Sosyal Medya Hesaplarımız

SİYASET

PARLATILAN BİR YILDIZ, BİR “PUZZLE” VE KILIÇDAROĞLU’NUN “TERCİHLERİ”

Yayınlanma Tarihi:

on

Celal Eren ÇELİK

Şimdi sizlerle bir “Puuzle” tamamlayacağız…O nedenle yazımızı okurken parçaların etrafa saçıldığını, dağıldığını, birbiri ile alakasız olduğunu düşünmeyin. Zira her bir yazdığımız parça “Puzzle”ın bir diğer parçasını tamamlayacak…

O zaman haydi başlayalım efendim…

***

Tarih yaprakları 10 Kasım 2009’u göstermektedir…

Tüm Türkiye Ulu Önder,Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ölüm yıl dönümünde bir kez daha hüzne ve kedere boğulmuş, yasını tutmaktadır…

Tam da o gün Türkiye’nin en çok okunan gazetelerinden birisinde bir köşe yazısı yayınlanacaktır…

Bugün 10 Kasım 2009

Çok anlamlı bir gün!

*** 

Birinci Varna Zaferi’nin 565’inci yıldönümü…

Varna Zaferi deyip geçmeyin…

Bizans’ın, Balkanlardan ve Avrupa’dan ümidini kesmesine, yıkılacağı günleri beklemesine sebep oldu; İstanbul’un fethine zemin hazırladı.

*** 

Bugün 10 Kasım 2009 Kırklareli’nin kurtuluşunun 87’nci yıldönümü…

Kırklareli’nin kurtuluşu nedeniyle başlayan “Kurtuluş Futbol Turnuvası” dün sona erdi.Bugün dereceye giren takımlara ödülleri verilecek.

*** 

Bugün 10 Kasım 2009

81 yıl önce bugün Hirohito Japonya’nın 124’üncü imparatoru oldu.”…

gibi ifadeler ile devam eden bu köşe yazsısında Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ile ilgili tek satır olmadığı gibi köşe yazsısı şu ifadeler ile noktalanmaktadır:

“Bugün 10 Kasım 2009

71 yıl önce bugün yani 1938’de Türkiye’de ulusal yas ilan edildi.

Niye mi?

Boş verin.

“Ölenle ölünmez.”

Ha ufak da bir “uyanıklık” vardı yazıda alta bir not iliştirilmişti: Tırnak içindeki kelimelerin dönemin Meclis Başkanı ve TBMM Başkanı’na ait olduğu belirtiliyordu…

***

Tarih yaprakları 19 Ocak 2007 göstermektedir…

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink bir suikast sonucunda hayatını kaybediyor, daha sonra bu suikastın arkasında pek çok “Derin ilişkinin” yattığını Türkiye öğreniyordu…

3 Temmuz 2011’de yapılan Şike Operasyonu’nun nasıl bir kumpas olduğu daha sonra ortaya çıkıyordu…

İşte tüm bu kumpaslarda, suikastlarda ön plana çıkan, bu derin ilişkilerinden ve kumpaslardaki sorumluluğundan ötürü tutuklanan kişi aynıydı: Dönemin Emniyet İstihbarat Dairesi C Şubesi Müdürü olan, FETÖ’nin meşhur Ergenekon ve Balyoz kumpas davalarının “mimarı” olan Ali Fuat Yılmazer…

Hatta bakınız aynı Ali Fuat Yılmazer şike kumpası ile ilgili 2018’de tutuklu olarak yargılanırken FETÖ’yü hangi ifadeler ile savunuyor:

“Tüm meslek yaşamım dini motifli terör örgütleri üzerine olmuştur. Fetullah Gülen grubu terör örgütü değildir. 15 Temmuz’un delillerine vakıf değilim. O faaliyet terör faaliyetidir ama kimin yaptığına dair çok ciddi şüphelerim var.” 

***

15 Temmuz Darbe girişimi olmamış…Ülkede FETÖ cirit atıyor, en güçlü oldukları dönem.Adeta FETÖ ile AKP kolkola ülkeyi beraber yönetiyorlar…

İşte o dönemde FETÖ’nün medyada en çok sevdiği isim, kendilerine güzelleme üzerine güzelleme yapan,Pensilvayna’da “Hocaefendiyi” özel olarak ziyaret eden, kalemini FETÖ için kılıç gibi kullanan, ekranlarda Fethullah Gülen övgüleri düzen hatta 17/25 Aralık sonrasında FETÖ-AKP çıkarları ters düşüp çatışmaya başlayınca FETÖ’den yana safını en net biçimde ortaya koyan Nazlı Ilıcak…

İşte o Nazlı Ilıcak ile FETÖ’nün Balyoz-Ergenekon kumpaslarının “Mimarı” istihbaratçı polis şefi Ali Fuat Yılmazer görüşüyorlar, yemekler yeniyor, röportajlar yapılıyor. FETÖ’nin polis şefi Nazlı Ilıcak tarafından parlatılıyor,”Operasyonel” haberler yapılıyor…

Devam edelim “Puzzle” parçalarını yazmaya efendim…

***

Tarih yaprakları bu kez 2012 yılının Ekim ayını göstermekte…

Şimdilerin “FETÖ Firarisi” olan Akın İpek‘in satın aldığı KANALTÜRK‘e yapılan bir “Transfer” ve başlayacak yeni bir program özellikle FETÖ medyası tarafından parlatılmaya başlanıyor…

O program ve “Transfer” o dönem çok konuşuluyor… Programı yapan isim iyice “Yıldızlaştırılıyor”.

Devam edelim…

***

Bu kez sizlerle 2012 yılının Kasım ayına gideceğiz…Yani KANALTÜRK‘teki o “Transferin” parlatılma operasyonundan sadece 1 ay sonraya…

Enver Aysever‘in o dönem CNN Türk‘te yapmış olduğu AYKIRI SORULAR programında konuk ünlü inşaatçı,iş adamı Ali Ağaoğlu…

Enver Aysever “Aykırı” biçimde, bodoslama soruyor: “Medyada beslediğiniz gazeteciler var mı?”

Ali Ağaoğlu hiç duraksamadan cevap veriyor: “Evet var… ” Ve bir de isim veriyor. Ağaoğlu bu isim için “Dostumdur” demeyi de ihmal etmiyor…

***

Tarih yaprakları 2016 tarihini göstermekte…

Beşiktaş Kulübü sıkıntılı bir dönemden geçiyor bu arada Fikret Orman başkanlığında kulüp yeni bir yapılanmaya gidiyordu. İşte tam da bu tarihlerde Başkan Fikret Orman’ın listesine 38 yaşında genç bir gazeteci önce yedek listeden, sonra asil yönetim kurulu üyesi olarak giriyor Beşiktaş’ın “İLETİŞİMDEN SORUMLU” Yönetim Kurulu Üyesi oluyordu.

Sonra bu isim 2020 yılına kadar bir daha o koltuktan hiç kalkmayacaktı…

***

Medya dünyasında “Parıl parıl” parlayan ve “Parlatılan” bir genç gazeteci “KADA” sına göre dergi çıkartmaya başlayacaktı…”FİT” adamdı kendisi “FİTBOL”u da çok sevdi,TARİH de bir başka merakı olunca bir de bakmış elinde 3 dergisi birdfen olan bir medya patronuna dönüşmüştü.

Bu arada yerel seçimler sonrası İBB seçimlerini Ekrem İmamoğlu kazanınca bu “Parlak” gazetecimiz de Ekrem Bey ile samimiyeti geliştirmiş,Ekrem Bey de sık sık bu gazetecimize açıklama yapar hale gelmiştir.

***

Ve efendim gelelim Kılıçdaroğlu’na…

Kemal Kılıçdaroğlu geçtiğimiz günlerde HABER GLOBAL’de Candaş Tolga Işık’ın sunduğu AZ ÖNCE KONUŞTUM isimli programa konuk oldu.

Arkasından Muhafazakar İmam Hatipliler Derneği yönetimi ile ZOOM uygulaması üzerinden bir araya geldi.

Bugün de DEVA PARTİSİ’ni ziyaret edip Ali Babacan ile buluştu.

“EE,ne var  bunda kardeşim?” derseniz iki dakika müsaadenizi isteyelim…

***

Şimdi efendim başlayalım “Puzzle” parçalarını toplamaya…

10 Kasım 2009 tarihli Atatürk’ün adının dahi anılmayıp, yazının sonunda da “Ölenle ölünmez” denilen yazı vardı ya? İşte o yazıyı Posta Gazetesi’ndeki köşesinde kaleme alan isim Candaş Tolga Işık‘tı.

Hrant Dink’in öldürülmesinde parmağı olan,Balyoz-Ergenekon-3 Temmuz kumpaslarının “Mimarı”, FETÖ’nün en önemli polis şeflerinden Ali Fuat Yılmazer ile Nazlı Ilıcak’ın yemeklerinden, röportajlarından bahsetmiştik ya.. İşte Nazlı Ilıcak ile Ali Fuat Yılmazer’i tanıştıran da, o yemeklerde, o röportajlarda bizzat bulunan isim de Candaş Tolga Işık‘tı…

FETÖ firarisi Akın İpek’in kanalı KANALTÜRK’e “Transferi” sonrası medya tarihinin en büyük “Parlatma” operasyonlarından birisi ile “Yıldız” haline getirilen ve kanal FETÖ’den kapatılana kadar burada “BUNU KONUŞALIM” programını hazırlayıp sunan isim de Candaş Tolga Işık’tı…

Hani Ali Ağaoğlu’nun Enver Aysever’in Aykırı Sorular programında “Beslediğini” söyleyip ismini verdiği gazeteci de Candaş Tolga Işık‘tı…

Beşiktaş da “Yedekten” girdiği listede asil yönetim kurulu üyeliğine getirilen de Candaş Tolga Işık‘tı,3 dergi ile medya patronu olan da…

***

İşte efendim memlekette başka gazeteci, başka programcı kalmamış gibi CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu gitti bu Candaş Tolga Işık‘ın programına katıldı…

Ne sosyal medyada izlendi bu program,ne AB ve TOTAL’de ilk 10’a girebildi…

Pek, bu ülkede röportaj verecek başka gazeteci mi kalmamıştı? Yoksa Kılıçdaroğlu gayet “Stratejik” bir tercih mi yapmıştı?

Sorunun cevabı “Görmek isteyen gözler” ve “İdeolojik körlük” hastalığından muzdarip olmayanlar için gayet açık aslında : Kılıçdaroğlu bir “Tercih” tavrı koydu önümüze ve aslında işin tam da bu kısmı önemliydi.

Ve o “Tavrın” gereği olarak da sonrasında Muhafazakar İmam Hatipliler Derneği yöneticileri ile ZOOM üzerinden bir araya geldi, yöneticilerin birisi saygısızca karşısında elma-armut soyup yedi, CHP Genel Başkanlığı makamını rezil etti, sonrasında da bugün gitti AKP döneminde ortak olduğu bütün hataları “Memlekete önemli hizmetleri vardır” diyerek tek cümle ile temize çektiği Ali Babacan ile görüştü.

Kılıçdaroğlu “Dostları” noktasında yaptığı “Tercihlerin” gereğini ve “misyonu” gereği üzerine düşenleri yapıyor… Ve o misyon AKP iktidarının yerine geçmek falan değil bizatihi bu iktidarın meşru zeminde devamını sağlamak.

Siz hala Kılçdaroğlu’nun “TERCİHLERİNİN” muhalefet olduğunu mu sanıyorsunuz yoksa?

 

1 Yorum

1 Yorum

  1. İsmet turan

    9 Ekim 2020 at 10:39

    Helal olsun Celal bey sayenizde gerçekleri öğreniyoruz,kaleminiz keskin olsun, ulu tengri sizi kollasın

Bir Cevap Yazın

SİYASET

İŞTE ÇARPICI ANKETİN SONUÇLARI

Yayınlanma Tarihi:

on

MAK Danışmanlık tarafından gerçekleştirilen “Türkiye’nin Gü-ndemi Araştırması” Ekim ayı sonuçları çarpıcı anket verilerini ortaya koydu.

Türkiye’nin 30’u Büyükşehir olmak üzere 61 ilinde 2850 kişi ile yüz yüze görüşme yöntemi ile gerçekleştirilen anket CUMHUR İTTİFAKI’nın “Muhalefet Bloğu” karşısında geriye düştüğünü ortaya koydu.

“Yarın Genel Seçim Olsa Oyunuzu Hangi Partiye Verirdiniz?” sorusuna ankete katılan vatandaşları  % 33,1’i AKP,%21,4’ü CHP, %10,1’i İYİ PARTİ, % 7,7’si HDP, %7,6’sı MHP, %2,1’i GELECEK PARTİSİ, %1,9’u DEVA PARTİSİ, %1,3’ü SAADET PARTİSİ şeklinde cevap verdi.

Ankette kararsızların oranı ise %13 olarak belirlendi.

Kararsız oylar dağıtılmadan önce AKP ve MHP’den oluşan Cumhur İttifakı’nın toplamdaki oy oranı %40,7 olurken, CHP-İYİ PARTİ-SAADET PARTİSİ’nden oluşan Millet İttifakı’nın oy oranı ise toplamda % 32,8 oldu.

Ancak bu oylara Millet İttifakı’nı dışarıdan destekleyen HDP‘nin %7,7’lik oy oranı da eklendiğinde AKP-MHP bloğu karşısındaki bloğun oy oranı %40,5 oldu.

AKP’den ayrılarak yeni parti kuran Ahmet Davutoğlu‘nun GELECEK PARTİSİ ve Ali Babacan’ın DEVA PARTİSİ’nin de “Muhalif blokta” yer aldığı ve bu 2 partinin toplam oy oranının da %4 olduğu göz önüne alındığında, Millet İttifakı ve bu ittifakı oluşturan partiler dışında kalan HDP,GELECEK PARTİSİ ve DEVA PARTİSİ’nin de dahil olduğu “Muhalif Bloğun” toplam oyu %44,5 olarak ortaya çıktı…

“KARARSIZLAR” DAĞITILDIĞINDA TABLO…

MAK Araştırma tarafından gerçekleştirilen ankette kararsızlar eşit olarak dağıtıldıktan sonra ise oy oranları şu şekilde gerçekleşti:

AKP %38

CHP %24,6

İYİ PARTİ %11,6

HDP %8,8

MHP %8,7

GELECEK PARTİSİ %2,4

DEVA PARTİSİ %2,3

SAADET PARTİSİ % 1,4

DİĞERLERİ %2,2

Kararsızlar dağıtıldığında ise AKP ile MHP’nin oluşturduğu Cumhur İttifakı’nın oy oranı toplamda % 46,7’yi buluyor.

CHP-İYİ PARTİ ve SAADET PARTİSİ’nden oluşan Millet İttifakı’nın oy oranı ise %37,6 oranında.

Ancak HDP’nin Millet İttifakı’na dışarıdan desteği düşünüldüğünde Millet İttifakı’nın oy potansiyeli kararsızlar dağıtıldıktan sonra %45,4’ü buluyor.

AKP’den ayrılarak kuruldukları için AKP ile MHP’nin oluşturduğu Cumhur İttifakı’nın doğal olarak karşısında olan GELECEK ve DEVA PARTİ’lerinin toplam oyu ise kararsızlar dağıtıldıktan sonra %4,7.

GELECEK ve DEVA PARTİ’lerinin toplam oy oranını da AKP-MHP “Bloğu” karşısındaki geniş “Muhalif Bloğa” eklenildiğinde iktidar karşısındaki muhalif bloğun toplam oy oranı %50,1 oluyor ve iktidar bloğu “Muhalefet Bloğunun” %4,5 gerisinde kalmış oluyor.

ÜLKEDEKİ EN BÜYÜK SORUN EKONOMİ

Ankette vatandaşların %44’ü yarın bir referandum yapılsa Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem için oy kullanacağını ifade ederken, %37’lik kesim ise Cumhurbaşkanlığı Hükümet Modeli oy kullanacağını belirtti.

“Ülkenin En Önemli ve Öncelikli Sorunu Nedir?” sorusuna ise vatandaşlar açık ara farkla %41 oranında “Ekonomik Sorunlar” şeklinde yanıt verirken, vatandaşların %23’iü bu soruya “Pandemiye Bağlı Sorunlar”, %11’lik kesim ise Ege-Doğu Akdeniz-Azerbaycan gibi sınır ötesi sorunlar cevabını verdi.

 

Okumaya Devam Et

SİYASET

ERDOĞAN VE TATAR’DAN ORTAK BASIN AÇIKLAMASI

Yayınlanma Tarihi:

on

KKTC’nin yeni Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ortak açıklama yapıyor.

Erdoğan açıklamasında “Türk tarafı Kıbrıs’ta adil,kalıcı ve sürdürülebilir bir çözümden yanadır” ifadelerini kullandı…

Erdoğan “Türkiye olarak Kıbrıs’ta acil bir çözümden yanayız.Rum tarafı Kıbrıs halkını eşit ortak olarak görmüyor. Rum tarafı, kendi yönetimi altında azınlık olarak gördüğü Kıbrıs Türkleri’nin haklarını gasp ediyor.

Gelinen noktada müzakerelerin vakit kaybı olacağını görüyoruz.Türkiye Kıbrıs’ta adil iki devletli bir çözümden yanadır.” ifadelerini kullandı.

Erdoğan ayrıca Akdeniz’de Türkiye’yi hesaba katmadan çözüme ulaşılamayacağını vurguladı.

Erdoğan Doğu Akdeniz’deki mevcut durumun müsebbibinin de 2003’ten bu yana Türkiye’nin uyarılarını dikkate almayan Rum Yönetimi ve Yunanistan olduğunu belirtti.

Ortak basın açıklamasında KKTC’de geçtiğimiz günlerde yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde KKTC’nin yeni Cumhurbaşkanı olarak seçilen Ersin Tatar da Türkiye ile KKTC’nin “Kardeş” devlet olduğunu belirtti.

Türkiye’nin kendilerinin “Ana vatanı” olduğunu ifade eden Tatar “KKTC,sorunun çözülmesi için üzerine düşeni yapıyor. Türkiye’nin önerdiği beşli konferans çözüm için son şans” şeklinde konuştu.

Tatar “Bizin kimsenin hakkında gözümüz yoktur ama halkımızın,milletimizin hak ve hukukunun çiğnenmesine asla razı olmayız” şeklinde konuştu.

Öte yandan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 15 Kasım’da KKTC’ye bir iyarette bulunacağını açıkladı.

Erdoğan,Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’na çağrıda bulunarak “Sayın Çavuşoğlu kapalı Maraş’ta piknik yapalım” dedi.

Okumaya Devam Et

SİYASET

İYİ PARTİ’DEN “ERDOĞAN TELGRAFI” AÇIKLAMASI

Yayınlanma Tarihi:

on

İYİ PARTİ’nin kuruluş yıl dönümü nedeni ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın göndermiş olduğu tebrik mesajı parti içerisinde tartışmalara sebep olurken kamuoyunda da farklı görüşlerin ortaya atılması sonucunu ortaya çıkarmıştı.

Erdoğan’ın İYİ PARTİ’ye göndermiş olduğu “Kutlama telgrafı” bugün basın mensupları tarafından İYİ PARTİ Grup Başkanvekili İsmail Tatlıoğlu’na da soruldu.

TBMM‘de düzenlediği basın toplantısında gazetecilerin konuyla ilgili sorusu üzerine Tatlıoğlu, “Biz zaten millete katkı sunuyoruz. Siyaseti milletin merkeziyle buluşturuyoruz. Milletimiz İYİ Parti’nin kredisini artırıyor. Sayın Cumhurbaşkanı olumlu beklentilerini söylemiş. Biz de olumlu beklentileri yapıyoruz” diye konuştu.

Erdoğan 25 Ekim Pazar günü İYİ PARTİ’in 3. kuruluş yıldönümü nedeniyle gönderdiği mesajda “Vatandaşlarımıza birinci sınıf demokrasi kazandırma mücadelemiz, TBMM’de temsil edilen siyasi partilerimizin destekleriyle devam etmektedir. Bugün 3. yaşını kutlayan İYİ Parti’nin de ‘önce millet-önce memleket’ inancıyla bu sürece gereken katkıyı sunacağına inanıyorum” ifadelerini kullanmıştı.

“ÜMİT ÖZDAĞ’ıIN İHRACI SÖZKONUSU DEĞİL”

Öte yandan geçtiğimiz günlerde bir televizyon kanalında partisinin İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu hakkında “FETÖ’cü” tanımlamasında bulunan ve bu konuda Genel Başkan Meral Akşener’i de uyardığının altını çizen İYİ PARTİ İstanbul Milletvekili Ümit Özdağ’ın partiden ihracı için 81 il başkanının talepte bulunduğu ifade edilmişti.

Özdağ hakkında disiplin kurullarının işletilip işletilmeyeceği ve Özdağ’ın partiden ihracı konusu da İYİ PARTİ Grup Başkanvekili İsmail Tatlıoğlu’na soruldu.

Tatlıoğlu, Ümit Özdağ ile ilgili işletilen her hangi bir disiplin süreci yahut ihraç kararı olmadığını belirtirken  “Partide Ümit Bey’le ilgili bir gündem yok. Biz tamamen millet meseleleriyle ilgileniyoruz. Bugün itibariyle ne partide ne disiplin kurulunda böyle bir gündem yok, yarın da yok. Olunca kamuoyuyla paylaşırız” ifadelerini kullandı.

 

Okumaya Devam Et







Popüler

%d blogcu bunu beğendi: