Sosyal Medya Hesaplarımız

GÜNDEM

İŞTE PERİNÇEK’İN “UNUTTUĞU” MUSTAFA KEMAL’İN TARİHİ İSTİFASI

Yayınlanma Tarihi:

on

Siyasi hayatındaki dönemsel değişmeler ile tanınan Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek bu kez de kendi tezlerini savunabilmek için milli mücadele tarihini çarpıttı.

Dün akşam HABERTÜRK’te Didem Aslan Yılmaz’ın sunduğu televizyon programına katılan Perinçek,Tümamiral Cihat Yaycı’nın istifasını değerlendirdi.

Cihat Yaycı’yı istifa kararından ötürü eleştiren Perinçek “Atatürk istifa etti mi?” diye sordu…

Oysa tarihi gerçekler hiç de Perinçek’in anlattığı gibi değil.

Zira Anadolu’ya çıkarak Kurtuluş Savaşı’nı başlatan Mustafa Kemal’in faaliyetlerinden rahatsız olan Osmanlı padişahı Vahdettin ve Damat Ferit Paşa Hükümeti kısa süre içerisinde bu mücadeleyi sonlandırması için Mustafa Kemal Atatürk’e baskı yapmaya başladılar.

İstanbul Hükümeti ile arasındaki gerginlik her geçen gün artan ve sert telgraflaşmalar yaşanan Mustafa Kemal Atatürk padişahın milli mücadeleden vazgeçmesi için yaptığı baskılara uymayarak 9 Temmuz 1919’da Osmanlı Ordusu’ndan ve askerlikten istifa ettiğini bildirdi.

Bu tarih itibariyle ilk Meclis’in kendisine “BAŞKOMUTAN” unvanını vererek Kurtuluş Savaşın’da orduları yönetmesi için tek yetkili kılmasına kadar Atatürk mücadelesini sivil olarak sürdürdü.

İŞTE MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ÜN İSTİFA MEKTUBU

9 Temmuz 1919 tarihli mektubunda Mustafa Kemal 9.Ordu Müfettişliği görevinden ve askerlik mesleğinden istifa ediyor.

İşte o tarihi istifa mektubunda Mustafa Kemal’in ifadeleri:

“Mübarek vatan ve milleti parçalanmak tehlikesinden kurtarmak, Yunan ve Ermeni isteklerine kurban etmemek için açılan milli savaşmalar uğrunda milletle beraber serbest surette çalışmağa askeri ve resmi sıfatım artık engel olmaya başladı. Bu gaye-i mukaddese (kutsal amaç) için milletle beraber sonsuza kadar çalışmağa mukaddesatım (kutsal şeylerim) adına söz vermiş olduğum cihetle, pek aşıkı bulunduğum yüce askerlik mesleğine bugün veda ve istifa ettim. Bundan sonra milli ve kutsal gayemiz için her türlü fedakarlıkla çalışmak üzere sine-i millette (milletin bağrında) bir ferd-i mücahit (savaşçı kişi) suretiyle bulunmakta olduğumu tamimen arz ve ilan eylerim.”

Yorum yapmak için tıklayın

Bir Cevap Yazın

GÜNDEM

AKP’Lİ VEKİLİN KARDEŞİNE ATAMA KIYAĞI

Yayınlanma Tarihi:

on

HABER ALTERNATİF

Celal Eren ÇELİK

AKP iktidarı döneminde artık “Sıradan” hale gelen eş-dost-akraba atamalarına bir yenisi eklendi.”Kıyak” atamanın adresi bu kez Harran Üniversitesi oldu.

AKP Şanlıurfa Milletvekili Mehmet Ali Cevheri’nin kardeşi Cenap Cevheri,Harran Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekanlığı görevine atandı.

DEKAN OLARAK ECZACILIK FAKÜLTESİNE DEKAN OLDU AMA BÖLÜMÜ ECZACILIK DEĞİL!

Ancak işin ilginç yanı Harran Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekanlığı görevine atanan Cenap Cevheri’nin bölümü eczacılık değil.

Cenap Cevheri Harran Üniversitesi Fen Edebiyat Bölümü Fakültesi Biyoloji Bölümü’nde Hidrobiyoloji Anabilim Dalı’nda öğretim görevlisi olarak görev yapmaktaydı.

HARRAN ÜNİVERSİTESİ İLE AKP’Lİ VEKİL ARASINDAKİ YAKIN BAĞ

Kardeşi Harran Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’ne dekan olarak atanan AKP Şanlıurfa Milletvekili Mehmet Ali Cevheri’nin ise Harran Üniversitesi ile yakın ilişkileri bulunmakta.

Yüksek lisansını Harran Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisat Anabilim Dalında yapan Mehmet Ali Cevheri daha sonra aynı üniversitenin Hilvan Meslek Yüksek Okulu Kurucu Müdürlüğü görevini üstlendi.

Bir dönem Harran Üni,versitesi Genel Sekreterliği görevini de yürüten Mehmet Ali Cevheri aynı zaman zarfında Harran Üniversitesi Spor Kulübü Yönetim Kurulu Başkanlığı da yaptı.

ESKİ BAŞBAKAN YARDIMCISININ YEĞENİ

AKP Milletvekili Mehmet Ali Cevheri ve Harran Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekanlığı görevine atanan kardeşi Cenap Cevheri, eski Cumhurbaşkanı ve Başbakanlardan Süleyman Demirel’in en yakın siyaset arkadaşlarından,pek çok Demirel kabinesinde çok önemli bakanlıklar ve Başbakan Yardımcılığı görevlerinde bulunan merkez sağ siyasetin en önemli isimlerinden Necmettin Cevheri’nin de yeğeni.

 

Okumaya Devam Et

GÜNDEM

PANDEMİDE ÇOCUKLAR TARİKATLARA EMANET

Yayınlanma Tarihi:

on

Bolu’da filyasyon çalışmalarında görev yapan ve kuran kursları ile tarikat yurtlarındaki duruma ilişkin dikkat çekici paylaşımlarda bulunan Dr. Mihriban Yıldırım, salgın günlerinde Kur’an kurslarına denetimsizliğin de getirdiği bir ayrıcalık sunulduğunu, tarikat yurtlarına ise açıkça göz yumulduğunu vurguladı.

sol.org.tr’ye konuşan Dr.Mihriban Yıldırım aynı zamanda DİSK’e bağlı Dev-Sağlık İş MYK üyesi olarak, bir ay boyunca Bolu’da filyasyon çalışmalarında görev yaparken, bu süreçte karşılaştığı halk sağlığını tehlikeye atan gelişmelere ilişkin sosyal medya üzerinden açıklamalarda bulunmuştu.

VAKALAR %50 ARTTI

Bir ay boyunca Bolu merkezde filyasyon çalışmalarında görev yaptığını, karşılaştığı sorunları halk sağlığı açısından önemli olduğunu düşündüğü için paylaştığını vurgulayan Yıldırım, “Son görev günümde bir kuran kursunda 3-4 çocuğun pozitif vaka olduğu bilgisi geldi. Gittiğimizde kurs müdürü salgın döneminde Hıfzıssıhha Kurulu kararıyla yatılı olarak faaliyete devam ettiklerini, önce yüzde 30, sonra yüzde 40, sonra da yüzde 50 kapasiteye izin verildiğini aktardı. Vakalar da yüzde 50’ye çıkıldıktan sonra görülmüş” dedi.

“İLDEKİ DİĞER KUR’AN KURSLARINDAN DA VAKA HABERLERİ GELMEYE BAŞLADI”

Yeni dönem için Diyanet’in tekrar kurs kayıtları açtığını, kuralara da başladığını belirten Yıldırım, “Salgın dolayısıyla gerekli önlemler alınıp eğitimin yüz yüze devam etmesi bile sağlanamamışken, hiçbir denetim yapılmayan kuran kurslarının faaliyetlerine izin verilmesi gerçekten çok dikkat çekici. Sadece bu yatılı kurs değil, ildeki diğer kuran kurslarından da vaka haberleri geldi” diye konuştu.

“SÜLEYMANCILAR YURDUNDA VAK’A ÇIKTI FİLYASYONA İZİN VERİLMEDİ”

Kuran kursu dışında ildeki bir tarikat yurdunda yaşananları da aktaran Yıldırım, “İlde Süleymancılara ait olduğu bilinen bir tarikat yurdu var. Ekiplere bu yurtta vaka olduğu bilgisi geliyor. Yurdun bu süreçte nasıl bir denetimden geçtiği konusunda hiçbir bilgi yok ortada. Arkadaşlarımız gittiğinde yurdun kapalı olduğu söyleniyor ve içeriye kimse alınmıyor, filyasyon çalışması engelleniyor. Sonrasında çevreden edinilen bilgi daha önce çocukların binaya girip çıktığı ancak son birkaç gündür kimsenin gelmediği yönünde. Yani vakalar çıkınca kapatmışlar ve üstelik de filyasyonu da engellemişler” ifadesini kullandı.

“Hıfzıssıhha Kurulu halk sağlığını öne almak durumda” diyen Yıldırım, bu örnekte kuran kurslarına denetimsizliğin de getirdiği bir ayrıcalık sunulduğunu, tarikat yurtlarına ise açıkça göz yumulduğunu vurguladı.

KUR’AN KURSLARI İÇİN “NORMALLEŞME” KARARI HAZİRAN AYINDA ALINDI

Salgın günlerinde ülke genelinde uzaktan eğitime geçilirken, “normalleşme” kapsamında kuran kursları yatılı olarak faaliyete başlamıştı.

Diyanet İşleri Başkanlığı Eğitim Hizmetleri Genel Müdürü Kadir Dinç, “15 Haziran’da belirli tedbirlerle hafızlarımız kurslarına kavuşacak. Temmuz ayında da hafızlık tespit sınavlarımız bitmiş olacak” başlıklı bir açıklama paylaşmıştı.

Bu açıklamanın yanı sıra, il müftülükleri de çeşitli dönemlerde açıklamalarda bulunmuş, söz konusu “belirli” tedbirlerin kademeli olarak esnetildiği ortaya çıkmıştı.

 

Okumaya Devam Et

GÜNDEM

ÖZEL HASTANE HİPOKRAT YEMİNİNİ UNUTTU

Yayınlanma Tarihi:

on

Kocaeli’nde Özel Merkez Hastanesi önünde bir vatandaşın fenalaşarak yere yığılması sonrasında hastane yetkilileri “Hastanemizin hastası değil” diyerek vatandaşa müdahale etmeyi reddetti.Müdahale edilmeyen vatandaş hayatını kaybetti.

Kocaeli’nde Sebahattin Duru (60) isimli vatandaş,Özel Merkez Hastanesi önünde bulunduğu esnada bir anda fenalaşarak yere yığıldı.

sendika.org’un haberine göre Vatandaşın yere yığıldığını gören vatandaşlar hemen hastaneden yardım istediler.Ancak Özel Merkez Hastanesi yetkilileri Sebahattin Duru’nun hastane içerisinde olmadığını ve kendi hastaları olmadığını belirterek müdahale edemeyeceklerini belirttiler.

Vatandaşlar bunun üzerine 112 acil servisi arayarak yardım isteseler de bir süre sonra fenalaşan vatandaşın yanına gelen 112 Acil Servis ekiplerinin tüm müdahalelerine rağmen Sebahattin Duru kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

OLAYLA İLGİLİ VATANDAŞIN YAKINLARI SUÇ DUYURUSUNDA BULUNULACAK,KOCAELİ İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ SORUŞTURMA BAŞLATTI

Olayla ilgili Duru’nun yakınlarının suç duyurusunda bulunacağı öğrenilirken, İstanbul Adli Tıp Kurumu’nda yapılan otopsi incelemelerinde Duru’nun kalp krizi sebebiyle ile hayatını kaybettiği belirlendi.

Yaşanan olayın gündeme gelmesinin ardından Kocaeli İl Sağlık Müdürlüğü tarafından konu ile ilgili soruşturma başlatıldığı öğrenildi.

 

Okumaya Devam Et







Popüler

%d blogcu bunu beğendi: