Sosyal Medya Hesaplarımız

GENEL

YANDAŞ BASIN VE YANDAŞ HUKUKTAN SONRA YANDAŞ ÖGRETİ Mİ?

Yayınlanma Tarihi:

on

av. celal ülgen

Çağdaş ve demokratik hukuk sistemleri hem yargı kararlarıyla (içtihat) ve hem de öğreti (doktrin) ile beslenir ve giderek kılı kırk yaran bir inceliğe ulaşır.

Kaba hukuk hukuksuzluktan daha tehlikelidir. Charles de Montesquieu “Yasanın koruması altında ve adalet adına yapılan zulümden daha büyük zulüm yoktur” demiştir. Çünkü hukuksuzlukta herkes hukuk olmadığını bilir.

Kaba hukukta kimse önceden neyin suç sayılacağını neyin sayılmayacağını kestiremez.
Belirsizlik egemendir. Ve de kaba saba genel geçer kurallar uygulanır. Hukukun geldiği aşama, uluslararası sözleşmelerle tanınan haklar,temel hak ve özgürlükler sadece şekildir ,içi boşaltılmış aslından ve anlamlarından koparılmış kavramlar vardır ortada…

Yıllardır medya ve hukuk, özel ve sistemli ajandalarla parça parça gerçek anlamlarından uzaklaştırıldı ve yandaş medya ile yandaş hukuk anlayışı egemen kılındı. Bunu herkes az çok bilmektedir.

Bunun yanında daha vahimi ve daha kalıcı olabilecek bir durum da hukuku besleyen ve yargı kararlarında alıntılar yapılan öğretiyi (doktrini) de etkilemek için iktidarın kendi düşüncesine göre üniversiteler, doçentler, profesörler yaratmasıdır.

Medya ve hukukun yandaş türünün yanında zaman isteyen yandaş bilim adamları da tamlamadaki bilim ve adamlık ekseninden koparıldılar ve özel – sistemli ajandalarla bugüne geldik.

En son Odatv ve Murat Ağırel ile ilgili açılan davanın iddianamesinde bu gerçekle karşılaştık.

Bugüne değin gerek öğretide gerekse uluslararası sözleşmelerle sağlanan hukukta yarışan ve çatışan haklar olduğunda örneğin güvenlik ile özgürlük hakkının bir olayda yarışmasında öğreti hep özgürlüklerden ve haklardan yana olurdu.

Bu da mahkemelerin yanlış yapmasını engeller ve içtihatlarla yargı doğru ve olması gereken biçimde yürürdü. İddianamede yer alan hukuki değerlendirme bölümünde görüşlerine atıf yapılan birçok bilim adamının özgürlük ve güvenlik çatışmasında güvenlikten yana yer almış olduklarını gördük.

Bu normal bir durum değil. Bu otokrasinin, tek adam sisteminin ve tek adam sistemi altında kurulmuş küçük oligarşi gruplarının beklediği ve ulaşmak istediği hukuk sistemidir. Demokrasi ile hatta hukuk ile benzerlikleri yoktur.

İddianamede gerçek dışı ithamlarda bulunmak ve buna da eksenden kaymış, kaydırılmış bilim adamlarının uluslararası hukuk sistemlerine ters düşen görüşlerine atıflarla hukuki bir kılıf giydirmek çabası kabul edilemez.

AİHM’e göre basının görev ve sorumluluklarının bilincinde olarak kamu yararını ilgilendiren bütün konuları iletme görevi bulunmaktadır.

Zaten basının böyle bir işlevi bu olmasaydı vazgeçilmez kamusal “gözetleyici” rolünü oynayamaz ve dördüncü anayasal kuvvet adını alamazdı…

Yorum yapmak için tıklayın

Bir Cevap Yazın

GENEL

İMAMOĞLU’NDAN GEZİ PARKI AÇIKLAMASI

Yayınlanma Tarihi:

on

İBB Başkanı İmamoğlu, mülkiyeti İBB’den alınarak Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilen Gezi Parkı’yla ilgili, “Taksim Projemizi engellemek için Gezi Parkı’nı almaya çalışıyorlar. Ancak bu proje İstanbulluların yüzbinlerce oyuyla seçildi. Hiçbir tekil akıl bunun karşısında duramaz. Biz buna güveniyoruz” dedi.

İmamoğlu’nun açıklaması şöyle:

“Gezi Parkı’nın devredildiği Sultan Beyazıt Hanı Veli Hazretleri Vakfı diye aktif bir vakıf şu anda yok. Gezi Parkı’nın mülkiyetini geri almak için İBB olarak davamızı açıyoruz.

Vakıflar Genel Müdürlüğü, bir anlamda Gezi Parkı’ndaki Topçu Kışlası’nın, kışla yapılmadan 310 yıl önce ölen II. Bayezid’in vakıf eseri olduğunu iddia ederek parkı İBB’den aldı.

Saraçhane’deki belediye binasını kütüphane ve kültür merkezi yapma projemiz anıtlar kurulundan geçmiyor. Anıtlar kurulu, belediye binasını bir Ayasofya gibi çivi çakılamaz SİT alanı gibi değerlendiriyor.

Taksim Projemizi engellemek için Gezi Parkı’nı almaya çalışıyorlar. Ancak bu proje İstanbulluların yüz binlerce oyuyla seçildi. Hiçbir tekil akıl bunun karşısında duramaz. Biz buna güveniyoruz.

Sana nasıl 25 yıl İstanbul halkı sana yetki vermişse, şimdi de Millet İttifakı’nın adayı olan Ekrem İmamoğlu’na verdi. Bizde bir laf var, “lillahi el fatiha” diyeceksin, demiyorlar. İstanbul benim mülküm, istediğim gibi karar veririm diyorlar.

Ülkenin yoksulluk gibi gerçek gündemlerinden halkı uzaklaştırma çabası var. Eskiden ayda 1-2 gündemle manipülasyon yapmak yetiyordu, demek ki artık yetmiyor, bu hafta 6-7 gündem geldi. Haftaya bakalım neler gelecek.

Kimse umutsuzluğa kapılmasın. Bu zor günler demokrasinin olgunlaşması için mücadele anlarıdır. Bu gibi olayların bir daha yaşanmaması adına, hukukun önde durduğu bir sistemi, inşallah hep birlikte inşa edeceğiz.”

KAYNAK: VERYANSIN TV

________________________________________________________________________________________________

BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞE DESTEK OLMAK İÇİN;

“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan, bağımsız ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan, Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir, DİJİTAL KİTAPLARIMIZDAN (e-kitap) satın alabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi  belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”

DİJİTAL BOOK STORE SANAL KİTABEVİ:

https://www.shopier.com/ShowProductNew/storefront.php?shop=dijitalbookstore&sid=d2FqS25GbkNlRDh0dW5ucjBfLTFfIF8g

YOUTUBE KANALI LİNKİ:

https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w

Okumaya Devam Et

GENEL

MİT’TEN ÖZBEKİSTAN’DA FETÖ OPERASYONU

Yayınlanma Tarihi:

on

Terör örgütü mensubu olmaları gerekçesi ile haklarında arama kararı çıkartılan ve firari olan Gürbüz Sevilay ve Tamer Avcı, MİT’in operasyonuyla Özbekistan’dan Türkiye’ye getirildi. Gürbüz Sevilay’ın, Irak ve Suriye’de PKK/KCK-PYD/YPG-SDG’ye yönelik silah temini faaliyetinde bulunduğu ve örgüt sorumlularıyla görüştüğü belirlendi.

Haklarında yakalama kararı bulunan firari Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları Gürbüz Sevilay ve Tamer Avcı, MİT’in operasyonuyla Özbekistan’dan Türkiye’ye getirildi.

Alınan bilgiye göre, savunma sanayisinde faaliyet gösteren Sevilay’ın 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında KHK ile devlet memurluğundan ihraç edilen FETÖ mahrem imamlarına şirketinde görev verdiği, söz konusu kişiler vasıtasıyla 2017’de PKK/KCK mensuplarıyla irtibatlandığı belirlendi.

Irak ve Suriye’deki PKK/KCK-PYD/YPG-SDG mensuplarının füze, anti-drone, radar sistemi ve termal üniforma ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla 2019’da ilk olarak Irak’ın kuzeyine giden Sevilay’ın, PKK/KCK organizasyonuyla illegal yollardan Suriye’ye geçtiği, Haseke’de örgütün silah/mühimmat/araç üretim ve geliştirme tesislerini ziyaret ettiği, ayrıca PKK/KCK sorumlularıyla örgüte ait karargahlarda görüştüğü tespit edildi.

Söz konusu görüşmelerde PKK/KCK tarafından kendisine iletilen ihtiyaçları karşılamak amacıyla savunma sanayi sektörü alanındaki uluslararası bağlantılarını devreye sokan Gürbüz Sevilay’ın, yabancı menşeli firma sorumluları ile PYD/YPG’nin Suriye’deki İHA/drone ile mücadele sürecini bizzat yönlendiren “Mazlum Kobani/Şahin Cilo” Kod Ferhat Abdi Şahin ve diğer üst düzey PKK/KCK mensuplarını Suriye’de bir araya getirdiği öğrenildi.

Sevilay’ın, FETÖ’ye Özbekistan’da maddi yardımda bulunduğu, devlet kurumlarına sızan FETÖ mensuplarının iltimasıyla yurt dışında usulsüz ihaleler alarak kazanç sağladığı, Kırgızistan ve Ukrayna’da şirketler açtığı tespit edildi.

FETÖ mensubu Tamer Avcı’nın ise örgüte öğrenci kazandırmak ve öğrencileri örgüt evlerine yönlendirmek için çalıştığı, örgüte ait şirketlerde sorumlu düzeyde görev yaptığı, internet üzerinden yayın yapan bazı haber portallarında Türkiye aleyhinde yazılar yazdığı belirlendi.

________________________________________________________________________________________________

BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞE DESTEK OLMAK İÇİN;

“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan, bağımsız ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan, Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir, DİJİTAL KİTAPLARIMIZDAN (e-kitap) satın alabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi  belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”

DİJİTAL BOOK STORE SANAL KİTABEVİ:

https://www.shopier.com/ShowProductNew/storefront.php?shop=dijitalbookstore&sid=d2FqS25GbkNlRDh0dW5ucjBfLTFfIF8g

YOUTUBE KANALI LİNKİ:

https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w

 

 

Okumaya Devam Et

GENEL

NİJERYA’DA KAÇIRILAN TÜRK GEMİCİLERİN TAMAMI BÜYÜKELÇİLİKTE

Yayınlanma Tarihi:

on

Geçtiğimiz ay içerisinde Nijerya açıklarında deniz korsanlarının saldırısına uğrayarak kaçırılan ve uzun süre rehin tutulduktan sonra serbest bırakılan Türk gemicilerin tamamı Türkiye’nin Abuja Büyükelçiliğine ulaşırken,mürettabatın hepsinin sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.

VERYANSIN TV’nin haberine göre Nijerya’da serbest bırakılan Türk gemicilerden 9’unun daha getirilmesiyle 15 kişilik mürettebatın tamamı Türkiye’nin Abuja Büyükelçiliğine ulaştı.

Türkiye’nin Abuja Büyükelçisi Melih Ulueren, 9 Türk gemiciyi Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ekibi ve büyükelçilik yetkilileri ile karşıladı, telefonda aileleriyle görüştürdü.

Mozart Gemisi Kaptanı Mustafa Kaya yaptığı açıklamada, “21 gün sonunda özgürlüğümüze kavuştuk, şu anda ailelerimize kavuşacak olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Kısa zamanda ailelerimize kavuşacağız.” dedi.
15 Türk gemiciden 6’sı gün içinde Türkiye’nin Abuja Büyükelçiliğine getirilmişti.

Sağlık durumları iyi olan Kaptan Kaya ile Adil Alkan, Mesut Meral, Hamza Orhan, İlyas Baş, Mustafa Benklioğlu, Gökhan Lale, Erdi Akman, Halil Gülçür, Gökhan Buran, Alper Şeker, Vedat Aksan, Doğancan Cengil, Melih Çetin ve Ünsal Dilsiz’in resmi işlemlerin tamamlanmasının ardından akşam saatlerinde Türkiye’ye dönmeleri bekleniyor.

_______________________________________________________________________________________________

BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞE DESTEK OLMAK İÇİN;

“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan,bağımsız ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan,Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir,DİJİTAL KİTAPLARIMIZDAN (e-kitap) satın alabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi  belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”

DİJİTAL BOOK STORE SANAL KİTABEVİ:

https://www.shopier.com/ShowProductNew/storefront.php?shop=dijitalbookstore&sid=d2FqS25GbkNlRDh0dW5ucjBfLTFfIF8g

YOUTUBE KANALI LİNKİ:

https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w

Okumaya Devam Et







Popüler

%d blogcu bunu beğendi: