Sosyal Medya Hesaplarımız

ÖZEL HABER

KATAR KATAR “KUŞATMA”

Yayınlanma Tarihi:

on

Celal Eren ÇELİK

Evet sevgili okurlar,malumunuz ülkemizde özellikle son yıllarda “Yabancı yatırım” dendiği zaman ilk aklımıza gelen ülke Katar olmakta…

Pek çok önemli şirketimiz, stratejik kurumlarımız (Ethem Sancak’a verilen Tank Palet Fabrikası’nda ortak olan Katar Ordusu gibi) Katar sermayesine satılmakta…

Ve bu satınalmaların pek çoğu Qatar Investment Authority (KATAR YATIRIM OTORİTESİ) yani Katar Devleti’nin “resmi” varlık fonu tarafından gerçekleştirilmekte…

Son olarak atılan imzalar ile Borsa İstanbul’dan İstinye AVM’ye,İstinye AVM’den Haliç’teki mega projeye ve Antalya Limanı’na kadar her leyi Katar ya aldı ya ortak oldu…

Ve bu satın alma işlerinde tabii ki sahnede yine KATAR YATIRIM OTORİTESİ bulunmaktaydı…

Peki özellikle 2015 sonrasında daha da hız kazanan bu Katar sermayesi girişinde gelen para gerçekten bize Katar tarafından mı verilmekte?

Yoksa arka planda küresel bir siyasal mücadelenin satranç hamlelerinden birisi ile yaşanan bir “nüfuz çatışması” içerisinde adım adım kuşatılıyor muyuz?

Yazımızın en başında bundan sonraki bölümünün çok daha sağlıklı anlaşılabilmesi ve anlam kazanabilmesi için bizi yakından takip eden dostlarımızın çok iyi bildiği gibi pek çok kez farklı yazılarımızda yıllardır dile getirdiğimiz bir temel tespiti bir kez daha yinelemek durumundayız.

2.Dünya Savaşı’nın sonlarında toplanan Yalta Konferansı sonrasında yeni bir Dünya Düzeni kurulurken, o güne dek Dünya’nın “Süper Gücü” konumunda bulunan İngiltere savaş sonrasında yaşadığı büyük yıkım ve yıpranmışlık sonrasında bu konumunu ABD’ye bıraktı.

Lakin 2000’li yılların başından itibaren İngiltere Dünya’da “Süper güç” olma konumunu yeniden elde etmek için ABD ile bir “nüfuz mücadelesi” içerisine” girişti.

Yalta Konferansı esnada belirlenen “YENİ DÜNYA DÜZENİ” içerisinde yapılan “Nüfuz Bölgeleri” paylaşımında başta Suudi Arabistan olmak üzere, Kuveyt,Katar gibi körfez ülkeleri İngiliz nüfuz alanı içerisinde kalırken Türkiye ABD “nüfuz alanı” içerisinde kalmıştı.

İşte 2015 yılı bu açıdan bir kırılma noktasıydı.  Zira 2015 yılında, ABD ile İngiltere arasında “derinden” sürmekte olan nüfuz mücadelesi ABD’nin “klasik İngiliz nüfuz alanı” içerisinde olan Suudi Arabistan’da bir “saray darbesi” ile ABD yanlısı Prens Salman’ın önünü açması ve İngiliz nüfuz alanına ilk kez “açıktan” girmesi ile su yüzüne çıktı.

İşte o tarihten sonra İngiltere ABD’nin bu hamlesine “klasik ABD NÜFUZ ALANI” içerisinde olan Türkiye üzerinden gerçekleştirdiği “etki alanın genişletme” müdahaleleri ile cevap vermeye başladı. Ve yine 2015 yılı Türkiye için de ciddi manada önem taşıyan bir yıldı…

Zira Türkiye’nin ard arda 2 seçim yaşadığı 2015 yılı Türkiye için “ekonomik verilerin” birden başa aşağı gitmeye başladığı, bugün içerisine giderek daha çok çekildiğimiz ekonomik krizin de ekonomide belirgin biçimde hissedilmeye başladığı yıl olarak kayıtlara geçti.

Ve Türkiye bu ekonomik daralma içerisinde giderek bunalmaya başlamışken, Katar’dan adeta “oluk oluk” para akmaya başladı… Ülkeye giren yabancı sermayenin ciddi bir bölümünü Katar sermayesi oluşturmaya başladı.

 

Ve Türkiye’de 2015 yılı sonrası gerçekleşen pek çok önemli satın almada karşımıza bir kurumun adı çıktı: Qatar Investment Authority…

Tabii bu hal böyle olunca Qatar Investment Authority nedir, neyin nesidir ve önemi nereden kaynaklanmaktadır sorularına ve çarpıcı ilişkiler ağına yakından bakacağız lakin Katar’ın 1971 yılına kadar İngiltere’nin bir sömürgesi olduğu ve “klasik İngiliz nüfuz alanı” içerisinde olduğunu bir not olarak buraya ekleyelim.

Zaten yazımızın bundan sonraki bölümlerinde yazacaklarımız durumu çok daha net olarak ortaya koyacak…

Tarih yapraklarını 1995 yılına sarıyoruz sizlerle… Ortadoğu’da bir yeni “Şeyh” tahta geçmektedir…. Katar tahtına geçen o yeni isim Hamed bin Halife es-Sani olacaktır…

Hamed bin Halife es-Sani Ortadoğu’da “Klasik İngiliz nüfuz alanına giren” ülkelerdeki pek çok hanedan mensubu gibi mükemmel biçimde bir “İngiliz ekolü temsilcisi” olarak “yetiştirilmiştir”…

Yeni Şeyh Hamed bin Halife es-Sani eğitimini Royal Military Academy Sandhurst’ta yani İngiliz Kraliyet Akademisi’nde tamamlamıştı..

Şeyh Halife es-Sani’nin mezun olduğu Sandhurst Kraliyet Askeri Akademisi öyle sıradan bir okul değil. En önemli özelliği Exeter ile birlikte Dünya ülkelerine ve özellikle Ortadoğu’ya ”lider” yetiştiren okul olması.

Mesela efendim bu Sandhurst Kraliyet Askeri Akademisi’nden Ürdün Kralı, Umman Sultanı, Bahreyn Kralı, Kuveyt Emiri, Dubai Emiri ile Abu Dabi Emiri de mezun…

Örneğin Şimdiye kadar üç Ürdün kralı Sandhurst’tan mezun olmuştur. Bunlar Tallal bin Abdullah, Hüseyin bin Tallal ile şimdiki kral Abdullah bin Hüseyin bu okuldan mezundur… Yani tam 3 kuşak…

Peki İngiliz Kraliyet Hanedanı’dan Prens William ve Prens Harry nereden mezun dersiniz? Evet efendim onlar da Sandhurst Kraliyet Askeri Akademisi mezunu…

Sandhurst Kraliyet Askeri Akademisi mezuniyet törenlerine İngiliz Kraliçesi Elizabeth’in bizzat katılarak mezun olanlara özel birer “nişan” verdiği ender okullardan bir tanesidir. Bunu da mutlaka ekleyelim..

Peki neden durduk tam ismi ile Hamad bin Khalifa Al Thani’nin eğitim hayatı ve “İngiliz ekolüne” bu denli sıkı bağlar ile yetiştirilmiş oluşu üzerinde ve asıl konumuz olan Qatar Investment Authority ile ne alakası var derseniz anlatalım efendim…

Türkiye’deki Katar sermayesinin ana odağı olan Qatar Investment Authority yani Katar devletinin resmi “Varlık Fonunun” kurucusu işte bu Şeyh Hamad bin Khalifa Al Thani…

Şimdi ise sizler ile 2013 yılına gidiyoruz… Katar Emiri Şeyh Hamad Bin Halife Al Tani 23 Haziran 2013 günü gerçekleştirdiği televizyon konuşmasında tahttan çekildiğini açıklıyordu…

Bu arada şeyhin büyük oğlu Şeyh Casim 10 yıl önce yani 2003 yılında tahttaki haklarından kardeşi Şeyh Tamim lehine feragat etmişti…

Böylece Ortadoğu’da eşine ender rastlanan kansız bir devir teslim sonrası Katar’da tahta 33 yaşındaki Şeyh Tamim Bin Hamad Al Tani çıkıyordu… Ya da şöyle diyelim : Şeyh Tamim uzun süredir “hazırlandığı” ve “önünün açıldığı” tahta “çıkartılıyordu”…

33 yaşında Katar tahtına çıkan daha doğrusu “ÇIKARTILAN” Şeyh Tamim yüksek öğrenimini 2 ayrı okulda tamamlamıştı: İlki tıpkı babası gibi Sandhurst Kraliyet Askeri Akademisi ve buradan sonra da Middlesex Harrow School’…

Sanhurst Kraliyet Akademisi’ni az önce anlatmıştık “tüm özellikleri ile”…Middlesex Harrow School’a gelecek olursak…

Bu okul bizzat İngiltere Kraliçesi I.Elizabeth’in özel izni ve direktifi ile 1572’de John Lyon tarafından kurulmuş, kurulurken İngiliz dil ve gramerini öğretmenin yanı sıra koyu bir dini eğitim veren okul olarak yola çıkmıştır…

Okulun günümüzdeki en önemli 2 özelliği vardır : İlki mezunlarından oluşan ve yaklaşık 3000 elitin oluşturduğu ve pek çok devletin ekonomiden,siyasete,bürokrasiden sanata çok çeşitli alanlarında en etkin noktalarında bulunan ve kendilerine “HARROWEN” denilen NETWORK ağı…

Ama bu okulun bir “önemli” ve “stratejik” özelliği daha bulunmaktadır… Harrow günümüzde uluslararası bir okullar zinciri halini almıştır. Ancak İngiltere dışındaki Harrow Okulları Batı ülkelerinde değil, Bankog, Pekin (Çin), Şhangay ve Hong Kong’tadır…

Yani Kraliçe I.Elizabeth’in özel talimatı ile kurulan bu okul aslında İngiltere’nin başta Çin olmak üzere Uzak Doğu ve Asya’ya açılan kapısı konumundadır…

İşte genç Şeyh Tamim’in tahta geçişi ile birlikte KATAR YATIRIM OTORİTESİ olarak da bilinen Qatar Investment Authority adeta atılım üzerine atılım, satın alma üzerine satınalma gerçekleştirmektedir….

Qatar Investment Authority yani KATAR YATIRIM OTORİTESİ resmi olarak misyonunu “Katar’ın milli gelir kaynaklarını petrole bağımlılıktan kurtarmak üzere uluslararası piyasalarda yatırım yapmak” olarak tanımlıyor ama yatırım yapılan şirketler oldukça “enteresan”…

Gelin isterseniz bu Qatar Investment Authority’nin yani KATAR YATIRIM OTORİTESİ’nin en önemli yatırımlarını şöyle bir mercek altına alalım sizlerle…

Mesela finans alanında en önemli ve “Prestijli” yatırımlarından bir tanesi bu Qatar Investment Authority’nin BARCLAYS BANK’ta… Qatar Investment Authority şu an Barclays Bank’ın %12.7’sine sahip…

Peki kimdir bu bankanın sahibi? Edmund de Rothschild’in kızı ile evli olan Damat Marcus Agius!

İngiliz parekendecilik devi Sainsbury’de yatırımı var mesela KATAR YATIRIM OTORİTESİ’nin… İngiliz dev Sainsbury 2018 yılında ABD’li dev Walmart’ın yan şirketi ASDA ile birleşti. Peki burada yatırım danışmanı kim oldu dersiniz? Rothschild Yatırım Danışmanlık!

Bu birleşme İngiltere’de öyle büyük bir etki yaratacak ki, birleşme olduğu anda ortaya diğer tüm firmaları ezip geçecek bir tröst çıkacak… İşte bu nedenle birleşmeye günler kala İngiliz devleti “Rekabet şartlarını yok edeceği” gerekçesi ile son dakikada birleşmeyi iptal ediyor…

Bankacılık alanından gidelim isterseniz yine… KATAR YATIRIM OTORİTESİ HSBC’de hisse aldı…HSBC Rothschild kontrolünde…

KATAR YATIRIM FONU’ndan başka bir banka yatırımı da Çin’den geldi: Agricultural Bank of China Limited .Peki kimin bu banka Rothschild Ailesi’nin 1800’lerin sonundan beri ortağı olan Lee Ailesi’nin…

Evet efendim KATAR YATIRIM FONU için “Finans Stratejik Öneme” sahip… Yine bir banka yatırımından daha devam edelim…İsviçreli “küresel finans devi” Credit Suisse’de de KATAR YATIRIM FONU ortaklığı var.Hatta %5’i geçerek yönetimde söz sahibi olan tek yatırımcı…

Peki özellikle yatırım bankacılığı ve külçe altın konusunda uzmanlaşan Credit Suisse Asset Management’in başındaki isim kim? Bruno Pfister…

Kimdir efendim Bruno Pfister? Kendisi Rothschild Ailesi’nin yatırım bankacılığındaki amiral gemisi Rothschild Bank AG’nin Yönetim Kurulu Başkanı olur! Nasıl güzel mi?

Şimdi biz sizi alıp 2007 yılına götüreceğiz…Bu yıl Türk bankacılık sektörü açısından çok hareketli bir yıldı… Özellikle Yunanistan’ın en büyük 4. bankası Alpha Bank, A BANK’ın %50’sine talip olduğunda bankacılık sektörü hareketlenmişti…

Ancak her şey tamam denirken ani ve beklenmedik bir gelişme yaşandı… BDDK satışı veto etti… Zira Alpha Bank’ın Yönetim Kurulu Üyesi Pavlos Apostolides Yunan gizli servisinin eski başkanıydı ve Alpha Bank’ın Güney Kıbrıs’taki şubesinde PKK’ya ait hesapların bulunuyordu…

“Şimdi ne alaka Alpha Bank,Yunan Gizli Servisi,PKK falan konumuzla” derseniz erken davranmış olursunuz zira efendim bu ALPHA BANK’ın en büyük ortaklarından birisi işte meşhur KATAR YATIRIM FONU!

Şimdilerde Katar’ın Doğu Akdeniz’de doğalgaz aramaları konusunda Güzey Kıbrıs Rum Yönetimi ile gerçekleştirdiği işbirliğini ve Güney Kıbrıs’ın İngiltere için, İngiliz Askeri üssü olan Doğu Akdeniz’deki en stratejik noktası olduğunu da ekleyiverin tabloya…

Malum bu George Soros tüm Dünya’da olduğu gibi ülkemizde de “Sivil Toplum” kamuflajı ile pek çok siyasal dizayn operasyonuna imza atan Rothschild Ailesi’nin “Has” adamı…

Şimdi sakın ola “Arkadaş ne alaka SOROS,ne alaka KATAR YATIRIM FONU” demeyin… Bakın sizi Meksika’ya götüreceğiz şimdi…

Aslında merkezi Lüksemburg’da bulunan ancak faaliyetlerini Meksika’da sürdüren bir şirket var: ADECOAGRO… .

Efendim bu şirket Meksika’da ziraat ile uğraşıyor.Lakin şirketin bu zirai üretimleri “biraz şüpheli” Zira çiftliklerde genetiği oynanmış bazı “özel” ürünler yetiştirildiği iddiası var..Tabii bu “bilimsel” çalışmalar oradan Dünya’ya ihraç ediliyor…

İşte efendim bu ADECOAGRO isimli şirketin en büyük yatırımcısı SOROS… İkinci büyük yatırımcı ise tabii ki KATAR YATIRIM FONU!

Şimdi size bir şirketten bahsedeceğiz..Bu şirkete çok dikkat edin ve dikkatle okuyun yazacaklarımızı zira memleket açısından kamuoyunda da pek bilinmeyen önemli bazı ilişkiler ağını yazacağız şimdi…

Şirketin adı: EUROPEAN GOLDFIELDS LIMITED…Efendim bu güzide şirketimiz madencilik alanında iştigal etmekte…

Tabii konu madencilik hele altın olur da bu8 şirket Türkiye’ye ilgi duymaz mı? Duyar efendim duyar… Bu EUROPEAN GOLDFIELDS LIMITED isimli şirket Türkiye’de ARİANA RESOURCES isimli firma ile birlikte ortak maden aramakta…

Bu EUROPAN GOLDFIELDS LIMITED,ARİANA RESOURCES ile Salınbaş,Ardala ve Derinköy’de altın aramakta… Ruhsatlar tamam,sondajlar yapılmış…

Bu ARİANA RESOURCES dediğiniz zaman iki dakika duracaksınız ama…

ARİANA RESOURCES bir İngiliz şirketi…Şirketin merkezi 2nd Floor, Regis House 45 King William Street Londra adresine kayıtlı.

ARİANA RESOURCES firması Türkiye’ye ilk gelen firmalardan bir tanesi.Şu an Türkiye’deki “YEREL OFİSLERİNDE” ise Ankara merkezli Galata Madencilik San. ve Tic. Ltd. şirketi gözükmekte.

Galata Madencilik firmasının ise Proccea İnşaat ile ortak olarak ZENİT MADENCİLİK A.Ş şirketini kurduğunu görüyoruz.

İşte bu ZENİT MADENCİLİK Mardin Kızıltepe ve Kütahya Tavşanlı’da Altın ve Gümüş arayan firma olarak karşımıza çıkmakta.

Zenit Madenciliğin kurucu ortağı olan PROCCEA İNŞAAT firmasının yan kuruluşu ise Proccea Contruction Co. İşte bu şirketi de ARİANA RESOURCES şirketinin Türkiye’deki bir başka ortağı olarak görmekteyiz.

Peki bu ARİANA REOURCES’in %18’i kime ait? Az önce KATAR YATIRIM OTORİTESİ’nin bankacılık alanındaki en prestijli yatırımlarından biri olan Barcalays Bank’a ait olan Barclays Direct Investing Ltd. isimli şirkete…Hani Rothscild Ailesi’nin damadının olan Barclays Bank…

Peki daha büyük ortak kim? Rothschild Ailesi’nin kontrolünde olan küresel yatırım fonu Black RockŞimdi işte bu ARİANA RESOURCES’in ortağı olan EUROPEAN GOLDFIELDS LIMITED’in en önemli ortağı kim dersiniz? Bingo! Tabii ki Katar Yatırım Otoritesi!

***

Katar  devleti adına küresel çapta yatırım yapan Katar Yatırım Otoritesi’nin ve tabii ki bizatihi Katar’ın İngiltere ile yakın ve girift ilişkilerini gayet net biçimde anlattığımıza inanıyoruz…

Şimdi gelelim Katar Yatırım Otoritesi ile bugün imzalanan anlaşmalar sonrasında başta Borsa İstanbul olmak üzere Katar’a hissesi devredilen kuruluşlara,bu kuruluşların sahibi olup bugün yüzlerinde kazanacakları yüz milyonlarca doların mutluluğu ile Katar’a satış töreninde poz veren iş adamlarının bu bağlamdaki ilişkilerine…

Öncelikle Haliç Alın Boynuz Projesi’ne bakalım zira bu proje artık Katar ortaklı…

Proje 2013 yılında 1.3 milyar dolara ihale edildi ve ihaleyi kazanan isim,bir dönem FETÖ’nün medyadaki amiral  gemisi ZAMAN’ın hissedarı olan, FETÖ adına üniversite açan,15 Temmuz sonrası FETÖ’cü STK olduğu gerekçesi ile kapatılan Gaye Vakfı’nın kurucusu olan, FETÖ’den yargılanan ama “Sihirli bir el” kendisine değince mahkemeden tek bir gün ceza almadığı gibi bir de Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Turizm Tanıtma ve Geliştirme Ajansı Yönetim Kurulu Üyeliği’ne atanan RİXOS  Oteller Zinciri’nin sahibi Fettah Tamince oldu.

Şimdi tabii Fettah Tamince’ye  bu devasa projede Katar’ın ortak olması sürpriz değil… Neden diyecek olursanız da hemen anlatalım efendim…

Tarih yaprakları 11 Eylül 2014’ü gösterdiğinde Katar Şeyhi eyh Hamad Bin Khalifa Al Tahani’nin 140 metrelik ultra lüks yatı “KATARA” Yunanistan’ın Mikonos Adası’ndan Bodrum’a gelir..

Katar Şeyhi tatile 2 oğlu ile çıkmıştır… Şeyhin küçük oğlu olan Şeyh Nawaf Bin Jassim Bin Jabor Al Thani jet ski keyfi yapmaktadır ama aklı Katar’daki işlerdedir…

Zira küçük oğul Şeyh Nawaf Bin Jassim Bin Jabor Al Thani aynı zamanda Katar Devleti’nin 50 yıldır yatırım yaptığı lüks otelcilik sektörünü devlet adına yöneten ,Asya,Avrupa,Afrika,Amerika kıtasında 60’a yakın ultra lüks otele sahip  Katara Hospitality isimli şirketin başındadır…

İşte Katar Devleti’nin Dünya çapındaki lüks otelcilik yatırımlarını elinde tutan Şeyh Nawaf Bin Jassim Bin Jabor Al Thani, 16 Ocak 2019 tarihinde RİXOS Otellerinin sahibi olan Fettah Tamince ile Katara Hospitality’nin bir iştiraki olan ve Katar’ın özel olarak planladığı turizm bölgesi olan Qetaifan Island North adasını yöneten Qetaifan Projects şirketi ile adadaki otellerin, tema parkların, plaj alanlarının ve alışveriş alanlarının yönetimi ve işletilmesi için sözleşme imzaladı.

Yani Fettah Tamince ile Katar Hanedanı arasında ortaklık ilişkisi bundan 1,5 sene önce başladı…

Ama biz bu Fettah Tamince’yi başka nerede görmekteyiz? Panama Belgeleri’nde…

Panama Belgelerine göre Fettah Tamince’nin 4 şirketi ortağı ile vardığı mutabakat ve imzaladığı mutabakat metni uyarınca “Yeniden yapılandırmaya” giriyor. Peki bu şirketler nerede yapılandırılıyor? Bu şirketler SEMBOL LTD,ROGAR ASSET MENEGEMENT SA,ALTHORN INTERNATIONAL SA,HAZARA ASSET MENAGEMENT SA şirketleri…

Peki bu şirketler nerede yapılandırılıyor ? İngiltere’nin “Vergi Cenneti” Virjin Adalarında…

Nasıl güzel mi?

Biz yazmaya devam edelim

***

Tarih yaprakları 27 Kasım 2017’yi gösterdiğinde Londra’da ilk Türk “Katılım Bvankası” açılmaktadır…

Bu bankanın açılışına pek çok üst düzey isim ve hatta bazı bakanlar katılmıştır…

Peki kimdir bu DOME’nin kurucuları? Hüsnü Özyeğin ve Ferit Şahenk…

Şirketin CEO’luğuna ise İngi,liz vatandaşı olan eski ekonomi bakanımız Mehmet Şimşek getirilir…

Ve bugün Londra’da banka kuran Ferit Şahenk’e ait İSTİNYE PARK AVM hisseleri de Katar’a satılmıştır…

Devam edelim biz…

***

Mehmet Kutman… GLOBAL YATIRIM HOLDİNG’in sahibi… 2017 yılında Dünya genelindeki 150* ana limanın hepsine birden talip olacak bir iddia ile GLOBAL PORT isimli şirketi kuruyor…

GLOBAL PORT şirketi ilk iş ne yapıyor dersiniz? Londra borsasına kote oluyor ve halka arz gerçekleştiriyor…

Ama bu şirketin yönetim kurulunda gerçekten çok önemli isimler var…

Örneğin Lord Peter Benjamin Mandelson…Öyle sıradan bir isimden değil,İngiltere’de Tony Blair ve Gordon Brown hükümetlerinde çeşitli bakanlıklar ama en önemlisi de Dışişleri Bakanlığı yapan bir isimden bahsediyoruz… Lord Mandelson’un lakabı ise “Karanlıklar Prensi”

Bir başka yönetim kurulu üyesi Andy Stuart işse yıllarca Norveç Devleti’nin en önemli deniz nakliye firmasının CEO’su…

Peki GLOBAL PORT’un Türkiye’deki en önemli yatırımlarından birisi hangisi? Ortadoğu Antalya Liman İşletmeleri A.Ş..

Ve Ortadoğu Antalya Liman İşletmeleri A.Ş bugün atılan imzalar ile QTerminals W.L.L isimli şirkete geçti. Bu şirketin %51 hissesi ise Katar Devleti’nin  ülkedeki limanları yönetmekten sorumlu olan şirketi Mwani Qatar’a ait…

***

Şimdi tüm bu bilgileri alın alt alta koyun, bunların üzerine Merkez Bankası Başkanlığı Görevi’ne getirilen  İngiliz EXETER çıkışlı oluşunu koyun buna bir de TÜSİAD’ın daha bugün “Başekonomistlik” görevine Londra’da Ferit Şahenk ile ortak DOME YATIRIM BANKASI’nı açan Hüsnü Özyeğin’e ait Özyeğin Üniversitesi hocalarından Gizem Öztok Altınsaç’ı getirdiğini ekleyin…

***

Yani dostlar KATAR’dan İngiltere ve Rothschild izni olmadan değil yatırım yapmaya, Türkiye’de otele yatmaya gelemezeler. O gelen para da aslında İngiltere kontrolünde Türkiye’ye girişine izin verilen paradır…

Yazımızın başında da belirttiğimiz üzere 2015’te Suudi Arabistan’da ABD yanlısı Salman’ın saray darbesi sonrası İngiltere karşı hamlesini Türkiye üzerinden yapmıştır…

Yine 2015’te ekonomik olarak daralma yaşamaya başlayan ve bu giderek kronik hale gelen Türk ekonomisi için Katar “can suyu” olmakta zannedilirken aslında olan Katar üzerinden İngiltere’nin her geçen gün arttırdığı nüfuz alanı ve kuşatmasıdır…

Buradan görünen tablo ise; uzun süredir ABD finans çevrelerinden kredi almakta zorlanan AKP iktidarının,ABD-İNGİLİZ NÜFUZ SAVAŞI’ndan faydalanarak kendisine şiddetle karşı olan yeni ABD yönetimi (Biden ve ekibi) karşısında son bir umutla dümeni Londra sokaklarına kırmış olduğudur…

Lakin London City ve Bank of England’ın sokağına dümenini kıran hiçbir ülkenin o sokaktan eli dolu çktığı görülmemiştir…

Tehlike cebi doldurmak umuduyla dümenin kırıldığı o sokaktan çıkarken üzerinizdeki ceketi de ipotek ettirmiş olma tehlikesidir…

Ve bu tehlike KATAR KATAR akan paraları gayet iyi açıklamaktadır…

NOT: Bu yazının bir bölümü 14 Aralık 2019 tarihinde sosyal medya mecrası Twitter’daki hesabımızda KATAR KATAR PARA TAŞIYAN KURUM: “QATAR INVESTMENT AUTHORITY” başlığı ile yine bizim imzamız ile “Flood” halinde yayınlanmıştır…

2 Yorum

2 Yorum

  1. Alper baran

    28 Kasım 2020 at 03:01

    Tespitleriniz çok iyi.Fakat bu sadece ekonomiye dayalı tespitlerinizi Türkiyenin büyük resimdeki tüm ülkelerle diplomatik ve askeri detaylarını görmezden gelerek, iran ve körfez ülkelerinin Türk düşmanlığının sebeplerini es geçerek, Katara 2017de düzenlenen darbeyi engelleyen Türk Askerinin son derece önemli müdalesi gibi siyasi ekonomik dengeleri değiştiren detayları gözardı ederek, 15 Temmuzdan sonra yaptığı yatırımlarla adeta bizi ayakta tutarak vefasını gösteren bu Katarla eski katarı ayırmadan yaparsanız ve bunca bilgiyi ülkelerin değişebilen refleksleri ,politikaları olamazmışcasına ilelebet düşman düşüncesinde bir çizgiyle anlatırsanız eğer bu sadece dünyaya yatırım yapan bir finansal yönetici ve petrol ülkesinin parasının zürtün azını yormasından ileri gidemez.

  2. Ziya

    28 Kasım 2020 at 09:39

    Elinize beyninize sağlık.. sizin gibi gazeteciler olmasa olan biteni anlamak mümkün değil.. sağolun

Bir Cevap Yazın

ÖZEL HABER

MEDYASCOPE TV VAK’ASI VE MEDYADA KIYAMET KOPARTAN VAKIF:CHREST FONDATION…

Yayınlanma Tarihi:

on


Celal Eren ÇELİK

Malumunuz dün ODA TV’de yayınlanan bir haber ile yurtdışındaki vakıflardan “Fonlanan” “Hibe alan” haber sitelerinin listesi yayınlandı ve özellikle de Ruşen Çakır’ın sahibi olduğu Medyascope TV’nin 500 bin Dolar’a yaklaşan hibe ile bu alanda 1. Sırada olduğu vurgulandı…

Aman efendim tabii ODA TV’de bir havalar sormayın gitsin “Maskeleri düşürdük,gerçekleri ortaya çıkardık” pozları…

Ortalıkta kızılca kıyamet koptu, bu arada MEDYASCOPE ve “Çakma Bağımsız Gazeteci” Ruşen Çakır savunucuları da ortaya çıktı ve Twitter adeta bir MEDYASCOPE MEYDAN MUHAREBESİ’nin savaş alanına dönüştü…

Oysa ki ODA TV bayatlamış bir haberi “Isıtıp” “Servis” etmişti…

Zira “Çakma Bağımsız Gazeteci” Ruşen Çakır’ın bahse konu olan CHREST VAKFI’ndan aldığı hibeleri Türkiye’de ilk kez bu satırların yazarı bendeniz 11 Ağustos 2018 tarihinde yani bundan tam 3 sene önce kendi Twitter hesabımda kaleme aldığım 5 bölümden oluşan BİR BÜYÜK DEMOKRASİ TİYATROSU: “PROJECT DEMOCRACY” flood serisinde yazmıştım.

Daha sonra son 3 ay içerisinde değişik zamanlarda VERYANSIN TV İmtiyaz Sahibi gazeteci dostum Erdem Atay ile birlikte YouTube’de her hafta yaptığımız MIZRAK isimli programında detayları ile konuyu altını çizerek, detayları ile, yıl yıl rakam vererek anlatmıştık…

Yani ODA TV’nin “Ortaya çıkarttığı” bir şey falan yoktu…

İşte yazımızın başlığı tam da burada önem kazanmakta… Buraya kadar yazdıklarımızı “Aman efendim işte haberi önce biz yaptık ODA TV değil” demek için değil yazımızın başlığında yer alan o “GÖRÜNMEZ” dengeleri sizlere anlatmak için soracağımız “Kritik soruya” giriş yazabilmek için yazdık…

Peki nedir o kritik soru? “ODA TV yıllar önce bizim yazdığımız bu CHREST FONU hibelerini yazmasına yazmıştı da neden bu CHEREST VAKFI kimdir neyin nesidir onu yazmamıştı?

İşte sevgili okurlarımız bu sorunun nasıl kritik bir soru olduğunu ve bu vakfın kollarının nerelere uzandığını, kurulan girift ilişkiler ağını ise aşağıdaki satırlarda okuyacaksınız…

O zaman “Bu kadar peşrev yeter” diyerek başlayalım yazımıza…

***

Şimdi öncelikle MEDYASCOPE TV’ye 2016 yılından başlayarak her yıl ortalama 100 bin Dolar toplamda yaklaşık 500 bin Dolar hibe veren CHREST VAKFI’ndan başlayalım…

Bu güzide vakfımız ABD’li ünlü milyarder aile JENSSEN AİLESİ’nin vakfı…

CHREST FONDATION ve Jenssen Ailesi’nin en önemli özelliklerinden birisi de SOROS ve SOROS’un Açık Toplum Enstitüsü ile yakın ilişkileri…

Şimdi efendim bu SOROS beyefendi Türkiye’de AÇIK TOPLUM VAKFI’nı kuruyor…

Bu vakfın kurucusu SOROS’un Türkiye’deki 1 numaralı ismi, Can Paker…

Bu AÇIK TOPLUM VAKFI’nın Danışma Kurulu 1-2 senede bir yenilense de adeta “Demirbaş” gibi sıklıkla bu Danışma Kurulu’nda yer alan isim ise “Çakma Bağımsız Gazeteci” Ruşen Çakır…

Bu AÇIK TOPLUM VAKFI’nın Danışma Kurulu’nda başka kim var? Osman Kavala… Efendim siz Osman Kavala ismini ve Osman Kavala’nın meşhur ANADOLU KÜLTÜR DERNEĞİ’ni şöyle bir kenara not edin zira sonra yeniden döneceğiz.

Şimdi bakalım bu AÇIK TOPLUM VAKFI SOROS’un paraları,destekleri ile hangi projelere “FON” sağlamakta:

TÜRKİYE’DEKİ SURİYELİ MÜLTECİLER,

SURİYELİ MÜLTECİLER HAKLARINI ÖĞRENİYOR,

SURİYELİ ÖĞRETMENLERE TÜRKÇE DİL DERSİ,

SURİYELİ ÖĞRETMENLERİN MESLEKİ OLARAK GÜÇLENDİRİLMESİ,

İSTANBUL’DAKİ SURİYELİ MÜLTECİLER, SURİYELİ MÜLTECİLERİN “UYUMU”,

ÇANKIRI’DAKİ SURİYELİ MÜLTECİLER, SURİYELİ MÜLTECİ ÇOCUKLAR TÜRKÇE ÖĞRENİYOR,

SURİYELİ MÜLTECİ ÇOCUKLARA ERKEN EĞİTİM DESTEĞİ,

SURİYE SÖZ OKULU PROJESİ (OKUL YAPTIRILIYOR),

TÜRKİYE’DE LGBT HAREKETİ, ADALETİN “T” HALİ -TÜRKİYE’DE TRANS BİREYLERİN GÜÇLENDİRİLMESİ PROJESİ….

Osman Kavala’nın ve Ruşen Çakır’ın Danışma Kurulu’nda yönetiminde oldukları bu AÇIK TOPLUM VAKFI’nın derdi,işi- gücü “Suriyeli Mülteciler”

Bu arada Türkiye’deki Suriyeliler “Geçici Koruma Kapsamında Yabancı” statüsünde olmasına rağmen bu projelerde uluslararası hukukta yeri,statüsü çok farklı olan MÜLTECİ ifadesi özellikle kullanılmakta.

SOROS’un “Can ciğer kuzu sarması” Can Paker bir süre sonra kalkıyor bir de PODEM ismi ile bir STK kuruyor…

Kamusal Politika ve Demokrasi Çalışmaları Merkezi ismi ile kurulan PODEM’in yönetim kurulunda Can Paker ile birlikte Cüneyt Zapsu, Murat Vargı, Erdal Aksoy ve Oral Çalışlar’ı görmekteyiz… Şimdi de PODEM’in “DESTEKÇİLERİNE” bakalım isterseniz…

Bu “DESTEKÇİLER” kişisel ve kurumsal destekçiler olarak 2 gruba ayrılmış durumda… Şimdi öncelikle “BİREYSEL” destekçilere yani açık söylemek gerekirse “FİNANSÖRLERE” bakalım… Can Paker Cüneyd Zapsu Ebru Özdemir (LİMAK)34 Erdal Aksoy Fettah Tamince (RİXOS OTELLERİ) Fırat Çeçen (IC HOLDİNG) Murat Vargı Pelin Akın Özalp Rona Yırcalı Serdar Erener (REKLAMCI)

Bu PODEM’in en önemli “KURUMSAL DESTEKÇİLERİNDEN” birisi yani finansörlerinden biri kim dersiniz? Bingo! CHREST FONDATION…

Dünden beri konuşulup duran ama biz 2018’de yazsak da kimsenin hala hakkında detaylı bilgi vermediği CHREST FONDATION çok önemli bir NGO. O nedenle bu NGO nerelere destek veriyor o “Hümanistliğini” nerelere gösteriyor bir yakından bakmamız lazım…

Bu CHEREST VAKFI tamamen “hayırseverlik” amacı ile kurulmuş bir vakıf.ABD’li milyarder aile JANSSEN AİLESİ’nin Vakfı…

Vakıf bakalım 2017’de kimlere “Hayırseverlik” yapmış?…

Azınlık Hakları için çalışan bir güzide vakfımız var: DEMOS- Demokrasi,Barış ve Alternatif Politikalar Merkezi… E şimdi bunlar için hayır işlemek lazım değil mi? Ne de olsa işin içinde,”DEMOKRASİ”,İNSAN HAKLARI”,BARIŞ” falan var.Kayıtsız kalmak olmaz..İşte bu CHREST VAKFI da tam bizim gibi düşünmüş olacak ki 2017’de ilk “hayrını” bu DEMOS’un “Barış Sürecine Toplumsal Cinsiyet Açısından Bakmak: Kolombiya Barış Sürecine Kadınların Katılımı” başlıklı projesi var.Projenin amacı Kolombiya barış sürecini toplumsal cinsiyet temelli bir bakış açısıyla araştırmak… Projeye 26.028 $ destek geldi…HİBE tabii!

Osman KAVALA’nın bir derneği var demiştik hatırlarsanız… Neydi o dernek ANADOLU KÜLTÜR DERNEĞİ.Bu derneğin Yönetiminde Açık Toplum Vakfı’ndan da hatırlayacağımız Hakan Altınsay, Serra Ciliv gibi isimler var.Bu isimleri de not edin onlara da geri döneceğiz ama şimdi devam edelim yamazya biz…

Şimdi bu ANADOLU KÜLTÜR DERNEĞİ bir proje yapıyor…“Türkiye ve İran Arasında Olası Sanatsal ve Kültürel İşbirliği İmkanlarını Araştırmak İçin Avrupa Düzeyinde Yuvarlak Masa Toplantısı” isimli projeye fon sağlanıyor CHREST VAKFI tarafından.İstanbul’da yapılacak bu yuvarlak masa toplantısının amacı “Sanat ve kültür alanlarında uluslararası işbirliği imkanlarını tartışmak üzere Avrupa, Türkiye ve İran’dan kültür uygulayıcılarını bir araya getirmek”.olarak tanımlanmış.Hibe bedeli 11.195 $…

Hakikat, Adalet ve Hafıza Çalışmaları Derneği (Hafiza Merkezi) … Bakın bu derneği de iyi yazın bir kenara.Özellikle “Kürt Sorunu” konusunda çalışmalar yapıyor bu güzide derneğimiz ve bu vakıftan en çok fon alan derneklerden birisi belki de birincisi.”İnsan Hakları ve Şiddet” bağlamında bolca devlet eleştirisi üzerinden faaliyet yürüten bu derneğimiz 2017 yılında bakalım nasıl fon almış..

.“Kafkaslar ile Orta Doğu ve Kuzey Afrika Bölgesindeki Zorla Kaybettirmelerin ve Kayıpların Haritalandırılması’ projesine fon alıyor.

Projenin amacı: “Kafkaslar ile Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesindeki geçmişten miras kalan çözüme ulaştırılmamış ve günümüzde ortaya çıkan zorla kaybettirmeler ve/veya kayıplara ilişkin suçlar hakkında karşılaştırmalı bir anlayışı geliştirmek”. Fon miktarı 12.800 $…

Bir kez daha Hakikat, Adalet ve Hafıza Çalışmaları Derneği (Hafiza Merkezi) çıkıyor karşımıza… Bu seferki proje “Zor Koşullarda Barışı Savunmak” başlıklı…Proje kapsamında Türkiye’de yaşanan son başarısız darbe girişiminin ardındaki nedenleri açıklayan derinlemesine bir araştırma ve inceleme çalışması yapılması ve proje gelecekteki barış görüşmeleri için aktörler arasında yeni bir diyalog zemini tesis edilmesine katkıda bulunabilecek yeni yaklaşımlar önermeyi amaçlamakta. Projeye sağlanan fon 123.195 $…

Şimdi bir noktayı belirtelim.. Bu Can Paker’in PODEM’inin özel önem verdiği ve çalışmalar yağptığı alanların başında “Türkiye ve Ermeniler” diye bir başlık var… Bunu niye söyledik şimdi daha iyi anlayacağız…

PODEM’in en önemli “FİNANSÖRÜ” CHREST Vakfı’nın en fazla fon desteği sağladığı STK’lardan birisi de Hrant Dink Vakfı….

Hrant Dink Vakfı’na “Ermenistan-Türkiye Uzman Diyalog Grubu” isimli projesi için finansman sağlanıyor.. Fon bedeli 64.565 $… Ama bununla sınırlı değil tabii… Yine Harnt Dink Vakfı’nın“Hafıza Mekanlarının Uyarlanabilir ve Yaratıcı Şekillerde Yeniden Kullanımı” başlıklı projesine 55.585$ destek verilmiş…

İşte Ruşen Çakır’ın meşhur Medyascope TV’si bu vakıftan fon üstüne fon alıyor…2017’de 129,960$, 2016’da 99,960$ fon almış Ruşen ÇAKIR…

“Çakma Bağımsız Gazeteci” Ruşen Çakır anlaşılan daha sonra bu CHREST FONDATION ile ilişkilerini daha da iyileştiriyor ki bu 100’er bin Dolar’lık hibeler 2020’ye kadar her yıl kesintisiz gelmeye devam ediyor…

Peki hatırlayın Osman KAVALA’nın ANADOLU KÜLTÜR DERNEĞİ’ni ve yönetim kurulunu…

Burada Sera Ciliv ismini görmüştük… Ciliv nerede programlar yapıyor ve hangi gazetede boy gösteriyor? Ruşen ÇAKIR’ın Medyascope TV’si ve Hrant Dink’in ölmeden önce Genel Yayın Yönetmeni olduğu gazete olan AGOS’ta…

Tesadüf tabii bunlar hep…

***

Bu arada biz sizi şimdi 2012 yılına götürüyoruz…

Tarih:21.09.2012…

Bu tarihte MASAK bir rapor hazırlıyor ve PKK’ya Avrupa’dan dağ kadrosu için sağlanan finansman akışının nasıl gerçekleştirildiğini devletin resmi kayıtlarına geçiriyor…

PKK’ya Avrupa’dan finansal destek UMUT IŞIĞI KADIN KOOPERATİFİ üzerinden gelmekte…

Raporun ilgili kısmında aynen şu ifadeler yer almakta:

“Umut Işığı Kadın Kooperatifi’nin doğrudan kendi hesaplarına yahut ortak veya çalışanlarının hesaplarına yurt dışından ‘Kürt Kültür Vakfı (Kurdiska Kulturstiftelsen)’ tarafından toplam 469,800 SEK, Vansterpartiet Jarfalla (İsveç Sol Parti) tarafından 290,000 SEK, Global Fund For Children tarafından 15,000 USD, Ashoka General tarafından 26,435,63 USD ve Chrest Foundation tarafından 45,598 USD tutarında para transfer edilmiştir. Diğer yandan İsveç İstanbul Başkonsolosluğu tarafından Kurdiska Kulturstiftelsen adlı kuruluşa 140,931 SEK tutarında para transfer edilmiştir” 

2012 yılında ortaya çıkartılan bu raporun belgesini ise MİLLİ GAZETE yayınlıyor:

Yani neymiş efendim meşhur “Bağımsız” (!) gazetecimiz Ruşen Çakır’ın çatır çatır her yıl hibe aldığı CHREST FONDATION aynı zamanda PKK dağ kadrosunu da finanse ediyormuş!

***

Şimdi efendim CHREST FONDATION kimle iç içe ,el ele kol kola? SOROS ve onun vakıfları ile…

Ruşen Çakır nerede? SOROS’un AÇIK TOPLUM VAKFI’nda “DANIŞMA KURULU ÜYESİ”

Ruşen Çakır nereden fonlanıyor,SOROS ve SOROS Vakıflarının kadim dostu CHREST FONDATION’dan…

Ve Ruşen Çakır “Bağımsız Gazeteci” (!)

İsmet Paşa’nın tarihi sözünü tam da burada kullanmak gerekiyor:

“HADİ CANIM SEN DE!”

***

Bakınız sevgili okurlar; “MUHALİF” olmak ile “BAĞIMSIZ” olmak aynı şey değildir. Siz sırf Erdoğan’a muhalif yayınlar yapıyorsunuz diye “BAĞIMSIZ” olamazsınız. Tıpkı Ruşen Çakır’ın bugün 2 kelime Erdoğan muhalifliği yaptığı için “BAĞIMSIZ” olamadığı gibi…

Aynı Ruşen Çakır, dün Morton Abramowitz ile Erdoğan’ı buluşturan kişiydi… Aynı Ruşen Çakır dün “Açılım sürecine” ve AKP’ye destek verip A HABER’de “Destek nutukları” atan kişiydi…

“BAĞIMSIZ GAZETECİLİK” özünde ve temelinde “EKONOMİK” bir kavramdır.

Gazetecilik yahut gazetecilik bağlantılı -Okur desteği,Kitap telifi,Dergi,Kitapevi sahipliği gibi- gelirlerin dışında fon,hibe,kamu reklamı alan, özellikle siyasi partilere, iş adamlarına danışmanlık yapan kimse “BAĞIMSIZ GAZETECİ” olamaz,bu mümkün değildir.

İşte MEDYASCOPE TV VAK’ASI bu memlekette bizim yıllardır söylediğimiz bu durumu tescillemiştir. Yoksa bağımsızlığınız ancak “FONUNUZ” kadar olur, size fon ve hibe veren kurum, kuruluş yahut kişilerin siyasal projeksiyonlarının, hedeflerinin ve onlarının “Ajandalarının” aksine tek bir haber yapamazsınız, “Bağımsızlığınız” “Çakma”, gazeteciliğiniz “MEDYASCOPE GAZETECİLİĞİ” olur…

Olay bu kadar nettir ve “Ama..” ya yer yoktur…

Gerisi de laf-ı güzaftır…

NOT: Bu ilişkiler ağının asıl küresel çaptaki büyük projesini ve bu projenin Türkiye’ye izdüşümünü, kurulan STK’ları,girift ilişkileri çok daha detaylı biçimde isim isim anlattığımız YouTube Programımızı aşağıdan izleyebilirsiniz…

________________________________________________________________________________________________

BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞE DESTEK OLMAK İÇİN;

“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan, hiç bir kurum, kuruluş yahut kişiden “Fonlanmadan”, “tam bağımsız” ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan, Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir, DİJİTAL KİTAPLARIMIZDAN (e-kitap) satın alabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi  belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”

DİJİTAL BOOK STORE SANAL KİTABEVİ:

https://www.shopier.com/ShowProductNew/storefront.php?shop=dijitalbookstore&sid=d2FqS25GbkNlRDh0dW5ucjBfLTFfIF8g

YOUTUBE KANALI LİNKİ:

https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w

KRİPTEKS E-DERGİ YILLIK ABONELİK LİNKİ:

https://shopier.com/1354512

HABER ALTERNATİF’İN ANDROİD CİHAZLAR İÇİN ÜCRETSİZ MOBİL UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN:

https://play.google.com/store/apps/details?id=com.haberalternatif.dro

Okumaya Devam Et

ÖZEL HABER

İŞTE HAMZA YERLİKAYA’NIN “ALINMIYOR” DENİLEN VAKIFBANK MAAŞI

Yayınlanma Tarihi:

on

HABER ALTERNATİF-ÖZEL

CELAL EREN ÇELİK

Kamuoyunda aldığı 4 farklı maaş ile gündeme gelen ve büyük tepki çeken Hamza Yerlikaya’nın avukatı bir açıklama yaparak Yerlikaya’nın 4 değil 2 yerden maaş aldığını belirtmiş, “Yalan haberlere” karşı dava açacaklarını ifade etmişti.

Hamza Yerlikaya’nın avukatı olan Esma Aybike Sarıçiçek yaptığı açıklamasında “Öncelikle belirtmek gerekir ki müvekkil, haberde aktarıldığı gibi Cumhurbaşkanı Başdanışmanlığı, Vakıfbank Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı, Gençlik ve Spor Bakan Yardımcılığı ve Sporcu Şeref Aylığı olmak üzere dört ayrı maaş almamaktadır.” ifadelerini kullanarak Yerlikaya’nın sadece Gençlik ve Spor Bakan Yardımcılığı görevinden dolayı ve üstün sportif başarıları nedeniyle Sporcu Şeref Aylığı olmak üzere maaş ödemesi yapıldığını belirtmişti.

Yerlikaya’nın avukatının özellikle kamuoyunda büyük tepki çeken Vakıfbank Yönetim Kurulu Üyeliği’nden Hamza Yerlikaya’nın maaş almadığını belirtmesi dikkat çekmişti.

BELGELER ÖYLE SÖYLEMİYOR…

Ancak Hamza Yerlikaya’nın avukatı bu açıklamayı yapmış olsa da belgeler tam tersini söylüyor.

Vakıf Bank’ın 12 Haziran 2020 tarihinde gerçekleşen 66.Genel Kurul Toplantı tutanakları, Hamza Yerlikaya’nın bu tarih itibariyle Vakıf Bank Yönetim Kuruluna “Yönetim Kurulu Üyesi” olarak girmesinin kabul edildiğinin yanı sıra, alacağı aylık ücret ve yıllık ikramiyelerin de karara bağlandığını belgeliyor.

Vakıf Bank’ın 66.Olağan Genel Kurul tutanaklarına göre 01.01.2020 tarihinden geçerli olmak üzere Yönetim Kurulu Üyelerinin net maaşları “Üzerinde Kamu Görevi Bulunmayan Üyeler İçin” aylık net 22 bin 500 TL, “Uhdesinde Kamu Görevi Bulunan Üyeler İçin” ise aylık net 12 bin 530 TL olarak belirleniyor.

Ama Yönetim Kurulu üyelerinin bankadan aldıkları ücret aylık maaşları ile sınırlı değil…. Vakıf Bank 66. Genel Kurul tutanaklarına göre banka Yönetim Kurulu üyeleri aynı zamanda banka personeline ikramiye verilen Ocak,Nisan,Temmuz,ve Ekim aylarının 15. günü yani yılda 4 keze birer maaş da ikramiye alıyorlar.

Bu rakamlara göre Hamza Yerlikaya aynı zamanda Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı olduğu için aylık net 12 bin 530 TL Yönetim Kurulu üyeliği ücreti alırken yılda 4 kez de birer maaş ikramiye alıyor.

Hamza Yerlikaya’nın görevi 21 Mart 2021 tarihinde gerçekleşen Vakıf Bank 67.Olağan Genel Kuruluna dek sürüyor. Bu tarihte kamuoyundan gelen yoğun baskılar nedeni ile Yerlikaya Vakıf Bank yönetiminden alınmıştı.

Ancak Hamza Yerlikaya 1 Ocak 2020-21 Mart 2021 tarihi arasında Yönetim Kurulu üyeliği yaptı. Bu süre toplamda 15 ay yapıyor. Bu süre zarfında Yerlikaya’nın aldığı aylık maaş 15×12.530 TL’den toplam 187 bin 950 TL.

Bu maaşlara 15 ay içerisinde 5 kez aldığı 1’er maaş ikramiyeyi yani 12.530×5 TL’den 62 bin 650 TL’yi de eklediğimiz zaman Hamza Yerlikaya’nın 15 aylık Yönetim Kurulu üyeliği döneminde Vakıf Bank Yönetim Kurulu Üyeliği’nden toplamda 250 bin 600 TL maaş aldığı ortaya çıkıyor.

Hamza Yerlikaya ve avukatının bu belgelere nasıl bir yanıt verecekleri ise merak konusu…

________________________________________________________________________________________________

BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞE DESTEK OLMAK İÇİN;

“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan, hiç bir kurum, kuruluş yahut kişiden “Fonlanmadan”, “tam bağımsız” ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan, Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir, DİJİTAL KİTAPLARIMIZDAN (e-kitap) satın alabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi  belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”

DİJİTAL BOOK STORE SANAL KİTABEVİ:

https://www.shopier.com/ShowProductNew/storefront.php?shop=dijitalbookstore&sid=d2FqS25GbkNlRDh0dW5ucjBfLTFfIF8g

YOUTUBE KANALI LİNKİ:

https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w

KRİPTEKS E-DERGİ YILLIK ABONELİK LİNKİ:

https://shopier.com/1354512

HABER ALTERNATİF’İN ANDROİD CİHAZLAR İÇİN ÜCRETSİZ MOBİL UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN:

https://play.google.com/store/apps/details?id=com.haberalternatif.dro

 

Okumaya Devam Et

ÖZEL HABER

“ENTERESAN” BİR SORU: “TÜRK HAVA YOLLARI VERGİ İADESİ İŞİNE GİRER Mİ?”

Yayınlanma Tarihi:

on

CELAL EREN ÇELİK

Evet sevgili dostlar yazının başlığına bakıp “Kardeşim git işine sen de artık abarrttın,koskoca THY’nin vergi iadesi ile ne işi olur? Hem zaten vergi iadesi dediğin şey devletin yaptığı bir iş THY ile ne alakası var?” dediğinizi duyar gibiyiz…

Amma velakin bizce hiç ama hiç acele etmeyin zira kazın ayağı öyle değil…

Az sonra okuyacağınız birbirinden girift ilişkilerin gelip nasıl da yazının başlığındaki soruya bağlandığını görünce hem şaşıracak hem de sizler de aynı soruyu bizimle birlikte soracaksınız…

“Bu kadar peşrev yeter” diyelim ve başlayalım yazımızı kaleme almaya…

***

Şimdi efendim sizlerle takvim yapraklarını biraz geriye doğru saracağız ve 2010 yılına gideceğiz hep birlikte…

Malumunuz AKP’nin başta da Erdoğan ve Yıldırım Aileleri başta olmak üzere muhteşem bir “Denizcilik” ve pek tabii buna paralel olarak “Gemicilik” sevdası var…

Tabii sektör milyar dolarlık bir sektör hele de bu sektörün “Gemi yan parça imali” diye bir kalemi var ki küresel çapta 200 milyar Dolar’lık bir hacme sahip…

İşte efendim tabii AKP iktidarının bu “Denizcilik” sevdasına binaen 2010 yılında Yalova’da bir “GEMİ ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ” kurulması kararı alınıyor, dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatı, yine dönemin Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün talimatı ile birlikte çalışmalara start veriliyor…

Çalışmalar başlıyor başlamasına ama tabii bürokrasi,arazi konumlandırması v.s derken zaman ilerliyor bu esnada da kabinede bir revizyon oluyor ve Nihat Ergün’ün yerine OSB ile kabineye Bilim,Sanayi ve Teknoloji Bakanı olarak giren Fikri Işık ilgilenmeye başlıyor.

Bölgede gemicilik sektörüne büyük bir Pazar açılacak olması nedeni ile büyük heyecan içerisindeki sektör temsilcileri heyecanlanıyor,artık yeni bakanın gelmesi ile tüm sorunlarının çözüleceğini düşünüyorlar.

Ama öyle olmuyor hatta tem tersi sorunlar ortaya çıkıyor.

YALOVA GEMİ İHTİSAS OSB bölgesinin arsası için Ankara Üniversitesi’nin yaptığı değerlemeye göre arazinin M2 birim fiyatı 18 TL 51 kuruş tüm arsanın bedeli se 26 milyon TL olarak değerlemesi yapılmışken, yeni bakan Fikri Işık’ın göreve gelmesi ile birlikte Bakanlık devreye giriyor ve arazinin sahiplerinin istediği şekli ile arsanın metrekare fiyatının 110 TL,toplam bedelinin ise 150 milyon TL olarak belirlenmesini uygun buluyor!

Bu arada YALOVA İHTİSAS GEMİ OSB’nin kurulması işinin öncüsü olan GESAD Başkanı Ziya Gökalp ve arkadaşları şokta… Zira onlar devletin arazi sahibi ile kendilerini uzlaştırmasını en azından kamulaştırma için makul bir fiyat belirlemesini beklerken bakanlık yetkilileri tamamen arazi sahiplerinin yanında yer alarak son toplantıda “Ya bu araziyi M2’si 110 TL’den olmak üzere 150 Milyon TL’den alın ya OSB’yi terk edin” diyorlar!’

Efendim tabii işin rengi bu aşamadan sonra belli oluyor ve kısa süre sonra bu YALOVA GEMİ İHTİSAS OSB’de “Enteresan” gelişmeler yaşanmaya başlıyor.

Bu yaşanan gelişmelerin bir bölümü o dönem Deniz Haber Ajansı’nın İmtiyaz Sahibi Recep Canpolat tarafından da yazılıyor,gündeme getiriliyor ama konu “Kapatlııyor”…

Neyse efendim biz devam edelim yazmaya…

Kısa süre içerisinde bakanlığın “150 milyona arsayı alın” dayatmasına karşı çıkan GESAD Başkanı Ziya Gökalp ve ekibi OSB yönetiminden tasfiye edilirken asıl ilginçlikler de bundan sonra başlıyor. Ve bu pek güzide YALOVA GEMİ İHTİSAS OSB’de yeni bir “Kurucular Kurulu” oluşuyor,bu kurucular yönetimi de ellerine alıyor hali ile…

Ama efendim bu “Kurucular” öyle sıradan kurucular değil, o nedenle yakından bakmamız gerekecek bu isimlere…

***

Şimdi efendim sizleri 2014 yerel seçimlerine götürüyoruz… AKP Malatya Doğanşehir’e çok önem vermekte bu seçimlerde ve kimsenin beklemediği şekilde bu seçimde kimi aday gösteriyor dersiniz? Vahap Küçük’ü…

Vahit Küçük bu seçimi aldığı gibi 2019 yerel seçimlerinde de AKP’nin adayı olarak 2. Dönemine de başlıyor ancak yaşadığı sağlık sorunları sonrasında vefat ediyor…

Şimdi diyeceksiniz ki “Arkadaş hani Vahit Küçük YALOVA GEMİ İHTİSAS OSB’nin kurucusuydu bak adam ölmüş gitmiş Allah rahmet eylesin…”

Tabii rahmet eylesin de bu rahmetli olan Vahap Küçük, YALOVA GEMİ İHTİSAS OSB’nin kurucusu olan Vahap Küçük’ün babası

Peki kimdir bu Küçük Ailesi?

Meşhur LC Waikiki’nin sahibi… Başka? TAHA HOLDİNG’in ortağı…

TAHA HOLDİNG kimin? İsmail Hakkı Kısacık’ın… İsmail Hakkı Kısacık ise daha 3 ay önce FETÖ üyeliğinden 3 yıl 9 ay ceza almış olan bir isim, FETÖ’nün iş adamları yapılanması TUSKON’un en etkin iş adamlarından birisi…

***

Şimdi sizleri 11 Eylül 2008 tarihine götürüyoruz…

Bu tarih AKP’nin Türkiye genelindeki ticareti kontrolüne almak adına oda seçimlerine bizzat müdahil olmaya başlaması açısından önemli bir tarih zira bu tarihte Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin seçimi var…

Adaylardan Mehmet Büyükekşi lehine ne kadar AKP’li önemli isim varsa kulis yapıyor ve tabii ki Mehmet Büyükekşi seçimi kazanıyor.

Mehmet Büyükekşi ve Büyükekşi Ailesi ise son derece önemli bir aile…

Büyükekşi Ailesi ile Ziylan Ailesi akraba… Ama bu akrabalık da “Sıradan” bir akrabalık değil…

Şöyle ki; İslami camiada çok önemli bir ağırlığı olan, Hoşgör Fatih İlim Araştırma Vakfı Başkanı

Ziylan Ailesi’nin “Büyüğü” Ahmet Ziylan Mehmet Büyükekşi’nin kayınpederi oluyor…

İki önemli ailenin akrabalık ilişkisi ile birbirine bağlanması ise hem islami camiadaki ağırlıkları hem sermaye güçleri nedeni ile çok ciddi bir güç ortaya çıkartıyor..

Şimdi siz belki “ZİYLAN AİLESİ” dediğimiz zaman tam çıkartamamışsınızdır ama size “Hani şu meşhur FLO ayakkabı mağazalarının, Kinetix gibi ayakkabı markalarının sahibi olan, en son Dünya’ca ünlü İtalyan ayakkabı devi Lumberjack’ı satın alan aile bu aile” dersek çok net anlatmış oluruz meramımızı sanırız.

Şimdi tabii bu ZİYLAN AİLESİ’nin meşhur FLO MAĞAZALARI’ndaki diğer 2 ortağı da enteresan… ÜLKER GRUBU’nun sahibi olduğu GÖZDE GİRİŞİM ve Erenköy Cemaati’nin lideri olan Topbaş Ailesi’nin sahibi olduğu BİM Marketler de bu ZİYLAN AİLESİ’nin şirketi “Amiral gemisi” FLO’da ortak… Bu arada BİM’in sahibi Mustafa Latif Topbaş’ın kızı Fatma Topbaş, Sabri Ülker’in torunu Ali Ülker ile evli. Yani Ülker Ailesi ile Topbaş Ailesi dünür…

İşte bu ZİYLAN GROUP’un Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ziylan da YALOVA GEMİ İHTİSAS OSB’nin bir diğer kurucusu!

***

Efendim bakınız Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın futbola merakı hepimizin malumu…

Kendisini herkes İETT’de oynayıp yarım kalan Fenerbahçe’ye transfer hikayesi ile bilir ama aslında Recep Tayyip Erdoğan’ın ilk formasını giydiği kulüp İETT değiidir… Erdoğan erken gençlik yıllarında ESENLER EROKSPOR isimli amatör takımın formasını giymiştir.

Tabii ESENLER EROKSPOR yıllarca amatör kümede tabiri yerindeyse “Yerinde saymış” bir kulüpken AKP iktidarı ile birlikte ESENLER EROKSPOR’da da bir değişim yaşanmaya kulüp jet hızı ile yükselmeye başlamıştır…

Tüm bu değişiklikler ise kulübün başına AKP’ye İstanbul seçimleri için karargah olarak koca TOYA PLAZA’yı tahsis eden TOYA GAYRİMENKUL’ün sahibi Zafer Topaloğlu’nun kulübe başkan olması ile birlikte başlar…

Zafer Topaloğlu kulübe başkan olduktan sonra AKP yönetimindeki dönemde İBB tarafından  kulübe özel lüks makam arabaları tahsis edilir, kulüp üst üste şampiyonluklar yaşar…

Zafer Topaloğlu ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kurucusu olduğunu Haber Alternatif’in “ÖZEL HABERİ” ile Türkiye’ye duyurduğu SICAK YUVA Vakfı’nda da mütevelli heyeti üyesi olarak iş hayatında da “Jet hızı” ile yükselmeye başlar…

İşte efendim o Zafer Topaloğlu da YALOVA GEMİ İHTİSAS OSB’nin “Kurucular Kurulu” içerisinde yerini almaktadır!

Bu arada gerek Zafer Topaloğlu-Esenler Erokspor gerekse SICAK YUVA VAKFI  ile ilgili gerek HABER ALTERNATİF’te gerekse Siyasetcafe.com’da kaleme aldığımız çok daha detaylı yazıları aşağıdaki linklerden okuyabilirsiniz…

SİZ HİÇ ESENLER EROKSPOR DİYE BİR TAKIM DUYDUNUZ MU?:

https://www.siyasetcafe.com/siz-hic-esenler-erokspor-diye-bir-takim-duydunuz-mu-3246yy.htm

İBB’NİN ARACI,VAKIFLARIN HARACI:

https://haberalternatif.com/ibbnin-aracivakiflarin-haraci/

***

Efendim İstanbul ve çevresinde otomotiv işi ile ilgilenenler Onur Soysal ismini bilirler… Kendisi AKP sonrasında sektörde rüzgar gibi esen bir zat-ı muhterem beyefendi olup aynı zamanda…

Memklekette Volkswagen’den tutun, Mitsubishi’ye,Mercedes’ten,SCANIA’ya aklınıza gelecek ne kadar büyük küresel otomotiv firması varsa bunların “Yetkili satıcıları” AKP iktidarından sonra “Böyle olmaz bir birleşelim” demiş ve tek bir STK’da tek bir çatı altında birleşmiştir. Bu

Böylelikle milyar dolarlık otomotiv sektöründe çok önemli bir güç haline gelmiş olan bu güzide STK’mızın ismi Otomotiv Yetkili Satıcıları Derneği ‘dir.

Bu dernek öyle böyle bir güç değildir haberiniz ola tam 950 yetkili satıcıyı,1500 plazada bu STK temsil eder.

“Arkadaş bize ne şimdi otomotiv sektöründen,STK’dan” diyorsanız demeyiniz….

Zira bu güzide STK’mızın başındaki isim Onur Soysal’dır…

“İyi güzel de konumuz ile bunun ne alakası var?” derseniz çok ama çok alakası var hatta bizzat yazımızın başlığı ile alakası var ama şimdilik Onur Soysal’ın YALOVA GEMİ İHTİSAS OSB’nin “Kurucular Kurulunda” bulunan 4.isim olduğunu ifade edelim!

***

Şimdi tabii bakın çok önemli isimler sayıyoruz size bu YALOVA GEMİ İHTİSAS OSB kurucuları olarak…

Sizler de doğal olarak bunların “Başkanı” konumundaki kişinin çok daha “Ağır bir top” olmasını bekliyorsunuz büyük ihtimalle…

Ama efendim biliyorsunuz AKP dönemi “Genç ticari dehalar” (!) dönemi… Nerde hangi tecrübeyi nasıl kazandığını bilmediğimiz ama çok önemli mevkilerde atamaları yapılan, iş dünyasında “Parayla oynadıklarını” gözümüze gözümüze sokan bu “Genç ticaret dehalarından” (!) ortalık,elinizi sallasanız birine değiyorsunuz…

İşte efendim küresel çapta 200 milyar dolarlık hacme sahip bir sektör için kurulan bu OSB’nin başkanlığını da 1977 doğumlu Muhammet Abdullah Çiftçi isimli genç bir arkadaşımız yapmakta…

Kendisi ile ilgili tek bir haber,tek bir röportaj,tek bir başarı hikayesi olmayan bu muhteşem (!) dehamızın CV’si ise pek bir dolu…

YALOVA GEMİ İHTİSAS OSB resmi sitesi ve farklı bazı sitelerdeki özgeçmişinde CV’lere bakıyoruz,iş tecrübesi olarak aynen şunlar yazılı:

Çiftçiler A.Ş., Damlapınar A.Ş., Sigma A.Ş., Bera A.Ş., CFC A.Ş., Oraka A.Ş., Ortaçağ A.Ş., Yüceyurt A.Ş., Hidro-D A.Ş.ve Topkapı A.Ş. şirketlerinde Yönetim Kurulu Üyeliği veya Başkanlığı yapmaktadır.”

Tabii bu genç yaşta bu kadar Yönetim Kurulu Başkanlığı, Yönetim Kurulu Üyeliği yapınca gözlerimiz yaşarıyor bir feyz alalım istiyoruz kendisinden biraz daha araştırıyoruz… Araştırınca bakıyoruz ki bu CV’deki HİDRO-D A.Ş,ORTAÇAĞ A.Ş,DAMLAPINAR A.Ş,YÜCEYURT A.Ş hepsi KÜÇÜKLER HOLDİNG’in “Alt şirketleri”…

Küçükler Holding kimin peki? YALOVA GEMİ İHTİSAS OSB’nin bir diğer kurucusu olan ve LC Waikiki’nin de sahibi olan Vahap Küçük’ün!

Yani efendim “Büyük Başkan” (!) aslında LC Waikiki’nin sahibi olan Vahap Küçük’ün “Maaşlı personeli”..

Tesadüf işte…

***

Şimdi efendim bu Yalova OSB’ler her nedense tam da Orhangazi Köprüsü açılmaya yakın adeta OSB “Patlaması” yaşıyor… Bu OSB’lerin kurulacağı alanlar Osmangazi Köprüsü’ne olan yakınlığı nedeni ile değerini 100’e,1000’e katlıyor…

İşte yine böyle bir dönemde Yalova’da bu kez de YALOVA AVRASYA OSB adı ile büyükçe bir arazi üzerine bir OSB bölgesi inşası yapılıyor…

Peki kim kuruyor ve yönetmeye başlıyor bu AVRASYA OSB’yi dersiniz? Bingo! YALOVA GEMİ İHTİSAS OSB’yi kuran ve yukarıda anlattığımız 5’li AVRASYA OSB’yi de kuruyor ve yönetimi eline alıyor…

Nerede OSB Var bu “5’li orada o bölgede…

***

“Arkadaş iyi güzel de sen bize yazıya başlarken THY dedin,vergi iadesi dedin… Bu anlattıkların ile THY’nin hele hele vergi iadesinin ne alakası var?” dediğinizi duyar gibiyim…

Ama demeyin efendim,demeyin… Geldik işin THY kısmına, “Bam teline”…

Şimdi bakınız sevgili okurlar…

Vergi usul kanununa göre “Yolcu beraberinde eşya ihracatı istisnası KDV Kanununun 11. maddesinin 1/b bendinde düzenlenmiştir. Buna göre; Türkiye’de ikamet etmeyen yolcuların satın alarak Türkiye dışına götürdükleri malların teslimi anında Katma Değer Vergisi tahsil edilir. Ancak gümrükten malın çıkışı anında fatura veya belgenin ibrazında tahsil edilen Katma Değer Vergisi iade olunur”

Yani Türkiye’de ikamet etmeyen bir turist ülke dışarısına çıkartacağı “Kişisel kullanım” miktarını geçen ürünler için alır fişini,faturasını bunu ilgili yere ibraz eder ve bu ibraz sonrasında da kendisine yasa uyarında “KDV MUAFİYETİ” uygulanarak KDV tutarı iade edilir.

Bu “Vergi iadesi”, KDV v.s gibi işler kimin işidir? Tabii ki bizzat devletin ve devletin ilgili kurumlarının değil mi? “Tabii ki” diyorsanız demeyin zira öyle değilmiş…

Bakınız siz hiç  VERGİ İADE ARACILIK A.Ş diye bir şirket duydunuz mu? %99’unuzun duymadığına eminim…

Ama bakınız böyle bir şirket var ve şirket faaliyet alanını “Türkiye’de ikamet etmeyen yolcuların satın alarak beraberinde yurt dışına götürecekleri mallar için satın alma anında ödenen KDV’nin yurt dışına çıkışta iade alınmasına aracılık hizmeti yapmak amacıyla kurulmuştur. 31 Aralık 2017 itibariyle şirkette 19 kişi istihdam edilmektedir”  olarak tanımlamış… Yani devletin bizzat resmi kurumları aracılığı ile yapması gereken “Vergi iadesi” işlerinin yürütülmesi için özel bir şirket kurulmuş!

“Peki kimdir bu şirket sahibi kimlerdir? Dediğinizde geliyoruz işin THY kısmına…

Bu şirket 01.09.2014 tarihinde kuruluyor ve şirketin %30’una Türk Hava Yolları sahip ve bu şirket THY faaliyet raporlarında,bilançolarında “İştirakler” başlığı altında yer alıyor.

Peki %70’lik “Büyük ortak kim?” diyorsunuz tabii…Şimdi sıkı durun…

Şirketin %45’lik hissesi MASLAK OTOMOTİV SANAYİ A.Ş’ye, %25’i ise VK HOLDİNG’e ait…

Bilirsiniz belgesiz konuşmayız, buyurun bu da bu “Ortaklığın” belgeleri…

Peki kimindir bu şirketler? MASLAK OTOMOTİV SANAYİ A.Ş’nin sahibi YALOVA GEMİ İHTİSAS OSB ve AVRASYA OSB’nin kurucusu  Onur Soysal’a ait, diğer ortak olan VK HOLDİNG’in sahibi ise yine YALOVA GEMİ İHTİSAS OSB ve AVRASYA OSB’nin bir diğer kurucusu Vahap Küçük’e ait!

Buyurun bunlar da bu şirketler ve sahipleri ile ilgili belgeler.

Bakın Allah’ın tesadüfüne sevgili okurlar…

Şimdi işin daha enteresan bir boyutu var: Bu şirketi kurdunuz kurmasına da adı üzerinde bu iş “Vergi İadesi” işi… Yani turist fişini,faturasını getirirse çatır çatır vergi iadesi olan parayı ödediğiniz bir iş…

Şimdi buradan 4 soru soruyoruz:

1-Normal şartlarda “Vergi İadesi” yapılarak sürekli kasadan para çıkan bir işte özel bir şirketin “Kar” elde etmesi mümkün değildir… THY’nin %30’una ortak olduğu VERGİ İADE ARACILIK A.Ş’nin yukarıda isimlerini verdiğimiz ortakları nasıl ve hangi yolla bu şirketten para kazanmaktadır? Yoksa “Maksat devletimizin üzerinden yük almak” diyerek “Hilal-i Ahmer” için mi çalışmaktadırlar?

2-Vergi iadesi ciddi bir konudur ve her bir vergi iadesi sisteme işlenmek durumundadır. 2 özel şirketin sahiplerinin bu vergi iadelerini sisteme işleyebilmek adına devletin vergi sistemine erişimi olmak zorundadır. Bu “Erişim” çok ciddi soru işaretlerini,soru işaretlerini beraberinde getirmez mi? Yarın birgün birisi çıkıp “Bu şirketlerin sisteme erişimi olduğu için kendileri lehine burada oynama yaptılar” şeklinde bir suçlaması olsa nasıl cevap verilecektir ?

Yoksa artık devletin bu gibi hassas sistemlerine de şirket kurup iş alarak erişmek mümkün hale mi gelmiştir?

3-THY kendisinin azınlıkta olduğu bu şirketten nasıl bir yarar sağlamaktadır? Şirkete olan katkısı nedir?

4-Bu şirketin THY dışındaki ortaklarının aynı zamanda YALOVA GEMİ İHTİSAS OSB ve YALOVA AVRASYA OSB’de de kurucu ortak olarak birlikte olmaları tamamen bir “Tesadüften” ibaret mi?

Şimdi yazının başlığını okuyup da “Yok artık bu kadar da olmaz” diyen okurlarımız isterlerse bir daha düşünsünler ve bu soruları sorsunlar…

________________________________________________________________________________________________

BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞE DESTEK OLMAK İÇİN;

“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan, bağımsız ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan, Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir, DİJİTAL KİTAPLARIMIZDAN (e-kitap) satın alabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi  belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”

DİJİTAL BOOK STORE SANAL KİTABEVİ:

https://www.shopier.com/ShowProductNew/storefront.php?shop=dijitalbookstore&sid=d2FqS25GbkNlRDh0dW5ucjBfLTFfIF8g

YOUTUBE KANALI LİNKİ:

https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w

KRİPTEKS E-DERGİ YILLIK ABONELİK LİNKİ:

https://shopier.com/1354512

HABER ALTERNATİF’İN ANDROİD CİHAZLAR İÇİN ÜCRETSİZ MOBİL UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN:

https://play.google.com/store/apps/details?id=com.haberalternatif.dro

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Okumaya Devam Et







Popüler

%d blogcu bunu beğendi: