Sosyal Medya Hesaplarımız

MEDYA

FETÖ’NÜN ADALETİ…

Yayınlanma Tarihi:

on

Efendim malumunuz AKP iktidarının dilinden eksik etmediği bir cümle var “FETÖ ile mücadele tüm kararlılığımız ile sürdürülmektedir,sürdürülecektir”

Tabii mücadele sürüyor ve pek tabii sonuna kadar bu mücadele sürmeli lakin mücadelenin nasıl sürdüğü noktasında da kafalarda soru işaretleri oluşmuyor değil…

Ne mi demek istiyoruz? O zaman daha detaylı daha somut anlatalım meramımızı…

***

Adı: Mehmet Salih Şenkal

Mehmet Salih Şenkal bir doktor. Öyle sıradan bir doktor da değil hani…15 Temmuz darbe girişimi öncesinde İzmit Sağlık Grup Başkanı olarak görev yapmış bir kişi. Darbe girişimi olduğu esnada Kandıra Aile Sağlığı Merkezi’nde aile hekimi olarak görev yapmakta…

Darbe girişiminin hemen ardından Mehmet Salih Şenkal “FETÖ terör örgütü üyeliği” gerekçesi ile tutuklanıyor…

Tutuklamanın gerekçesi Bank Asya’ya para yatırması ama Mehmet Salih Şenkal Bank Asya dışında pek çok bankada da hesabı olduğunu kanıtlıyor. Ayrıca Bank Asya‘ya Fethullah Gülen’in çağrısı sonrasında para yatırmadığını da ispat ediyor.

Mehmet Salih Şenkal’da “ByLock” uygulaması aranıyor ama bulunamıyor.

Şenkal’ın KHK ile kapatılan Ufuk Sağlık-Sen’e 2015’te üye olduktan kısa süre sonra istifa ettiği de anlaşılıyor.

Kala kala elde Şenkal’ın çocuklarının oyuncaklarının arasından çıkan 1 Dolar kalıyor,o 1 Dolar’da ise parmak izi yok.

Mehmet Salih Şenkal 10 ay hapis yattıktan sonra mahkeme heyetinin karşısına çıkıyor…Cumhuriyet savcısı mütalaasında, “Sanığın “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan cezalandırılması istense de dosya kapsamına göre sanığın iddianamede delil olarak sunulan hususların FETÖ/PDY silahlı terör örgütünde hiyerarşik yapıya dahil olduğuna dair mahkumiyetine yeterli kesin deliller olmadığını” belirtiyor ve “Silahlı Terör Örgütü’ne yardım” suçundan ceza almasını talep ediyor.

Mahkeme heyeti de her ne kadar “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan cezalandırılması talep edilmiş olsa da bu suçun unsurlarının oluşmayacağı yönünde kanaat getirdi, Şenkal’ı “silahlı terör örgütüne yardım etmek” suçundan 2 yıl 1 ay hapse mahkum etti. Ama yattığı süre de göz önüne alınınca yurtdışına çıkış yasağı konularak tahliye edildiyor ve mal varlığındaki tedbir kaldırılıyor.

Peki hani “Silahlı Terör Örgütü’ne Üyeydi” Şenkal? Devlet “Pardon” demişti.

***

İsimleri: Furkan Talha Çetinkaya ve Yusuf Uyanık…

İkisi de askeri okul öğrencisi, ikisi de 15 Temmuz darbe girişimi olduğu gün daha 17 yaşındalar… FETÖ’cü komutanları “Kalkın göreve” demiş, kendilerini köprüde bulmuşlar.

Sonuç “Müebbet hapis”

Bugün Furkan’ın da Yusuf’un da anneleri ağlıyor, kamuoyunun bu öğrenciler için verilen ağır cezalara tepkisi her geçen gün artıyor. Son gelişmeler ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu öğrencilerin dosyalarının yeniden incelenmesi yönünde talimat verdiği şeklinde.

Yani devlet bu öğrenciler için de “Pardon” derse şaşırmamak lazım.

***

Adı:Ahmet Erkaslan

Ahmet Erkaslan eski bir Jandarma Astsubay… Sur bölgesinde yaşanan çatışmalarca kahramanca çarpışmalara katılmış, 27 Ocak’ta 2016’da yaralanmış ve “Gazi” olmuş bir eski asker…

15 Temmuz Darbe girişimi esnasında hastanede tedavi gördüğü sürenin son günü yani darbe esnasında halen hastanede tedavide. Ve Ahmet Erkaslan,16 Temmuz günü yani darbe girişiminden 1 gün sonra Tunceli’deki birliğine katılıyor.

Ancak kısa bir süre sonra yayınlanan bir KHK ile meslekten ihraç ediliyor,kendisine gazilik maaşı bağlanmıyor.

Kendisi “Suçunu” ve hakkındaki iddiayı halen bilmiyor…

***

Adı:Ekrem Yeter

Ekrem Yeter,5 Haziran 2017’de, Anakara 1. Sulh Ceza Hakimliği’nin kararıyla “FETÖ üyeliğinden” tutuklanıyor.

Savcılık iddianamesinde Ekrem Yeter ile ilgili şu delillere yer veriyor:

“… Ekrem Yeter’in……Terör örgütü tepe yönetiminde yer alan Cemil Koca, Tuncay Delibaş, Hüseyin Kara, Şerif Ali Tekelan, Süleyman Uysal, Akın İpek, Bajattin Karataş ile 766 görüşmesi olduğu…”

… Şüphelinin, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra hâlâ evinde FETÖ elebaşı Gülen’in kitap ve cd’lerini bulundurduğu…”

“… Bank Asya’da hesabı bulunan Yeter’in, örgüt elebaşı Gülen’in talimatı üzerine, 31 Aralık 2013- 24 Aralık 2014 tarihleri arasında ki hesabında 40. 993.52 Tl artış olduğu…” 

Ekrem Yeter işte savcılığın hazırladığı iddianamedeki bu deliller ile 5 Haziran 2017’de tutuklandıktan sadece 3 gün sonra 8 Haziran 2017’de tutuksuz yargılanmak üzere tahliye ediliyor!

Yetmiyor 17 Ekim 2019’da Ekrem Yeter bunca delile rağmen “Delil yetersizliği” sebebi ile beraat ediyor!

“Nasıl oluyor bu iş?” diyorsanız biz de “Ekrem Yeter, eski TBMM Başkanı ve Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bülent Arınç’ın damadı oluyor” deyip susuyoruz…

***

Adı:Rasim Ozan Kütahyalı…

15 Temmuz darbe girişiminden önce Ergenekon ve Balyoz kumpas davalarının ünlü savcısı, şimdiki “Firari” Savcı Zekeriya Öz’ün “Heykeli dikilmesi” gerek diyen de o, 15 Temmuz sonrasında SABAH Gazetesi’ndeki köşesinden “Fakat Gülen’in 1970’lerin sonundan itibaren devletin ve yargının içine ektiği fidanlar ağaç olmasa bu devrim yapılamazdı ve askeri vesayet rejimini hiçbir güç yıkamazdı…”  ifadeleri ile Fethullah Gülen güzellemeleri yapan da…

“Fetullah Hoca Efendinin kendi vatanından uzak durması asıl Türkiye’ye zarar veriyor. Onu sevenlerinden ayırıyor.
Aksine dönerse Türkiye’ye, bir husumet varmış gibi gösterenlere, özellikle Ergenekon Davasının altını boşaltmak isteyenlere çok güzel cevap olur. ” ifadelerinin sahibi de Rasim Ozan Kütahyalı’nın eşi Nagehan Alçı, düşük faizle BANK ASYA kredisi kullanıp yalı alan da Rasim Ozan Kütahyalı-Nagehan Alçı çifti…

Bu iki isim hala ekranlarda,köşelerde hatta Cumhurbaşkanlığı’ndaki tüm kokteyllerde davetlerde protokolde davetli…

***

Adı: Ali Erbaş

15 Temmuz Darbe girişiminin sivil 1 numarası olup, 15 Temmuz gecesinden bu yana adeta “Buhar” olan ve kendisinden bir daha haber alınamayan Adil Öksüz’ün  “Ceza Hükümleri açısından Tevrat ve Kuran” isimli doktora tezinin altında Prof.Dr.Ali Erbaş’ın imzası vardı.

Prof.Dr.Ali Erbaş FETÖ’nün meşhur Abant Toplantıları’nın müdavimi yine FETÖ’nün önemli STK’larından birisi olan KADİP/Kültürlerarası Diyalog Platformunun yönetim kurulu üyesiydi.

Kendisine FETÖ suçlaması ile kimse uğramadı,bununla da kalmadığı gibi Diyanet İşleri Başkanı yapıldı kendisi.

***

Adı:Fatoş Gürkan

Avukat olan bu hanımefendi AKP‘den 23. ve 24.dönemde AKP‘nin Adana milletvekili. Kendisinin başı açık lakin Fethullah Gülen’i Pensilvanya’da ziyarete giden ekipte yer alan Fatoş Gürkan “Hocaefendisinin” yanında başını kapatıyor, kendisine yakın olup fotoğraf karesine girmek için 40 takla atıyor.

Sonra mı?

Sonra 15 Temmuz sonrasında aynı Fatoş Gürkan, FETÖ’nün el konulan 54 şirketine kayyum olarak atanıyor. Ama bu da yetmiyor ve “Jet hızı” ile yükselen Fatoş Gürkan AKP’de “Seçim İşlerinden Sorumlu” Genel Başka Yardımcılığı görevine getiriliyor.

Pensilvanya ziyareti mi?

Tabii ki kimse kendisine bu konuyu sormuyor bile…

***

Adı:Nihat Özdemir

Kayınbiraderi olan eski Korgeneral Metin İyidil, 15 Temmuz gecesi darbe girişiminin 3 numarası olan eski Tuğgeneral Mehmet Partigöç ile Genelkurmay Başkanlığı’nda toplantı yapıyor. Kayınbirader Metin İyidil tutuklanıyor.

Hatta Nihat Özdemir’in kızı Batuhan Özdemir ve gelini de göz altına alınıyor ama serbest bırakılıyor.

Nihat Özdemir ise kamudan en çok ihale alan 5 şirketin birisi olan LİMAK’ın sahibi ve Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı olarak hayatına mutlu mesut devam ediyor.

***

Adı:Şaban Dişli

Şaban Dişli’nin ağabeyi Mehmet Dişli eski Tümgeneral Mehmet Dişli. Mehmet Dişli ise 15 Temmuz Darbesi’nin “Beyin Takımında” hatta “Yurtta Sulh Konseyi” üyesi.

Şaban Dişli’ye FETÖ ile ilgili tek kelime sorulmuyor,kendisi Hollanda Lahey’e elçi olarak atanıyor…

***

Bunları yazmaya kalkasak ne bizim yerimiz yeter ne de sizin okumak için zamanınız…

Bütün bunlar olurken Cumhurbaşkanı Erdoğan “At izi it izine karıştı” diyor, AKP Gaziantep eski Milletvekili Şamil Tayyar “FETÖ Borsası kuruldu” diyerek para ile “FETÖ’den ceza almaktan kurtarılanların” olduğunu açıklıyor…

***

Biz kimseye “FETÖ’cü” yahut “FETÖ’cü değil” demiyoruz bu yazıda, zaten bu bizim değil yargının işi.

Ama çektiğimiz fotoğraf belli ve o fotoğrafta “Adaletin” “Hukukun” çok “Flu” çıktığı açık.

“FETÖ ile mücadele tüm kararlılığı ile” bu şekilde sürüyorsa, maalesef “Eyvah” demek de hakkımız oluyor, kafamızda oluşan soru işaretlerine cevap aramakta…

İşte size “FETÖ Adaleti”…

 

 

 

 

 

Yorum yapmak için tıklayın

Bir Cevap Yazın

MEDYA

RTÜK CEZASININ GEREKÇESİ:”SUNUCU CİDDİ TEPKİ VERMEMİŞ”

Yayınlanma Tarihi:

on

RTÜK’ün muhalif kanallara verdiği yayın durma ve para cezaları TBMM gündemine taşınırken, RTÜK’ün verdiği cezalara ilişkin Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’dan “Komik” gerekçeler geldi.

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun (RTÜK) FoxTv, Halk Tv, Tele 1, Habertürk  ve KRT’ye art arda verdiği ekran karartma ve milyonluk para cezalarına Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’dan “eşit ve tarafsız değerlendirmeler” savunması geldi. Bakan Ersoy, Habertürk TV’ye verilen idari para ve yayın durdurma cezalarının gerekçesini ise “sunucunun diğer konuklara nazaran ciddi tepki vermemesi”ne bağladı.

TBMM’de RTÜK’ün televizyon kanallarına verdiği cezaları eleştiren ve sorular yönelten CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer’e Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’dan yanıt geldi.

Çakırözer konuşmasında “RTÜK’ün tüm cezaları Halk TV, Habertürk, Fox, Tele1 ve KRT gibi kanallara verirken turkuaz kanallar hakkında binlerce şikayete rağmen ne ceza, ne de rapor var” ifadelerini kullanmıştı. Bakan Ersoy ise yanıtında “Bütün medya hizmet sağlayıcılarının yayınları, hem kamuoyunun hem de yayıncıların menfaat ve değerleri göz önünde bulundurularak tarafsız ve eşit olarak 6112 Sayılı Kanunda yer alan hükümler uyarınca değerlendirilmektedir” dedi.

SUNUCU CİDDİ TEPKİ VERMEMİŞ…

Bakan Ersoy, Habertürk TV’ye verilen son yaptırım kararı hakkında da şaşırtıcı bir gerekçe açıkladı. CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır’ın Tank Palet Fabrikasının özelleştirilmesine ilişkin açıklamaları nedeniyle Habertürk’e verilen 5 kez program durdurma ve en üst sınırdan idari para ceza verilmesini eleştiren Çakırözer’e verdiği yazılı yanıtta Ersoy, “Milletvekilinin açıklamalarına diğer konuklara nazaran program sunucusunun ciddi bir şekilde tepki vermediği ve açık bir şekilde itiraz etmediği” gerekçesiyle ceza verildiğini açıkladı.

Bakan Ersoy’un bu yanıtına tepki gösteren Çakırözer, “Anlaşılıyor ki ne Bakan ne de RTÜK o yayının bandını izlemiş! İzleseler böyle komik bir gerekçe ile bir kanala en ağır cezanın verilmesini savunamazlardı. ‘Konuklarına nazaran ciddi tepki vermemek’ diye bir ceza gerekçesi olabilir mi? Ayrıca izlemeden ceza verdikleri belli. Hem programın sunucusu hem de milletvekili arkadaşımız söylenenin kamuoyuna çarpıtılmadan doğru biçimde aktarılması için ellerinden geleni yapıyor. Bunu görmezden gelerek böylesine komik bir gerekçe ile en ağır cezanın verilmesi o kanal üzerinde siyasi baskı ve sindirme operasyonundan başka bir şey değildir. Sayın Bakanın da önüne konan bu saçma sapan izahati ‘yanıt’ diye yüce Meclis’e gönderiyor olması da ayrı bir komedi” dedi.

ÇAKIRÖZER “BU CEZALARIN NERESİ TARAFSIZ?” DİYE SORDU

Bakanın RTÜK’ün kanallara “tarafsız ve eşit davrandığı” şeklindeki yanıtını ise Çakırözer şu sözlerle değerlendirdi:

“RTÜK üyesi İlhan Taşcı’nın raporu var: Sadece 2020 yılında Halk TV, Tele1, KRT, Fox ve Habertürk’e toplam 54 kez ceza kesilmiş. A Haber, ATV, Kanal7 ve diğerlerinin olduğu kanallara ise sadece 4 kez! Halk TV’ye 5 gün ekran karartma dahil toplam 15 yaptırım.  Tele1’e 5 gün ekran karartma dahil toplam 19 yaptırım. KRT’ye 3 idari para cezası, FOX TV’ye 9 idari para cezası ve  3 ana haber bülteni durdurma cezası. Habertürk’e ise bir yılda 7 yaptırım. İktidarı sorgulayan televizyon kanallarına 2020 yılında 10 milyon TL para cezası kesilmiş. İktidar yanlısı kanallara ise yapılan yüzbinlerce şikayete rağmen sadece 400 bin lira. Tam 50 kat fark var! Bu cezaların neresi tarafsız, neresi eşit? Gerçek habercilik yapan kanallar RTÜK Başkanının bizzat talimatlarıyla, en ağır para cezalarıyla karatma cezalarıyla susturulmak isteniyor. Bu kararların hepsi siyasidir, cezalar haksızdır, hukuksuzdur, ölçüsüzdür. Türkiye’de tarafsız ve eşit medyanın önündeki tek engel RTÜK iken çıkıp ‘Biz tarafsız ve eşit davranıyoruz’ denilmesi milletle alay etmekten başka bir şey değildir.”

________________________________________________________________________________________________

BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞE DESTEK OLMAK İÇİN;

“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan, bağımsız ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan, Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir, DİJİTAL KİTAPLARIMIZDAN (e-kitap) satın alabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi  belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”

DİJİTAL BOOK STORE SANAL KİTABEVİ:

https://www.shopier.com/ShowProductNew/storefront.php?shop=dijitalbookstore&sid=d2FqS25GbkNlRDh0dW5ucjBfLTFfIF8g

YOUTUBE KANALI LİNKİ:

https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w

 

 

Okumaya Devam Et

MEDYA

68 MİLYAR TL’LİK KEYFİ KAMU İHALESİ

Yayınlanma Tarihi:

on

AKP döneminde delik deşik edilen Kamu İhale Kanunu’nda sadece doğal afet,zorunlu haller gibi durumlarda kullanılabilecek 21/B  maddesini kullanmak,istisnai alım ve doğrudan alım yöntemleri artık yandaş şirketlere ihale kıyağı yapmanın yasal formülü haline geldi.

AKP iktidarının ve belediyelerin 2020 yılında yaptığı mal ve hizmet alımları hem tutar hem sayı olarak arttı. Aynı zamanda Kamu İhale Kanunu dışında kalan istisna alımları, doğrudan temin, pazarlık ve belli istekliler arasında yapılan ihaleler de tüm hızıyla artarak sürdü. Belli çevrelere rant aktarma aracına dönüşen kamu alımları bir yılda yaklaşık yüzde 20, ihale sayısı da yüzde 6 dolayında arttı., istismara açık keyfi yöntemlerle yapılan ihalelerdeki artışın oranı ise yüzde 26 oldu.

BirGün’den Nurcan Gökdemir’in haberine göre Kamu İhale Kurumu, kamu idarelerinin 2020 yılında yaptığı alımlara ilişkin raporunu açıkladı. Buna göre, 2020 yılında 8 bin 923 kamu idaresi doğrudan temin dışında 100 bin 350 ihale yaptı, bu ihalelerden 21 bin 817’si ihale tarihinden sonra iptal edildi. Kuruma 163 milyar 87 bin 419 TL sözleşme bedeli olan 104 bin 213 ihalenin sonuç bilgisi gönderildi. Bu sözleşmeleri 37 bin 758 gerçek ve tüzel kişi üstlendi. 2020 yılında sözleşme sonuç bilgisi gönderilen ve iş başlangıcı 2020 yılı olan ihale sayısı 66 bin 527 olarak belirlendi.

EKAP üzerinden gerçekleştirilen doğrudan teminle yapılanlarla birlikte toplam kamu alımları tutarı 172 milyar 526 bin 653 TL’ye çıktı. Bu tutarın 143 milyar 443 milyon TL’si kanunda belirtilen ihale usulleri kapsamında, 19 milyar 644 bin TL’si istisna kapsamında, 9 milyar 439 bin TL’si doğrudan temin yoluyla gerçekleştirildi. 38 milyarlık ihale pazarlık, 803 milyon liralık ihale ise belli istekliler arasında yapıldı.

İSTEDİĞİNE VERDİ

Rapora göre, İhale Kanunu kapsamındaki ihale usulleri ve istisna kapsamında gerçekleştirilen alım sayısı 66 bin 527 oldu. Bu ihalelerin sayı olarak yüzde 87,12’si kanunda belirtilen ihale usulleri kapsamında gerçekleştirilirken yüzde 12,88’i istisna kapsamında yapıldı. 435 bin 290 alım da doğrudan temin yoluyla yapıldı.

YİNE DOĞRUDAN TEMİN

İhale komisyonu kurma, yeterlik kurallarını arama zorunluluğu bulunmaksızın gerçekleştirilen doğrudan temin yönteminin kullanıldığı sözleşme büyüklüğü yüzde 22 arttı. Yapılan alım sayısındaki artış da yüzde 3.5 dolayında oldu. 2019 yılında doğrudan teminle 7.6 milyar TL’lik alım yapılırken 2020’de rakam 9.4 milyar TL oldu

Bu kapsamdaki alımların 68,85’ini mal alımı, yüzde 2,73’ü yapım işi, yüzde 28,33’ü hizmet alımı ve yüzde 0,09’u danışmanlık hizmet alımı oluşturdu.

İSTİSNAİ ALIM 19.6 MİLYAR TL

Kamu İhale Kanunu’ndaki şartlara uyulmadan alfabenin tüm harfleri yetmediği için çiftli harf kullanılarak sürdürülen 3’üncü maddedeki istisnalardan yararlanılarak yapılan alımların tutarı 19.6 milyar TL oldu. Bunun 12 milyarı ile mal, 3.9 milyar TL’si ile yapım işi, 25 milyon TL’si ile de danışmanlık hizmeti alındı.

İstisnalardan yararlanılarak yapılan alımlardaki en yüksek artış yapım işinde oldu. Önceki yıl 2.6 milyar TL’lik yapım işi alımı yapılırken bu yıl rakam 3.9 milyar TL’ye çıktı.

‘21B’ İLE YAPIM İŞİ VERİLDİ

Kamu İhale Kanunu ’nun pazarlıkla alımı düzenleyen 21’inci maddesinin “b” fıkrası yine en çok kullanılan madde oldu. “Doğal afetler, salgın hastalıklar, can veya mal kaybı tehlikesi gibi ani ve beklenmeyen veya yapım tekniği açısından özellik arz eden veya yapı veya can ve mal güvenliğinin sağlanması açısından ivedilikle yapılması gerekliliği idarece belirlenen hallerde veyahut idare tarafından önceden öngörülemeyen olayların ortaya çıkması üzerine ihalenin ivedi olarak yapılmasının zorunlu olması” hükmü kullanılarak yapılan alımlar 23.1 milyar TL’den 34.1 milyar TL’ye çıktı. Bir yıllık artış yüzde 48 dolayında oldu.

Pandemi dolayısıyla daha çok kullanılan bu ihale yöntemiyle en fazla mal alımı değil yapım işi alımı yapıldı. 24.1 milyar TL yapıma, 5.2 milyar TL mal alımına, 4.7 milyar TL de hizmet alımına harcandı.

________________________________________________________________________________________________

BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞE DESTEK OLMAK İÇİN;

“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan, bağımsız ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan, Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir, DİJİTAL KİTAPLARIMIZDAN (e-kitap) satın alabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi  belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”

DİJİTAL BOOK STORE SANAL KİTABEVİ:

https://www.shopier.com/ShowProductNew/storefront.php?shop=dijitalbookstore&sid=d2FqS25GbkNlRDh0dW5ucjBfLTFfIF8g

YOUTUBE KANALI LİNKİ:

https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w

Okumaya Devam Et

MEDYA

İSTANBUL VALİSİ YERLİKAYA “KADEMLİ NORMALLEŞMEYE” GEÇİLECEĞİNİ DUYURDU

Yayınlanma Tarihi:

on

İstanbul Valisi Ali Yerlikaya resmi sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım ile “Kademeli normalleşme” sürecine girileceğini duyurdu.

İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, sosyal medya hesabından paylaşım yaparak, “Koronavirüs mücadelemizde 1 yıl bitiyor ve kademeli normalleşme sürecine geçiyoruz” dedi.

Vali Yerlikaya, “Bu günlere sabır ve anlayışla geldik. Hedefimiz: En düşük risk grubu. Özlediğimiz günlere kavuşmak için hep birlikte tedbirlere uymaya devam edelim” diye yazdı.

________________________________________________________________________________________________

BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞE DESTEK OLMAK İÇİN;

“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan, bağımsız ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan, Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir, DİJİTAL KİTAPLARIMIZDAN (e-kitap) satın alabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi  belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”

DİJİTAL BOOK STORE SANAL KİTABEVİ:

https://www.shopier.com/ShowProductNew/storefront.php?shop=dijitalbookstore&sid=d2FqS25GbkNlRDh0dW5ucjBfLTFfIF8g

YOUTUBE KANALI LİNKİ:

https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w

 

Okumaya Devam Et







Popüler

%d blogcu bunu beğendi: