Sosyal Medya Hesaplarımız

DIŞ BASIN

KUDÜS İÇİN TÜRKİYE’DEKİ İSLAMİ STK’LARA ON MİLYONLARCA DOLAR FON AKITILMIŞ!

Yayınlanma Tarihi:

on

HABER ALTERNATİF/DIŞ HABERLER

İsrail hükümetine yakınlığı ile bilinen ISRAEL HAYOM haber sitesi Kudüs’te bulunan Mescid-i Aksa’daki ibadet edilme kurallarını ve “statükoyu” belirleyen Kudüs İslam Vakıf Konseyi’ne Suudi Arabistanlı temsilcilerin dahil edilme girişimleri olduğunu iddia etti.

Sitenin haberine göre geçtiğimiz Aralık ayından beri Amerika ve İsrail’in ara buluculuğunda gerçekleştirilen çalışmalar ile vakfa Suudi temsilcilerin de dahil edilmesine yönelik çalışmalar devam ediyor.

Suudi Arabistan’da ABD’ye yakın Prens Salman’ın ABD desteği ile ülkeyi fiilen yönetmeye başlamasının ardından İsrail ve ABD’nin geçtiğimiz aylarda duyurduğu ve Kudüs’ü İsrail Başkenti ilan eden Büyük Barış adı verilen anlaşma esnasında da alt düzeydeki diplomatlar vasıtası ile girişimlerin sürdüğü belirtildi.

TÜRKİYE DURUMA MÜDAHİL OLDU

Oluşan bu yeni duruma İslam Vakıf Konseyi içerisinde özel statüye sahip olan Ürdün’ün itiraz ettiği ve Amman’ın da bu itiraza destek vererek şiddetle karşı çıktığını ifade eden ISRAEL HAYOM’un üst düzey Suudi kaynakları burada duruma Türkiye’nin müdahil olarak Doğu Kudüs ve Mescid-i Aksa’daki yoğun müdahalesi ile Amman’ın tutumunun değiştiğini belirttiler.

Filistinli temsilcilerin vakfa kabulü için Oslo’da yoğun çaba gösterilmesinin ardından Ürdün’ün itirazına rağmen Filistinli yetkililerin önce vakfa katıldığını belirten ISRAEL HAYOM, sonrasında ise Filistinli yetkililerin İslamcı-Türk kar amacı gütmeyen kuruluşlara (İslamcı STK’lara)  devredilen on milyonlarca dolarlık projelere fon sağlayarak, Türk hükümetinin kutsal alan olarak tanımlanan Kudüs’teki Mescid-i Aksa Bölgesi ve Merhamet Kapısı’nın olduğu alanlarda varlık göstermesi için kapıyı açtığını belirtti…

Haber bu fonların Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından onaylandığını vurguluyor..

Ancak bu on milyonlarca dolarlık fonların Türkiye’den hangi İslami STK’lara aktarıldığına dair bir bilgi bulunmuyor…

ÜRDÜN VE SUUDİ ARABİSTAN RAHATSIZ

Haberde Mescid’i Aksa etrafında Filistinli yetkililerin mali desteği ve siyasi himayesi ile çalışmalarını devam ettiren Türkiye’nin bir müddet daha bu şekilde sürdürmesi halinde vakıf içerisindeki imtiyazlı konumunu yitireceğinden endişelenen Ürdün’ün ve bölgedeki etki alanı mücadelesinde Türkiye ile güç savaşı içerisinde olan Suudi Arabistan’ın gelinen son durumdan ciddi biçimde rahatsız olduğu ifade ediliyor.

Haberin kaynaklarından birisi olan Arap diplomat “Suudi Arabistan’ın Erdoğan’ı engellemek için paraya ve siyasi desteğe ihtiyacı var ve siyasal olarak bu bölgede etkin olmak isteyen İsrail ve ABD kendisini destekliyor” derken siyasal çıkarlarının uyuştuğu Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden de destek alması muhtemel gözüken Suudi Arabistan-İsrail-ABD ittifakının istediğini alıp alamayacağı hakkında işse şimdiden bir şey söylemenin çok zor olduğunu belirtti.

KUDÜS İSLAMİ VAKIFLAR KONSEYİ’NİN (İDARESİ) ÖNEMİ NEDİR?

Mescid-i Aksa ve Kudüs’teki vakıflar, İsrail ile Ürdün arasında 26 Ekim 1994’te imzalanan barış antlaşmasına göre, Ürdün Vakıflar, İslami İşler ve Mukaddesat Bakanlığına bağlı Kudüs İslami Vakıflar İdaresinin himayesinde bulunuyor.

 

Yorum yapmak için tıklayın

Bir Cevap Yazın

DIŞ BASIN

COVİD DÜNYA DEVİ MASKE ÜRETİCİSİNİ DE VURDU

Yayınlanma Tarihi:

on

COVİD 19 pandemisi tüm Dünya’daki sektörleri adeta alt üst ederken bu kez Dünya’nın en büyük cerrahi maske ve eldiven üreticisini vurdu…

Dünya çapında 41 fabrikası ve binlerce çalışanı ile yılda 70 milyardan fazla maske ve eldiven üreten Dünya’nın en büyük cerrahi maske ve eldiven üreticisi konumunda olan küresel dev Top Glove , corona virüs nedeni ile çökme noktasına geldi.

Agence-France Press‘in haberine göre Malezya’nın başkenti Kuala-Lumpur yakınlarındaki sanayi bölgesinde yaşanan fabrikalarda düşük ücretle çalışan göçmen işçilerde meydana gelen corona virüs salgını nedeni ile şirket son derece zor günler yaşıyor.

28 FABRİKA KAPANIYOR

Şirketin 28 fabrikasında bini aşkın vaka rapor edilirken Malezya hükümeti de fabrikaları kapatma kararı aldı.

Malezya Savunma Bakanı İsmail Sabri Yaakob “Sağlık Bakanlığının tavsiyesine dayanarak, bugün yapılan özel bir toplantıda,işçilerin karantinaya alınması için 28 Top Glove fabrikasının kapatılmasına karar verildi” açıklamasını yaptı.

“İLGİLİ MAKAMLARLA TAM BİR İŞ BİRLİĞİ YAPILACAK”

Yılda 70 milyardan fazla maske ve eldiven üreten Top Glove şirketinden de konu ile ilgili bir açıklama yapıldı.

Şirketten yapılan açıklamada ” Geçici durdurma kararının arkasından ilgili makamlarla tam bir iş birliği sağlanarak,  fabrikaların kapatılması işlemlerine başlandığı” ifade edildi.

Malezya’da 41 fabrikası olan şirketin 5 bin 700 işçisinin binden fazlasında coronavirüs tespit edildi.

ÜRÜNLER İLE İLGİLİ BİLGİ YOK

Öte yandan fabrikada koronavirüs vakası tespit edilen işçilerin üretilen maske ve eldivenlere virüsü bulaştırıp,bulaştırmadığı,eğer böyle bir risk varsa riskin boyutunun ne olduğu konusunda ise bilgi verilmedi.

Zira şirketin fabrikalarında üretilen maskeler Dünya’nın dört bayındaki ülkelere gönderiliyor ve insanların kullanımına sunuluyor…

 

Okumaya Devam Et

DIŞ BASIN

PAŞİNYAN “ALGI” PEŞİNDE

Yayınlanma Tarihi:

on

Azerbaycan ve Ermenistan arasında imzalanan barış anlaşması sonrasında Ermenistan’da çok zor durumda kalan ve büyük prestij kaybı yaşayan Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan iç kamuoyuna yönelik “algı” mesajları vermeyi sürdürüyor.

Nikol Paşinyan son olarak yaptığı açıklamada yapılan anlaşmanın sorunu çömüş olmadığını ve sadece ateşkesi sağladığını belirtirken Dağlık Karabağ sorununun çözümü için daha yapılacak çok iş olduğunu belirtti…

Sputnik‘te yer alan habere göre, Paşinyan, “Bu belge ile konuya esaslı bir çözüm getirilmiyor, sadece çatışmaların durdurulması öngörülüyor. Karabağ sorunu önceden de olduğu gibi çözülmüş değil ve hala yapılacak işler var” diye konuştu.

Üçlü bildirinin Ermenistan’ın yararına olmadığını kabul eden Paşinyan, “Karabağ ile ilgili anlaşmanın kamuoyunda memnuniyetsizliğe yol açtığını biliyorum. Peki Ermenistan’ın yararına olmayan bu belge neden imzalandı? Bu anlaşma, Savunma Bakanlığı Genelkurmay Başkanlığı’nın savaşın acilen durdurulması gerektiğini, Artsah (Karabağ) Başkanının ise birkaç saat içinde Stepanakert’i (Hankendi) kaybedebileceğimizi bildirmesinden sonra imzalandı” ifadelerini kullandı.

Stepanakert’in kaybedilmesinin Askeran ve Martakert kentlerinin de düşmesine yol açmış olacağını ifade eden Paşinyan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu kentlerin kaybedilmesinden sonra tüm savunma hatları düşman tarafından kuşatılacaktı, bu da 20 binden fazla askerin ölüm veya esaret tehdidi altında kuşatılmış olacağı anlamına gelecekti.”

Öte yandan Paşinyan, yurttaşlara “iktidar etrafında birleşme ve muhalefetin düzenlediği eylemlere katılmama” çağrısında bulundu.

 

Okumaya Devam Et

DIŞ BASIN

BİDEN’IN DANIŞMANINDAN TÜRKİYE POLİTİKASI AÇIKLAMASI

Yayınlanma Tarihi:

on

ABD’nin 46. Başkanı seçilen Joe Biden’ın diplomasi danışmanı Michael Carpenter,ABD’nin bundan sonraki süreçte Türkiye politikalarına dair ilk ip uçlarını katıldığı bir video konferansta verdi.

Carpenter AB’nin ABD Büyükelçisi Stavros Lambridinis,ABD’nin Yunanistan Büyükelçisi Geoffrey Pyatt ve Fransa’nın eski AB İşleri Bakanı Nathalie Loiseau ile birlikte katıldığı AB-ABD ilişkileri konulu bir video konferansta açıklamalarda bulundu.

“POLİTİKALARIN SONUÇLARINA KATLANIR”

Carpenter Türkiye’nin Rusya’dan S-400 satın alması,Doğu Akdeniz,Libya ve Dağlık Karabağ’daki politikalarını “Sorumsuzca” olarak nitelerken, bu politikaların bir müttefike yakışmadığını vurguladı.

Euronews’in haberine göre ABD ile Türkiye‘nin önünde çözülmesi gereken acil konular olduğunu belirten CarpenterS-400 meselesinde olduğu gibi çıkış yolları bulunmalı. Türkiye eylemlerini değiştirirse masaya pozitif örnekler konulabilir ancak şu an izlediği politikaya devam ederse bunun Erdoğan hükümetine yönelik potansiyel negatif sonuçları olacaktır” dedi.

“KOZLAR DİKKATLİ KULLANILMALI”

Carpenter, Fransa Cumhurbaşkanı Macron‘un Türkiye’nin Gümrük Birliği dışına çıkarılması teklifine ABD olarak olumlu yaklaşmadıklarını belirtirken “Türkiye ile ilişkilerde tek taraflı hareket etmek doğru değil. Sorunlara balyoz ile yaklaşmanın doğru olmadığını düşünüyorum. Ama bu,Türkiye’ye karşı AB’nin elinde önemli kozlar olduğunu ortaya koysa da bu kozlar dikkatli biçimde kullanılmalı” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE’NİN SERBEST TİCARETE BAĞIMLI OLMASI AB VE ABD İÇİN İYİ BİR BAŞLANGIÇ NOKTASI”

Türk lirasının son dönemde özellikle gelişmekte olan ülke piyasalarında en çok değer kaybeden para birimi olduğunu hatırlatan Carpenter,Türkiye’nin açık pazar ve açık ticaret koşullarına “Mecbur” olmasının AB ve ABD için iyi bir başlangıç noktası olduğunun altını çizdi.

Carpenter yeni ABD yönetiminin ekonomik yaptırımlar ile Türkiye’yi köşeye sıkıştırıp, ekonomisini çökertme gibi bir stratejisi olmadığını ve bunu doğru bulmadıklarını belirtti.

Berat Albayrak’ın istifasını da değerlendiren Carpenter “Türk Lirası bu yıl en çok dğer kaybeden para birimi oldu. Albayrak’ın istifası gösterdi ki sorunlar üst üste biriktiğinde Türk hükümeti politikalarını yeniden değerlendirebiliyor” dedi.

Okumaya Devam Et







Popüler

%d blogcu bunu beğendi: