Sosyal Medya Hesaplarımız

GÜNDEM

İŞTE AKP TÜRKİYESİ’NDE “KADININ ADI”

Yayınlanma Tarihi:

on

AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin’in “Bizim iktidarımızdan önce Türkiye’de kadının adı yoktu” şeklindeki sözleri kamuoyunda tartışma yaratırken,Zengin de bu sözleri nedeni ile özellikle sosyal medyada eleştirilerin odağındaki isim olmuştu.

AKP döneminde kadının “adı” hep kadın cinayetleri ile,darp edilişleri,tecavüz olayları ile gündeme geldi.

01.01.2002 ile 31.12.2009 yılları arasında kaç kadının öldürüldüğünü dönemin Adalet Bakanı Sadullah Ergin kendisine yazılı olarak yanıtlandırılması istemiyle yöneltilen bir soru önergesine verdiği cevapta 4063 olarak açıkladı.

Yine 01.01.2010 ile 31.12.2012 yılları arasında kaç kadının öldürüldüğünü dönemin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin kendisine yazılı olarak yanıtlandırılması istemiyle yöneltilen bir soru önergesine verdiği cevapta 541 olarak belirtti.

Kadın Cinayetleri, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu ise yaptığı araştırmada 01.01.2013 ile 31.12.2019 yılları arasında öldürülen 2485 kadın olduğunu belirtti.

2003 yılında erkekler tarafından öldürülen kadın sayısı 83 iken, 2016 yılında bu sayı 329’dur. 2017 yılında 320, 2018 yılında 440 ve 2019 yılında 474 olurken bu verilere göre 16 yıldaki  artış, % 471 civarında olmuştur.

Sadece 1 Ocak 2016 ile 31 Aralık 2019 tarihleri arasında en az 1652 kadın erkekler tarafından öldürüldüğü Türkiye’de aynı yıllar içinde en az 1132 kadın cinsel şiddete, en az 404 kadın tecavüze ve en az 96 çocuk (2019 yılı) istismara uğradı.

Tüm bu veriler CHP Giresun Milletvekili Necati Tığlı tarafından “Türkiye’de Kadın Cinayetleri, Cinsel Saldırılar ve Çocuk İstismarı Raporu”adı altında yayınlanmıştı.

 

Yorum yapmak için tıklayın

Bir Cevap Yazın

GÜNDEM

SGK ARTIK ÖZEL HASTANELERE PANDEMİ YOĞUN BAKIM ÖDEMESİ YAPMAYACAK

Yayınlanma Tarihi:

on

Sosyal Güvenlik Kurumu’nun, 29 Haziran 2020’den itibaren özel hastanelere Covid-19 tedavisi gören hastalar için yoğun bakım pandemi bakım ücreti ödemesi yapmayacağına dair yazı gönderdiği ortaya çıktı.

Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi, SGK’nın Covid-19 tedavisi için aldığı kararı bir açıklama yaparak duyurdu.

“Sosyal Güvenlik Kurumu’nun 29 Haziran 2020’den itibaren özel hastanelere COVID-19 tedavisi gören hastalar için yoğun bakım pandemi bakım ücreti ödemesi yapmayacağına dair yazı gönderildiği bilgisi Birliğimize ulaşmıştır” denilen açıklamada, “Bu bildirim, özel hastanelerin 29 Haziran’dan sonra yatan hastalar nedeni ile zarar edeceğine ilişkin itirazları, hastaların katkı payı vermek durumunda kalacaklarına yönelik kaygıları, özel hastanelerden devlet hastanelerine sevklerin başlaması, özellikle hasta sayısının yükselişte olduğu bölgelerde yatak sıkıntısı gibi sorunları gündeme getirmiştir” ifadesini kullandı.

Açıklamada şöyle denildi:

Şu anda yürürlükte olan SUT’un 1.9.3.maddesinde, “acil hal” kapsamına  dahil edilerek ilave ücret alınamayacak hizmetler içinde, halen “Pandemi süresince pandemi olgularının tanı ve tedavileri, ile bu işlemlere ilişkin sunulan sağlık hizmetleri” yer almaktadır. Pandemi yoğun bakım ücretinin ödenmeyeceği anlamına gelen son bildirim bir SUT değişikliğinin habercisi olarak değerlendirilmelidir. Geçen hafta yurtdışına çıkacak vatandaşlardan gittikleri ülke tarafından talep edilen PCR testi için Sağlık Bakanlığı hesabına İBAN üzerinden ücret ödenmesinin istenmesini de hatırlayacak olursak, SUT değişikliği ile COVID-19’un tetkik, tanı ve tedavisinde kamu sağlık hizmet sunucularının katılım payı ve salgının ilk günlerinde olduğu gibi özel sağlık kuruluşlarınca vatandaşlardan ilave ücret alındığı döneme geçileceği sonucuna ulaşmak hiç de zor değildir.

Pandemi sürecinde sağlık hizmetlerinde kamusal kaynakların ne denli önemli olduğu, katkı-katılım paylarının ve cepten ödemelerin nasıl mağduriyetlere yol açtığı bir kez daha tüm açıklığı ile görülmüştür. Ancak salgın hala devam ederken ödemelere kısıtlamalar getirilmesi, salgını yönetmeye, önlemeye yönelik uygulamalardan IBAN verilerek ücret talep edilmesi pandemiden gereken dersin çıkarılmadığını göstermektedir.

Nitelikli, kamusal kaynaklı sağlık hizmet sunumuna her zamankinden daha fazla gereksinim duyulan bu olağan dışı dönemde hastaları mağdur edecek uygulamalardan vazgeçilmelidir. Pandemi süresince ve sonrasında SUT dâhil yaşama geçirilecek bütün uygulamalar, yapılacak değişiklikler, tüm toplumun gereksinim duyduğu sağlık hizmetini, uygun nitelikte ve ücretsiz almasını sağlayacak yönde olmalıdır.

Okumaya Devam Et

GÜNDEM

ERDOĞAN’DAN AYASOFYA İNCİLERİ:”BEN BU OYUNA GELECEK KADAR İSTİKAMETİMİ KAYBETMEDİM”

Yayınlanma Tarihi:

on

Ayasofya’nın müze vasfının ortadan kaldırılarak ibadete açılması yönünde Danıştay 10.Dairesi’nin aldığı karar sonrasında jet hızı ile Ayasofya’nın Diyanet İşleri Başkanlığı’na devredilerek ibadete açılmasını öngören Cumhurbaşkanlığı kararnamesi Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından imzalanarak,sosyal medya hesabından “Hayırlı olsun” ifadesi ile paylaşılmıştı.

Ayasofya’nın açılması tartışmaları sürerken pek çok kez daha önce Erdoğan’ın “Açık olan camileri doldurun önce.Bu bir tuzak,bu tuzağa gelmeyin” sözleri hatırlatılırken arşivlerde Recep Tayyip Erdoğan’ın bir videosu daha çıktı.

Erdoğan 2019 yerel seçimleri öncesinde Kanal 7 televizyonunda katıldığı Seçim Özel programında Ayasofya’nın ibadete açılması ile ilgili “Buranın belli bir bölümünde zaten ibadet yapılabiliyor ama burayı açmanın getirisi götürüsü var.Bu götürüyü burada açıklamam uygun olmaz.Bunun bir götürüsü var,bunun faturası bizim için çok daha ağır olur.Dünya’nın çok çeşitli ülkelerinde bizim camilerimiz var,bunu söyleyenler acaba o camilerin başına ne gelir düşünüyor mu?Bunu söyleyenler Dünyayı bilmiyorlar,muhataplarını bilmiyorlar.” diyor…

Erdoğan o dönemde başta Sultnahmet Camii olmak üzere camilerin dolmadığını da söylüyor…

İşte Erdoğan’ın Ayasofya ile ilgili o sözleri…

Okumaya Devam Et

GÜNDEM

ÇOKLU BARO MECLİS’TEN GEÇEREK YASALAŞTI

Yayınlanma Tarihi:

on

Avukatlık Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek, yasalaştı.

TBMM Genel Kurulu’nda Avukatlık Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair Kanun Teklifi görüşmeleri düzenlendi.

Avukat sayısı 5 binden fazla olan illerde 2 bin avukatın imzasıyla Baro kurulabilecek. Aynı ilde yeni bir baronun kurulması halinde Barolar, tüzel kişilik kazanma tarihine göre o ilin adıyla numaralandırılacak.

Barolar Ekim ayının ilk haftası, Türkiye barolar birliği ise Aralık ayında seçim yapacak.

Türkiye barolar Birliği’nde Barolar; Baro başkanı, üç delege ve ilave her 5 bin avukat için bir delege ile temsil edilecek.

Avukatlar Türkiye Barolar Birliği tarafından şekli belirlenen cübbeyle çıkmak zorundadırlar. Avukatlara kılık ve kıyafet yönünden başka bir zorunluluk getirilemez.

– Aynı ilde birden fazla baro bulunması halinde staj başvurusunda ibraz edilmesi gereken tanıtma kağıdı, staj yapılan baroya kayıtlı 2 avukat tarafından düzenlenecek.

– Aynı ilde birden fazla baronun bulunması halinde bir avukatın geçici olarak görevlendirilmesine ilişkin işlemler, kayıtlı olunan baro tarafından yerine getirilecek. Bir avukatın ölümü, meslekten veya işten çıkarılması, işten yasaklanması, geçici olarak iş yapamaz duruma gelmesi hallerinde, avukatın kayıtlı olduğu baro başkanı, ilgililerin yazılı istemi üzerine veya iş sahiplerinin yazılı muvafakatını almak şartıyla, işleri geçici olarak takip etmek ve yürütmek için kendi barosuna kayıtlı bir avukatı görevlendirecek, dosyaları kendisine devir ve teslim edecek.

– Aynı ilde birden fazla baronun bulunması halinde aynı büroda birlikte çalışma ve avukatlık ortaklığı kurmak için aynı baroya kayıtlı olma şartı aranmayacak.

Kanunla “avukatlık ortaklığı”, aynı ilde kurulu barolardan herhangi birine kayıtlı birden çok avukatın bu kanuna göre mesleklerini yürütmek için oluşturdukları tüzel kişilik olarak tanımlanacak.

KILIK VEKIYAFET DÜZENLEMESİNE STAJ DÖNEMİ DE EKLENDİ

Avukatlar mahkemelere, Türkiye Barolar Birliğince (TBB) şekli belirlenen cüppeyle çıkacak.

Avukatlara, staj dönemi de dahil olmak üzere baro ve birliğin iş ve işlemleri ile mesleğin icrası kapsamında kılık ve kıyafetle ilgili herhangi bir zorunluluk getirilemeyecek.

AVUKATLAR HAKKINDAKİ DAVALARA TEMYİZ YOLU

Aynı ilde birden fazla baronun bulunması halinde adalet dairelerinde barolara ayrılacak yer, TBB’ye tahsis edilecek. Birlik bu yeri, kayıtlı avukat sayısını dikkate alarak barolara tahsis edecek.

Avukat yazıhaneleri ve konutları ancak mahkeme kararıyla ve kararda belirtilen olayla ilgili olarak Cumhuriyet savcısı denetiminde ve kayıtlı olunan baro temsilcisinin katılımı ile aranabilecek.

Avukatların, avukatlık ile TBB ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararlarına temyiz yolu açılacak. Bu kapsamda ilk derece mahkemelerinden verilen 5 yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları da temyiz edilebilecek.

AVUKAT KAYITLI OLDUĞU BAROYA BİLGİ VERECEK

Kanunla, denetleme ve şikayetle ilgili meselelerde avukatın bilgi vermek zorunda olduğu baro, kayıtlı olunan baro olarak netleştirilecek.

Denetleme ve şikayetle ilgili meselelerde avukat, meslek sırrını saklama yükümlülüğüne aykırı düşmedikçe, kayıtlı olduğu baro başkanına veya yönetim kuruluna, bunlar tarafından görevlendirilen üyelerden birine bilgi vermek ve istek üzerine dosyaları göndermek, dinlenmek üzere çağırıldığı hallerde baro başkanı, yönetim kurulu veya bu kurul üyelerinden birinin davetine uymak zorunda olacak.

Yazılı zorunluluğa uymayan avukat hakkında, kayıtlı olduğu baro yönetim kurulu 10 bin liradan 100 bin liraya kadar para cezası verebilecek. Bu para cezasına, tebliğinden itibaren 15 gün içinde, kararı veren baronun disiplin kuruluna itiraz edilebilecek.

Mesleğe yeni başlayan avukatların baro keseneği, 5 yıl süreyle yarı oranında alınacak.

Okumaya Devam Et

Popüler

%d blogcu bunu beğendi: