Sosyal Medya Hesaplarımız

MEDYA

İŞTE AKP VE ERDOĞAN’IN KENDİSİ YAPMADAN “SAHİPLENDİĞİ” O İCRAATLAR

Yayınlanma Tarihi:

on

Son olarak dün Gaziantep’te “300 YENİ FABRİKA TOPLU AÇILIŞI” adı altında yapılan açılış etkinliğinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açılışını yaptığı söylenen fabrikaların çoğunun uzun yıllardır faaliyette olduğu ortaya çıkmıştı.

Ancak bu durum AKP için yeni bir durum değil…Zira AKP ve Cumhurbaşkanı Erdoğan daha önce de pek çok kez kendi yapmadığı hizmetlere sahiplenerek açılışlar yapmış,bunları kendi dönem icraatları gibi mitinglerde halka anlatmıştı.

Örneğin Cumhurbaşkanı Erdoğan partisinin bir Adıyaman mitinginde “Adıyaman’da havalimanı var mıydı? Biz yaptık biz” diyerek vatandaşlara seslenmişti.Oysa Adıyaman Havalimanı AKP’nin iktidara gelmesinden 4 sene, kuruluşundan ise 3 sene önce 1998’de hizmete girmişti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Muş’ta gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı seçimi bölge toplantısında “Havalimanı yoktu,bizimle geldi Muş’a şeklinde” konuşmuştu. Oysa Muş Havalimanı AKP iktidarından tam 10 sene önce 1992 yılında açılarak hizmet vermeye başlamıştı.

Malatya’da partisinin mitingine katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan burada vatandaşlara seslenirken “Üniversiteyi biz yaptık mı?” şeklinde seslendi. Ancak Malatya İnönü Üniversitesi 1975 yılında kurulmuştu.

Isparta’da ise seçim mitingine katılan vatandaşlara Cumhurbaşkanı Erdoğan “Üniversiteyi kim yaptı Isparta’ya? Üniversiteyi Isparta’ya kim getirdi?Biz getirdik,biz” diye seslenmişti. Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi ise AKP iktidarından 10 sene önce 1992 yılında kurulmuştu.

Erdoğan,Zonguldak’ta katıldığı mitingde ise “Karaelmas Üniversitesi’ni kim kurdu?2007’de biz kurduk.Zonguldak’ta üniversite var mıydı? Kuracağız dedik ve kurduk” dedi. Oysa ki Zonguldak Karaelmas Üniversitesi 1992 yılında kurularak öğretim vermeye başladı.

Erdoğan bir İzmir mitinginde ise “Biz geldik Adnan Menderes Havalimanı’nı yaptık.Niye? Koskoca İzmir’e,Ege’nin incisi İzmir’e böyle bir havalimanı yakışmaz mıydı?Niye bizden öncekiler yapmadılar? Niye yapamadılar?” diye konuştu. Oysa ki İzmir Adnan Menderes Havalimanı AKP iktidarından tam 15 sene önce 1987 yılında ANAP döneminde yapılarak açılmıştı.

“Biz gelmeden önce MR’mı vardı? Tomografi mi vardı,ulturasonografi mi vardı?” şeklinde Erdoğan bir televizyon programında açıklamalarda bulundu.Oysa Türkiye’ye ilk MR AKP’den 13 sene önce 1989’da gelmiş ve hastanelerde kullanılmaya başlanmıştı.

 

 

 

 

Yorum yapmak için tıklayın

Bir Cevap Yazın

MEDYA

SAĞLIK BAKANI KOCA’DAN İTİRAF GİBİ AÇIKLAMA

Yayınlanma Tarihi:

on

Bursa’da açıklama yapan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca “Salgın Anadolu’da ikinci zirve dönemindedir. Riskli bir tırmanışla karşılaşıyoruz” dedi.

Son dönemde COVID ile mücadele konusunda giderek artan eleştirilerin odağındaki isim olan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın Bursa’da yaptığı açıklamalar endişeleri arttırırken, sürecin iyi yönetilemediğinin de adeta itirafı oldu.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Bursa Şehir Hastanesi’nde açıklama yaptı. “Salgın Anadolu’da ikinci zirve dönemindedir” diyen Bakan Koca, “Bursa’da 1 ay öncesine göre günlük vaka sayısı 3 kat artmıştır. Bilecik’te vaka sayımız 2 kat arttı. Balıkesir, Yalova ve Çanakkale’de ise yüzde 50 oranında vaka artışı görüyoruz” diye konuştu.

Bursa’da 1 ay öncesine göre günlük vaka sayısı üç kat artmıştır. Bilecik’te vaka sayımız 2 kat arttı. Balıkesir, Yalova ve Çanakkale’de ise yüzde 50 oranında vaka artışı görüyoruz.

Yatak kapasitelerimiz, Bursa’da 198 yatak ilave ediyoruz, doluluk oranımız yüzde 60, yoğun bakım yüzde 75.

Balıkesir ilimizde 48 yatak daha arttırılma planları yaptık. Balıkesir’de yoğun bakım yüzde 61.

Bilecik’te yatak doluluk oranımız yüzde 36, yoğun bakım yüzde 42.

Çanakkale’de 39 yatak daha ekliyoruz. Yatak doluluk yüzde 34, yoğun bakım yüzde 48.” ifadelerini kullandı.

“EVDE KALIN”

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca iş ve zorunlu haller dışına dışarıda geçirilen zamanının en aza indirilmesi gerektiğini belirterek vatandaşlara evde kalmaları yönünde çağrıda bulundu.

Koca salgının tüm hayatı kesintiye uğrattığını, bu nedenle verilen mücadelenin aslında tüm hayatı korumak adına verilen bir mücadele olduğunu belirtti.

“SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI DÜŞÜNMÜYORUZ”

Bakan Koca tüm bu şartlara rağmen sokağa çıkma yasağı uygulamasını düşünmediklerini belirtirken gerek kamuda gerekse özel sektörde esnek çalışma saatine göre çalışılması gerektiğini belirtti.

KİMLER GRİP AŞISI OLABİLECEK?

Bakan Koca son günlerin bir başka tartışma konusu olan ve tüm vatandaşların yararlanamadığı grip aşısı konusunda da açıklamalar yaptı.

Koca “Bilim Kurulumuz bir çalışma yaptı ve kimlere öncelikle yapılması gerektiğini belirlemiş oldu. Özellikle riskli gebelere (26 haftadan sonra ve doğumdan sonraki ilk 2 haftada olanlara, 65 yaş üstü kronik hastalığı olanlara, 5 yaş altı kronik hastalığı olanlara, 5-65 yaş arası 2 kronik rahatsızlığı olanlara, özellikle riskli olan sağlık çalışanlarımıza ve organ nakli olan kişilere olmak üzere ilk planda bunun dağıtımını hedefleyerek planladık ve peyderpey gelen aşıyı da bu çerçevede dağıtmış olacağız.” şeklinde konuştu.

Okumaya Devam Et

MEDYA

FETÖ’NÜN ADALETİ…

Yayınlanma Tarihi:

on

Efendim malumunuz AKP iktidarının dilinden eksik etmediği bir cümle var “FETÖ ile mücadele tüm kararlılığımız ile sürdürülmektedir,sürdürülecektir”

Tabii mücadele sürüyor ve pek tabii sonuna kadar bu mücadele sürmeli lakin mücadelenin nasıl sürdüğü noktasında da kafalarda soru işaretleri oluşmuyor değil…

Ne mi demek istiyoruz? O zaman daha detaylı daha somut anlatalım meramımızı…

***

Adı: Mehmet Salih Şenkal

Mehmet Salih Şenkal bir doktor. Öyle sıradan bir doktor da değil hani…15 Temmuz darbe girişimi öncesinde İzmit Sağlık Grup Başkanı olarak görev yapmış bir kişi. Darbe girişimi olduğu esnada Kandıra Aile Sağlığı Merkezi’nde aile hekimi olarak görev yapmakta…

Darbe girişiminin hemen ardından Mehmet Salih Şenkal “FETÖ terör örgütü üyeliği” gerekçesi ile tutuklanıyor…

Tutuklamanın gerekçesi Bank Asya’ya para yatırması ama Mehmet Salih Şenkal Bank Asya dışında pek çok bankada da hesabı olduğunu kanıtlıyor. Ayrıca Bank Asya‘ya Fethullah Gülen’in çağrısı sonrasında para yatırmadığını da ispat ediyor.

Mehmet Salih Şenkal’da “ByLock” uygulaması aranıyor ama bulunamıyor.

Şenkal’ın KHK ile kapatılan Ufuk Sağlık-Sen’e 2015’te üye olduktan kısa süre sonra istifa ettiği de anlaşılıyor.

Kala kala elde Şenkal’ın çocuklarının oyuncaklarının arasından çıkan 1 Dolar kalıyor,o 1 Dolar’da ise parmak izi yok.

Mehmet Salih Şenkal 10 ay hapis yattıktan sonra mahkeme heyetinin karşısına çıkıyor…Cumhuriyet savcısı mütalaasında, “Sanığın “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan cezalandırılması istense de dosya kapsamına göre sanığın iddianamede delil olarak sunulan hususların FETÖ/PDY silahlı terör örgütünde hiyerarşik yapıya dahil olduğuna dair mahkumiyetine yeterli kesin deliller olmadığını” belirtiyor ve “Silahlı Terör Örgütü’ne yardım” suçundan ceza almasını talep ediyor.

Mahkeme heyeti de her ne kadar “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan cezalandırılması talep edilmiş olsa da bu suçun unsurlarının oluşmayacağı yönünde kanaat getirdi, Şenkal’ı “silahlı terör örgütüne yardım etmek” suçundan 2 yıl 1 ay hapse mahkum etti. Ama yattığı süre de göz önüne alınınca yurtdışına çıkış yasağı konularak tahliye edildiyor ve mal varlığındaki tedbir kaldırılıyor.

Peki hani “Silahlı Terör Örgütü’ne Üyeydi” Şenkal? Devlet “Pardon” demişti.

***

İsimleri: Furkan Talha Çetinkaya ve Yusuf Uyanık…

İkisi de askeri okul öğrencisi, ikisi de 15 Temmuz darbe girişimi olduğu gün daha 17 yaşındalar… FETÖ’cü komutanları “Kalkın göreve” demiş, kendilerini köprüde bulmuşlar.

Sonuç “Müebbet hapis”

Bugün Furkan’ın da Yusuf’un da anneleri ağlıyor, kamuoyunun bu öğrenciler için verilen ağır cezalara tepkisi her geçen gün artıyor. Son gelişmeler ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu öğrencilerin dosyalarının yeniden incelenmesi yönünde talimat verdiği şeklinde.

Yani devlet bu öğrenciler için de “Pardon” derse şaşırmamak lazım.

***

Adı:Ahmet Erkaslan

Ahmet Erkaslan eski bir Jandarma Astsubay… Sur bölgesinde yaşanan çatışmalarca kahramanca çarpışmalara katılmış, 27 Ocak’ta 2016’da yaralanmış ve “Gazi” olmuş bir eski asker…

15 Temmuz Darbe girişimi esnasında hastanede tedavi gördüğü sürenin son günü yani darbe esnasında halen hastanede tedavide. Ve Ahmet Erkaslan,16 Temmuz günü yani darbe girişiminden 1 gün sonra Tunceli’deki birliğine katılıyor.

Ancak kısa bir süre sonra yayınlanan bir KHK ile meslekten ihraç ediliyor,kendisine gazilik maaşı bağlanmıyor.

Kendisi “Suçunu” ve hakkındaki iddiayı halen bilmiyor…

***

Adı:Ekrem Yeter

Ekrem Yeter,5 Haziran 2017’de, Anakara 1. Sulh Ceza Hakimliği’nin kararıyla “FETÖ üyeliğinden” tutuklanıyor.

Savcılık iddianamesinde Ekrem Yeter ile ilgili şu delillere yer veriyor:

“… Ekrem Yeter’in……Terör örgütü tepe yönetiminde yer alan Cemil Koca, Tuncay Delibaş, Hüseyin Kara, Şerif Ali Tekelan, Süleyman Uysal, Akın İpek, Bajattin Karataş ile 766 görüşmesi olduğu…”

… Şüphelinin, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra hâlâ evinde FETÖ elebaşı Gülen’in kitap ve cd’lerini bulundurduğu…”

“… Bank Asya’da hesabı bulunan Yeter’in, örgüt elebaşı Gülen’in talimatı üzerine, 31 Aralık 2013- 24 Aralık 2014 tarihleri arasında ki hesabında 40. 993.52 Tl artış olduğu…” 

Ekrem Yeter işte savcılığın hazırladığı iddianamedeki bu deliller ile 5 Haziran 2017’de tutuklandıktan sadece 3 gün sonra 8 Haziran 2017’de tutuksuz yargılanmak üzere tahliye ediliyor!

Yetmiyor 17 Ekim 2019’da Ekrem Yeter bunca delile rağmen “Delil yetersizliği” sebebi ile beraat ediyor!

“Nasıl oluyor bu iş?” diyorsanız biz de “Ekrem Yeter, eski TBMM Başkanı ve Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bülent Arınç’ın damadı oluyor” deyip susuyoruz…

***

Adı:Rasim Ozan Kütahyalı…

15 Temmuz darbe girişiminden önce Ergenekon ve Balyoz kumpas davalarının ünlü savcısı, şimdiki “Firari” Savcı Zekeriya Öz’ün “Heykeli dikilmesi” gerek diyen de o, 15 Temmuz sonrasında SABAH Gazetesi’ndeki köşesinden “Fakat Gülen’in 1970’lerin sonundan itibaren devletin ve yargının içine ektiği fidanlar ağaç olmasa bu devrim yapılamazdı ve askeri vesayet rejimini hiçbir güç yıkamazdı…”  ifadeleri ile Fethullah Gülen güzellemeleri yapan da…

“Fetullah Hoca Efendinin kendi vatanından uzak durması asıl Türkiye’ye zarar veriyor. Onu sevenlerinden ayırıyor.
Aksine dönerse Türkiye’ye, bir husumet varmış gibi gösterenlere, özellikle Ergenekon Davasının altını boşaltmak isteyenlere çok güzel cevap olur. ” ifadelerinin sahibi de Rasim Ozan Kütahyalı’nın eşi Nagehan Alçı, düşük faizle BANK ASYA kredisi kullanıp yalı alan da Rasim Ozan Kütahyalı-Nagehan Alçı çifti…

Bu iki isim hala ekranlarda,köşelerde hatta Cumhurbaşkanlığı’ndaki tüm kokteyllerde davetlerde protokolde davetli…

***

Adı: Ali Erbaş

15 Temmuz Darbe girişiminin sivil 1 numarası olup, 15 Temmuz gecesinden bu yana adeta “Buhar” olan ve kendisinden bir daha haber alınamayan Adil Öksüz’ün  “Ceza Hükümleri açısından Tevrat ve Kuran” isimli doktora tezinin altında Prof.Dr.Ali Erbaş’ın imzası vardı.

Prof.Dr.Ali Erbaş FETÖ’nün meşhur Abant Toplantıları’nın müdavimi yine FETÖ’nün önemli STK’larından birisi olan KADİP/Kültürlerarası Diyalog Platformunun yönetim kurulu üyesiydi.

Kendisine FETÖ suçlaması ile kimse uğramadı,bununla da kalmadığı gibi Diyanet İşleri Başkanı yapıldı kendisi.

***

Adı:Fatoş Gürkan

Avukat olan bu hanımefendi AKP‘den 23. ve 24.dönemde AKP‘nin Adana milletvekili. Kendisinin başı açık lakin Fethullah Gülen’i Pensilvanya’da ziyarete giden ekipte yer alan Fatoş Gürkan “Hocaefendisinin” yanında başını kapatıyor, kendisine yakın olup fotoğraf karesine girmek için 40 takla atıyor.

Sonra mı?

Sonra 15 Temmuz sonrasında aynı Fatoş Gürkan, FETÖ’nün el konulan 54 şirketine kayyum olarak atanıyor. Ama bu da yetmiyor ve “Jet hızı” ile yükselen Fatoş Gürkan AKP’de “Seçim İşlerinden Sorumlu” Genel Başka Yardımcılığı görevine getiriliyor.

Pensilvanya ziyareti mi?

Tabii ki kimse kendisine bu konuyu sormuyor bile…

***

Adı:Nihat Özdemir

Kayınbiraderi olan eski Korgeneral Metin İyidil, 15 Temmuz gecesi darbe girişiminin 3 numarası olan eski Tuğgeneral Mehmet Partigöç ile Genelkurmay Başkanlığı’nda toplantı yapıyor. Kayınbirader Metin İyidil tutuklanıyor.

Hatta Nihat Özdemir’in kızı Batuhan Özdemir ve gelini de göz altına alınıyor ama serbest bırakılıyor.

Nihat Özdemir ise kamudan en çok ihale alan 5 şirketin birisi olan LİMAK’ın sahibi ve Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı olarak hayatına mutlu mesut devam ediyor.

***

Adı:Şaban Dişli

Şaban Dişli’nin ağabeyi Mehmet Dişli eski Tümgeneral Mehmet Dişli. Mehmet Dişli ise 15 Temmuz Darbesi’nin “Beyin Takımında” hatta “Yurtta Sulh Konseyi” üyesi.

Şaban Dişli’ye FETÖ ile ilgili tek kelime sorulmuyor,kendisi Hollanda Lahey’e elçi olarak atanıyor…

***

Bunları yazmaya kalkasak ne bizim yerimiz yeter ne de sizin okumak için zamanınız…

Bütün bunlar olurken Cumhurbaşkanı Erdoğan “At izi it izine karıştı” diyor, AKP Gaziantep eski Milletvekili Şamil Tayyar “FETÖ Borsası kuruldu” diyerek para ile “FETÖ’den ceza almaktan kurtarılanların” olduğunu açıklıyor…

***

Biz kimseye “FETÖ’cü” yahut “FETÖ’cü değil” demiyoruz bu yazıda, zaten bu bizim değil yargının işi.

Ama çektiğimiz fotoğraf belli ve o fotoğrafta “Adaletin” “Hukukun” çok “Flu” çıktığı açık.

“FETÖ ile mücadele tüm kararlılığı ile” bu şekilde sürüyorsa, maalesef “Eyvah” demek de hakkımız oluyor, kafamızda oluşan soru işaretlerine cevap aramakta…

İşte size “FETÖ Adaleti”…

 

 

 

 

 

Okumaya Devam Et

MEDYA

SAKARYA’DAKİ HAVAİ FİŞEK FABRİKASI PATLAMASI İÇİN İDDİANAME TAMAMLANDI

Yayınlanma Tarihi:

on

Sakarya’daki havai fişek fabrikasında meydana gelen patlamaya ilişkin hazırlanan iddianamede, 7 kişi hakkında 22 yıl 6’şar ay hapis cezası istendi.

Sakarya’nın Hendek ilçesinde bulunan Büyük Coşkunlar havai fişek fabrikasında 3 Temmuz günü patlama meydana gelmiş, 7 işçi yaşamını yitirmiş, çoğunluğu işçi 127 kişi yaralanmıştı. Yürütülen soruşturmada savcılık, iddianamesini tamamladı. İddianamede aralarında fabrika sahiplerinin de bulunduğu 5’i tutuklu 7 şüpheli hakkında “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan 2 yıl 8’er aydan 22 yıl 6’şar aya kadar hapis cezası istendi.

Soruşturmayı yürüten Hendek Cumhuriyet Başsavcılığınca olaya ilişkin hazırlanan fezleke, Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildi. Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığınca aralarında fabrika sahipleri A.E.R.C. ve Y.C’nin de bulunduğu 7 şüpheli hakkında hazırlanan ve 108 müştekinin bulunduğu 27 sayfalık iddianame, Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi.

Mahkemece kabul edilen iddianamede, 5’i tutuklu 7 kişinin “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan 2 yıl 8’er aydan 22 yıl 6’şar aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor. Sanıkların yargılanmasına önümüzdeki günlerde başlanacak.

(Kaynak:Evrensel)

Okumaya Devam Et







Popüler

%d blogcu bunu beğendi: