Sosyal Medya Hesaplarımız

DOSYA HABER

YEŞİLAY DA AKP’NİN ÇİFTLİĞİNE DÖNMÜŞ!

Yayınlanma Tarihi:

on

HABER ALTERNATİF-DOSYA HABER

CELAL EREN ÇELİK

Kızılay’da ortaya çıkan skandalların ardından,Kızılay yönetim kurulunda yer alan pek çok ismin AKP ile olan yakın ilişkileri de ortaya çıkarken Yeşilay da adeta AKP’nin “Arka bahçesine” dönüştü…

AKP’nin “Yeşilay’ı ele  geçirme operasyonu” 2012 yılında gerçekleştirilen Genel Kurul ise başlarken, bu genel kurulda Diyarbakır ve Adana illerindeki Yeşilay Şubeleri’ne “Yığma” şeklinde üye yapılan “AKP”li partililerin” 3 uçak ile genel kurula taşınarak istenilen değişikliklerin yapılması ile AKP Yeşilay tüzüğünü de değiştirerek Yeşilay’ın taşınmaz gayrimenkullerinin satışı için de yönetime sınırsız yetki vermişti.

YEŞİLAY YÖNETİMİ AKP ARKA BAHÇESİ 

Yeşilay gibi tarihi bir kurumun bugün gediği noktada tüm yönetimi ise AKP’li kadrolar tarafından oluşturularak  “Dizayn” edilmiş durumda.

Bunu bizzat sağlayan ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kızı Esra Albayrak’ın Yönetim Kurulu üyesi olarak Yeşilay’a girmiş bulunması.

BAŞKAN YENİ ŞAFAK YAZARI,EŞİ KÜLLİYE’DE KURUL ÜYESİ…

Yeşilay’ın Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı yapan Prof.Dr.Mücahit Öztürk aynı zamanda AKP’ye en yakın gazetelerden birisi olan Yeni Şafak’da köşe yazarlığı yapmaktaydı.

Yeşilay Yönetim Kurulu Başkanı Prof.Dr. Mücahit Öztürk’ün eşi Dr.Ümmü Gülşen Öztürk ise Cumhurbaşkanlığı Sağlık ve Gıda Politikaları Kurulu üyesi…

YANDAŞ STK YEŞİLAY’DA DA KARŞIMIZDA…

AKP’ye en yakın STK’lardan birisi olan ve AKP’nin “İmam-Hatip” projelerinin de organizatörü olan ÖNDER İMAM HATİPLİLER DERNEĞİ karşımıza YEŞİLAY Yönetim Kurulu’nda da çıkmakta.

Yeşilay Genel Başkan Vekili Ahmet Kaan ve Yeşilay Yönetim Kurulu Üyesi olan Yasin Erol aynı zamanda ÖNDER İMAM HATİPLİLER DERNEĞİ’nin de yönetim kurulu üyesi.

ÖNDER İMAM HATİPLİLER DERNEĞİ, kendisi de Kartal Anadolu İmam Hatip lisesi mezunu olan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’a yakınlığı ile tanınmakta.Bilal Erdoğan derneğin bütün organizasyonlarına katılarak konuşmalar yapmakta.

Öte yandan ÖNDER İMAM HATİPLİLER DERNEĞİ AKP Döneminde İBB’den 13 Milyon 290 Bin 324 TL’lik “Hizmet” bedeli karşılığı kamu kaynağının aktarıldığı bir dernek.

YEŞİLAY’DA “KALYONCU” İMZASI…

“Havuz Medyası” ATV-SABAH Grubu’nu AKP’nin propaganda makinesi haline getiren ve AKP döneminde en çok kamu ihalesi alan şirketlerden birisi olan KALYON GRUBU’nun kurucusu olan KALYONCU AİLESİ de Yeşilay yönetiminde temsil edilmekte.

Kalyoncu Ailesi’nden Hatice Saadet Kalyoncu Yeşilay’da Yönetim Kurulu üyesi.Öte yandan “enteresan bir tesadüf” olarak Yeşilay Yönetim Kurulu Başkanı Prof.Dr.Mücahit Öztürk, Kalyoncu Ailesi’nin vakıf üniversitesi olan Hasan Kalyoncu Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak görev yapmakta.

YEŞİLAY GENEL SAYMANI KIZILAY’I DENETLİYOR!

Yeşilay Genel Saymanı olan Mali Müşavir Çetin Dönmez’in ise skandalları ile gündemden düşmeyen Kızılay’ın denetimi noktasında önemli bağlantıları bulunmakta.

Zira KIZILAY’ın holdingleşmesinin ardından bu holdinge bağlı en önemli şirket olan  Kızılay Gayrimenkul ve Girişim Sermayesi Portföy Yönetimi A.Ş. isimli şirketi AKSİS ULUSLARARASI BAĞIMSIZ DENETİM A.Ş denetlemekte.Bu denetim firmasının  kurucu ortağı ise YEŞİLAY’ın “Genel Saymanı” ve  Yönetim Kurulu Üyesi olan Çetin DÖNMEZ.

Yani KIZILAY YATIRIM HOLDİNG A.Ş’nin en büyük şirketini “bağışları vergiden muaf”diğer kurum olan YEŞİLAY’ın saymanı denetliyor!

YEŞİLAY’DAKİ TÜRKİYE FUTBOL FEDERASYONU İZLERİ…

Yeşilay Genel Sekreteri olan Av. Osman Baturhan Dursun ise aynı zamanda 2019 yılında Türkiye Futbol Federasyonu Tahkim Kurulu üyeliğine seçilen bir isim.

TFF Başkanlığını yapan Nihat Özdemir’in sahibi olduğu LİMAK ise YEŞİLAY’daki etkisini dosyamızın başında bağlantıları ile yazdığımız KALYON GRUBU’nun milyar dolarlık kamu ihalelerindeki en büyük ortağı.

SÜLALESİNE “BAKAN” O İSİM YEŞİLAY’A DA EL ATMIŞ…

AKP iktidarlarının yakınlara yaptığı “Torpilli akraba atamaları” ile en çok gündeme gelen isimlerinden birisi Eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan’dı.

Sayan’ın kardeşi Ömer Fatih Sayan  Türk Telekom Yönetim Kurulu Başkanlığı’na atanmış,diğer kardeşi Ayşe Hilal Sayan Koytek yine Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nda Müsteşarlık yapmıştı.Bu görevden bir süre sonra istifa eden Ayşe Hilal Sayan Koytek bu kez Kuveyt’e Büyükelçi olarak atanmıştı.

Fatma Betül Sayan Kaya’nın bir diğer kardeşi ise İBB Belediye Meclis Üyeliği yapan Nazmiye Sümeyye Sayan’dı.

İşte “Aile boyu” kayırmanın simgesi olan Fatma Betül Sayan Kaya’nın eşi olan Dr.İlyas Kaya da YEŞİLAY’ın Yönetim kurulu üyesi olarak “eşinin” boş geçmediği isimlerden birisi olarak karşımıza çıkmakta.

AKP’YE YAKIN ÜNİVERSİTELERDEN AKADEMİSYENLER DE YÖNETİMDE

YEŞİLAY Yönetim Kurulu’nda yer alan akademisyenlerin ise AKP’ye yakınlığı ile bilinen vakıf üniversitelerinde öğretim görevlisi olması dikkat çekiyor.

Bunlardan Yeşilay Yönetim Kurulu Üyesi olan Muhammed Esad Arar, Mütevelli Heyeti Başkanlığı’nı AKP’ye en yakın denetim firmalarından birisi olan DETAY DENETİM’in ortağı olan İsmail Gerçek’in yaptığı Fetih Sultan Mehmet Üniversitesinde akademisyen.İsmail Gerçek AKP tarafında THY’ye de yönetici olarak atanmıştı yine bir dönem Türkiye Futbol Federasyonu’nda da görev yapmıştı.

Yine AKP’ye yakınlığı ile bilinen İstanbul Medeniyet Üniversitesi akademisyenlerinden Prof.Dr.Mahmut Gümüş de YEŞİLAY Yönetim Kurulu Üyesi. Prof.Gümüş’ü sıklıkla AKP’ye yakın yandaş medya kanallarında ekranlarda görmek mümkün.

1 YIL ÖNCESİNE DEK YEŞİLAY BÜTÇESİ’NİN NEREYE HARCANDIĞI BELLİ DEĞİLDİ!

Sağlık Bakanlığı’nın 2018 tarihli Kurumsal Mali Durum ve Beklentiler Raporu’nda (Sayfa 3) YEŞİLAY’a bütçeden ayrılan ödeneğin 97.5 Milyon TL olduğu ifade edilmekteydi.

6 Mayıs 2019 tarihinde SÖZCÜ Gazetesi yazarı Çiğdem Toker bu konuyu gündeme getirerek YEŞİLAY’ın bütçesinin nereye aktarıldığının şeffaf biçimde kamuoyu ile paylaşılmasının zorunlu olmasına rağmen bu paraların nasıl kullanıldığının YEŞİLAY tarafından  kamuoyu ile paylaşılmadığını köşesinde yazmıştı.

Toker aynı yazısında kurum yöneticilerinin kamu kaynakları ile şatafatlı harcamalar yaptığını,lüks makam araçlarının kendilerine tahsis edildiğini ve YEŞİLAY için Genel Merkez Binası olarak tahsis edilen SEPETÇİLER KASRI’nda milyonlarca yöneticilerin odaları için liralık tefrişat yapıldığının konuşulduğunu da ifade etmişti.

Bu yazının CHP tarafından Meclis gündemine taşınmasının ardından YEŞİLAY apar topar mali bilgileri resmi sitesine koysa da bu bilgilerdeki muğlaklık ve çelişkiler de yine SÖZCÜ Gazetesi yazarı Çiğdem Toker’in 20 Mayıs 2019’daki köşesinde yazılmıştı.

YEŞİLAY’IN PROJE PARTNERİ McKİNSEY!

Dünya’da danışmanlık verdiği ülkeleri üretimden vazgeçirip sadece tarıma yönlendirerek IMF yardımına teşvik etmesi ile tanınan ve bir dönem AKP iktidarının tüm ekonominin anahtarını teslim etmek üzere anlaşmaya vardığı ancak sonrasında gelen tepkiler nedeni ile bundan vazgeçtiği McKinsey ile YEŞİLAY ortak proje yürütmekte.

Türkiye Rehabilitasyon Modeli isimli proje için McKinsey’e ne kadar ödeme yapıldığı ise bilinmiyor.

SEPETÇİLER KASRI AKP’LİLERİN MEKANI HALİNE GELDİ

AKP tarafından YEŞİLAY’a Genel Merkez Binası olarak tahsis edilen tarihi Sepetçiler Kasrı bu süre zarfında ayrıca AKP’li yöneticilerin,il,ilçe teşkilatlarının,AKP’ye yakın pek çok ismin özel organizasyonlarını gerçekleştirdiği bir makan halini alırken AKP’nin pek çok parti organizasyonu da bu ihtişamlı tarihsel mekanda gerçekleştirilmekte.

Bu etkinlikler için AKP’lilerden her hangi bir ücret alınıp alınmadığı ise bilinmiyor.

YEŞİLAY “VERGİDEN MUAF”

Yeşilay’ın bir diğer önemli özelliği ise KIZILAY ile birlikte YEŞİLAY’ında “YAPILAN BAĞIŞLARIN TAMAMININ VERGİDEN DÜŞÜLEBİLDİĞİ” ikinci kurum olması.

AKP’nin Yeşilay’ı dizayn etme konusunda bu denli önem vermesinin altındaki esas sebebin de bu önemli detay olduğu kulislerde ifade edilmekte.

 

 

 

 

Yorum yapmak için tıklayın

Bir Cevap Yazın

DOSYA HABER

HAZİNE’DEN SOROS’UN FONLADIĞI VAKFA MİLYONLUK DESTEK

Yayınlanma Tarihi:

on

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın ABD’li ünlü spekülatör ve ülkelerde NGO’ları fonlayarak yaptırdığı “Renkli Devrimler” ile ünlü George Soros’un Türkiye’deki en etkin olduğu ve fonladığı vakıf olarak tanınan TESEV’e 1 milyon 186 bin 278 lira 15 kuruş tutarında şartlı bağışta bulunduğu ortaya çıktı.

VERYANSIN TV haber sitesinden Eray Çelebi’nin haberine göre TESEV’in 2019 yılı faaliyet raporlarına bu bağış 8 Ekim 2018 tarihinde gönderilirken bağışın yaklaşık 927 bin lirası harcandı, henüz gerçekleştirilmeyen proje faaliyetlerine tekabül eden tutar ise 259 bin 99 lira 13 kuruş oldu.

Yapılan bağışların bilgisi, 61 sayfadan oluşan raporun “1.4. Gelecek Aylara Ait Gelirler” başlığı altında aktarılıyor.

BAĞIŞ TUTARLARI TESEV RAPORUNDA

Raporda, Hazine ve Maliye Bakanlığı Dış Ekonomik İlişkiler Genel Müdürlüğü’nün Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı’na (TESEV) 167.586,55 avro (1 milyon 186 bin 278 lira 15 kuruş) tutarında “şartlı bağış” yaptığı belirtiliyor.

8 Ekim 2018 tarihinde gönderilen bağışın 2018 yılında 151 bin 638 lira 94 kuruşu, 2019 yılında da 775 milyon 540 bin 8 kuruşunun harcandığı görülüyor. Henüz gerçekleştirilmeyen proje faaliyetlerine karşılık gelen tutarın ise 259 bin 99 lira 13 kuruş olduğu ifade ediliyor.

2018 Gelecek Aylara Ait Gelirler Bölümü

2019 Gelecek Aylara Ait Gelirler Bölümü

TESEV’E GÖRE BAĞIŞ İHALE İLE GELMİŞ

Hazine ve Maliye Bakanlığı soruları yanıtsız bırakırken Veryansın TV’nin sorularını yanıtlayan TESEV yetkililerine göre AB hibeleri “şartlı bağışlar” kategorisinde gerçekleşiyor. Bu kapsamda bu kategorideki AB hibelerinden yararlanabilmek için Hazine ve Maliye Bakanlığı Merkezi Finans ve İhale Birimi’nin açtığı ihalelerin kazanılması gerekiyor.  Böylece ihaleyi kazanan kuruluşa AB hibesi aktarılıyor.

TESEV’E HİBE YAĞIYOR!

“Gelecek Aylara Ait Gelirler” hesabındaki veriler incelendiğinde TESEV’in gelirlerinin büyük oranda Avrupa Birliği’nden Birleşmiş Milletler’e kadar birçok uluslararası kurumdan alınan hibelerden oluştuğu görülüyor.

“Belirli bir projeye yönelik harcama koşulu bulunan bağışlar”a göre; ihale ile alınan 1 milyon 186 bin 278 lira 15 kuruşluk hibe dışında, Birleşmiş Milletler’e bağlı UNDP Yöneticiliği‘nden 124 bin 184 lira 93 kuruş, Avrupa Birliği’ne bağlı Horızon 2020 programından 52.018,75 avro, Internatıonal Budget Partnershıp (Uluslararası Şeffaf Bütçe Endeksi) tarafından 27 bin 807 lira 3 kuruş, Macedonian Center for International Cooperation Foundation’dan 14 bin 388 lira 62 kuruş aktarılmış.

ŞARTLI BAĞIŞLARDA DİKKAT ÇEKEN ARTIŞ

2019 yılında önceki dönemlere göre alınan “şartlı bağış”taki fahiş artış ise dikkat çekiyor. Tabloya göre, 2017’de 204 bin 262 lira 85 kuruş, 2018’de 311 bin 396 lira 10 kuruş olan şartlı bağışlar 2019 yılında 1 milyon 106 bin 406 lira 78 kuruşa yükselmiş.

Rapora göre vakfın 31.12.2019 itibarıyla banka hesaplarındaki bakiyelerin toplam tutarı ise 1 milyon 94 bin 582 lira 98 kuruş.

TESEV’DE KİMLER YOK Kİ?

Kurulduğu günden bu yana SOROS fonları ile pek çok projeye ve Türkiye’nin sinir uçları ile oynayan pek çok rapora imza atan TESEV’in kurucuları adeta bir “KÜÇÜK TÜSİAD”, bir yıldızlar geçidi…

Ömer Koç’tan,Nejat Eczacıbaşı’na,Kamhi Kardeşlerden,Kemal Derviş’e,Mehmet Ali Birand’dan,Cem Boyner’den,Nuri Çolakoğlu’na Türkiye’ye yön veren ne kadar isim varsa bu vakıfta bir arada.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 183 numaralı kurucu üyesi ve vakıf hissesi sahibi olduğu TESEV’de, Ethem Sancak ve Cüneyt Zapsu’nun da Yüksek Danışma Kurulu Üyesi.

Ayrıca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan.2ın kızlarından Esra Albayrak da stajını TESEV’de gerçekleştirmişti.

Okumaya Devam Et

DOSYA HABER

TARİHİ HAMAMDA ÇIKAN USULSÜZLÜĞÜN UCU,SUUDİ ARABİSTAN’A UZANDI

Yayınlanma Tarihi:

on

HABER ALTERNATİF-ÖZEL DOSYA HABER

Celal Eren Çelik

Vakıflar Genel Müdürlüğü bünyesinde olup “Restore Et-İşlet-Devret” modeli ile ihalesi gerçekleşen tarihi Haseki Hamamı (Ayasofya Hürrem Sultan Hamamı) ile ile ilgili usulsüzlük Sayıştay incelemesi sonrasında raporlara yansıdı.

Tarihi hamam 03/04/2008 yılında “Rstore Et-İşlet-Devret” modeli ile ihale edilerek yüklenici firma olan Haseki Turizm Sağlık İnş. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. ile sözleşme imzalandı.

Ancak restorasyon çalışmaları esnasında, tarihi hamamın kuzey batı cephesi boyunca özgün drenaj
kanallarının ortaya çıktı.Ortaya çıkarılan drenaj kanalları ve havalandırma bacalarının
bakım onarım ve denetiminin yapılabilmesi ve Sultanahmet Parkı’ndaki sulama çalışmalarının
esere zarar vermemesi için kuzey-batı cephesi boyunca 6,5 m. Genişliğindeki alan hamam
parseline 02/07/2011 tarih ve 294/3962 sayılı Kurul Kararı ile yoldan ihdas edilerek dahil
edildi.

Böylece tarihi hamam eklenen bu bölüm ile birlikte  59 ada 3 parsel olarak 56843/304880 hissesi Vakıflar Genel Müdürlüğü adına 248037/304880 hissesi Haseki Sultan ve Sultan Mahmudi Sani Vakfı adına 20/05/2011 tarihinde tescil edildi.

TARİHİ HAMAMDA CAFE AÇTILAR

Ancak yüklenici firma ve Vakıflar Genel Müdürlüğü usulsüz biçimde, bakım onarım çalışmaları nedni ile tarihi hamama eklenen ve hiç bir şekilde tek çivi çakılamayacak alana çay bahçesi ve wc yaparak işletmeye başladı.

Bu usulsüzlükler 2016,2017 ve 2018 yılları Sayıştay raporlarına da yansıdı ancak İBB’nin de Vakıflar Genel Müdürlüğü‘ne defalarca yazı yazarak buradaki ticari faaliyetin sonlandırılmasını istemesine rağmen kimse bu işletmeci firma olan Haseki Turizm Sağlık İnş. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.’ne “Dokunamadı”.

İşletmeci firma İstanbul’un en yoğun,en fazla turist gelen noktalarından birisinde usülsüz biçimde açtığı cafe ve wc ile “Darphane gibi” para basmaya devam etti.

Peki kimdi 3 kez Sayıştay Raporuna “usülsüzlükleri” yansıyanj,İBB’nin “Tarihi eserden cafesi kaldırılsın” talebine karşı kendisine dokunulamayan Haseki Turizm Sağlık İnş. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.?

İşte bundan sonra okuyacaklarınız basit bir usulsüzlükten, cafe işletmekten çok çok öteye geçip Suud Hanedanı ile yakın ilişkilere uzanan enteresan bir ilişkiler ağı…

İSTANBUL’DAN CİDDE’YE UZANAN YOL…

Haseki Turizm Sağlık İnş. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. aslında bu tarihi restorasyonu için kurulmuş bir şirket…Şirketin asıl sahibi ise ZADELER İNŞAAT SANAYİ TİCARET A.Ş…

Restorasyon ihalesini kazanan Haseki Turizm Sağlık İnşaat Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi’nin tek ortağı ise ZADELER İNŞAAT adına “Ailenin” genç kuşak temsilcisi Nihat Katipzadeler.

ZADELER İNŞAAT, AKP döneminde işleri büyümüş bir şirket ama bu bir anda büyümede bir “Dönem” özel önem taşımakta.

O özel önem taşıyan “Dönem” ise 2007 yılında Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanlığı döneminde Türkiye’yi ziyaret eden eski Suudi Arabistan Kralı Fahd’ı otelde ziyaret etmesi ile başlayıp, Kral Fahd’ın ölümü ile bayrakların yarıya indirilip milli yas ilan edildiği 2015’e kadar süren Suudi Arabistan ile “Altın Çağın” yaşandığı dönem.

İşte tam da bu dönemde ZADELER İNŞAAT‘ın birden bire büyüdüğünü ve Suudi Arabistan’da çok büyük işler aldığını görüyoruz.

Öyle ki sadece Suudi Arabistan‘ın değil, Ortadoğu’nun en etkin gazetecileri, iş adamları, politikacıları bu şirketin proje lansmanı için düzenlediği kahvaltılarda bir araya geliyor,bu kahvaltılara dönemin Bilim,Sanayi ve Teknoloji Bakanı olan şimdilerin DEVA PARTİSİ Genel Başkan Yardımcısı Nihat Ergün katılıp kendilerine teşekkür edip hediye  veriyor.

Bununla da kalınmıyor Türkiye Cumhuriyeti Devleti,ZADELER İNŞAAT ve Yönetim Kurulu Bakanı Nejdet Katipzadeler’e  Cidde Başkonsolosu Salih Mutlu Şen imzası ile “Teşekkür Mektubu” gönderiyor…

ZADELER İNŞAAT’IN İLİŞKİLER AĞI…

Çünkü bu ZADELER İNŞAAT öyle sıradan bir inşaat firması değil Suudi Arabistan’da…Zira Suudi Arabistan’da bu kadar büyük çaplı işleri yapmalarını sağlayan da, bu kadar önemli kişinin bir araya gelmesini sağlayan da ZADELER İNŞAAT’ın Suudi Arabistan’daki ortağı olan Khalid bin Mohammed Al Angari.

Peki kimdir bu Khalid bin Mohammed Al Angari ?

Al Angari,Suudi Arabistan eski YÜKSEK EĞİTİM BAKANI… Suud Hanedanı ile çok yakın ilişkileri olan Al Angari’ye şöyle bir virgül koyalım geri dönmek üzere…

Suudi Arabistan’da medya-politikası ve iş dünyası denilince ve Suud Hanedanı ile “En yakın isimler” sayılırken hemen akla gelen 3-4 kişiden birisi Waleed bin İbrahim El İbrahim…

Waleed bin İbrahim El İbrahim Suudi Arabistan’ın en zengin iş adamlarından birisi olan bir “MEDYA İMPARATORU”

Sahibi olduğu “ORTADOĞU YAYIN MERKEZİ” (MBC) Suudi Arabistan’da o kadar başarılı oldu ki Suudi Arabistan devleti 11 milyar Dolar net değeri olan medya grubunun %60’ını satın aldı.

Ama Waleed bin İbrahim el İbrahim’in asıl gücü ve “Kudreti” milyar dolarlık bir iş adamı, bir medya patronu olmasından kaynaklanmıyor. Zira Waleed bin İbrahim el İbrahim SUUD HANEDANI ile yakın akrabalık ilişkileri olan bir isim.

Waleed bin İbrahim el İbrahim’in bir kız kardeşi Al Jawhara bint Ibrahim Al Ibrahim ölen Kral Fahd’ın eşlerinden biriydi. Bir diğer kız kardeşi Maha Al İbrahim ise Suudi Arabistan savunma ve havacılık bakan yardımcısı Prens Abdul Rahman ile evli…

Evet şimdi tekrar dönüyoruz ZADELER İNŞAAT’ın Suudi Arabistan’daki ortağı olan Al Angari’ye…

İşte bu Waleed bin İbrahim el İbrahim’in bir diğer kız kardeşi olan Mohdi Al Ibrahim ise ZADELER İNŞAAT’ın ortağı ve  eski Suudi Arabistan Eğitim Bakanı Al Angari ile evli.

Yani ZADELER İNŞAAT, Suudi Arabistan’da ortağının akrabalık ilişkileri sayesinde Suud Hanedanı ile çok yakın ilişkilere sahip.

Zaten pek çok projelerinin açılışına ve tanıtımına bizzat Suudi Arabistan’ın bakanları ve prensleri katılmakta.

İşte bu yakın ilişkiler özellikle AKP-Suudi Arabistan ilişkilerinin “Altın Çağının” başladığı 2007 yılından sonra kuruluyor. Bu arada 2008 yılında ZADELER İNŞAAT önce ortak olup daha sonra tamamının hissesini aldığı Haseki Turizm Sağlık İnş. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. ile tarihi Haseki Hamamı “Restorasyon ve İşletme” ihalesini alıyor…Yetmiyor,çivi dahi çakamayacağı tarihi alana cafe açıp darphane gibi para basıyor.

Ama Suudi Arabistan-AKP ilişkileri arasında ZADELER İNŞAAT ve “İlişkiler Ağı” önemli bir noktada durduğu için 3 kez Sayıştay Raporu’na da girse,İBB Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne yazı yazarak bu usulsüzlüğe son vermesini de istese kimse ZADELER İNŞAAT’a dokunamıyor…

Ve Sayıştay Raporlarına Türkiye’de milyarlarca liralık yolsuzluklar arasında devede kulak dahi olamayacak bir usulsüzlük olarak geçen bir olayın perde arkasındaki ilişkilerin çok farklı olduğunu, “Türkiye’nin tanıtımı ve Suudi Arabistan ile ilişkilerinin geliştirilmesine sunduğu katkı” için bu şirkete bizzat Türkiye Cumhuriyeti tarafından nasıl övgüler yağdırılıp, teşekkür edildiğini görüyoruz.

Hal böyle olunca Suudi Arabistan’a uzanan bu ilişkiler ağını kuran devlet istediği usulsüzlüğü yapıyor,Sayıştay ise yazdığı rapor ile kalıyor,ZADELER’e kimse dokunamıyor.

 

 

 

Okumaya Devam Et

DOSYA HABER

CELAL EREN ÇELİK YAZDI: “AYDIN DOĞAN BASIN SEKTÖRÜNDEN GERÇEKTEN ÇEKİLDİ Mİ?”

Yayınlanma Tarihi:

on

Celal Eren ÇELİK

Geçtiğimiz günlerde bazı haber siteleri medyadan tamamen çıkan Aydın Doğpan’ın yeniden medya sektörüne dönmek için hazırlıklara başladığını,Doğan’ın NTV yayın grubunu 150 milyon Dolar’a satın alarak medya sektörüne güçlü bir geri dönüş yapacağı haberini yaptılar…

Peki ben de size desem ki “Aydın Doğan ve Doğan holding şu anda Türk yazılı basın sektörünün kaderini elinde tutuyor,pek çok gazeteyi kendisine borçlandırma ve mahkum etme gücüne sahip…”

Ve üzerine de “Doğan Holding, hiç gazete ve dergisi olmamasına rağmen yazılı basın sektöründe son dönemin en çok NET KAR elde eden kuruluşu” diye eklesem…

Hiç “Nasıl olur öyle şey?” dem eyin bal gibi olur… Haydi başlayalım o zaman anlatmaya.

***

Tarih yapraklarımızı oldukça geriye doğru saracağız… Yıl 1288…

Yer:İsveç yakınlarındaki Falun kasabası… Stora adında küçük bir firma ilk işi olarak bakır madenciliği işletmesine başlayarak sertifika almakta…

Daha sonra bu İsveçli şirket giderek büyüyecek ve tarih yaprakları Stora Kopparbergs Bergslag adını alıyor ve ticari faaliyet alanını da madencilik,demir ve ahşap yelpazesinde genişletiyor…

Tarih 1970… Stora Kopparbergs Bergslag faaliyet alanlarını daha da geliştiriyor.Şirket ormancılık, kağıt hamuru ve kağıt alanlarında da faaliyet göstermeye başlıyor..

Şimdi Stora Kopparbergs Bergslag’a ufak bir virgül koyalım ve 1872 yılına uzanalım…

1872 yılında Finlandiya’nın ilk buharla çalışan bıçkı fabrikası kurulmaktadır.Fabrikanın kurucusu Hans Gutzeit’tir. Firmanın ismi ise W. Gutzeit & Co kereste fabrikası olarak geçmektedir.

1912 yılına gelindiğinde Hans Gutzeit kereste sektörünün önemli firmalarından birisi olan Enso’yu da satın alır…1990’lara gelindiğinde ise Enzo-Gutzeit artık Finlandiya’nın en büyük ormancılık şirketi haline gelmiştir ve ismi de artık Enso Ojy’dir…

Tarih: 1998… Milenyum öncesindeki dünya sanayi devleri arasındaki en önemli şirket birleşmelerinden birisi yaşandı. Finlandiyalı Enso Oyj ile İsveçli Stora Kopparbergs Bergslags Aktiebolag birleşerek STORA ENSO adını aldı…

İki şirketin birleşmesiyle birlikte ortaya Dünya’nın en büyük kağıt tröstlerinden birisi çıkıyordu…

Yıl 1999… Aylardan Ağustos… O dönemlerde çok da ilgi çekmeyen gazetelerin ekonomi sayfalarında ya çok küçük biçimde kendisine yer bulan ya da hiç bahsedilmeyen bir gelişme yaşanmaktaydı…

STORA ENSO birleşmesi gerçekleşir gerçekleşmez Aydın Doğan’ın başlattığı görüşme trafiği sonunda meyvesini vermişti. Ve Ağustos 1999 yılında Dünya’nın kağıt tröstü STORA ENSO ile Doğan Holding anlaşma imzaladılar…

Bu anlaşma ile birlikte Doğan Holding STORA ENSO’nun Türkiye Temsilcisi oldu… Yani Türkiye’de tüm gazetelerin,dergilerin,basılı yayınların büyük çoğunluğunun kağıdını sağlayan STORA ENSO olduğu için Doğan aslında tüm gazetelerin “KADERİNİ ELİNE ALIYORDU”…

Doğan Dış Ticaret Mümessillik A.Ş üzerinden yapılan bu anlaşma ile birlikte Doğan grubu yıllar yılı diğer gazetelerden çok daha ucuza kağıt maliyetini karşılama şansını da elde ederken maliyetlerinde de ciddi bir tasarrufa gidiyor,diğer yandan rakiplerine kağıt satıyordu…

Bu anlaşma ile doğan gücün gazeteler üzerinde nasıl bir “tahakküm ve baskı aracı” olduğunun en çarpıcı örneği ise VATAN GAZETESİ’nin öyküsü oluyordu… Dinç Bilgin ve Sabah Grubu’ndan ayrılan Zafer Mutlu Vatan gazetesini kurmuştu…

Vatan Gazetesi spor sayfası,köşe yazarları ve önemli haberleri ile kısa sürede dikkat çeken ve okunan bir gazete haline gelmeye başarmıştı.Ancak kısa süre sonra gazete mali darboğaz yaşamaya başladı.Kağıt ve baskı parası karşılanamıyordu…

İşte Aydın Doğan burada devreye girdi… Önce aylarca Vatan Gazetesi’ni “Veresiye” biçimde kendi matbaalarında basmaya bastı… Doğan grubu için ne kağıt sıkıntıydı ne matbaa…

Aydın Doğan, Vatan Gazetesini planlı ve sistematik biçimde kendisine borçlandırmış ve bu süreçte basılan her bir gazete ile Vatan Gazetesi Aydın Doğan’a daha da mahkum hale gelmişti…

Ve Mart 2008’de Vatan Gazetesi 2 yıl içerisinde 100 milyon YTL ( O dönem YTL olarak geçiyordu) borçlandığı Aydın Doğan ve Doğan Grubu’na satıldı…

Aydın Doğan “Borca mahsuben” satın aldığı Vatan Gazetesi’ni 2 yıl sonra 26 milyon dolara Demirören-Karacan ortaklığına sattı!

Son dönemlerde kağıt fiyatlarında kur bazlı yaşanan artış temel hammadde olarak kağıt maliyeti olan gazetelerin en büyük sorunu… Peki Türkiye’de gazete ve dergilerin pek çoğu hangi firmalardan kağıt temin etmekte? STORA ENSO ve OPPOGA

Bu iki şirketin Türkiye yetkili temsilcisi kim Aydın Doğan’ın DOĞAN HOLDİNG’i bünyesinde bulunan DOĞAN DIŞ TİCARET VE MÜMESSİLLİK A.Ş.

Aydın Doğan şu anda iç piyasada kağıt fiyatlarını kontrol ediyor zira bu firmaların ana yetkili temsilcisi olduğu için diğer kağıt firmaları da kağıdı Doğan grubundan temin ediyor.

Doğan şu anda istediği bir gazetenin kağıt bulamamasını da sağlayacak güce sahip,istediği gazeteyi aynı Vatan Gazetesi örneğinde olduğu gibi kendisine borçlandırma gücü de elinde…

Yaşanan kağıt sıkıntısı o denli ciddi ki Aydınlık Gazetesi bu sıkıntı nedeni ile çok değil 1,5 sene önce 3 gün çıkamadı,Birgün gazetesi sayfa sayısında düşmeye gitti.Hatta Hürriyet bile durumdan etkilenip dönemsel olarak sayfa sayısında azalttı…Eklerin hemen hemen tamamı kapatıldı.

Bu arada Aydın Doğan, gazetelerini satmış,nakit parayı oradan almış,personel,vergi,amortisman,baskı v.s gider kalemlerinden kurtulmuş.Ama gazetelerin kağıtlarının satışı onun elinde… Sektörden para kazanmaya da,sektörün perde arkasında kaderini elinde tutmaya da devam ediyor.

Hal böyleyken dostlar isterseniz tekrar soralım “AYDIN DOĞAN BASIN SEKTÖRÜNDEN ÇEKİLDİ Mİ?”…

Not: Bu yazı 5 Kasım 2018 tarihinde şahsi Twitter hesabım olan “@yazparov” hesabından AYDIN DOĞAN BASIN SEKTÖRÜNDEN ÇEKİLDİ? başlığı ile flood olarak yayınlanmıştır.

Okumaya Devam Et







Popüler

%d blogcu bunu beğendi: