ANAYASA'NIN BAŞLANGIÇ KISMI YENİDEN YAZILIYOR - Haber Alternatif
Sosyal Medya Hesaplarımız

SİYASET

ANAYASA’NIN BAŞLANGIÇ KISMI YENİDEN YAZILIYOR

Yayınlanma Tarihi:

on

AKP’nin anayasa taslağını hazırlayan Prof. Dr. Yavuz Atar, anayasasının özünün sunulduğu ‘başlangıç bölümü’nün yeniden yazıldığını söyledi. Atar, taslağın ‘Türk Tipi Başkanlık Sistemi’ne göre hazırlandığını belirtti.

Yeni Anayasa Taslağı’nı hazırlayan ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a sunan Yeni Anayasa Bilim Kurulu’nun Başkanı Prof. Yavuz Atar, taslağın satırbaşlarını Hürriyet’ten Abdulkabir Selvi’ye anlattı.

Atar’ın sorulara verdiği yanıtlar şöyle:

Yeni Anayasa Taslağı’nda “İyileştirilmiş Cumhurbaşkanlığı sistemi” mi var?

“Yeni Anayasa’da hükümet sisteminin adı açıkça “başkanlık sistemi” olarak düzenleniyor. “İyileştirilmiş Cumhurbaşkanlığı, iyileştirilmiş başkanlık veya iyileştirilmiş parlamenter sistem” gibi adlandırma ve nitelendirmeler literatürde yer almıyor, ayrıca bilimsel olarak da yanlıştır. AK Parti Anayasa Taslağı çalışmasının “Bilim Kurulu” ve “siyasi heyet müzakereleri” aşamalarında hiçbir şekilde böyle bir nitelendirme yapılmamıştır. Başkanlık sisteminin böyle yanlış bir ad altında kamuoyuna sunulması da düşünülmemektedir. Basında yer alan bu minvaldeki açıklama ve yorumlar dayanaksızdır.

TÜRK TİPİ BAŞKANLIK SİSTEMİ

Denge ve Denetleme sistemi nasıl kuruluyor? Türk Başkanlık Sistemi’nin temel felsefesi nedir?

“Yeni Anayasa Taslağı’nda yasama, yürütme ve yargı organları ve fonksiyonları bakımından “denge ve denetleme sistemi” yeniden kurgulanıyor. Daha doğru şekilde Türk Tipi Başkanlık Sistemi olarak adlandırılabilecek bu modelin temel felsefesi yasama, yürütme ve yargının sorunsuz olarak işleyebilmesi ve ciddi çatışma ve tıkanmaların ortaya çıkmasının engellenmesidir. Bununla birlikte, Yeni Anayasa Taslağı’nda denge ve denetim mekanizmalarında Meclis’i güçlendiren ve sistemdeki ağırlığını arttıran bir yaklaşım benimsenmiştir.”

GÜVENOYUNA GEREK YOK

Bazı bakanlıklar için güvenoyu sistemi mi getirilecek. Örneğin Milli Savunma, Dışişleri, İçişleri ve Adalet bakanlarının atamasında Meclis mi yetkili olacak?

“Yeni düzenlemede, parlamenter sistemlerin bir unsuru olan “güvenoyu” sistemi yer almıyor. Çünkü başkanlık sisteminde “başkan” doğrudan halk tarafından seçilmekte ve güveni halktan almaktadır. Halkın seçtiği bir organ, başka bir organdan güvenoyu almaz. Bununla birlikte, başkanın atadığı başkan yardımcıları ve bakanların, belli şartlar çerçevesinde Meclis tarafından görevden alınabilmesinin yolu açılıyor. Böylece başkan yardımcıları ve bakanlar hem başkana, hem de bir anlamda Meclis’e karşı da sorumlu olacaklardır. Bu düzenleme açıkça Meclis’i güçlendirici niteliktedir. Bazı başkanlık sistemlerinde aranmaktadır, bazılarında ise parlamentolara bakanları görevden alma yetkisi verilebilmektedir. AK Parti Yeni Anayasa Taslağı’nda bu ikinci model benimsenmiştir. Bu uygulama sözü edilen bakanlıklarla sınırlı olmayıp, başkan yardımcıları ve bakanların tümü için geçerli olacaktır. Sonuç olarak başkan yardımcıları ve bakanlar yine başkan tarafından atanacak, ancak yeni sistemde Meclis bunları görevden alabilecektir.”

MECLİS, BAKANLARI GÖREVDEN ALABİLECEK

Bakanlar ve başkan yardımcıları kaç milletvekilinin oyuyla görevden alınabilecek?

Başkan yardımcıları ve bakanların görevden alınabilmesi için Mecliste salt çoğunlukla önerge verilebilecek, ancak bu önergelerin kabulü için beşte üç oy çoğunluğu aranacaktır.

SÖZLÜ SORU GERİ GELİYOR

Bakanlar belli günlerde Meclis’te milletvekillerinin sorusunu sözlü olarak yanıtlayacak mı? Yeni sistemde mevcuttaki yazılı soruya ilaveten sözlü soru sistemi de kabul ediliyor. Cumhurbaşkanlığı sisteminin 3 yıllık uygulamasında eski parlamenter sistem alışkanlıklarının da etkisiyle, milletvekilleri ile bakanların daha yoğun bir temas içinde bulunması bir ihtiyaç olarak dile getirilmektedir. Bu beklenti göz önünde tutularak Meclis ile bakanlıklar arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesi ve Meclis e giderek soruları sözlü olarak cevaplandırmasına imkân tanınmaktadır.

CUMHURBAŞKANI YARDIMCILARI

“Cumhurbaşkanı yardımcılarından biri atanacak diğeri ise milletvekilleri arasından seçilecek deniliyor. Doğru mu?”

Taslakta başkan yardımcılarıyla ilgili olarak mevcut Anayasa’daki düzenleme esas alınmış olup bir değişiklik söz konusu değildir.

ANAYASA MAHKEMESİ’NE ÜYE SEÇİMİ

Anayasa Mahkemesi’ne üye seçiminde Meclis’e ağırlık veriliyor mu?

“Yeni düzenlemede Anayasa Mahkemesi üyelerinin seçiminde AK Parti’nin 2012 Uzlaşma Komisyonu’na sunduğu ancak 2017 değişikliğinde pakette yer almadığı için gerçekleşmeyen model esas alınıyor. Buna göre AYM üyelerinin Meclis’e ağırlık verecek şekilde, Meclis ve başkan tarafından seçilmesi ve atanması öngörülüyor.”

CUMHURİYET’İN TEMEL NİTELİKLERİ

Anayasa’da Cumhuriyet’in nitelikleri aynen korunuyor mu?

Cumhuriyet’in, yani devletin nitelikleri korunuyor. Ayrıca “adalet” ilkesinin de devletin temel niteliklerine eklenmesi, kuvvetler ayrılığı prensibine anayasa metninde yer verilmesi düşünülüyor.

ANAYASANIN BAŞLANGIÇ BÖLÜMÜ DEĞİŞİYOR

Anayasa’nın başlangıç bölümünde 12 Eylül darbesini meşrulaştıran bölüm değişiyor mu? Milli irade vurgusu olacak mı?

Başlangıç tümüyle yeniden yazıldı, darbeleri meşrulaştıran eski metinler yerine, milli irade, hukukun üstünlüğü, insan hakları ve milletin müşterek değerlerine vurgu yapılıyor. Anayasayı kabul ve ilan eden iradenin “Türk Milleti” olduğu özellikle belirtiliyor.

‘EVRENSEL STANDARTLAR’

Yeni Anayasa nasıl bir perspektife göre hazırlanıyor?

Yeni Anayasa Taslağı, gerçek anayasacılığın gereği olarak hürriyet odaklı bir felsefe üzerine inşa edilmiştir. Bu nedenle temel hak ve hürriyetlere ilişkin düzenlemeler hürriyetin asıl, sınırlama ve müdahalenin istisna olduğu anlayışına dayandırılmıştır. Taslakta temel hak ve hürriyetler evrensel standartlar ve uluslararası sözleşmelerdeki kriterler ile uyumlu olarak yeniden düzenlenmekte; mevcut Anayasa’daki antidemokratik sınırlamalar kaldırılmaktadır.

120-130 MADDE ARASINDA

Kaç bölüm ve kaç maddeden ibaret olacak? Son şeklinin ne zaman verilmesi planlanıyor?

“Yeni Anayasa Taslağı’nın nihai değerlendirmeye göre 120-130 madde arasında olması bekleniyor. Süreç Cumhurbaşkanı’nın, siyasetin planlamasına göre yürüyecek. ”

ANAYASANIN BAŞLANGIÇ BÖLÜMÜ NASIL?

Mevcut anayasamızda başlangıç bölümü şöyle:

“Türk Vatanı ve Milletinin ebedî varlığını ve Yüce Türk Devletinin bölünmez bütünlüğünü belirleyen bu Anayasa, Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu, ölümsüz önder ve eşsiz kahraman Atatürk’ün belirlediği milliyetçilik anlayışı ve O’nun inkılâp ve ilkeleri doğrultusunda;

Dünya milletleri ailesinin eşit haklara sahip şerefli bir üyesi olarak, Türkiye Cumhuriyetinin ebedî varlığı, refahı, maddî ve manevî mutluluğu ile çağdaş medeniyet düzeyine ulaşma azmi yönünde;

Millet iradesinin mutlak üstünlüğü, egemenliğin kayıtsız şartsız Türk Milletine ait olduğu ve bunu millet adına kullanmaya yetkili kılınan hiçbir kişi ve kuruluşun, bu Anayasada gösterilen hürriyetçi demokrasi ve bunun icaplarıyla belirlenmiş hukuk düzeni dışına çıkamayacağı;

Kuvvetler ayrımının, Devlet organları arasında üstünlük sıralaması anlamına gelmeyip, belli Devlet yetki ve görevlerinin kullanılmasından ibaret ve bununla sınırlı medenî bir işbölümü ve işbirliği olduğu ve üstünlüğün ancak Anayasa ve kanunlarda bulunduğu;

Hiçbir faaliyetin Türk millî menfaatlerinin, Türk varlığının, Devleti ve ülkesiyle bölünmezliği esasının, Türklüğün tarihî ve manevî değerlerinin, Atatürk milliyetçiliği, ilke ve inkılâpları ve medeniyetçiliğinin karşısında korunma göremeyeceği ve lâiklik ilkesinin gereği olarak kutsal din duygularının, Devlet işlerine ve politikaya kesinlikle karıştırılamayacağı;

Her Türk vatandaşının bu Anayasadaki temel hak ve hürriyetlerden eşitlik ve sosyal adalet gereklerince yararlanarak millî kültür, medeniyet ve hukuk düzeni içinde onurlu bir hayat sürdürme ve maddî ve manevî varlığını bu yönde geliştirme hak ve yetkisine doğuştan sahip olduğu;

Topluca Türk vatandaşlarının millî gurur ve iftiharlarda, millî sevinç ve kederlerde, millî varlığa karşı hak ve ödevlerde, nimet ve külfetlerde ve millet hayatının her türlü tecellisinde ortak olduğu, birbirinin hak ve hürriyetlerine kesin saygı, karşılıklı içten sevgi ve kardeşlik duygularıyla ve “Yurtta sulh, cihanda sulh” arzu ve inancı içinde, huzurlu bir hayat talebine hakları bulunduğu;

FİKİR, İNANÇ VE KARARIYLA anlaşılmak, sözüne ve ruhuna bu yönde saygı ve mutlak sadakatle yorumlanıp uygulanmak üzere, TÜRK MİLLETİ TARAFINDAN, demokrasiye âşık Türk evlatlarının vatan ve millet sevgisine emanet ve tevdi olunur.”

________________________________________________________________________________________________

BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞE DESTEK OLMAK İÇİN;

“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan, hiç bir kurum, kuruluş yahut kişiden “Fonlanmadan”, “tam bağımsız” ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan, Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir, DİJİTAL KİTAPLARIMIZDAN (e-kitap) satın alabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi  belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”

DİJİTAL BOOK STORE SANAL KİTABEVİ:

https://www.shopier.com/ShowProductNew/storefront.php?shop=dijitalbookstore&sid=d2FqS25GbkNlRDh0dW5ucjBfLTFfIF8g

YOUTUBE KANALI LİNKİ:

https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w

KRİPTEKS E-DERGİ YILLIK ABONELİK LİNKİ:

https://shopier.com/1354512

HABER ALTERNATİF’İN ANDROİD CİHAZLAR İÇİN ÜCRETSİZ MOBİL UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN:

https://play.google.com/store/apps/details?id=com.haberalternatif.dro

Yorum yapmak için tıklayın

Bir Cevap Yazın

SİYASET

VE BEKLENEN OLDU,LÜTFÜ ELVAN “AFFINI İSTEDİ”

Yayınlanma Tarihi:

on

Son dönemde en çok konulardan bir tanesi de Hazine ve Maliye Bakanı Lütfü Elvan’ın görevden alınacağı ve yerine Berat Albayrak2a yakınlığı ile bilinen Nurettin Nebati’nin getirileceğiydi.

Bu gece yayımlanan Resmi Gazete ile son 2 haftadır yüksek dille konuşulmaya başlanan bu gelişme resmen gerçekleşti. Yayımlanan Resmi Gazete’de Hazine ve Maliye Bakanı Lütfü Elvan2ın görevden affını istediği ve bu talebinin kabul edildiği belirtilirken,Elvan’ın yerine ise Nurettin Nebati’nin atandığı açıklandı.

________________________________________________________________________________________________

“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan, hiç bir kurum, kuruluş yahut kişiden “Fonlanmadan”, “tam bağımsız” ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan, Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir, HABER ALTERNATİF’in aylık,3 aylık,6 aylık yahut yıllık ÖZEL BÜLTEN’ine abone olabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi  belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”

 

ABONELİK LİNKLERİ:

 

YOUTUBE KANALI-KATIL BUTONU LİNKİ:

https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w

 

KRİPTEKS E-DERGİ YILLIK ABONELİK LİNKİ:

https://shopier.com/1354512

HABER ALTERNATİF YILLIK ABONELİK/ÖZEL BÜLTEN ABONELİK LİNKİ:
HABER ALTERNATİF AYLIK ABONELİK/ ÖZEL BÜLTEN ABONELİĞİ LİNKİ:
HABER ALTERNATİF 3 AYLIK ABONELİK/ÖZEL BÜLTEN ABONELİĞİ LİNKİ:
HABER ALTERNATİF 6 AYLIK ABONELİK/ÖZEL BÜLTEN ABONELİĞİ LİNKİ:
Okumaya Devam Et

SİYASET

ARINÇ İLE ERDOĞAN GÖRÜŞTÜ

Yayınlanma Tarihi:

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, son günlerde eleştirel açıklamalarının dozunu artıran eski Meclis Başkanı ve AKP kurucusu Bülent Arınç’la Külliye’de görüştü.

BBC Türkçe’ye bilgi veren Arınç, Erdoğan’ın kendisini davet ettiğini, davet üzerine akşam saatlerinde bir araya geldiklerini ve 1,5 saate yakın görüştüklerini söyledi.

Saat 21.00’e doğru Erdoğan’ın yanından ayrıldığını belirten Arınç, “Çok olumlu, dostane bir görüşmeydi” dedi.

Bülent Arınç Pazartesi günü BBC Türkçe’de yayımlanan röportajında, AKP Genel Başkanlığı görevini de yürüten Cumhurbaşkanı Erdoğan’a muhalefet etmemek gibi bir ‘içtihatta bulunduğunu’ belirtmiş, “Beni fazla zorlamasınlar. Çünkü içtihatlar zaman zaman değişebilir” demişti.

________________________________________________________________________________________________

“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan, hiç bir kurum, kuruluş yahut kişiden “Fonlanmadan”, “tam bağımsız” ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan, Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir, HABER ALTERNATİF’in aylık,3 aylık,6 aylık yahut yıllık ÖZEL BÜLTEN’ine abone olabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi  belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”

 

ABONELİK LİNKLERİ:

 

YOUTUBE KANALI-KATIL BUTONU LİNKİ:

https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w

 

KRİPTEKS E-DERGİ YILLIK ABONELİK LİNKİ:

https://shopier.com/1354512

HABER ALTERNATİF YILLIK ABONELİK/ÖZEL BÜLTEN ABONELİK LİNKİ:
HABER ALTERNATİF AYLIK ABONELİK/ ÖZEL BÜLTEN ABONELİĞİ LİNKİ:
HABER ALTERNATİF 3 AYLIK ABONELİK/ÖZEL BÜLTEN ABONELİĞİ LİNKİ:
HABER ALTERNATİF 6 AYLIK ABONELİK/ÖZEL BÜLTEN ABONELİĞİ LİNKİ:
Okumaya Devam Et

SİYASET

AYHAN BİLGEN’DEN YENİ PARTİ SİNYALİ GELDİ

Yayınlanma Tarihi:

on

HDP’li eski milletvekili ve eski Kars Belediye Başkanı Ayhan Bilgen, yeni bir siyasi hareketin içinde olduğunu, Aralık ayı içerisinde yeni oluşumu deklare edeceklerini söyledi.

BBC Türkçe’ye çalışmalarıyla ilgili açıklamalarda bulunan Bilgen, bunun 2023’te gerçekleşmesi durumunda gelecek seçimlere yetişecek bir siyasi partiye dönüşebileceğini belirtti. Bilgen siyasi çalışmalarının 2023’te gerçekleşmesi durumunda gelecek seçimlere yetişecek bir siyasi partiye dönüşebileceğini ifade etti.

BBC Türkçe‘nin sorularını yanıtlayan HDP’li Bilgen, siyasi hareketin içinde farklı partilere mensup isimlerin olduğunu söyledi ve “HDP içinden bir fraksiyon gibi bir şey hedeflemiyoruz. Türkiye’nin sorunlarının çözümüne odaklanmaktan yanayız. Kürt sorunu da tabii en belirleyici sorunlardan biri olduğu için önem veriyoruz. Ama buradan ibaret bir siyasetin Kürtlerde de çok karşılığı olduğunu düşünmüyoruz.” dedi.

Eski TBMM Başkanı ve AKP milletvekili Bülent Arınç’ın BBC Türkçe’ye verdiği mülakatta söylediği “Ben Ayhan Bilgen’le de konuşuyorum. Biz kabul etseydik bize gelip milletvekili olurdu, bizimkiler sırtını dönünce HDP’den teklif alıp oraya gitti.” sözlerini sormak için Bilgen’i aradık.

Bilgen, 2007’de içinde bulunduğu ‘Yeni Siyaset Girişimi’nin AKP’ye katılması için teklif yapıldığını ancak kendisinin muhalefette kalmayı tercih ettiğini söyledi:

“Kendisiyle 2000’li yılların başından beri tanışıyoruz, Mazlum-Der’deyken de görüşüyorduk. Türkiye’nin sorunlarıyla ilgili siyasette her zaman diyaloğun, iletişimin gerekli, zorunlu olduğunu düşünen biriyim.

“Benim AK Parti’ye katılma girişimim, talebim, beklentim olmadı. Sadece 2005-2007 arasında, içinde Ertuğrul Günay, Mehmet Bekaroğlu, Haluk Özdalga gibi isimlerin olduğu bir platformumuz vardı; “Yeni Siyaset Girişimi” diye. Oradaki bir grup arkadaş daha sonra AK Parti’ye katıldı. O dönemde bizim de katılmamız yönünde bir teklif oldu, bir değerlendirme yapıldı. Ama ben Türkiye’de muhalefet ihtiyacı olduğunu düşünen biriyim. Kendi açımdan bunu tercih ettim.

“AK Parti içinde bir değerlendirme yapılmış mıdır onu bilmiyorum. O dönem de dahil olmak üzere bugüne kadar AK Parti’ye yönelik herhangi bir girişimim, talebim, beklentim olmadı.”

Bilgen, Arınç’la bugünkü görüşmeleri ve siyasi çalışmaları hakkında da BBC Türkçe’nin sorularını yanıtladı:

Bugün Sayın Arınç’la görüşmeleriniz kapsamı nedir? Farklı bir muhalefet tarzı üzerine, farklı bir adım atmak üzere mi konuşuyorsunuz?

Tabii ki bizim bir çalışmamız, bir arayışımız, bir takım temaslarımız, görüşmelerimiz var ama Sayın Arınç’la bu eksende bir görüşmemiz söz konusu değil. Ben az önce de ifade ettiğim gibi CHP’nin de duayen siyasetçileriyle, bugünkü aktif yöneticileriyle, DEVA ve Gelecek Partileri’nde görevli yönetici en üst düzeyde isimlerle de, geçmişte AK Parti’de siyaset yapmış isimlerle de, HDP yöneticileriyle de, şu an itibariyle aktif yöneticilerle temaslar içindeyim.

Türkiye’de siyasetin tıkandığını düşünüyorum. Bunu iktidar ya da muhalefet ayrımı yapmaksızın söylüyorum. Yapısal sorunları olduğunu düşünüyorum siyasetin ve bu yapısal sorunları aşamadığımız takdirde bunun bedelini, siyasete olan güvenin çökmesiyle hepimiz ödeyeceğiz, bütün ülke ödeyecek. Dolayısıyla genel değerlendirmeler, birlikte çalışma arayışı değil, bu sorunların nasıl çözülebileceğine dair, neye ihtiyaç olduğuyla ilgili değerlendirme ve bilgi paylaşımıdır.

Bir süredir bazı kesimlerin siyasete güvenini kaybettiği için sessiz çoğunluğa katıldığına dair açıklamalarınız geliyor. “Yeni bir siyaset zemini şart” da dediniz. Yeni bir siyasi parti kurma çalışmanız mı var?

Türkiye’de toplumun, iktidarı eleştirirken muhalefeti de yetersiz görüyor olmasından kaynaklı, yeni, dinamik bir toplumsal kesim oluşuyor. Özel olarak iktidar ya da muhalefet karşıtlığı değil, Türkiye’deki siyaset yapma tarzına itirazı olan insanlar, parti kültürüne, siyasetin çıkar ilişkilerine, kişisel rant aracına dönüşmüş olmasına tepki duyan kesimler var.

Bu kesimleri, anket firmalarımız, ‘kararsızlar’ diye tarif ediyor. Bu insanlar kararsız filan değil, bu insanlar son derece kararlı, son derece politik bilinçli, yurttaş sorumluluğu olan, ahlaki hassasiyeti olan insanlar. Siyasette seviye istiyorlar.

Bu kesimin bir fanatik tutumu olmadığı için, bir angajmanı olmadığı için ufkunun daha açık olduğunu, herhangi bir parti angajmanı olmadan ülke çıkarlarının gerektirdiği siyasal girişimlere açık olduklarını düşünüyorum. Bu açıdan da bu kesimin siyasete katılabileceği bir zeminin inşasına, bir platformun inşasına ihtiyaç var.

Ama bunun önce fikrî olarak netleşmesi lazım. Örneğin bu kesim ne istiyor, kimlik siyasetine nasıl bakıyor, kutuplaşmaya, kamplaşmaya karşı neden tepkili, ekonomik sorunların çözümünde mevcut siyasetçileri neden yetersiz görüyorlar? Bu kesimin beklentisini, siyasete katılımını kolaylaştıracak formülleri bulmak zorundayız. Bu formüller bugünkü siyasi partilerin daha çok kimlik eksenli siyaseti olmaması gerektiği arayışındayız. Ama bunun hem düşünsel anlamda netleşmesi hem toplumsal örgütlülüğe dönüşmesi gerekiyor.

Bu bir siyasi partiye dönüşebilir mi? Bence 120’nin üzerinde siyasi parti olmasına rağmen hâlâ kararsız seçmen varsa ya da partilerine kerhen oy veren seçmen varsa siyasette aslolan toplumun önünü açmak ve siyasete uzak duran kesimleri siyasete taşımaktır. Hâlâ bir boşluk varsa, hala kararsız seçmen anketlerde ciddi bir yekûn oluşturuyorsa… Keşke mevcut partiler bu kesimlere hitap edebilse ve onların siyasete olan güvenini artırarak siyasete katabilse.

Söylediklerinizden şunu anlıyorum; bunun düşünsel zeminini oluşturmak sizin için önemli ve şu an çalışmanın bu aşamasındasınız. Bu çalışma ilerlerse ve güçlendirebildiğiniz takdirde bir siyasi partiye de dönüşebilir.

Gayet tabii. İhtiyaç kendisini hâlâ hissettiriyorsa, toplumsal destek de buna imkan veriyorsa… Bu mevcut partiler her yeri tapulamışlar gibi bir yaklaşım zaten demokratik kültüre aykırıdır. Ortada boşluk varsa da burada “Neden böyle bir şey yapıyorsunuz?” diye suçlanmak yerine aslında toplumun siyaset dışındaki kesimlerini siyasete taşıdığımız için takdir edilmemiz, desteklenmemiz lazım. Bunu ne kadar başarabiliriz, tabii ki toplumsal teveccühe, ilgiye bağlı.

Partiyi önümüzdeki seçimlere yetiştirmeyi mi planlıyorsunuz?

Biz biraz farklı bir çalışma biçimi öngörüyoruz. Israrla şunun altını çiziyoruz, Türkiye’de öncelikle yeni farklı bir siyasal fikre ve siyasal harekete ihtiyaç var diyoruz. Bu siyasal fikir ve siyasal hareket bizim şu anda görüştüğümüz arkadaşlarla ortaklaştığımız, çabası içine girdiğimiz boyutudur.

Bunun bir partiye dönüşmesi, ilk seçime yetişmesi konusu tartışma düzeyinde devam ediyor. Toplumla tartışarak olgunlaştırmamız lazım. Kapalı kapılar ardında benim ya da arkadaşlarımın kararını vereceği bir şey değil bu. Toplumsal sahiplenmeyle o aşamaya gelmeli. Yoksa bir hevesle, 125 partiden bir tanesini de biz kurabilir, buna gücümüz yeter. Ama bizim aradığımız böyle bir parti değil.

Yani zaman vermek için çok mu erken?

Bu biraz çabalarımızda alacağımız mesafeye ve seçim tarihine bağlı. Seçimin zamanında yapılacağı varsayıldığında bu hâlâ bizim için mümkün ve yetiştirilebilir. Başka bir gelişme olursa bu pratikte zaten hukuki süreç açısından gerçekçi olmayabilir.

Bu durumda da biz toplumsal muhalefete katkı yapmak, toplumsal dinamiklerin siyasete katılımının desteklenmesine dair çalışmaların içerisinde zaten olacağız.

Biz diye bahsettiğiniz ‘arkadaşlarınız’ kim? Kimler var yanınızda bu çalışmada?

İzninizle bunu şu anda paylaşmam nezaket açısından uygun değil. Öyle bir aşamadayız ama bunu çok uzatmadan, önümüzdeki ay içerisinde artık, bir platform gibi mi başlayacağız yoksa bir siyasi hareket gibi mi kendimizi deklare edeceğiz, bunu netleştirdikten sonra zaten isimleri de paylaşmış olacağız.

Şu kadarını söyleyeyim ki; siyasette geçmişte deneyimi olan ama kamuoyunda yıpranmamış, aleyhinde negatif algı olmayan ve birlikte uyumlu alışabilecek, farklı geçmişi ve farklı siyasi aidiyeti olan insanlar zaten çok fazla yok ne yazık ki. Toplumun ekseriyetinde de şöhretler kadrosu beklentisi yok. Sessiz çoğunluğun kendisini özne yapmak istiyoruz, kurtarıcı siyasetçileri önlerine koymak niyetinde değiliz, bu tarzı sorunlu görüyoruz. Yerel özneler çıksın istiyoruz, geçmişte akademide, sivil toplumda, medyada çalışmış isimler kendileri katılsın…

Ünlü siyasetçiler gelsin bizi kurtarsın tarzına zaten bu kesim tepkili, buna tepkileri olduğu için yeni kurulan partilere de katılmıyorlar.

Bu durumda az sayıda kişi mi bu çalışmanın içinde?

Biz Türkiye’deki bilinen siyasi oluşum arayan eski siyasetçiler profiline biraz mesafeli durmak gerektiğini düşünüyoruz. Çünkü her birimizin geçmişimizle özeleştiri yapması gerekiyor, bu kesimlere neden hitap edemedik ve toplumu siyasete neden katamadık diye. Bu özeleştiriyi yaptığımız takdirde aynı hataları tekrarlamanın kendi egolarımızı tatmin dışında bir sonuç doğurma ihtimali yok. Gençlerin, kadınların, bugüne kadar siyasete katılmayanların önünü açacak bir siyaset tarzı geliştirmeliyiz.

Sayı vermekten özellikle kaçınıyorsunuz sanırım.

Şu anda İstanbul ve Ankara’da daha çok temaslarımız ama artık yerellere de gitmeye başlayacağız, illerde de toplantılar yapmaya başlayacağız. Kapalı toplantılar tabii bunlar. Şu ana kadar 40 civarında arkadaşla çalışmaları sürdürmek konusunda bir irade oluştu.

Bu hareketin lideri olarak siz öne çıkıyorsunuz değil mi?

Biz her şeyi açık tartışıyoruz, hiçbir kişiye angajmanımız yok, ben de dahil olmak üzere. Genç bir arkadaşımız, bir kadın arkadaşımız, yerelden bir arkadaşımız bunun öncülüğünü yapma konusunda sorumluluk üstlenir; risk alırsa gayet tabii başkasının peşinden gitmeye de hepimiz açığız. Böyle açık tartışıyoruz, peşinen bir kişi kültü ve onun etrafında, onun tanıdıkları üzerinden bir siyaset tarzı tercih etmeyeceğiz.

Bu, Türkiye’de zor bir şey, denenmemiş bir şey. Biz denenmemişi denemek gerektiğini düşünüyoruz çünkü denenmişler bu kesimi harekete geçiremiyor. Buna ilk defa oy kullanacak kesimler de dahil, gençlere mevcut yapılanmalar, yeni kurulmuş partiler hitap etmeyi başaramıyorlar. Oraya hitap edip doğrudan katılımını sağlayamadıktan sonra bir tane daha tabela asmanın çok bir önemi yok bizim için.

Hâlâ HDP üyesisiniz değil mi?

Evet. Başka partilere üye arkadaşlarımız da var. Sonuçta henüz bir parti değiliz, bir siyasi arayış ve hareket aşamasındayız. Dolayısıyla bu çelişkili bir durum değil bizim açımızdan.

Sizin politik geçmişinizi, HDP’de siyaset yaptığınızı hesaba katarsak, bu oluşumun da belli bir kesime, çoğunlukla Kürt seçmene veya HDP seçmenine hitap etmesi olası diye düşünebilir miyiz?

Hayır, hayır. Bunun sorun çözeceği kanaatinde değilim. Şunu hep ifade ettim, HDP’ye sempati duyanla HDP’ye oy veren arasındaki makas çok açık. Yüzde 25’ler oy verebilirim diyor ama yüzde 10 oy veriyor. Sempati duyup oy vermeyenleri hedeflemek, onlara hitap etmek, yani bütün partilere, her partinin tabanına hitap etmek gayet tabii mümkün.

Ama biz özgün olarak HDP içinden bir klik gibi ya da HDP’den bir çizgi, bir fraksiyon gibi bir şey hedeflemiyoruz. Toplumsal merkezi önemsiyoruz. Türkiye’nin sorunlarının çözümüne odaklanmaktan yanayız. Kürt sorunu da tabii başta, en belirleyici sorunlardan biri olduğu için önem veriyoruz. Ama buradan ibaret bir siyasetin Kürtlerde de çok karşılığı olduğunu düşünmüyoruz. Sadece Kürt sorununa odaklı, sadece HDP tabanına talip bir siyasi hareketin başarı şansını da görmüyoruz doğrusu.

Hareketin öncülerinden biri siz olunca bu şekilde görülecektir, farklı kesimlere hitap etme konusunda…

Onu muhtemelen diğer arkadaşlarımızla dengeleyeceğiz, o isimler de ortaya çıkmaya başlayınca böyle olmadığı daha sağlıklı anlaşılacaktır.

Ben her siyasi partiden üst düzey isimlerle görüşüyorum dediniz. Bunlardan bir destek var mı size? Sorumun altını doldurayım; bu sene başında da yeni bir parti kurulması ihtimali konuşulurken bunun HDP’nin oylarını bölmek maksatlı, iktidarın desteği ile yapıldığına dair bir takım iddialar gündeme gelmişti. Netleştirmek için soruyorum, AK Parti’den böyle bir destek var mı size?

Hayır, hayır. Biz zaten öyle bir destek arayışıyla görüşmüyoruz. Türkiye’de siyasetteki tıkanmayı konuşuyoruz. Bizim göremediğimiz bir çözüm varsa, yol haritası, formül, beklenti varsa bunu anlamak istiyoruz. Bunu dikkate almak istiyoruz.

Dolayısıyla görüşmelerimiz bir yerden destek almak ekseninde görüşmeler değil. Şüphesiz AK Parti içinde de tartışmalar, arayışlar ve rahatsızlıklar var. Muhalefette de var yeterince kapsayıcı dil kurulamadığına dair.

Görüşmelerden edindiğim izlenim olarak şunu da ifade edeyim: Partilerin tabanları parti örgütlerinden daha ileride. Türkiye demokrasisi açısından umut verici, kamplaşma ve kutuplaşmaya karşı tabanlar son derece esnek, bir araya gelmeye açık.

Parti liderliklerinin de bu konuda bence arayışları var, muhalefet partilerini de kast ederek söylüyorum. Ama ara kadrolar parti bürokrasileri bunu içselleştirmiş değiller.

MHP’yle de görüşüyor musunuz?

MHP kökenli arkadaşlarımızla, ülkücü hareketten gelen, geçmişte MHP’de siyaset yapmış isimlerle görüşüyoruz ama MHP ile bir kurumsal iletişimimiz yok.

Diğerlerini de kurumsal diye tarif etmek yanlış olur. AK Parti, İYİ Parti ve CHP aidiyeti olanlarla bir takım temaslarımız var. Ama bu isimler kurumları adına görüşmüyorlar bizimle. A partisi, B partisi adına değil kişisel ilişkilerimiz var, arayışlarını biliyoruz, tartıştıklarını, yazdıklarını önemsiyoruz. Yoksa bir transfer, bir kadro kurma arayışı değil. Son derece etik bir hassasiyet gösteriyoruz.

Bu çalışma sonunda ‘mevcut aktörlerle olmuyor, yeni bir adres inşası gerekiyor’ noktasına gelirse o zaman siyasi hareketi partileştirmek gerektiğini düşünüyoruz.

________________________________________________________________________________________________

“Sizler için kimseye diyet borcu olmadan, hiç bir kurum, kuruluş yahut kişiden “Fonlanmadan”, “tam bağımsız” ve özgür şekilde bugüne kadar yaptığımız gazeteciliği daha güçlü biçimde sürdürebilmemiz için siz de destek olmak isterseniz; aşağıdaki linkten PDF formatında yayınlanan, Türkiye’nin tamamen dijital olarak yayın yapan tek özel ve dosya haber dergisi KRİPTEKS E-DERGİYE yıllık abone olabilir, HABER ALTERNATİF’in aylık,3 aylık,6 aylık yahut yıllık ÖZEL BÜLTEN’ine abone olabilir, yahut Youtube kanalımıza abone olup KATIL butonundan kendi  belirlediğiniz miktardaki desteklerinizle bağımsız gazetecilik mücadelemize destek olabilirsiniz...”

 

ABONELİK LİNKLERİ:

 

YOUTUBE KANALI-KATIL BUTONU LİNKİ:

https://www.youtube.com/channel/UCPGcaaw3vhHiBv9XL0hVG0w

 

KRİPTEKS E-DERGİ YILLIK ABONELİK LİNKİ:

https://shopier.com/1354512

HABER ALTERNATİF YILLIK ABONELİK/ÖZEL BÜLTEN ABONELİK LİNKİ:
HABER ALTERNATİF AYLIK ABONELİK/ ÖZEL BÜLTEN ABONELİĞİ LİNKİ:
HABER ALTERNATİF 3 AYLIK ABONELİK/ÖZEL BÜLTEN ABONELİĞİ LİNKİ:
HABER ALTERNATİF 6 AYLIK ABONELİK/ÖZEL BÜLTEN ABONELİĞİ LİNKİ:

 

Okumaya Devam Et







Popüler

%d blogcu bunu beğendi: