Sosyal Medya Hesaplarımız

SİYASET

BABACAN’DAN ERDOĞAN’A GÖNDERME:”BİZ BİZE YETEMİYORUZ,70’Lİ YILLARA DÖNDÜK”

Yayınlanma Tarihi:

on

DEVA PARTİSİ Genel Başkanı Ali Babacan, Partili Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ekonomiyle ilgili yaptığı değerlendirmelerin gerçeği yansıtmadığını, ülkenin ekonomik olarak dışa kapandığını ifade etti.  “Türkiye kendi kendine yetemeyen bir ülke, hatta bir çok alanda 1970’li yılların fakir Türkiye’sine dönmüş durumdayız. Bunun tek nedeni iktidarın kötü politikaları” diye belirtti.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Fox Tv’de gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Erdoğan’ın Türkiye’nin ekonomik büyümesiyle ilgili sözlerini değerlendiren Babacan, “Vatandaşın ekonomik tablosuyla iktidarın ki çok farklı” dedi. Türkiye’nin ekonomisinin dışarıya kapalı olduğunu ifade eden Babacan, “bugün ‘biz bize yeteriz’ deniliyor ama yetmiyoruz” ifadelerini kullandı.

“EKONOMİ KORONADAN ÖNCE DE SIKINTILIYDI”

Ekonomiyi anlamak için en iyi yol vatandaşa sormaktır. Ekonomiyi en iyi onlar özetler. Yoksa ne resmi istatistiklerden ne resmi rakamlardan bunu anlayamazsınız. Hele hele bugünlerde Türkiye’nin bu şartlarında hiç mümkün değil.

Türkiye’nin genel tablosu sıkıntılı ve tabi ekonomide de sıkıntılarımız var. Ama sanki bu sıkıntılar koronavirüs ile ilişkilendiriliyor. Bu salgın öncesi de ekonomimizde sıkıntılar vardı.

Salgın öncesinde tarihinde ilk kez genç işsizlik yüzde 27’ye ulaşmıştı. Salgın öncesinde Merkez Bankası’nın rezervleri erimişti. Yıllardır biriktirilen yedek akçe bir günde harcanıp bitirilmişti. Bankalarımız sıkıntılıydı. Bütçeler daralmıştı.

Türkiye’nin kredi notu arka arkaya defalarca düşürülmüştü. Merkez Bankası gibi ekonominin önemli kurumlarına güven kalmamıştı. Türkiye’nin itibar ve güven sorunu yaşadığı bir dönemde bu salgın başladı. Dolayısıyla bunun ekonomi üzerine etkileri kaçınılmaz.

“BİZ BİZE YETERİZ DENİYOR AMA YETMİYORUZ”

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın TRT’de canlı yayında yaptığı ekonomiyle ilgili açıklamalara değinen Babacan, Türkiye’nin büyüme oranı ile ilgili rakamların gerçeği yansıtmadığını ifade etti.

“Vatandaşın ekonomik tablosuyla iktidarın ki çok farklı” diyen Babacan, “Biz vatandaşla irtibat halindeyiz vatandaşın hissettikleri ile iktidarın söyledikleri birbirine uymuyor maalesef” dedi.

Türkiye’nin ekonomik olarak dışa kapandığını ifade eden Babacan, dışa kapanmak otoriter rejimlerin işine gelir. Ülkeyi çok daha kolay yönetilir. Dışa kapanırsınız medyayı da susturursunuz içeride ne derseniz doğru kabul edilir. Türkiye de bu yöne doğru gidiyor. Türkiye dışarıya kapandı ‘biz bize yeteriz’ diyorlar ama yetmiyoruz” diye konuştu.

Ayasofya’nın yeniden ibadete açılması tartışmalarına da değinen Babacan, “Hükümet iç siyasette ne zaman sıkışsa Ayasofya tartışmalarına sığınıyor. İç siyasette yine sıkıştılar” ifadelerini kullandı.

“70 YILLARIN FAKİR TÜRKİYE’SİNE DÖNDÜK”

“Türkiye kendi kendine yetemeyen bir ülke, hatta bir çok alanda 1970’li yılların fakir Türkiye’sine dönmüş durumdayız. Bunun tek nedeni iktidarın kötü politikaları. Türkiye doğru politikalarla kendine kendine yetecek bir konuma gelebilir. Bunun için yeterli araçlara sahip.”

“İKTİDAR PROBLEMLERİ ÇÖZEMEDİĞİ İÇİN KONUŞULMASINI YASAKLIYOR”

Babacan gazetecilerin tutuklanması ile ilgili soruya ise şu yanıtı verdi:

Türkiye’nin ekonomisinin en hızlı büyüdüğü dönem özgürlüklerin de en hızlı arttığı dönemdi. Tutuklu gazeteciler var yargılaması sürenler var, iktidarın baskısıyla işinden olan gazeteciler var.

 

 

Yorum yapmak için tıklayın

Bir Cevap Yazın

SİYASET

CUMHUR İTTİFAKI’NDA KAN KAYBI SÜRÜYOR

Yayınlanma Tarihi:

on

Son dönemde başta ana muhalefet partisi CHP olmak üzere Milet İttfakı bileşenlerinin sıklıkla gündeme getirdikleri erken seçim tartışmaları devam ederken araştırma şirketleri de anketlerini yayınlamaya devam ediyorlar.

Bunlardan sonuncusu ise AKSOY ARAŞTIRMA’nın yayınladığı anket oldu.

Aksoy Araştırma tarafından yapılan ‘Türkiye Monitörü’ araştırması sonuçlarına göre; “Bu pazar bir milletvekili seçimi olsa hangi partiye oy verirsiniz?” sorusuna katılımcıların yüzde 14,3’ü “kararsız olduğunu”, “belirtmek istemediğini” ve “oy kullanmayı düşünmediğini” ifade etti. Araştırma sonuçlarında kararsızlar dağıtıldıktan sonra Cumhur İttifakı’nın oy oranı yüzde 39,8 olarak gerçekleşti. Millet İttifakı’nın oy oranı ise yüzde 41,1 oldu.

Türkiye Monitörü Araştırması’nda, katılımcılara “Genel olarak düşündüğünüzde, Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı görevini yapış tarzını onaylıyor musunuz?” sorusuna yanıtlar alındı. Araştırmaya katılanların yüzde 50,5’i Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın görev yapış tarzını onaylamadığını belirtirken, sadece yüzde 32,8’i onayladığını belirtti. Katılımcıların yüzde 16,7’si ise kararsızım cevabını verdi. AKP seçmeninin %65,7’si Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın görev yapış tarzını onayladığını ifade ederken, Cumhur İttifakı’nın diğer bileşeni olan MHP seçmeninin sadece yüzde 39,2’si Erdoğan’ın tarzını onayladığını dile getirdi.

Türkiye Monitörü araştırmasında partilere yönelik oy verme tutumları soruldu. Araştırmaya katılanların yüzde 54,9,’u AKP’ye “asla oy vermem” ve “oy vermem” yanıtını verdi. Siyasim kutuplaşmanın son derece arttığı bu günlerde; AKP bu kez kutuplaşmadan zararlı çıkan siyasi parti oldu. MHP için aynı soru sorulduğunda, araştırmaya katılanların yüzde 60,1’i “asla oy vermem” ve “oy vermem” dedi. Araştırma sonuçlarına göre, Cumhur İttifakı’nın iki bileşeninin oy alabileceği seçmenin büyük ölçüde daralmış olması dikkat çekti.

Araştırmaya katılanlar “Referandumla gelen başkanlık sistemi sizce Türkiye için ne derece faydalı olmuştur?” sorusuna yüzde 55 ile “hiç yararlı olmadı” ve “yararlı olmadı” yanıtını verirken, “çok yararlı oldu” ve “yararlı oldu” diyenlerin oranı sadece yüzde 25,3 seviyesinde kaldı.

AKP seçmeninin yüzde 25’i başkanlık sistemi için “hiç yararlı olmadı” ve “yararlı olmadı” yanıtını verirken MHP seçmeninde bu oran yüzde 38,2 oldu. Cumhur İttifakı’nın bileşeni olan her iki siyasi parti seçmeni içinde başkanlık sisteminin “çok yararlı” veya “yararlı” olduğu görüşünü paylaşanların oranı yüzde 50’nin altında kaldı.

Araştırma kapsamında sorulan “Sizce olası bir milletvekili seçiminde hangi ittifak daha çok oy alacaktır?” sorusuna katılımcıların yüzde 52,2’si “Millet İttifakı” yanıtını verirken, bu soruya “Cumhur İttifakı” diyenlerin oranı yüzde 47,8 seviyesinde kaldı. AKP seçmeninin yüzde 17,1’i MHP seçmeninde yüzde 25,52’i parlamento seçimlerinde Millet İttifakı’nın daha çok oy olacağı görüşünü paylaştı.

KAYNAK:TELE1

_______________________________________________________________________________________________

BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞE DESTEK OLMAK İÇİN;

“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan, bağımsız ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan, Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir, DİJİTAL KİTAPLARIMIZDAN (e-kitap) satın alabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi  belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”

DİJİTAL BOOK STORE SANAL KİTABEVİ:

https://www.shopier.com/ShowProductNew/storefront.php?shop=dijitalbookstore&sid=d2FqS25GbkNlRDh0dW5ucjBfLTFfIF8g

YOUTUBE KANALI LİNKİ:

https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w

KRİPTEKS E-DERGİ YILLIK ABONELİK LİNKİ:

https://shopier.com/1354512

Okumaya Devam Et

SİYASET

BAKAN KURUM: “KANAL İSTANBUL TÜRKİYE’NİN EN ÇEVRECİ PROJESİ OLACAK”

Yayınlanma Tarihi:

on

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Sarıyer’de bir otelde gerçekleşen Gayrimenkul ve Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği’nin (GYODER) 21. Olağan Seçimli Genel Kurul Toplantısına katıldı.

Kanal İstanbul’a ilişkin konuşan Kurum, “İstanbul Boğazı’nı koruyacak, millet bahçeleriyle ekolojik koridorlarıyla Türkiye’nin en çevreci şehircilik projesi olacak Kanal İstanbul Projesinde ilk kazmayı inşallah 26 Haziran’da Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle milletimizle birlikte vuruyoruz. İnşallah Kanal İstanbul, yüzde 52’si yeşil alandan oluşan, sosyal donatı alanları ve spor alanları açısından son derece zengin, Cumhuriyet tarihimizin en çevreci şehircilik ve en büyük kentsel dönüşüm projesi olacak” dedi.

Proje hakkında asılsız iddialar olduğunu öne süren Kurum, şu ifadeleri kullandı:

“Tabii ülkemizi ileriye taşıyan, milletimizin hak ettiği her büyük projemizde olduğu gibi Kanal İstanbul’a da asılsız iddialarla saldıranları, korkutmaya çalışanları görüyoruz. Öncelikle şunu ifade etmek isterim. Türkiye Cumhuriyeti Devleti köklü ve kadim bir devlettir. 2000 yıllık devlet geleneğimiz bize şunu söyler, devlette devamlılık esastır. Özellikle son dönemde Kanal İstanbul’a dair talihsiz açıklamaları duyuyoruz. Devlet geleneğimize ters bir şekilde yapılan bu açıklamalar hem milli iradeyi tanımadıklarını gösteriyor, hem de uluslararası arenada ülkemizin itibarını zedeliyor, kendilerini de açıkçası komik duruma düşürüyor. Kanal İstanbul’un ulaşım ve ekonomik anlamda ülkemize kattığı değerin farkında olmadıkları gibi, İstanbul’umuzu depreme hazırlama noktasında örnek bir yatırımı, dünyaya örnek bir projeyi ve ülkemizin en çevreci şehircilik projesini engelleme çabalarını da milletimiz çok iyi biliyor. Milletimizin iradesini yok sayan, yatırımcıları korkutarak yıldırmaya çalışan bu tehdit ve şantaj dilini şiddetle kınıyoruz. Bunlar bizim aşina olduğumuz sesler, alıştığımız sesler. Atalarımızın da dediği gibi, sesini değil sözünü yükselteceksin. Yani işini, eserini yükselteceksin.”

________________________________________________________________________________________________

BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞE DESTEK OLMAK İÇİN;

“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan, bağımsız ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan, Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir, DİJİTAL KİTAPLARIMIZDAN (e-kitap) satın alabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi  belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”

DİJİTAL BOOK STORE SANAL KİTABEVİ:

https://www.shopier.com/ShowProductNew/storefront.php?shop=dijitalbookstore&sid=d2FqS25GbkNlRDh0dW5ucjBfLTFfIF8g

YOUTUBE KANALI LİNKİ:

https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w

KRİPTEKS E-DERGİ YILLIK ABONELİK LİNKİ:

https://shopier.com/1354512

Okumaya Devam Et

SİYASET

METROPOLL ARAŞTIRMA HDP’NİN KAPATILMASI İLE OLUŞACAK TABLOYU AÇIKLADI

Yayınlanma Tarihi:

on

MetroPOLL Araştırma şirketinin sahibi Özer Sencar, HDP’nin kapatılması durumunda AKP’den en az yüzde 5 Kürt seçmen oyunun kopabileceğini belirtti. Sencar, “Şimdi temel soru Erdoğan’ın kapatma davasından gerçekten samimi olup olmadığıdır” dedi.

HDP’nin kapatılması istemiyle yeniden açılan davada Anayasa Mahkemesi dün iddianamenin oybirliğiyle kabulüne karar vermişti.

DW Türkçe’den Hilal Köylü’ye konuşan Sencar, “Erdoğan’ın partiyi kapatmak isteyeceği kanaatinde değilim” dedi.

“HDP’YE SALDIRILAR İYİ PARTİ SEÇMENİNİ ETKİLEMEK İÇİN”

Araştırmalarına göre İYİ Parti seçmeninin yüzde 60’ının HDP’nin kapatılmasını desteklediğini, kapatma davası öncesi HDP’ye dönük saldırıların da İYİ Parti seçmenini etkileyip Kürtlere yaklaşmasını önlemek için yapıldığını tespit ettiklerini aktaran Sencar, “Şimdi temel soru Erdoğan’ın kapatma davasından gerçekten samimi olup olmadığıdır” dedi.

“HDP SEÇİME GİRERSE OYLARIN RENGİ DEĞİŞİR”

Kapatma davasının seçmenin oy eğilimini nasıl etkileyeceğini iki olasılık üzerinden değerlendiren MetroPOLL başkanı şöyle konuştu: “Diyelim ki kapattılar. HDP’nin ya da devamı olacak bir partinin seçime girmesine izin verilmeyecekse HDP seçmeninde bir miktar dağılma olur, dağılanların çoğunluğu CHP’ye gider, bir kısmı da sandığa gitmeyebilir. Ama HDP seçime girerse oyların rengi değişir.”

“AKP EVDEKİ BULGURDAN OLUR”

Sencar, “Oyların rengi değişir” diye ifade ettiği tabloyu ise şöyle anlattı: “HDP bir şekilde seçime girerse, HDP seçmeni hiç dağılma göstermez. Hatta HDP kapatma davasına tepki gösteren seçmenden de oy alabilir. Mevcut durumda Kürtlerin yüzde 25’i AKP’ye oy veriyor. HDP kapatılırsa AKP’den en az yüzde 5 Kürt seçmen oyu kopabilir. Yani AKP, Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olur. HDP’li seçmen, kapatma davası var diye oyunun yönünü zaten değiştirmez.”

“SEÇİM BARAJI DAHA ÇOK ETKİLİ OLUR”

Sencar, AKP’nin üzerinde çalıştığı seçim yasasında değişiklik çalışmalarına gönderme yaparak, seçmenin oy tercihinde parti kapatmaktan çok seçim barajının daha etkili olacağını savundu. Yüzde 10’luk seçim barajının yüzde 7’ye ya da 5’e çekilmesi durumunda Haziran 2015’te yüzde 13’ün üstüne çıkan HDP oylarından Kürt olmayanlarının bir kısının “HDP’nin baraj sorunu kalmadı” düşüncesiyle kendi partilerine gidebileceğini kaydetti.

_______________________________________________________________________________________________

BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞE DESTEK OLMAK İÇİN;

“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan, bağımsız ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan, Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir, DİJİTAL KİTAPLARIMIZDAN (e-kitap) satın alabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi  belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”

DİJİTAL BOOK STORE SANAL KİTABEVİ:

https://www.shopier.com/ShowProductNew/storefront.php?shop=dijitalbookstore&sid=d2FqS25GbkNlRDh0dW5ucjBfLTFfIF8g

YOUTUBE KANALI LİNKİ:

https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w

KRİPTEKS E-DERGİ YILLIK ABONELİK LİNKİ:

https://shopier.com/1354512

Okumaya Devam Et







Popüler

%d blogcu bunu beğendi: