Sosyal Medya Hesaplarımız

GÜNDEM

DİYANET’İN SAHUR YAYINI İŞİNİ ALAN ŞİRKET TANIDIK ÇIKTI!

Yayınlanma Tarihi:

on

Haber Alternatif-ÖZEL HABER

Celal Eren ÇELİK

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın sahur programlarının canlı yayını için için 493 bin TL harcandığı ve bu yayın işinin ihaleyi alan firmaya tek başına katıldığı bir ihale verildiği ortaya çıkmıştı.

BirGün Gazetesi’nden İsmail Arı’nın haberine göre Diyanet İşleri Başkanlığı, 28 Nisan tarihinde “2020 Yılı Ankara Ahmet Hamdi Akseki Camii’nde gerçekleştirilecek olan iftar ve sahur canlı yayın programı hizmet alım işi” başlığıyla ihale düzenledi. İhaleye tek başına katılan “Son Yapım Medya Prodüksiyon Hizmetleri Şirketi” ile 6 Mayıs tarihinde 493 bin TL’lik sözleşme imzalandı.

Bu yapılan sözleşmede asıl dikkat çekici nokta ihaleye başka firmanın katılmayarak sadece afet durumları gibi özel durumlarda uygulanması öngörülmüş olan Kamu İhale Kanunu’nun en tartışmalı maddesi olan 21/B maddesine göre “İvedilikle” ve pazarlık usulü yapılarak Son Yapım Medya Prodüksiyon Hizmetleri Şirketi’ne verilmiş olmasıydı.

Ancak ihaleyi alan Son Yapım Medya Prodüksiyon Hizmetleri Şirketi hakkında hiç bir bilgiye ulaşılamıyordu…

Ama tek başına,başka hiç bir firma ihaleye alınmayarak pazarlık yöntemi ile yüz binlerce liralık ihaleyi alan  bu şirketin kim olduğu ve nasıl böyle ihale aldığı ile ilgili bilgilere Haber Alternatif ulaştı.

AKP’NİN ÇOK SEVDİĞİ”TANIDIK” FİRMA

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yaklaşık 500 bin TL harcadığı sahur programları yayınının ihalesini alan Son Yapım Medya Prodüksiyon Hizmetleri Şirketi İstanbul Ticaret Odası kayıtlarına 731538 Sicil Numarası ile girmiş.

Şirket 08/04/2010 tarihinde kurulurken sermayesi ise kurulduğu dönemde 100 bin TL iken şu anda 850 bin TL.

Son Yapım Medya Prodüksiyon Hizmetleri Şirketi’nin sahibi ise Tuncay Özkan…(CHP’li Tuncay Özkan değil,isim benzerliği)

Şirketin eski ortağı ise Nilay Özkan.

İşte bu Nilay Özkan ve Tuncay Özkan’ın bir şirketleri daha var: ÖZKAN PRODÜKSİYON TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ

Bu şirket ise İTO kayıtlarına 703821 ile,06/07/2009 tarihinde kayıt oluyor sermayesi ise 400 bin TL

Şirketin kuruluşundan sonra Nilay Özkan hisselerini Tuncay Özkan’a devrediyor ve Tuncay Özkan firmanın tek sahibi haline geliyor.

AKP İKTİDARI İLE “ALLAH YA YÜRÜ KULUM” DİYOR

Sektörde 2000’lerin başından beri var olan Özkan Prodüksiyon Ticaret Limited Şirketi’nin sahibi Tuncay Özkan’ın özellikle AKP iktidarı sonrasında işlerini çok büyüttüğü dikkat çekiyor.

Şirketin bu kadar hızla büyümesinde en büyük etken ise AKP’den alınan işler…

AKP’nin mitinglerinden,Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gazeteciler ile yaptığı canlı röportajlara,15 Temmuz sonrasındaki meşhur Yenikapı Mitingi’nden,Berat Albayrak ve Binali Yıldırım’ın katıldığı özel seçim yayınlarının hepsi Tuncayt Özkan’ın bu ÖZKAN PRODÜKSİYON LİMİTED ŞİRKETİ’ne veriliyor.

Son olarak ise yerel seçimler öncesinde yapılan ve Ekrem İmamoğlu ile Binali Yıldırım’ın karşı karşıya geldiği,Türkiye’yi ekrana kilitleyen açık oturum işini alan da yine aynı firma.

İşte o şirketin AKP’den aldığı işlerin sıralı listesi:

CNN KRİZİNDE DE AYNI FİRMA VARDI

Hatırlanacağı üzere Ekrem İmamoğlu yerel seçim döneminde Ahmet Hakan’ın CNN  Türk’te sunduğu “TARAFSIZ BÖLGE” programına katılmış ve bu programda gösterdiği verilere yakın çekim yapan 4 kameramanın işten çıkartıldığını iddia etmişti. Bu iddia o dönem çok konuşulmuştu.

Krize neden olan o yayını da Tuncay Özkan’ın sahip olduğu ÖZKAN MEDYA PRODÜKSİYON yapmış ve iddialar hakkında şirket bir açıklama yaparak iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirtmişti.

 

 

1 Yorum

1 Yorum

  1. Uçar

    15 Mayıs 2020 at 09:31

    Elinize sağlık.

Bir Cevap Yazın

GÜNDEM

AVUKATLAR ANKARA’DA SIHHİYE ADLİYESİ’NE YÜRÜDÜ

Yayınlanma Tarihi:

on

AKP’nin ‘çoklu baro’ sistemine karşı avukatlar direnmeye devam ediyor. Kuğulu Park’ta sabahlayan baro başkanları ve avukatlar, yasa teklifinin geri çekilmesi imzaladıkları dilekçeleri teslim etmek üzere Meclis’e yürüdü. Polis avukatların yürüyüşünü 3 kez barikat kurarak engelledi. Avukatlar Sıhhiye Adliyesi’ne yürüdü.

AKP’nin “çoklu baro” sistemine karşı çıkan baro başkanları sabaha kadar Kuğulu Park’ta nöbetteydi.

Polis Kuğulu Park’a geçişi kapattığı için Tunalı Hilmi Caddesi’nde bekleyen avukatlar ve baro başkanları, Meclis’teki yasa teklifinin geri çekilmesi için dilekçe imzaladılar. Baro başkanları ve avukatlar Meclis’e dilekçelerini vermek üzere yürüyüşe geçtiler.

Polis avukatların yürüyüşünü 3 kez barikat kurarak engellemeye çalışırken, baro başkanları ve avukatların dilekçeleri Meclis bahçesinde dilekçe komisyonu üyelerince alınmaya başlandı.

Avukatlar “Paralel baro istemiyoruz”, “Savunma yoksa adalet de yok” sloganları attı.

Meclis’e alınmayan avukatlar baro başkanlarıyla birlikte Sıhhiye Adliyesi’ne doğru yürüyüşe geçti.

Çevredeki yurttaşlar avukatlara alkışlar ve arabalardan korna çalarak avukatlara destek verdi.

Adliyenin etrafı polis tarafından barikatlarla çevrilirken avukatların barikatın açılması için adliyenin arka kapısı önünde uzun süre beklediler.

Bu bekleyişin ardından baro başkanları Sıhhiye Adliyesi önünde açıklama yaparak çoklu baroya neden karşı olduklarını bir kez daha anlattılar…

Okumaya Devam Et

GÜNDEM

AYASOFYA KARARINDAN SONRA YUNANİSTAN’DAKİ CAMİLERE NE OLACAK?

Yayınlanma Tarihi:

on

HABER ALTERNATİF-HABER MERKEZİ

Danıştay 10.Dairesinin Ayasofya ile ilgili müze kararını kaldıran kararı sonrasında bu kez yabancı ülkelerde,özellikle de Yunanistan’da bulunan camilerin “misilleme” olarak kapatılması yahut  kiliseye dönüştürülmesi ihtimali konuşulmaya başlandı.

Özellikle son dönemde ilişkilerin yeniden gergin bir süreç içerisine girdiği Yunanistan’da bulunan pek çok cami son aylarda restorasyon gerekçesi ile kapatılıyordu.

Yunanistan’da bulunan Hamza Bey Camii,İbrahim Paşa Camii,Yeni Camii,Alaca İmaret Camii,Fethiye Camii,Recep Paşa Camii,Eminzade Hacı Ahmet Ağa Camisi ve Karaferya Musalla Namazgahı gibi camilerin akıbeti merak konuu oldu.

YUNANİSTAN’DA CAMİLER KAPATILIYOR,KİLİSEYE ÇEVİRİLİYOR

Yunanistan’da bulunan Hacı Ahmet Ağa Camisi ve Karaferya Musalla Namazgahı mimari yapısı değiştirilerek Ortodokslara ait bir mekana dönüştürülürken,Kavala’da 1530’da inşa edilen İbrahim Paşa Camisi ise kiliseye çevrildi.

Öte yandan Serez’de 1385’te inşa edilen Eski Caminin 1937’de yıktırılıp yerine alışveriş merkezi yapıldığı, Rodos’ta ise 1578’de Sultan 3. Murat tarafından yaptırılan Sultan Mustafa Camisinin bugün nikah salonu olarak kullanıldığı biliniyor.

Selanik’te 1484’te inşa edilen ve bugüne kadar ayakta kalmayı başarabilen Osmanlı eserlerinden Alaca İmaret Camisi ise müze olarak hizmet veriyor. 1904’te yaptırılan Yeni Cami, Selanik’in Yunan idaresine geçmesinin ardından minaresi yıkılarak ibadete kapatıldı ve mübadele yıllarında göçmenler için konut olarak kullanıldı. Bugün ise belediyenin sergi salonu olarak kullanılıyor.

YUNANİSTAN KÜLTÜR BAKANLIĞI’NDAN AYASOFYA KARARI İÇİN “PROVAKASYON” AÇIKLAMASI

Yunanistan Kültür Bakanlığı, Ayasofya’yı camiye dönüştürmenin yolunu açan Danıştay kararının tüm medeni dünyaya karşı “açık provokasyon” olduğunu söyledi.

Yunanistan Kültür Bakanlığı’nın bu açıklamasının ardından Yunanistan’da bulunan diğer cmiler için de kapatma,kiliseye yahut müzeye çevirme işlemi yapılabileceği konuşuluyor.

Okumaya Devam Et

GÜNDEM

DANIŞTAY’IN AYASOFYA KARARI BELLİ OLDU

Yayınlanma Tarihi:

on

Danıştay 10. Dairesi, Ayasofya’nın camiden müzeye dönüştürülmesine dair 24 Kasım 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararını iptal etti. Danıştayın gerekçesinde, Ayasofya’nın Fatih Sultan Mehmet Han Vakfı mülkiyetinde olduğu, cami olarak toplumun hizmetine sunulduğu belirtildi.

Danıştay 10. Dairesi, Ayasofya‘nın camiden müzeye dönüştürülmesine dair 24 Kasım 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararını iptal etti.

Sürekli Vakıflar Tarihi Eserlere ve Çevreye Hizmet Derneği, Ayasofya’nın camiden müzeye dönüştürülmesine yönelik Bakanlar Kurulu kararının iptali istemiyle Danıştayda dava açtı.

Davayı duruşmalı inceleyen Daire, 2 Temmuz’daki duruşmada tarafları dinledi.

Duruşmanın ardından dosyayı inceleyen Danıştay 10. Daire kararını verdi. Daire, Ayasofya’nın camiden müzeye dönüştürülmesine dair 24 Kasım 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararını iptal etti.

TAPU BELGESİNDE CAMİ VASFI İLE TESCİLLİ

Daire’nin 19 sayfalık gerekçesinde, dava konusu Bakanlar Kurulu kararının, ilgili mevzuat, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları kapsamında değerlendirildiği belirtildi.

Gerekçede, Ayasofya’nın, statüsü muhafaza edilerek, hukuk düzeninde güvence altına alınan özel hukuk tüzel kişiliğini haiz mazbut vakıf niteliğindeki Fatih Sultan Mehmet Han Vakfının mülkiyetinde olduğu kaydedildi.

Ayasofya’nın, vakfedenin iradesi gereği, sürekli şekilde cami olarak kullanılması için toplumun hizmetine sunulduğu, bedelsiz kamunun istifadesine terk edilmesi yönüyle hayrat taşınmaz niteliği taşıdığı, tapu belgesinde de cami vasfı ile tescilli bulunduğuna dikkati çekilen gerekçede, şu ifadeler yer aldı:

“Vakıf senedinin, hukuk kuralı etki değer ve gücünde olduğu, vakfedilen taşınmazın vakıf senedindeki niteliğinin ve kullanım amacının değiştirilemeyeceği, bu hususun tüm gerçek tüzel kişiler kişilerle birlikte davalı idare için de bağlayacı olduğu kuşkusuzdur. ”

Türk hukuk sisteminde kadimden beri korunarak yaşatılan Vakfa ait taşınmaz ve hakların vakfiyesi doğrultusunda istifadesine bırakıldığı toplum tarafından kullanılmasına engel olunamayacağı, vakıf senedinde sürekli olarak tahsis edildiği cami vasfı dışında kullanımının ve başka bir amaca özgülenmesinin hukuken mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır.”

CUMHURBAŞKANI MİLLETE SESLENECEK

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın karara ilişkin 20.53’te millete sesleniş konuşması yapacağı bildirildi.

AYASOFYA İLE İLGİLİ YARGISAL SÜREÇ

Sürekli Vakıflar Tarihi Eserlere ve Çevreye Hizmet Derneği, Ayasofya için ilk olarak 2005’te Danıştay’a dava açmıştı. Dernek, 24 Kasım 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararının iptali ve yürütmenin durdurulmasını istemişti.

Danıştay 10. Dairesi, 24 Haziran 2005’te söz konusu Bakanlar Kurulu kararının yürütmesini durdurma istemini reddetmişti. Daire 2008’de ise Ayasofya Camisi’nin müze olarak kullanılmasında hukuka aykırılık bulunmadığına işaret ederek, davayı reddetmişti.

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, Dairenin bu kararını onamıştı. Dernek, 2016’da tekrar Danıştaya dava açmıştı.

Derneğin, Anayasa Mahkemesine yaptığı bireysel başvuru hakkında ise 2018’de karar verilmişti. Yüksek Mahkeme, Ayasofya’nın namaz kılınması için ibadete açılması yönündeki talebin reddedilmesi nedeniyle din ve vicdan hürriyetinin ihlal edildiği iddiasıyla yapılan başvuruyu, “incelenmeksizin kişi bakımından yetkisizlik” nedeniyle kabul edilemez bulmuştu.

Okumaya Devam Et

Popüler

%d blogcu bunu beğendi: