Sosyal Medya Hesaplarımız

GÜNDEM

AYASOFYA BAŞİMAMI’NDAN GERİCİ PROFESÖRE DESTEK

Yayınlanma Tarihi:

on

Geçtiğimiz günlerde Yalova Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi’nde öğretim görevlisi Ebubekir Sifil’in sosyal medya üzerinden Yılmaz Özdil ve Cüneyt Akman hakkında yaptığı ‘Öldüklerinde camilerimize cenazeleri sokulmasın’ sözleri büyük tepki çekmişti.

Gerici profesör Sifil’in bu açıklaması sonrasında ise gazeteci Yılmaz Özdil köşesinden  YOBAZIN TEHDİDİ başlıklı yazısında cevap vererek “Bana gelince camiye almazsan cemevinden kaldırırlar, müsterihim” demişti.

Ebubekir Sifil’in kamuoyunun  büyük tepkisini çeken bu sölerine destek ise Ayasofya Camii’ne başimam olarak atanan Prof. Dr. Mehmet Boynukalın’dan geldi.

Twitter hesabından konuyla ilgili ayetler paylaşan Boynukalın’ın “Ebubekir Sifil hoca doğru söylemiş. Ancak bendenizi asıl düşündüren şudur: İslâm diyarı olmasıyla övündüğümüz şu ülkede birilerinin İslam’a kolayca dil uzatabilmesidir. Allah Müslümanları aziz eylesin!” ifadesinde bulundu.

Yorum yapmak için tıklayın

Bir Cevap Yazın

GÜNDEM

AHMET ŞIK’TAN VEYİS ATEŞ’E ZEHİR ZEMBEREK YANIT:”SAHİBİM OLSA SİLİVRİ DE DEĞİL PARAMOUNTH OTEL’DE KALIRDIM”

Yayınlanma Tarihi:

on

Sezgin Baran Korkmaz ile Veyis Ateş arasındaki ses kaydını yayınlayan gazeteci Ahmet Şık’a sosyal medyadan cevap veren Veyis Ateş “Sayın Bakan ile 5 dakika olsun görüşmek istemedin mi?” şeklinde konuşmuştu.

Veyis Ateş’in bu cevabına TİP Milletvekili ve gazeteci Ahmet Şık uzun ve zehir zemberek bir cevap verdi.Veyis Ateş’in “Kendisine yakışanı” yaptığını söyleyen Ahmet Şık “Kimse aptal değil” derken Süleyman Soylu için de çok ağır ifadeler kullandı.

Sezgin Baran Korkmaz’dan 10 milyon Avro istediğine dair iddiaların ardından Habertürk TV’den istifa eden Veyis Ateş, Korkmaz ile Ateş arasındaki ses kaydını yayınlayan Ahmet Şık’ı hedef almıştı.

TİP İstanbul milletvekili Ahmet Şık, Twitter’dan yaptığı açıklamayla Veyis Ateş’e yanıt verdi.

Ahmet Şık ayrıca Veyis Ateş’in “Sahibi tutuklanan birtakım şahıslar, iş üstü yakalanmanın telaşıyla alelacele montajlanmış bu ses kaydını tıpkı geçmişteki örnekleri gibi sosyal medyada servis etmişlerdir” şeklindeki sözlerine karşılık olarak”Bilmelisin ki bir sahibim olsaydı Sezgin Baran Korkmaz’dan istenilen 10 milyon Euro rüşvet için beni de aracı kılmak isterlerdi. Bir sahibim olsaydı ben de Silivri Hapishanesinde değil mafya yöntemleriyle gasp edilmiş Paramount otelde kalırdım” dedi.

Süleyman Soylu ile görüşmek için Ateş’in aracı olmasını istediğini doğrulayan Şık “Süleyman Soylu’nun istifa ettiğini açıkladığı gece ve sonrasında yaşananlara dair yazdığım yazı için görüşmek istediğim ve aranızdaki yakınlığını bildiğim için seni arayıp talebimi sana ilettiğim doğrudur” dedi.

İşte Ahmet Şık’ın o zehir zemberek sözleri

Sanırım bir 10 yıl olmuştur, Veyis Ateş’le tanışalı. Birbirimize özellikle mesafelendiğimizden değil ama o günden bu yana zaman zaman hâl hatır sormanın ötesine gitmeden devam eden bir ilişkimiz oldu. Birbirimize karşı birbirimizi kıracak herhangi bir şey de geçmedi aramızda. Ve tüm samimiyetimle söylüyorum bu son tartışmaların içinde yer alan ismin Veyis Ateş olmasından dolayı üzgünüm. 

Hem meslek etiğini ayaklar altına alan hem de yasal olarak suç teşkil eden bir fiilin içinde olmasından dolayı üzgünüm.
Yakıştıramadım. 

Ancak bugün yaptığı iki ayrı açıklama ile aslında kendisine yakışanı yaptığını kanıtlamış oldu. Ve bu açıklamalarına dair birkaç kelam etmek şart.

İlk açıklamasında yayınladığım ses kaydında yer alan sesin kendisine ait olmadığını iddia edip o bildik savunmayı yapmış: ‘Sezgin Baran Korkmaz ve örgütünce, yasa dışı yollarla kaydedilen ve farklı telefon konuşmalarımdan kaydedilerek oluşturulan bu ses kaydının, montajlanma yöntemiyle oluşturulduğu açıktır.’

Bu çok tanıdık savunu için söyleyeceğim tek şey şu ki kimse aptal değil.

Veyis Ateş, Halk TV’deki yayında Sezgin Baran Korkmaz’la iddia edilen içerikte olmayan bir takım görüşmeler yaptığını kendisi de kabul etmişti. O konuşmaları yaptığı tarihlerde de Sezgin Baran Korkmaz, Ateş’in bugünkü açıklamasında ısrarla vurguladığı gibi “Ulusal ve uluslararası yargıda dolandırıcılık iddiasıyla aranan” biriydi. Ulusal ve uluslararası yargıda dolandırıcılık iddiasıyla aranan birinin neden sorununu çözmeye çalışmak istediğini ve bunun bir gazetecilik “hayırseverliği” olup olmadığını da Ateş’in kendisi eğer hakikate bağlı kalarak açıklarsa hepimiz öğreniriz. Eğer ki panik halinde saçmalamak yerine hakikatleri konuşursa bu iyiliksever girişiminin, 20 yıldan uzun zamandır dostluğu olduğu Süleyman Soylu’nun İçişleri Bakanı olmasıyla ilgisi olup olmadığı da ortaya çıkar.

Veyis Ateş, ‘Sahibi tutuklanan birtakım şahıslar, iş üstü yakalanmanın telaşıyla alelacele montajlanmış bu ses kaydını tıpkı geçmişteki örnekleri gibi sosyal medyada servis etmişlerdir’ demişsin. 

Buna yanıt vermek bile gereksiz. Bilmelisin ki bir sahibim olsaydı Sezgin Baran Korkmaz’dan istenilen 10 milyon Euro rüşvet için beni de aracı kılmak isterlerdi. Bir sahibim olsaydı ben de Silivri Hapishanesinde değil mafya yöntemleriyle gasp edilmiş Paramount otelde kalırdım. Ve bir sahibim varsa o kesinlikle kendimden daha fazla saygı duyduğum hakikatten başkası değildir. Eğer gerçekten suçlanacaksam, hakikati anlatabilecekken anlatmamak gibi ağır bir suç işlersem olmalı.

‘Dokunulmazlık zırhına sığındığımı’ iddia etmişsin ama bu ülkede kurulu mafya düzeninin sahibi ya da aparatı olanlara sırtını dayamayan hiç kimsenin dokunulmaz olmadığını hala dokunulamayan biri olarak sen benden daha iyi bilirsin. 

Şimdi İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile seni aracı kılarak görüşmek istediğimi söylemişsin ki tartışmaların odağına yerleştiğin günden bu yana söylediğin tek doğru bu olsa gerek. Ama bu doğruyu da ‘Bakan Bey ile siyaseten uzlaşamadığını fakat tavrını çok beğendiğini söylemedin mi?’ diyerek kendince kullanışlı hale getirmek istemişsin. 

Manipüle ettiğin doğruyu da açıklayayım ki boşluk kalmasın. Süleyman Soylu’nun istifa ettiğini açıkladığı gece ve sonrasında yaşananlara dair yazdığım yazı için görüşmek istediğim ve aranızdaki yakınlığını bildiğim için seni arayıp talebimi sana ilettiğim doğrudur.

Devamı da şöyle oldu. Beni arayıp Soylu’nun görüşmek istemediğini söyleyince ben de “Madem görüş vermiyor, yazıya baksın yanlış bir şey yazmak istemiyorum” dedim. Yalan doğru bilemem ama bana cevaben, yazının içeriğinin yanlış olmadığının Soylu tarafından teyit edildiğini söyleyince ben de yazıyı yayınladım. Merak edenler için yazının linkini şuraya bırakayım: 

https://www.birartibir.org/siyaset/673-al-takke-yok-kulah 

Şunu da söylemek gerek ki geçmişte hakaret edip hırsızlıkla suçladığı kişiye menfaati için diz çöküp biat ettikten sonra teşekkürsüz cümle kuramayan haysiyet yoksunlarına, işkenceyi savunan ve işkencecileri koruyanlara senin gibi “sayın” demem. Prensipleri menfaatlerine ezdirenler, insanlık suçunun azmettiricisi ve koruyucu olanlar saygıyı hak etmez. İktidara yerleşmiş faşizmin aparatı olan biriyle siyaseten uzlaşamadığım gibi ortada beğenecek bir tavır da zaten yoktu.

Herkes gibi ben de telefonlarımın dinletildiğinden eminim. Sahibinden istersen aramızda geçen ve kayda alınmış olduğunu düşündüğüm bu konuşmamızı da yayınlayacağından şüphem yok. Söz bu yasa dışı faaliyeti için dava açmayacağım. Zaten kendisi, evrensel hukuk normlarını kendine rehber eden bir yargının egemen olduğu bir hukuk düzeninde, sahipleri ve sahibi olduğunu düşündükleriyle yargılanacaklardan biri olacak.

Çünkü liyakatle sahip olunmayan makam ve mevkilerde oturanlar var gücüyle adaletsizliğe tutunur. Hukuksuzluğa göz yumar. Hukuksuzluk üzerine kurulu bir düzenin suç ortağına dönüşür. Ve güce sahip olanla o güce biat edenlerin menfaatleri arasındaki dengenin toplamından adalet çıkmaz.

Ama elbet bu değişecek. Bu düzen yıkılacak ve bir gün hepiniz gideceksiniz. Biz de devam edeceğiz. Eski hayatımızı daha güzel kılarak öyle devam edeceğiz. Şimdi siz buradasınız ve iktidardasınız diye her şeyin dağılmasına izin vermeyeceğiz. Ne gitmenizin tamamen imkânsız hale gelmesine ne de kurduğunuz mafya düzeninin devam etmesine izin vermeyeceğiz. Barışın egemen olduğu, hukuk ve demokrasi normlarının hüküm sürdüğü eşit ve adil bir Türkiye’yi herkes için var edeceğiz.”

_______________________________________________________________________________________________

BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞE DESTEK OLMAK İÇİN;

“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan, bağımsız ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan, Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir, DİJİTAL KİTAPLARIMIZDAN (e-kitap) satın alabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi  belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”

DİJİTAL BOOK STORE SANAL KİTABEVİ:

https://www.shopier.com/ShowProductNew/storefront.php?shop=dijitalbookstore&sid=d2FqS25GbkNlRDh0dW5ucjBfLTFfIF8g

YOUTUBE KANALI LİNKİ:

https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w

KRİPTEKS E-DERGİ YILLIK ABONELİK LİNKİ:

https://shopier.com/1354512

Okumaya Devam Et

GÜNDEM

PTT “SREBRENİTZA KATLİAMI UYDURMADIR” DİYEN SIRP LİDER İÇİN PUL BASTIRDI!

Yayınlanma Tarihi:

on

PTT’nin “Hatıra pul basımı” uygulaması bu kez biz “Skandalın” sebebi oldu.

PTT,Bona’da yaşanan Srebrenitza Katliamı için “Fabrikasyon uydurması,şehir efsanesi” diyen Bosna’ya bağlı Sırp Cumhuriyeti başkanı ayrılıkçı Sırp lider Milorad Dodik için hatıra pulu bastırdı.

Milorad Dodik daha önce özellikle Sırpların Bosnalı müslümanları acımasızca katlettikleri soykırımda başrolü oynayan savaşsuçlusu Radovan Karadziç’i öven pek çok konuşma yapmış,Karadziç yakalanmadan kısa süre önce onun adını bir parka vererek açılışını da bizzat kendisi yapmıştı.

Bosnalı müslümanların katledilmesi operasyonlarındaki bir diğer önemli isim olan Ratko Mladic için de yine Milorad Dodik’in övücü ifadeler kullandığı bilinmekte.

PTT’nin bu uygulamasına ve bastırılan bu hatıra puluna Türkiye’de yaşayan Boşnak asıllı vatandaşlar da ciddi tepki gösterdiler…

________________________________________________________________________________________________

BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞE DESTEK OLMAK İÇİN;

“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan, bağımsız ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan, Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir, DİJİTAL KİTAPLARIMIZDAN (e-kitap) satın alabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi  belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”

DİJİTAL BOOK STORE SANAL KİTABEVİ:

https://www.shopier.com/ShowProductNew/storefront.php?shop=dijitalbookstore&sid=d2FqS25GbkNlRDh0dW5ucjBfLTFfIF8g

YOUTUBE KANALI LİNKİ:

https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w

KRİPTEKS E-DERGİ YILLIK ABONELİK LİNKİ:

https://shopier.com/1354512

Okumaya Devam Et

GÜNDEM

SEZGİN BARAN KORKMAZ:”SİZE İŞ YAPTIĞIM SİYASİLERLE İLGİLİ BİLGİ VEREYİM”

Yayınlanma Tarihi:

on

Viyana’da gözaltına alınan Sezgin Baran Korkmaz’ın ilk ifadesi ortaya çıktı.

ABD’yi dolandırdığı ve kara para akladığı iddiasıyla hakkında arama kararı olan Sezgin Baran Korkmaz, dün Viyana’da ABD’nin talebi üzerine yakalandı. Korkmaz, ilk ifadesini bugün verdi.

ABC Gazetesi’nden Serkut Bozkurt ve Ali Isıyel’in haberine göre, Korkmaz ilk ifadesinde, iş yaptığı siyasilerle ilgili bilgi vermeyi teklif etti.

Ancak ABD’li yetkililer, Korkmaz’ın bu teklifini davanın kriminal olması ve siyasi bir tarafının olmaması gerekçesiyle reddetti.

Böylece Sezgin Baran Korkmaz’ın anlaşma seçeneği önünden kaldırıldı. Bunun sebebinin ise daha önce yeminli olmasına rağmen yalan ifade vermesi olabileceği söyleniyor.

ANLAŞMANIN TEK YOLU PARA İADESİ

Ancak ABD’li yetkililer, ABD’de mahkemeye çıktığında kendisini ifade edebileceğini söyledi.

Anlaşmanın bir yolu var, o da Korkmaz’ın bütün parayı iade etmesi.

Habere göre, Sezgin Baran Korkmaz’ın sadece bayramlarda emniyet müdürlerine verdiği rüşvet 3 milyon doları buluyor. ABD’deki yargılamada bu paraları nereye harcadığı sorulduğunda Korkmaz’ın bunun hesabını vermesi gerekecek.

Özellikle İstanbul Emniyeti’nin içinde Korkmaz’dan büyük rüşvetler alındığı iddia ediliyor. Bu rüşvetlerin içinde saat, bileklik, kolye gibi hediyeler bulunuyor. Korkmaz’ın ‘çok sevdiği’ gazetecilere ise altın kalem hediye ettiği iddia ediliyor.

İADE ÖNCELİĞİ ABD’DE

Sezgin Baran Korkmaz’ın iadesinde öncelik ise ABD’ye ait; çünkü Türkiye, ikinci sırada talep eden ülke.

Türkiye 20 Haziran itibarıyla henüz Avusturya makamlarına iade talebinde bulunmadı. Bu nedenle Korkmaz’ın yargılanmasının ABD’de gerçekleşmesi bekleniyor.

________________________________________________________________________________________________

BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞE DESTEK OLMAK İÇİN;

“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan, bağımsız ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan, Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir, DİJİTAL KİTAPLARIMIZDAN (e-kitap) satın alabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi  belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”

DİJİTAL BOOK STORE SANAL KİTABEVİ:

https://www.shopier.com/ShowProductNew/storefront.php?shop=dijitalbookstore&sid=d2FqS25GbkNlRDh0dW5ucjBfLTFfIF8g

YOUTUBE KANALI LİNKİ:

https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w

KRİPTEKS E-DERGİ YILLIK ABONELİK LİNKİ:

https://shopier.com/1354512

 

Okumaya Devam Et







Popüler

%d blogcu bunu beğendi: