlığı, Maraş Barosu Başkanlığı, Karabük Barosu Başkanlığı, Kars Barosu Başkanlığı, Kastamonu Barosu Başkanlığı, Kayseri Barosu Başkanlığı, Kırıkkale Barosu Başkanlığı, Kırklareli Barosu Başkanlığı, Kırşehir Barosu Başkanlığı, Kocaeli Barosu Başkanlığı, Konya Barosu Başkanlığı, Kütahya Barosu Başkanlığı, Malatya Barosu Başkanlığı, Manisa Barosu Başkanlığı, Mardin Barosu Başkanlığı, Mersin Barosu Başkanlığı, Muğla Barosu Başkanlığı, Muş Barosu Başkanlığı, Niğde Barosu Başkanlığı, Ordu Barosu Başkanlığı, Osmaniye Barosu Başkanlığı, Rize Barosu Başkanlığı, Sakarya Barosu Başkanlığı, Samsun Barosu Başkanlığı, Siirt Barosu Başkanlığı, Sinop Barosu Başkanlığı, Sivas Barosu Başkanlığı, Urfa Barosu Başkanlığı, Şırnak Barosu Başkanlığı, Tekirdağ Barosu Başkanlığı, Tokat Barosu Başkanlığı, Trabzon Barosu Başkanlığı, Dersim Barosu Başkanlığı, Uşak Barosu Başkanlığı, Van Barosu Başkanlığı, Yalova Barosu Başkanlığı, Yozgat Barosu Başkanlığı.”

 

Yorum yapmak için tıklayın

Bir Cevap Yazın

GÜNDEM

İZMİR’DE 4 AYRI DEPREM

Yayınlanma Tarihi:

on

İzmir ilki gece 02.28’de gerçekleşen 4 ayrı deprem ile sarsıldı…

Geçtiğimiz aylarda yaşadığı büyük depremin yaralarını sarmaya çalışan İzmir’de bu gece yaşanan 4 ayrı deprem korku yarattı.

Kandilli Rasathanesi’nin verilerine göre Ege Denizi’nde yaşanan depremlerden ilki gece 02.28’de meydana geldi. Yaşanan bu ilk deprem 9.1 km. derinlikte meydana gelirken 4.0 şiddetinde gerçekleşti.

Bu depremden hemen 6 dakika sonra saat 02.27’de ise 6.1 km. derinliğinde 3.0 şiddetindeki 2.deprem gerçekleşti.

3.deprem ise saat 02.33’de 2.0 km. derinlikte 3,7 şiddetinde gerçekleşti.

Saatler 02.37’yi gösterdiğinde ise 15.5 km. derinlikte gerçekleşen gecenin en şiddetli depremi 4,7 büyüklüğünde meydana geldi.

Şu an için İzmir Valiliği’nden yaşanan depremler ile ilgili bir açıklama yapılmadı.

Okumaya Devam Et

GÜNDEM

TAHA AKYOL’DAN BAHÇELİ’YE CEVAP GELDİ

Yayınlanma Tarihi:

on

MHP Lideri Bahçeli’nin Twitter paylaşımı ile ismini vererek eleştirdiği gazetecilerden birisi olan Taha Kıvanç Bahçeli’ye Karar Gazetesi’ndeki köşesinden cevap verdi.

Bahçeli Twitter hesabından yaptığı paylaşımda Yıldıray Oğur,Elif Çakır gibi gazeteciler ile birlikte Taha Kıvanç‘ın da ismini vermiş ve  ““Bilhassa Taha Akyol MHP’yi bilir, tavsiyem mezkur sipariş üzerine yazan isimlerle birlikte Serok Ahmet’e bizi acilen anlatmasıdır.” ifadelerini kullanmıştı.

Bahçeli’nin bu sözlerine Taha Kıvanç’tan yanıt gecikmedi. Kıvanç Karar Gazetesi’ndeki köşesinden Bahçeli’ye yanıt verdi. Kıvanç “Elimde sadece kalemim var” dedi.

Taha Akyol köşesinde “Bir düşünce mirası olarak milliyetçiliği ‘haddeden geçmemiş’ şiddet içgüdülerinin seviyesine düşürmekten herkes sakınmalıdır; düşünceye de ülkeye de zarardır. Bana ve yazar arkadaşlarıma hakaret edenlere, hedef gösterenlere benim söyleyeceğim budur.Allah’ıma hamd olsun, eli sopalı adamlarım yok, hiç de özenmedim.
Elimde kalemim var sadece; kitaplarımı, belgesellerimi, yazılarımı yazdığım kalem.” ifadelerini kullandı.

________________________________________________________________________________

BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞE DESTEK OLMAK İÇİN;

“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan,bağımsız ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan,Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir,DİJİTAL KİTAPLARIMIZDAN (e-kitap) satın alabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi  belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”

DİJİTAL BOOK STORE SANAL KİTABEVİ:

https://www.shopier.com/ShowProductNew/storefront.php?shop=dijitalbookstore&sid=d2FqS25GbkNlRDh0dW5ucjBfLTFfIF8g

YOUTUBE KANALI LİNKİ:

https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w

 

 

Okumaya Devam Et

GÜNDEM

SOKAĞA ÇIKMA YASAKLARININ NE ZAMAN KALDIRILACAĞI BELLİ OLDU

Yayınlanma Tarihi:

on

COVİD-19 salgını nedeni ile hayata geçirilen sokağa çıkma yasakları ile ilgili yapılacak yeni düzenlemenin ve yasakların kalkacağı tarih belli olduğu ve buna göre Mart ayının ikinci haftasından itibaren yasakların kalkacağı öne sürüldü.

Vaka sayılarında yaşanan azalma ve aşı çalışmalarının başlaması ile ile birlikte buna paralel olarak sokağa çıkma yasaklarının da kaldırılacağı ve normalleşmeye doğru ilk adımların atılacağı belirtiliyor.

Hürriyet’ten Nuray Babacan’ın haberine göre, “yeni normal” için mart ayının ikinci haftası işaret ediliyor.

Salgının seyrine bağlı olarak, kuralların değiştirilmesine ilişkin seçenekler tartışılıyor. Habere göre, öncelikli olarak sokağa çıkma yasağına ilişkin saatlerin daraltılabileceği konuşuluyor. Cumartesi-pazar günü uygulanan sokağa çıkma kısıtlamalarının gündüz için kaldırılması da yeni planlamada söz konusu olabilecek.

Hafta içi kısıtlamalarının saatlerinin de 21.00’den 23.00’e çekilebileceği belirtiliyor.

Bir süre sonra Sağlık Bakanlığı hastanelerinde, normal hasta kabul edilebileceği, ertelenen ameliyatlar ve tedavilere de yeniden başlanabileceği ifade ediliyor.

Habere göre, Mart ayından itibaren okulların ikinci yarı yılında yüz yüze eğitime geçmesi konuşulan başlıklar arasında.

________________________________________________________________________________

BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞE DESTEK OLMAK İÇİN;

“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan,bağımsız ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan,Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir,DİJİTAL KİTAPLARIMIZDAN (e-kitap) satın alabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi  belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”

DİJİTAL BOOK STORE SANAL KİTABEVİ:

https://www.shopier.com/ShowProductNew/storefront.php?shop=dijitalbookstore&sid=d2FqS25GbkNlRDh0dW5ucjBfLTFfIF8g

YOUTUBE KANALI LİNKİ:

https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w

 

Okumaya Devam Et







Popüler

%d blogcu bunu beğendi: