Sosyal Medya Hesaplarımız

ÖZEL HABER

ÇAL DAĞINDAN VENEZUELA’YA “MADURO’NUN ALTINLARI” VE SEZGİN BARAN KORKMAZ…

Yayınlanma Tarihi:

on

Avusturya’da yakalanmasının ardından medya-siyasetçi-bürokrat üçgeninde pek çok çıkar amaçlı ilişkisi ortaya çıkan Sezgin Baran Korkmaz’ın uluslararası boyutta yaratabileceği bir skandal ile ilgili ilk kez HABER ALTERNATİF tarafından yapılan “Özel Haber” ile birlikte dikkat çekmiş ve Sezgin Baran Korkmaz’nın Venezuela bağını ortaya çıkartmıştık.

SEZGİN BARAN KORKMAZ’IN VENEZUELA BAĞLANTISI NE? başlıklı haberimizi okumak için tıklayınız: https://haberalternatif.com/segin-baran-korkmazin-venezuella-baglantisi-ne/

Tarih yaprakları 9 Şubat 2019’u gösterdiğinde Amerikan Bloomberg ekonomi kanalının internet sitesinde yer alan bir haber adeta bomba etkisi yaratıyordu…

Haberde bir Tük firmasının Venezuela Devlet Başkanı Maduro’nun 900 milyon dolarlık altınını ” kaçırdığı” belirtiliyordu…

Haber kısa süre sonra özellikle internet sitelerinde geniş biçimde yer alırken herkes getirilen 900 milyon dolarlık altını konuşuyor ama çok önemli bazı detaylara değinmiyordu…

Peki neydi o önemli detay? Haberde iki egemen ülke arasında yapılabilecek bir altın transferi işlemi için “kaçırma”gibi illegal bir hareketin ibaresi çok bilinçli biçimde kullanılmıştı ve bir şirketin adı veriliyordu:SARDES

Peki kimdi? Neyin nesiydi bu SARDES ve 13 saat boyunca bu şirketten neden bir açıklama gelmemişti ve en sonunda “Altınlar satın alındı” gibi bir açıklama yapma gereği neden duyulmuştu?

İşte sevgili dostlar üzerinde konuşulmayan yahut görmezden gelinen bu detaylar aslında ÇAL DAĞI’NDA başlayıp VENEZUELA’YA uzanan bir girift ilişkiler ağının hikayesidir ve bugün yaşanan  gelişmeler göstermektedir ki Sezgin Baran Korkmaz isminin bu ilişkiler içerisinde yer almış olması önemli bir ihtimaldir ki o ihtimal Türkiye’nin de başını ağrıtabilecek bir ihtimaldir…,

Bu kadar peşrev yeter” diyoruz” ve yazımıza başlıyoruz… 

***

Bu girift ilişkiler ağını en başından ve en sağlıklı biçimde anlayabilmek için tarih yapraklarını geriye doğru saracağız… Sene:2006 Yer:Manisa/Çal Dağı

Manisa’nın Turgutlu İlçesi sınırları içerisinde bulunan Çal Dağı’nın altında 2002 yılında tam 40 milyon tonluk ve 6 milyar dolar değerinde saf nikel rezervi tespit edilmiştir…

Ve bu madenin çıkartılması işini 2006 yılında Bosphorus adında bir şirket alır…Ancak madenin çıkartılması esnasında çok büyük bir doğa katliamı yaşanacaktır ve bölge halkı buna çok ciddi tepki koyarlar,üstelik ÇED raporları da olumsuzdur…

Halkın bu çevreci tepkisi günden güne artarken Bosphorus şirketinin adı bir anda SARDES MADENCİLİK olarak değişmiştir…

Ancak perde arkasındaki asıl patron aynıdır… Bosphorus da SARDES de aslında Londra Merkezli European Nickel isimli İngiliz maden devine aittir.

Bu arada SARDES 2009 yılında 2023 yılına kadar bölgenin tahsis iznini alır…Ama bölgedeki çevreci hareket adeta bir “Halk hareketine” dönüşmüştür ve ilk etapta sıkıntılı gözükse de çeşitli yollar ile uygun hale getirilen ÇED raporunun yanlışları kanıtlanmıştır…

İşte İngilizler şirketin “Türkleşmesi” hamlesinin de işe yaramadığını görerek 2011 yılında bölgeden ve projeden çekilme kararı alıyormuş gibi yaptı…

Ve SARDES‘in elindeki haklar için ihaleye çıkıldı ..

***

İhaleye Zorlu,Çalık gibi gruplar da katılacak ama ihaleyi o.zamana kadar kimsenin adını sanını duymadığı Oremine Madencilik isimli bir firma kazanacaktı…SARDES artık Oremine Madenciliğe aitti…

Ancak ortada bir tuhaflık vardı.İngiliz European Nickel’in bu zamana kadar 300 milyon dolar yatırım yaptığı bölgedeki projenin hakkını elinde tutan SARDES 40 milyon dolar gibi komik bir rakama satılmıştı.Hem de 3 tane ODTÜ mezunu gence…

Yani Zorlu,Çalık gibi gruplar bu 3 gence ihale kaptırmışlardı hem de böyle kıymetli bir ihaleyi…Peki kimdi bu gençler? Anlatalım efendim…

İhaleyi Oremine Madencilik adı ile kazanan firma kendisini ısrarla VTG Holding olarak tanıtıyordu…Kurucu üç genç Vuslat Beyoğlu,Tarık İmre ve Gökhan Kantarcıoğlu’nun baş harfleri…Kendileri parayı Güney Afrika’da kömür madeni işleterek kazandıklarını söylüyorlardı…

Bu isimlerden Vuslat Beyoğlu şirketin “beyni ve koordinatörü” konumunda…Tüm bağlantıları o sağlıyor uluslararası arenada…Kendisi FETÖ’ye çok yakın ve FETÖ’nün Güney Afrika iş adamı yapılanması olan Güney Afrika Genç İşadamları Derneği SATBA’nın başkanı…

Gökhan Kantarcı’nın bağlantıları da ilginç… Bu isim de FETÖ bağlantılı bir isim…ODTÜ’den mezun olur olmaz Erdoğan’ın en yakınındaki iş adamlarından Cihan Kamer’e ait olan Atasay Kuyumculuk ile ortaklık kurarak Güney Afrika’da kömür işine giriyor… (Cihan Kamer’in Sezgin Baran Korkmaz işle adı sürekli yan yana geçen Ekim Alptekin ile de ABD’deki bir proje için ortaklık kurması gibi “Enteresan” bir tesadüfü de buraya dip not olarak ekleyelim)

Zaten bu VTG’nin perde arkasında kontrolünün Cihan Kamer’e olduğu söyleniyor…

Bu Cihan Kamer ile ortak olarak Güney Afrika’da kömür işine giren Gökhan Kantarcıoğlu kömürü kime satıyor?  Cayman Adaları’na…Yanlış okumadınız Cayman Adaları…”Ne alaka?” demeyin zira çok ama çok alaka…

Efendim Cayman Adaları’nda kurulu BLACK DİAMONDS isimli bir şirket var kömürler bu şirket üzerinden Ankara Büyükşehir Belediye’sine satılıyor…”Peki kimdir,neyin nesidir bu vergi cenneti Cayman Adaları’nda kurulan bu şirket?” diyecek olursanız hemen cevaplayalım da merakınızı giderelim: Efendim bu şirket Eski Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Nuh Mete Yüksel tarafından 1998 yılında başlatılan BLACK DİAMOND soruşturmasında iddiaların ortasında olan şirket.

Şimdi efendim 1995 yılında Vakıf Bank bünyesinde bir şirket kuruluyor: VAK-BEL… Vakıf Bank’ın VAK-BEL isimli şirketi ise Cayman Adası’nda BLACK DİAMOND isimli bir başka şirket kuruyor. İşte bu şirket yani BLACK DİAMOND şirketi dönemin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek yönetimindeki Ankara Büyükşehir Belediyesi ile enteresan işlere imza atmaya başlıyor.

Vakıf Bank sadece “Posta kutusu adresinden” ibaret bir kağıt üzeri şirket olan BLACK DİAMOND’a 19952in parası ile 28 milyon dolar kredi aktarıyor. Sonrasında Melihn Gökçek’in yönettiği Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin şirketi ile bu BLACK DİAMOND başlıyor Güney Afrika’dan kömür ticareti yapmaya. Ama fiyatlar şişirildiği, Türk mevzuatına aykırı kredi kullandırma ve maaş ödemeleriyle vergisini ödemeden yurtdışına milyonlarca dolar kaçırıldığı iddiası devletin resmi raporlarına giriyor…

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı o dönemde Melih Gökçek ve millete Güney Afrika kömürü dağıtıp duruyor.Hatta hatırlayın bu kömürlerdeki sıkıntı nedeni ile zehirlenmeler yaşanıyor o dönemde…

Bu arada SARDES karşısında çevreci halk hareketi ellerindeki ÇED RAPORU’nu kullanılamaz hale getirince SARDES hükümete yakın bir ortak arıyor ve bunu da Ankara’da buluyor…

SARDES hisselerinin ,%50,01’ini Ankaralı inşaat firması NATA TURİZM ve İNSAAT A.Ş’ye satıyor ve çoğunluk NATA’ya geçiyor

NATA İnşaat kimin efendim?Melih Gökçek’e en yakın iş adamı olarak bilinen Namık Tanık’ın…,

Kısa süre sonra VTG HOLDİNH,SARDES’te kendilerine ait kalan hisseleri de bir İsviçre firmasına satıyor:”SABLE CAPİTAL”

SABLE CAPİTAL ismi pek çok “Kara para aklama” davasına karışmış bir “UluslararasıNakliyat” şirketi…(Buradaki Uluslararası Nakliyat işindeki uzmanlık önemli tabii)

Şimdi anladık mı efendim BLOOMBERG’in 10 Şubat 2019’da “kaçırıldı” dediği Maduro’nun altınlarının nasıl Venezuela’dan “Nakledildiğini”…Zira SARDES’in patronu “Uluslararası Nakliyeci”!

Şimdi sizler ile 2019 yılındaki Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçtiğimiz aylarda yaptığı Venezuela ziyaretini hatırlayalım …

Erdoğan, 2019 yılında Ahmet Ahlatçı isimli bir iş adamını Maduro ile bizzat tanıştırıyordu.2021 yılının Ocak ayında ise Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun ekonomiden sorumlu yardımcısı Tareck Zaidan El Aissami Maddah Çorum’da aynı Ahmet Ahlatçı’ya ait Ahlatlı Holding’in kurduğu altın rafinerisini ziyaret etti.

Bu arada ismi geçen Venezuelalu bakan Tareck Zaidan El Aissami Maddah ABD tarafından “Ekonomik ambargoyu delmek” suçlaması ile “Arananlar” listesinde bulunuyor zira bu isim Venezuela’da aynı zamanda ülkenin en önemli gelir kaynağı petrolden de sorumlu…

Peki kimdir bu Ahmet Ahlatçı? Maduro ile görüştürülüp, Maduro’nun en kritik bakanının bizzat tesislerini gezip, Venezuela altınlarını altın rafinerisinde işlemesi için neden bu isim seçilmiştir?

Ahmet Ahlatçı altın sektörüne ilk olarak 1980’lerin sonunda girer…Dükkan açacak parası dahi yoktur.Ama.kendisi Opel marka aracı ile kayıtdışı olarak gezici biçimde altın satmaya başlar…

Bir süre sonra 40 m2’lik ilk dükkanını açan Ahlatçı döviz bürosu da kurar…Ama AKP iktidarına kadar çok da büyük çaplı bir iş adamı değildir ne olursa AKP iktidarı ile birlikte olur ve Ahmet Ahlatçı 49 şirketten oluşan dev bir holdingin patronu olarak altın piyasasında en önemli oyunculardan birisi olur.

T.C Darphanesi Türkiye’de Ankara ve doğusunda ayar sertifikalandırma yetki belgesini sadece Ahlatçı Holding’in vererek tekel olmasının önü açılmıştır.Artik altın piyasasında çok önemli bir rol oynamaktadır piyasanın %30’una hükmeder hale “getirilir”…

Bu esnada Halk Bank Genel Müdürlüğü görevine Süleyman Aslan ismi getirilir…Süleyman Aslan da Çorumlu’dur ve Ahmet Ahlatçı ile kısa sürede çok samimi bir ilişki geliştirir…O esnada magazin basının gündeminden düşmeyen bir isim vardir.Ebru Gündeş ile yaptığı evlilik sonrası eşine aldığı pahalı hediyeler su gibi harcadığı para ve ultra lüks yaşamı ile bu isim Reza Zarrab isimli genç bir İranlı iş adamıdır…

Reza Zarrab magazin basınına malzeme olurken bir yandan da değişik ilişkiler kurmaktadır…

Örnegin Reza Zarrab Ebru Gündeş ile evlenmesinin hemen ardından avukat değiştirmiştir…Ama bu sıradan bir avukat değişikliği değildir… Ebru Gündeş’in de avukatlığını yapan Şeyda Yıldırım artık Zarrab’ın da avukatıydı.

Ama Şeyda Yıldırım’ın asıl önemli özelliği yeraltı dünyasının en önemli ismi Alaattin Çakıcı’nın avukatı olmasıdır… Çakıcı’nın MİT ilişkisi ise bilinmektedir.

“Birileri” birden bire zenginliği dikkat çeken bu genç adama tabiri yerindeyse “çökülmesin” diye adeta koruma mesajı vermektedir Çakıcı’nın avukatı ile…

Daha sonra Türkiye’nin cari açığını tek başına kapattığını söyleyecek olan bu genç adam altın ticareti yapmaktadır ama riskli bir ülke ile:İran…

İşte burada kendisine kolaylık yapacak işini halledecek güçlü bir bankaya ihtiyacı vardır…Reza Zarrab ile Ahmet Ahlatçı ise çoktan tanışmıştır yahut “tanıştırılmıştır”…

Ahlatçı Zarrab’ın bu banka ihtiyacı ortaya çıktığında kendisini Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan ile tanıştırır…Bu tanışma sonrasında işin gerisi gelecek ve ABD mahkemelerine ve hapishanelerine, uluslararası davalara dönüşecek süreç başlayacaktır.

İşte konu yine kritik,konu yine ABD’nin ambargo uyguladığı bir ülke ve konu yine altın ticareti…

Bunların hepsi bir araya gelince sanırız Ahmet Ahlatçı ismine neden bu kadar önem verildiği de Maduro’nun SARDES tarafından Türkiye’ye getirilen altınlarının nerede işleneceği de açıklığa kavuşuyor.

Öte yandan 2019 yılında ilk kez yine HABER ALTERNATİF’in yazdığı ve ortaya çıkarttığı gibi Sezgin Baran Korkmaz’ın 11 bin 69 km. menzilli BOMBARDİER GLOBAL tipi uçağı vızır vızır İstanbul-Moskova-Caracas hattından Venezuela’ya uçuş yapmakta.

Şimdi ortada kritik bir soru var: Maduro’nun altınları gerçekten “satın mı alındı” yoksa Bloomberg’in haberinde belirttiği gibi “Kaçırıldı mı”?

ABD ve AB’nin Venezuela altınlarına el koyacak yaptırım kararları alırken bunu Venezuela rejimini terörist devlet konumuna sokabileceklerini ve bu durumda Türkiye’nin Venezuela altınlarını elinde bulundurmasının bir sıkıntı yaratabileceğini detayları ile bundan tam 2,5 yıl önce de yazmıştık…

Gazete Duvar’dan meslektaşımız Bahadır Özgür de ABD’nin tüm bu ilişkileri ve “Ambargo delme” girişimlerini yoğun bir şekilde izlediğini hatırlatarak haklı bir noktaya dikkat çekiyor ve diyor ki 23 Haziran 2021 tarihli “SBK OLAYI NEREYE BAĞLANIR? GÖZDEN KAÇMIŞ BİR DETAY” başlıklı yazısında:

“İşte bizim uğraştığımız belaların dışında SBK’nın, ABD’nin yıllardır izlediği bu yoğun ilişkide de radara takılmış olma ihtimali kuvvetli. Nitekim Sezgin Baran Korkmaz’ın daha nerelere bulaştığını bilmiyoruz henüz. Lakin ABD’nin resmî belgelerinde “uçak”, konuyu yazan yabancı gazeteci ve araştırmacıların makalelerinde “TC-YYA 9365” kuyruk numarası ile yer alan, ABD’nin el konulmasını istediği Bora Jet’in uzun menzilli uçağı Bombardier Global’in uçuş güzergahlarının göze battığını söyleyelim. Söz konusu araştırmalarda limanlar ve deniz yolunun da yer aldığını ekleyelim. “

Bu arada hani şu tüm bu girift ilişkilerin merkezindeki SARDES isimli firma vardı ya…

Tam da  bu olaylar Sedat Peker’in açıklamaları ile patlak verdiğinde enteresan bir gelişme oluyor ve SARDES isimli bir firma borsadan çıkartılıyor ve faaliyetleri tamamen durduruluyordu…

İşte Bahadır Öztürk bu detayı da gözden kaçırmadığı yazısında “Ülke peş peşe skandallarla sarsılırken, orta boy bir kuyumcunun borsadan çıkarılması önemli mi? Değil elbette; eğer, boyundan büyük işlere kalkışmamışsa.” diyordu…

Şimdi sizler bir adım geriye çekilin,ortaya koyduğumuz ilişkiler ağı ve bağlantılar sonrasında bu soruyu tekrar sorun kendinize? Bu borsadan çıkartma işlemi önemli mi önemsiz mi diye…

Zira asıl kritik soru şu: “Sezgin Baran Korkmaz’ın uçağı ile altın taşınarak ambargo delindi mi?”

Bence en iyisi biz millet olarak dua edelim de Sezgin Baran Korkmaz şimdilerde yavaş yavaş daha yüksek sesle dillendirilen bu altın işine bulaşmamış olsun Venezuela hattında…

Yoksa başımız çok fena ağrıyacağa benziyor bilesiniz…

***

Ha şimdi “Arkadaş bunları biliyordun, bu kadar ilişkiye hakimdin de ne demeye bu zamana kadar yazmadın?” diyen okurlarımızı duyar gibiyim…

Onlara da “Biz tüm bunları-bugün ortaya çıkan bazı gelişmeler haricindeki tüm detayları- 11 Şubat 2019’da yani 2,5 sene önce Twitter hesabımız olan @yazparov hesabımızda ÇAL DAĞI’NDAN VENEZUELA’YA MADURO’NUN ALTINLARI” başlıklı floodumuzda yazdık… Biraz önden gitmek bizim alamet-i farikamız. Bizi takip etmeye devam edin” diyelim.

 

 

 

 

 

Yorum yapmak için tıklayın

Bir Cevap Yazın

ÖZEL HABER

YANGIN SÖNDÜRME UÇAĞINA PARA YOK AMA MİLYONLUK MAKAM ARACINA BÜTÇE VAR

Yayınlanma Tarihi:

on

HABER ALTERNATİF-ÖZEL HABER

Celal Eren ÇELİK

Türkiye’nin dört bir tarafında devam eden orman yangınları kontrol altına alınamazken, özellikle THK’nın elindeki uçak filosunun “4 milyon Dolar yatırım gerekli” denilerek kullanılamaması çok büyük tepki çekmişti.

THK’nın elindeki uçaklara bu yatırımın yapılmasını sağlamayan, kendi uçak filosunu ise kurmayan Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Orman Genel Müdürlüğü bünyesinde kullanılmak üzere milyonluk makam araçları satın aldığı ortaya çıktı.

Orman Genel Müdürlüğü bünyesinde kullanılmak üzere satın alınarak 28 bölge müdürlüğüne gönderilen makam araçlarının markası ise TOYOTA LAND CRUSİER PRADO. Bu marka ve model jeeplerin bayi satış fiyatı ise 2 milyon 156 bin TL.

Adana,Amasya,Ankara,Antalya,Artvin,Balıkesir,Bolu,Bursa,Çanakkale,Denizli,Elazığ,Erzurum,Eskişehir,Giresun,Isparta,İstanbul,İzmir,Kahramanmaraş,Kastamonu,Kayseri,Konya,Kütahya,Mersin,Muğla,Sakarya,Şanlıurfa,Trabzon ve Zonguldak Orman Bölge Müdürlüklerine teslim edilen makam araçları kullanıma girdi.

ORMAN GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İÇİN SKANDAL İDDİALAR…

Ancak Orman Genel Müdürlüğü içerisinde yaşanan skandallar bununla da sınırlı değil.

İddialara göre Orman Genel Müdürlüğü bünyesine ayrılan “Yangın ödenekleri” bölge müdürlüklerinde usülsüz biçimde kullanılmakta. Yangın ödeneklerinden aktarılan parayla tüm işletme müdürlerinin odalarına dev ekran TV’ler alındığı ve yangın ödeneğinden usulsüz şekilde amacı dışında pek çok harcama yapıldığı belirtiliyor.

Yangın ödeneklerinin aktarımının yasal olarak 177’ye yapılması gerekirken bu usulsüz kullanımın son derece yaygınlaştığı ve yangın ödeneği içinden yapılan alımlar için “Bir tane 177’ye,bir tane bölge müdürüne,1 tane işletme müdürüne” şeklinde bir söylemin yaygın biçimde kullanıldığı ifade ediliyor.

Öte yandan yangın ödeneği üzerinden orman bölge müdürleri ve işletme müdürlerinin kendilerine özel yaptıkları satın almaların devletin demirbaş kaydına da işlenmediği gelen bilgiler arasında.

________________________________________________________________________________________________

BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞE DESTEK OLMAK İÇİN;

“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan, hiç bir kurum, kuruluş yahut kişiden “Fonlanmadan”, “tam bağımsız” ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan, Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir, DİJİTAL KİTAPLARIMIZDAN (e-kitap) satın alabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi  belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”

DİJİTAL BOOK STORE SANAL KİTABEVİ:

https://www.shopier.com/ShowProductNew/storefront.php?shop=dijitalbookstore&sid=d2FqS25GbkNlRDh0dW5ucjBfLTFfIF8g

YOUTUBE KANALI LİNKİ:

https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w

KRİPTEKS E-DERGİ YILLIK ABONELİK LİNKİ:

https://shopier.com/1354512

HABER ALTERNATİF’İN ANDROİD CİHAZLAR İÇİN ÜCRETSİZ MOBİL UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN:

https://play.google.com/store/apps/details?id=com.haberalternatif.dro

Okumaya Devam Et

ÖZEL HABER

CUMHURBAŞKANI “ÇAY ATSIN” DİYE ZORLA GÖTÜRÜLMÜŞLER!

Yayınlanma Tarihi:

on

HABER ALTERNATİF-ÖZEL HABER

CELAL EREN ÇELİK

Tüm Türkiye yurdun 4 bir yanından gelen orman yangınları haberleri ile sarsılırken AKP iktidarının beceriksiz politikaları sonrasında çok sayıda ormanlık alan yok olurken, kasabalar alevler ile boğuşuyor.

Dün yangın alanlarını “Havadan” inceleyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan akşam saatlerinde ise Marmaris’e geçmişti. Erdoğan’ın burada kendisini dinleyenlere otobüsün üzerinden “Çay atması” büyük tepki ile karşılanırken, Erdoğan’ın yangınlar devam ederken yaptığı bu hareketi yabancı basında bile haberlere konu olmuştu.

Erdoğan’ın “Çay atması” kadar yangın devam ederken Erdoğan’ın konuşmasını dinlemeye giden ve çay alan kişiler de eleştiri oklarının hedefi olmuştu.

Dün gece yaşanan “Çay atma” olayının perde arkasındaki gerçeklere ise HABER ALTERNATİF ulaştı.

ORMAN MÜDÜRLÜĞÜ ÇALIŞANLARI ZORLA GETİRİLMİŞ!

HABER ALTERNATİF’in güvenilir kaynaklardan edindiği bilgilere göre Erdoğan’ın Marmaris’e gelmesinden yaklaşık 2 saat önce Marmaris Orman İşletme Müdürlüğü’nün “Yangın nöbetinde” bulunan idari personeline Erdoğan’ı karşılamaya gidileceği tebliğ edildi.

Yangın nöbetinde olan Marmaris Orman İşletme Müdürlüğü idari personeli ise yangınla mücadele için alanda olan Orman Müdürlüğü çalışanlarının koordinasyonu, yiyecek içeceklerinin temini gibi konuların aksayacağı gerekçesi ile Erdoğan’ı karşılamaya götürülmeleri kararına tepki göstererek kabul etmediler.

Ancak daha sonra bu idari personele AKP’ye yakınlığı ile bilinen TOÇ BİR SEN tarafından baskı uygulandı ve bu sendikaya bağlı Marmaris Orman İşletmeleri Müdürlüğü personeline eğer Erdoğan’ı karşılamaya gitmezlerse 60 saatlik “Yangın nöbet paralarının” ödenmeyeceği söylendi ve bu sendikaya bağlı çalışanlar üzeri kapalı şekilde işleri konusunda da “Uyarıldılar”…

Bunun sonucunda Marmaris Orman İşletme Müdürlüğü’nün “Yangın nöbetinde” bulunan ve o esnada orman yangını ile sahada mücadele veren personelin koordinasyonunu ve iaşesini sağlamakla yükümlü olan personeli mecbur bırakılarak Erdoğan’ı karşılamaya götürüldü.

SORUYORUZ… 

Şimdi buradan AKP’li yetkililere ve AKP’ye yakın TOÇ-BİR SEN’e soruyoruz:

1-Dün gece Marmaris Orman İşletmeleri Müdürlüğü personeli açıkça mobbing uygulanarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı karşılamak için görevlerinden alıkonularak karşılamaya götürülmüşler midir?

2-TOÇ-BİR SEN sendikası haklarını savunmakla mükellef olduğu Marmaris Orman İşletmeleri Müdürlüğü’nde kendisine bağlı personeli “Karşılamaya gelmemesi halinde yangın nöbet paralarının ödenmemesi” ile tehdit etmiş midir?

3-Bu personelin Cumhurbaşkanını karşılamaya gitmesi sonrasında sahada alevler ile mücadele eden orman müdürlüğü personelinin koordinasyonu ve yiyecek-içecek ihtiyaçlarında,iaşelerinde her hangi bir aksama yaşanmış mıdır?

4-TOÇ-BİR SEN dışında her hangi başka bir sendikaya bağlı idari personele de bu baskı yapılmış mıdır? Yapıldıysa bu sendikalara bağlı idari personel de Cumhurbaşkanını karşılamaya “Dikte edilerek” götürülmüş müdür?

________________________________________________________________________________________________

BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞE DESTEK OLMAK İÇİN;

“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan, hiç bir kurum, kuruluş yahut kişiden “Fonlanmadan”, “tam bağımsız” ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan, Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir, DİJİTAL KİTAPLARIMIZDAN (e-kitap) satın alabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi  belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”

DİJİTAL BOOK STORE SANAL KİTABEVİ:

https://www.shopier.com/ShowProductNew/storefront.php?shop=dijitalbookstore&sid=d2FqS25GbkNlRDh0dW5ucjBfLTFfIF8g

YOUTUBE KANALI LİNKİ:

https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w

KRİPTEKS E-DERGİ YILLIK ABONELİK LİNKİ:

https://shopier.com/1354512

HABER ALTERNATİF’İN ANDROİD CİHAZLAR İÇİN ÜCRETSİZ MOBİL UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN:

https://play.google.com/store/apps/details?id=com.haberalternatif.dro

 

 

 

 

Okumaya Devam Et

ÖZEL HABER

BİR “ÇÖKÜŞ”ÜN ANATOMİSİ: TÜRK HAVA KURUMU

Yayınlanma Tarihi:

on

Celal Eren ÇELİK

Tüm Türkiye adeta bir yerlerden “Düğmeye basılmışçasına” alev alev yanar ve orman yangını haberleri peşi sıra pek çok ilden birden gelirken Türk Hava Kurumu ise yeniden tartışmaların odağına oturan kurum oldu.

Zira AKP döneminde THK alanında uzmanı olduğu yangın söndürme ihalelerinden ihale şartnamesinde yapılan bir değişiklik ile saf dışı edilmişti. Yeni ihale şartnamesine göre yangın söndürme uçakları için 5 bin litre su taşıma özelliği şart koşulurken THK’nın elinde olan yangın söndürme uçakları 4 bin 900 litre kapasiteli olduğu için ihalelere katılamaz hale gelmişti.

THK’na atana  kayyum heyeti ise adeta bu sürecin üzerine “Tüy dikerek” kurumun tüm pilot ve teknisyenlerini işten çıkartarak uçakları hangarda çürümeye terk etmişti.

İşte bugün gelinen noktada THK ve THK’nin başında bulunup memleket cayır cayır yanarken “Düğüne gittiğini” açıklayan THK Kayyum Heyeti Başkanı tartışmaların odak noktasına otururken gözden kaçırılan bir nokta var.

Gözlerden kaçan bu nokta ise Türk Hava Kurumu’nun bugün geldiği durumun AKP iktidarı ile birlikte kurumun adının yolsuzluk,zimmet,rüşvet gibi pek çok olaylar ile birlikte anılıp adeta “Sistematik olarak” içinin boşaltıldığı bir sürecin “Sonucu” olması.

Yani THK konusunda bugün kamuoyunun gündemine gelen tartışmalar bir “Sonuç”

Aşağıda okuyacaklarınız ise bir kurumun nasıl olup da içinin boşaltıldığını,hangi ilişkiler ile adeta tarumar edildiğini içiniz burkularak okuyacağınız bir “Trajedi hikayesi”…

Evet “Bu kadar peşrev yeter” diyoruz ve yazımıza geçiyoruz…

***

Tarih yaprakları 18 Ekim 2009’u gösterdiğinde THK 40. Genel Kurulu’nu gerçekleştirmektedir.

Genel Kurul’da THK Isparta Şube Başkanı  Zafer Çağlar ile emekli Hava Pilot Tümgeneral Osman Yıldırım’ın aday olduğu seçimlerde Yıldırım, 441 geçerli oyun 308’ini alarak THK Genel Başkanlığına seçiliyordu…

THK’da yapılan bu Genel Kurul Sonrasında neler yaşanacağından ise Osman Yıldırım’ın başkanlığı için oy kullanan hiçbir delegenin haberi yoktu…

Osman Yıldırım THK Başkanlığı seçilmesinin ardından kısa bir süre geçtikten sonra Türk Hava Kurumu Vakfı’nı kurdurdu.  Zira “Vakıf” demek “Ticari iştirak” demekti.

Osman Yıldırım “Ticareti” sevmişti… Peş peşe şirketler kurmaya başladı. Ancak kurduğu şirketler oğlu Emre Yıldırım başta olmak üzere, eşi ve kantincisi üzerineydi.

Kurulan şirketlere THK’nın en önemli ticari iştiraki olan GÖKÇEN HAVACILIK üzerinden milyonlarca dolar aktarıldı.

Yetmedi Osman Yıldırım oğlu Emre Yıldırım’in 107 bin TL tutarındaki düğün masraflarını da THK bütçesinden karşıladı. Bu para THK’dan Osman Yıldırım’ın oğlu Emre Yıldırım adına kurulmuş olan ASAY SAVUNMA ŞİRKETİ’ne aktarılmış ve düğün harcamaları bu para ile yapılmıştı.

Tüm bunlar devletin resmi MASAK raporlarına giriyordu ve en sonunda THY Denetim Kurulu ve MASAK incelemeleri sonucunda Osman Yıldırım ile oğlu Emre Yıldırım 2 Kasım 2015 tarihinde tutuklanarak hapse konuluyordu.

Bu arada hakkında hazırlanan iddianamede rüşvet ve yolsuzlukla yargılanan Osman Yıldırım’ın 2014 yılında HSYK üyeliğine aday olan Ankara Batı Adliyesi eski Başsavcısı Murat Gökçe’nin ağabeyi Mustafa Gökçe’yi işe alarak THK’da Teftiş Kurulu Başkanı yaptığı ortaya çıktı.

Murat Gökçe, 15 Temmuz’daki darbe girişiminin ardından HSYK tarafından açığa alınırken ağabeyi Mustafa Gökçe ise yeni THK Başkanı Kürşat Atılgan tarafından önce Gökçen Havacılık’a gönderildi.

Kaynak:Bağımsız Havacılar internet sitesi-FETÖ’CÜLER TÜRK HAVA KURUMU’NDA CİRİT ATMIŞ başlıklı haber-27 Temmuz 2016

Ancak Osman Yıldırım hapisteyken de THK’ya “Atamalar” yapmayı sürdürüyordu!

Osman Yıldırım kurduğu THK VAKFI’nda 2020 yılına kadar devem eden Mütevelli Heyeti Başkanlığı yetkisini kendi eline almıştı. Buradaki yetkisi ise gerek THK Üniversitesi gerekse THK’ya atama yapmasına olanak veriyordu.

İşte hapse girmesine rağmen bu görevinden istifa etmeyen ve yetkileri elinde tutmaya devam eden Osman Yıldırım hapishaneden verdiği talimatlar ile kardeşi İbrahim Yıldırım’ın “Ballı maaş” ile THK Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başdanışmanı, eşinin estetik doktoru olan Tacettin Güçer’i ise THK Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı olarak atıyordu! Tacettin Güçer ise FETÖ’nün en önemli yüksek öğretim kurumu olan ve 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında kapatılan TURGUT ÖZAL ÜNİVERSİTESİ’nde Anabilim Dalı Başkanı’ydı!

Bu arada kuruluşundan itibaren THK Üniversitesinde ve tabii ki Osman Yıldırım döneminde Rektör olan isim Prof. Dr. Ünsal Ban’dı.

THK vakıf üniversitelerinde maksimum Rektör o dönem için 25 bin TL alırken Prof.Dr. Ünsal Ban’a “Ek dersler ile birlikte” tamı tamına 110 bin TL aylık maaş ödüyordu.

2015 yılında Prof.Dr. Ünsal Ban AKP’den milletvekili adayı olmak için görevinden istifa etti ama listeye alınmadı. Ancak AKP’de 2015 yılında Erzurum’dan Milletvekili adayı olan bir başka isim daha vardı: Zehra Taşkesenlioğlu…

Zehra Taşkesenlioğlu 2015 seçimlerinden başlayarak AKP’nin Erzurum Milletvekili seçildi,parti içerisinde giderek yükseldi,etkinliği arttı ve en sonunda AKP MKYK üyesi seçildi.

Zehra Taşkesenlioğlu 29 Nisan 2019 tarihinde görkemli bir düğünle evlenirken nikah şahitleri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Aile Ve Sosyal Politikalar Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk,  Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Eski TBMM Başkanları Binali Yıldırım, İsmail Kahraman, Sağlık eski Bakanı Recep Akdağ, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz, eski Kalkınma Bakanı Lütfü Elvan, eski Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli ve Fatma Betül Sayan Kaya oluyordu.

Şimdi “Arkadaş sen bize THK’yı anlatıyordun bize ne Zehra Hanım’ın düğününden,Allah mutlu mesut etsin” diyorsunuz büyük ihtimalle ama kazın ayağı öyle değil…

Zira Zehra Taşkesenlioğlu o gece THK Üniversitesinin “110 Bin TL” maaş alan rektörü Prof.Dr. Ünsal Ban ile evleniyordu!

Bu arada Zehra Taşkesenlioğlu’nun ağabeyi, Ünsal Ban’ın kayınbiraderi olan Ali Fuat Başkesenlioğlu’nun ise eski HALK BANK Genel Müdürü, yeni Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı olduğunu hatırlatalım…

Ayrıca CEO’luğunu ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eski başdanışmanlarından Ömer Özbay’ın yaptığı VERUSA HOLDİNG’in ise başta Tokat olmak üzere Türkiye’de pek çok altın madeni iletmesinin sahibi olduğunu ve Prof.Ünsal Ban’ın bir dönem VERUSA HOLDİNG’in Yönetim Kurulu üyesi olduğu da dip not olarak buraya bırakalım.

Peki bu hakkında tonla “Şaibe” iddiası olan ve bu iddialar belgeler ile devletin raporlarına yansıyan THK Başkanı Osman Yıldırım’a ne oldu dersiniz?

Yaklaşık 1 sene tutuklu kaldıktan sonra birden bire serbest bırakıldı. Ama hakkındaki davalardan aklanmadı, hakkında kamu davası açıldı.Yargılanma süreci devam etti.

Hakkındaki tüm bu iddialar ve devletin resmi belgelerine yansıyan yolsuzluk ve usulsüzlüklere rağmen kendisi 2018 yılında, hakkındaki hukuki süreç devam ederken THK’ya yeniden Genel Başkan adayı oldu!

Şaka gibiydi ama bu memlekette bu yaşandı..

THK açıkça “Soyuluyordu”…

***

2015 yılı THK için önemli bir yıldı zira THK yeni Genel Başkanını belirleyecekti…

Osman Yıldırım’ın kuruma verdiği büyük zararın yeni yönetim tarafından düzeltileceğine olan büyük bir inanç vardı.

Ve 11 Ekim 2015 tarihinde yapılan Genel Kurul’da geçerli oyların 324’ünü alan Kürşat Atılgan THK’nın yeni Genel Başkanı olarak seçiliyordu.

THK Kurumuna Genel Başkan olan Kürşat Atılgan TSK’dan Hava Tümgeneral olarak emekli olduktan sonra MHP Milletvekilliği yapan bir isimdi.

Kürşat Atılgan göreve gelir gelmez THK’daki tüm yetkileri kendisinde topladı.

Kürşat Atılgan döneminde THK’da “Enteresan” şeyler de olmaya başladı.

THK Üniversitesi Mütevelli Heyeti’ne SBK Holding’in sahibi Sezgin Baran Korkmaz dahil edildi. Kürşat Atılgan’ın oğlu Buğrahan Korkmaz ise Sezgin Baran Korkmaz’a ait BORAJET’te çalışıyordu!

Kürşat Atılgan THK Üniversitesi için ilginç bir isim önerdi: Eski MHP Milletvekili Prof.Dr. Alim Işık.

Alim Işık ismi neden enteresan diyecek olursanız bu “Enteresanlığı” Işık’ın özellikle vekilliği döneminde FETÖ’ye karşı yaklaşımında ve açıklamalarında bulmak mümkün.

Prof.Dr.Alim Işık MHP Milletvekiliyken 12.12.2014 tarihinde Meclis Başkanlığına verdiği soru önergesinde Fettullah Gülen cemaati bir sivil toplum kuruluşudur ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti bu cemaat için usulsüz, hukuk dışı ve haksız suçlamalar yapıp suç üretmektedir.’ Bu cemaatin mensupları için ise; “suçlu gösterilerek cezalandırılması amacıyla Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti tarafından sahte delil ve belgelerle hizmet hareketine kumpas kurulmaktadır. Cemaatler ve tarikatlar üzerinde operasyon yapmak isteyen zavallı anlayışı anlamakta güçlük çekiyorum.” ifadelerini kullanıyordu…

Prof.Dr. Alim Işık’ın “FETÖ’cü” olduğuna dair iddialar yüksek sesle dile getirilmeye başlanınca YÖK 14 Aralık 2016 tarihinde “Görülen lüzum üzerine” görevden alındığını açıkladı.

Peki Prof.Dr. Alim Işık’a ne mi oldu?

Kendisi 2019 yerel seçimlerinde MHP’nin Kütahya Belediye Başkan adayı oldu ve seçimleri kazanarak Kütahya Belediye Başkanlığı koltuğuna oturdu…

Prof.Dr.Alim Işık THK Üniversitesi’ne rektör olmuş, FETÖ’nün parasını Türkiye’de aklayan Sezgin Baran Korkmaz THK Üniversitesi’ne “MÜTEVELLİ HEYETİ BAŞKANI” olarak atanmıştı. Kürşat Atılgan’ın oğlu da SBK’nın şirketi BORAJET’te üst düzey görevdeydi…

İşte bu Sezgin Baran Korkmaz’ın işe dahlinin sırrını çözemeyen okurlarımız için THK gayrimenkullerine bakmalarını öneriyoruz. Zira o dönemde Kürşat Atılgan döneminde SBK üzerinden 65 gayrimenkulün usulsüz şekilde satıldığı iddiaları arş-ı alaya çıktı.

Ama Kürşat Atılgan dönemindeki “Enteresanlıklar” bununla da sona ermedi.

Atılgan tek elde topladığı yetkiler sonrasında kimseye danışmadan ODEA BANK ile çeşitli kredi anlaşmaları imzaladı.

Anlaşma imzalandı paralar alındı alınmasına ama ödeme zamanı geldiğinde THK paraları ödemedi. ODEA BANK ise buna karşılık THK’nın paha biçilemeyen gayrimenkullerine icra işlemi başlattı zira kredi bu gayrimenkullerin ipotek gösterilmesi ile alınmıştı.

Ancak ODEA BANK’ın başlattığı icra işlemlerinde de bir tuhaflık vardı. Şöyle ki; ODEA BANK THK2ya verdiği ve ödenmeyen 11 farklı kredi için TL olarak verilen krediler için ana para yanında %42.02, Dolar bazlı alınan krediler için ise %28 temerrüt faizi istiyordu.

Ancak bankanın bu istediği yasal olarak mümkün değildi zira 2018 itibariyle Dolar bazlı kredilere yasal olarak en fazla %2,65, TL bazlı kredilere ise en fazla %9 temerrüt faizi talep edilebiliyordu.

KAYNAK: ALİ AVCU-04.08.2019-THK,ODEABANK MESELESİ.İŞTE YALANLAR VE GERÇEKLER başlıklı makale-toplumsal.com.tr

Tabii siz şimdi “Olur mu canım öyle şey. O kadar da değil Kürşat Atılgan ve yönetimi hemen duruma itiraz etmişler ve bu haksız paranın THK’dan tahsilini engellemiştir” diyorsunuz eminim…

Ama öyle olmadı… Kürşat Yıldırım bırakın bunu engellemeyi, THK’nın hukuk müşavirlerini harekete geçirmek için tek bir girişimde dahi bulunmadı…

04.01.2017 tarihinde ise Kürşat Yılıdırım hakkında Ankara Sulh Ceza Hakimliği”Üzerine atılı suçlar gerekçesi” ile yurtdışına çıkış yasağı koydu.

THK’nın içi boşaltılmaya devam ediyordu…

***

13 Ekim 2018 tarihinde ise THK’nın yeni genel başkanı olarak Emekli Hava Pilot Tümgeneral Betan Nogaylıoğlu seçildi.

Nogaylıoğlu Balyoz kumpası mağduru bir paşa olarak biliniyordu….

Nogaylıoğlu Paşa göreve gelir gelmez 73 FETÖ iltisaklı personel ile THK’nın yollarını ayırdı,borçları yapılandırdı, ODEA BANK kredisi konusunda itirazlarda bulundu…

Ama Nogaylıoğlu da özellikle THK Üniversitesi konusunda AKP ile adeta kol kola girmişti.

Nogaylıoğlu döneminde THK Genel Sekreterliği görevine getirilen Refet Yavuz tüm yetkileri eline aldı ve THK Üniversitesi’ni adeta “Dizayn” etti.

Rafet Yavuz’un THK Genel Başkanı Bertan Nogaylıoğlu tarafından göreve getirilmesinin ardından kendisine devredilen yetkiler sonrasında eline aldığı büyük kuvvetle birlikte ilk icraat olarak Türk Hava Kurumu’nun Üniversitesi olan Türk Hava Kurumu Üniversitesi’ne “El atmak” oldu…

Yapılan bu hamle sonrasında ise Türk Hava Kurumu Üniversitesi Mütevelli Heyeti “Bambaşka bir kimliğe” büründü.

ÜNİVERSİTE DEĞİL,AKP’NİN ARKA BAHÇESİ!

Rafet Yavuz’un talimatları ve THK Bakanı Bertan Nogaylıoğlu’nun onayları ile yendien dizayn edilen Türk Hava Kurumu Üniversitesi Mütevelli Heyeti adeta AKP’nin “Arka Bahçesine” dönüştürüldü…

Mütevelli Heyeti Başkanlığı’nı doğal olarak THK Genel Başkanı Bertan Nogaylıoğlu yaparken üniversitenin asıl “Dizaynını yapan” Rafet Yavuz başta kendisini Mütevelli Heyeti içerisine soktu.

Sonrasında ise AKP “referanslı” isimler Türk Hava Kurumu Üniversitesi Mütevelli Heyeti’ne seçildi…

THK Üniversitesi’nin nasıl AKP’nin “Arka Bahçesi” haline getirildiğini daha da net anlamak için mütevelli heyetindeki isimlere yakından bakmak gerekmekte.

 İşte o isimler:

İhsan ŞENER: 24. ve 25. dönem AKP Ordu Milletvekili. 2016  yılı Ocak ayında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Başdanışmanlığına getirildi.

Mehmet Veysel Yayan: Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Müsteşarı

Ömer Bülent Arslan: AKP döneminde Atatürk Orman Çiftliği Genel Müdürü ve 2014 yerel seçimlerinde Muğla AKP Büyükşehir Belediye Başkanı Aday Adayı

 Şinasi Kazancıoğlu: AKP’nin Cumhur İttifakı’ndaki ortağı MHP’nin 2015 7 Haziran ve 1 Kasım Milletvekili seçimlerindeki Malatya milletvekili adayı

 Sadık Karayel: 31 Mart 2019 Yerel seçimlerinde AKP Ankara Altındağ Belediye Meclis Üyesi aday adayı

Ancak THK’de AKP’ye verilen tavizler de kurumun “Uçuruma yuvarlanmasını” engelleyemedi.,

Bir süre sonra önce Yönetim Kurulu üyelerin neredeyse tamamı istifa etti…

Bu esnada THK her sene ihalesini aldığı yangın söndürme ihalesi işinden yapılan ve yazının başında belirttiğimiz ihale şartnamesi oyunu ile diskalifye edilmiş,en önemli gelir kalemini kaybetmiş, yolsuzluk ve usulsüzlükler nedeni ile gırtlağa kadar borca batmıştı.

Ama her nedense AKP bu olan biteni görmezden geliyor, kurumun bu gidişatına hiç müdahale etmiyordu.

Ve en sonunda 16 Ekim 2019 tarihinde AKP iktidarı THK’ya kayyum atadı.

Kayyumlar ise Ahmet Davutoğlu’nun seçim hükümetinde Gümrük ve Ticaret Bakanı olan Cenap Aşçı, AKP döneminde yüzlerce dek delinen KAMU İHALE KANUNU’nun uygulayıcısı olan Kamu İhale Kurumu’nun tam da AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılındaki Başkan Vekili olan Adnan Zengin ve Milli Emlak eski Genel Müdürü Abdullah Kaya olarak atandı.

Abdullah Kaya ise Milli Emlak Kurumu Genel Müdürlüğü döneminde AKP’nin gözbebeği, Bilal Erdoğan’ın Mütevelli Heyeti’nde olduğu TÜRGEV’e Bursa Nilüfer’de “Hazineden” arazi tahsisi yapan isimdi…

THK ÜNİVERSİTESİ MÜTEVELLİ HEYETİ DE YANDAŞLAR GEÇİDİ…

Tabii THK Üniversitesi’nin Mütevelli Heyeti de adeta bir yandaşlar geçidi.

Mütevelli Heyetindeki Dr. Veysel Yayan AKP’nin 2017’de Bilim,Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Müsteşarı olarak atadığı bir isim.

Bir diğer Mütevelli Heyeti Üyesi ise AKP’nin Devlet Hava Meydanları İşletmesi’ne KURUMSAL İLETİŞİM DAİRE BAŞKANI olarak atadığı Veysel Nafiz Aksu…

Bir başka Mütevelli Heyeti Üyesi TCDD eski Genel Müdür Yardımcısı ve MHP’nin Malatya Milletvekili Adayı ve Malatya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olan Doç.Dr. Fikret Şinasi Kazancıoğlu…

Mütevelli Heyeti içerisindeki bir başka tanıdık isim ise en son Paramounth Otel’de kalması ile gündeme gelen Sivil Savunma Sanayii Müsteşarı İsmail Demir. Demir AKP’nin en “Kilit” bürokratlarından birisi olarak gösterilmekte.

Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı’nın pil ve batarya üretimi yapan iştiraki ASPİLSAN A.Ş Genel Müdürü olan İsmail Hakkı Doğankaya da Mütevelli Heyeti’ndeki bir başka isim. Türk Silahlarını Güçlendirme Vakfı ise TSK ile organik bağı olan ve Mütevelli Heyeti Başkanlığını Cumhurbaşkanı olarak bizzat Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı ve Kara Kuvvetleri Komutanı Ümit Dündar ve Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın da yönetiminde olduğu bir vakıf.

VE THK FELÇ EDİLDİ…

Bu kayyum heyeti ile THK adeta felç edilirken, THK’ya ait yangın söndürme uçakları hangarlarda çürümeye terk edildi,pilotları işten çıkartıldı, kayyumunun başı ülke alev alev yanarken düğüne gitti…

Peki neden yapılıyor tüm bunlar THK’ya diyecek olursanız yine dönün ve Türkiye’nin belki de gayrimenkul konusunda en zengin kurumlarından birisi olan THK’nın elindeki son derece değerli gayrimenkullere bakın deriz…

Daha geçtiğimiz günlerde onlarcası satışa çıkartılan bu gayrimenkuller size bir fikir verebilir…

Ne dersiniz, “Niye yapılıyor tüm bunlar THK’ya?”

________________________________________________________________________________________________

BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞE DESTEK OLMAK İÇİN;

“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan, hiç bir kurum, kuruluş yahut kişiden “Fonlanmadan”, “tam bağımsız” ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan, Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir, DİJİTAL KİTAPLARIMIZDAN (e-kitap) satın alabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi  belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”

DİJİTAL BOOK STORE SANAL KİTABEVİ:

https://www.shopier.com/ShowProductNew/storefront.php?shop=dijitalbookstore&sid=d2FqS25GbkNlRDh0dW5ucjBfLTFfIF8g

YOUTUBE KANALI LİNKİ:

https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w

KRİPTEKS E-DERGİ YILLIK ABONELİK LİNKİ:

https://shopier.com/1354512

HABER ALTERNATİF’İN ANDROİD CİHAZLAR İÇİN ÜCRETSİZ MOBİL UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN:

https://play.google.com/store/apps/details?id=com.haberalternatif.dro

Okumaya Devam Et







Popüler

%d blogcu bunu beğendi: