Sosyal Medya Hesaplarımız

MEDYA

RTÜK CEZASININ GEREKÇESİ:”SUNUCU CİDDİ TEPKİ VERMEMİŞ”

Yayınlanma Tarihi:

on

RTÜK’ün muhalif kanallara verdiği yayın durma ve para cezaları TBMM gündemine taşınırken, RTÜK’ün verdiği cezalara ilişkin Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’dan “Komik” gerekçeler geldi.

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun (RTÜK) FoxTv, Halk Tv, Tele 1, Habertürk  ve KRT’ye art arda verdiği ekran karartma ve milyonluk para cezalarına Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’dan “eşit ve tarafsız değerlendirmeler” savunması geldi. Bakan Ersoy, Habertürk TV’ye verilen idari para ve yayın durdurma cezalarının gerekçesini ise “sunucunun diğer konuklara nazaran ciddi tepki vermemesi”ne bağladı.

TBMM’de RTÜK’ün televizyon kanallarına verdiği cezaları eleştiren ve sorular yönelten CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer’e Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’dan yanıt geldi.

Çakırözer konuşmasında “RTÜK’ün tüm cezaları Halk TV, Habertürk, Fox, Tele1 ve KRT gibi kanallara verirken turkuaz kanallar hakkında binlerce şikayete rağmen ne ceza, ne de rapor var” ifadelerini kullanmıştı. Bakan Ersoy ise yanıtında “Bütün medya hizmet sağlayıcılarının yayınları, hem kamuoyunun hem de yayıncıların menfaat ve değerleri göz önünde bulundurularak tarafsız ve eşit olarak 6112 Sayılı Kanunda yer alan hükümler uyarınca değerlendirilmektedir” dedi.

SUNUCU CİDDİ TEPKİ VERMEMİŞ…

Bakan Ersoy, Habertürk TV’ye verilen son yaptırım kararı hakkında da şaşırtıcı bir gerekçe açıkladı. CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır’ın Tank Palet Fabrikasının özelleştirilmesine ilişkin açıklamaları nedeniyle Habertürk’e verilen 5 kez program durdurma ve en üst sınırdan idari para ceza verilmesini eleştiren Çakırözer’e verdiği yazılı yanıtta Ersoy, “Milletvekilinin açıklamalarına diğer konuklara nazaran program sunucusunun ciddi bir şekilde tepki vermediği ve açık bir şekilde itiraz etmediği” gerekçesiyle ceza verildiğini açıkladı.

Bakan Ersoy’un bu yanıtına tepki gösteren Çakırözer, “Anlaşılıyor ki ne Bakan ne de RTÜK o yayının bandını izlemiş! İzleseler böyle komik bir gerekçe ile bir kanala en ağır cezanın verilmesini savunamazlardı. ‘Konuklarına nazaran ciddi tepki vermemek’ diye bir ceza gerekçesi olabilir mi? Ayrıca izlemeden ceza verdikleri belli. Hem programın sunucusu hem de milletvekili arkadaşımız söylenenin kamuoyuna çarpıtılmadan doğru biçimde aktarılması için ellerinden geleni yapıyor. Bunu görmezden gelerek böylesine komik bir gerekçe ile en ağır cezanın verilmesi o kanal üzerinde siyasi baskı ve sindirme operasyonundan başka bir şey değildir. Sayın Bakanın da önüne konan bu saçma sapan izahati ‘yanıt’ diye yüce Meclis’e gönderiyor olması da ayrı bir komedi” dedi.

ÇAKIRÖZER “BU CEZALARIN NERESİ TARAFSIZ?” DİYE SORDU

Bakanın RTÜK’ün kanallara “tarafsız ve eşit davrandığı” şeklindeki yanıtını ise Çakırözer şu sözlerle değerlendirdi:

“RTÜK üyesi İlhan Taşcı’nın raporu var: Sadece 2020 yılında Halk TV, Tele1, KRT, Fox ve Habertürk’e toplam 54 kez ceza kesilmiş. A Haber, ATV, Kanal7 ve diğerlerinin olduğu kanallara ise sadece 4 kez! Halk TV’ye 5 gün ekran karartma dahil toplam 15 yaptırım.  Tele1’e 5 gün ekran karartma dahil toplam 19 yaptırım. KRT’ye 3 idari para cezası, FOX TV’ye 9 idari para cezası ve  3 ana haber bülteni durdurma cezası. Habertürk’e ise bir yılda 7 yaptırım. İktidarı sorgulayan televizyon kanallarına 2020 yılında 10 milyon TL para cezası kesilmiş. İktidar yanlısı kanallara ise yapılan yüzbinlerce şikayete rağmen sadece 400 bin lira. Tam 50 kat fark var! Bu cezaların neresi tarafsız, neresi eşit? Gerçek habercilik yapan kanallar RTÜK Başkanının bizzat talimatlarıyla, en ağır para cezalarıyla karatma cezalarıyla susturulmak isteniyor. Bu kararların hepsi siyasidir, cezalar haksızdır, hukuksuzdur, ölçüsüzdür. Türkiye’de tarafsız ve eşit medyanın önündeki tek engel RTÜK iken çıkıp ‘Biz tarafsız ve eşit davranıyoruz’ denilmesi milletle alay etmekten başka bir şey değildir.”

________________________________________________________________________________________________

BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞE DESTEK OLMAK İÇİN;

“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan, bağımsız ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan, Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir, DİJİTAL KİTAPLARIMIZDAN (e-kitap) satın alabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi  belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”

DİJİTAL BOOK STORE SANAL KİTABEVİ:

https://www.shopier.com/ShowProductNew/storefront.php?shop=dijitalbookstore&sid=d2FqS25GbkNlRDh0dW5ucjBfLTFfIF8g

YOUTUBE KANALI LİNKİ:

https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w

 

 

Yorum yapmak için tıklayın

Bir Cevap Yazın

MEDYA

HABERTÜRK’TEN İLETİŞİM BAŞKANLIĞINA CEVAP GELDİ:”ÖZÜR GEREKTİRECEK BİR DURUM YOK”

Yayınlanma Tarihi:

on

Habertürk, Fatih Altaylı’nın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın video mesajına dair yazısı nedeniyle ‘kurumsal özür’ isteyen İletişim Başkanlığı’na “Özür gerektirecek bir yön yok” yanıtı verdi.

Habertürk, yazarı Fatih Altaylı’nın köşe yazılarına ilişkin Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın açıklamalarının ardından yazılı bir açıklama yaptı.

Habertürk tarafından yapılan açıklamada “Sözkonusu köşe yazısında Habertürk’ün kurumsal olarak özür dilemesini gerektirecek bir yönün bulunmadığı, ilk yazıdaki yayının banttan yapıldığı ihtimaliyle dile getirilen eleştirilerin de ikinci yazıda yayının canlı yapıldığı bilgisiyle düzeltildiği ve iki yazı birlikte değerlendirildiğinde konunun açıklığa kavuşmuş olduğu tarafımızca değerlendirilmiştir” denildi.

Habertürk’ün yaptığı açıklama şöyle:

“Habertürk yazarı Sayın Fatih Altaylı, 22.07.2021 tarihli Haberturk.com’daki yazısında, Sayın Cumhurbaşkanı’nın 21.07.2021 tarihinde televizyonlarda yayınlanan bayram konuşmasındaki görüntüsüyle ilgili olarak söz konusu konuşmanın banttan yayınladığı kabulünden/ihtimalinden hareketle mevcut haliyle yayını hazırlayanlar, yayına verenlere yönelik ve Sayın Cumhurbaşkanı’nın saygınlığını önceleyen bir bakış açısıyla eleştirilerde bulunmaktadır.
Aynı gün saat 15.00 sıralarında İletişim Başkanlığı Medya Koordinatörü Sayın Mücahid Eker, Ciner Medya Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Tekdağ’la yaptığı telefon görüşmesinde Cumhurbaşkanı’nın konuşmasının Altaylı’nın yazısında belirtildiğinin aksine banttan değil canlı yayınlandığını, söz konusu olumsuz görüntülerin de canlı yayında gerçekleşebilecek insani bir durum olduğunu belirterek düzeltme talebinde bulunmuştur.
Kenan Tekdağ da bu düzeltici bilginin Sayın Altaylı’ya ve Haberturk.com Genel Yayın Yönetmeni Yavuz Barlas’a iletileceğini ve gerekli düzeltmenin yapılacağını belirtmiştir.Nitekim Sayın Altaylı bu düzeltici bilgiyi aynı gün köşesinde yayınlamıştır.
İkinci yazının yayınlanmasını müteakiben Sayın Eker tekrar Kenan Tekdağ’ı arayarak Altaylı’nın ikinci yazısında da uygun olmayan ifadeler bulunduğunu ve ayrıca Fatih Altaylı’nın ya da Habertürk’ün kurumsal olarak özür dilemesi beklentisinde olduklarını ifade etmiştir. Sayın Eker’in ikinci yazıda haklı olarak anlam değişikliğine yol açabileceğini belirttiği kısım anlam açıklığına kavuşturulmuş ancak ortada Habertürk’ün kurumsal olarak ayrıca özür dilemesini gerektirecek bir durumun bulunmadığı kendisine açıkça ifade edilmiştir.
Haberturk.com’da yayımlanan köşe yazıları evrensel gazetecilik ilkeleri doğrultusunda hakaret, tehdit, ayrımcılık, nefret suçları, terör, şiddet, ırkçılık ve suç işlemeye tahrik gibi unsurlar içermediği sürece yazarlarının şahsi görüşleridir ve editoryal özgürlük alanında değerlendirilirler. Ancak yayınlanan köşe yazılarında da gerektiğinde kullanılacak haklı cevap ve düzeltme taleplerine de maksimum özen gösterilir. Diğer hususlar yazarın kendi anlayışı ve okurları ve kamuoyu nezdindeki ilişkisi kapsamındadır.

Bu ilkeler çerçevesinde, söz konusu köşe yazısında Habertürk’ün kurumsal olarak özür dilemesini gerektirecek bir yönün bulunmadığı, ilk yazıdaki yayının banttan yapıldığı ihtimaliyle dile getirilen eleştirilerin de ikinci yazıda yayının canlı yapıldığı bilgisiyle düzeltildiği ve iki yazı birlikte değerlendirildiğinde konunun açıklığa kavuşmuş olduğu tarafımızca değerlendirilmiştir.
Sayın Altaylı’nın ilk köşe yazısındaki yayının banttan yapıldığı ihtimaliyle yaptığı çıkarımlar ve eleştirilerden dolayı yayında görevli İletişim Başkanlığı’nın sayın mensupları haksız yere zan altında kaldıkları ve bundan dolayı kişisel ve kurumsal olarak hukuklarının zedelenmiş olduğu inancında olabilirler. Bu inançlarına saygı duymakla birlikte, ilk yazıdaki amacın tıpkı kendilerinin de yapmaya çalıştıkları gibi Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı’nın ulusal ve uluslararası saygınlığını korumaya matuf olduğu ve yapılan eleştirinin de bu amaçla yapıldığını göz önüne almaları gerekir. Kamu görevlilerinin yüksek sorumluluk gerektiren kamu görevlerinde zaman zaman ağır da olsa bu tip eleştirilere açık olmaları gerektiği bilinen bir husustur.
Aynı şekilde Habertürk de dahil medyanın okur ve izleyicilerinden ve muhataplarından gelen eleştirilere açık olması gerektiği de izahtan varestedir.
Nitekim Habertürk olarak bu tip eleştirilere değer veriyor, gerektiğinde özeleştirimizi ve gerekli düzeltmeleri de samimiyetle yapıyoruz, yapmaktayız.
Ancak İletişim Başkanlığı’nın açıklamalarında yer verilen sistematik dezenformasyon, yalan ve iftira Habertürk’ün kurumsal kimliğinde ve yayıncılık tarihinde yer almayan, Habertürk’e yabancı ve Habertürk’ün de sık sık maruz kaldığı ve mücadele ettiği olgulardır.
Habertürk’ün evrensel basın ahlakına bağlı tutumunun şahidi değerli okurlarımız ve izleyicilerimizdir.
Habertürk bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da tarafsız ve objektif haberleriyle ve demokratik çoğulculuk temelindeki köşe yazarlarıyla bağımsız ve özgür yayıncılığını sürdürmeye devam edecektir.
Değerli kamuoyunun bilgisine saygıyla sunarız.”

________________________________________________________________________________________________

BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞE DESTEK OLMAK İÇİN;

“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan, hiç bir kurum, kuruluş yahut kişiden “Fonlanmadan”, “tam bağımsız” ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan, Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir, DİJİTAL KİTAPLARIMIZDAN (e-kitap) satın alabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi  belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”

DİJİTAL BOOK STORE SANAL KİTABEVİ:

https://www.shopier.com/ShowProductNew/storefront.php?shop=dijitalbookstore&sid=d2FqS25GbkNlRDh0dW5ucjBfLTFfIF8g

YOUTUBE KANALI LİNKİ:

https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w

KRİPTEKS E-DERGİ YILLIK ABONELİK LİNKİ:

https://shopier.com/1354512

HABER ALTERNATİF’İN ANDROİD CİHAZLAR İÇİN ÜCRETSİZ MOBİL UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN:

https://play.google.com/store/apps/details?id=com.haberalternatif.dro

Okumaya Devam Et

MEDYA

“AKP’Lİ MEDYA 15 TEMMUZ’U GELİR KAPISI HALİNE GETİRDİ”

Yayınlanma Tarihi:

on

Medya Ombudsmanı Faruk Bildirici, sitesinde kaleme aldığı yazıda AKP’li medyanın 15 Temmuz’u gelir kapısı haline getirdiğini belirterek, bu basın organlarının aldığı reklamları açıkladı.

Medya Ombudsmanı Faruk Bildirici, kendi internet sitesinde yayımladığı bir yazı ile AKP’li “Yandaş” medyanın 15 Temmuz’u nasıl bir gelir kapısı haline getirdiğini rakamları ile açıkladı.

Bildirici yazısında, 15 Temmuz darbe girişiminin yıl dönümünde AKP’li gazetelere verilen reklamları açıkladı.

Faruk Bildirici, “15 Temmuz gelir kapısı” başlığı altında kaleme aldığı bölümde, “15 Temmuz’da 2016’daki darbe girişiminin yıl dönümü nedeniyle yayımlanan ekler, iktidar medyasına verilen maddi desteğin en önemli göstergesi oldu. Bu eklerde sayfa sayfa ilan ve reklam yayımlandı” dedi.

Bildirici, AKP’li medyanın 15 Temmuz’da çıkardığı ek ve aldığı reklamları şöyle açıkladı:

“En fazla ilan ve reklamı alan Sabah gazetesiydi. Sabah’ın “15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü” özel eki toplam 45 sayfaydı, 25 sayfası ilan ve reklamlara ayrılmıştı. Yeni Asır’ın 25 sayfalık 15 Temmuz ekinin 14, Akşam gazetesinin 19 sayfalık 15 Temmuz ekinin 9, Takvim’in 19 sayfalık 15 Temmuz ekinin 11, Hürriyet’in 17 sayfalık 15 Temmuz ekinin 7 ve Posta’nın 14 sayfalık ekinin 7 sayfası tamamen ilan ve reklamlarla kaplıydı.”

________________________________________________________________________________________________

BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞE DESTEK OLMAK İÇİN;

“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan, hiç bir kurum, kuruluş yahut kişiden “Fonlanmadan”, “tam bağımsız” ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan, Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir, DİJİTAL KİTAPLARIMIZDAN (e-kitap) satın alabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi  belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”

DİJİTAL BOOK STORE SANAL KİTABEVİ:

https://www.shopier.com/ShowProductNew/storefront.php?shop=dijitalbookstore&sid=d2FqS25GbkNlRDh0dW5ucjBfLTFfIF8g

YOUTUBE KANALI LİNKİ:

https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w

KRİPTEKS E-DERGİ YILLIK ABONELİK LİNKİ:

https://shopier.com/1354512

HABER ALTERNATİF’İN ANDROİD CİHAZLAR İÇİN ÜCRETSİZ MOBİL UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN:

https://play.google.com/store/apps/details?id=com.haberalternatif.dro

Okumaya Devam Et

MEDYA

MUĞLA AÇIKLARINDA 4,2 BÜYÜKLÜĞÜNDE DEPREM

Yayınlanma Tarihi:

on

AFAD, Ege Denizi’nde Muğla’nın Datça ilçesi açıklarında saat 17.16’da 4,2 büyüklüğünde bir deprem meydana geldiğini açıkladı.

Ege Denizi’nde Muğla’nın Datça ilçesi açıklarında 4,2 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

AFAD internet sitesinden yapılan bilgilendirmeye göre, Ege Denizi’ndeki sarsıntı, saat 17.16’da ve 6 kilometre derinlikte gerçekleşti.

Depremin merkez üssünün Datça’ya uzaklığı 41 kilometre olarak ölçüldü.

 

Okumaya Devam Et







Popüler

%d blogcu bunu beğendi: