Sosyal Medya Hesaplarımız

ÖZEL HABER

BALLI KAYMAKLI “SALTANAT KAYIĞI” MENÜSÜ

Yayınlanma Tarihi:

on

Celal Eren ÇELİK

2 gün önce Haber Alternatif sitesinde kaleme aldığımız BALLI,KAYMAKLI,”SAĞLIKLI” başlıklı yazımızda,Sağlık Bakan Yardımcısı Sebahattin Aydın’ın eşi ve çocukları üzerinden CHP Milletvekili Murat Emir’in tabiri ile “Hülle” yolu ile ilişkisi olan  BİLBEST BİLİŞİM SAĞLIK EĞİTİM DIŞ TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ’nin girift ilişkiler ağını kaleme almış ve o yazımızda sizlere bir başka özel haberimizde CHP Milletvekili Murat Emir’in Meclis kürsüsünde “Bu şirketin aldığı ihaleler say say bitmez” dediği ihaleleri belgeleri ile yazacağımızdan bahsetmiştik.

Önce 2 gün önce kaleme aldığımız BALLI,KAYMAKLI,SAĞLIKLI başlıklı yazımızda kaleme aldığımız bazı ihaleleri hatırlatalım…

2003 yılında kurulan ve ortaklarından  birisi de bugünkü Sağlık Bakan Yardımcısı Sebahattin Aydın’ın eşi Sibel Aydın olan  BİLBEST BİLİŞİM SAĞLIK EĞİTİM DIŞ TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ yine 2003 yılında Sebahattin Aydın’ın Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı olarak bakanlığın 3 numaralı ismi olması ile adeta ihale deryasının içerisinde düşüyordu.

Ve yine 2003 yılında Recep Akdağ’ın Sağlık Bakanlığı döneminde Sağlık Başaknlığı’nda başlatılan otomasyon çalışmaları 11 hastanede başlatılıyor ve bu 11 hastanenin 6’sının otomasyon işlerini işte bugün Sağlık Bakan Yardımcısı olan,o günlerde ise Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı olan Sebahattin Aydın’ın eşi Sibel Aydın’ın ortağı olduğu BİLBEST BİLİŞİM SAĞLIK EĞİTİM DIŞ TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ kazanıyordu…   

Ankara Eğitim Hastanesi  ve Ankara Atatürk Eğitim Araştırma Hastanesi, İstanbul Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Bakırköy Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi, Kağıthane Devlet Hastanesi ve Trabzon Fatih Devlet Hastanesinin otomasyon sistemi işleri hemen hemen hepsine tek başına katıldığı ihaleler ile bu şirkete veriliyordu.

Tabii milyonluk ihaleler bununla da kalmayacak Sağlık Bakanlığı’nın tine milyonluk e-nabız ihalesi de bu şirkete verilecekti. (E-NABIZ projesi ile BİLBEST BİLİŞİM SAĞLIK EĞİTİM DIŞ TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ’nin ortakları arasındaki enteresan bağlantıyı da yine 2 gün önceki BALLI,KAYMAKLI,”SAĞLIKLI” yazımızda kaleme almıştık.

***

Tabii Allah bu şirketimize “Yürü ya kulum” deyip,şirketimiz de yürümek ne kelime Usain Bolt’tan hızlı depara kalkıyordu ama Sebahattin Aydın’da 2002 yılında İBB’de sıradan bir daire başkanıyken 2003’den 2010’a kadar Sağlık Bakanlığı Müsteşarı,2006-2009 yıllarında Dünya Sağlık Örgütü İcra Kurulu üyesi olarak ayrı bir “JET HIZI” ile yükselme hikayesinin başrol oyuncusu olarak karşımıza çıkıyordu.

Bu arada efendim tabii Sağlık Bakanlığı’nda Menzil Tarikatı cirit atıyorken öte tarafta Recep Tayyip Erdoğan’ın da bağlı olduğu ve Necmettin Erbakan’dan Korkut Özal’a,Korkut Özal’dan Kemal Unakıtan’a kadar Siyasal İslam’ın en önemli kadrolarının kendisine mensup olduğu Gümüşhanevi Tekkesi ya da kamuoyunda bilinen ismi ile “İSKENDERPAŞA CEMAATİ” de sağlık alanında giderek büyüyor, bu büyümeyi ise Fahrettin Koca ismindeki genç ve parlak bir doktor üzerinden yürütüyordu.

Fahrettin Koca Gümüşhanevi Tekkesi’ne b ağlıydı ve bu tekkenin sağlık alanındaki en önemli şirketi Haksağ Sağlık Hizmetleri A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi’ydi,sonrasında ise meşhur Medipol’ün sahibi olacaktı… Şimdi konu neden Fahrettin Koca ve MEDİPOL’e geldi diyecek olursanız zira MEDİPOL Üniversitesi 2009 yılında Fahrettin Koca tarafından kurulurken 2010 yılından itibaren bugünkü Sağlık Bakan Yardımcısı Sebahattin Aydın MEDİPOL ÜNİVERSİTESİ’nin rektörü olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzası ile atanan isim olacaktı…

***

İşte efendim tabii Sebahattin Aydın bu muhteşem yükselişini devam ettirirken Sağlık Bakanlığı’mız da Sebahattin Aydın’ın önce eşinin sonra oğlunun ortağı olduğu BİLBEST BİLİŞİM SAĞLIK EĞİTİM DIŞ TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ’ne milyon milyon ballı kaymaklı ihaleleri adeta yağmur olup yağdırıyordu…

Hele 2014 ve sonrasında artık iş öyle bir noktaya geldi ki BİLBEST BİLİŞİM SAĞLIK EĞİTİM DIŞ TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ neredeyse tüm ihalelere tek başına katılıyor,bu firmanın gireceği ihaleye başka firma çağrılmıyordu.

Yani davetiye usulü olarak birden fazla firma ile ihale yapılması gerekirken ihaleler sadece doğal afet gibi acil durumlarda uygulanabilecek madde işletilip tek firmanın çağrılarak pazarlık usulü ile verildiği şekli ile bu “BALLI KAYMAKLI” beslenen şirketimize adrese teslim şekilde veriliyordu.

Böylece birden fazla firma katılsa yapım maliyeti düşecek işlerin maliyetleri düşmüyor,devlet zarara uğratılıyor ama BİLBEST BİLİŞİM SAĞLIK EĞİTİM DIŞ TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ’nin kasasına milyonlar akıyordu…

Zaten devlet kimin umurundaydı ki, dualar “Allah şirketimize zeval gelmesin” diye ediliyordu…

***

Şimdi dedik ya “Bu güzide şirketimize Allah 2014 yılı itibariyle adeta kör gözün parmağına dercesine başka firmalara çağrı b ile yapılmadan adrese teslim ihaleler akıtılıyor” diye, e tabii şirketimiz de hakkını veriyor ne kadar ihale varsa tertemiz ediyor ortalığı maşallah…

İşte şimdi CHP’li Milletvekili Murat Emir’in “Say say bitmez” deyip kürsüdeki vakit darlığı nedeni ile anlatamadığı o milyonluk ballı kaymaklı ihalelerin 2014 sonrası dönemini tek tek belgeleri ile okuyacaksınız, bir şirket, sahibi eski sağlık müsteşar yardımcısı,şimdiki sağlık bakan yardımcısı olan kişinin eşi ve oğlunun ortağı olan bir şirkete nasıl bir “İHALE SALTANATI “kurdurulur, ihalelere başka hiç bir firma sokulmayarak devlet nasıl zarara uğratılır göreceksiniz…

Ve  “BAL-KAYMAK SEVER” BİLBEST BİLİŞİM SAĞLIK EĞİTİM DIŞ TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ’nin 2014 sonrası “ALTIN ÇAĞINI” belgeleri ile yazmaya başlıyoruz efendim…

Bu güzide şirketimiz 2014 yılında ilk ihalesini Kamu Hastaneleri Birliği (BAKIRKÖY) Sağlık Bakanlığı Kamu Hastaneleri Kurumu’ndan alıyor.

İhalenin konusu “3 AYLIK HASTANE BİLGİ YÖNETİMİ SİSTEMİ” Hizmet alımı…

Sözleşme yapılan ihale bedeli 84 bin TL

Daha sonra ihaleler peşi sıra geliyor:

Sağlık Bakanlığı’na bağlı KAMU HASTANE BİRLİĞİ (ANADOLU KUZEY” SAĞLIK BAKANLIĞI TÜRKİYE KAMU HASTANELERİ KURUMU’NDAN “Karar Destek Sitemi ” hizmet alım ihalesi, 120 bin TL…

ZEYNEP KAMİL KADIN VE ÇOCUK HASTALIKLARI-2014 yılı “5 AYLIK HASTA BİLGİ YÖNETİMİ SİSTEMİ” HİZMET ALIMI İHALESİ,105 bin TL.

Bu ihale ilginç zira aynı gün içerisinde yani 21.07.2014 tarihinde  aynı hastaneden, aynı konu başlığındaki işle ilgili 21 bin TL’lik bir ihale daha alıyor ve bu iki ihalenin de sözleşmesi 31.07.2014 tarihinde imzalanıyor. Dedik ya şirketimiz seviyor “Ballı kaymaklı” işleri ve aynı hastaneden aynı işle alakalı aynı günde aldığı toplamda 126 bin TL’lik işi kasasına koyuveriyor…

Geçiyoruz 2015 yılına ve tabii durduramıyoruz şirketimizi…

2015 yılında ilk ihale yine KAMU HASTANE BİRLİĞİ (ANADOLU KUZEY” SAĞLIK BAKANLIĞI TÜRKİYE KAMU HASTANELERİ KURUMU’NDAN geliyor. İş “RANDEVU SİSTEMİ VE ENTEGRASYONU YAZILIMI” Ama artık işler de büyümeye başlıyor,bu ihalenin sözleşme bedeli 359 bin 500 TL.

Yine KAMU HASTANE BİRLİĞİ (ANADOLU KUZEY” SAĞLIK BAKANLIĞI TÜRKİYE KAMU HASTANELERİ KURUMU’NDAN “Karar Destek Sistemi” ihalesi alıyor firmamız, sözleşme bedeli 120 bin TL.

2016 yılında da “Ballı kaymaklı” ihaleler bu güzide şirketimize akmaya devam ediyor…

KAMU HASTANE BİRLİĞİ (ANADOLU KUZEY” SAĞLIK BAKANLIĞI TÜRKİYE KAMU HASTANELERİ KURUMU’NDAN bir ihale daha geliyor şirketimize… “GENEL SEKRETERLİĞİMİZ VE BAĞLI SAĞLIK TESİSLERİ İÇİN KARAR DESTEK SİSTEMİ” hizmet ihalesi,sözleşme bedeli 120 bin TL.

 

BAĞCILAR EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ,”HASTANE BİLGİ YÖNETİM SİSTEMİ” ihalesi 2017 yılında 168 bin TL bedelle yine bu şirketimize gidiyor… Bu BAĞCILAR EĞİTİM VE ARAŞTIRMA hastanesi önemli…Zira aşağıdaki satırlarda  bu hastanenin nasıl BİLBEST BİLİŞİM SAĞLIK EĞİTİM DIŞ TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ’nin “İHALE ARPALIĞINA” dönüştüğünü okuyacaksınız.

FATİH SULTAN MEHMET EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ’nin 6 aylık “HADTANE BİLGİ YÖNETİM SİSTEMİ” hizmet alım ihalesini 224 bin 400 TL. bedelle kazanan yine bu ballı kaymaklı ihalelere doymayan şirketimiz oluyor…

ÜMRANİYE EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ 20.06.2017 tarihinde “HASTANE BİLİGİ YÖNETİMİ ve OYOMASYON ” hizmet satın alımı için ihale açıyor ve tabii ki bu ihaleyi de 139 bin 500 TL sözleşme bedeli ile alan da yine Sağlık Bakanlığı ihalelerini adeta otomatiğe bağlamış şirketimiz oluyor.

Yalnız bu ihalenin bir özelliği daha var. İhaleye şirketimiz tek başına katılıyor,139 bin 800 TL yaklaşık maliyet biçilen ihale için lütfedip 300 TL (Yazı ile üç yüz lira) indirim yaparak ihaleyi cebine koyup gidiyor.

Ve geçiyoruz başka bir ihaleye…BAĞCILAR EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ için 21.12.2017 tarihinde açılan “HASTANE BİLGİ YÖNETİMİ SİSİTEMİ” ihalesini de kazanıyor firmamız…Bu ihalenin sözleşme bedeli ise 342 bin TL…Ve bu ihaleye de tek katılan firma yine Sağlık Bakan Yardımcısı Sebahattin Aydın’ın eşi ve oğlu üzerinden “Hülleli” biçimde ortaklığı olan BİLBEST BİLİŞİM SAĞLIK A.Ş…

Devam ediyoruz… Yine BAĞCILAR EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ,yine “HASTANE BİLGİ YÖNETİMİ SİSTEMİ” ihalesi… Bu kez 3 aylık bir hizmet satınalımı için ihale açılıyor…Şirketimiz 19.09.2017 tarihinde yine tek başına girdiği ihaleyi 168 bin TL’ye alıp gidiyor…

Bitti mi? Bitmedi,daha çok ihale var yazacağımız, biz yazmaya devam edelim…

SANCAKTEPE ŞEHİT PROF.DR. İLHAN VARANK EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ 22.02.2018 tarihinde “HASTANE BİLGİ YÖNETİMİ SİSTEMİ” için ihale ilanına çıkıyor ama ihaleyi davetiye usulü olarak yapmıyor direkt olarak şirketimize veriyor…28.02.2018 tarihinde imzalanan ihalenin sözleşme bedeli 136 bin TL.

BAĞCILAR EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ şirketimizin “İhale çiftliğine” dönmüş durumda adeta ve şirketimiz burada bildiğiniz kendi cumhuriyetini ilan etmiş… Hastane 24.12.2018 tarihinde 6 AYLIK HASATANE BİLGİ YÖNETİMİ SİSTEMİ hizmet alım ihalesine çıkıyor. Ama yine BİLBEST BİLİŞİM SAĞLIK A.Ş dışında kimse ihaleye çağrılmıyor,ihale “Pazarlık” usulü olarak  432 bin TL’ye “Ballı kaymaklı” şekilde şirketimize adrese teslim olarak veriliyor.

Bu ihaleden 8 ay sonra,21.08.2018 tarihinde BAĞCILAR EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ 6 AY SÜRELİ HASTANE BİLGİ YÖNETİM SİSTEMİ ihalesi açıyor tekrar… İhaleye yine sadece BİLBEST BİLİŞİM SAĞLIK A.Ş davet ediliyor,şirketimiz lütfedip 384 bin 476 TL maliyeti olan işte 176 TL (Yazı ile yüz yetmiş altı lira) indirim yapıp, 384 bin 300 TL’ye ihaleyi alıyor.

Oysa ihaleye çok sayıda firma katılsa bu rakam tekliflerle çok daha aşağıya düşecekken sırf ballı kaymaklı ihale sever firmamız ihale kazansın diye devlet zarara uğratılıyor,vatandaşın vergileri bu “İHALE SALTANATINA” işte böyle aktarılıyor.

24.05.2019 tarihinde HAYDARPAŞA NUMUNE EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ ihale açıyor…İhalenin konu  başlığı yine HASTANE BİLGİ YÖNETİMİ SİSTEMİ…İhaleye başka bir firma çağırılmadan yine pazarlık usulü olarak 17.06.2019 tarihinde 327 bin TL sözleşme bedeli ile bu ihale de BİLBEST BİLİŞİM SAĞLIK A.Ş’ye veriliyor.

Ve geliyoruz BİLBEST BİLİŞLİM SAĞLIK A.Ş’nin “İHALE ARPALIĞINA” dönüşen BAĞCILAR EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ’ne yeniden… 21.06.2019 tarihinde 6 AYLIK HASTANE BİLGİ YÖNETİM SİSTEMİ ihalesi açılıyor… Tabii ki başka firma çağırılmıyor ve ihale pazarlık usulü ile BİLBEST BİLİŞİM SAĞLIK A.Ş’ye veriliyor… 27.06.2019 tarihinde bu ihale için 459 bin TL tutarında sözleşme imzalanıyor.

 

Bu ihaleden 6 ay sonra 20.12.2019 tarihinde BAĞCILAR EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ yine 6 AYLIK HASTANE BİLGİ YÖNETİM SİSTEMİ ihalesi açıyor.Yine başka hiç bir firma davet edilmeden pazarlık usulü ile ihale BİLBEST BİLİŞİM SAĞLIK A.Ş’ye verilirken bu kez 25.12.2019 tarihinde 480 bin TL tutarında sözleşme imzalanıyor.

BAĞCILAR EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ, “Ballı kaymaklı” ihale sever BİLBEST BİLİŞİM VE SAĞLIK A.Ş’ye 2020 yılında da ihale yağdırmaya devam ediyor…

10.06.2020 tarihinde 6 AYLIK HASTANE BİLGİ YÖNETİM SİSTEMİ ihalesini yine tahmin edebileceğiniz üzere sadece BİLBEST BİLİŞİM SAĞLIK A.Ş çağrılıp pazarlık usulü şeklinde bu firmaya veren hastane bu ihale karşılığında güzide firmamız ile 18.06.2020 tarihinde 510 bin TL’lik sözleşme imzalıyor…

 

2020 yılında bir ihale de ŞEHİT PROF.İLHAN VARANK EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ’nden alıyor BİLBEST BİLİŞİM VE SAĞLIK A.Ş. Bu ihale de HASTANE BİLGİ YÖNETİM SİSTEMİ ihalesi. Ve başka hiç bir firma davet edilmeden BİLBEST BİLİŞİM VE SAĞLIK A.Ş’ye verilen bu ihale  için de 26.06.2020 tarihinde 450 bin TL’lik sözleşme imzalanıyor.

BAĞCILAR EĞİTİM VE ASRAŞTIRMA HASTANESİNDE “ENTERESAN” TESADÜFLER VE AKIL KURCALAYAN SORULAR…

Tabii bu resmen milyonluk ihalelerin “AKITILDIĞI” şirket olan BİLBEST BİLİŞİM SAĞLIK için sizlerin de gördüğünüz üzere BAĞCILAR EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ’nin çok özel ve müstesna bir yeri var…Hastane hastane olmaktan çıkmış BİLNEST şirketinin çiftliğine dönmüş…

Hali ile bu hastaneye şöyle yakından bakınca enteresan bazı tesadüfler ve bazı soru işaretleri karşımıza çıkıyor…

Mesela BAĞCILAR EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ’nin Başhekimi Prof.Dr. Ahmet Yaser Müslümanoğlu...

Başhekim Müslümanoğlu 1988-1999 yılları arasında  Şişli Etfal Hastanesi’nde Başasistan ve şef yardımcısı olarak görev yapıyor…

1998 yılında ise Şişli Etfal Hastanesi’ne genç bir bilgisayar mühendisi bilişim danışmanlığı hizmeti vermeye başlıyor…O isim ise bugün AKP’den Güngören Belediye Meclis Üyesi seçilmiş olan ve aynı zamanda bal-kaymak uzmanı BİLBEST BİLİŞİM SAĞLIK EĞİTİM DIŞ TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ’nin 3 kurucu ortağından birisi olan Yunus Şengül…

Hani tabii insan sormadan edemiyor Sn.Müslümanoğlu ile Yunus Şengül arasındaki bir tanışıklık mıdır acaba bu hastaneyi, BİLBEST BİLİŞİM SAĞLIK EĞİTİM DIŞ TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ’nin çiftliğine çeviren?

Tabii bu arada belirtelim kamuoyu BAĞCILAR EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ’nin ismini Barış Terkoğlu’nun ODA TV’de 14 Temmuz 2018 tarihinde yaptığı haberdeki skandal iddiaları ile duymuştu.

Terkoğlu haberinde İstanbul Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 392 çocuk gebeliği vakasının adli makamlara bildirilmediği yazmış,Bakırköy başsavcılığı soruşturma başlatırken, İstanbul valiliği, Başhekim Profesör Ahmet Yaser Müslümanoğlu’nun da aralarında bulunduğu 59 doktor hakkında soruşturma izni vermişti.

Yani bu hastanede yüzlerce daha çocuk yaştaki pek çoğu cinsel istismara uğramış 18 yaşın altında kız çocuğu doğum yapmış ama bu olaylar adli makamlara bildirilmemişti ve bu büyük bir skandaldı.

Ama Sağlık Bakanlığı ne yaptı bu dehşet verici durum karşısında?

Bir açıklama yaparak BAĞCILAR EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ’nde yaşanan tüm çocuk gebe vakalarının polise bildirildiğini belirtti ve olayın üzerini kapattı.

Şimdi bu tabloda BAĞCILAR EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ ile yeni Sağlık Bakan Yardımcısı Sebahattin Şahin’in eşi ve oğlunun üzerinden ilişkisi olduğu BİLBEST BİLİŞİM SAĞLIK şirketi ile bu hastane arasında dönen milyonluk ihale rantı ve  bu skandalın  yaşandığı tarihlerde Sebahattin Aydın’ın Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın MEDİPOL ÜNİVERSİTESİ’nde Rektör olduğunu da bunun  üzerine ekleyin siz…

Hal böyle olunca ister istemez soruyor insan ” Bu milyonluk rant ilişkileri,bu makam mevki üzerinden kurulan ilişkiler mi olayın üzerinin kapatılmasına sebep oldu?” diye…

***

Evet sevgili okurlar işte devlet tam da böyle adeta talan ediliyor,vatandaşların vergileri tam da böyle kurulmuş olan “İHALE SALTANATLARI” için “Saltanat kayığı” oluyor…

Bir Bakan Yardımcısı işte böyle milyonluk işler ile anılıyor ve Batı demokrasilerinde olsa bir gün makamında oturamayacakken kendisinin ismi 2-3 ay sonraki yeni Sağlık Bakanı olarak geçiyor…

Ne diyelim,anlaşılan binilen “SALTANAT KAYIĞINDA” menü hep “BALLI KAYMAKLI”..

Vatandaş mı? O kimin umurunda kİi; zaten kuru ekmek giriyorsa midesine aç değildir,doyuyordur o.

Gariban vatandaş bir şekilde doyar doymasına da, bu saltanat kayıklarının ballı kaymaklı menüsüne alışanları nasıl doyuracağız onu bilemiyoruz ve asıl sıkıntı  da bu zaten…

Yorum yapmak için tıklayın

Bir Cevap Yazın

ÖZEL HABER

CHP’DE ASLI BAYKAL İDDİASI

Yayınlanma Tarihi:

on

HABER ALTERNATİF

ÖZEL-KULİS HABER

CHP’de parti içi muhalefet gruplarının bir sonraki kurultaya yönelik çalışmaları devam ederken, çarpıcı bir kulis bilgisi geldi…

CHP’de eski genel başkan Genel Başkan Deniz Baykal’a yakınlığı ile bilinen bazı isimlerin birlikte hareket ederek gelecek kurultayda genel başkan adayı olarak Kemal Kılıçdaroğlu karşısına Deniz Baykal’ın kızı Prof.Aslı Baykal’ı aday göstermek istedikleri belirtiliyor…

Kulislere yansıyan bilgilere göre yıllarca Deniz Baykal ile yakın siyaset yapan bu isimler Aslı Baykal isminin hem kadın olması hem de “Soyadı” sebebi ile parti içi muhalefeti bir araya toplayabileceğini düşünüyorlar.

Aslı Baykal isminin yıpranmamış bir isim olduğunu belirten CHP içerisindeki bu “Eski tüfek” siyasetçiler, özellikle son dönemde İYİ PARTİ’nin yükselen oylarında Meral Akşener’in Türk siyasetindeki tek kadın lider olmasının da belirli bir etkisi olduğu tespitini yaparlarken, Aslı Baykal’ın da kadın lider olarak CHP Genel Başkanı olması halinde İYİ PARTİ’ye kayan bu oyları konsolide edebileceğini ifade ediyorlar.

Ancak parti içerisinde Aslı Baykal isminin ortaya çıkması ile birlikte kulislerde fikir ayrılıkları da yaşanmaya başlandı.

Baykal ekibine yakın isimler ile birlikte hareket etmeyen ve Aslı Baykal ile birlikte başlatılacak bir parti içi muhalefet hareketinin “Ölü doğum” olacağını savunan ayrıca partide şu anki yönetime olduğu kadar, Baykal ve yakın ekibine de parti tabanından ciddi bir tepki olduğunu belirten pek çok muhalif isim ve grubun ise Aslı Baykal ismine son derece soğuk baktıkları ifade ediliyor.

Aslı Baykal isminin gündeme getirilmesinin “Soyadı” nedeni ile de yanlış olduğunu belirten parti içerisindeki diğer muhalif gruplar “Biz AKP’ye akraba-eş-dost partisi, aile partisi diye eleştiri getiriyoruz. CHP bir “Aile” partisi değildir, Genel Başkanlık makamı da babadan çocuklara soy adı ile devredilecek bir makam değildir” şeklinde tepki gösterdikleri ifade ediliyor.

Geçtiğimiz günlerde ise Prof.Aslı Baykal hakkında medyaya yeni bir parti kuracağı yönünde iddialar yansımıştı.

Hatırlanacağı gibi Aslı Baykal son olarak Mahir Caferoğlu’na satılmadan önce HALK TV’nin başına geçmiş ancak Aslı Baykal yönetiminde finansal açıdan daha da kötüye giden HALK TV bir süre sonra Caferoğlu’na satılmıştı.

Prof.Aslı Baykal’ın kulislere yansıyan iddialar karşısında nasıl bir turum takınacağı ise merakla bekleniyor…

________________________________________________________________________________________________

BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞE DESTEK OLMAK İÇİN;

“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan, bağımsız ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan, Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir, DİJİTAL KİTAPLARIMIZDAN (e-kitap) satın alabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi  belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”

DİJİTAL BOOK STORE SANAL KİTABEVİ:

https://www.shopier.com/ShowProductNew/storefront.php?shop=dijitalbookstore&sid=d2FqS25GbkNlRDh0dW5ucjBfLTFfIF8g

YOUTUBE KANALI LİNKİ:

https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w

 

 

 

Okumaya Devam Et

ÖZEL HABER

İŞTE 43 KİŞİYİ “BUHARLAŞTIRAN” “KİLİT” EKİP

Yayınlanma Tarihi:

on

HABER ALTERNATİF-ÖZEL

Celal Eren ÇELİK

AKP’li Malatya Yeşilyurt Belediyesi’nin “ÇEVREYE DUYARLI BİREYLER YETİŞTİRME” projesi çerçevesinde Almanya’ya gönderilen 45 kişiden 43’ünün Türkiye’ye geri dönüş yapmadığı geçtiğimiz günlerde ortaya çıkmıştı.

Konunun üzerine giden HABER TÜRK yazarı Sevilay Yılman ise olayın “İnsan kaçakçılığı” olduğunu belirttiği köşe yazısında AKP’li Yeşilyurt Belediyesi ile birlikte bu projeyi organize eden “Malatya Kişisel Gelişim Dünyası Derneği” ‘ adeta “Buharlaşan” 43 kişinin Almanya’ya gelmesi için “Davetiye” gönderen ve tüm masraflarını karşılayan şirketin MEGA KİLİT GMBH isimli bir şirket olduğunu ancak “Tüm kaynaklarını kullanmasına rağmen” şirketin sahibi olan Ersin Kilit hakkında hiç bir bilgiye ulaşamadığını,Türk büyükelçiliğinin de bu kişi ve şirkete ulaşamadığını yazmıştı…

43 kişilik ekibe Almanya’dan davetiye gönderen ve “Tüm masrafları” karşılayan şirketin tüm ağını HABER ALTERNATİF açıklıyor…

Öncelikle şirketin isminin MEGA KİLİT GMBH olduğu doğru ancak sahibi Ersin Kilit değil…

MEGA KİLİT GMBH 2 Mayıs 2016 tarihinde 25 bin Euro sermaye ile Hannover Ticaret Odası’na HRB 213752 ticaret sicil numarası ile kaydını yaptıran bir şirket.

Şirket şu anda “Kağıt üzerinde” Almanya’da  Scheffelstr. 2 , 30167  Hannover adresinde 4 katlı bir binadaki tek bir dairede faaliyet gösteriyor,”Kağıt üzerinde” zira şirketin 5 yıllık ticari geçmişi incelendiğinde ortaklık sözleşmesindeki faaliyet alanı “Gastronomik ünitelerin işletilmesi, satış makinelerinin kurulumu” gibi yüksek kar marjı olan bir sektörde hemen hemen hiç bir iş yapmayan bir “Tabela şirketi” olmaktan çok da öteye gidemediği görülüyor.

Şirketin kuruluşundaki ilk genel müdürü ise Yılmaz Polat. Yılmaz Polat 8 Ocak 2015’te kurulup, 16 Ocak 2018 yılları arasında ise  batarak tasfiye edilen  ve Hannover Ticaret Odasına HRB 211931 ticaret sicil kaydı ile kayıtlı olan PAMUKKALE GASTRO UG isimli firmanın sahibi.

Yılmaz Polat’ın PAMUKKALE GASTRO UG isimli şirketi faaliyet gösterirken kurduğu “İlişkiler ağı” aslında bugün Almanya’dan dönmeyen 43 AKP’linin buharlaşması olayındaki soru işaretlerinin odağındaki  MEGA KİLİT GMBH şirketine de ışık tutmakta.

Zira Yılmaz Polat’ın 2014-2016 tarihleri arasında yakın ilişki kurduğu isimler Hazime Kilit,Zeynep Kilit,Hüseyin Kilit ve Zeynep Gökçe…

Ve 2016 yılından itibaren Yılmaz Polat’ın Genel Müdürlüğü sonrasında MEGA KİLİT GMBH’de sırası ile kurulan bu yakın ilişkilerde ismi geçen kişileri peş peşe Genel Müdür olurken görüyoruz…

İddiaların odağındaki MEGA KİLİT GMBH şirketinde 10 Haziran 2016 tarihinde Genel Müdürlük görevine Hüseyin Kilit gelirken, 12 Ocak 2018 tarihinde bu göreve Zeynep Kilit atanıyor. 22 Mayıs 2018 tarihinde Hüseyin Kilit Genel Müdürlük koltuğunu devralırken,22 Ağustos 2019 tarihinde ise şirketin Genel Müdürü bu kez Zeynep Gökçe oluyor… Ve son olarak 7 Ocak 2020 tarihinde Zeynep Gökçe yerine Genel Müdür koltuğuna bu kez Hazime Kilit oturuyor.

Bu arada 18 Haziran 2019 – Langenhagen, Am Pferdearkt 6, 30853 Langenhagen adresinde Nord Bau Kilit GmbH isimli bir şirket kuruluyor. Şirketin Genel Müdürü ise Mario-Celal Rashid Selmani… Ancak tek bir ticari faaliyet bile göstermeyen ve sürekli zarar eden bu şirket bir süre sonra yeni “Yöneticileri” ile tanışıyor…

Nord Bau Kilit GmbH şirketine iddiaların odağında olan MEGA KİLİT GMBH ortak oluyor ve bu Nord Bau Kilit GmbH isimli şirketin Genel Müdürlüğü görevine önce 2018 Ocak ayında Ahmet Olgun gelirken,18 Haziran 2019 tarihinde aynı zamanda 2018-2019 tarihleri arasında iddiaların merkezindeki MEGA KİLİT GMBH şirketinin o tarihlerdeki Genel Müdürü olan Zeynep Kilit geliyor.

Nord Bau Kilit GmbH şirketinde 2018 yılında Genel Müdür olan Ahmet Olgun ise iddiaların AKP’li Yeşilyurt belediyesine davet gönderip tüm masrafları karşılayan MEGA KİLİT GMBH şirketinin ilk Genel Müdürü olan Yılmaz Polat ile bağlantılı bir isim.

Tüm bu ilişkiler ağında dikkat çekici olan kurulan tüm bu şirketlerin tamamının “Kağıt üzerinde” kurulmuş ama aktif ticari faaliyet göstermemiş “Tabela şirketi” olmaktan öteye gitmemiş “Naylon şirketler” olması.

Bu da akıllara kurulan bu şirketler sayesinde oluşturulan “Naylon şirketler ağı” sayesinde Türkiye içerisinde “Kurdurulan” STK’lar ile birlikte “Proje” adı altında belediyeler eli ile yurtdışına insan ve diğer başka kaçakçılık türlerinin yapılması için bir organizasyon kurulup kurulmadığı sorusunu getiriyor…

Yani  kafalardaki soru işaretleri doğruysa ki tüm işaretler ve bağlantılar bu soru işaretlerinin doğru olduğunu göstermekte; bu “Naylon şirketler ağı” önce Türkiye’de bir STK kurduruyor,sonra buraya “Yurtdışına kaçırılacak kişileri” kaydettiriyor, sonrasında “Tüm masraflarına sponsor” olacağı bir PROJE” götürüyor, bu “PROJE” nin kabulü ile belediyeler proje katılımcılarına devletin “GRİ PASAPORTUNU” çıkartıyor ve “Yurt dışına kaçırılması planlanan” kişiler böylesi bir organizasyon ile hem de ellerinde devletin “GRİ PASAPORTU” gibi çok önemli kapıları kendilerine açacak bir “ANAHTAR” ile yurtdışına çıkıyor ve en son aşamada AKP’li Malatya Yeşilyurt Belediyesi’nin gönderdiği ve geri dönmeyen 43 kişi gibi bir anda “Buharlaşıyorlar”…

Ve büyük ihtimalle de bu 43 kişi gibi belki de yüzlerce, belki binlerce “Buharlaşan” vatandaş var..

Şimdi burada sorulması gereken bazı soruları da HABER ALTERNATİF olarak soruyoruz:

1-Yukarıda yazmış olduğumuz ilişkiler ağı içerisinde ismi geçen şahıslar yahut şirketler Türkiye’de başka belediyelere de bu şekilde “PROJE” teklif ederek “Sponsor” olmuşlar mıdır?

2-Bu ilişkiler ağı içerisinde yer alan isim ve şirketler hakkında Almanya’daki Türk Büyükelçiliği’nin bir bilgisi var mıdır,varsa yetkili merciler ile bu bilgi paylaşılmış mıdır?

3-Bugüne kadar bu ilişkiler ağı içerisinde yer alan kişi ve şirketler ile birlikte ortak proje düzenleyen başka STK var mıdır?

4-Bu ilişkiler ağı içerisinde bulunan kişi ve şirketler ile Türkiye’de bulunan ve ortak proje düzenleyen STK’ların para alışverişi ve hesap trafikleri ne şekilde seyretmiştir?

5-Ve belki de en önemlisi Türkiye Cumhuriyeti Devleti, 2020 yılının Eylül ayında gerçekleştiği bilinen bu skandal ile ilgili gerek Alman resmi makamları, gerek Interpol ile temasa geçip açıkladığımız bu ilişkiler ağı içerisindeki şirket ve kişiler ile ilgili bir çalışma başlatmış mıdır?

________________________________________________________________________________________________

BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞE DESTEK OLMAK İÇİN;

“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan, bağımsız ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan, Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir, DİJİTAL KİTAPLARIMIZDAN (e-kitap) satın alabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi  belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”

DİJİTAL BOOK STORE SANAL KİTABEVİ:

https://www.shopier.com/ShowProductNew/storefront.php?shop=dijitalbookstore&sid=d2FqS25GbkNlRDh0dW5ucjBfLTFfIF8g

YOUTUBE KANALI LİNKİ:

https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w

 

 

 

 

Okumaya Devam Et

ÖZEL HABER

AKP’NİN MONTRÖ RÖVANŞI VE AHMET ALTAN’A VURAN PİYANGO

Yayınlanma Tarihi:

on

Celal Eren ÇELİK

Evet efendim bu yazımızda önce sizlerle tarihte çok da uzun olmayan bir zaman diliminde geriye doğru gideceğiz…

Dedik ya çok değil bundan 14 yıl öncesinde hayatımıza 15 Kasım 2007 tarihinde TARAF isimli bir gazete girdi. Bu gazete ALIM YAYINEVİ isimli bir şirket tarafından çıkartılıyordu. Gazetenin Genel Yayın Yönetmenliği koltuğuna Ahmet Altan oturtulmuştu.

TARAF gazetesinin kurulmasından kısa süre sonra Türkiye Ergenekon ismi verilen büyük kumpasın ilk dalgaları ile karşılaşmaya başladı… TARAF gazetesi yıllar sonra tamamen kumpas olduğu ortaya çıkan Ergenekon Davası’nın “Medya ayağını” oluşturuyordu…

”Dijital ortamda oluşturulmuş” sahte ve düzmece belgeler, “Bavullar ile servis edilen” bilgiler sistematik olarak her zaman ilk önce TARAF GAZETESİ’nde manşet oluyordu…

TARAF adeta “Tasfiye edilen eski düzeni yıkan gazete” olarak sembolleşiyordu bu süreçte…Rasim Ozan Kütahyalı’dan Mehmet Baransu’ya,Ahmet Altan’dan Yasemin Çongar’a kadar TSK’ya atmadık çamur bırakmıyor yazmadıklarını bırakmıyorlardı…

AKP ise kurulan “KİRLİ ORTAKLIK” ile TARAF GAZETESİ’ni el üstünde tutuyor, uluslararası kuruluşlar gazeteye ödül üzerine ödül veriyorlardı.

Nasıl vermesinlerdi ki ? TARAF öyle manşetler atıyor, öyle “İnce işçilik” bir “Operasyon tetikçiliği” yapıyordu ki “Kumpası kuran” çevrelerin takdirini tabii ki hak edecekti…Zira TARAF’ı belliydi ne de olsa…

TARAF GAZETESİ 26 Temmuz 2008’de Cumhuriyet’i Ergenekon isimli  “Derin bir yapının yönettiğini iddia ettiği” 1923’te KURULDU,2008’DE ARINIYOR manşeti ile çıkıyordu.

“Operatif tetikçiliğin nadide örneklerini sergileyen” TARAF isimli psikolojik harp makinası 19 Kasım 2009’da KOD ADI KAFES manşetini atarak “Kafes Eylem Planı” yalanı haberi ile operasyon yapıyor, 12 Haziran 2009’da AKP VE GÜLEN’İ BİTİRME PLANI yalanını manşetine taşıyor,20 Ocak 2010’da FATİH CAMİİ BOMBALANACAKTI manşeti ile “Operasyon yapmaya” devam ediyordu.

10 Ocak 2009 tarihinde sonradan silahların FETÖ tarafından yerleştirilip TSK’nın şerefli subaylarına kumpas kurulduğu ortaya çıkan Poyrazköy kazılarını da yine “Operasyon karargahı” TARAF isimli paçavra herkesten önce manşetine ÜSTÜ CUMHURİYET,ALTI ERGENEKON manşeti ile veriyordu…

22 Şubat 2010 tarihinde TSK’yı “Darbe yapmayı istemekle” suçlayan ve VESAYETE EN AĞIR BALYOZ manşeti ile çıkan ve bin bir yalanı utanıp sıkılmadan yaptığı “Operasyon ve kumpas” için ardı ardına sıralayan da yine TARAF isimli bu “Kumpas projesiydi”…

İşte TSK’ya tüm bu kumpaslar kurulur ve TSK, FETÖ tarafından kumpas ile çökertilip, vatansever subaylar Ergenekon ve Balyoz kumpasları ile tasfiye edilip FETÖ’cü subayların önü açılarak yükselmesi sağlanırken bu HAİN OPERASYONUN en önemli ayağı olan medya ayağını başından sonuna kadar Ahmet Altan isimli gazeteci görünümlü, Türk basın tarihinin en büyük “Tetikçilerinden” birisi yönetiyordu…

Sonradan TARAF GAZETESİ’ni kuran ALKIM YAYINEVİ’nin FETÖ tarafından finanse edildiği, TARAF GAZETESİ’nin başından beri bir “PROJE” olduğu ve FETÖ kumpaslarında planlı ve sistematik biçimde TSK’ya tarihinin en ağır operasyonunu yaptığı ve FETÖ’cü subayların önünün açılmasını sağladığı tek tek ortaya çıktı…

Şimdi geri dönmek üzere bu TARAF adlı “OPERASYON MERKEZİNE” bir virgül koyalım…

3 Nisan gecesi yani bundan 12 gün önce 103 emekli amiral Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin tartışmaya açılmasından ve bir amiralin tekkede çekilen sarıklı fotoğraflarından duydukları rahatsızlığı belirten bir “DUYURU” yayınladılar…

Aman efendim ortalık ayağa kalktı, bu emekli amiraller “Darbecilik” ile suçlandı,10 tanesi gözaltına alınıp tam 8 gün nezarethanede tutuldu, toplam 14 emekli amiral ifade verdi.

Ve en sonunda emekli amiraller “İl dışına çıkma yasağı” konularak serbest bırakıldı ama bu amiraller ordu evlerinden atıldılar…

Peki bu amiraller gözaltına alındığı zaman ortalığı ayağa kaldırıp amiralleri “Darbecilik” ile suçlayan,rütbelerinin sökülüp “Bedel ödetilmesini” isteyen kimlerdi?

Bunları isteyenler 2008-2012 arası Ahmet Altan’ın TARAF GAZTEESİ’nde attığı manşetler ile bizzat yönettiği TSK’ya kumpas operasyonuna o günlerde alkış tutan Cem Küçük,Nagehan Alçı ve bilimum AKP yandaşı gazeteci görünümlü “Kadrolu yandaş”…

Peki TARAF GAZETESİ’nde yapılan “KİRLİ OPERASYON ve KUMPASLAR” sonucu hayatının önemli bir bölümünü Silivri zindanında geçirmiş olan TSK’nın üst düzey general ve amiralleri arasında kimler vardı?

Montrö açıklaması sebebi ile 8 gün gözaltına alınan,hapisleri istenen, darbecilikle suçlanan ve serbest kalsalar da orduevlerinden atılan emekli amirallerimiz!

Yani efendim bu gece serbest kalan ve “Birilerinin” “Yaptığı gazetecilikti” diyerek “Demokrasi kahramanı” ilan etmeye kalktığı Ahmet Altan ve ekürisi Nazlı Ilıcak’ın tahliyesi hiç de öyle “Tesadüfi” bir zamanlama ile gerçekleşmemiştir.

AKP Montrö Açıklaması nedeni ile emekli generalleri oluşan kamuoyu tepkisi nedeni ile tutuklayamamış ama bu kadar “Gümbürtü koparttıktan” sonra “RÖVANŞ” olarak attığı manşetler ile bu emekli amirallerimizi ERGENEKON VE BALYOZ KUMPASI’nda Silivri Zindanı’na gönderen Ahmet Altan’ı serbest bırakıp “Ödüllendirerek” “Sizi istesem içeri atardım atmadım ama size kumpas kuranları da serbest bıraktım” mesajını vermiştir.

AKP burada aynı zamanda arasının uzun zamandır bozuk olduğu liberallere de göz kırpmaktadır ama asıl mesaj Montrö Bildirisi’ni imzalayan emekli amirallere ve onları destekleyenlere verilmiştir.

Ve Ahmet Altan’ın tahliyesi kendisi için bir büyük “Piyango” iken AKP için ise bir “Rövanştır”

Şimdi asıl soru şudur: “AKP bu rövanş mesajının devamını getirecek mi?”

Bu sorunun cevabını almak için çok bekleyeceğimizi ise hiç sanmıyorum…

_______________________________________________________________________________________________

BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞE DESTEK OLMAK İÇİN;

“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan, bağımsız ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan, Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir, DİJİTAL KİTAPLARIMIZDAN (e-kitap) satın alabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi  belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”

DİJİTAL BOOK STORE SANAL KİTABEVİ:

https://www.shopier.com/ShowProductNew/storefront.php?shop=dijitalbookstore&sid=d2FqS25GbkNlRDh0dW5ucjBfLTFfIF8g

YOUTUBE KANALI LİNKİ:

https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w

 

Okumaya Devam Et







Popüler

%d blogcu bunu beğendi: