Sosyal Medya Hesaplarımız

EKONOMİ

FETÖ’CÜLER İÇİN “MÜJDE GİBİ” MAHKEME KARARI…

Yayınlanma Tarihi:

on

FETÖ’nün bilişim sektöründeki en önemli şirketlerinden birisi olduğu hatta son derece stratejik devlet kurumlarına kurduğu sistem alt yapısı ile bu kurumlardaki verileri tek bir merkezde kontrol altına aldığı iddiası ile yargılanan şirket beraat ettti. Bu beraat kararının ardından ise çok girift ilişkiler ağı ortaya çıktı.

Veryansın TV yazarı Erdem Atay bugün yazmış olduğu köşe yazısında bu ilişkiler ağını anlatırken bu dava ile BANK ASYA’ya para yatıran FETÖ’cülerin ceza almamasının da önünün açıldığını vurguladı…

İşte Erdem Atay’ın VERYANSIN TV’de kaleme aldığı o çarpıcı köşe yazısı:

Belgesiyle açıklıyorum.

Bu karar ortalığı karıştıracak!

Fetullah Gülen talimatıyla Bank Asya’ya para yatıran FETÖ’cülere müjde!

Artık paçayı kurtardınız!

Sizi bırakın kimsenin tutuklamasını, size kimse ceza bile veremez.

Evet, şaşırmayın.

Bu yazıyı okuyun.

*

NATEK Bilişim ve Bilgikent firmaları…

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının darbe girişimi ve FETÖ’ye karşı başlattığı en önemli davalardan biri.

Sahipleri Muhammed Tolga Erpolat ve kardeşi Ahmet Timuçin Erpolat ile ortakları Necati Ertuğrul

***

15 Temmuz’a kadar onlar için her şey çok güzeldi.

Darbe girişimi sonrası Erpolat kardeşlere ilk darbe indi.

Kardeşlerin pasaportuna el konmuştu. Ancak bir el yaklaşık 3 ay sonra pasaportlar üzerindeki tahdidi kaldırdı.

Tam bu süreçte ilginç bir şey daha oldu.

Firmaya bir ortak daha eklendi: Mehmet Ali Yalçındağ.

Yani Aydın Doğan’ın damadı.

Erpolat kardeşler, Yalçındağ da şirketlerine ortak olunca gözlerden ırak bir şekilde faaliyetlerini sürdürmeye devam etti. Yalçındağ’ın gölgesinde 2 yıl gizlenebildiler savcılardan.

2017 yılında bir ihbar yapıldı.

Hakkını verelim, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu gelen ihbar üzerine bizzat talimat vererek soruşturma emri verdi ve gizlenen kardeşlerin ilişkiler ağı ortaya çıktı.

Erpolat kardeşler daha sonra gözaltına alındı. Yalçındağ da neyle karşı karşıya kaldığı o zaman anladı herhâlde ve şirketi üzerine aldı. Şirketi kendi bünyesindeki MAY Siber Teknolojinin içine kattı.

NATEK adlı bilişim firmasının, FETÖ’nün kriptolu haberleşme sistemi ByLock’u hazırlandığı bile öne sürüldü. Ama bu iddianın ayrıntısı gelmedi.

2005 yılında kurulan firma, bir kurumdaki tüm bilgisayarların hareketlerini (LOG) bir merkezde toplayan bir sistem kurmuştu.

Ve inanmayacaksınız, çok kısa bir süre içerisinde devletin kurumlarının neredeyse yüzde 80’inde bu sistemi kurmayı başarmışlardı. Bu kurumlar arasında TSK bile vardı.

Kısaca devletteki tüm bilgisayarlardaki hareketler tek bir merkezde yani bu şirkette toplanıyor ve her şey kontrol altına alınıyordu.

Bu müthiş yükseliş iddiaya göre, Erpolat kardeşlerin Fetullah Gülen ve örgütü ile temaslarından kaynaklanıyordu.

Elini hangi kuruma uzatsalar, o el boş kalmıyordu.

Milyon dolarlar kazandılar. Yaklaşık 7 yıl devletin tüm bilişim bilgileri ve teknolojisi bu şirketin elindeydi.

Bu ihaleleri verenler şimdi nerede bilinmez ama bu şirket sahibi iki kişiye, yani Erpolat kardeşlere, dava açıldı. İkisi de tutuklandı.

Metastaz kitabının 82’nci sayfasında Erpolat kardeşlerle ilgili şu bilgiler yer alıyordu:

Erpolat kardeşler zaten yabancı değildi Fethullahçılara. Ahmet Timuçin Erpolat Fethullahçıların güzide okulu Yamanlar Fen Lisesi’nden çıkmaydı. Muhammet Tolga Erpolat ise 2011’de AKP’den aday adayı olduğunda, FETÖ’nün tepe yöneticilerinden Hüseyin Kara’yı kendisine referans göstermişti. İddia o ki, ağabey ErpolatFethullah Gülen’in Recep Tayyip Erdoğan’a ‘milletvekili yap’ dediği ama veto yiyen isimler arasındaydı.”

Evet, Ahmet Timuçin Erpolat, Fetullahçıların okulunda okudu ama onunla kalmadı, Fetullah Gülen’den birebir-yüzyüze ders bile aldı. İddialara göre, Gülen’in ilk yetiştirdiği ‘askerlerdendi’.

Evet, Muhammet Tolga Erpolat da FETÖ’nün Bülent Arınç aracılığıyla AKP’ye verdiği 51 kişilik listenin içindeydi. Erpolat’ın referansı üst düzey bir FETÖ’cüydü.

Hatta Erpolat’ın sürekli irtibat halinde olduğu kritik bir isim de ortaya çıkmıştı bu süreçte.

Tuncay Delibaşı.

Gülen‘in özel doktorlarından olan Tuncay Delibaşı, örgütün tepe yöneticileri arasında. Organ ticareti de yaptığı ortaya çıkan Delibaşı ile Erpolat arasında çok sayıda görüşmenin olduğu iddianamede yazılmıştı.

***

Çok uzatmayalım.

NATEK firması sahipleri “FETÖ üyeliğinden yargılandı”.

Bir savcı açık açık, “Bu adamlar FETÖ üyeliğinden değil, FETÖ yöneticiliğinden yargılanmalıydı” dese de dava üyelikten açılmıştı.

Dava sürecinde kardeşlerden biri tahliye edildi, tutuksuz yargılanmak koşuluyla serbest kaldı. Diğeri tutukluydu.

Ankara 29. Ağır Ceza Mahkemesi 12 Nisan 2019 tarihinde iki kişi için de FETÖ üyesi olmak suçunda mahkûmiyet kararı verdi.

Karara itiraz edildi.

Karar önce Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gitti. Yerel mahkemenin kararının onanmasının ardından karar son temyiz mercii Yargıtay’a geldi.

Yargıtay dosyayı inceledi ve kararını verdi.

İşte bu kararı ilk kez Veryansın Tv açıklıyor.

Yargıtay 16. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin kararını bozdu ve söz konusu kişilerin örgüt üyesi olduğunu gösteren yeterli delilin olmadığına kanaat getirdi.

***

Şimdi tarihi geri sarıyoruz, 11 Şubat 2018’e geliyoruz.

O gün Yargıtay 16. Ceza Dairesi, bakın dikkatinizi çekiyorum yukarıda anlattığım davayı inceleyen daire, bir karar vermişti.

Karar emsal niteliğindeydi.

FETÖ örgüt üyeliğinden yargılanan bir sanığın Bank Asya’ya yatırdığı para ile ilgili verilen kararı inceleyen Yargıtay 16. Ceza Dairesi“sanığın doğrudan örgüt üyeliği tespit edilmese de terör örgütüne, örgüt liderinin çağrısı sonrasında para yatırılmasından dolayı ‘örgüte yardım’ suçundan örgüt üyesi gibi cezalandırılması gerektiğine” karar verdi.

Yani karara göre, FETÖ elebaşı Fetullah Gülen‘in “Bank Asya’ya para yatırın” talimatının kamuoyunda paylaşılmaya başlandığı 15 Ocak 2014 tarihi milat olarak alınmış oldu. Bu tarihten sonra para yatıranların üyelik kapsamında değerlendirileceği açıkça ilan edildi.

***

Evet, yukarıda bahsettiğimiz NATEK bilişimin iki üyesi hakkında birçok iddianın yanında bir başka somut gerçeklik de vardı. O da Erpolat kardeşlerin hem şirket hesaplarından hem de kendi şahsi hesaplarından Bank Asya’ya para yatırmış olmalarıydı.

Ve iki kardeş de paralarını Gülen’in talimatından sonra yatırmıştı. Yatırılan paralar da yüklüydü.

Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 25 Haziran 2020 tarihinde oybirliği ile aldığı NATEK sahipleriyle ilgili kararda ne yazıldı biliyor musunuz?

Bank Asya’ya kişiler ve şirket tarafından para yatırıldığının kabul edildiği kararda, şu ifadeler yer aldı:

FETÖ ile iltisaklı Asya Katılım Bankası A.Ş’de gerçekleştirilen mutat hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği, (…) sanıkların örgüt ile iltisaklı Asya Katılım Bankası AŞ’de gerçekleştirilen hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceğinin tartışmasız bırakılması…”

Yani Yargıtay’ın aynı dairesi iki benzer konuya iki farklı karar vermiş oldu.

Böylece Yargıtay 16. Ceza Dairesi kendi kararını çiğnemiş ve Bank Asya’ya Gülen’in talimatı sonrası para yatırmış kim varsa hepsinin kurtulması için inanılmaz bir yol açmıştı.

Bu karar, FETÖ’cülere müjde değil de nedir söyler misiniz?

***

Bu karar nasıl alınır, arkasında kim ya da kimler vardır bir gün ortaya çıkar. Fakat süreç daha bitmedi.

Top yine Ankara 29. Ağır Ceza Mahkemesi heyetinde.

Önce onlar ve sonra Yargıtay Ceza Genel Kurulu Türk milleti adına, onurumuz, namusumuz adına karar verecekler.

Ya “Ankara’da hâkimler var” dedirtecekler ya da “Ankara’nın teslim olduğunu” ilan edecekler.

Davanın başından beri takipçisi olan ve hakkaniyet ölçüsünde bir karar çıkmasını isteyen Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Sayın Yüksel Kocaman ne diyor bu işe bilinmez ama şu bilinir:

Türk milleti bu haksızlığı affetmez!

İşte o kararın tamamı…

 

Yorum yapmak için tıklayın

Bir Cevap Yazın

EKONOMİ

TEK BİR UÇAK İNMEYEN HAVALİMANINA 76 MİLYON TL HARCANDI!

Yayınlanma Tarihi:

on

Yılda 1 milyon yolcunun geleceği umuduyla yapılan Balıkesir Merkez Havalimanı’na, hizmete açıldığı 18 aydan bu yana tek bir uçağın dahi inmediği ortaya çıktı.

Yılda 1.3 milyon yolcu garantisi verilerek özel sektöre yaptırılan ancak yıllık yolcu sayısı bine bile ulaşmayan Kütahya’daki Zafer Havalimanı’ndan sonra şimdi de Balıkesir’de ‘hayalet havalimanı’ şoku yaşanıyor. Yılda 1 milyon yolcu hedefiyle inşa edilen Balıkesir Merkez Havalimanı’na, hizmete açıldığı 18 aydan bu yana tek bir uçağın dahi inmediği ortaya çıktı.

SÖZCÜ Gazetesi’nden Erdoğan Süzer’in haberine göre,AKP hükümeti, 2016’da nüfusu 1 milyon 187 bin olan Balıkesir’e bir havalimanı yapma kararı aldı. Yolcu sayısı 1 milyon hedeflenen ve proje tutarı 30 milyon lira olarak belirlenen havalimanı için 2019 sonuna kadar yapılan harcama proje bedelinin iki katını aşarak 76 milyon 521 bin liraya ulaştı.

NE UÇAK NE YOLCU GELDİ

Teknik uzmanından güvenliğe kadar havalimanında çalışacak 99 kişilik personel ekibi oluşturuldu. Yeni havalimanı, 10 Şubat 2020’de resmen hizmete açıldı. Ancak, ne açıldığı gün ne de sonraki günlerde havalimanına bir tek uçak iniş yapmadı. Her gün tam kadro yolcu ve uçak bekleyen 99 personel aradan geçen 18 ay boyunca alanda bir tek uçak, bir tek yolcu göremedi.

CHP Balıkesir Milletvekili Fikret Şahin, Ulaştırma Bakanı Adil Karaismailoğlu’na Balıkesir’e niçin uçak gelmediğini sordu. Bakan, COVID-19 nedeniyle yolcuda azalma olduğundan Balıkesir’e sefer yapılamadığı yanıtını verdi. Ancak 1 Temmuz’da yasakların kalması sonrası birçok ile uçaklar inip kalkarken Balıkesir’e yine uçak gelmedi. CHP’li Şahin, “Hemşerilerimiz havalimanının derhal tam kapasite hizmete girmesini bekliyor. Yapılan 76 milyonluk yatırımın boşa gitmesine izin veremeyiz” dedi.

_______________________________________________________________________________________________

BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞE DESTEK OLMAK İÇİN;

“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan, bağımsız ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan, Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir, DİJİTAL KİTAPLARIMIZDAN (e-kitap) satın alabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi  belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”

DİJİTAL BOOK STORE SANAL KİTABEVİ:

https://www.shopier.com/ShowProductNew/storefront.php?shop=dijitalbookstore&sid=d2FqS25GbkNlRDh0dW5ucjBfLTFfIF8g

YOUTUBE KANALI LİNKİ:

https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w

KRİPTEKS E-DERGİ YILLIK ABONELİK LİNKİ:

https://shopier.com/1354512

HABER ALTERNATİF’İN ANDROİD CİHAZLAR İÇİN ÜCRETSİZ MOBİL UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN:

https://play.google.com/store/apps/details?id=com.haberalternatif.dro

 

Okumaya Devam Et

EKONOMİ

DÜNYA BANKACILIK DEVİNDEN BİTCOİN’E ONAY

Yayınlanma Tarihi:

on

Gelişmelerden anında olmak için Google News’te HABER ALTERNATİF’e abone olun.

Kripto para birimlerinin atası olan Bitcoin’e ABD’li dev banka Bank of America’dan onay çıktı. BofA, Bitcoin vadeli işlemlerine onay verdiğini duyurdu.

Coindesk’in bazı kaynaklara dayandırdığı bilgilere göre, vadeli piyasada marjların yüksek olmasının da etkisiyle bazı müşterilerinin işlemlerine onay verdi.

BofA’nın onay konusunda tutucu bir yaklaşım sergilemesi de dikkatleri üzerine çekti. Onayın ardından sadece 1 ya da 2 müşterinin işlemlerinin gerçekleştiği tahmin ediliyor.

_______________________________________________________________________________________________

BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞE DESTEK OLMAK İÇİN;

“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan, bağımsız ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan, Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir, DİJİTAL KİTAPLARIMIZDAN (e-kitap) satın alabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi  belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”

DİJİTAL BOOK STORE SANAL KİTABEVİ:

https://www.shopier.com/ShowProductNew/storefront.php?shop=dijitalbookstore&sid=d2FqS25GbkNlRDh0dW5ucjBfLTFfIF8g

YOUTUBE KANALI LİNKİ:

https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w

KRİPTEKS E-DERGİ YILLIK ABONELİK LİNKİ:

https://shopier.com/1354512

Okumaya Devam Et

EKONOMİ

A-101 BOZULAN ÜRÜNLERİ ZORLA ÇALIŞANLARINA SATIYOR

Yayınlanma Tarihi:

on

A-101 zincir marketlerinde son kullanım tarihi yaklaşan ürünlerin satılması için çalışanlara mobbing yapılıyor. Bozulan ürünler işçiye satılıyor. Bir A-101 işçisi “İtiraz ettiğimizde kovulma tehdidiyle karşılaşıyoruz” dedi.

BirGün Gazetesi’nin haberine göre A-101 zincir marketlerinde işçiler, son kullanma tarihi (SKT) yaklaşan ürünleri satmaya, bozuk ürünleri ise satın almaya zorlanıyor. Market içerisinde yapılan envanter sayımlarında açık çıktığında, zarar çalışana ödetilmek isteniyor.

Türkiye’nin her bölgesinde şubesi bulunan A-101 zincir marketlerinde çalışan işçiler, son kullanma tarihi yaklaşan ürünlerin müşterilere satıldığını, tarihi geçmiş ürünlerin ise imha etmek yerine şube müdürlerinin, çalışanlara satın almaya zorladıklarını aktardı.

Tarihi geçmiş ürünlerin imha edilmesi için gerekli işlemleri yapan işçilere ihtar verildiğini anlatan eski A-101 çalışanı, “Bu ürünleri kendi cebimizden almayıp, imha edilmesi gerektiğini söylediğimizde işten çıkarılma tehditleri ile karşılaşıyoruz” dedi.

TEHDİT VE MOBBİNG

İşçiler, son kullanma tarihleri yaklaşan ürünlerin müşterilere el altından satılması için ayrıldığını ve müşterilerin bilgisi dâhilinde indirimli satışların gerçekleştiğini aktardı.

Bahsi geçen bu ürünleri satamadıkları zaman mobbinge maruz kaldıklarını aktaran eski A-101 çalışanı şunları söyledi: “Bu sorunu biz yıllardır yaşıyoruz. Ürünü satamayan çalışanları, işten çıkarmakla tehdit ediyorlar. Son kullanma tarihi yaklaşan bu ürünleri satmamız için devamlı baskı yapılıyor ve eğer satamazsak bu ürünlerin imha edilmesi için gerekli işlemleri başlatıyoruz. İmha edilmesi gereken ürünlerin miktarı artınca da çalışanlara yapılan baskılar artıyor.”

Tüketim tarihi geçen ürünleri, çalışanların satın alması için baskı uygulandığı aktaran işçi, “İmha tutarı artınca mobbinge maruz kalacaklarını ve işten çıkarılma tehditleri ile karşılaşacaklarını bildikleri için SKT’leri geçmiş ürünleri satın alarak çöpe attıklarına şahit oldum. Bu sorunlar çalışanların ceplerinden alınarak çözülmeye çalışılıyor. Bu insanlara maaş vermelerinin ne mantığı var?”

A-101’de yapılan envanter sayımında çıkan açıkların personellere ödetilmek istendiğini söyleyen eski A-101 çalışanı, “Depodan ürün eksik gelebiliyor, gün içerisinde hırsızlık yaşanabiliyor. Depodaki hatanın bedelini biz cebimizden karşılamak zorunda kalıyoruz. Eğer hırsızlığı da kamera kayıtlarıyla kanıtlayamazsak, ürünü yine bize ödetmek istiyorlar” dedi. İşçi, çıkan açığı ödemeyi reddeden personellerin yine işten çıkarma tehditleriyle karşılaştığını açıkladı.

CEZA DAVALARI AÇILIYOR

Konuya ilişkin Birgün’e konuşan Mağaza Market-Sen temsilcisi Nurseli Gözüaçık şunları söyledi: “İzmir’de bir A-101 mağazasında envanter sayımında çıkan 55 bin lira açığı işçilere ödetmek istediler. İşçilerse haklı olarak bu tutarı ödemedi. Bu yüzden işten atıldılar ve kendilerine ‘mağazanın imkânlarını kullanarak zenginleşmek’ iddiasıyla dava açıldı.”

Ödemeye itiraz eden personellerin, bazı marketlerde işverenin hırsızlık iddiasıyla Kod-46 ile işten çıkarıldığını aktaran Mağaza Market-Sen temsilcisi Nurseli Gözüaçık şunları söyledi: “Kod-46 ile işten haksız yere çıkarılan işçilere aynı zamanda ‘mağazanın imkânlarını kullanarak zenginleşmek’ iddiasıyla ceza davası açılıyor.”

Artan yoksulluk ve alım gücünün düşmesi nedeniyle insanlar, bozulmak üzere olan ürünleri daha ucuz olduğu için satın almak mecburiyetinde. Son tüketim tarihleri yaklaşan veya bozulan ürünleri imha etmek zorunda olan çalışanlar, mağaza müdürlerinin bu ürünleri müşterilere el altından satılması için ayırttığını ve ürünleri indirimli olarak müşteriye bilgisi dahilinde verdiğini aktardı. İşçiler, ürünün başta kasadan geçirildiğini sonrasında da iptal edilerek ücretinin elden alındığını belirtti.

Konuyu değerlendiren Gözüaçık şunları söyledi: “Ucuzluk marketleri, halkın büyük çoğunluğunun alışveriş yaptığı yerler. Karşımızda SKT’si geçmiş ürünü almak zorunda kalan bir halk var. Bir yandan da bu ürünleri satmaya mecbur bırakılan çalışanlar var. Tablonun bütününde felaket diyebileceğimiz bir görüntüyle karşılaşıyoruz. Bu sömürü düzeninde iktidarın, emekçileri ve halkı soktuğu durumu açık bir şekilde görmekteyiz.”

________________________________________________________________________________________________

BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞE DESTEK OLMAK İÇİN;

“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan, bağımsız ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan, Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir, DİJİTAL KİTAPLARIMIZDAN (e-kitap) satın alabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi  belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”

DİJİTAL BOOK STORE SANAL KİTABEVİ:

https://www.shopier.com/ShowProductNew/storefront.php?shop=dijitalbookstore&sid=d2FqS25GbkNlRDh0dW5ucjBfLTFfIF8g

YOUTUBE KANALI LİNKİ:

https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w

KRİPTEKS E-DERGİ YILLIK ABONELİK LİNKİ:

https://shopier.com/1354512

 

Okumaya Devam Et







Popüler

%d blogcu bunu beğendi: