Sosyal Medya Hesaplarımız

ÖZEL HABER

MEDYASCOPE TV VAK’ASI VE MEDYADA KIYAMET KOPARTAN VAKIF:CHREST FONDATION…

Yayınlanma Tarihi:

on


Celal Eren ÇELİK

Malumunuz dün ODA TV’de yayınlanan bir haber ile yurtdışındaki vakıflardan “Fonlanan” “Hibe alan” haber sitelerinin listesi yayınlandı ve özellikle de Ruşen Çakır’ın sahibi olduğu Medyascope TV’nin 500 bin Dolar’a yaklaşan hibe ile bu alanda 1. Sırada olduğu vurgulandı…

Aman efendim tabii ODA TV’de bir havalar sormayın gitsin “Maskeleri düşürdük,gerçekleri ortaya çıkardık” pozları…

Ortalıkta kızılca kıyamet koptu, bu arada MEDYASCOPE ve “Çakma Bağımsız Gazeteci” Ruşen Çakır savunucuları da ortaya çıktı ve Twitter adeta bir MEDYASCOPE MEYDAN MUHAREBESİ’nin savaş alanına dönüştü…

Oysa ki ODA TV bayatlamış bir haberi “Isıtıp” “Servis” etmişti…

Zira “Çakma Bağımsız Gazeteci” Ruşen Çakır’ın bahse konu olan CHREST VAKFI’ndan aldığı hibeleri Türkiye’de ilk kez bu satırların yazarı bendeniz 11 Ağustos 2018 tarihinde yani bundan tam 3 sene önce kendi Twitter hesabımda kaleme aldığım 5 bölümden oluşan BİR BÜYÜK DEMOKRASİ TİYATROSU: “PROJECT DEMOCRACY” flood serisinde yazmıştım.

Daha sonra son 3 ay içerisinde değişik zamanlarda VERYANSIN TV İmtiyaz Sahibi gazeteci dostum Erdem Atay ile birlikte YouTube’de her hafta yaptığımız MIZRAK isimli programında detayları ile konuyu altını çizerek, detayları ile, yıl yıl rakam vererek anlatmıştık…

Yani ODA TV’nin “Ortaya çıkarttığı” bir şey falan yoktu…

İşte yazımızın başlığı tam da burada önem kazanmakta… Buraya kadar yazdıklarımızı “Aman efendim işte haberi önce biz yaptık ODA TV değil” demek için değil yazımızın başlığında yer alan o “GÖRÜNMEZ” dengeleri sizlere anlatmak için soracağımız “Kritik soruya” giriş yazabilmek için yazdık…

Peki nedir o kritik soru? “ODA TV yıllar önce bizim yazdığımız bu CHREST FONU hibelerini yazmasına yazmıştı da neden bu CHEREST VAKFI kimdir neyin nesidir onu yazmamıştı?

İşte sevgili okurlarımız bu sorunun nasıl kritik bir soru olduğunu ve bu vakfın kollarının nerelere uzandığını, kurulan girift ilişkiler ağını ise aşağıdaki satırlarda okuyacaksınız…

O zaman “Bu kadar peşrev yeter” diyerek başlayalım yazımıza…

***

Şimdi öncelikle MEDYASCOPE TV’ye 2016 yılından başlayarak her yıl ortalama 100 bin Dolar toplamda yaklaşık 500 bin Dolar hibe veren CHREST VAKFI’ndan başlayalım…

Bu güzide vakfımız ABD’li ünlü milyarder aile JENSSEN AİLESİ’nin vakfı…

CHREST FONDATION ve Jenssen Ailesi’nin en önemli özelliklerinden birisi de SOROS ve SOROS’un Açık Toplum Enstitüsü ile yakın ilişkileri…

Şimdi efendim bu SOROS beyefendi Türkiye’de AÇIK TOPLUM VAKFI’nı kuruyor…

Bu vakfın kurucusu SOROS’un Türkiye’deki 1 numaralı ismi, Can Paker…

Bu AÇIK TOPLUM VAKFI’nın Danışma Kurulu 1-2 senede bir yenilense de adeta “Demirbaş” gibi sıklıkla bu Danışma Kurulu’nda yer alan isim ise “Çakma Bağımsız Gazeteci” Ruşen Çakır…

Bu AÇIK TOPLUM VAKFI’nın Danışma Kurulu’nda başka kim var? Osman Kavala… Efendim siz Osman Kavala ismini ve Osman Kavala’nın meşhur ANADOLU KÜLTÜR DERNEĞİ’ni şöyle bir kenara not edin zira sonra yeniden döneceğiz.

Şimdi bakalım bu AÇIK TOPLUM VAKFI SOROS’un paraları,destekleri ile hangi projelere “FON” sağlamakta:

TÜRKİYE’DEKİ SURİYELİ MÜLTECİLER,

SURİYELİ MÜLTECİLER HAKLARINI ÖĞRENİYOR,

SURİYELİ ÖĞRETMENLERE TÜRKÇE DİL DERSİ,

SURİYELİ ÖĞRETMENLERİN MESLEKİ OLARAK GÜÇLENDİRİLMESİ,

İSTANBUL’DAKİ SURİYELİ MÜLTECİLER, SURİYELİ MÜLTECİLERİN “UYUMU”,

ÇANKIRI’DAKİ SURİYELİ MÜLTECİLER, SURİYELİ MÜLTECİ ÇOCUKLAR TÜRKÇE ÖĞRENİYOR,

SURİYELİ MÜLTECİ ÇOCUKLARA ERKEN EĞİTİM DESTEĞİ,

SURİYE SÖZ OKULU PROJESİ (OKUL YAPTIRILIYOR),

TÜRKİYE’DE LGBT HAREKETİ, ADALETİN “T” HALİ -TÜRKİYE’DE TRANS BİREYLERİN GÜÇLENDİRİLMESİ PROJESİ….

Osman Kavala’nın ve Ruşen Çakır’ın Danışma Kurulu’nda yönetiminde oldukları bu AÇIK TOPLUM VAKFI’nın derdi,işi- gücü “Suriyeli Mülteciler”

Bu arada Türkiye’deki Suriyeliler “Geçici Koruma Kapsamında Yabancı” statüsünde olmasına rağmen bu projelerde uluslararası hukukta yeri,statüsü çok farklı olan MÜLTECİ ifadesi özellikle kullanılmakta.

SOROS’un “Can ciğer kuzu sarması” Can Paker bir süre sonra kalkıyor bir de PODEM ismi ile bir STK kuruyor…

Kamusal Politika ve Demokrasi Çalışmaları Merkezi ismi ile kurulan PODEM’in yönetim kurulunda Can Paker ile birlikte Cüneyt Zapsu, Murat Vargı, Erdal Aksoy ve Oral Çalışlar’ı görmekteyiz… Şimdi de PODEM’in “DESTEKÇİLERİNE” bakalım isterseniz…

Bu “DESTEKÇİLER” kişisel ve kurumsal destekçiler olarak 2 gruba ayrılmış durumda… Şimdi öncelikle “BİREYSEL” destekçilere yani açık söylemek gerekirse “FİNANSÖRLERE” bakalım… Can Paker Cüneyd Zapsu Ebru Özdemir (LİMAK)34 Erdal Aksoy Fettah Tamince (RİXOS OTELLERİ) Fırat Çeçen (IC HOLDİNG) Murat Vargı Pelin Akın Özalp Rona Yırcalı Serdar Erener (REKLAMCI)

Bu PODEM’in en önemli “KURUMSAL DESTEKÇİLERİNDEN” birisi yani finansörlerinden biri kim dersiniz? Bingo! CHREST FONDATION…

Dünden beri konuşulup duran ama biz 2018’de yazsak da kimsenin hala hakkında detaylı bilgi vermediği CHREST FONDATION çok önemli bir NGO. O nedenle bu NGO nerelere destek veriyor o “Hümanistliğini” nerelere gösteriyor bir yakından bakmamız lazım…

Bu CHEREST VAKFI tamamen “hayırseverlik” amacı ile kurulmuş bir vakıf.ABD’li milyarder aile JANSSEN AİLESİ’nin Vakfı…

Vakıf bakalım 2017’de kimlere “Hayırseverlik” yapmış?…

Azınlık Hakları için çalışan bir güzide vakfımız var: DEMOS- Demokrasi,Barış ve Alternatif Politikalar Merkezi… E şimdi bunlar için hayır işlemek lazım değil mi? Ne de olsa işin içinde,”DEMOKRASİ”,İNSAN HAKLARI”,BARIŞ” falan var.Kayıtsız kalmak olmaz..İşte bu CHREST VAKFI da tam bizim gibi düşünmüş olacak ki 2017’de ilk “hayrını” bu DEMOS’un “Barış Sürecine Toplumsal Cinsiyet Açısından Bakmak: Kolombiya Barış Sürecine Kadınların Katılımı” başlıklı projesi var.Projenin amacı Kolombiya barış sürecini toplumsal cinsiyet temelli bir bakış açısıyla araştırmak… Projeye 26.028 $ destek geldi…HİBE tabii!

Osman KAVALA’nın bir derneği var demiştik hatırlarsanız… Neydi o dernek ANADOLU KÜLTÜR DERNEĞİ.Bu derneğin Yönetiminde Açık Toplum Vakfı’ndan da hatırlayacağımız Hakan Altınsay, Serra Ciliv gibi isimler var.Bu isimleri de not edin onlara da geri döneceğiz ama şimdi devam edelim yamazya biz…

Şimdi bu ANADOLU KÜLTÜR DERNEĞİ bir proje yapıyor…“Türkiye ve İran Arasında Olası Sanatsal ve Kültürel İşbirliği İmkanlarını Araştırmak İçin Avrupa Düzeyinde Yuvarlak Masa Toplantısı” isimli projeye fon sağlanıyor CHREST VAKFI tarafından.İstanbul’da yapılacak bu yuvarlak masa toplantısının amacı “Sanat ve kültür alanlarında uluslararası işbirliği imkanlarını tartışmak üzere Avrupa, Türkiye ve İran’dan kültür uygulayıcılarını bir araya getirmek”.olarak tanımlanmış.Hibe bedeli 11.195 $…

Hakikat, Adalet ve Hafıza Çalışmaları Derneği (Hafiza Merkezi) … Bakın bu derneği de iyi yazın bir kenara.Özellikle “Kürt Sorunu” konusunda çalışmalar yapıyor bu güzide derneğimiz ve bu vakıftan en çok fon alan derneklerden birisi belki de birincisi.”İnsan Hakları ve Şiddet” bağlamında bolca devlet eleştirisi üzerinden faaliyet yürüten bu derneğimiz 2017 yılında bakalım nasıl fon almış..

.“Kafkaslar ile Orta Doğu ve Kuzey Afrika Bölgesindeki Zorla Kaybettirmelerin ve Kayıpların Haritalandırılması’ projesine fon alıyor.

Projenin amacı: “Kafkaslar ile Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesindeki geçmişten miras kalan çözüme ulaştırılmamış ve günümüzde ortaya çıkan zorla kaybettirmeler ve/veya kayıplara ilişkin suçlar hakkında karşılaştırmalı bir anlayışı geliştirmek”. Fon miktarı 12.800 $…

Bir kez daha Hakikat, Adalet ve Hafıza Çalışmaları Derneği (Hafiza Merkezi) çıkıyor karşımıza… Bu seferki proje “Zor Koşullarda Barışı Savunmak” başlıklı…Proje kapsamında Türkiye’de yaşanan son başarısız darbe girişiminin ardındaki nedenleri açıklayan derinlemesine bir araştırma ve inceleme çalışması yapılması ve proje gelecekteki barış görüşmeleri için aktörler arasında yeni bir diyalog zemini tesis edilmesine katkıda bulunabilecek yeni yaklaşımlar önermeyi amaçlamakta. Projeye sağlanan fon 123.195 $…

Şimdi bir noktayı belirtelim.. Bu Can Paker’in PODEM’inin özel önem verdiği ve çalışmalar yağptığı alanların başında “Türkiye ve Ermeniler” diye bir başlık var… Bunu niye söyledik şimdi daha iyi anlayacağız…

PODEM’in en önemli “FİNANSÖRÜ” CHREST Vakfı’nın en fazla fon desteği sağladığı STK’lardan birisi de Hrant Dink Vakfı….

Hrant Dink Vakfı’na “Ermenistan-Türkiye Uzman Diyalog Grubu” isimli projesi için finansman sağlanıyor.. Fon bedeli 64.565 $… Ama bununla sınırlı değil tabii… Yine Harnt Dink Vakfı’nın“Hafıza Mekanlarının Uyarlanabilir ve Yaratıcı Şekillerde Yeniden Kullanımı” başlıklı projesine 55.585$ destek verilmiş…

İşte Ruşen Çakır’ın meşhur Medyascope TV’si bu vakıftan fon üstüne fon alıyor…2017’de 129,960$, 2016’da 99,960$ fon almış Ruşen ÇAKIR…

“Çakma Bağımsız Gazeteci” Ruşen Çakır anlaşılan daha sonra bu CHREST FONDATION ile ilişkilerini daha da iyileştiriyor ki bu 100’er bin Dolar’lık hibeler 2020’ye kadar her yıl kesintisiz gelmeye devam ediyor…

Peki hatırlayın Osman KAVALA’nın ANADOLU KÜLTÜR DERNEĞİ’ni ve yönetim kurulunu…

Burada Sera Ciliv ismini görmüştük… Ciliv nerede programlar yapıyor ve hangi gazetede boy gösteriyor? Ruşen ÇAKIR’ın Medyascope TV’si ve Hrant Dink’in ölmeden önce Genel Yayın Yönetmeni olduğu gazete olan AGOS’ta…

Tesadüf tabii bunlar hep…

***

Bu arada biz sizi şimdi 2012 yılına götürüyoruz…

Tarih:21.09.2012…

Bu tarihte MASAK bir rapor hazırlıyor ve PKK’ya Avrupa’dan dağ kadrosu için sağlanan finansman akışının nasıl gerçekleştirildiğini devletin resmi kayıtlarına geçiriyor…

PKK’ya Avrupa’dan finansal destek UMUT IŞIĞI KADIN KOOPERATİFİ üzerinden gelmekte…

Raporun ilgili kısmında aynen şu ifadeler yer almakta:

“Umut Işığı Kadın Kooperatifi’nin doğrudan kendi hesaplarına yahut ortak veya çalışanlarının hesaplarına yurt dışından ‘Kürt Kültür Vakfı (Kurdiska Kulturstiftelsen)’ tarafından toplam 469,800 SEK, Vansterpartiet Jarfalla (İsveç Sol Parti) tarafından 290,000 SEK, Global Fund For Children tarafından 15,000 USD, Ashoka General tarafından 26,435,63 USD ve Chrest Foundation tarafından 45,598 USD tutarında para transfer edilmiştir. Diğer yandan İsveç İstanbul Başkonsolosluğu tarafından Kurdiska Kulturstiftelsen adlı kuruluşa 140,931 SEK tutarında para transfer edilmiştir” 

2012 yılında ortaya çıkartılan bu raporun belgesini ise MİLLİ GAZETE yayınlıyor:

Yani neymiş efendim meşhur “Bağımsız” (!) gazetecimiz Ruşen Çakır’ın çatır çatır her yıl hibe aldığı CHREST FONDATION aynı zamanda PKK dağ kadrosunu da finanse ediyormuş!

***

Şimdi efendim CHREST FONDATION kimle iç içe ,el ele kol kola? SOROS ve onun vakıfları ile…

Ruşen Çakır nerede? SOROS’un AÇIK TOPLUM VAKFI’nda “DANIŞMA KURULU ÜYESİ”

Ruşen Çakır nereden fonlanıyor,SOROS ve SOROS Vakıflarının kadim dostu CHREST FONDATION’dan…

Ve Ruşen Çakır “Bağımsız Gazeteci” (!)

İsmet Paşa’nın tarihi sözünü tam da burada kullanmak gerekiyor:

“HADİ CANIM SEN DE!”

***

Bakınız sevgili okurlar; “MUHALİF” olmak ile “BAĞIMSIZ” olmak aynı şey değildir. Siz sırf Erdoğan’a muhalif yayınlar yapıyorsunuz diye “BAĞIMSIZ” olamazsınız. Tıpkı Ruşen Çakır’ın bugün 2 kelime Erdoğan muhalifliği yaptığı için “BAĞIMSIZ” olamadığı gibi…

Aynı Ruşen Çakır, dün Morton Abramowitz ile Erdoğan’ı buluşturan kişiydi… Aynı Ruşen Çakır dün “Açılım sürecine” ve AKP’ye destek verip A HABER’de “Destek nutukları” atan kişiydi…

“BAĞIMSIZ GAZETECİLİK” özünde ve temelinde “EKONOMİK” bir kavramdır.

Gazetecilik yahut gazetecilik bağlantılı -Okur desteği,Kitap telifi,Dergi,Kitapevi sahipliği gibi- gelirlerin dışında fon,hibe,kamu reklamı alan, özellikle siyasi partilere, iş adamlarına danışmanlık yapan kimse “BAĞIMSIZ GAZETECİ” olamaz,bu mümkün değildir.

İşte MEDYASCOPE TV VAK’ASI bu memlekette bizim yıllardır söylediğimiz bu durumu tescillemiştir. Yoksa bağımsızlığınız ancak “FONUNUZ” kadar olur, size fon ve hibe veren kurum, kuruluş yahut kişilerin siyasal projeksiyonlarının, hedeflerinin ve onlarının “Ajandalarının” aksine tek bir haber yapamazsınız, “Bağımsızlığınız” “Çakma”, gazeteciliğiniz “MEDYASCOPE GAZETECİLİĞİ” olur…

Olay bu kadar nettir ve “Ama..” ya yer yoktur…

Gerisi de laf-ı güzaftır…

NOT: Bu ilişkiler ağının asıl küresel çaptaki büyük projesini ve bu projenin Türkiye’ye izdüşümünü, kurulan STK’ları,girift ilişkileri çok daha detaylı biçimde isim isim anlattığımız YouTube Programımızı aşağıdan izleyebilirsiniz…

________________________________________________________________________________________________

BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞE DESTEK OLMAK İÇİN;

“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan, hiç bir kurum, kuruluş yahut kişiden “Fonlanmadan”, “tam bağımsız” ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan, Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir, DİJİTAL KİTAPLARIMIZDAN (e-kitap) satın alabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi  belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”

DİJİTAL BOOK STORE SANAL KİTABEVİ:

https://www.shopier.com/ShowProductNew/storefront.php?shop=dijitalbookstore&sid=d2FqS25GbkNlRDh0dW5ucjBfLTFfIF8g

YOUTUBE KANALI LİNKİ:

https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w

KRİPTEKS E-DERGİ YILLIK ABONELİK LİNKİ:

https://shopier.com/1354512

HABER ALTERNATİF’İN ANDROİD CİHAZLAR İÇİN ÜCRETSİZ MOBİL UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN:

https://play.google.com/store/apps/details?id=com.haberalternatif.dro

Yorum yapmak için tıklayın

Bir Cevap Yazın

ÖZEL HABER

YANGIN SÖNDÜRME UÇAĞINA PARA YOK AMA MİLYONLUK MAKAM ARACINA BÜTÇE VAR

Yayınlanma Tarihi:

on

HABER ALTERNATİF-ÖZEL HABER

Celal Eren ÇELİK

Türkiye’nin dört bir tarafında devam eden orman yangınları kontrol altına alınamazken, özellikle THK’nın elindeki uçak filosunun “4 milyon Dolar yatırım gerekli” denilerek kullanılamaması çok büyük tepki çekmişti.

THK’nın elindeki uçaklara bu yatırımın yapılmasını sağlamayan, kendi uçak filosunu ise kurmayan Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Orman Genel Müdürlüğü bünyesinde kullanılmak üzere milyonluk makam araçları satın aldığı ortaya çıktı.

Orman Genel Müdürlüğü bünyesinde kullanılmak üzere satın alınarak 28 bölge müdürlüğüne gönderilen makam araçlarının markası ise TOYOTA LAND CRUSİER PRADO. Bu marka ve model jeeplerin bayi satış fiyatı ise 2 milyon 156 bin TL.

Adana,Amasya,Ankara,Antalya,Artvin,Balıkesir,Bolu,Bursa,Çanakkale,Denizli,Elazığ,Erzurum,Eskişehir,Giresun,Isparta,İstanbul,İzmir,Kahramanmaraş,Kastamonu,Kayseri,Konya,Kütahya,Mersin,Muğla,Sakarya,Şanlıurfa,Trabzon ve Zonguldak Orman Bölge Müdürlüklerine teslim edilen makam araçları kullanıma girdi.

ORMAN GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İÇİN SKANDAL İDDİALAR…

Ancak Orman Genel Müdürlüğü içerisinde yaşanan skandallar bununla da sınırlı değil.

İddialara göre Orman Genel Müdürlüğü bünyesine ayrılan “Yangın ödenekleri” bölge müdürlüklerinde usülsüz biçimde kullanılmakta. Yangın ödeneklerinden aktarılan parayla tüm işletme müdürlerinin odalarına dev ekran TV’ler alındığı ve yangın ödeneğinden usulsüz şekilde amacı dışında pek çok harcama yapıldığı belirtiliyor.

Yangın ödeneklerinin aktarımının yasal olarak 177’ye yapılması gerekirken bu usulsüz kullanımın son derece yaygınlaştığı ve yangın ödeneği içinden yapılan alımlar için “Bir tane 177’ye,bir tane bölge müdürüne,1 tane işletme müdürüne” şeklinde bir söylemin yaygın biçimde kullanıldığı ifade ediliyor.

Öte yandan yangın ödeneği üzerinden orman bölge müdürleri ve işletme müdürlerinin kendilerine özel yaptıkları satın almaların devletin demirbaş kaydına da işlenmediği gelen bilgiler arasında.

________________________________________________________________________________________________

BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞE DESTEK OLMAK İÇİN;

“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan, hiç bir kurum, kuruluş yahut kişiden “Fonlanmadan”, “tam bağımsız” ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan, Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir, DİJİTAL KİTAPLARIMIZDAN (e-kitap) satın alabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi  belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”

DİJİTAL BOOK STORE SANAL KİTABEVİ:

https://www.shopier.com/ShowProductNew/storefront.php?shop=dijitalbookstore&sid=d2FqS25GbkNlRDh0dW5ucjBfLTFfIF8g

YOUTUBE KANALI LİNKİ:

https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w

KRİPTEKS E-DERGİ YILLIK ABONELİK LİNKİ:

https://shopier.com/1354512

HABER ALTERNATİF’İN ANDROİD CİHAZLAR İÇİN ÜCRETSİZ MOBİL UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN:

https://play.google.com/store/apps/details?id=com.haberalternatif.dro

Okumaya Devam Et

ÖZEL HABER

CUMHURBAŞKANI “ÇAY ATSIN” DİYE ZORLA GÖTÜRÜLMÜŞLER!

Yayınlanma Tarihi:

on

HABER ALTERNATİF-ÖZEL HABER

CELAL EREN ÇELİK

Tüm Türkiye yurdun 4 bir yanından gelen orman yangınları haberleri ile sarsılırken AKP iktidarının beceriksiz politikaları sonrasında çok sayıda ormanlık alan yok olurken, kasabalar alevler ile boğuşuyor.

Dün yangın alanlarını “Havadan” inceleyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan akşam saatlerinde ise Marmaris’e geçmişti. Erdoğan’ın burada kendisini dinleyenlere otobüsün üzerinden “Çay atması” büyük tepki ile karşılanırken, Erdoğan’ın yangınlar devam ederken yaptığı bu hareketi yabancı basında bile haberlere konu olmuştu.

Erdoğan’ın “Çay atması” kadar yangın devam ederken Erdoğan’ın konuşmasını dinlemeye giden ve çay alan kişiler de eleştiri oklarının hedefi olmuştu.

Dün gece yaşanan “Çay atma” olayının perde arkasındaki gerçeklere ise HABER ALTERNATİF ulaştı.

ORMAN MÜDÜRLÜĞÜ ÇALIŞANLARI ZORLA GETİRİLMİŞ!

HABER ALTERNATİF’in güvenilir kaynaklardan edindiği bilgilere göre Erdoğan’ın Marmaris’e gelmesinden yaklaşık 2 saat önce Marmaris Orman İşletme Müdürlüğü’nün “Yangın nöbetinde” bulunan idari personeline Erdoğan’ı karşılamaya gidileceği tebliğ edildi.

Yangın nöbetinde olan Marmaris Orman İşletme Müdürlüğü idari personeli ise yangınla mücadele için alanda olan Orman Müdürlüğü çalışanlarının koordinasyonu, yiyecek içeceklerinin temini gibi konuların aksayacağı gerekçesi ile Erdoğan’ı karşılamaya götürülmeleri kararına tepki göstererek kabul etmediler.

Ancak daha sonra bu idari personele AKP’ye yakınlığı ile bilinen TOÇ BİR SEN tarafından baskı uygulandı ve bu sendikaya bağlı Marmaris Orman İşletmeleri Müdürlüğü personeline eğer Erdoğan’ı karşılamaya gitmezlerse 60 saatlik “Yangın nöbet paralarının” ödenmeyeceği söylendi ve bu sendikaya bağlı çalışanlar üzeri kapalı şekilde işleri konusunda da “Uyarıldılar”…

Bunun sonucunda Marmaris Orman İşletme Müdürlüğü’nün “Yangın nöbetinde” bulunan ve o esnada orman yangını ile sahada mücadele veren personelin koordinasyonunu ve iaşesini sağlamakla yükümlü olan personeli mecbur bırakılarak Erdoğan’ı karşılamaya götürüldü.

SORUYORUZ… 

Şimdi buradan AKP’li yetkililere ve AKP’ye yakın TOÇ-BİR SEN’e soruyoruz:

1-Dün gece Marmaris Orman İşletmeleri Müdürlüğü personeli açıkça mobbing uygulanarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı karşılamak için görevlerinden alıkonularak karşılamaya götürülmüşler midir?

2-TOÇ-BİR SEN sendikası haklarını savunmakla mükellef olduğu Marmaris Orman İşletmeleri Müdürlüğü’nde kendisine bağlı personeli “Karşılamaya gelmemesi halinde yangın nöbet paralarının ödenmemesi” ile tehdit etmiş midir?

3-Bu personelin Cumhurbaşkanını karşılamaya gitmesi sonrasında sahada alevler ile mücadele eden orman müdürlüğü personelinin koordinasyonu ve yiyecek-içecek ihtiyaçlarında,iaşelerinde her hangi bir aksama yaşanmış mıdır?

4-TOÇ-BİR SEN dışında her hangi başka bir sendikaya bağlı idari personele de bu baskı yapılmış mıdır? Yapıldıysa bu sendikalara bağlı idari personel de Cumhurbaşkanını karşılamaya “Dikte edilerek” götürülmüş müdür?

________________________________________________________________________________________________

BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞE DESTEK OLMAK İÇİN;

“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan, hiç bir kurum, kuruluş yahut kişiden “Fonlanmadan”, “tam bağımsız” ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan, Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir, DİJİTAL KİTAPLARIMIZDAN (e-kitap) satın alabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi  belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”

DİJİTAL BOOK STORE SANAL KİTABEVİ:

https://www.shopier.com/ShowProductNew/storefront.php?shop=dijitalbookstore&sid=d2FqS25GbkNlRDh0dW5ucjBfLTFfIF8g

YOUTUBE KANALI LİNKİ:

https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w

KRİPTEKS E-DERGİ YILLIK ABONELİK LİNKİ:

https://shopier.com/1354512

HABER ALTERNATİF’İN ANDROİD CİHAZLAR İÇİN ÜCRETSİZ MOBİL UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN:

https://play.google.com/store/apps/details?id=com.haberalternatif.dro

 

 

 

 

Okumaya Devam Et

ÖZEL HABER

BİR “ÇÖKÜŞ”ÜN ANATOMİSİ: TÜRK HAVA KURUMU

Yayınlanma Tarihi:

on

Celal Eren ÇELİK

Tüm Türkiye adeta bir yerlerden “Düğmeye basılmışçasına” alev alev yanar ve orman yangını haberleri peşi sıra pek çok ilden birden gelirken Türk Hava Kurumu ise yeniden tartışmaların odağına oturan kurum oldu.

Zira AKP döneminde THK alanında uzmanı olduğu yangın söndürme ihalelerinden ihale şartnamesinde yapılan bir değişiklik ile saf dışı edilmişti. Yeni ihale şartnamesine göre yangın söndürme uçakları için 5 bin litre su taşıma özelliği şart koşulurken THK’nın elinde olan yangın söndürme uçakları 4 bin 900 litre kapasiteli olduğu için ihalelere katılamaz hale gelmişti.

THK’na atana  kayyum heyeti ise adeta bu sürecin üzerine “Tüy dikerek” kurumun tüm pilot ve teknisyenlerini işten çıkartarak uçakları hangarda çürümeye terk etmişti.

İşte bugün gelinen noktada THK ve THK’nin başında bulunup memleket cayır cayır yanarken “Düğüne gittiğini” açıklayan THK Kayyum Heyeti Başkanı tartışmaların odak noktasına otururken gözden kaçırılan bir nokta var.

Gözlerden kaçan bu nokta ise Türk Hava Kurumu’nun bugün geldiği durumun AKP iktidarı ile birlikte kurumun adının yolsuzluk,zimmet,rüşvet gibi pek çok olaylar ile birlikte anılıp adeta “Sistematik olarak” içinin boşaltıldığı bir sürecin “Sonucu” olması.

Yani THK konusunda bugün kamuoyunun gündemine gelen tartışmalar bir “Sonuç”

Aşağıda okuyacaklarınız ise bir kurumun nasıl olup da içinin boşaltıldığını,hangi ilişkiler ile adeta tarumar edildiğini içiniz burkularak okuyacağınız bir “Trajedi hikayesi”…

Evet “Bu kadar peşrev yeter” diyoruz ve yazımıza geçiyoruz…

***

Tarih yaprakları 18 Ekim 2009’u gösterdiğinde THK 40. Genel Kurulu’nu gerçekleştirmektedir.

Genel Kurul’da THK Isparta Şube Başkanı  Zafer Çağlar ile emekli Hava Pilot Tümgeneral Osman Yıldırım’ın aday olduğu seçimlerde Yıldırım, 441 geçerli oyun 308’ini alarak THK Genel Başkanlığına seçiliyordu…

THK’da yapılan bu Genel Kurul Sonrasında neler yaşanacağından ise Osman Yıldırım’ın başkanlığı için oy kullanan hiçbir delegenin haberi yoktu…

Osman Yıldırım THK Başkanlığı seçilmesinin ardından kısa bir süre geçtikten sonra Türk Hava Kurumu Vakfı’nı kurdurdu.  Zira “Vakıf” demek “Ticari iştirak” demekti.

Osman Yıldırım “Ticareti” sevmişti… Peş peşe şirketler kurmaya başladı. Ancak kurduğu şirketler oğlu Emre Yıldırım başta olmak üzere, eşi ve kantincisi üzerineydi.

Kurulan şirketlere THK’nın en önemli ticari iştiraki olan GÖKÇEN HAVACILIK üzerinden milyonlarca dolar aktarıldı.

Yetmedi Osman Yıldırım oğlu Emre Yıldırım’in 107 bin TL tutarındaki düğün masraflarını da THK bütçesinden karşıladı. Bu para THK’dan Osman Yıldırım’ın oğlu Emre Yıldırım adına kurulmuş olan ASAY SAVUNMA ŞİRKETİ’ne aktarılmış ve düğün harcamaları bu para ile yapılmıştı.

Tüm bunlar devletin resmi MASAK raporlarına giriyordu ve en sonunda THY Denetim Kurulu ve MASAK incelemeleri sonucunda Osman Yıldırım ile oğlu Emre Yıldırım 2 Kasım 2015 tarihinde tutuklanarak hapse konuluyordu.

Bu arada hakkında hazırlanan iddianamede rüşvet ve yolsuzlukla yargılanan Osman Yıldırım’ın 2014 yılında HSYK üyeliğine aday olan Ankara Batı Adliyesi eski Başsavcısı Murat Gökçe’nin ağabeyi Mustafa Gökçe’yi işe alarak THK’da Teftiş Kurulu Başkanı yaptığı ortaya çıktı.

Murat Gökçe, 15 Temmuz’daki darbe girişiminin ardından HSYK tarafından açığa alınırken ağabeyi Mustafa Gökçe ise yeni THK Başkanı Kürşat Atılgan tarafından önce Gökçen Havacılık’a gönderildi.

Kaynak:Bağımsız Havacılar internet sitesi-FETÖ’CÜLER TÜRK HAVA KURUMU’NDA CİRİT ATMIŞ başlıklı haber-27 Temmuz 2016

Ancak Osman Yıldırım hapisteyken de THK’ya “Atamalar” yapmayı sürdürüyordu!

Osman Yıldırım kurduğu THK VAKFI’nda 2020 yılına kadar devem eden Mütevelli Heyeti Başkanlığı yetkisini kendi eline almıştı. Buradaki yetkisi ise gerek THK Üniversitesi gerekse THK’ya atama yapmasına olanak veriyordu.

İşte hapse girmesine rağmen bu görevinden istifa etmeyen ve yetkileri elinde tutmaya devam eden Osman Yıldırım hapishaneden verdiği talimatlar ile kardeşi İbrahim Yıldırım’ın “Ballı maaş” ile THK Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başdanışmanı, eşinin estetik doktoru olan Tacettin Güçer’i ise THK Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı olarak atıyordu! Tacettin Güçer ise FETÖ’nün en önemli yüksek öğretim kurumu olan ve 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında kapatılan TURGUT ÖZAL ÜNİVERSİTESİ’nde Anabilim Dalı Başkanı’ydı!

Bu arada kuruluşundan itibaren THK Üniversitesinde ve tabii ki Osman Yıldırım döneminde Rektör olan isim Prof. Dr. Ünsal Ban’dı.

THK vakıf üniversitelerinde maksimum Rektör o dönem için 25 bin TL alırken Prof.Dr. Ünsal Ban’a “Ek dersler ile birlikte” tamı tamına 110 bin TL aylık maaş ödüyordu.

2015 yılında Prof.Dr. Ünsal Ban AKP’den milletvekili adayı olmak için görevinden istifa etti ama listeye alınmadı. Ancak AKP’de 2015 yılında Erzurum’dan Milletvekili adayı olan bir başka isim daha vardı: Zehra Taşkesenlioğlu…

Zehra Taşkesenlioğlu 2015 seçimlerinden başlayarak AKP’nin Erzurum Milletvekili seçildi,parti içerisinde giderek yükseldi,etkinliği arttı ve en sonunda AKP MKYK üyesi seçildi.

Zehra Taşkesenlioğlu 29 Nisan 2019 tarihinde görkemli bir düğünle evlenirken nikah şahitleri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Aile Ve Sosyal Politikalar Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk,  Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Eski TBMM Başkanları Binali Yıldırım, İsmail Kahraman, Sağlık eski Bakanı Recep Akdağ, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz, eski Kalkınma Bakanı Lütfü Elvan, eski Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli ve Fatma Betül Sayan Kaya oluyordu.

Şimdi “Arkadaş sen bize THK’yı anlatıyordun bize ne Zehra Hanım’ın düğününden,Allah mutlu mesut etsin” diyorsunuz büyük ihtimalle ama kazın ayağı öyle değil…

Zira Zehra Taşkesenlioğlu o gece THK Üniversitesinin “110 Bin TL” maaş alan rektörü Prof.Dr. Ünsal Ban ile evleniyordu!

Bu arada Zehra Taşkesenlioğlu’nun ağabeyi, Ünsal Ban’ın kayınbiraderi olan Ali Fuat Başkesenlioğlu’nun ise eski HALK BANK Genel Müdürü, yeni Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı olduğunu hatırlatalım…

Ayrıca CEO’luğunu ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eski başdanışmanlarından Ömer Özbay’ın yaptığı VERUSA HOLDİNG’in ise başta Tokat olmak üzere Türkiye’de pek çok altın madeni iletmesinin sahibi olduğunu ve Prof.Ünsal Ban’ın bir dönem VERUSA HOLDİNG’in Yönetim Kurulu üyesi olduğu da dip not olarak buraya bırakalım.

Peki bu hakkında tonla “Şaibe” iddiası olan ve bu iddialar belgeler ile devletin raporlarına yansıyan THK Başkanı Osman Yıldırım’a ne oldu dersiniz?

Yaklaşık 1 sene tutuklu kaldıktan sonra birden bire serbest bırakıldı. Ama hakkındaki davalardan aklanmadı, hakkında kamu davası açıldı.Yargılanma süreci devam etti.

Hakkındaki tüm bu iddialar ve devletin resmi belgelerine yansıyan yolsuzluk ve usulsüzlüklere rağmen kendisi 2018 yılında, hakkındaki hukuki süreç devam ederken THK’ya yeniden Genel Başkan adayı oldu!

Şaka gibiydi ama bu memlekette bu yaşandı..

THK açıkça “Soyuluyordu”…

***

2015 yılı THK için önemli bir yıldı zira THK yeni Genel Başkanını belirleyecekti…

Osman Yıldırım’ın kuruma verdiği büyük zararın yeni yönetim tarafından düzeltileceğine olan büyük bir inanç vardı.

Ve 11 Ekim 2015 tarihinde yapılan Genel Kurul’da geçerli oyların 324’ünü alan Kürşat Atılgan THK’nın yeni Genel Başkanı olarak seçiliyordu.

THK Kurumuna Genel Başkan olan Kürşat Atılgan TSK’dan Hava Tümgeneral olarak emekli olduktan sonra MHP Milletvekilliği yapan bir isimdi.

Kürşat Atılgan göreve gelir gelmez THK’daki tüm yetkileri kendisinde topladı.

Kürşat Atılgan döneminde THK’da “Enteresan” şeyler de olmaya başladı.

THK Üniversitesi Mütevelli Heyeti’ne SBK Holding’in sahibi Sezgin Baran Korkmaz dahil edildi. Kürşat Atılgan’ın oğlu Buğrahan Korkmaz ise Sezgin Baran Korkmaz’a ait BORAJET’te çalışıyordu!

Kürşat Atılgan THK Üniversitesi için ilginç bir isim önerdi: Eski MHP Milletvekili Prof.Dr. Alim Işık.

Alim Işık ismi neden enteresan diyecek olursanız bu “Enteresanlığı” Işık’ın özellikle vekilliği döneminde FETÖ’ye karşı yaklaşımında ve açıklamalarında bulmak mümkün.

Prof.Dr.Alim Işık MHP Milletvekiliyken 12.12.2014 tarihinde Meclis Başkanlığına verdiği soru önergesinde Fettullah Gülen cemaati bir sivil toplum kuruluşudur ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti bu cemaat için usulsüz, hukuk dışı ve haksız suçlamalar yapıp suç üretmektedir.’ Bu cemaatin mensupları için ise; “suçlu gösterilerek cezalandırılması amacıyla Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti tarafından sahte delil ve belgelerle hizmet hareketine kumpas kurulmaktadır. Cemaatler ve tarikatlar üzerinde operasyon yapmak isteyen zavallı anlayışı anlamakta güçlük çekiyorum.” ifadelerini kullanıyordu…

Prof.Dr. Alim Işık’ın “FETÖ’cü” olduğuna dair iddialar yüksek sesle dile getirilmeye başlanınca YÖK 14 Aralık 2016 tarihinde “Görülen lüzum üzerine” görevden alındığını açıkladı.

Peki Prof.Dr. Alim Işık’a ne mi oldu?

Kendisi 2019 yerel seçimlerinde MHP’nin Kütahya Belediye Başkan adayı oldu ve seçimleri kazanarak Kütahya Belediye Başkanlığı koltuğuna oturdu…

Prof.Dr.Alim Işık THK Üniversitesi’ne rektör olmuş, FETÖ’nün parasını Türkiye’de aklayan Sezgin Baran Korkmaz THK Üniversitesi’ne “MÜTEVELLİ HEYETİ BAŞKANI” olarak atanmıştı. Kürşat Atılgan’ın oğlu da SBK’nın şirketi BORAJET’te üst düzey görevdeydi…

İşte bu Sezgin Baran Korkmaz’ın işe dahlinin sırrını çözemeyen okurlarımız için THK gayrimenkullerine bakmalarını öneriyoruz. Zira o dönemde Kürşat Atılgan döneminde SBK üzerinden 65 gayrimenkulün usulsüz şekilde satıldığı iddiaları arş-ı alaya çıktı.

Ama Kürşat Atılgan dönemindeki “Enteresanlıklar” bununla da sona ermedi.

Atılgan tek elde topladığı yetkiler sonrasında kimseye danışmadan ODEA BANK ile çeşitli kredi anlaşmaları imzaladı.

Anlaşma imzalandı paralar alındı alınmasına ama ödeme zamanı geldiğinde THK paraları ödemedi. ODEA BANK ise buna karşılık THK’nın paha biçilemeyen gayrimenkullerine icra işlemi başlattı zira kredi bu gayrimenkullerin ipotek gösterilmesi ile alınmıştı.

Ancak ODEA BANK’ın başlattığı icra işlemlerinde de bir tuhaflık vardı. Şöyle ki; ODEA BANK THK2ya verdiği ve ödenmeyen 11 farklı kredi için TL olarak verilen krediler için ana para yanında %42.02, Dolar bazlı alınan krediler için ise %28 temerrüt faizi istiyordu.

Ancak bankanın bu istediği yasal olarak mümkün değildi zira 2018 itibariyle Dolar bazlı kredilere yasal olarak en fazla %2,65, TL bazlı kredilere ise en fazla %9 temerrüt faizi talep edilebiliyordu.

KAYNAK: ALİ AVCU-04.08.2019-THK,ODEABANK MESELESİ.İŞTE YALANLAR VE GERÇEKLER başlıklı makale-toplumsal.com.tr

Tabii siz şimdi “Olur mu canım öyle şey. O kadar da değil Kürşat Atılgan ve yönetimi hemen duruma itiraz etmişler ve bu haksız paranın THK’dan tahsilini engellemiştir” diyorsunuz eminim…

Ama öyle olmadı… Kürşat Yıldırım bırakın bunu engellemeyi, THK’nın hukuk müşavirlerini harekete geçirmek için tek bir girişimde dahi bulunmadı…

04.01.2017 tarihinde ise Kürşat Yılıdırım hakkında Ankara Sulh Ceza Hakimliği”Üzerine atılı suçlar gerekçesi” ile yurtdışına çıkış yasağı koydu.

THK’nın içi boşaltılmaya devam ediyordu…

***

13 Ekim 2018 tarihinde ise THK’nın yeni genel başkanı olarak Emekli Hava Pilot Tümgeneral Betan Nogaylıoğlu seçildi.

Nogaylıoğlu Balyoz kumpası mağduru bir paşa olarak biliniyordu….

Nogaylıoğlu Paşa göreve gelir gelmez 73 FETÖ iltisaklı personel ile THK’nın yollarını ayırdı,borçları yapılandırdı, ODEA BANK kredisi konusunda itirazlarda bulundu…

Ama Nogaylıoğlu da özellikle THK Üniversitesi konusunda AKP ile adeta kol kola girmişti.

Nogaylıoğlu döneminde THK Genel Sekreterliği görevine getirilen Refet Yavuz tüm yetkileri eline aldı ve THK Üniversitesi’ni adeta “Dizayn” etti.

Rafet Yavuz’un THK Genel Başkanı Bertan Nogaylıoğlu tarafından göreve getirilmesinin ardından kendisine devredilen yetkiler sonrasında eline aldığı büyük kuvvetle birlikte ilk icraat olarak Türk Hava Kurumu’nun Üniversitesi olan Türk Hava Kurumu Üniversitesi’ne “El atmak” oldu…

Yapılan bu hamle sonrasında ise Türk Hava Kurumu Üniversitesi Mütevelli Heyeti “Bambaşka bir kimliğe” büründü.

ÜNİVERSİTE DEĞİL,AKP’NİN ARKA BAHÇESİ!

Rafet Yavuz’un talimatları ve THK Bakanı Bertan Nogaylıoğlu’nun onayları ile yendien dizayn edilen Türk Hava Kurumu Üniversitesi Mütevelli Heyeti adeta AKP’nin “Arka Bahçesine” dönüştürüldü…

Mütevelli Heyeti Başkanlığı’nı doğal olarak THK Genel Başkanı Bertan Nogaylıoğlu yaparken üniversitenin asıl “Dizaynını yapan” Rafet Yavuz başta kendisini Mütevelli Heyeti içerisine soktu.

Sonrasında ise AKP “referanslı” isimler Türk Hava Kurumu Üniversitesi Mütevelli Heyeti’ne seçildi…

THK Üniversitesi’nin nasıl AKP’nin “Arka Bahçesi” haline getirildiğini daha da net anlamak için mütevelli heyetindeki isimlere yakından bakmak gerekmekte.

 İşte o isimler:

İhsan ŞENER: 24. ve 25. dönem AKP Ordu Milletvekili. 2016  yılı Ocak ayında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Başdanışmanlığına getirildi.

Mehmet Veysel Yayan: Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Müsteşarı

Ömer Bülent Arslan: AKP döneminde Atatürk Orman Çiftliği Genel Müdürü ve 2014 yerel seçimlerinde Muğla AKP Büyükşehir Belediye Başkanı Aday Adayı

 Şinasi Kazancıoğlu: AKP’nin Cumhur İttifakı’ndaki ortağı MHP’nin 2015 7 Haziran ve 1 Kasım Milletvekili seçimlerindeki Malatya milletvekili adayı

 Sadık Karayel: 31 Mart 2019 Yerel seçimlerinde AKP Ankara Altındağ Belediye Meclis Üyesi aday adayı

Ancak THK’de AKP’ye verilen tavizler de kurumun “Uçuruma yuvarlanmasını” engelleyemedi.,

Bir süre sonra önce Yönetim Kurulu üyelerin neredeyse tamamı istifa etti…

Bu esnada THK her sene ihalesini aldığı yangın söndürme ihalesi işinden yapılan ve yazının başında belirttiğimiz ihale şartnamesi oyunu ile diskalifye edilmiş,en önemli gelir kalemini kaybetmiş, yolsuzluk ve usulsüzlükler nedeni ile gırtlağa kadar borca batmıştı.

Ama her nedense AKP bu olan biteni görmezden geliyor, kurumun bu gidişatına hiç müdahale etmiyordu.

Ve en sonunda 16 Ekim 2019 tarihinde AKP iktidarı THK’ya kayyum atadı.

Kayyumlar ise Ahmet Davutoğlu’nun seçim hükümetinde Gümrük ve Ticaret Bakanı olan Cenap Aşçı, AKP döneminde yüzlerce dek delinen KAMU İHALE KANUNU’nun uygulayıcısı olan Kamu İhale Kurumu’nun tam da AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılındaki Başkan Vekili olan Adnan Zengin ve Milli Emlak eski Genel Müdürü Abdullah Kaya olarak atandı.

Abdullah Kaya ise Milli Emlak Kurumu Genel Müdürlüğü döneminde AKP’nin gözbebeği, Bilal Erdoğan’ın Mütevelli Heyeti’nde olduğu TÜRGEV’e Bursa Nilüfer’de “Hazineden” arazi tahsisi yapan isimdi…

THK ÜNİVERSİTESİ MÜTEVELLİ HEYETİ DE YANDAŞLAR GEÇİDİ…

Tabii THK Üniversitesi’nin Mütevelli Heyeti de adeta bir yandaşlar geçidi.

Mütevelli Heyetindeki Dr. Veysel Yayan AKP’nin 2017’de Bilim,Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Müsteşarı olarak atadığı bir isim.

Bir diğer Mütevelli Heyeti Üyesi ise AKP’nin Devlet Hava Meydanları İşletmesi’ne KURUMSAL İLETİŞİM DAİRE BAŞKANI olarak atadığı Veysel Nafiz Aksu…

Bir başka Mütevelli Heyeti Üyesi TCDD eski Genel Müdür Yardımcısı ve MHP’nin Malatya Milletvekili Adayı ve Malatya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olan Doç.Dr. Fikret Şinasi Kazancıoğlu…

Mütevelli Heyeti içerisindeki bir başka tanıdık isim ise en son Paramounth Otel’de kalması ile gündeme gelen Sivil Savunma Sanayii Müsteşarı İsmail Demir. Demir AKP’nin en “Kilit” bürokratlarından birisi olarak gösterilmekte.

Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı’nın pil ve batarya üretimi yapan iştiraki ASPİLSAN A.Ş Genel Müdürü olan İsmail Hakkı Doğankaya da Mütevelli Heyeti’ndeki bir başka isim. Türk Silahlarını Güçlendirme Vakfı ise TSK ile organik bağı olan ve Mütevelli Heyeti Başkanlığını Cumhurbaşkanı olarak bizzat Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı ve Kara Kuvvetleri Komutanı Ümit Dündar ve Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın da yönetiminde olduğu bir vakıf.

VE THK FELÇ EDİLDİ…

Bu kayyum heyeti ile THK adeta felç edilirken, THK’ya ait yangın söndürme uçakları hangarlarda çürümeye terk edildi,pilotları işten çıkartıldı, kayyumunun başı ülke alev alev yanarken düğüne gitti…

Peki neden yapılıyor tüm bunlar THK’ya diyecek olursanız yine dönün ve Türkiye’nin belki de gayrimenkul konusunda en zengin kurumlarından birisi olan THK’nın elindeki son derece değerli gayrimenkullere bakın deriz…

Daha geçtiğimiz günlerde onlarcası satışa çıkartılan bu gayrimenkuller size bir fikir verebilir…

Ne dersiniz, “Niye yapılıyor tüm bunlar THK’ya?”

________________________________________________________________________________________________

BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞE DESTEK OLMAK İÇİN;

“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan, hiç bir kurum, kuruluş yahut kişiden “Fonlanmadan”, “tam bağımsız” ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan, Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir, DİJİTAL KİTAPLARIMIZDAN (e-kitap) satın alabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi  belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”

DİJİTAL BOOK STORE SANAL KİTABEVİ:

https://www.shopier.com/ShowProductNew/storefront.php?shop=dijitalbookstore&sid=d2FqS25GbkNlRDh0dW5ucjBfLTFfIF8g

YOUTUBE KANALI LİNKİ:

https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w

KRİPTEKS E-DERGİ YILLIK ABONELİK LİNKİ:

https://shopier.com/1354512

HABER ALTERNATİF’İN ANDROİD CİHAZLAR İÇİN ÜCRETSİZ MOBİL UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN:

https://play.google.com/store/apps/details?id=com.haberalternatif.dro

Okumaya Devam Et







Popüler

%d blogcu bunu beğendi: