YEŞİL VE EYMÜR MİT'E NASIL DÖNDÜ - Haber Alternatif
Sosyal Medya Hesaplarımız

GÜNDEM

YEŞİL VE EYMÜR MİT’E NASIL DÖNDÜ

Yayınlanma Tarihi:

on

T24 yazarı Tolga Şardan, eski Kontrterör Dairesi Başkanı Mehmet Eymür ve ‘Yeşil’ kod adlı Mahmut Yıldırım’ın Milli İstihbarat Teşkilatı’na nasıl döndüklerini anlattı.

Milli İstihbarat Teşkilatı’nda 80’li yıllarda Kaçakçılık Dairesi Müdürlüğü, 90’lı yıllarda ise Kontrterör Dairesi Başkanlığı yapan Mehmet Eymür’ün açıklamaları hala tartışılırken, T24 yazarı Tolga Şardan bu isimle ilgili bir yazı kaleme aldı.

Bu tartışmaların en önemli parçalarından birisinin de o dönem devlet adına pek çok faili meçhul olayın arkasında yer alan Mahmut Yıldırım, nam-ı diğer Yeşil olduğunu belirten Şardan, ‘Mehmet Eymür ve Yeşil, MİT’e nasıl döndü?’ başlıklı yazısında şunları anlattı:

“Önce eski MİT’çi Eymür’ün ikinci kez teşkilata girmesiyle ilgili edindiğim bilgileri aktarayım. Birinci MİT raporundan sonra kurumla ilişiği kesilen Eymür, nasıl olmuştu da bir kez daha MİT’e girebilmişti?

ÖZER ÇİLLER’DEN GELEN ATAMA TALEBİ

O dönemi ‘çok yakın’dan takip eden bir kaynağıma bu konuyu sordum. İşte sorunun yanıtı:

Özal’ın ölümü ve Demirel’in Cumhurbaşkanı olması sonrasında DYP Genel Başkanı seçilen Çiller’in iş başında olduğu ilk aylar.

TBMM Başkanı Hüsamettin Cindoruk, MİT Müsteşarı ise, teşkilatın ilk sivil müsteşarı Büyükelçi Sönmez Köksal’dı.

Bu siyasi ortamda MİT Müsteşarı Köksal, bir gün TBMM Başkanı Cindoruk’la yüz yüze görüşmek için randevu talebinde bulunur. Her iki kurumun özel kalemi üzerinden mutabık kalınan günde Köksal, Cindoruk’u TBMM’deki makamında ziyaret eder.

Ziyaretin asıl konusu MİT’e yapılmak istenilen bir görevlendirmeydi.

Köksal konuya girer, 1987’deki ilk MİT raporunu kaleme alınan ve sonrasında teşkilattan gönderilen Eymür’ün yeniden kurumda görevlendirilmesiyle ilgili Başbakanlık üzerinden talimat geldiğinden bahseder.

Cindoruk tepki vermeden dinler. Köksal, Eymür’ün Başbakan Çiller’in eşi Özer Çiller üzerinden kuruma gelmek istediğini anlatır.

Köksal’ın bu atamada hiçbir rolü olmayan Cindoruk’u ziyaret sebebi ise, Eymür’ün yazdığı MİT raporunda Cindoruk’la ilgili itham ve iddialarda bulunmasıydı.

Eymür’ün MİT’e yeniden alınması halinde Cindoruk’un ‘rahatsız’ olup olmayacağını öğrenmek amacıyla ‘nezaketen’ TBMM Başkanı’nı ziyaret etmişti, Köksal.

Köksal’ı ve gerekçelerini dinleyen Cindoruk, ‘zoraki’ onay verdi.

Bu görüşmeden sonra Ankara kulislerinde Eymür’ün yeniden gizli servisteki işinin başına geçeceği konuşulmaya başlanır.

İlgili hemen herkes gelişmeden haberdar olur.

Böylelikle Eymür, yeniden MİT kadrosuna giriş yaptı. Hem de ilkinden daha güçlü olarak.

Kaçakçılık Dairesi Başkanlığı’ndan ayrılan Eymür, bu kez müsteşar yardımcısı seviyesinde doğrudan müsteşara bağlı Kontr Terör Dairesi Başkanı olarak döndü eski kurumuna.

Hatırlıyorum, Eymür’ün yeniden göreve döndüğü haberi başkent bürokrasisinde epeyce gündem olmuştu.

MAHKEME DOSYASINDAKİ RAPOR

Yine eskiye dönüp, devlet – suç örgütleri – fail meçhul cinayetler ve eylemler konusu gündeme gelince ulaştığım bir MİT raporu, Eymür – Mahmut Yıldırım bağlantısını açık biçimde ortaya koyuyor.

MİT – faili meçhuller – Yeşil yazınca aklınıza ‘derin devlet’ hareketi aklınıza gelmesin hemen.

Ankara Adliyesi’nde ‘JİTEM ve faili meçhuller’ konusunda devam eden dava dosyasına giren bir rapor bu. Her ne kadar gizli bir soruşturma raporu olsa da mahkeme tutanaklarına ve dosyasına girdiği için aleniyet kazanmış durumda artık.

Fakat yine de halen görevi devam eden MİT personeli olabileceği için rapordan sadece kamuoyunun bildiği isimleri aktaracağım.

MİT’İN YILDIRIM UYARISI

Raporun tarihi Mayıs 1998. Hazırlayan kurumun Teftiş Kurulu Başkanlığı’nda müfettiş görevindeki beş MİT mensubu.

Müfettişlerin 22 günde hazırladığı 38 sayfalık raporun konusu ‘Mahmut Yıldırım (Yeşil) ile teşkilat arasındaki ilişki ve teşkilat mensuplarının Mahmut Yıldırım ile temasları’ olarak belirtiliyor.

Raporun hazırlanmasıyla ilgili süreç ise, Susurluk kazasından sonra Başbakanlık Teftiş Kurulu’nca hazırlanan asıl raporda belirlenen konuların ilgili devlet kurumlarınca iç araştırma ve soruşturmalarının yapılması.

Şimdi müfettişlerin tespitlerinden bir bölüm aktarıyorum:

Tarih: 17 Mart 1992.

Tarihe dikkatinizi çekiyorum, Eymür’ün henüz MİT’e dönmediği, Antalya’da buz ticareti ile uğraştığı günler.

MİT Müsteşarlığı, bu tarihte Malatya Bölge Başkanlığı’na özel bir mesaj gönderir:

‘Sakallı kod adlı Mahmut Yıldırım’ın konumu itibarıyla komplikasyonlara neden olabilecek kişi olması nedeniyle adı geçenle kati suretle temasta bulunulmamasına azami özen gösterilmesi…’

MİT MÜSTEŞARI’NDAN DEVLETE: YILDIRIM’LA İŞİMİZ YOK

Derken; yine Haziran 1992’de bu kez daha geniş bir mesaj hazırlanır MİT Müsteşarlığı’nda.

Bu mesajın altındaki imza dönemin MİT Müsteşarı Korgeneral Teoman Koman’a aittir:

’27 Mayıs 1992 günü Muş Merkez Muratlı Köprüsü’nde yapılan yol aramasında ele geçirilen 5 teröristin Muratgören Köyü civarında bir buluşmalarının olduğuna dair beyan üzerine, yörede SAKALLI lakabı ile tanınan Mahmut Yıldırım adlı şahsın yanında ünitemizden iki personelle birlikte buluşma mahalline gittikleri, çıkan çatışmada iki ateş arasında kalan teröristlerin öldükleri hususu yer almaktadır.

Ancak, söz konusu olayda iddia edildiği üzere Muş’ta görev yapan iki personelimiz hiçbir şekilde yer almadığı gibi, Teşkilatımızla herhangi bir ilişkisi bulunmayan Mahmut Yıldırım ile birlikte kırsala gidilerek olay mahallinde bulunulması söz konusu olmamıştır.

Bundan böyle sürdürülecek çalışmalarda da SAKALLI lakaplı şahsın ünitemiz unsurları ile temas ettirilmemesi arz ederim.’

Müsteşar Koman’ın imza koyduğu yazı resmi yollardan Başbakanlık, İçişleri Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Diyarbakır’daki Olağanüstü Hal Bölge Valiliği ve Muş Valiliği’ne gönderildi.

‘YILDIRIM’I BİZE BULAŞTIRMAYIN’

Bu mesajın anlamı oldukça açık aslında: ‘Biz Mahmut Yıldırım’ı tanıdık ama artık çalışmıyoruz. Muş’taki olayın bizimle ilgisi yok. Yıldırım’ı bizimle temas ettirmeyin, bulaştırmayın.’

İlk temas: Elazığ, 1973

Aslına bakarsanız, Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım’ın devletle ilk tanışması 1973 yılında. MİT’in Elazığ Bölge Müdürlüğü tarafından ‘eleman’ olarak çalıştırılan Yıldırım, 1985’te MİT yönetiminin onaylamadığı kimi olaylara karışması nedeniyle sorunlu bulunarak teşkilatla ilişkisi kesildi.

Sonrasında Yıldırım bir süre JİTEM ve Jandarma Asayiş Bölge Komutanlığı ile çalıştı.

Bu dönemde Yıldırım, bir sonbahar günü Bingöl’de MİT’in önemli bir ismiyle tanıştı.

Bu isim, MİT’e geri dönerek Kontr Terör merkezi Başkanı olan Mehmet Eymür’dü.

İkilinin tanışma günü de tuhaftı: 12 Eylül 1994!

Yıldırım, Eymür’le tanışmasından dört ay sonra Ankara’da polis tarafından gözaltına alındı.

Ulus’ta bir pavyonda polis ekibiyle tartışan Yıldırım, polislere saldırınca soluğu Ankara Emniyeti’nde aldı.

İŞKENCE YAPAN YILDIRIM, DAYAKLA TANIŞTI

Eleman olarak çalıştığı dönemde işkence ve cinayetlere katılan Yıldırım, insanlara uyguladığı işkenceyle yaşamında belki de ilk kez emniyette tanıştı.

Gece pavyonda polisle kavga eden Yıldırım, Ankara Emniyeti’nde deyim yerindeyse ‘kemikleri kırılıncaya kadar’ dayak yedi.

Zaten sabah saatlerinde de kaburgalarının kırıldığı anlaşıldı.

İfadesinde MİT elemanı olduğunu anlatınca MİT’ten gelen ekibe teslim edildi.

MİT müfettişlerince hazırlanan raporda süreçle ilgili ‘(…) adı geçenin Ocak 1995’te Ankara Emniyet Müdürlüğü’nce gözaltına alındığı, sorgusu sırasında işkence edilerek kaburgalarının kırıldığı ve Emniyet Müdürlüğü’ndeki sorgusu hakkında Teşkilatımızı bilgilendirmek üzere geldiğinde kaburga kemiklerinin tedavi edildiği (…)’ değerlendirmesi yer alıyor.

Askerin ülke yönetiminde güçlü olduğu dönemde, yine askerin yönetimindeki devletin gizli servisi böylesi bir adamla çalışmaya başlıyor.

Yine askerin yönetimindeki gizli servis; başka bir dönemde, çalıştırdığı ‘eleman’dan rahatsız olup, ilişiğini kesiyor. Aynı eleman gün geliyor yeniden gizli servise dönüyor! Sonuçları ortada.”

________________________________________________________________________________________________

“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan, hiç bir kurum, kuruluş yahut kişiden “Fonlanmadan”, “tam bağımsız” ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan, Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir, HABER ALTERNATİF’in aylık,3 aylık,6 aylık yahut yıllık ÖZEL BÜLTEN’ine abone olabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi  belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”

 

ABONELİK LİNKLERİ:

 

YOUTUBE KANALI-KATIL BUTONU LİNKİ:

https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w

 

KRİPTEKS E-DERGİ YILLIK ABONELİK LİNKİ:

https://shopier.com/1354512

HABER ALTERNATİF YILLIK ABONELİK/ÖZEL BÜLTEN ABONELİK LİNKİ:
HABER ALTERNATİF AYLIK ABONELİK/ ÖZEL BÜLTEN ABONELİĞİ LİNKİ:
HABER ALTERNATİF 3 AYLIK ABONELİK/ÖZEL BÜLTEN ABONELİĞİ LİNKİ:
HABER ALTERNATİF 6 AYLIK ABONELİK/ÖZEL BÜLTEN ABONELİĞİ LİNKİ:

 

Yorum yapmak için tıklayın

Bir Cevap Yazın

GÜNDEM

TACİZCİ ŞEYHİN GÜVENDİĞİ DAĞLARA KARLAR YAĞDI

Yayınlanma Tarihi:

on

12 yaşındaki kız çocuğuna cinsel istismarda bulunduğu gerekçesiyle Uşşaki tarikati şeyhi Eyyüp Fatih Şağban’a verilen ceza İstinaf Mahkemesince onaylandı. Şağban, 4. yargı paketine güvenerek tahliyesini istemişti.

Sakarya’nın Akyazı ilçesi Kuzuluk kesimindeki tarikat dergahında, 12 yaşındaki kız çocuğuna cinsel istismarda bulunduğu gerekçesiyle Uşşaki tarikati şeyhi Eyyüp Fatih Şağban tutuklanmıştı.

Gerçek Gündem’den Sami Menteş’in haberine göre Türkiye gündeminde haftalarca yer tutan Şağban hakkında, soruşturmanın tamamlanmasının ardından “zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarı” ve “çocuğa karşı kişiyi cinsel amaçla hürriyetinden yoksun kılma” suçlarından 15 yıl 4 aydan 48 yıl 8 aya kadar hapis cezası istendi.

Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesi, Eyyüp Fatih Şağban’ı “zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarı” suçundan 10 yıl 5 ay hapis cezasına çarptırdı.  Öte yandan “çocuğa karşı kişiyi cinsel amaçla hürriyetinden yoksun kılma” suçundan ise sanığın beraatine hükmeden mahkeme, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi.

İSTİNAF MAHKEMESİ KARARI VERDİ

Şağban’ın avukatları ve mağdurun ailesi kararı İstinaf Mahkemesi’ne taşıdı. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi, dosyayı karara bağladı.

İstinaf taleplerini reddeden mahkeme, Şağban’ın tutukluluk halinin devam etmesine karar verdi.,

Kararda şu ifadeler yer aldı:

“Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı anlaşıldığından, İstinaf başvurusunda bulunanların ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmemiş olmakla, CMK’nın 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurularının esastan reddine,

Dosya kapsamına, sanık aleyhindeki delillerin durumuna, “çocuğun basit cinsel istismarı” suçunun CMK’nın 100/3-a-7 maddesinde sayılan suçlardan olmasına, sanık hakkında hükmedilen sonuç cezaya kıyasen tutuklu kaldığı süreye ve adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacak olmasına göre tutukluluğun ölçülü ve gerekli olduğu anlaşılmakla; sanığın HÜKMEN TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA…”

İstinaf Mahkemesi’nin bu kararıyla birlikte Uşşaki tarikatı şeyhi Eyyüp Fatih Şağban hakkındaki 10 yıl 5 ay hapis cezası kesinleşmiş oldu.

4. YARGI PAKETİNE GÜVENİYORLARDI

Eyüp Fatih Şağban 23 Haziran’daki karar duruşmasındaki savunmasında, o dönem TBMM’ye sunulan 4. Yargı Paketi’ne sığınarak tahliyesini istemişti. Şağban, “Mecliste bulunan yasa teklifinde artık somut delillere dayanmak suretiyle tutuklama mümkün olacaktır. Bu nedenle de ben tahliyemi talep ediyorum” ifadelerini kullanmıştı.

“YENİ ÇIKAN YASANIN DA OLUMLU OLARAK ETKİLEYECEĞİNİ VARSAYARSAK EN GEÇ 6 AY İÇİNDE…”

Karardan sonra Uşşaki Tarikatı’na bağlı kişiler Adliye önünde yaptıkları açıklamada yasa tasarısına vurgu yapılarak, Şağban’ın en geç 6 ay içerisinde dışarı çıkacağını kaydetmişlerdi:

“Mahkememiz sonuçlandı. İstenilen ceza 55 yıl küsur aydı. Savcımızın değişmesi vesileyle bu ceza 10 buçuk yıla düşürüldü. Dolayısıyla cezası bir üst mahkemeye sevk edildi. 7 gün içerisinde itiraz hakkı var. Avukatlarımızla yaptığımız toplantımız, şu aşamada buradan verilebilecek en iyi ceza verildi. Başkasını veremezdi. Çünkü sosyal medya baskısı buna maniydi. Buna güç yetiremezlerdi. Şimdi İstinaf Mahkemesi devreye girdi. Avukatlarımızın da beklediği buydu. İstinaf Mahkemesi’ne olayın sirayet etmesini bekliyorlardı. Dolayısıyla işlemlerimiz bundan sonra bir üst mahkemede devam ediyor. Yeni çıkan yasanın da olumlu olarak etkileyeceğini varsayarsak, masa üzerinde söylenenleri söyleyeyim en geç 6 ay içinde efendimizin dışarı çıkacağını söylüyorlar.”

_______________________________________________________________________________________________

“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan, hiç bir kurum, kuruluş yahut kişiden “Fonlanmadan”, “tam bağımsız” ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan, Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir, HABER ALTERNATİF’in aylık,3 aylık,6 aylık yahut yıllık ÖZEL BÜLTEN’ine abone olabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi  belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”

 

ABONELİK LİNKLERİ:

 

YOUTUBE KANALI-KATIL BUTONU LİNKİ:

https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w

 

KRİPTEKS E-DERGİ YILLIK ABONELİK LİNKİ:

https://shopier.com/1354512

HABER ALTERNATİF YILLIK ABONELİK/ÖZEL BÜLTEN ABONELİK LİNKİ:
HABER ALTERNATİF AYLIK ABONELİK/ ÖZEL BÜLTEN ABONELİĞİ LİNKİ:
HABER ALTERNATİF 3 AYLIK ABONELİK/ÖZEL BÜLTEN ABONELİĞİ LİNKİ:
HABER ALTERNATİF 6 AYLIK ABONELİK/ÖZEL BÜLTEN ABONELİĞİ LİNKİ:
Okumaya Devam Et

GÜNDEM

AKP MKYK ÜYESİ “BERAT ALBAYRAK’I ALKIŞLAMAK LAZIM” DEDİ

Yayınlanma Tarihi:

on

BBN Türk kanalına konuk olan AKP MKYK Üyesi Emre Cemil Ayvalı ‘Berat Albayrak Türkiye ekonomisi için bir milat’ dedi.

“Kemalistlerle FETÖ’cüleri birbirine kırdırmak suretiyle yol aldık” sözleriyle tanınan AKP’li Emre Cemil Ayvalı, “Berat Albayrak’ın bu işler için bir milat olduğu kanaatindeyim. Doğrudan kendisini konumlandırmak en azından benden daha uzman ekonomist ve siyasetçilerin işi, ama yaptığı işlerin çok kıymetli olduğu kanaatindeyim. Bir kere her şeyden önce özellikle bizim bu sondaj gemileri üzerindeki hamlesi bence orta ve uzun vadede döviz kurunun üzerimizdeki baskısını azaltacak çok ciddi hamlelerden biri olduğu kanaatindeyim” İfadelerini kullandı.

‘ALKIŞLAMAK GEREKİR’

Berat Albayrak’ın Türkiye ekonomisinde gelinen son noktada ciddi katkılarının olduğunu iddia eden Ayvalı, ”Bunlar Berat Albayrak’ın özellikle cesur ve ciddi bir hamlesiyle oldu. Tabi arkasında Recep Tayyip Erdoğan gibi siyasi lider bir siyasi irade söz konusu olmasaydı bunların hiçbirisi olmazdı. Ama bu noktada hem Enerji Bakanı olarak hem de Hazine ve Maliye Bakanı olarak ortaya koyduğu vizyonu alkışlamak gerekir. Ben özellikle bu ihracat artışında üretimin öne çıkmasında daha önce çok basit malları bile ithal ettiğimiz bir ekonomik büyüme modelinden bugün artık kendi ürettiğimiz malların daha çok ön plana çıktığı bir ekonomik modeline geçmemizde Berat beyin katkısının yadsınamaz olduğu kanaatindeyim” dedi.

‘FETÖ İTTİFAKI’ İTİRAFIYLA GÜNDEME GELMİŞTİ

Emre Cemil Ayvalı, daha önce AKP Tanıtım ve Medya Başkan Yardımcılığı görevini yürütürken bir televizyon programında, AKP’nin FETÖ ile kol kola yürüdüğünü itiraf etmesiyle kamuoyunda ve partisinde oluşan tepkilerin ardından istifa etmişti. Ayvalı’yı istifaya götüren, “Bir tarafta, çok açık söylüyorum, darbeci Kemalist gelenek vardı, bir tarafta FETÖ vardı ve bunları birbirine kırdırmak suretiyle yol almak mecburiyetinde kaldım 2010’a kadar. Mesele bu” sözleri uzun bir süre tartışılmıştı.

________________________________________________________________________________________________

“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan, hiç bir kurum, kuruluş yahut kişiden “Fonlanmadan”, “tam bağımsız” ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan, Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir, HABER ALTERNATİF’in aylık,3 aylık,6 aylık yahut yıllık ÖZEL BÜLTEN’ine abone olabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi  belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”

 

ABONELİK LİNKLERİ:

 

YOUTUBE KANALI-KATIL BUTONU LİNKİ:

https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w

 

KRİPTEKS E-DERGİ YILLIK ABONELİK LİNKİ:

https://shopier.com/1354512

HABER ALTERNATİF YILLIK ABONELİK/ÖZEL BÜLTEN ABONELİK LİNKİ:
HABER ALTERNATİF AYLIK ABONELİK/ ÖZEL BÜLTEN ABONELİĞİ LİNKİ:
HABER ALTERNATİF 3 AYLIK ABONELİK/ÖZEL BÜLTEN ABONELİĞİ LİNKİ:
HABER ALTERNATİF 6 AYLIK ABONELİK/ÖZEL BÜLTEN ABONELİĞİ LİNKİ:
Okumaya Devam Et

GÜNDEM

EMEKLİ AMİRALLER İDDİANAMESİNİN DETAYLARI ORTAYA ÇIKTI

Yayınlanma Tarihi:

on

‘Montrö’ ve ‘sarıklı amiral’ konusunda kamoyuna duyuru yapan 103 emekli amiral hakkında hazırlanan iddianamenin ayrıntıları ortaya çıktı. Amirallerin açıklamasının ‘kamuoyunda büyük tepkiyle’ karşılandığını iddia eden savcılık, Erdoğan, Bahçeli, Akşener, Davutoğlu ve Babacan’ın açıklamalarını örnek gösterdi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca ‘Montrö’ açıklamasında imzası olan Amiraller hakkında hazırlanan iddianame Ankara 20. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi. İddianamede Amirallerin 3 yıldan 12 yıla kadar ‘Devletin Güvenliğine veya Anayasal Düzene Karşı Suç İşlemek için Anlaşma’ suçundan cezalandırılmaları talep edildi.

Cumhuriyet Başsavcı Vekili Veysel Kaçmaz ve Cumhuriyet Savcısı Oktay Akkaya tarafından hazırlanan 181 sayfalık iddianamede, 103 emekli asker sanık olarak yer aldı. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı’nın da müşteki olduğu görüldü.

VEERYANSIN TV’nin haberine göre Milli Savunma Bakanlığı’nın “Türkiye Emekli Subaylar Derneği (TESUD) yöneticileri, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’la görüşmelerinde emekli amirallerin Montrö bildirisini kınadı” açıklamasını yalanladıkları için görevden alınan TESUD yönetimi hakkındaki soruşturma dosyası da ‘Amiral bildirisi’ dosyasıyla birleştirildi. Evi basılarak, kendisine ait telefon ve dijitallere el konulan eski TESUD Genel Başkanı emekli Tuğgeneral Namık Kemal Çalışkan da iddianamedeki “şüpheliler” arasında yer aldı.

TÜRKİYE TARİHİNDE GERÇEKLEŞEN DARBELER ÖRNEK GÖSTERİLDİ

İddianamede emekli amirallerin Türkiye tarihinde gerçekleşmiş darbe, muhtıra, bildiri ve benzeri olaylardan ilham alarak metni hazırladıkları savunuldu.

Amirallerin, ADMEK-2 isimli WhatsApp grubunda söz konusu “bildirinin” taslağının paylaşılmasından itibaren metnin oluşturulmasına kadar katkı sundukları, altını imzalamayı kabul ettikleri ve yayımlanması için anlaştıkları belirtildi.

103 ismin “ortak bir iştirak iradesiyle hazırlanan bildirileri kamuoyuyla paylaşarak meşru iktidara karşı harekete geçmek üzere ve hükümetin görevlerini yapmasının kısmen veya tamamen engellenmesi amacıyla Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde emir komuta dışında hareket edilmesini hedefledikleri” öne sürüldü.

İddianamede, şu ifadeler yer aldı:

“Bildiri olarak ortaya çıkan suça konu metnin dili, temas ettiği konular, yayımlandığı saat itibarıyla gece vakti dolaşıma sokulması, en üst rütbede emekli amirallerin imzalaması, bir başka deyişle isimlerinin metin altına geçirilmesine rıza göstererek geçmişteki emir-komuta etkisini kullanma niyetlerinin varlığı, şüphelilerin toplumdaki karşılıkları, meslek geçmişleri, emekli olmadan önceki rütbeleri, askeri kültür ve gelenekten gelen otoriteleri nazara alındığında, ‘Amiral Bildirisi’ olarak kamuoyuna yansıyan metnin yasal olarak kurulmuş Türkiye Cumhuriyeti hükümetine karşı geçmiş yıllarda olduğu gibi muhtıra metni tarzında toplu bir bildiri ile muvazzaf Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarını hükümete karşı illegal bir şekilde harekete geçirmeye çalışma amacı gütmüştür.”

Duyuruda geçen Montrö vurgusunun “araç” olarak kullanıldığı ileri sürülen iddianamede, açıklama metnine “Yüce Türk Milleti” ifadesinin maksatlı konulduğu savunuldu

“Başsavcılık tarafından derhal ve ivedi soruşturma işlemlerine başlanmasının benzeri oluşum ve bildiriler ile sair adımların atılmasının önüne geçildiği’ ifade edilen iddianamede, 103 isim hakkında kamu davası açılmasını gerektirecek nitelikte delillerin tespit edildiği öne sürüldü.

İddianamede, açıklamada ismi bulunan ancak hayatını kaybeden Raif Naldemir ve Orhun Özdemir hakkında kovuşturmaya yer yok kararı verildi.

TELEFONLARI DİNLENMİŞ

Amirallerin duyurusu 4 Nisan’da yayımlandı ancak savcılık 1 Mayıs’tan itibaren 10 emekli amiralin iki ay boyunca telefonlarının dinlenmesini istedi. Ankara 7. Sulh Ceza Hakimliği’nin 1 Mayıs 2021 tarihli kararı doğrultusunda da 10 isim hakkında iki ay süreyle iletişimin dinlenmesi ve kayda alınması kararı verildi. 10 isimden sadece 3’ünün görüşmelerinde ‘suç unsuruna rastlandığı’ iddia edildi. Ancak savcılık, 10 ismin tamamı hakkında dinleme kararının uzatılması talebinde bulundu. Hakimlik ise sadece 3 isim üzerinden 29 Haziran 2021’de bir ay ek dinleme kararı verdi.

ÜÇÜNCÜ KİŞİLER VEYA MUVAZZAFLARLA GÖRÜŞME YOK

İddianamede, “Ankara İl Emniyet Müdürlüğü’nün 24 Eylül 2021 tarihli ‘HTS analizi yazısı ekinde bulunan HTS inceleme tutanaklarının incelenmesi neticesinde; bir kısım şüphelilerin kendi aralarında, etkin olabilecek üçüncü kişilerle veya muvazzaf Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları ile şüphelilere isnat edilen Türk Ceza Kanununun 316. Maddesi kapsamındaki suça ilişkin delil sayılabilecek nitelikte herhangi bir görüşme bulunamadığı değerlendirilmiştir.” tespiti yapıldığı öğrenildi.

Muvazzafları harekete geçireceği iddia edilen emekli amirallerin duyurusu sonrası bir gecede lojman hakları iptal edilmişti.

TEPKİ DİYE İDDİANAMEYE GİREN AÇIKLAMALAR

Savcılık, ‘103 amiralden Möntrö bildirisi’ başlığıyla basında yer alan metnin, internet haber siteleri ile sosyal medya hesapları üzerinden kamuoyunda yayılmaya başladığı andan itibaren “büyük tepkiyle karşılandığını” iddia ederek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Milli Savunma Bakanlığı, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ve DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ın açıklamalarını örnek olarak iddianameye koydu.

Tayyip Erdoğan: “Tartışmanın sebebi kesinlikle ifade özgürlüğü meselesi değildir. Buradakilerin bir kısmı (görüşlerini) çeşitli mecralarda dile getirmektedir. Hiçbirine yaptıkları açıklamalardan dolayı herhangi bir soruşturma açılmış değildir. Ama bir gece yarısı, 104 emekli amiralin böyle bir girişimde bulunması asla kabul edilemez.”

Fuat Oktay: “Millet İradesini ve Recep Tayyip Erdoğan’ın dik duruşunu hazmedemeyen darbe seviciler.”

Milli Savunma Bakanlığı: “Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin moral ve motivasyonunu olumsuz etkilemekten ve düşmanlarımızı sevindirmekten başka bir işe yaramayacağı açıktır. Bağımsız Türk yargısının gereğini yapacağına inancımız tamdır.”

Devlet Bahçeli: “Muhtıra tarzında hazırlanarak gece yarısı servisi yapılan bildiride imzası bulunan amirallerin rütbeleri sökülmelidir. Emeklilik hakları kaldırılmalı, emekli maaşları kesilmelidir. Açıklanan bildirinin çok yönlü adli ve idari soruşturması yapılmalıdır.”

Meral Akşener: “Sabah bir uyandık, emekli amirallerin canı sıkılmış, bildiri yayınlamışlar, bu bir zevzekliktir. Ülke bu zevzekliklerden çok çekti.”

Ahmet Davutoğlu: “Bildiri ülkenin tarihsel hafızasını ve içinden geçtiği hassas süreci göz önüne almayan; kötü niyetli bir sorumsuzluk örneğidir.”

Ali Babacan: “Tarihimizin utanç sayfaları askerlerin siyasete yönelik hadsiz müdahaleleriyle doludur. Bu acı hafıza depreştirilmemelidir.”

‘HAYATIMDA GÖRDÜĞÜM EN İÇİ BOŞ METİN OLABİLİR’

Emekli amirallerin avukatlarından Hüseyin Ersöz de iddianameye ilişkin sosyal medya hesabından bir açıklama yaptı. “Emekli Amiraller Basın Açıklaması İdddianamesi, hayatımda gördüğüm içi en boş metin olabilir” diyen Ersöz, “Herşey “kopyala-yapıştırdan” ibaret. Hukuki değerlendirmenin kırıntısı yok! Ve bir kez daha kanaat getirdim mi “Balyoz Davası Bozma Kararı” bu soruşturmaya zemin oluşturmak için alınmış!” ifadelerini kullandı.

_______________________________________________________________________________________________

“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan, hiç bir kurum, kuruluş yahut kişiden “Fonlanmadan”, “tam bağımsız” ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan, Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir, HABER ALTERNATİF’in aylık,3 aylık,6 aylık yahut yıllık ÖZEL BÜLTEN’ine abone olabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi  belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”

 

ABONELİK LİNKLERİ:

 

YOUTUBE KANALI-KATIL BUTONU LİNKİ:

https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w

 

KRİPTEKS E-DERGİ YILLIK ABONELİK LİNKİ:

https://shopier.com/1354512

HABER ALTERNATİF YILLIK ABONELİK/ÖZEL BÜLTEN ABONELİK LİNKİ:
HABER ALTERNATİF AYLIK ABONELİK/ ÖZEL BÜLTEN ABONELİĞİ LİNKİ:
HABER ALTERNATİF 3 AYLIK ABONELİK/ÖZEL BÜLTEN ABONELİĞİ LİNKİ:
HABER ALTERNATİF 6 AYLIK ABONELİK/ÖZEL BÜLTEN ABONELİĞİ LİNKİ:
Okumaya Devam Et







Popüler

%d blogcu bunu beğendi: